Köşe YazılarıManşetYazarlar

Seks eğitimi ve aşk eğitimi

Bu yazıda yakın zamanlarda Netflix evreninde karşımıza çıkmış biri Türkiye biri de İngiltere yapımı iki diziyi karşılaştırmaya soyunacağım. Bahsettiğim diziler Sex Education ve Aşk 101!

Bu karşılaştırmamın dayanağı ise birbirlerinden çok farklı olsalar da iki dizinin de lise hayatı, bu hayata uyum sağlamaya çalışan öğrenciler, onların anne babaları ve öğretmenleri ekseninde şekilleniyor olması. Böylesi bir karşılaştırmayı çok daha ayrıntılı yapmak mümkün ama biz şimdi kısaca bir bakalım.

Sex Education

Daha önceki yazılarda içinde terapist olan diziler aldı başını gitti demişken, Netflix UK’de üçüncü sezonu yayınlanan Sex Education dizisi, iri mavi gözlerinden tanıdığımız Asa Butterfield’in canlandırdığı Otis’in, seks ve ilişki terapisti olan annesini (Gillian Anderson) gözlemleyerek edindiği bilgi ve birikimini, Moordale Lisesi’nde kendi gizli seks kliniğini açarak kullanmasıyla başlıyor.

Otis ve Maeve (Emma Mackey) kampüsteki eski tuvalette cinsel problemlerini konuşmak ve danışmak isteyen yaşıtlarını dinleyerek anlamaya ve çare olmaya, çare bulmaya çalışırlar.

Umut yerine kural ve kontrol

Bu gizli kliniğin ve onun çözdüğü sorunların getirdiği hafiflikle Romeo ve Juliet’in bir seks fantezi versiyonuyla duyguların şelale olduğu, hislerin itiraf edildiği bir yıl sonu gösterisinden sonra son bulan ikinci sezonun ardından yeni yayınlanan üçüncü sezonda ise bu özgürlük okul yönetimi tarafından kaldırılamamış, artık klinik kapanmış, yeni gelen müdüre Hope (Jemima Kirke), umut yerine daha çok kural, üniforma ve kontrol getirmiştir.

Dizinin içine iyice dalmadan önce şunun altını çizelim, Sex Education, yazarı ve yaratıcısı Laurie Nunn’ın ilk önemli projesi. The Guardian gazetesinde yayınlanan röportajında belirttiği üzere Nunn kendi lise seks eğitimini düşünerek bu dizi fikrine karar vermiş, yani aslında lisede olmayan seks eğitimini düşünerek kendi işlerini kendi görmeye çalışan gençlerin biraz yardımla nasıl kendilerini duygusal ve bedensel olarak daha iyi ifade edebilecekleri üstüne bir dizi yazmış.

Bastırmak değil ortaya çıkarmak için

On yedi, on sekiz yaşlarında kimi kendi cinsel kimliğini keşfetmeye acık kimiyse toplum ve aile baskısı ve bunun sebep olduğu güvensizlik gibi, hepimizin mücadele ettiği üflesen dağılacak patriarkal otoritelerle boğuşan liseli gençleri bir arada tutan en önemli şey, arkadaşlık bağları ve bunun lise yıllarındaki hayati önemi.

Ergenliğin cinsel yönelimleri anlamak için önemli bir zaman dilimi olduğunun altını çizen Sex Education, lise yıllarının duyguları, dürtüleri ve arzuları bastırmak için bir dönem değil, tam aksine tüm bunları açığa çıkarmak, konuşmak, danışmak, ve anlamlandırmak için bir dönem olduğunu, bunun hayati bir ihtiyaç olduğunu ayrıntılarıyla gösteriyor. Dizinin adı bu acıdan manidar, yani hem cinsellik hem de cinsiyet eğitimi olarak da okuyabiliriz.

İfade edilemeyen, kilitlenen ve sonrasında şiddete dönüşen duyguları anlamlandırmanın ancak konuşarak mümkün olduğunu tekrar tekrar izletiyor bize Sex Education, ama en önemlisi bunu sadece dizinin merkezinde olması beklenen heteroseksüel bir ilişki örneğin Otis ve Maeve ekseninde yapmıyor.

Kültür ve mekandan bağımsız cinsel yönelim

Bu sezonda örneğin Adam (Connor Swindells) ve Eric’in (Ncuti Gatwa) ilişkisinin nasıl zaman içinde dönüştüğüne ve her ikisinin de zamanla nasıl farklılaştıklarına şahit oluyoruz.

Bu akışın içinde Adam’ın düğün için gittiği Nijerya’da kendi geniş ailesiyle ilişkisini tazelerken, annesinin uyarısı ile makyaj yapmamaya ve cinsel kimliğini Nijerya’da örtülü yaşamaya yönlendiriliyor.

Ancak Adam aslında Nijerya’nın underground mekânlarında o kısıtlanan özgürlüğün nasıl kendisine alan açtığına şahit oluyor ve belki de genç hayatındaki en çılgın gecelerden birini yaşıyor.

Böylece Sex Education kalıplara yaslanmadan gençliğin ve cinsel yönelimlerin kültür, coğrafya ve mekandan bağımsız doğal akışını tüm boyutlarıyla ekranına taşıyor.

Aşk 101 ve heteronormatif ilişkiler

Bu diziden bir iki hafta sonra ise Netflix Türkiye’de Aşk 101’in ikinci ve son sezonu yayınlandı. Bizim gençlik dizisinin sorunları Sex Education dizisine göre oldukça farklı, bir kere zaman açısından 1990’lar İstanbul’unda geçiyor ve nedense bizim ekranlarda LGBTI+ karakterler’in yerinde yeller esiyor.

Bütün gençlik ilişkileri heteronormatif ve dahası Yeşilçam dönemlerinden hallice ya aşırı şefkatli ya da aşırı sert şekilde seyrediyor. Senaryo olarak da ilk sezona göre daha dağınık, özensiz ve dolambaçlı bir sezon izledik. Aşk 101’in senaryosunu kaleme alan Meriç Acemi’nin ilk işi bu değil, Ufak Tefek Cinayetler, Kiralık Aşk gibi yine aşk merkezli olay örgülerinde senaryo yazarlığı yapmış tecrübeli bir isim.

108A9317.CR3

İki diziyi birlikte okuyabileceğimiz ortak nokta her iki yapımda da öğrenciler kendi sorunlarını kendi çözmeye çalışıyorlar ve çoğu açıdan dizideki yetişkinlerden olgun tavırlar sergiliyorlar.

Sex Education’daki karakterlerin olgunlaşma ve dönüşme süreçlerini iki sezonda final yapan Aşk 101’de takip edebiliyor olmak güç. Bunun en önemli sebeplerinden biri yetişkinlerin yani Sinan’ın, Eda’nın ve Kerem’in anne babasının asla dönüşmemesi, onlar statik, basma kalıp beklentileri olan ya da çocuklarını ya hor gören ya da isteklerini görmezden gelen ihmalkâr ebeveynler ve bu ihmalkârlıklarının ana motivasyonunu asla bilemediğimiz karakterler.

Anarşiyle sonuçlanan sınav stresi

Aşk 101’de sansür sebebiyle Sex Education’daki gibi birbirinden farklı cinsel yönelimleri göremiyoruz ve bu eksikliğin yerini hiçbir şey dolduramaz. Ancak Türkiye lise hayatındaki en önemli süreç yani öğrencilerin üniversite sınav stresi ekrana yansımış.

Bu stresi perçinleyen sadece aile baskısı değil, okul da kendi başarısına odaklanarak öğrencileri çalışma kamplarına zorluyor, bireysellikten uzaklaşan ve puana sonuca odaklı, okulun itibarini önceleyen bencil bir anlayış sonunda öğrencilerin isyanıyla, yani anarşiyle son buluyor.

Bu isyan sonrasında ise özeleştiriden uzak, her sorunu lehine çevirmeye çalışan fırsatçı Eyvah Necdet müdürlükten düşürülüyor. Onun okuldan atılmasıyla da yepyeni bir sistem kuruluyor. Bu açılardan muhalif bir düşünme biçimini motive ederek her nasılsa sonunda herkesin paçayı sıyırıp hayallerindeki mesleğe sahip olduğu, mutlu bir sonla final yapıyor Aşk 101.

Yani mesajı zorlayacak olursak aşk iyi güzel de önce kendi hedefine odaklan, baskılara boyun eğme diyor belki de. Böylece ailesi tarafından yüzüstü bırakılan Sinan’ın biraz destekle, dizinin de referans verdiği Charles Dickens’in Büyük Umutlar romanını anımsatır şekilde, ihmalkârlığın kurbanı olmadığı umutlu bir sonla final yapıyor. Yine de ilk sezonda yakaladığı potansiyeli bu hızlı ve geçiştirilmiş final sezonuyla elinden kaçırıyor.