Doğa MücadelesiEkolojiManşet

‘Bakanlık, Marmaris’te milli parka beton santrali yapan Sinpaş’ı neden koruyor?’

0

Sinpaş GYO, inşaat yasağının olduğu günlerde Muğla’nın Marmaris ilçesinde yer alan Kızılbük’te Marmaris’in denizel alandan girişine beton santrali dikti.

Marmaris Kent Konseyi tarafından yapılan basın açıklamasında, uzun süreden beri İçmeler’de, Marmaris Milli Parkı’nın Sinpaş tarafından “yağmalanmasına” karşı zorlu bir mücadele yürütüldüğü ifade edilerek hak arayışının hukuk alanında da devam ettirildiği belirtildi.

Sinpaş’a verilen ruhsatların mevzuata aykırı olduğuna yer verilen açıklamada, ruhsatların iptali için iki, “ÇED [Çevresel Etki Değerlendirmesi] olumlu” kararının iptali için iki olmak üzere toplam dört dava açıldığı kaydedildi.

‘Bakanlık neden Sinpaş’ı koruyor?’

Marmaris Kent Konseyi, “Çevre [Şehircilik ve İklim Değişikliği] Bakanlığı neden Sinpaş’ı koruyor?” sorusunu yönelttiği açıklamasında “Marmaris’in yağmalandığını herkes görüyor, biliyor. Valilik, Marmaris Kaymakamlığı, ilgili devlet kurumları ve belediye bu yağmayı izliyor. Sıraladığımız kurumlar kimi zaman verdikleri izin ve ruhsatlarla açıkça, kimi zaman görmezden gelerek sessizce destekliyor” dedi.

Ekoloji savunucuları, şunları ekledi:

Sinpaş’ın bütün kurumların üstünde ve onların amiri pozisyonunda milli parkı talan etmeye devam ediyor. Bakanlık ve Sinpaş arasında himaye köprüsü çoktan kurulmuş bile. Bu koruma kalkanı Sinpaş’ın hiçbir kural ve kanuna uymadan milli parkı talan etmesini, milli parkta dinamit kullanmasını cesaretlendiriyor. Kalkan o kadar güçlü bir koruma sağlıyor ki tek altyapı sağlayıcısının Muğla Büyükşehir Belediyesi olmasına ve Büyükşehir Belediyesi’nin ‘inşaat bölgesinde altyapı yoktur, sağlamam da imkansızdır’ raporuna rağmen Çevre Bakanlığı tarafından ‘ÇED olumlu’ kararı altın tepsi içerisinde Sinpaş’a sunuluyor.

Konsey, Sinpaş’ın bakanlık himayesinden emin olması sonucunda “Marmaris’te kanun tanımazlığın, paranın gücünün, rantiye hevesinin ve yozlaşmanın bir simgesi olarak beton santralini getirip milli parkın göbeğine diktiğini” ifade etti.

‘Kaymakam, vali, belediye başkanı hatta bakanlık yokmuş gibi’

Ekoloji aktivistleri aynı zamanda Marmaris Körfezi’ne girişte turistlerin gördüğü ilk manzaranın tepeye dikilmiş “ucube beton santrali, yıkıma uğratılmış bir doğa ve soğuk savaş dönemlerinden kalma bina yığını” olduğunun altını çizdi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Anlıyoruz ki adınız Sinpaş ise bu şehrin valisi, kaymakamı, belediye başkanı hatta ülkenin bakanlığı yokmuş gibi, üstelik inşaat yasağı varken, üstelik milli park gibi özel kanunlarla korunan bir alanın göbeğine getirip beton santralini dikersiniz. Neden?

‘Yasa ve yönetmeliklere göre bu yağma yapılamaz’

Marmaris Kent Konseyi, bundan sonrasında bakanlığın verdiği ‘ÇED olumlu’ kararını iptal edip etmediğini, mülki ve yerel idarecilerin görevlerinin gereğini yerine getirip getirmediğini gün be gün takip edip, kamuoyunu bilgilendireceğini açıkladı.

Ekoloji savunucuları şunları kaydetti:

“Tüm kamuoyuna bir kez daha duyurmak isteriz: Yasa ve yönetmeliklere göre bu yağma yapılamaz. Mücadelemizde sonuna kadar haklıyız. Davaları kazanacağımızdan zerre şüphemiz yok. Ama geçen zamanda oluşan yıkımı geri döndürme şansımız da yok. Ya sahip çıkacağız ya da yağma sonucunda hep beraber kaybedeceğiz.”

Ne olmuştu?

Marmaris’in İçmeler Mahallesi Kızılbük mevkiinde Emin Hattat tarafından 30 yıl önce inşaatı başlatılan otel, 2009’da Sinpaş Holding’e satıldı. 1988 yılında Hattat Ailesi tarafından Hema-Que Otel Yatırım A.Ş. adıyla, 150 dönümü ormandan tahsisli toplam 310 dönümlük denize sıfır araziye beş yıldızlı otel yapılması için inşaat başladı. Fakat 550 oda, 1100 yatak kapasiteli otel bitirilemedi. Emin Hattat, 2006’da iflas edince de inşaat tamamen durdu.

Sinpaş Holding, 2010 yılı başında iki koyu içine alan otel inşaatının bulunduğu bu araziye 1400 lüks konut yapmak için o dönem belde olan İçmeler’de belediyenin fen işleri müdürlüğüne başvurdu. Belediye konut yapımına izin vermedi ancak Muğla Valiliği , 27 Temmuz’dan 8 Ağustos’a kadar devam eden büyük orman yangınlarından beş gün sonra, devam eden Kızılbük Wellness Resort inşaatı için 13 Ağustos 2021’de ‘ÇED gerekli değildir’ kararı verdi. Kararın iptali için Eylül ayında Marmaris Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyelerince, Muğla 3’üncü İdare Mahkemesi’nde dava açıldı.

Açılan dava kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunda, Valiliğin kararının yasalara aykırı olduğu; projenin kıyıya, denize, bölgedeki endemik türlere ve ekolojik bütünlüğe zarar verdiği tespit edilmişti.

 Marmaris Kızılbük koyunda bilirkişi keşfi: Yaşanan tahribatı gözlerimizle gördük

Konsey’in Ekolojik Mücadele Komitesi, Sinpaş inşaatı ile ilgili davada Marmaris Belediyesi’nin mahkemeye gönderdiği yazılı beyan sebebiyle Marmaris Belediye Başkanı Mehmet Oktay, İmardan sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı Burak Demirtaş ve İmar Müdürü için “görevi kötüye kullanma” nedeniyle suç duyurusunda bulunmuş, Belediye’ye , Kızılbük Thermal Wellness Resort Otel/Devre mülk projesi için düzenlediği İmar Durum Belgesi ile 56 adet yapı ruhsatının iptali talepli dava açmıştı.

‣ Çevre aktivistlerinden Sinpaş’a izin veren Marmaris Belediyesi hakkında suç duyurusu

Sinpaş’ın ‘ÇED gerekli değildir’ kararına açılan davayı kamuoyuna anlatan çevre aktivisti Marmaris Kent Konseyi nedeniyle Halime Şaman’a açtığı 300 bin liralık haksız rekabet davasının ikinci duruşması nedeniyle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü‘nü adliyede kutlayan Şaman, “Umuyoruz ki halkı hakları konusunda bilinçlendirmenin karşılığı tazminat olmayacak” açıklamasını yapmıştı.

‣Sinpaş’ın çevre aktivistine açtığı 300 bin liralık davada ikinci duruşma
‣Kızılbük’te dinamitler patlıyor: Marmaris’ten imdat çığlığı!
‣Kızılbük’e giden HDP’li Çepni: Burada devlet eliyle suç işleniyor, ‘Sinpaş devlettir’ deyin o zaman

Projeye verilen ‘ÇED gerekli değildir’ kararının iptali için açılan dava 6 Temmuz’da görülmüş, duruşma öncesi adliye önünde bir açıklama yapan Marmaris Kent Konseyi Başkanı Ufuk Beytekin şunları söylemişti:

“Marmaris’te Sinpaş’a ait bir inşaat yapılıyor. Biz Marmaris Kent Konseyi olarak bu inşaat hakkında iki dava açtık. Biri ‘ÇED gerekli değildir’ kararının iptali diğeri de verilen imar durum belgesi ve ruhsatların iptali için. Adalete güveniyoruz çünkü bir ülkeyi ülke yapan unsurlardan biride adalet sistemidir. Milli park alanında dinamit patlatıyor olabilirler, inşaat yasağına rağmen şu son yangında dahi çalışıyor olabilirler, bu gücü kendinde görüyor olabilir bu şirket. Arkası kuvvetlidir veya belediyeyle iş birliği içindedir. Bu mücadele sonunda adalet mekanizmasının bizim lehimize karar vereceğine kalben inanıyorum.”

‣ Sinpaş’ın projesine Danıştay’dan ret: Devre mülk değil, devre tatil
‣ Sinpaş’ın iptal edilen projesine devam ettiğini gören aktivistler nöbete başladı

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.