Ana Sayfa Blog Sayfa 5046

‘Zorunlu din dersi kaldırılsın’ diyene dayak

Okullarda zorunlu din derslerinin kaldırılmasını isteyen bir gruba polisin müdahalesi sert oldu. Eti Lisesi önünde basın açıklaması yapmak isteyen Çorum Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Halil Top ve 4 dernek üyesi gözaltına alındı.

Basın açıklamasının anayasal bir hak olduğunu belirterek basın açıklamasını yapacaklarını bildiren gruba sivil ve resmi üniformalı çok sayıda polis ekibi müdahale etti. Çıkan arbedede polise direnen dernek başkanı Halil Top, İbrahim Eral, Hüseyin Gezer, Devrim Top ve Coşkun C. isimli dernek üyeleri yerlerde sürüklenerek gözaltına alındı

(Cumhuriyet)

Patlamanın sonuçları netleşti

Ankara‘da Çankaya Kaymakamlığı önünde büyük bir patlama meydana geldi. Patlamada 3 kişi yaşamını yitirirken; 5’i ağır 15 kişi de yaralandı.

Kumrular Caddesi’nde bulunan Çankaya Kaymakamlığı önünde patlama meydana geldi.

Patlamanın meydana geldiği araç paramparça oldu. Patlama, park halindeki 6 aracın da yanmasına yol açtı.

Patlamanın ardından olay yerine çok sayıda ambulans gönderildi. Patlamada 3 kişi yaşamını yitirirken, 5’i ağır 15 kişi de yaralandı.

Ankara Cumuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, patlamanın bir terör saldırısı olduğu bildirildi.

(Ajanslar)

Güney Ekspresi’nde bomba düzeneği

Adana‘dan İstanbul‘a giden Güney Ekspresi bomba ihbarı üzerine Kırıkkale‘de durduruldu. Bir şüpheli valizin incelendiği bildirildi.

Siirt Kurtalan’dan İstanbul Haydarpaşa Garı’na giden Güney Ekspresi, bomba ihbarı nedeniyle Kırıkkale Garı’nda durduruldu. Aramalar sonucu trende bulunan şüpheli paket, polis tarafından incelemeye alındı. Pakette bomba düzeneğinin bulunduğu, ancak kurulu olmadığı tespit edildi, 8 şüpheli gözaltına alındı.

Bir ihbarı değerlendiren Kırıkkale Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Kırıkkale Garı’nda durdurulan Güney Ekspresi’nde saat 11.45 sıralarında arama yaptı. Yapılan arama sonucu bulunan şüpheli paket, bomba uzmanları tarafından incelemeye alındı. Bu sırada Kırıkkale Garı’nda geniş kapsamlı güvenlik tedbiri alınırken, trende bulunan yolcuların da kimlik kontrolü yapıldı. Bu sırada 8 kişinin gözaltına alındığı öğrenilirken, şüpheli pakette ise bomba düzeneğinin bulunduğu, ancak kurulu olmadığı tespit edildi.

Bomba uzmanları, bomba düzeneğinin olduğu belirtilen şüpheli pakette kapsamlı inceleme yaparken, durdurulan trende başka şüpheli paket olabileceği endişesiyle aramalarını sürdürdü.

Şüpheli 8 kişi Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından trenden indirilerek sorgulamaya alındı. Yolcu treni ise garda bekletiliyor.

(t24)

Muzaffer İzgü ile çocuk edebiyatı sempozyumu Cebeci’de

Ankara Üniversitesi Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÇOGEM) tarafından düzenlenen 3. Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Sempozyumu, 5-7 Ekim tarihlerinde üniversitenin Cebeci Yerleşkesi’nde gerçekleştirilecek.
Çok sayıda biliminsanı, yazar ve çizerin buluşacağı sempozyuma ‘onur konuğu’ olarak gülmece ve çocuk edebiyatının büyük ustası Muzaffer İzgü onur konuğu olarak katılacak. 3. Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Sempozyumu’nda, okuma kültürü edindirmenin, düşünen-duyarlı birey yetiştirmenin temel birer aracı olarak çocuk ve gençlik edebiyatı yapıtları birçok değişkeniyle incelenecek.
Sempozyumda bilimsel gelişmeler ışığında 0-18 ve 18-24 yaşlarındaki çocuk ve gençlere seslenen edebiyat yapıtlarının, ülkemizdeki dünkü ve bugünkü durumunun saptanması, sorunlarının belirlenmesi ve belirlenen sorunlara çözüm önerilerinin oluşturulması amaçlanıyor.

Muzaffer İZGÜ’nün, 6 Ekim 2006 yılında gerçekleştirilen 2. Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Sempozyumu değerlendirme toplantısında  “Bu fakültenin önüne ‘okuyan çocuk’ yontusu (heykeli) konulmasını öneriyorum. Eğitim Bilimleri Fakültesi, ülkemizde çocuk ve gençlerin eğitimiyle yakından ilgili birçok önemli etkinliğe ev sahipliği yapmıştır. Bunun için Üniversitenin yetkililerinden, kitap okuyan bir çocuk yontusunun da Fakülte önüne konulmasını özellikle diliyorum.” önerisi üzerine, dönemin Rektörü Prof. Dr. Nusret ARAS’ın katkısıyla İvane Tsiskadze tarafından 2007’de yapılan yontu(heykel) aynı yıl Eğitim Bilimleri Fakültesi önüne konulmuştu.

TBMM cinsel yönelime sınırlı!

TBMM Başkanlığı, eşcinsel örgütleri tarafından kurulan ‘Kaos GL ve Lambdaistanbul adlı derneklerin, resmi web sitelerine erişimi engelledi. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı‘nın (TİB), yasaklı listesinde yer almayan ‘www.kaosgl.com’ ve ‘www.lambdaistanbul.org’ adlı sitelere filtre uygulayan Meclis, erişime kapattığı bu sitelere girmek isteyenlere yazılı başvuru şartı da getirdi.

Akşam’ın haberine göre erişim yasağı sadece Meclis bürokratlarıyla sınırlı kalmadı ve milletvekilleri ile danışmanları da kapsadı. İnternetten bu iki siteye girmek isteyen vekillerin karşısına, ‘sınırlı erişim’, ‘homosexuality’ ve ‘çalışmalarınız için gerekliyse form doldurun’ uyarıları çıktı. Aynı sayfada yer alan ve ‘doldurulması zorunludur’ hatırlatması bulunan formda ise, filitrelenen sitelere girmek isteyenlerin ad-soyad, sicil numarası, görevi, e-posta adresi, telefon numarası ve niçin erişim istediği sorularını yanıtlaması isteniyor.

Meclis Genel Sekreterliği ise söz konusu sitelere erişim kısıtlamasını teknik gerekçelerle savundu. Yetkililer, ‘TBMM internet güvenliği için kullandığımız program ‘pornografi’, ‘kumar’, ‘homoseksüalite’ gibi yasaklı kelimelerin geçtiği siteleri otomatik olarak filtreliyor. Sansür veya yasak yok. İsteyen milletvekili form doldurup bu sitelere girebilir’ dedi. Teknik işlerden sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Sadık Yamaç, bu şekilde kaç sitenin yasak olduğu konusunda ise bilgi vermedi.

CHP’Lİ VEKİL FARK ETTİ
Uygulamayı, eşcinsel, biseksüel, travesti ve transeksüellerin karşılaştığı ayrımcılık ve şiddet konusunda araştırma yapan CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka fark etti.

Erişim yasağıyla karşılaşan Nazlıaka, form doldurmayı reddederek Başbakan Erdoğan’ın yanıtlaması talebiyle Meclis Başkanlığı’na bir soru önergesi verdi. ‘Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir’ sözünü anımsatan Nazlıaka, Meclis’in tüm vatandaşların temsil yeri olduğunu belirtti ve uygulamayı ‘ayrımcılık’ olarak tanımladı. Nazlıaka, önergesinde ‘LGBT’lere yönelik ayrımcı uygulamalar anayasaya aykırıdır. Bu ayrımcılığa karşı hükümet ne tür önlemler alacaktır?’ diye sordu.

‘BU SANSÜR VE FİŞLEMEDİR’
Nazlıaka, konuya ilişkin şunları söyledi:

‘Seçimlerden önce Pembe Hayat Derneği’ni ziyaret etmiştim, Kaos GL temsilcileriyle de görüşmüştüm. Onların sorunlarını, maruz kaldıkları ayrımcılıkları, gördükleri şiddeti, cinsiyet kimlikleri ve cinsel yönelimleri nedeniyle işlenen cinayetleri konuşmuştuk. Kendim, cinsel yönelimlerle ilgili araştırma yapmak istedim. Bu nedenle sitelerine girmek istedim. Ancak girilemediğini gördüm. Meclis, milletin temsil edildiği yerdir. Bu kişiler milletten sayılmıyor mu? Son derece yanlış bir uygulama. Fişlenme durumu söz konusu.’

KAOS GL’DEN TEPKİ
Meclis’teki uygulamaya KAOS GL Koordinatörü Ali Erol da tepki göstererek şunları söyledi:’TİB’in kara listesinde derneğimizin resmi sitesi yer almıyor. Meclis’teki erişimin engellenmesi ayrımcı bir uygulama ve sansür anlamına geliyor. Bu skandalın 2 yönü var; birincisi, Türkiye’de eşcinsellik realitesinin tanınmadığına işaret ediliyor. İkincisi ise, Türkiye Cumhuriyeti’nde kurulmuş yasal bir derneğin resmi web sayfasına, milli iradenin temsil edildiği bir kurumdan girilememesi.’ (Akşam)

‘Don’t Ask, Don’t Tell’ resmen tarih oldu

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ordusundaki eşcinsel askerlerin, cinsel eğilimlerini saklamalarına yol açan “Don’t ask, Don’t tell” (Ne sen sor ne ben söyleyeyim) adlı yasa, yürürlükten tamamen kaldırıldı. Artık ABD ordusunda eşcinsel askerler de kimliğini gizlemeden görev alabilecek.

Başkan Bill Clinton yönetimi tarafından 1993’te yasalaşan “Don’t ask, Don’t tell” kanunu, ordu mesnuplarına cinsel tercihlerinin sorulmasını yasaklıyor ve eşcinsel olduğu tespit edilenlerin orduda görev yapması engelleniyordu.

Sivil hakları koruma örgütlerine göre, 14 bin civarında kadın ve erkek asker, yasa yüzünden ordudan uzaklaştırıldı.

Onlardan biri de, 1944 yılında eşçinsel olduğunu açıklamasyla ordudan atılan Melwin Dwork. Şimdi 89 yaşındaki Dwork, yetkililer tarafından kendisine verilen evrakta, “hoş karşılanmayan” kişi olarak tanımlandığını anlatıyor.

Hiçbir zaman eşcinsel olduğunu saklamadığını söyleyen Dwork, yasanın tarihe karışmasından oldukça memmun.

ABD Başkanı Barack Obama da seçim öncesi vaatleri arasında bulunan yasanın kaldırılması için büyük çaba gösterdi. Yasanın, geçen sene Amerikan Senatosu tarafından yapılan oylama ile yürürlükten kaldırılmasına karar verilmişti.

(euronews)

Yemen’de çatışmalar: 50’den fazla ölü

0

Yemen‘de son iki gündür hükümet karşıtı eylemcilerle çatışan güvenlik güçleri, protestocuların verdiği bilgiye göre 50’den fazla kişinin ölümüne neden oldu.

Son ayların en kanlı çatışmalarının yaşandığı başkent Sana’da görgü tanıkları keskin nişancıların protestocuların bulunduğu kampları çatılardan hedef aldıklarını aktardı.

Hükümet güçleri ayrıca protestoculara sadık askerlerin denetimindeki bölgeleri de bombaladı.

Muhalefet, Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih’i devirmeye yönelik kampanyasını sürdürme sözü verdi.

Muhalefet güçleri hükümetin herhangi bir anlaşma ihtimaline fırsat bırakmamak için şiddete başvurduğu görüşünde.

Yemenli bir bakan ise barışçıl gösteri düzenleyenlerin üzerine ateş açıldığı yolundaki haberleri yalaanladı ve BBC’ye yaptığı açıklamada El Kaide örgütüne yakın militanların hükümet güçlerini hedef aldığını iddia etti.

Yemen’de binlerce kişi aylardır Salih’in görevi bırakması için eylemler düzenliyor.

1978 yılından bu yana ülkede iktidarda olan Ali Abdullah Salih, Haziran ayında uğradığı bombalı saldırı sonrası halen Suudi Arabistan’da tedavi görüyor.

ABD ve AB üyesi ülkeler, dün Yemen hükümetini protestoculara karşı güç kullanmaya son vermeye çağırdı.

Öte yandan İngiltere merkezli yardım kuruluşu Oxfam, Yemen’in bir gıda kriziyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.

Oxfam, ülke nüfusunun üçte birine denk düşen 7,5 milyon Yemenlinin açlık çektiğini ve uluslararası toplumun yardım çalışmaları başlatmak üzere devreye girmesi gerektiğini savundu. (BBC)

Türkiye sorunlarını artık tankla, destroyerle mi çözecek?

Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının ilk yıllarında, geçmişten farklı bazı yaklaşımlarda bulundu. AKP, bu yaklaşımlarla ilk defa karşılaşan ve Türkiye üzerine düşünen çoğu insanı büyülemişti. Bazıları hala aynı şekilde dolaşıyor, çok büyük bir kesimin ise aklı başına geldi denilebilir.

Dış politika konusu da bu ilk kez görülen yaklaşımlara sahne oldu. Ermenistan ile ilişkiler, Suriye ile ilişkiler, Kıbrıs konusunda yapılmaya çalışılanlar… Fakat bu durum da, diğer konular gibi çok uzun sürmedi. Aslına bakılırsa Amerika Birleşik Devletleri’nin 2003 yılında Irak’ı işgal etmesine, AKP’nin vermek istediği destek de, Türkiye’nin dış politikasında önemli olanın pek de komşular ile olan ilişkiler ya da barış temelli olmadığının ipucunu bize vermişti.

Yıllar içerisinde de bu ipin ucu geldi. Yıl 2011. Türkiye, hemen hemen her komşusuyla kanlı bıçaklı hale geldi. Savaş gemileri, Kıbrıs Adası’nın çevresinde dolaşmaya başladı, başlayacak, tanklar Suriye’ye “demokrasi” getirsin diye arkadan itiliyor. İsrail ile savaşmak için zaten can atan belli bir insan grubu var. Açıklamalar ile bu durum daha da tırmandırılıyor. Libya’ya yapılan NATO saldırısının en büyük katılımcılarından biri Türkiye oldu. Sonra da yıkılan yerleri tekrar yapmak için, ilk giden de Türkiye oldu. Bazı AKP yörüngesinde yazarların sürekli tekrarlayıp durduğu “emperyal Türkiye” bu olsa gerek. Önce yık, sonra doğal kaynakların ve inşaatın rantını yemek için diğer “emperyal”lerle yarış!

Peki Türkiye artık sorunlarını böyle mi çözecek? Türkiye içerisinde sorunların böyle çözülmesine alıştık gibi. Her gün daha fazla silaha, bombaya batıyoruz. Silahla değil, konuşmayla bazı konuların çözüleceğini ima etmek bile ağır hakaretlerle karşılaşmaya yetiyor ve artıyor. Zaten, konuşarak bazı konuların çözülebileceğine hükümet de sahip çıkmıyor. “Biz hükümet olarak savaşırız, devlet müzakere eder. Çok sorun çıkarsa, bir kaç bürokratı “yeriz” olur biter.” diyerek konuyu geçiyor Başbakan.

Soruya geri dönelim, Türkiye artık böyle mi çözecek sorunlarını? Örneğin, yıllardır binlerce insanın öldüğü, yani savaşın en “alasını” yaşayan Orta Doğu’ya barışın ve çözümün bir Türkiye İsrail savaşı ile geleceğini mi düşünüyor ülkenin yönetici aklı? Ya da, Suriye’ye ziyaret yapmadan önce, fikir alınan, hadi dosdoğru söyleyelim, akıl sorulan ve talepleri iletilen ABD’nin petrol arama şirketine mi saldıracak Türkiye, Kıbrıs ile savaşırken? Suriye konusunda durum farklı mı? Yapay bir sınır ile bölünmüş halklar mı birbiriyle savaşacak? Kendi demokrasi sorununu yıllardır tanklarla, bombalarla çözmeye çalışan ve çözemeyen Türkiye, Suriye’ye mi demokrasiyi bombayla, tankla getirecek?

Sonuç olarak, Türkiye iyiye gitmiyor. İç politikada, AKP’nin hissettiği “karşımızda kimse duramaz” düşüncesi, dış politikada da kendini hissettiriyor ve iç politikada baskı, polis, kimyasal gaz olan bu davranışın getirisi, dış politikada savaş oluyor. Muhalefeti eşkiya, terörist ilan etme alışkanlığı, dış politikada da herkesi düşman ilan ettiriyor. Ülkenin yönetici aklı, bu yoldan dönmeli. Daha bir kaç saat önce, Ankara’nın göbeğinde neden olduğu belli olmayan bir patlama meydana geldi ve biz tahribatın, patlamanın ne demek olduğunu gördük. Türkiye’ye bunları yaşatmaya, bunu çözüm olarak sunmaya kimsenin hakkı yok.

Yeşil Gazete yazıları ve diğer yazılar için: http://www.urbarli.net

Kadın voleybolcular Avrupa Şampiyonası’na hazır

0

A Milli Kadın Voleybol Takımı, İtalya ve Sırbistan’ın ortaklaşa düzenleyeceği Avrupa Şampiyonası’nda B Grubu’nda İtalya, Azerbaycan ve Hırvatistan ile karşılaşacak.

İtalya ile Sırbistan’ın 23 Eylül-2 Ekim tarihleri arasında ortaklaşa düzenleyeceği şampiyonada A, B, C ve D Gruplarında 4’er olmak üzere toplam 16 ülke takımı yer alacak. İki yılda bir düzenlenen ve statüsünde bu yıl değişikliğe gidilen şampiyonada, grup maçlarının ardından gruplarında ilk sırayı alan takımlar çeyrek finale yükselecek. Grup maçları sonunda 2. ve 3. olanlar çeyrek finale yükselebilmek için play-off maçları oynayacak. Grup 4.’leri ise elenecek ve grup maçlarında aldıkları puanlara göre 13, 14, 15 ve 16. olarak sıralanacak.

Play-off turunda ise eşleşmeler A2-C3, B2-D3, C2-A3, D2-B3 şeklinde olacak. Tek maç üzerinden yapılacak turda galipler çeyrek finale yükselirken, mağlup olan takımlar elenecek ve şampiyona süresince topladıkları puana göre 9, 10, 11 ve 12. sıraları alacak. Şampiyona çeyrek ve yarı finallerin  ardından final maçlarıyla sona erecek.

GRUPTAKİ EN ZORLU RAKİP İTALYA
Türkiye, İtalya’nın Monza kentinde yapılacak B Grubu maçlarında Azerbaycan, Hırvatistan ve İtalya ile karşılaşacak.

(A) Milli Takım’ın rakipleri arasında şampiyona karnesi en iyi olan ülke, son iki şampiyonanın altın madalyalı ekibi İtalya. 2007 ve 2009 yıllarında Avrupa şampiyonu olan İtalya’nın ayrıca 2001 ve 2005 yıllarında gümüş, 1991 ve 1993’te de bronz olmak üzere toplamda 6 madalyası bulunuyor.

Öte yandan Hırvatistan, son 5 organizasyonda ilk 4’e giremese de 1995, 1997 ve 1999 yıllarında olmak üzere 3 kere gümüş madalyanın sahibi olarak dikkati çekiyor.

Azerbaycan’ın ise 2005 yılındaki dördüncülüğünün dışında herhangi bir derecesi bulunmuyor.

TÜRKİYE 10. KEZ KATILACAK
İlk kez 1948 yılında düzenlenen Avrupa Bayanlar Voleybol Şampiyonası’na 10. kez katılacak olan A Milli Takım, buradaki en önemli başarısını 2003 yılında elde etti. Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı şampiyonada finale kadar yükselen A Milliler, final maçında Polonya’ya 3-0 yenilerek gümüş madalya aldı.

A Milli Takım, 2009 yılında Polonya’da düzenlenen bir önceki şampiyonada İtalyan antrenör Alessandro Chiappini yönetiminde grup maçlarını 3. sırada tamamlayarak Play-Off Grubuna yükselmişti. Play-Off Grubunu da 3. sırada bitiren Türkiye, yarı final şansını yitirmiş, ancak 5. olarak bu yılki şampiyonaya doğrudan katılma hakkı elde etmişti.

Bu arada Türkiye, şampiyonaya 1967 ve 2003 yıllarında olmak üzere 2 kez ev sahipliği yaptı.

A Milli Takım’ın Avrupa Şampiyonası’na katıldığı yıllar ve aldığı dereceler ile son 5 organizasyonda derece elde eden takımlar şöyle:

TÜRKİYE’NİN ALDIĞI DERECELER
1963
– 10
1967 – 12
1981 – 12
1989 – 11
1995 – 11
2003 – 2
2005 – 6
2007 – 10
2009 – 5

(Ntvspor)

 

Parasız hayat, Oh ne rahat !

0
Heidemer Schwermer

69 yaşındaki Heidemarie Schwerme 15 yıldır parasız, kredi kartsız ve faturasız yaşıyor.

Heidemarie Schwerme, Almanya Dortmund‘da oturuyordu. Öğretmenlik yapıyordu. Şimdi artık bir elinde bavulu, bir elinde bilgisayarı ile kasaba kasaba dolaşarak yaşıyor. 15 yıldır daha sağlıklı ve daha mutlu olduğunu söylüyor.

Bu yeni yaşam şekli ile ilgili yazdığı kitabında “Parasız yaşayabileceğimi gördüm. İhtiyacım olan herşeyi değiş tokuş yaparak elde ediyorum. Hiçbir zaman yemek, kıyafet ya da arkadaş bulma sıkıntısı çekmedim. Artık benim hayatımı para kazanma stresi yönetmiyor. Faturaları ödeme baskısı içinde de değilim. Artık daha sağlıklıyım. 15 yıldır doğru düzgün doktora bile gitmedim. Gelecek korkusu da yaşamıyorum. ” diyor…

Schwerme’nin hayatındaki bu değişim Dortmund’a taşınması ile başlamış. Bölgede çok fazla evsizin olduğunu görmüş ve bir “değiş tokuş dükkanı” açmış. Bu dükkanda insanlar sadece kullanmadıkları eşyaları değil, yeteneklerini de değiş tokuş edebiliyorlardı. Değiş tokuş dükkanı kısa sürede Dortmund’da ün kazandı.

Sterntaler Deneyimi. Parasız Hayatım

Schwerme ise bu yeni yaşam şeklinden giderek daha fazla hoşlanmaya başladı. Sonunda öğretmenliği bırakarak hayatını tamamen değiştirmeye karar verdi. Evini, eşyalarını verdi. Yeni yaşamına elindeki tek bavulla başladı. Bu yeni yaşam için kendisine verdiği deneme süresi 12 aydı. Ancak bu şekilde yaşamaktan öyle çok hoşlandı ki 15 yıldır eski yaşamına geri dönme ihtiyacı hissetmedi. Evden eve gidiyor, kaldığı evlerde ev işlerine yardım ediyor. Acil durumlar için yanında sadece 200 Euro var… Onun dışında yazdığı kitaplardan eline geçen parayı hayır kurumlarına bağışlıyor. Yazdığı ilk kitabın adı “Das Sterntaler experiment: Mein Leben ohne Geld” (Sterntaler Deneyimi: Parasız Hayatım)

Heidemarie Schwerme’in resmi sitesine buradan ulaşabilirsiniz. Parasız Hayatım kitabının sitesi için ise buradan bilgi alabilirsiniz.

(ntvmsnbc) (Yeşil Gazete)