Ana Sayfa Blog Sayfa 5030

Beşiktaş ilk adımı attı

0

Beşiktaş Milangaz, ULEB Eurocup ön eleme turu ilk maçında Dexia Mons Hainaut‘yu 78-70 mağlup etti. Yıldız oyun kurucu Deron Williams, ilk resmi maçında 15 sayı, 9 ribauntla oynadı ve 24 sayı atan Marcelus Kemp’le birlikte takımını galibiyete taşıdı.

Deron Williams transferi ile dünya çapında büyük yankı yapan Beşiktaş, ilk resmi sınavında geçen hafta Belçika Süper Kupası’nı kazanan Dexia Mons Hainaut’nun karşısına çıktı.

İlk periyota konuk ekip hızlı başladı. Quincy Taylor önderliğinde çeyreğin bitimine beş dakika kala 19-15 öne geçen Belçika ekibi karşısında Kartal, Deron Williams ve Marcelus Kemp ile etkili oldu. Siyah-beyazlılar, çeyreği Williams’ın üçlüğüyle 22-21 önde tamamladı.

İkinci çeyreğin başında da yine iki takım hücumlarda etkiliydi. Uzun süre başa baş giden mücadelede, periyotun son bölümünü iyi oynayan Beşiktaş devreye 41-37 önde kapattı.

İkinci devreye de iyi başlayan siyah-beyazlı ekip, yavaş yavaş kontrölü ele aldı ve farkı açmaya başladı. Marcelus Kemp’in dışarıdan bulduğu isabetli şutlarla etkili olan Beşiktaş’ta Zoran Erceg de devreye girince skorda üstünlük devam etti. Ergin Ataman’ın öğrencileri üçüncü çeyreği 63-52 önde kapattı.

Son periyotun ilk dakikalarında konuk takım etkili oldu. Sean Singletary’nin basketiyle altı dakika kala fark 6’ya indi: 65-59 İpleri rakibin eline vermek istemeyen Ergin Ataman’ın bu dakikada aldığı mola uyuyan devi uyandırdı. Savunmada disiplini ele alan Kartal, Deron Williams önderliğinde hücumda vitesi arttırdı ve farkı tekrar yukarılara çekerek rahatladı.

Kalan sürede rakibin yaklaşmasına izin vermeyen Beşiktaş, karşılaşmayı 78-68 galip tamamladı. Kartal’da Deron Williams 15 sayı 9 asistle oynarken, Marcelus Kemp, rakip potaya 24 sayı bıraktı.

Bu eşleşmede rövanş karşılaşması 4 Ekim’de oynanacak.

İşgaliye yasağının nedeni otel mi?

0

Beyoğlu’ndaki kafe, bar ve restoranların açık alandaki masa ve sandalyelerinin kaldırılması şeklinde kendini gösteren ve bugün itibarıyla 68. gününü dolduran “işgaliye yasağı”nın altında farklı bir yapılanma ortaya çıkıyor.

Cumhuriyet Gazetesi’nden Meltem Yılmaz’ın haberine göre; İstiklal Caddesi ve paralelindeki sokaklarda eğlence amaçlı kullanılan 30 mekânın bulunduğu binaya; apart otel ve hostel tarzı otellere dönüştürülmesi için ruhsat verildiği, 300 kadar eğlence mekânının bina sahibine de teklif götürüldüğü öğrenildi.

Tarlabaşı’ndaki kentsel dönüşüm projesi çerçevesinde evlerin tahliye edilmesinin ardından eğlence hayatının kalbi sayılan Beyoğlu’nda da adı henüz konmamış bir dönüşüm yaşanıyor. Beyoğlu’nda bulunan mekânların açık alandaki masa ve sandalyelerinin kaldırılmasına yetkililer tarafından gerekçe olarak “işgaliye yasağı” gösterilse de buradaki mekân işletmecileri, bölgenin otel alanına dönüştürülmeye başladığını iddia ediyor.

Son bir yılda 300 teklif

Başta Ayhan Işık Sokak, Erol Dernek Sokak ve Kocaağa Sokak olmak üzere Beyoğlu 1. bölgede eğlence amaçlı kullanılan 30 kadar bina; son dönemde apart otel, butik otel ve hostele dönüştürülmüş durumda. Yanı sıra aynı bölgede 300 kadar eğlence mekânına da son 1 yıl içinde bu yönde bir teklif götürüldüğü öğrenildi.

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Beyoğlu Eğlence Yerleri Derneği (BEY- DER) Başkan Yardımcısı Tahir Berrakkarasu, Beyoğlu’nun 5 yıl içinde “oteller bölgesi” olacağını iddia ederek eğlence mekânı sahiplerini gönüllü tahliye etme yönünde strateji yürütüldüğünü söyledi.

Rakamlar uçuk…

“Bugün Beyoğlu’nda esnaf bitmiş durumda, misafirler şikâyetçi, turistler hayretler içinde” diyen Berrakkarasu, şöyle devam etti: “Beyoğlu 1. bölgedeki eğlence mekânları tahliye edilmeden bu binalar otele dönüştürülemeyecekti. Ancak gürültü kopmaması için de mekânların kendi rızalarıyla tahliye edilmeleri gerekiyordu çünkü hepsinin ruhsatı var. Bu nedenle de işgaliye yasağı adıyla bir uygulama başlatılarak mekânların zarar etmesi ve kendi istekleri ile tahliye edilmeleri sağlanmaya çalışılıyor. Eğlence mekânlarına uçuk rakamlar teklif ediliyor.”

Beyoğlu Belediyesi’nden bir yetkili ise bölgenin oteller bölgesine dönüştürülmesi için çalışmalar olduğu yönündeki iddiaları yalanladı.

Bu arada Beyoğlu’nda açık alanda masa ve sandalye barındıran mekânlara ceza kesilmeye de başlandı. 75 liralık ilk ceza, cumartesi gecesi Erol Dernek Sokak’ta bir kafeye kesildi.

[Yorum] ”Dar alanla, daralanlar” – Fatoş Çırnaz

İstanbul 4. Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali‘nin ana teması.

Festival 29 Eylül / 3 Ekim tarihleri arasında üç mekanda izleyiciyle buluşuyor. Beyoğlu Tarık Zafer Tunaya  Kültür Merkezi, Fransız Kültür Merkezi, Kadıköy Nazım Hikmet Kültür Merkezi.

1997 den bu yana süregelen festivalde 65 film izlenebilecek.Festivalin ana gösterim programı renklerle belirlenmiş. Festivale katılan filmler siyah, kırmızı, turuncu, sarı, mavi, mor ve yeşil olmak üzere yedi farklı bölümde düzenleniyor.

Yeşil: Sürdürülebilir bir dünya için uğraşan filmler.

Siyah: İnsanın insana ettikleri, haksızlıklar, ezilenler, ezenler.

Kırmızı: İş ve emek,işçi ve emekçi öyküleri.

Sarı: Göç öyküleri.

Turuncu: Modern zaman öyküleri.

Mavi:Olağanüstü insanların sıradan, sıradan insanların olağanüstü öyküleri.

Mor: Sanat ve kültür.

‘Çocuklar için Belgeseller’ bölümünde, tüm Dünyadan yönetmenlerin 7/15 yaş grubu için hazırladıkları, gerçek öyküleri konu edinen filmleri gösteriliyor.

Doksanlı yılların belgesel günleri niteliğinde olan festivalin, bugün dünya belgeselcileri tarafından, tanınan bir festivale dönüşümünde, film seçiminin titizlikle yapılması ön görülüyor.

Belgesel sinema aracılığıyla farklı ülkelerin, toplumların birbirlerini tanıma ve anlamasına da olanak sağlayan festivalde ”gerçekler” bir kez daha paylaşılacak.

İyi seyirler…

www.1001belgesel.net

Benim listemde Türkiye’de Folk müziğin ilk usta yorumcu, bestecilerinden  Tülay German ”Kor ve Ateş Yılları” da var.

Fatoş Çırnaz

En temiz hava İzmir’de

Türkiye’de hava kirliliği açısından analiz edilen şehirler arasında İzmir havası en temiz, Van ise en kirli yer çıktı.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), yeryüzünün hava kirliliği açısından en yaşanmaz kentinin, İran’da olduğunu açıkladı.

İran’ın güneybatısında bulunan yaklaşık bir milyon nüfuslu Ahvaz, partikül madde miktarı yıllık ortalama metreküpte (ug/m3) 372 mikrogram.

WHO tarafından belirlenen üst sınır ise metreküpte 20 mikrogram. Türkiye, 66 mikrogram ile havası kirli ülkeler arasında bulunuyor.

Türkiye’de hava kirliliği açısından analiz edilen şehirler arasında İzmir havası en temiz (55 ug/m3), Van’ın (146 ug/m3) havası ise en kirli yer çıktı.

Nagehan Alçı’dan canlı yayında nefret suçu

Ekranların yeni tartışma programı Dört Bir Taraf CNN Türk’teki ilk bölümüyle ekrana geldi.Programın tarafları arasında yer alan Nagehan Alçı’nın Enver Aysever için sarf ettiği sözler ilk günden stüdyoyu karıştırmaya yetti.

Muhaliflere uygulanan şiddetle gündeme gelen Suriye ile Türkiye arasındaki krizin masaya yatırıldığı programda, Alçı’nın Aysever’e “mezhepsel yakınlığından dolayı Esad’ı aklamaya çalışıyorsun” sözleri stüdyodaki ortamı bir anda gerdi.

SURİYE İLE SAVAŞ

Enver Aysever, hükümetin dış politikada yumuşaması gerektiğini savunurken, tüm dünya ile kavgalı olarak bir dış politika yürütülemeyeceğini ileri sürdü. Aysever’in Suriye ile Türkiye arasındaki gerilimle ilgili olarak “Suriye ile savaşa girmek Türkiye’nin çıkarına değil” sözleri üzerine Nagihan Alçı araya girdi ve ortalık karıştı:

N.A: Ben senin Esad’a neden yakınlık duyduğunu biliyorum.

E.A: Söylesene o zaman, nedenmiş?

N.A: Sen psikolojik olarak Esad’ı aklama gereği hissediyorsun. Nusayri kökenli olduğun için Esad’a yakınlık duyuyorsun.

E.A: Senin şu an yaptığın şey insanlık suçundan başka bir şey değildir. İnsan hakları suçu işliyorsun. Benim mezhebimi, neye inandığımı nereden biliyorsun. İşte senin kafa, Kürt meselesinde de böyle.

Programın diğer tarafları olan Nazlı Ilıcak ve Altan Öymen ortamı yumuşatmaya yönelik konuşsalar da Enver Aysever’in tepkisini dindiremediler.

BDP Meclis’e gitme kararı aldı

Bugün Diyarbakır’da bir araya gelen Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu milletvekilleri Meclis‘e dönme kararı aldı.

Basına kapalı olarak yapılan toplantıda milletvekillerinin ağırlık olarak Meclis’e gitme yönünde görüş bildirdiği ve şartlı olarak Meclis’e gitmeyi kararlaştırdığı öğrenildi.

Engelsiz yaşam haktır, lütuf değil

Mahmut Keçeci

Sakatlar Erişim Platformu, başta engelliler olmak üzere tüm yaşlılar, çocuklar ve hamileler için engelsiz, güvenli, insanca ulaşım için imza kampanyası başlattı . Daha önce yaptıkları çeşitli eylemler ve basın açıklamaları ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni kara değil, insan haklarına dayalı hizmet üretmeye çağıran Platform, 28 Ağustos’ta İBB hakkında suç duyurusunda da bulunmuştu.

Suç duyurusu gibi imza kampanyasına da neden olan ihlallerden biri 13 Ağustos günü Halkevleri Engelli Hakları Atölyesi aktivisti Mahmut Keçeci’nin başına gelmişti. Keçeci, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin engelliler için ulaşımda gerekli önlemleri almaması sonucu Osmanbey metrosunda raylara düşerek bacağını kırmıştı.

Kampanyaya destek olmak için http://www.halkevleri.org.tr/iletisim/engelsiz-guvenli-ulasim-icin-bir-imza-da-sen-ver adresine uğrayabilirsiniz.

(Yeşil Gazete)

 

Çocuk Gelinler temalı filmler Antalya’da

0

Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Kültür Sanat Vakfı (AKSAV) işbirliğiyle 8-14 Ekim tarihlerinde düzenlenecek 48. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “çocuk gelinler” sorunu ele alınacak.

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Altın Portakal ve Uçan Süpürge işbirliğiyle 48. Festival’in “Sanatta Sosyal Sorumluluk” projesi çerçevesinde “Çocuk Gelinler” film gösterimleri gerçekleştirilecek, izleyenlere “çocuk gelinler olmasın” mesajı verilecek.

Uçan Süpürge’den katılımcılar ile Antalya’da bulunan toplum merkezlerindeki “çocuk gelinler” temalı sözsüz film gösterimleri ücretsiz olacak.

Çocuk Gelinler Projesi

Uçan Süpürge tarafından 54 ilde yürütülen Çocuk Gelinler Projesi, Sabancı Vakfı Toplumsal Gelişme Hibe Programı’nca destekleniyor.

Proje kapsamında, kadınlara, çocuklara, kamu ve sivil toplum kuruluşlarına (STK), toplumun her kesiminden kişi ve kuruluşlara “çocuk gelinler olmasın” mesajı verilip, 54 bin imza toplanarak TBMM’ye sunulması hedefleniyor.

Çocuk Gelinler Projesi kapsamında film gösterimleri ve toplumsal cinsiyet ve erken evlilik konularında katılımcılarla söyleşiler düzenleniyor. Ziyaret edilen illerde yerel yöneticiler ve STK’larla da görüşmeler yapılıyor. İl ziyaretleri ve söyleşiler sırasında yasal önlemlerin alınması ve karar vericilerin çözüm için harekete geçmesi amacıyla imza toplanmaya devam ediliyor.

Proje kapsamında ayrıca 10 ilde erken evlilik haritasını ortaya koyacak bir araştırma çalışması yürütülüyor. Proje kapsamında bugüne kadar ziyaret edilen 54 ilde yüzlerce kamu yöneticisi, yerel yönetici, sivil toplum kuruluşu ve yerel medya temsilcisiyle görüşüldü.

Projenin uzantısı olan “Çocuk Gelinler” belgeseli ise mayıs ayında izleyiciyle buluşacak.

Festival çerçevesinde Antalya’da gösterimi yapılacak filmler ise şöyle:
Damla Köle’nin “Beni Geri Çağır Hayat – I Wısh”, Dennis Todorovic’in “Nefes Al, Alma, Nefes Al!-Breathe Alma, Breathe!”, Bilal Çakay’ın “Salıncak – Swing”.

Dünyanın en yaşlı kadını öldü

0

Manisa’nın Salihli ilçesinde ikamet eden ve dünyanın en yaşlı kadını unvanına sahip olan 121 yaşındaki kadın hayatını kaybetti.

Türkistan’dan 1953’te Türkiye’ye göç eden ve 58 yıl sonra çıkarılan nüfus cüzdanı sayesinde Türk vatandaşı olan ‘Dünyanın en yaşlı kadını’ 121 yaşındaki Gaışhıkaan Sıhıkaan vefat etti.

Bir süre önce mide kanaması rahatsızlığı nedeniyle Salihli Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alınan ve 3 gün sonra hastaneden taburcu edilen Sıhıkaan, evinde istirahate çekilmişti. Dünya’nın en yaşlı kadını olmasından dolayı özellikle bürokratların ve milletvekillerinin yakın ilgi gösterdiği Sıhıkaan’i, çok sayıda kamu görevlisi de ziyaret etmişti.

Sıhıkaan’in yarın (Salı) Kurtuluş Camii’nde öğle namazına müteakip kılınacak olan cenaze namazının ardından Asri Mezarlığa defnedileceği öğrenildi.

Türkistan’da bulunan Tanrı Dağları’nın kuzey eteklerindeki Erenkabırga bölgesinde 1890 yılında dünyaya gelen Sıhıkaan, 1940 yılına kadar burada yaşadı. Daha sonra Pakistan’a, oradan da Hindistan’a göç eden Sıhıkaan, eşini ve 5 çocuğunu salgın bir hastalık nedeniyle Haydarabat’ta kaybetmişti. Yaklaşık 13 yıl daha bu kentte kalan Gaışhıkaan Sıhıkaan, 1953 yılında Türkiye’ye göç ederek Manisa’nın Salihli ilçesinde Kazak Türklerinin ağırlıklı olarak yaşadığı Kurtuluş Mahallesi’ne yerleşti.

(Ajanslar)

Hasip Kaplan: KCK operasyonlarında Taraf’ın parmağı var

Taraf Gazetesi‘nden bazı çalışanlarının KCK operasyonlarının hazırlanma ve uygulanma süreçlerinde yer aldığını kaydeden BDP Şırnak milletvekili Hasip Kaplan, “Kürtlere saldırmak kolaydır, mazlumlara saldırmak kolaydır. Bu zor günlerde gerçeklerin yanında yer alanlar belli olur” dedi.

Habertürk’e konuşan Hasip Kaplan, Taraf’a ve Ahmet Altan‘a ‘’yüreğiniz ve vicdanınız yetiyorsa Öcalan’la mutabık kalınan üçlü protokolü yayınlayın’’ çağrısı yaptı. Bazı Taraf çalışanlarının KCK operasyonlarının hazırlanma ve uygulanma süreçlerinde yer aldığını belirtti.

Hasip Kaplan şöyle dedi: “Ahmet Altan önce bu bilgileri kimden aldığını bir açıklasın bakalım. Yanındaki bazı polis uzmanı geçinen kişiler istihbarattan aldığı yalan yanlış bilgilerle bu tür şeyler yazıyorlar. Bizim aldığımız bilgiler böyle değil. Mutabakat sağlanmıştır o görüşmelerde. Ahmet Altan ve Taraf gazetesi eğer dürüstse, vicdanlıysa, yürekliyse, insansa bu üçlü protokolü gazetesinde bassın. Biraz gerçekçi ve vicdanlı olmak gerek. Böyle günlerde BDP’ye saldırmak kolaydır. Kürtlere saldırmak kolaydır, mazlumlara saldırmak kolaydır. Güçlünün, zalimin yanında olmak kolaydır… Bu zor günlerde gerçeklerin yanında yer alanlar belli olur. Biz buna davet ediyoruz. O’nun gazetesinde çalışan bazı tipler var ki, bu KCK operasyonlarının tezgahlarını, senaryolarını, komplolarını hazırlayanlar onlardır.”

(Anf)