Ana Sayfa Blog Sayfa 4389

Yeni Papa Arjantinli Kardinal Jorge Bergoglio

Vatikan, yeni Papa’yı seçti. Bueonos Aires’li bir Cizvit olan Kardinal Jorge Bergoglio, Papa 1’inci Francis olarak tanıtıldı.

Katolik Kilisesi’nin başına ilk kez Latin Amerika’dan bir Papa seçiliyor.76 yaşındaki Papa 1’inci Francis, yüzyıllar sonra Avrupa dışından seçilen ilk ruhani lider.

Yeni Papa’nın isminin duyuruluşundan önceki saatte, Vatikan’da Sistine Şapel’den yükselen beyaz duman, yeni Papa’yı seçmek için toplanan 115 kardinalin bir sonuca vardığının işaretini vermişti.

Yeni Papa’nın seçilişi, 16’ncı Benediktus’un istifasını izliyor. Seçim için Sistine Şapeli’ne kapanan kardinallerin yaptıkları oylamada, Papa adayının üçte ikilik oy desteğine sahip olması gerekiyordu.

Papa 1’inci Francis, dünya çapında 1 milyar 200 milyon civarında Katoliğe başkanlık edecek.

2005’te seçilen 85 yaşındaki Papa 16’ıncı Benediktus fiziksel ve zihinsel gücünün zayıflamasını gerekçe göstererek geçen ay istifa etti.

Yeni Papa’nın göreve gelmesi, Katolik kilisesinin cinsel taciz ve Vatikan Bankası’ndaki yolsuzluk iddiaları nedeniyle zor günlerden geçtiği bir döneme rastlıyor.

(BBC Türkçe)

 

 

Yeni Papa’nın seçildiğinin işareti beyaz duman Vatikan’dan göründü

0

Yeni Papa’nın seçildiğini haber veren beyaz duman tüttü.

Vatikan’da Sistine Şapeli’nde toplanan kardinaller Katolik dünyasının yeni ruhani liderini seçti. Yeni Papa, oylamanın beşinci turunda belli oldu. Seçimin tamamlandığını gösteren beyaz duman Sistine Şapeli’nin bacasından tüttü. eni Papa’nın isminin kısa bir süre içerisinde açıklanması bekleniyor.

Yeni Papa’nın seçilmiş olması Vatikan’da sevinç gösterileriyle karşılandı. İstifa ederek görevinden ayrılan 16’ncı Benedikt’in halefi yeni Papa 155 kardinalin 77’sinin oyunu aldı. Kardinaller, Papa’yı seçmek üzere salı günü Sistine Şapeli’nde toplanmıştı.

Dünya üzerinde yaklaşık 1 milyon 200 bin Katolik bulunuyor.

(Deutsche Welle Türkçe)

 

Simcity’ye ekolojist “dokunuş”

Popsci’de Andrew Groen imzasıyla yer alan değerlendirmeyi, Yeşil Gazete gönüllü çevirmenlerinden Gizem Hasırcıoğlu‘nun çevirisiyle sunuyoruz.

***

Efsanevi şehir plancılığı oyunu SimCity’nin yaratıcıları, PopSci’ye oyunlarının asla politik eğilimleri ve gizli mesajları olmadığını söylediler fakat biz onların çevreci görüşlerini kilometrelerce öteden anlayabiliyoruz.

Şeytani fabrika sahiplerinden gıda sektörüne yaptıkları pek de üstü kapalı olmayan kinayelere kadar, yazılımcı Maxis görece ağır bir şekilde, yaşadığımız dünyayı ve aslında nasıl olması gerektiğini ustalıkla anlatmış.

 

Kömür

SimCity baş tasarımcısı Stone Librande kömür santrallerinin pozitif taraflarının- aşırı derecede ucuz ve verimli olması- hakkını vermek istediğini fakat aynı zamanda kömür santraline sahip şehirlerin ciddi bir kirlilik ve hastalığa büründüğünden emin olduğunu belirtti.

Oyunun geliştirme ekibi de “temiz kömür” gibi ikiyüzlü alternatiflerle alay etmek için hiçbir fırsatı kaçırmamış. Yukarda gösterilen kare bu kirli güce karşı yapılan oyunlu kinayelerden sadece bir tanesi. “Temiz kömür” açıklaması ise şöyle “bu olabildiğince temiz ama ulan en nihayetinde kömür!”

***

 

Nüfus yoğunluğu

Şehrinizin nüfus yoğunluğu ancak onu yaşanacak güzel bir yer haline getirdikçe artacaktır ki gerçek hayatta işler pek de böyle yürümüyor. Aslında şehirlere doğru çok yoğun bir insan göçü var ve bu temiz hava falan için değil tab. Milyonlarca kişi Lagos, Nigeria gibi çöp dolu mega metropollere, kirlilik ve suç oranına rağmen, iş aramak için geliyor. Librande dünyanın büyük şehirlerden ziyade sürdürülebilir küçük şehirlerde yaşamasını dilediğini söylüyor.

Oyunun bu bakış açısının biraz idealist gözüktüğünü söylemeliyiz.

***

 

İşverenler/Fabrika sahipleri

Şehrinize ilk fabrika ve üretim yerlerini inşa ettiğinizde, kaçınılmaz olarak alçak süper kötü adam Dr. Vu için çalışan bazı işverenler size yaklaşıyor ve sizi kötü tarafa çekmeye , Vu ve korku hükümdarlığınıbüyütecek pis adımlar atmanız için zorlamaya çalışıyorlar.

Bu durumun, büyük şirketlere ve özellikle de üretime karşı var olan genel olumsuz söylemi yansıttığını söylemek lazım.

***

 

Gıda üretimi

Maxis’in büyük ölçekli gıda endüstrisinin hayranı olmadığı apaçık. Şehrinizde yer alan fabrikaların isimleri genellikle doğal olmayan doğal gıda ürünleri ve et endüstrisinin çevreye verdiği zararlar üzerine kurnaz (veya çok da kurnaz olmayan) kinayelerden oluşuyor.

Örneğin: Yemeğimsi Girişimler (Foodish Enterprises), Kirletici-Makineli Gıdalar (Pollutronics Foods), Yenilebilir Kimyasallar (Edible Chemical), Attırık Gıda (Splurt Co.) İçi doldurulmuş köfteler (Meat Patties) ve en az üstü kapalı olan olan Bebek Maması ve Kurşunlu Boya (Baby Formula and Lead Paint)

***

 

Atık yönetimi

Librande’ye göre bu oyunun başlıca amaçlarından biri gençlerin çevre sorunları hakkında ciddi ciddi düşünmeye başlamasını teşvik etmek. Bu, ürettiğimizin nereye gittiğini anlatan muazzam büyüklükteki israfı anlamayı da kapsıyor. SimCity size çok pahallı bir atık işleme ünitesi inşa etme fırsatı veriyor, ya da kirli ucuz bir kanalizasyon sistemi oluşturabilirsiniz (ki bu tam olarak atıkları ormana pompalamanız anlamına gelecektir).

Resimdeki kahverengi lekeleri görüyor musunuz? Tahmin edin bunlar neyi temsil ediyor.

***

 

Madencilik

Hiçbir şey bir mantar şehri (ç.n.: yoktan varolmuş, hızla kalkınmış ve büyümüş kent) madencilik kadar hızlı ortaya çıkaramaz. Topraklarınızda maden ve rafineri üniteleri inşa ederek kucak dolusu para kazanabilirsiniz. Ama eğer bunlarla nasıl başa çıkacağınıza dair bir planınız yok ise çevreyi kirletecek ve depremlere sebep olacaksınız.

Hatta burada belli miktarda maden toplayan oyunculara ödül olarak verilen “ Açgözlülükle ve daha, daha da derine kazan başkan” diye özel bir ünvan bile var. Bu ünvan, Tolkien’ın Orta Dünyası’nın maden kuyularındaki şeytanı uyandıran cücelerine atıfta bulunuyor.

***

 

Çöp üzerine

Kanalizasyonunuz ile şehri kirletmenin önüne geçmek için yollar varken- örneğin atık işleme tesis alabilirsiniz- ve yeşil enerji uygulamaları mümkün iken- güneş ve rüzgâr santralleri eklemek ve üniversite araştırmaları gibi- çöpleriniz için yeşil olmanın çok iyi bir yolu yok.

Denedik fakat geri dönüşüm ve kompost yapma çöp problemini çözemedi, sadece biraz azaltabildi. Pahalı bir geri dönüşüm tesisi ile çöpü azaltmak mümkün ama şehrinizin çöpü kaçınılmaz olarak yeraltı kirliliği yaratacak.

Diğer tek çözüm ise çöpü yakmak ki bu da hava kirliliğine sebep olacak yani her iki durumda da haberler kötü.

 

 

Yeşil Gazete için çeviren: Gizem Hasırcıoğlu

Yazının özgün hali (ingilizce) için tıklayınız.

(Popsci, Yeşil Gazete)


 

Cangı, “Bu davanın amacı Türkiye ekoloji hareketine gözdağı vermektir”

Bergama Çamköy’de 2005 yılında 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nü kutlamak isteyen çevrecilere altın madeni çalışanları tarafından yapılan taşlı yumurtalı saldırıyla ilgili açılan davanın zaman aşımına uğrayacağı artık kesinleşti.

Duruşmaya Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Eş Sözcüleri Sevil Turan ile Arif Ali Cangı da katıldı

Bergama Asliye Ceza Mahkemesinde, önceki gün görülen duruşmada, Çevre Gününü kutladıkları için yargılanan yaşam hakkı savunucuları, olayda mağdur taraf olmalarına rağmen açılan davada ‘sanık’ yapılmalarını içlerine sindiremediklerini belirtti.

Duruşmaya İzmir ve Bergama’dan  8 yıl önce saldırıya uğramış yaşam hakkı savunucularının yanı sıra Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Eş Sözcüleri Sevil Turan ile Arif Ali Cangı da katıldı.

Duruşma sırasında söz alarak bir açıklama yapan Avukat Cangı olayları yönlendiren maden şirketi patronu Akın İpek’in davada sanık olarak yargılanmasının ardından kendisinin de ‘olağanüstü yollarla’ adeta rövanş alınırmışcasına sanık koltuğuna oturtulduğunu belirtti.

Cangı, “Amaç Bergama hareketi ile özdeşleşen Türkiye ekoloji hareketine gözdağı vermektir. Yargı kararları etkisizleştirilerek, toplumsal tepkiler sindirilerek yaşam alanlarının sömürülmesinin önündeki engeller kaldırılmaya çalışılmaktadır” dedi.

(Evrensel)

Bulgaristan’da hükümeti kurma görevi Raykov’a verildi

0

Geçtiğimiz ay hükümetin istifa ettiği Bulgaristan’da geçici hükümeti kurma görevi diplomat Marin Raykov’a verildi. Raikov, teknokrat kabinesiyle, ekonomisi kırılgan ülkede mali disiplini sağlama sözü verdi. Bulgaristan, 12 Mayıs’ta seçime gidecek.

Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliev, hükümeti kurma görevini Fransa Büyükelçisi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Marin Raykov’a verdi. Maliye Bakanlığı ise Merkez Bankası Başkan Yardımcılarından Kalin Hristov’a verildi.

Geçtiğimiz ay, yüksek elektrik faturalarına duyulan tepkiyle patlak veren protestoların ardından Boyko Borisov hükümeti istifa etmek zorunda kalmıştı. Protestolarda kendini yakan üç kişi hayatını kaybetmişti.

Borisov, istifasından önce elektrik fiyatlarında indirim sözü vermiş ve ülkedeki üç elektrik dağıtım firmasından Çek CEZ firmasının lisansını iptal edeceğini söylemişti. Ancak bu açıklamalar da ülkedeki tansiyonu düşürmeye yetmedi. Ülkede olaylar ancak bu hafta yatışmaya başlayabildi.

Anketlerde Sosyalistler ve Borisov liderliğindeki GERB partisi başa baş gidiyor.

(Euractiv)

 

Google’a kişisel bilgi güvenliğini ihlalden 7 milyon $ ceza

Google, ‘Street View’ uygulaması için görüntü kaydeden kameralı aracının, kablosuz internet bağlantılarına girerek veri kaydettiği suçlaması nedeniyle ABD’de 7 milyon dolar ceza aldı.

Connecticut eyaletinin Başsavcısı George Jepsen, taraflar arasında sağlanan mutabakatın, Google’ın gelecekte kişisel verilere izinsiz olarak erişmek için benzer taktiklere başvurmayacağının güvencesi olduğunu söyledi. Şirket, çalışanlarını buna uygun olarak eğitmekle de yükümlü kılındı.

2008 – 2010 yılları arasında görüntü kaydeden Google aracının, özel kişilere ait kablosuz internet bağlantılarına girerek şifresiz durumdaki verileri kaydettiği ortaya çıkmıştı.

Google önce bu iddiaları geri çevirmiş, daha sonra yapılan incelemelerde ise e-posta gibi içeriklerin kaydedildiği saptanmıştı. Google, verilerin hiçbir şekilde ticari amaçlarla kullanılmadığını öne sürmüştü.

(Deutsche Welle Türkçe)

 

Suriyeli çocuklar iç savaşta hem canlı kalkan hem asker hem bekçi

Save the Children (Çocukları Kurtar) yardım örgütüne göre, çocuklar savaşta hamal, bekçi, muhbir, asker ve kimi durumlarda canlı kalkan olarak kullanılıyor.

Örgüte göre Suriye’de yaklaşık 2 milyon çocuğa yardım ulaştırulması gerekiyor. Suriye’de Mart 2011’de Beşar Esad yönetimine karşı başlayan savaşta on binlerce kişi öldü, yüz binlerce kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Save the Children’ın “Ateş Altındaki Çocuklar” raporuna göre, Türkiye’deki uzmanların görüştüğü her dört Suriyeli çocuktan üçü savaşta bir yakınını kaybettiğini söyledi.

Birçok Suriyeli çocuk, hastalık riskinin yüksek olduğu koşullarda yaşıyor. Savaş nedeniyle fiyatların aşırı yükselmesi yoksul ailelerin hayatını daha da zorlaştırdı. Bu aileler yiyecek bulmakta giderek zorlanıyor.

(BBC Türkçe)

 

 

PKK kamu görevlilerini teslim etti

BDP’li Zenderlioğlu, PKK’nın elindeki rehin kamu görevlilerinin serbest bırakıldığını açıkladı. Irak’a giden heyet 8 kamu görevlisini teslim aldı.

PKK’nın değişik zamanlarda kaçırdığı 8 asker ve kamu görevlisi, Türkiye’den giden heyete Kuzey Irak’ta teslim edildi.

PKK’ nın elindeki kamu görevlilerini teslim almak için Irak ‘ a giden heyet görevlileri teslim alacağı noktaya ulaştı…Heyet Zap vadisinde Amediye yakınlarında bir noktaya geldi. Heyeti burada PKK ‘lılar karşıladı. Heyet, Zaho Vadisi Amediye yakınlarında PKK’ lılarla görüşme yaptıktan sonra 8 kamu görevlisinin bulunduğu alana gitti. PKK ’nın kaçırdığı ve Abdullah Öcalan’ın ‘çözüm süreci’ kapsamında serbest bırakılmasını istediği 8 asker ve kamu personeli, dün Kuzey Irak’a giden heyete bu sabah teslim edildi. Heyette yer alan BDP milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu, ‘personeli güvenli bir şekilde teslim aldık’ açıklaması yaptı.

Kuzey Irak yönetimi ile Türk gazeteciler arasında dün akşam başlayan ve bu sabah devam eden ‘görüntü alma krizi’ nedeniyle kaçırılan 8 personelin heyete teslimi bir kaç saat gecikti.

BDP milletvekilleri Hüsamettin Zenderlioğlu ve Adil Kurt, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici ile Mazlum Der Genel Başkanı Faruk Ünsal’dan oluşan heyet, saat 11:00 sularında 8 asker ve kamu personelini PKK’lılardan teslim aldı. BDP’li Hüsamettin Zemberlioğlu, AFP’ye yaptığı açıklamada rehinelerin sorunsuz bir şekilde teslim alındığını açıkladı.

(Agos)

 

Dinçer Çekmez hayatını kaybetti

Sinema ve tiyatro oyuncusu Dinçer Çekmez, İstanbul’da 73 yaşında hayatını kaybetti. Çekmez’in en çok akılda kalan karakteri Kemal Sunal’la ile birlikte kamera karşısına geçtiği 1979 yapımı “Şark Bülbülü” filminde canlandırdığı mafya babası rolü idi. Psikopat bir mafya babasını canlandıran Çekmez, sinirlendiği zaman yatışmak için dayak atmak üzere mutfakta çalışan Şaban’ı(Kemal Sunal) getirmeleri için adamlarına söyledği, “Mazlum’u getiren bana” repliği ile unutulmazlar arasına girmişti.

70’li yıllarda komedi filmlerinde rol alan Çekmez, Kemal Sunal’la birlikte oynadığı Şark Bülbülü, Tarzan Rıfkı, İnek Şaban, Şaban Askerde, Süt Kardeşler, Şabanoğlu Şaban, Atla Gel Şaban gibi filmlerle tanındı.

Filmlerde kullandığı kültleşmiş “O kadar!” ve “Mazlum’u getirin bana!” gibi replikleriyle ve “Kadırgalı Eşref” adlı bir kabadayıyı oynadığı Şabanoğlu Şaban filminde attığı nârâlarıyla meşhur oldu.

http://www.youtube.com/watch?v=8n8PQt-YiWU

Sinema ve tiyatro oyuncusu Metin Çekmez’in de ağabeyi olan Dinçer Çekmez, İstanbul Şehir Tiyatroları’nda pek çok oyunda rol aldı.

(Yeşil Gazete)

Greenpeace’den “Güneş, Rüzgar bize yeter” dedirten Fukuşima pankartı

Fukuşima nükleer felaketinin ikinci yıldönümünde biraraya gelen Greenpeace gönüllüleri, dünyanın yenilenebilir enerjiyle çalışan ilk ışıklı pankartını tanıttı.

Greenpeace gönüllüleri, dünyanın yenilebilir enerjiyle çalışan ilk ışıklı pankartını açtı. Güneş ve rüzgar enerjisiyle çalışan ve üzerine “Fukuşima ders olsun, enerjimiz temiz olsun” yazan pankartı gönüllüler kendi elleriyle yaklaşık bir haftada yaptı. Eminönü’nde gerçekleşen etkinlikte gönüllüler ayrıca güneş enerjisiyle çalışan ocak, termos, el feneri gibi ürünlerin de tanıtımını yaptı. Gönüllüler, Türkiye’nin nükleerden vazgeçerek yenilenebilir enerjilere yatırım yapmasını talep etti.

Grup adına açıklama yapan İpek Peker, “Fukuşima felaketinin üzerinden iki yıl geçmişken, bölgede yaşanan acılar devam ediyor. 160 binin üzerinde insan evlerini terk etmek zorunda kaldı ve nükleer endüstri gerekli tazminatları vermedi. Biz gençler, Türkiye’de güneş ve rüzgar potansiyelimiz bu kadar fazlayken nükleer gibi bu kadar tehlikeli bir enerjiye yatırım yapılmasını geleceğimiz adına endişe verici buluyoruz.

Nükleere alternatif olan yenilenebilir enerjilerin uygulanabilir olduğunu ve daha ucuz olduğunu göstermek için hem bu pankartı hem de rüzgar türbinini kendi ellerimizle çok kısa bir sürede yaptık. Bu pankartın enerjisi sadece güneş ve rüzgardan depolanan enerjilerle sağlanıyor. Hükümeti, bizler için daha aydınlık bir gelecek planlamaya, bunun için de nükleerden vazgeçerek temiz enerjilere yatırım yapmaya çağırıyoruz” dedi.

(T24)