Köşe Yazıları

Soçi 2014, mücadele edenleri tanıyor muyuz?

Soğuk savaş yıllarında meğer her şey ne kadar kolaymış. İki kutuplu dünyada sorunlar da cevabı iki şıklı bir soru kadar sochi 2014olabiliyormuş.1976 Montreal Olimpiyatları Yeni Zelanda rugby takımının apartheid rejiminin devam ettiği Güney Afrika’yı ziyaret etmesini protesto eden 22 kara Afrika ülkesi tarafından boykot edilmişti. 1980’de düzenlenen Moskova Olimpiyatlarına ABD’nin çağrısı üzerine Türkiye’nin de dahil olduğu 65 ülke katılmamıştı. Bu geniş katılımlı boykot için bir tek sebep öne sürülmüştü: 1979’da Sovyetler Birliğinin Afganistan’ı işgal etmesi. Hemen ardından yapılan 1984 Los Angeles Olimpiyat oyunlarını boykot eden SSCB ve 14 yandaş ülke inandırıcı bir boykot gerekçesine bile ihtiyaç duymamıştı.

7 Şubatta başlayacak Soçi Kış Olimpiyatları için de yoğun protesto kampanyaları düzenlense bile geniş katılımlı bir boykotun gerçekleşeceğine ihtimal verilmiyor. İşin ilginci boykot çağrısı yapan birden fazla grup var ve gruplar birbirlerine sırtlarını dönmüş ve sadece kendi seslerini duyurma çabası içinde görünüyorlar. Tüm modern zaman olimpiyatlarında olduğu gibi oyunları politik bir güç gösterisine çevirmek isteyen Rus yetkililer boykotu etkisiz kılmak için dünya kamuoyuna jest üstüne jest yapmaya çalışıyorlar. Putin’in başını ağrıtan muhalif Rus oligarklar ve punk müzik grubu Pussy Riot’un iki üyesi, Kuzey denizinde petrol aramasını engellemeye çalıştıkları için hapse atılan Greenpeace eylemcileri bir halkla ilişkiler operasyonunun parçası olarak salıverildiler.

soçi çevreHapishane kapıları açılmışken sessiz sedasız yeni bir mahkûmiyet gerçekleşti. Kafkas Çevre Gözlem Ağı (EWNC) aktivistlerinden Evgeny Vitishko kendini demir parmaklıkların ardında buldu. Vitishko Sochi’de doğa haklarını savunurken göz altına alınan, ülkeyi terk etmek zorunda bırakılan, tehdit edilen onlarca aktivistten sadece biri. Kış olimpiyatlarının planlandığı günlerden başlayarak Vitishko ve bir grup aktivist Soçi Olimpiyat oyunlarını lüzumsuz mega proje olarak görüyorlar ve 51 milyar dolara mal olan organizasyonun kamu maliyesini bozmakla kalmayıp doğaya da büyük tahribat yapacağını söylüyorlar. Olimpiyatlar bahanesiyle başlatılan yapılaşmanın oyunlar sonrasında da süreceğinden ve Karadeniz kıyısında yeni bir turizm merkezi planlandığından söz ediliyor. Yapılaşmanın en fazla bozduğu Mzymta nehri vadisi boyunca 2 000 hektar büyüklüğünde bir alanın ekosisteminin tamamen tahrip edildiği, bakir ormanların, varlığı tehdit altındaki bazı bitki ve Karadeniz somonu gibi canlı türlerinin yok olduğu rapor ediliyor. Yetkililer itirazlara yok edilen ormanlara karşı yeni ağaçlandırmalar ve yabani hayvanların ormanlara bırakılmaları vaadiyle cevap veriyorlar. Üstelik bütün bu doğa katliamı UNESCO ve BM Çevre Komisyonu gibi saygın uluslararası kuruluşların çekincelerine rağmen gerçekleşmiş. Olimpiyatların açılış günü yaklaşırken EWNC aktivistleri üzerindeki baskılar artarak sürüyor, telefon dinlemeler, örtülü ve açık tehditler ve göz korkutma çabaları sürüyor. Ne yazık ki sadece Soçi şehrinin değil tüm Kafkasya bölgesinin ve Karadeniz havzasının ekosistemini tehdit eden olimpiyatlar için boykot çağrısı başka itirazlar arasında kaybolup gidiyor.

Anti-Putin protestUluslararası camia Soçi Olimpiyatlarını Rusya’nın insan haklarını hiçe sayan antidemokratik politikalarını teşhir etmek için bir fırsat olarak kullanmaya çalışıyor. İnsan hakları ihlallerinin en görünür yüzü ise cinsel yönelim ve kimliklere yönelik resmi devlet politikaları. Eşcinselliği bir suç olarak göstermeye çalışan Putin ve şürekası baskılar sonucunda biraz yumuşama emareleri göstermeye başladılar. Putin benim de eşcinsel arkadaşlarım var diyerek ne kadar hoşgörülü, ne kadar yüce gönüllü olduğunu ispatlamaya çalışıyor. Yine de bu konuda henüz her şey sütliman değil. Aralarında Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) gibi 40 uluslararası insan hakları savunucusu örgüt Olimpiyatların Coca Cola, Mc Donalds gibi dev sponsorlarına bir çağrı yayınlayarak LGBT’lere yönelik ayrımcı yasa ve uygulamalara karşı bir şeyler yapmalarını talep ettiler. Putin rızasız bir şekilde Olimpiyatlar sırasında atletlerin cinsel hayatlarına karışmayacaklarına dair güvence verdi. Rus yetkililer bu müsamahanın sadece Soçi ile sınırlı olduğunu hatırlattılar ve Uluslararası Olimpiyat Komitesini de arkalarına alarak oyunlar sırasında her tür gösteriye karşı duracaklarını belirtme gereği duydular. Yine de çok sayıda aktivistin Rusya’daki LGBT hak ihlallerini protesto için Soçi’ye gelmesi kimse için sürpriz olmayacak ve 2014 Soçi Kış Olimpiyatlarının en çok homofobi karşıtı protestolarla hatırlanacağı tahmin ediliyor.

Soçi’yi boykot çağrısında bulunan üçüncü grubun sesi en çok Türkiye’de duyuluyor. Dünyanın pek çok bölgesinde ama en çok Türkiye’de Soçi Kış Olimpiyatlarını boykota çağıran gösteriler yapıyorlar. No Sochi sloganı etrafında bir araya gelen grubun dikkate çekmeye çalıştığı husus tarihi bir trajedi. Soçi Kış olimpiyatlarının yapılacağı 2014 senesi Çerkes kıyımının 150. yıldönümü aynı zamanda. Çerkesler 100 yıl süren Rus – Kafkas savaşının son muharebelerinden birinin gerçekleştiği Soçi’nin sembolik önemine işaret ediyorlar. 1864’te savaşın sonuyla beraber hayatta kalmayı başaran bir milyonu aşkın Çerkes anayurtlarını Soçi limanından terk etmek zorunda bırakılmışlar.

no sochi çerkesNo Sochi adıyla örgütlenen gruba (http://www.nosochi2014.com/campaign/soci-2014-olimpiyatlarina-karsi-durmak-icin-14-sebep.php) göre Soçi’de inşa edilen olimpik stadyumlar ve olimpik köy soykırım sırasında acımasızca katledilen Çerkeslerin toplu mezarları üzerinde yükseliyor. Olimpiyatların merkezi olarak seçilen“Kızıl Çayır” (Krasnaya Polyana) 21 Mayıs 1864 tarihinde o zamanki tüm Çerkes nüfusunun yarısı, yani 1.5 milyon erkek, kadın, çocuğun hayatını kaybettiği ve savaşın sonunda Rusların zaferlerini kutladıkları yermiş. Nüfusunun yaklaşık %90’ı anavatanından uzakta yaşayan Çerkesler, dünyanın en büyük oransal diasporasına sahip milleti. Çerkeslerin anavatanlarına dönüş hakkı yok. Kuzey Kafkasya’da yaşayan Çerkesler etnik olarak Ruslarla aynı haklara sahip değiller. Rusya Federasyonu sınırları içinde ve diaspora’da yaşayan Çerkeslerin hiçbiri istedikleri zaman Soçi kentini özgürce ziyaret edemiyor.

No Sochi grubunun 2014 Kış Olimpiyatlarına neden karşı olduklarını açıklayan deklarasyonunda sıralanan 14 maddenin sadece birisinde çevre tahribatından bahsediliyor, LGBT haklarına ise hiç değinilmiyor. Bu durum diğer protestocular için de geçerli. Gruplar diğer protestocuların mücadelelerine destek vermek şöyle dursun, ilgi dağılmasından rahatsız gibi görünüyorlar.

2014 Soçi Kış Olimpiyatları sürerken oyunların heyecanı protestocuların seslerini bastırabilecek mi? Protestocular birbirlerinin mücadelesine omuz vermedikçe ve birbirlerinin haklarını kendi hakları gibi savunmadıkça işleri biraz zor gibi görünüyor.

MahmutBoynudelik