Ana Sayfa Blog Sayfa 4596

100 yıllık mektup açıldı… Ve içinden…

0

100 yıl önce Norveç’te bir müzeye bırakılan ve 24 Ağustos 2012’de açılması için mühürlenen paket açıldı. Paketten dönemin kralından gönderildiği iddia edilen flamalar ve bazı evraklar çıktı.

Norveç’in Gudbrandsdal bölgesinde 26 Ağustos 1912 tarihinde Johan Nygard tarafından dönemin belediye başkanına teslim edilen ‘gizemli paket’ canlı yayında açıldı.

Paketin içerisinden dönemin kralından gönderildiği iddia edilen resmi flamalar ile bazı evraklar çıktı.

Flamalar ve evrakların içeriğine dair açıklamanın, uzmanlarca yapılacak olan incelemenin ardından yapılacağı bildirildi.

Paketten ayrıca 1919 yılına ait bir gazete ile bazı kutlama telgrafları da çıktığı kaydedildi.

“100 yıl sonra açılması” gerektiğine dair bir notla teslim edilen paket 1. ve 2. Dünya Savaşlarından kaybolmadan çıkmayı başarmıştı.

Onlar Dünya’nın gerçek kahramanları: Lars ve Stefan

Almanya’da her yıl 11 milyon ton gıda çöpe atılıyor. Çoğunun atılmasına aslında gerek yok. Buna tepki gösterenler de süpermarketlerin çöp bidonlarından, hâlâ tüketilebilecek durumda olan gıda maddelerini topluyor.

Stefan sessizce bisikletini park ediyor, alnına bir lamba bağlıyor ve eldivenlerini giyiyor. Görüntüsü biraz bir maden işçisini andırıyor. Usulca bir çöp bidonunun kapağını açıyor. Bir anda sayısız sinek uçuşuyor. Stefan ve arkadaşı Lars istifini bozmuyor. Birlikte bidonun derinliklerine kadar çöpleri karıştırıyorlar, çıkardıklarının bazılarını geri atıyor, bazılarının ise üzerini silip bir kenara koyuyorlar. Topladıkları, çilek kuş üzümü ve birkaç demet çiçek.

Stefan, „Pek fena gözükmüyorlar, ama yine de pek kız arkadaşına verilecek gibi değiller“ diyor.

Diğer konteynırlar ise ağzına kadar sebze dolu. Havuç, salata ve üçlü paketler halinde dolmalık biber. Stefan, karşılarına sık sık çıkan bir sorun olduğunu söylüyor:

“Üçlü paketteki sebze ya da meyvelerden biri bozulmaya yüz tutunca, tutup hepsini birden çöpe atıyorlar.”

Ne yasak, ne yasal

Çöp avcıları arayışlarına devam ediyor. Bir sonraki duraklarında çöp bidonları metal bir kapının ardında saklı. Lars ve Stefan çöp bidonlarını dışarı çıkarıyor. Ancak dikkatli olmaları gerek, zira hemen yakınlarında karakol var. Çöp avcılarının yaptıkları yasaklanmamış da olsa, yasal da sayılmaz. Çünkü resmi açıdan bakıldığında, süpermarketlere ait olan malı karıştırıyorlar.

 

Zarar vermedikleri ve ortalığı kirletmedikleri sürece, çoğu dükkân sahibi, çöp avcılarını görmezden geliyor. Fakat arsanın etrafı çitlerle çevriliyse, çöp avcılarının yaptığı haneye tecavüz sayılıyor ve bunun cezası bir yıl hapsi bulabiliyor. Bu sefer Stefan ve Lars’ın şansı yaver gidiyor, bidonlar gayet bereketli: Pideler, kepekli ekmekler, çikolata, bir torba patates, şeftali ve muz.

Stefan heyecanlanıyor: “Birinci kalite nugatlı bir dürüm! İndirimli fiyatı 90 Cent ise, taze olduğunda kim bilir ne kadar pahalıydı.”

Lars ve Stefan’ın bulduğu birçok gıda maddesi halen tüketilebilir durumda. Ama örneğin süpermarketteki muzun kenarında kahverengi bir leke oluşmuşsa, hemen çöpe atılıyor.

Sadece yiyebilecekleri kadar

İkili, sırt çantalarına sadece kısa bir süre içinde yiyebilecekleri kadar gıda maddesi koyuyor. Bir kısmını da arkadaşlarına veriyorlar. Üniversite öğrencisi Lars haftada iki kez tura çıktığını söylüyor.

“Üç ay önce başladım buna.” diyen Lars, “Öncesinde konuyla ilgili bir belgesel seyretmiş ve çok etkilenmiştim. Düşünüp taşındım ve gıda maddelerinin boşa çöpe atılmasına karşı benim de yapabileceğim bir şey olduğuna karar verdim” şeklinde konuşuyor.

 

Stefan ise sadece tereyağı ya da süt gibi taze ürünler için süpermarkete gidiyor, gerisini – deyim yerindeyse – çöpten avlıyor.

“Kesinlikle değdi”

İkili, gecelik turlarının sonunda, bulduklarını bir banka seriyor. Lars, memnuniyetini, „Tüm bank taze gıda maddeleri ile dolu. Muzun üzerinde birkaç kahverengi leke var diye yememek olur mu?! Kesinlikle değdi. Bunlar bana iki, üç gün yeter.” şeklinde ifade ediyor.

©Deutsche Welle Türkçe

Arne Lichtenberg / Çeviren: Aydın Üstünel

Editör: Ahmet Günaltay

Galleria ve Ataköy Marina satılıyor… Değeri: 1 milyar 200 milyon dolar

Ataköy Turizm Kompleksi, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) mülkiyetindeki 6 arazi ve DATİ Yatırım Holding’in tüm hak ve varlıkları ile 1 milyar 200 milyon dolar muhammen bedelle satışa çıktı.

Mülkiyetin bir kısmı TOKİ’de, üst kullanım hakkı DATİ Holding’de bulunan yaklaşık 670 bin metrekarelik Ataköy Turizm Kompleksi’nin satışına ilişkin teknik detaylar, ihale koşulları ve satış bedeli, TOKİ İstanbul Emlak Dairesi Başkanı Ali Seydi Karaoğlu, DATİ Yatırım Holding Yürütme Kurulu Başkanı Gökhan Kıran, Dati Yatırım Holding Genel Müdürü Ulvi Süvarioğlu tarafından düzenlenen basın toplantısında açıklandı.

1 milyar 200 milyon dolar muhammen bedele sahip Ataköy Turizm Kompleksi’nin satışıyla ilgilenenler, 3 Eylül’den itibaren Dati Holding’in oluşturacağı “Bilgi Odası”ndan gerekli detaylı bilgiye ulaşabilecekler. Açık artırmaya katılmak isteyenler 10 milyon dolar katılım teminatı ve 25 bin dolar dosya bedeli ödeyecek. Açık artırma teklif toplantısı ise 17 Ekim Çarşamba günü saat 14.00’te Bilkent TOKİ toplantı salonunda düzenlenecek.

TOKİ ve Milli Emlak ile yaptığı anlaşma sonucunda üst kullanım hakkını 2038 yılına kadar elinde bulunduran DATİ Yatırım Holding AŞ, bu satışla kendisine ait yaklaşık 10 bin metrekare arazi ile birlikte tüm kullanım haklarını da satacak. DATİ tasarrufunda bulunan kompleksin yaklaşık 138 bin metrekarelik kısmının çıplak mülkiyetine sahip TOKİ ise kendisine ait bölümü satarak elde edeceği geliri kentsel dönüşümde kullanacak.

“TOKİ’nin elde edeceği kâr: 500 milyon dolar”

TOKİ İstanbul Emlak Dairesi Başkanı Ali Seydi Karaoğlu, alandaki TOKİ mülkiyetinde bulunan yaklaşık 138 bin metrekare araziden 1986 yılındaki sözleşme koşullarına göre yıllık 3 milyar lira kira bedeli alındığını, bunun da bugünkü koşullarda oldukça düşük olduğunu, oysa arazinin çok daha kıymetli olduğunu söyledi.

Araziyi 2038 yılına kadar yılda 3 milyon lira gibi bir gelirle beklemek yerine, daha yüksek gelir elde edip daha büyük yatırımlar yapmak hedefiyle yola çıktıklarını belirten Karaoğlu, “Hesap yaptık. Alandaki TOKİ arazilerinin emlak vergisi zaten 3 milyonun üzerinde. Kalan 26 yıllık kira bedeli 80 milyar lira. Satıştan TOKİ’nin elde edeceği kar ise 500 milyon dolar. Ayrıca bunu peşin alıyoruz” dedi.

Kompleksi yerli yatırımcının almasını arzuladığını ifade eden Karaoğlu, “Hava, deniz, kara ulaşımı, turizm potansiyeli, manzarası, mevcut imar planındaki koşulları açısından İstanbul’un en kıymetli arazisi. Buranın kesinleşmiş imar planı mevcut, bütün mahkemelerden, itirazlardan geçmiş, herhangi bir ihtilaf söz konusu değil. Yatırımcılar için de çok cazip bir lokasyonda. Turizm potansiyeli için, İstanbul için çok önemli. Bu hedeflenen projelerin hayata geçirilmesi ülkemizin ve İstanbul’un turizm potansiyelini tahmin edemeyeceğimiz kadar artırabilecek düzeyde” diye konuştu.

Kompleksin içine yapılması planlanan mega yat limanı için yaklaşık 167 bin metrekarelik bir alana dolgu gerçekleştirileceğini kaydeden Karaoğlu, yat limanına ait imar planlarının kesinleştiğini ve ihaleye gireceklerin bu alanları hangi haklarla satın alacaklarını ayrıntılı olarak göreceklerini kaydetti.

Türkiye’de ilk kez gerçekleşecek bir satış modeli

DATİ Yatırım Holding Yürütme Kurulu Başkanı Gökhan Kıran, Ataköy Turizm Kompleksi’ni 2005 yılında Özelleştirme İdaresi’nden satın aldıklarını ve üzerinde Galleria Alışveriş Merkezi, Sheraton İstanbul Ataköy Hotel, Ataköy Marina Hotel, Ataköy Marina ve Ataköy Marina Park’ın yer aldığını belirterek, “200 milyon dolara devraldığımız Ataköy Şirketleri’ni, yaklaşık 7 yıllık süreç içinde 200 milyon dolar yatırımla, yeniledik ve rehabilite ettik. Bölgeyi daha yaşanabilir bir alan haline getirdik. Ataköy’de global bir yaşam merkezi oluşturduk” dedi.

Dünya denizcilik piyasalarında yaşanan gelişmelerden ötürü DATİ Yatırım Holding’i satma kararı aldıklarını ifade eden Kıran, “DATİ Yatırım Holding olarak buranın satışını mal sahibimiz TOKİ ile birlikte değerlendirme hususunda bir yıldır çalışıyoruz. Biz hisselerimizi satıyoruz, TOKİ mülkünü satıyor. Böylece ekonomik bir bütünlük içinde alıcı, DATİ’nin hisselerine ve TOKİ’nin mülkiyetindeki arazilere sahip olarak, işleyen bir sisteme giriyor. Devlet ve özel sektör işbirliğine örnek bir model oluşturduk” diye konuştu.

Satıştan elde edilecek gelirin yüzde 60’ının kendilerinin, yüzde 40’ının TOKİ’nin olacağını, muhammen bedelin üzerine çıkılması durumunda ise TOKİ’nin payının yüzde 60, DATİ Holding’in payının yüzde 40 olacağını belirten Kıran, şöyle devam etti:

“İstanbul bu tip yatırımlar için dünyanın parlayan yıldızı. Bu satış, gayrimenkul sektöründe yapılmış en büyük satış. Ayrıca emlak sektörüne ciddi anlamda moral kazandıracak. Satışla TOKİ’nin ciddi bir kazanç sağlaması söz konusu. Aynı zamanda biz de yaptığımız yatırımları kazanca dönüştürmüş olacağız. Ama esas en büyük kazanç yeni alıcının önünde duruyor. Alacak kişinin zarar etmek gibi bir ihtimali yok. Kaçırılmayacak bir fırsat.”

Yurt

Greenpeace Gazprom’u durdurdu

Bugün sabah saatlerinde, aralarında Genel Direktör Kumi Naidoo’nun da bulunduğu Greenpeace Uluslararası eylemcileri Gazprom şirketinin ‘Prirazlomnaya’ petrol arama platformuna tırmanarak şirketin Kuzey Buz Denizi’ndeki tehlikeli petrol arama faaliyetlerini durdurmasını talep etti.

Sabah yerel saatle 4.00’da platforma tırmanan altı eylemci, platformun faaliyetlerini durdurdu ve ‘Kuzey Kutbu’nu öldürme’ yazılı pankartlar açtı. Eylemcilerin, platformda günlerce kalabilecek erzak ve ekipmanları bulunuyor. Greenpeace Genel Direktörü ve Güney Afrikalı insan hakları aktivisti Kumi Naidoo Haziran 2011’de de İngiliz Cairn Enerji şirketinin petrol platformuna tırmanmıştı.

Bu hafta başında ABD Ulusal Buz ve Kar Veri Merkezi’nin yaptığı tahminlere göre Kuzey Kutbu’ndaki buz kalınlığı çok kısa bir süre içinde 2007’deki rekor erime seviyesine ulaşacak.  Eylül ayında ise bu rekorun kırılması bekleniyor.

Kumi Naidoo, eylemle ilgili olarak, “Kuzey Kutbu’nu korumak için başlattığımız harekete bir milyonun üzerinde insan katıldı. Bugün Gazprom’un petrol platformuna onları temsilen tırmandık. Burada, geçtiğimiz hafta bu bölgedeki petrol aramalarına karşı bir bildiri yayımlayan Rusya’nın yerli halklarının da sesi oluyoruz. Bölgede bir petrol sızıntısını önlemenin tek yolu, bu eşsiz bölgede petrol aramalarını tamamen yasaklamaktır. Tehdit hepimizi etkiliyor. Ülkem Güney Afrika’da her zaman olduğundan daha büyük bir iklim değişikliği tehdidiyle karşı karşıyayız. Çünkü Shell ve Gazprom gibi şirketler dünyada kalan son petrol damlalarını bulabilmek için temiz enerji alternatiflerinin önünü tıkayan politikalara para akıtıyor. Bugün burada bu şirketlere ‘daha ileri gidemezsiniz’ dediğimiz bir sınır çiziyoruz’ dedi.

 
Kaza anında müdahale planları yok

Rus enerji devi Gazprom, önümüzdeki yılın başında sondaj faaliyetlerine başlamayı planlıyor. Gazprom, Kuzey Buz Denizi açıklarında ticari sondaj faaliyetlerine başlayacak ilk şirket olacak

Geçtiğimiz hafta Greenpeace, Gazprom’un resmi bir petrol sızıntısı müdahale planı olmadan faaliyetlerini yürüttüğünü belirtti. Gazprom’un petrol sızıntısı planı Temmuz 2007’de beş yıllık bir süre için onaylanmıştı.

Greenpeace Kuzey Kutbu’nu korumak için başlattığı kampanyanın amacının Kuzey Kutup bölgesinde küresel bir koruma alanı oluşturulması ve bu bölgenin petrol aramalarına ve endüstriyel balıkçılık faaliyetlerine kapatılması olduğunu belirtti. Kampanyaya bugüne dek www.SaveTheArctic.org/tr sitesi üzerinden 1 milyonu aşkın insan destek verdi .

Cumhuriyet

“Dünya Cerebral Palsy Günü” 4 Eylül’de

Cerebral Palsy hastalarının sorunlarını gündeme getirmeleri için bu sene 4 eylül tarihi dünyada ilk defa “Dünya Cerebral Palsy” günü ilan edildi. 4 Eylül tarihine kadar worldcpday.org sitesine konu ile ilgili fikir ve düşünceler iletilebilecek. İsterı 60 saniyelik bir video ile ona imkan bulamayacak durumda olanlar için ise yazılı metin şeklinde.

Dünyada 17 milyon CP’li birey yaşıyor. Cerebral Palysliler 4 Eylül tarihine kadar bütün mesajları bekliyorlar, bu tarihten sonra ise gündeme getirilen sorunlar ile çözüm önerileri site üzerinden oylamaya sunulacak.

worldcpday.org sitesine bırakılan önerilerden bir tanesi

Mesela:
Ben , yaşadığım şehirde tekerlekli sandalye ile ulaşım sağlayan dükkanların listelendiği bir aplikasyon (uygulama) istiyorum.
Jayme Paris
Pekin Paralimpik
Bisiklet dalında bronz madalya sahibi
gibi…

4 Eylül 2012’den sonra paylaşılan her fikir, worldcpday.org sitesinde yayınlanıp oylanacak.. Beğendiğiniz ve gerçekleşmesini istediğiniz fikirlere oy verin, belki gerçekleştirilirler. En popüler fikirler, rüyalarınızı gerçekleştirmek isteyen tasarımcı ve yatırımcılara sunulacak. Belki de aranan çözüm, sizinki olacak. Dünya CP günü, dünyada bir ilk… Bu yüzden tüm arkadaşlarınıza ve çevrenize haber vermeniz çok ama çok önemli

Dünya Cerebral Palsy Günü hakkında hazırlanan filme buradan ulaşabilirsiniz.

(Yeşil Gazete, Engelname.net)

 

 

Bir adam, bir yılanı ısırırsa, bu bir haberdir

0

Pirinç tarlasında bir kobra yılanı tarafından ısırılan Nepalli çiftçi, yılanı defalarca ısırarak öldürdü.

Muhammed Salmodin, BBC’ye “Bir yılan oynatıcısı, yılan sokduğunda onu öldüresiye ısıranlara bir şey olmayacağını söylemişti” dedi.

Asya, Çevre / İklimÇiftçi, tedavi gördüğü hastaneden taburcu edildi.

Yetkililer, nesli tükenmekte olan bir tür olmadığı için Muhammed Salmodin’in herhangi bir cezaya çarptırılmayacağını bildirdi.

Salmodin, BBC’nin Nepal muhabiri Bikram Niraula’ya, “Yılan tarafından sokulduğumu fark edince eve gidip el fenerimi aldım ve bir kobra yılanı olduğunu gördüm. Onu öldürene kadar ısırdım” dedi.

Yılanı öldürdükten sonra hiç bir şey olmamış gibi günlük iş hayatına devam ettiğini söyleyen çiftçi, hastaneye gitmeyi ailesi, komşuları ve polisin yaptığı baskılar sonucu kabul etmiş.

Olay, Salı günü, Nepal’in başkenti Katmandu’nun 200 kilometre güneydoğusunda bulunan bir köyde gerçekleşti.

Öldürülen yılanın bölgede yaygın şekilde görülen kobra yılanı olduğu doğrulandı.

Kobra, Nepal’de sık rastlanan zehirli yılan türlerinden sadece biri.

AFP haber ajansının haberine göre Nepal’de her sene yaşanan 20 bin yılan sokması vakasında bin kişinin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.

Bu olayların çoğu ülkenin güneyinde bulunan Terai ovalarında meydana geliyor.

Yılan zehrinin insan üzerindeki etkileri türden türe farklılık gösterdiği için, ne yapılması gerektiği konusunda genel bir tavsiye vermek zor.

Ancak İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi’nin hazırladığı kılavuz, şöyle diyor:

Sakin kalın
Yılanın şeklini, boyutunu ve rengini hatırlamaya çalışın

Zehrin yayılmasını önlemek için yılanın soktuğu noktayı olabildiğince hareketsiz tutmaya çalışın

Isırılan noktadaki takı ve saatleri çıkarın, zira şişik yapabilir

Kıyafetlerinizi çıkarmaya çalışmayın

Derhal tıbbi yardım alın

Turnike ve vücuttan zehir emmek gibi yaygın uygulamalardan kaçınılması gerektiği öneriliyor

BBC Türkçe

Yunanistan, resmen adalarını satıyor

0

Yunanistan Başbakanı Samaras, krizden çıkabilmek için Ege Denizi’ndeki bazı adalarını satacaklarını açıkladı.

Krizde olan Yunanistan’a borçlarını ödeyebilmesi için “O halde adalarınızı satın” diyen Almanya’nın bu akıllara durgunluk veren önerisinin resmi olarak hayata geçtiği Yunanistan Başbakanı Samaras tarafından açıklandı.

Yunanistan Başbakanı Antonis Samaras Fransız Le Monde Gazetesi’ne verdiği demeçte, özelleştirme sürecini hızlandırmak ve nakit sıkıntısını aşmak için hükümetin adaların bazılarını satmayı veya kiraya vermeyi düşündüğünü dile getirdi.

Satmayı ve kiraya vermeyi düşündükleri adaların yerleşim bölgesi olarak kullanılmayanlar olacağını söyleyen Samaras, adaları ticari olarak kullanmanın, kullanılmayan arazinin adil bir fiyat karşılığında gelir getirecek bir sermayeye dönüştürülmesi olduğunu ifade etti.

Samaras ile röportajı gerçekleştiren Alain Salles, Yunanistan’ın özelleştirme sürecinin hızlanmasından umutlu olduğunu ve yerleşim yeri olmayan adalardan vazgeçmeye hazır olduğunun altını çiziyor.

Ulusal Yunan turizm örgütü 6000 Yunan ada ve adacığının olduğunu ve bunların yalnızca 227 tanesinin yerleşim alanı olmadığını bildirmişti.

AB Trokyası’ndan yeni kredi dilimlerini bekleyen ve ekonomiyi çevirmek için nakit bulmaya çabalayan Yunanistan aslında Ege Denizi’ndeki bazı adalarını satma süreci daha önce başlamıştı.

Hatta Katar Emiri Şeyh Hamad Bin Halifa El Thani’nin başında bulunduğu Katar kraliyet ailesi Oksia adlı Yunan adasını 5 milyon Avro karşılığında satın aldığı haberleri Nisan ayında basına yansımıştı.

Fakat Samaras’ın yaptığı bu son açıklamayla birlikte süreç resmiyet kazanmış oldu.

soL

Armstrong, “Buraya kadar” dedi

0

Fransa Bisiklet Turu’nu yedi kez kazanan Lance Armstrong, Doping Bürosu ile mücadele etmekten vazgeçtiğini açıkladı. Armstorng hakkındaki doping suçlamalarını kabul etmezken artık yorulduğunu söyledi. Kaynaklar bu açıklama sonrası Lance Armstrong’un bütün şampiyonluklarının elinden alınacağını ve spor hayatının sona ereceğini belirtiyorlar.

Doping suçlamaları üzerine bir süredir Amerika Doping Bürosu ile mücadele eden Lance Armstrong suçlamaları reddediyor.

1999 ve 2005 yılları arası kazandığı şampiyonluklarla gelmiş geçmiş en başarılı bisikletçi olarak kabul edilen Armstrong internet sayfasından yaptığı açıklamada doping davasında pes etme kararı aldığını duyurdu.

Yıllardır süren davanın kendisini yıprattığını ve tahkim kuruluna gitmeyi reddettiğini söyleyen Armstrong bu geri adımın iddiaları kabul ettiği anlamına gelmediğini de sözlerine ekledi.

Doping bürosu bu kararı suçun ispatı olarak kabul ediyor.  Madalyaları elinden alınmakla ve spordan men edilmekle tehdit edilen eski sporcu savaşmaktan bıktı. Ancak anti doping bürosunun tehditlerinin boşa olduğunu ve böyle bir yetkiye sahip olmadıklarını da hatırlattı.

100 yıllık mektup birazdan açılıyor…

0

Norveç’te Gudbrandsdal’da bir müzede tutulan 100 yıllık paket, tüm dünyanın ilgisini çekiyor…

26 Ağustos 1912 tarihinde Johan Nygard tarafından dönemin belediye başkanına “100 yıl sonra açılması” gerektiğine dair bir notla teslim edilen paket bugün açılacak.

Yerel politika ile ilgilendiği bilinen Nygard’ın, mektubu teslim ederken, içeriğinin gelecek nesillerin yararına olduğunu ve onları mutlu edeceğini söylediği belirtiliyor.

Tam 100 yıllık yolculuğunu tamamlayan ve tüm dünyanın ilgilendiği mektup bugün Türkiye saati ile 18.00’de açılacak. VGTV sitesinin pakedin açılışını canlı yayınlayacağı duyurulurken, içeriği herkes tarafından merak ediliyor.

İngiltere’den Ekvador’a: ‘Dikkat! Etrafınız sarıldı, Assange’ı verin’

0

İngiliz hükümeti, Ekvador’un Londra Büyükelçiliği’ne gönderdiği mektupla, Wikileaks’in kurucusu Julian Assange ile ilgili görüşmelerin yeniden başlamasını istedi.
    

Yaklaşık üç aydır Ekvador’un Londra Büyükelçiliği’nde bulunan ve bu ülkeye siyasi iltica talebi kabul edilen Assange, İngiltere ile Ekvador arasında diplomatik krize neden olmuştu.

Assange’ın, büyükelçilikten ayrılması halinde şartlı tahliye koşullarını ihlal ettiği gerekçesiyle tutuklanacağını bildiren İngiltere, Wikileaks’in kurucusuyla ilgili görüşmeleri Ekvador’un Londra Büyükelçiliği’ne ilettiği mektupla yeniden başlatmak istiyor.

Bu arada Ekvador Cumhurbaşkanı Rafael Correa yaptığı açıklamada, “İngiltere Assange’a sağlıklı bir çıkış sağlarsa, bu sorun yarın çözülür, aksi halde bu konu aylarca hatta yıllarca sürebilir” dedi.

İngiltere Dışişleri Bakanlığı’nın geçen hafta boyunca birçok Güney Amerika ülkesiyle irtibata geçtiği basına yansırken, konunun bugün Güney Amerika Dışişleri Bakanları tarafından ele alınması bekleniyor.

Neden Ekvador?

İngiltere’de yaklaşık iki yıldır bulunan ve iki kadına tecavüz ettiği iddiasıyla İsveç’e iade kararı onanan 41 yaşındaki Assange’ın, Ekvador’un Londra Büyükelçiliği’ne sığınması, neden bu ülkeyi tercih ettiği sorusunu akıllara getirmişti.

Güney Amerika’da yaklaşık 15 milyon kişinin yaşadığı Ekvador’un, eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Kintto Lucas 2010 yılının Kasım ayında Assange’la konuşarak, ülkesine isterse sığınabileceğini söylemişti. Ancak Cumhurbaşkanı Rafael Correa ile Dışişleri Bakanı Ricardo Patino, Lucas’ın “kendi adına konuştuğunu” söyleyerek, sözlerine destek vermemişti.

İngiltere’de bulunduğu süre içerisinde Londra’daki Ekvador Büyükelçiliği ile yakın ilişki ve irtibat içinde olduğu basına yansıyan Assange, Nisan ayında Cumhurbaşkanı Correa ile bir röportaj yaptı.

Julian Assange “Russia Today” kanalındaki programı çerçevesinde Correa ile konuşurken, Correa, sık sık Wikileaks’i ve Assange’ı övdü.

Wikileaks’in yayımladığı gizli belge ve yazışmaları, ülkesinin istikrarına zarar verdiği için eleştiren Ekvador Cumhurbaşkanı Correa’nın daha sonra bu fikrini ve Wikileaks’e yönelik tavrını değiştirdiği gözlendi.

Ekvador-ABD ilişkileri

Geçen yıl Nisan ayında ise Ekvador ülkede bulunan ABD Büyükelçisi Heather Hodges’u, sınır dışı etti. Hodges’un, Wikileaks’e sızan bir yazışmada, ulusal polis kurumunun başına getirilen bir memurun daha önce yolsuzluğa karıştığından Correa’nın haberi olduğunu iddia ettiği ortaya çıkmıştı. Washington da bunun üzerine, Ekvador Büyükelçisini sınır dışı etmişti. ABD ile Ekvador arasındaki diplomatik ilişkiler geçen yıldan bu yana yeniden oluşturulmaya çalışılırken, iki ülke arasındaki ticari anlaşmanın gelecek yıl Ocak ayında yenilenmesi
bekleniyor.

Özellikle Batı basını geçen bir yıl içinde, Ekvador hükümetinin ve Cumhurbaşkanı Correa’nın “ülkesindeki özel sektör basınına uyguladığı “baskıyı” eleştiren makale ve haberlere sık sık yer verdi.

Rafael Correa, 2007 yılından bu yana cumhurbaşkanlığı yapıyor. 2013 yılında Ekvador’da seçimlerin yapılacağına dikkati çeken İngiliz basını, Correa’nın Assange’ın sığınma talebine onay vermesinin “seçimlerden önce atılmış akıllı bir adım olabileceği ve ifade özgürlüğüne ilişkin kötü sicilini temizleyebileceği” yorumunu yapıyor.

Ancak Ekvador’un, ticari anlaşmayı yenileme tarihi yaklaşırken, ABD ile ilişkileri yeniden bozmayı göze alamayabileceği de kaydediliyor