Ana Sayfa Blog Sayfa 5201

1 gösterici öldü, Köşk buluşması iptal

YSK’nın 7’si BDP’nin, 1’i ESP’nin olmak üzere 12 bağımsız adayı veto etmesinin ardından oluşan krizde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül devreye girdi. Önce, Gül’ün BDP eski Eş Genel Başkanı ve Hakkari bağımsız milletvekili Selahattin Demirtaş’ı kabul edeceği haberi geldi, kısa süre sonra da Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin’in Köşk’te olduğu bildirildi.

Köşk davetine ilişkin açıklamada bulunan Selahattin Demirtaş, “Kendisi davet etti, saat 19.00’da köşke çıkıyorum” dedi. Demirtaş, “Görüşmenin konusu beli mi, YSK kararı sonrasında yaşanan gelişmeler mi?” şeklindeki soru üzerine “Muhtemelen bu konuyu konuşmak istiyor Sayın Cumhurbaşkanı Gül. Biz de gidip görüşlerimizi paylaşacağız” dedi.

Bu arada sürpriz bir şekilde Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin de Köşk’e çıktı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, görüşmeler öncesinde Basın Başdanışmanı Ahmet Sever aracılığıyla CNN TÜRK’e yaptığı açıklamada, “Sorunun giderilmesi için her türlü siyasi ve hukuki çaba gösterilmelidir” dedi.

Seçimlerin tartışma ve polemik konusu yapılmaması için herkesin azami hassasiyet göstermesi gerektiğini ifade eden Gül, Türkiye’ye yapılabilecek en büyük iyiliğin ve Türkiye’nin menfaatinin de bu olduğunu dile getirdi.

Gül, herkesin bu süreçte yapıcı olması gerektiğini belirterek, “Herkesi sorunun giderilmesi için her türlü hukuki ve siyasi çabayı harcamaya davet ediyorum” dedi.

Ancak ilerleyen saatlerde Diyarbakır’ın Bismil İlçesi’nde YSK’nin veto kararını protesto etmek için yürüyen kitleye polisin saldırısında bir kişinin yaşamını yitirmesi üzerine Demirtaş Köşk’e çıkmayacağını bildirdi.

Demirtaş, “Bismil’de göstericilere ateş açıldı. Bir kişinin öldüğünü, çok sayıda yaralı olduğunu” söyledi ve bu durumda Ankara’ya gitmeyeceğini açıkladı.

(Anf)

Sercan ile 2014’e kadar

0

Bursaspor’un genç golcüsü Sercan Yıldırım, Bursa ekibi ile olan mevcut sözleşmesini 2014 yılına kadar uzattı.

Bursaspor’un genç golcüsü Sercan Yıldırım, Bursa ekibi ile olan mevcut sözleşmesini 2014 yılına kadar uzattı. Yıldız oyuncu senelik 750 bin euro alacak.

Spor Toto Süper Lig’de şampiyonluk umutlarını yitiren Bursaspor’da gelecek sezonun planlaması başladı. Önce teknik direktör Ertuğrul Sağlam ile sözleşme yenileyen yeşil-beyazlılar, şimdi de genç golcüsü Sercan Yıldırım’ın sözleşmesini 2014 yılına kadar uzattı.

Devre arasında Rusya’nın Lokomotiv Moskova takımı ile anlaşma sağlayarak Rusya’ya giden Sercan’ın transferi, son anda ortaya çıkan pürüzler nedeniyle iptal olmuştu.

Bursa’ya geri dönen Sercan Yıldırım, 2012 yılında bitecek olan sözleşmesini uzun süren görüşmeler sonucu uzattı.

Yeşil-beyazlı ekip, Ozan İpek ve Volkan Şen’in de sözleşmelerini uzatmak için harekete geçti. Büyük ölçüde anlaşma sağlanan bu iki oyununun da, yakın zamanda sözleşmelerini uzatması bekleniyor.

Ünal Aysal’ın tercihi Gerets

0

Galatasaray başkan adaylarından Ünal Aysal, başkanlığa seçilmesi durumunda takımı Eric Gerets’e emanet edecek. Gerets, 2005-2007 yılları arasında Galatasaray’ın teknik direktörlüğünü yaptı. Belçikalı teknik adam Galatasaray’daki ilk sezonunda 2005-06’da şampiyonluk yaşamıştı.

Galatasaray’da kongreye doğru sıcak gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Galatasaray başkan adaylarından Ünay Aysal, 14 Mayıs’ta gerçekleşecek olan Galatasaray Olağanüstü Kongresi’nde zafere ulaşması durumunda, takımı Galatasaray’ın eski teknik direktörlerinden Eric Gerets’e emanet edecek.

GÖRÜŞMELERİ BÜLENT TULUN YÜRÜTTÜ
Gerets ile görüşmeleri yürüten ve Ünay Aysal’ın seçilmesi durumunda Galatasaray’da sportif dirtektör olarak görev yapacak olan Bülent Tulun, Gerets’in yardımcısı ile İstanbul’da biraraya geldi. Görüşme sonunda taraflar arasında anlaşma sağlanırken, Aysal’ın seçilmesi durumunda Galatasaray’ı yeni sezonda çalıştıracak teknik adam da belli oldu.

Şu anda Fas Milli Takımı’nı çalıştıran Gerets, 2005-2006’da Galatasaray’daki ilk sezonunda Süper Lig şampiyonluğu yaşamıştı. 56 yaşındaki Belçikalı teknik adam, Galatasaray’a gelmeden önce sırasıyla Liege, Lierse, Club Brugge, PSV Eindhoven, Kaiserslautern ve Wolfsburg takımlarını çalıştırmıştı. Geretes, Galatasaray’da iki sezon geçirdikten sonra da Marsilya, Al-Hilal ve son olarak da Fas Milli Takımı’nın başına geçti.

GERETS’İN TEKNİK ADAMLIK KARNESİ
Gerets’in Galatasaray’da kazandığı şampiyonluğun yanı sıra, teknik adam olarak Lierse ile 1997’de Belçika şampiyonluğu, Brugge ile 1998’de lig ve kupa şampiyonluğu, PSV ile 2000 ve 2001’de lig şampiyonluğu ile 2000 ve 2001’de Hollanda Süper Kupası, Al-Hilal ile 2010’da Suudi Süper Ligi ile Prens Kupası şampiyonlukları bulunuyor.

ÖZHAN CANAYDIN DÖNEMİNDE GELDİ, ADNAN POLAT DÖNEMİNDE GÖNDERİLDİ
2005-2006’da Özhan Canaydın döneminde Galatasaray’ın teknik direktörlüğüne getirilen Eric Gerets, 2006-2007’de Adnan Polat’ın başkanlığı döneminde Galatasaray’daki ikinci sezonunda takımdan gönderildi.

Ali Demir kopyaya aşinaymış!

YGS’deki şifre skandalı ve sehven şifrelenme yapıldığının itiraf edilmesi sonrası tüm dikkatleri üzerine toplayan ÖSYM başkanı Ali Demir yalnızca (sehven)şifreci değil intihalci de çıktı. Ali Demir bu skandala da “sehven” imza atıp atmadığına dairse bir açıklamada bulunmadı.

TV 8’in özel haberine ve elde ettiği belgelere göre Demir, Alman Peter Latzke’nin yazdığı makaleleri 1990 yılında Teknik ve Tekstil adlı bir dergide dokuz bölüm süren bir yazı dizisi halinde kendi yazmış gibi yayınladı. Akademi dünyasında en büyük suç kabul edilen bu intihalin fark edilmesi üzerine Ali Demir bir özür yazısı da yayınladı.

TV 8’İN ÖZEL HABERİ

TV 8’in yaptığı araştırmaya göre olaylar şöyle gelişti: “Loughborough üniversitesinde doktorasını tamamlayan ama araştırma görevlisi olarak orada kalan Ali Demir 1990 yılında Türkiye’de çıkan Teknik ve Tekstil adlı dergide dokuz bölüm süren bir yazı dizisi yayınlamış.  Ne var ki,  Peter Latzke adlı gerçek Alman yazardan ilk yazıdaki kısa bir anma dışında söz edilmiyor ve  makaleler Doç Dr. Ali Demir’in kendi eseriymiş gibi gösteriliyordu.  Oysa, söz konusu olan hemen baştan aşağıya ana kaynaktan kelimesi kelimesine tercüme idi ve bir kaynağın bu şekilde kullanımı “intihal” sayılıyordu.  Bu yazıları ilk sayıdaki anmayı görmeden  Teknik ve Tekstil’de okuyanların bunların, her makalenin başında ilan edildiği üzere,  tümüyle Doç. Ali Demir’e ait olduğunu düşünmeleri kaçınılmazdı. Bu durum önce Leeds Üniversitesi’nden Prof. Mike Denton’un dikkatini çekti  Onun Loughborough  Üniversitesi yönetimine başvurması üzerine konu Tekstil Bölümü Başkanı Prof. Dr. Gordon Wray’a iletildi.  Aslında büyük kısmı aynen tercüme olan yazı dizisinin bu şekilde yayınlanmasını akademik ahlak açısından kabul edilmez bulan  Dr. Wray derhal bir soruşturma başlattı.  Uzun tartışma ve görüşmelerden sonra, Dr. Demir’in kariyerini tümden bitirecek bir adım atmak yerine, akademisyen dostlarının da ricalarını kıramayarak,  onun Teknik ve Tekstil dergisinde bir özür yazısı yayınlatmasına razı oldu.  Nitekim öyle oldu.  Aslında bir çeşit itiraf olan ve dizinin 9. bölümün başında yayınlanan bu açıklamada şöyle deniyordu: “Doç Dr. Demir bu çalışma için Melland Textiberichte’den yazılı izni şimdi elde etmiş bulunmaktadır.  Yazılı izni serinin yayınlanmasından önce elde etmediği için Doç. Dr. Demir hem sayın P. M. Latzke’den hem de Melland Textilberichte’den özür diler ve verdikleri izin için de teşekkür eder.” Prof. Dr. Ali Demir’in bu “yayın”ı, basından gizlediği yayın listesine koyup koymadığı ise bilinmiyor.”

TV 8 linki: http://www.farklihaber8.com/haber/guncel/osym-baskani-ali-demir-intihal-yapti/4101.aspx

(Evrensel, Yeşil Gazete)

Seçim 2011: Tuncel’in adaylığına engel kalmadı

BDP’li Sebahat Tuncel’in adaylığına engel olan ceza 6 aya çevrildi ve ertelendi.

İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesi, BDP Milletvekili Sebahat Tuncel’in avukatlarının başvurusunu değerlendirerek, milletvekilliği adaylığına engel teşkil ettiği bildirilen 1 yıl 6 aylık hapis cezasını, 6 ay hapse çevirip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.

KIŞANAK YSK’NIN İSTEDİĞİ BELGEYİ ALDI
BDP’li Gültan Kışanak ise YSK’nın istediği ‘Memnu hakların iade edildiği’ belgesini mahkemeden aldı.

Şampiyonluk Buca’dan geçiyor

0

Matematiksel olarak ligde kalma umudunu koruyan Bucaspor, bu hafta şampiyonluk adaylarından Fenerbahçe’yi ağırladıktan iki hafta sonra Trabzonspor’u konuk edecek.

Spor Toto Süper Lig’de 2010-2011 sezonunda son 5 haftaya girerken ligde kalma umudunu matematiksel olarak koruyan Bucaspor, bu hafta şampiyonluk adaylarından Fenerbahçe’yi ağırladıktan sonra 32. haftada Trabzonspor’u konuk edecek.

Ligde son 5 haftaya düşme hattının üzerindeki Sivasspor’un 8 puan gerisinde giren Bucaspor, son haftalara dezavantajlı olarak girdi.

Sarı lacivertli ekip, kalan 5 haftada şampiyonluk mücadelesi veren Fenerbahçe ve Trabzonspor ile İzmir’de karşılaşacak.

30. hafta müsabakasında 24 Nisan Pazar günü saat 19.00’da Atatürk Stadı’nda Fenerbahçe’yi konuk edecek Bucaspor, 32. haftada da Trabzonspor’u ağırlayacak.

İZMİR’DEKİ FENERBAHÇE MAÇLARI
Fenerbahçe, ligde İzmir ekipleriyle İzmir’deki son maçını 2002-2003 sezonunda Göztepe ile 31 Mayıs 2003’te İzmir Alsancak Stadı’nda yapmış, müsabaka 1-1 berabere sona ermişti.

2003-2004’ten bu sezona kadar temsilcisinin bulunmaması nedeniyle İzmir ekipleriyle karşılaşmayan Fenerbahçe, bu süreç içinde çeşitli nedenlerle İzmir’de müsabakalar oynadı.

Ligde cezaları nedeniyle 2003-2004’te Gençlerbirliği ile 2006-2007’deyse Gençlerbirliği ve Trabzonspor’la İzmir’de mücadele eden Fenerbahçe, aynı sezon Ankaragücü’nün cezası nedeniyle rakibiyle yine İzmir’de karşı karşıya geldi.

2006-2007’DE ŞAMPİYONLUK İZMİR’DE GELDİ
2006-2007’de Ankaragücü’nü 1-0, Gençlerbirliği’ni ise 2-1 mağlup eden Fenerbahçe 32. hafta müsabakasında 13 Mayıs 2007’de Atatürk Stadı’nda Trabzonspor ile karşılaştı. Müsabakada 2. dakikada Hüseyin’in attığı golle 1-0 geriye düşmesine rağmen 1 dakika sonra Tuncay ile beraberliği yakalayan Fenerbahçe, ilk yarıyı Yattara’nın golüyle 2-1 geride tamamladı.

Bitime 5 dakika kala Deivid’in golüyle 2-2 beraberliği yakalayan Fenerbahçe, Trabzonspor maçından aldığı 1 puanın yanı sıra takipçileri Beşiktaş ve Galatasaray’ın da puan kaybetmesiyle bitime 2 hafta kala İzmir’de şampiyonluğunu ilan etti.

Odom ilk beşe giremedi!

0

Los Angeles Lakers’ın forvet oyuncusu Lamar Odom, NBA’de bu yılın en iyi altıncı adamı seçildi.

Spor yazarlarıyla yayıncı kuruluş yetkililerinin verdikleri oylar sonucunda Odom, maça kenarda başlayıp takımına en çok katkı sağlayan oyuncu olarak yılın en iyi altıncı adamı unvanına layık görüldü. Bu yıl 47 maça kenarda başlayan ve 14,4 sayı, 8,7 ribaund ve 3 asist ortalamasıyla oynayan Odom, bu unvana layık bulunan ilk Lakers oyuncusu oldu.

Çingen hesabı

Bu başlığı atan bir yazardan, özellikle çingeneleri, sonra da eğitimsiz kitleleri hedef alan nefret dolu bir yazı gelmesi muhtemeldir. Yazımın sonunda, tam aksine, -bu hesaba bir övgü görürseniz şaşırmayın.

İzleyenler hatırlayacaktır. Yılmaz Erdoğan’ın “Organize işler” filminde, Tolga Çevik’in canlandırdığı süperman karakteri, çaldıkları arabayı tüm saflığıyla satmaya gidip eli boş geldiğinde, Erdoğan’ın canlandırdığı çingenimtrak, dolandırıcı karakter “hani para?” diye sorar.

“Yok!”…

“Ya araba?”

“Yok!”

“Ya para?”

“Yok!”

“Ya araba?”

“Yok!”

“Peki para?”

“Yok!”

Doğal olarak tınn diye bir ses kulaklarda çınlar. Dişler gıcırdar, şafak atıverir.  Film bu ya; hikaye döner dolaşır çingen hesabı yapmayı yanlışlar, yani bizim saftirik essahtan dolandırılmamıştır. Ondan da saf olanlar varmış.

 

*****

 

Çingen hesabı, ne olsa dört işlem ve içler-dışlar çarpımı yapmayı beceren bakkal hesabına göre daha basittir.

“Ben elime geçene bakarım, ağbi.”

Ya da “ele geçirme”yle direk ilişkilidir. Bu sebeple en iyi pazarlamacılar, satış temsilcileri, dolandırıcılar bilir. Bir yandan alabildiğine basit ve saf bir hesap olan çingen hesabı aslında bir yanıyla da cin gibi bir mantıktır.

Kimse bu hesaba yabancı değildir. Bu hesap tarih kadar eskidir.  Bilimsel bir niteliği yok gibi dursa da aslında Marx tam da bu hesabı yapmıştı.

“Eee, öyle veya böyle para sermayeye akıyor.”

Marx’ı ahlakla özdeşleştiren solcular belki kızar ama bence Marx cin gibiydi. Haa tabi bir de, en iyi şirketler bilir bu hesabı…

*****

Seçim yaklaşıyor. Keşke toplum, ekonomi programlarında yukarıdan aşağıya, sağdan sola, irili ufaklı dönüp dolaşan ve psycadelic efektlerle süslenen rakamlara aval aval bakacağına, azıcık da çingen hesabı yapsa… Eğer yaparsa,  seçim yarışı olarak addedilen meselede neden bütün partiler birbirine benziyor anlayacak.

Ben basit bir tane yapayım,  gerisi size kalsın. Toplum olarak 3 ay öncesini dahi hatırlamazken, hayal meyal hatırladığım bir veri şöyleydi. 1994-95 yıllarında, Türkiye’de bir öğretmen memurunun maaşı yaklaşık 700-800 dolarken ve GSMH, kişi başı 2000 dolarken, AkP iktidarıyla GSMH 10.000 dolar olmuş. Bir öğretmen maaşı ise 700-800 dolar. Demekki birileri zengin olmuş, Türkiye zenginleşmiş.

AkP seçim beyanaatını showdu. Anlaşılan, Toki şirketi gözünü fukaranın parasına dikmiş. Aylık 100 liradan 50m2, kutu gibi seri imalat evleri, ömür boyu kölelikle (25 yıl) change edeceklermiş. Arsa, “devlet şirketi”nden, reklam yandaş kanallardan geliyor. Kesilecek ağaçlardan çıkan tomruğu, kazılan zeminden çıkarılan toprağı satsan, -sözleşmeden gelecek paralar yanına kar işte.  Üstelik aksilik olur da, bu uzuun süreçte ödeyemeyenler olursa kar misliyle katlanır. Gelecek icralar, gecikme faizleri de cabası… Hemm son çırpınışta çekilecek krediler bankacılık sektörünü de canlandırır.

“Verin, verin ekonomiye can verin.”

AkP’nin fukaradan elde etmek istediği kardan başka olarak, zenginlere de, İstanbullunun kuzey ormanlarını satmayı hesapladığını gördük. Anlaşılan şimdikine yetişmese de, gelecek seçimlerde kömür değil, odun dağıtacak. 25 yılda anca inşa edilecek iki yeni şehirde çalışacak inşaat işçilerinin kim olduğu da anlaşıldı.

Çingen hesabı; Rusya’ya “şimdikinden daha pahalıya elektrik alacağız. Al üstüne de 10binmilyon baloncuk. Al al al… Anlaştık mı?” diye sorulduğunu ve  anlaşmaya varıldığını söylüyor. Anlamadığım ise; şeffaf olmayan bu tartışmada Rus elektrik şirketinin ne verdiği… Bir de onu bilsek? … Ama ekonomistlere sorsanız, yukarıdan aşağıya sağdan sola rakamlar dönmeye başlıyor. Alttan da ver allah Pink Floyd…

Tabi bu yazı daha bitmez.. Ne de olsa daha çılgın proje var. Acun Ilıcalı yarışmasını andıran görüntülerle açıklanan,“yaşadık” nidalarıyla alkışlanan ve aklımızı alacağı iddia edilen bu proje sonrası, cebimiz boşaldığında darılmaca gücenmece yok. Sülün Osman boğaz köprüsünü satarken, bir yandan da, ona kızmamamız gerektiğini, 3 kuruşa köprü  alacağını düşünen adama da kızmak gerektiğini, -aynı anda gösterir.

Chp’nin beyannamesi de ayrı olay.

“Herkese para vereceğiz” diyor. Yahu bu zamanda kim kime para veriyor. “Sen ne alma hesabındasın?” Onu söylesen …belki anlaşabiliriz…

Kılıçdaroğlu “en az” sözcüğüne dikkat çekip 600 lira diyor. Bu vaat çingen zihnimde Demirel’le Kemal Sunal arası birşeye denk geliyor.

Esas şaşırdığım ve zil takıp oynamak istediğim şarkı ise yine AkP’den geliyor. …2023 meselesi. Yahu tartışmamız 2 ay sonraki seçim ve önümüzdeki 3-4 yıl değil miydi? AkP ise science-fiction olmuş, uzakları, tee 2023’ü gösteriyor.

“Aaa bak kuş geçiyor” diyor.

Herhangi birisi bu 2023 sözünü duyduğunda ağzı açık kuşa bakabilir, ama bir çingen, bu sözü duyar duymaz donuna mukayet olması gerektiğini bilir.

Kimse duymamış olabilir ama ünlü bir çingen atasözü; “bir yerde; iyilik, yücelik, ahlak, adalet, şeref, namus, millet, illet, din, ümmet sözcüklerini duyduğunda zil takıp oyna; zira fazla uzun ömrün kalmamıştır” der. Bizim mecliste ise sadece bunlar konuşuluyor ama atılan imzalar bol sıfırlı ve bol dönümlü olduğundan emin miyiz? Eminiiizz, eh hadi o zaman, rinnaa rinna rinna…

Anahtar kelimeler: Emek, sosyal haklar, iş güvencesi, sendika, ekolojik yerleşimler, ekolojik köyler…

Son Dakika: YSK’dan vetoyu geri çekme sinyali

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK), 12 bağımsız adayı veto etmesiyle ilgili olarak YSK kaynaklarından yapılan açıklamada “belge getirirlerse adaylıkları kabul edilebilir” denildi.

BDP Eski Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’tan da bu kararla ilgili değerlendirme geldi: Arkadaşlarımız o belgeleri hazırlıyor. Belgeleri YSK’ya yetiştireceğiz…

(Yeşil Gazete)

Bir YSK komedisi: ‘YSK beni de BDP’li zannetti herhalde’

Yüksek Seçim Kurulu’nun veto ettiği milletvekili adaylarından Abdullah Kızılay, YSK’nın kendisini de BDP’li zannettiğini söyledi.

Yüksek Seçim Kurulu’nun veto ettiği milletvekili adaylarından Abdullah Kızılay, YSK’nın kendisini de BDP’li zannettiğini söyledi. Diyarbakır’dan aday olan Kızılay, ne terörden ne de sahtecilikten hiçbir cezası olmadığını söyledi.

Tuhafiyeciler ve Parfümericiler Odası Başkanı olduğuna dikkat çeken Kızılay, “Seçilmeme mani bir durum olsaydı oda başkanı seçilemezdim. Benim adliye ile hiçbir işim olmaz. Benim ne sabıka kaydım var, ne de adli sicil kaydım var. Bir yanlışlık yaptılar herhalde.” dedi.

Kızılay, YSK kararına itiraz edeceğini söyledi.