Dış Köşe

Yüzyıllık kibrin bin yıllık fiyaskosu! – Umur Talu

Nisan ortası, güneş hala çekingen bir âşık gibi pırpır göz kırparken…

Geldik 28 Şubat ayazına!

Memleketime hakikaten bahar gelmiş olsaydı…

Bir başka olurdu, bu 12 Eylüllerin, 28 Şubatların hesap vermesi.

Yine de…

Evler basılınca, yataklar karıştırılınca, dolaplar indirilince, kutular boşaltılınca, raflar devrilince, bir zamanların kudretlilerinin güçsüz çaresizliği bütün mahalleye akınca…

Kim olursa olsun…

Canımı yakan veya canıma kastetmiş de olsun…

İçim acır, acır da…

Bir yandan da, hayatın hiçbir şey olmamış gibi akmasını, tarihin aval aval bakmasını kaldıramayan kalbim; bir hesap verilmesinden yana atar.

 

***

 

12 Eylül için “sadece darbe değil, silahlı soygundur” demiştim.

Türkiye’yi yörüngesine oturtma, hak ve özgürlük gaspıydı aynı zamanda.

28 Şubat da bir nevi öyle. Sadece hükümete müdahale değil…

Bir kısım sermaye ve medya ile işbirliğiyle, balans maskeli silahlı soygundur!

Bir kısım sermayeyi kayırma, kollama ve bu arada OYAK’ı zıplatma operasyonudur!

Türkiye’yi yörüngesinde kıç üstü oturtma operasyonudur.

Bir de, Susurluk’u örtbas etmek için, bizatihi yarısı Susurluk’tan çıkan ve Susurluk’a sahip çıkan hükümeti devirme operasyonudur!

O yüzden, yargısız infazların, yüzlerce kaybın, onca işkencenin, kanın çoğalmasının, otoritenin ve tahakkümün kanla beslenmesinin de göbek adıdır!

28 Şubat, 12 Eylül’ün devamıdır!

28 Şubat, ABD, NATO, İsrail’dir!

28 Şubat, 2001 krizidir; IMF’dir!

28 Şubat, İsrail’le imtiyazlar ve tank ihalesidir!

28 Şubat, Hayata Dönüş diye utanmaz bir lakap takılan Tufan Katliamı’dır!

28 Şubat yüz yıllık bir kibrin bin yıllık iddiasıdır!

İddiayı kaybetmiştir…

Ve o yüzden, çürümüş merkezin sandıkta tasfiyesinin ve AKP’nin 10 artı… yıllık iktidarının da ebesidir!

 

 

***

 

İktidar muhalifi olmak, 28 Şubat’ın yanına kapaklanmayı kaldırmaz!

Dürüst olan; 12 Eylül, 28 Şubat… her ne ise, hesabının sorulması için, eksik soruların sorgulanması için aklını, yüreğini, kalemini koyabilmek…

Fakat…

Anti-demokratik tarihlerden hesap sormanın tek başına “demokrasi baharı” olmadığını asla unutmamaktır.

 

***

 

Çünkü…

28 Şubat’ın yörünge operasyonu, bugün komşulara karşı ABD ve NATO operatörü, İncirlik ve Kürecik vijdan vidanjörü olarak sürüyorsa…

28 Şubat’ın fişleme, ayırma, ezme, itibarsızlaştırma, işsizleştirme, sürgünleştirme lekeleri, insanları aşağılama, karalama, linç çamurları, medyayı manipülasyon ve talimat manyağı etme halleri bugünün puantiye renkleri olarak da tam yol yürüyorsa…

28 Şubat’ın sermaye kayırması ve ayırması, bugün farklı aktörlerle ama benzer güzergâhta ilerliyorsa…

28 Şubat’ın Susurluk, özel harekât, özel harp ruhu başka biçimlerde hala devlet kurumlarına sinmiş; Susurluk zevatı ve fikriyatı bugün de bir yerlerde yuvalanmışsa…

Bahar biraz da karnıbahardır Hocam!

 

***

Çevik Bir, bin yıl sürecek bir ibrettir!

Apoletine, makamına, el altında yoksul çocuklardan müteşekkil emir kulu orduya, millet parasıyla yığılmış silahlara, ABD-İsrail lobilerine, bürokrasi, siyaset, sermaye ve medyanın şımarık, yandaş, brifingçi bobilerine bakarak yanılmanın…

Kudretini ezeli, tahakkümünü ebedi, pohpohlanmayı ölümsüz saymanın ve martı şubat sanmanın timsalidir!

Dünden bugüne, her güne bir derstir!

 

 

11 Nisan müdahalesi!

 

Komutanseverler operasyonlara üzülüyorlarsa, şöyle teselli bulabilirler:

Hükümet de komutan seviyor esasta!

Binlerce öğretmen (ve başkaları) işine, ailesine kavuşmayı; yüz binlerce memur insani şartları; on binlerce asker insan yerine konmayı beklerken;

Hükümet, kurmay subaylara özel zam yaptı!

Karagâhta hazırlanan “duygusal imtiyaz andıcı” teklif kabul edildi…

Üst üstünler ile ast altlar arasında uçurum taammüden açıldı!

Mesele bu, büyük mutabakat budur.

 

Devlet ruhundaki imtiyazcı, ayrımcı, üstünlükçü, militer rezalet bir de budur!

Bin yıl da sürer böyle!

Umur Talu – Habertürk

 

Kategori: Dış Köşe