Ana Sayfa Blog Sayfa 4355

THY’de yeniden grev zamanı!

0

Hava-İş Sendikası, THY’nin 305 işçinin işe geri iadesi konusunda uzlaşmayı reddetmesi üzerine 10 Nisan 2013 Çarşamba günü yeniden greve gitme kararı aldı.

Türk Hava Yolları ile Hava İş arasında havacılık iş kolunda grev hakkının yasaklanmasına karşı greve çıktıkları için işten atılan havayolu çalışanlarının işe iadesine yönelik yapılan görüşmeler sonuç vermedi. THY’nin işçilerin işe geri alınmayacağını duyuran açıklamasınından sonra Hava İş THY’de greve gitme kararı aldı.

10 Nisan’da grev var
Grev kararını bir açıklamayla duyuran Hava İş yönetimi, açıklamada 305 işçinin işe dönüşü dahil tüm uyuşmazlıkların çözümü için görüşmelerin başlatılması tekliflerine, THY yetkililerince olumsuz yanıt verildiğini belirterek, “Bu gelişme üzerine toplanan sendikamız yönetim kurulu daha önceden duyurduğu yarın yapacağı yönetim kurulu toplantısında herhangi bir değerlendirme gündemi kalmadığından toplantıyı iptal etmiş ve 10 Nisan 2013 tarihinde grev kararı alınmasına karar vermiştir” dedi.

“İçinde işe geri dönüş olmayan teklifleri tartışmayacağız”
Açıklamada sendikanın 10 Nisan’da grev kararının nedenlerine ilişkin bilgilendirme yapmak üzere saat 11.00’de Hava-İş Genel Merkezinde basın açıklaması yapacağı ve aynı gün grev kararını işyerlerinde ilan edeceği belirtildi.

Açıklamada son olarak, “Hava-İş’in sağduyu ve iyi niyetle uzattığı uzlaşma elinin işverence değerlendirmeye gerek görülmemesi sonucu olarak sendikamız da bu tarih itibarı ile içinde 305 işçinin işe geri dönüşü olmayan hiç bir teklifi tartışmayacaktır” denildi.

(sol)

Neruda’nın cenazesi mezarından çıkarıldı

0

Şilili adli tıp uzmanları, General Augusto Pinochet rejimi döneminde zehirlenerek öldürüldüğü iddialarını araştırmak için Neruda’nın cenazesini mezarından çıkardı.

Şili’deki adli tıp servisinin müdürü Patricio Bustos, gazetecilere yaptığı açıklamada, bir saat süren çalışmadan sonra çıkarılan Neruda’nın tabutunun iyi durumda olduğunu belirtirken, yetkililer ünlü şairin cenazesini başkente götürdü.

Bustos, laboratuvarda yapılacak ilk incelemeden sonra süreçle ilgili bir takvim belirleyecekleri ifade ederek, işin en karmaşık yanının, bilinen zehirlerin yanı sıra şaire zarar verecek kadar yüksek dozlardaki tıbbı içerikleri kapsayan toksik maddeleri aramak olacağını söyledi.

Neruda’nın ölüm nedeni resmi kayıtlarda, çok sayıda arkadaşının ölümüne ve işkenceye uğramasına neden olan 1973’teki askeri darbeye tanıklık etmesinin yol açtığı travma ve prostat kanseri olarak gösteriliyordu.

Öte yandan Neruda’nın şoförü ve koruması Manuel Araya ile diğer birçok Şilili, Neruda’nın Pinochet’nin casusları tarafından öldürüldüğünü iddia ediyor.

1971’de Nobel edebiyat ödülünü kazanan Neruda, 11 Eylül 1973’te darbeci askerlere teslim olmayarak intihar eden sol görüşlü eski Şili Devlet Başkanı Santiago Allende’nin yakın dostuydu. Neruda, sürgüne gitmeden bir gün önce ambülansla Santa Maria hastanesine kaldırılmış, burada kanser ve diğer rahatsızlıkları nedeniyle tedavi görmüş, 23 Eylül 1973’te hayatını kaybetmişti.

Neruda’nın Isla Negra’daki cenazesinin incelenmek üzere mezarından çıkarılmasını Komünist Parti talep etmişti.

(Ajanslar)

KESK davası başlıyor

KESK’e bağlı 72 sendika yöneticisi ve üyesi ‘terör örgütü üyeliği’ suçlamasıyla yarın hâkim karşısına çıkacak. ‘Şüpheliler’ arasındaki KESK Başkanı Lami Özgen, “Delillerin çoğu sendikal faaliyetlere ilişkin” diyor.

Radikal’den Umay Aktaş Salman’ın haberine göre;

KESK Başkanı Lami Özgen’in de aralarında olduğu KESK’e bağlı 72 sendika yöneticisi ve üyesinin yargılandığı dava yarın başlıyor. ‘ PKK /KCK terör örgütünün sendikal yapılanmasını oluşturmak’la suçlanan sendikacılar 7-15 yıl hapis istemiyle yargılanacak. Ankara , Diyarbakır, İstanbul, Ağrı, Bitlis, Siirt, Adana ve Eskişehir’de 25 Haziran 2012 tarihinde ‘KCK / Demokratik Emek Platformu (DEMEP)’ adı altında yapılan operasyonlarında Lami Özgen’in de bulunduğu 72 kişi gözaltına alınmış, 28’i tutuklanmıştı. Tutukluluk süresinin üzerinden 10 ay geçti. İlk duruşma yarın Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

1144 sayfalık iddianamede, ‘memurların organize edilmesi, bulundukları sivil toplum örgütlerinde örgütsel tavır sağlanması, grev gücü bulunan sendikaların terör örgütü kontrolüne alınması’ amacıyla Kürdistan Halklar Topluluğu/ Türkiye Meclisi (KCK/TM) içinde, DEMEP adlı bir yapı oluşturulduğu, şüphelilerin de KESK’e bağlı sendikalarda faaliyet gösterdikleri savunuluyor.

İddianamede, Tüm Bel-Sen Ankara 2 Nolu Şube, Eğitim-Sen Ankara 2 Nolu Şube, Haber-Sen Ankara Şube, Tarım Orkam-Sen Ankara Şubesi, Yapı Yol-Sen Ankara Şube ve SES’teki toplantıların ortam dinlemeleri de var. Bu toplantılara katılan 72 sendikacının toplantılarda yaptıkları konuşmaların yer aldığı iddianamede KCK’nın faaliyetleri olduğu ileri sürülen sendikal eylemler var. Kendisi de diğer şüpheliler gibi ‘silahlı terör örgütü üyesi olmak’la suçlanan KESK Genel Başkanı Lami Özgen, iddianamede DEMEP ile KCK arasında organik bağı gösteren kanıt olmadığı halde savcılıkça böyle gösterildiğini belirterek, “Ankara’da sendikalara gizli kameralar yerleştirilmiş, konuşmalarımız dinlenmiş. İddianamede delillerin çoğu sendikal faaliyetler, basın açıklamaları” dedi.

Basın açıklamaları suç

Terör faaliyeti olarak nitelendirilen suçlamalardan bazıları şöyle:
13 Şubat 2012 günü tutuklanan sendikacı kadınları desteklemek amaçlı etkinliklere katılmak.
Anayasanın referandumla değiştirilen ‘Toplu İş Sözleşmesi ve Toplu Sözleşme Hakkı’ maddesiyle ilgili söylem ve eylemler.
4+4+4 yasa değişikliğine yönelik söylem ve eylemler.
Halepçe katliamının yıldönümünde basın açıklaması.
Van’da Eğitim-Sen üyelerine gözaltıyı protesto açıklaması.
Uludere’de 35 kişinin öldürülmesiyle ilgili basın açıklamaları.

Karadağ’a yeniden sosyalist Cumhurbaşkanı

0

Karadağ’ın mevcut cumhurbaşkanı ve Sosyalist Demokrat Partisi’nin (DPS) adayı Filip Vuyanoviç, ülkede bağımsızlıktan bu yana ikinci kez yapılan cumhurbaşkanlığı seçimini tekrar kazandı. Devlet Seçim Komisyonu’nu, dün gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin verileri açıkladı. Komisyon Başkanı İvan Kaleziç, düzenlediği basın toplantısında, mevcut cumhurbaşkanı Vuyanoviç’in oyların yüzde 51,21’ini, Demokratik Cephe’nin (DF) adayı Miodrag Lekiç’in ise oyların yüzde 48, 79’ini aldığını bildirdi. Bu sonuçlara göre, cumhurbaşkanlığı seçiminde oy kullanan toplam 326 bin 793 Karadağlı seçmenden, 161 bin 940’ı Vuyanoviç’e oy verirken, 154 bin 290’ı Lekiç’i tercih etti. Kullanan oylardan 316 bin 230’u geçerli sayıldı. Seçimde, mevcut cumhurbaşkanı Sosyalist Demokrat Parti (DPS) adayı Filip Vuyanoviç ile muhalefetteki Demokratik Cephe’nin (DF) lideri Miograd Lekiç yarışmış, iki aday da dün seçimi kendisinin kazandığını iddia etmişti. Sırbistan’dan 2006’da ayrılarak bağımsızlığını ilan eden Karadağ’da 625 bin kişi yaşıyor. (Ajanslar)

Grup Yorum 14 Nisan’da Bakırköy’de

Grup Yorum’un yüz binlerce izleyiciyle buluştuğu”Bağımsız Türkiye” konserinin üçüncüsü bu yıl da 14 Nisan’da Bakırköy’de gerçekleştirilecek. Genco Erkal’ın sunacağı konserde Cahit Berkay, Niyazi Koyuncu, Suavi, Yasemin Göksu gibi sanatçılar da Grup Yorum’a eşlik edecek.

İlki 2011’de düzenlenen “Bağımsız Türkiye” konserinin bu yıl üçüncüsünü gerçekleştirecek olan Grup Yorum, sevenleriyle yine Bakırköy Halk Pazarı’nda buluşacak. 2011’de 150 bin kişinin izlediği konseri geçen yıl 350 bini aşkın kişi izlemişti.

Grup Yorum, bu yıl ise “Bağımsız Türkiye” konserini 500 bin kişinin izlemesini hedeflediklerini açıkladı. Ücretsiz olarak gerçekleşecek halk konserinde, daha yayınlanmadan el konulan yeni albüme ait iki şarkı da ilk kez halkla buluşacak. 18 kişilik orkestra da Grup Yorum’a konser boyunca eşlik edecek.

Katılacak sanatçılar

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Grup Yorum’a birçok konuk sanatçı eşlik edecek. Grup Yorum’un söyleyeceği bazı şarkılarda solistlik yapacak sanatçılar ise şöyle: Adile Yadırgı, Sinan Tuzcu, Dolunay Soysert, Derya Alabora, Mehmet Aksoy, Bülent Emrah Parlak, Işıl Özgentürk, Hüseyin Turan, Ayla Yılmaz, Efkan Şeşen, Barış Atay, Eşber Yağmurdereli, Yaşar Kurt, Derya Petek, Apolas Lermi, Cahit Berkay, Erdal Bayrakoğlu, Grup Abdal, Hakan Yeşilyurt, Karmate, Marsis, Nejat Yavaşoğulları, Niyazi Koyuncu, Okşan Dede, Sadık Gürbüz, İsmail Hakkı Demircioğlu, Selçuk Balcı, Suavi, Yasemin Göksu.

Genco Erkal da okuyacağı şiirlerle konserde sahne alacak.

Geçen yılki konserde şair Nihat Behram sunuculuk yapmıştı ve şiirlerini okumuştu; konserde Aynur Doğan, Pınar Aydınlar, Aylin Aslım, Zülfü Livaneli ve Hüseyin Turan da Grup Yorum şarkıları söyleyerek eşlik etmişti.

Geride kalan yılda çalışmalarını yürüttükleri İdil Kültür Merkezi defalarca baskına uğrayan, müzik aletleri darmadağın edilen, üyeleri gözaltına alınan Grup Yorum’un Şubat ayı sonunda çıkması planlanan albümüne de polis tarafından el konulmuştu. Grubun geçen yıl gözaltına alınan üyelerinden solist Selma Altın’ın polis, sağ kulak zarını patlatmış, kemancı Dilan Balcı’nın da elini kırmıştı. Grup üyeleri Selma Altın, Dilan Balcı ve Ali Aracı’ya mahkeme tarafından ev hapsi cezası verilmişti. Grup Yorum üyesi Seçkin Aydoğan ise hala cezaevinde tutuklu bulunuyor. Aydoğan’ın, “örgüt üyeliği” iddiasıyla yargılandığı davanın 26 Şubat’taki son duruşmasında savcı, 39,5 yıl hapsini istemişti.

[Özel Haber] Zonguldak Termik Santrallere karşı yekvücut

Çatalağzı'ndan kurulansantral ülkede faaliyete geçen ilk termik santrali. 9 santralin da faaliyete geçmesi durumunda Zonguldak'ta yaşamak imkansız hale gelecek

29 Ocak 2013’de kurulan Yaşanabilir Zonguldak Platformu, il çevresindeki 78 km’lik bölgede kurulması planlanan 9 Termik Santral’in yaşamı olanaksız hale getireceği gerekçesiyle termik santrallere karşı ortak hareket etme kararı aldı. Platform, kuruluş amaçlarının,  “Yaşam Hakkı”, gözetilmeyen  “sağlık hakkı” ve “çevre hakkına” karşı yürütülen faaliyetlere karşı yasal ve meşru hemen her yol ile mücadele etmek” olduğunu belirtiyor.

ZETES 3’ün “ÇED olumlu” raporu için yürütmeyi durdurma kararı

Yaşanabilir Zonguldak Platformu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca çevreye zararı olmayacağı gerekçesi ile Zetes 3 adlı Termik Santrali’ne verilen ÇED Olumlu kararını yargıya taşıdı ve Zonguldak İdare Mahkemesi tarafından 25 Mart 2013’de bu karar için yürütmeyi durdurma kararı verilmesini sağladı.

Zonguldakta ikamet eden 27 kişinin davacı sıfatı ile mahkemeye başvurduğu ve yürütmenin durdurulmasını sağladığı bu karar sonrasında Zonguldak İdare Mahkemesi’ne yapılan başvuruda davacıları temsil eden Avukat Yakup Okumuşoğlu, Yeşil Gazete’nin sorularını yanıtladı.

Zonguldak’ta halen 3 termik santralin faaliyette olduğunu belirten Okumuşoğlu, Çatalağzı’ndaki santralin Türkiye’de kurulan en eski termik santral olduğunu ifade ederek, bu santralde hava filtresi bulunmadığını, santralin tüm kömür tozunu hiçbir filtreleme işlemine tabi tutmadan havaya saldığını söylüyor.

Yakup Okumuşoğlu

Çatalağzı’ndaki termiğin dışında bölgede son yıllarda Eren Holding’in iki termik santrali daha faaliyete geçirdiğini sözlerine ekleyen Yakup Okumuşoğlu, “Eren Holding’in Zetes 1 ve Zetes 2 adında iki santrali var. Zetes 3 için de firmanın çalışmaları devam ediyor. Üç işletmede Saltukova bölgesinde. Biz Zetes 3 için verilen ÇED olumlu raporu için yürütmeyi durdurma kararı aldırdık. Platform olarak daha işin çok başındayız. Zetes ismi, Zonguldak Eren Holding Termik Santrali’nden geliyor” şeklinde konuştu.

Zonguldak halkının termik santralleri istemediğini belirten avukat Okumuşoğlu, davada 27 müdahil bulunmasına rağmen yüzlerce kişinin kendisine müdahillik başvurusunda bulunduğunu ve Ereğli-Zonguldak-Bartın bölgesinde en 500 bin kişinin termik santrallerin olumsuz etkilerine maruz kalacağını belirtti.

Ereğli-Amasra arası 78 km’lik hatta 9 adet Termik günde 40 bin ton kömür tüketecek

Zonguldak’ta Ereğli Kandilli’den 78 kilometre ötede olan Bartın Amasra’ya kadar olan sahil şeridine mevcut üç adet termiğe ek olarak beş termik santral daha planlamış durumda. Planlanmış ek beş termik santralin ÇED süreçleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda devam ediyor. Yaşanabilir Zonguldak Platformu, ÇED olumlu kararı verilen Zetes 3 adı 1320 MW kurulu güçteki  Termik santrali  yargıya taşıdı.

Zonguldak ili partikül madde kirliliği yönünden ülkenin birinci, dünyanın ise en kirli bölgelerinden biri olarak görünüyor. Bölgede denizden çekilen devasa miktardaki soğutma suları kirletilmiş olarak yeniden denize veriliyor. Hiçbir önleyici tedbir olmadan her gün havaya kül, gaz ve toz savrulmaya devam ediliyor. Her gün Zonguldak’ta faaliyette olan 3 termik santralde günde 15 bin ton kömür yakılmakta, diğer projelerle birlikte bu miktar günlük yaklaşık 40 bin tona yükselecek.

Haber: Alper Tolga Akkuş – Yeşil Gazete

Sırbistan’dan AB’ye hayır

0

Sırbistan Başbakanı, hükümet olarak Kosova ile müzakereler kapsamında AB tarafından kendilerine sunulan teklifi oy birliğiyle reddettiklerini açıkladı.

Sırbistan Başbakanı İvitsa Daçiç, hükümet olarak Kosova ile müzakereler kapsamındaAvrupa Birliği (AB) tarafından kendilerine sunulan teklifi oy birliğiylereddettiklerini açıkladı.

Sırbistan hükümetibaşkent Belgrad’da Başbakan İvitsa Daçiç başkanlığında toplandı.

Bakanlar kurulu toplantısının ardından yapılan açıklamada, Kosova ile müzakereler kapsamında AB tarafından Sırbistan’a verilen teklife oybirliğiyle “hayır” kararı alındığı bildirildi. Açıklamada, Sırbistan’ın çözümeulaşılması için çaba gösterdiği ifade edildi.

Başbakan İvitsa Daçiç de yaptığı açıklamada, AB arabuluculuğundaKosova ile Sırbistan arasındaki ilişkileri normalleştirmek için yarın 9’uncusu yapılacak müzakereler öncesinde, “Hükümetimiz şimdiye kadarki rolüyle bir anlaşmaya varılması için samimi çabagösterdi. Fakat bize teklif edileni kabul edemeyiz” dedi.

Sırbistan’a AB tarafından sunula teklifin “uygulanabilir olmadığını”, Sırbistan hükümetinin bu teklifi kabul etmesi halinde dahi geniş kapsamlıçözüme ulaşılmayacağını savunan Daçiç, ülkesinin ABarabuluculuğunda Kosova ile diyaloğun devamı için istekli olduğunusöyledi.

“Sırbistan’ın anlaşmayı kabul etmemesi trajik değil”

Kosova Meclis Başkanı Yakup Krasniçi, “Sırbistan’ın anlaşmayı kabul etmemesi trajik değil” dedi. Krasniçi, yaptığı açıklamada, Kosova ve Sırbistan’ın daha önce de anlaşamadıklarını belirterek, kendileri içinönemli olanın uluslar arası hukukun üstünlüğü olduğunu ifade etti.

“Sırbistan’ın anlaşmayı kabul etmemesi trajik değil” diyen Krasniçi, Kosova’nın gelişmesi için gereken mücadelenin sürdürülmesi gerektiğini belirtti.

Kosova Demokrasi Partisi (PDK) Grup Başkanı Adem Grabovci, Sırbistan’la anlaşma sağlanacağından umutlu olduğunu söyledi.

Kosova Demokratik Birliği (LDK) Grup Başkanı İsmet Beqiri de Sırplar’laanlaşma yapılmasına yönelik yeni bir çalışma yapılması halinde, Kosova Delegasyonu’nda yer almayacaklarını kaydetti.

Aşırı sağcı gruplardan “hayır” protestosu

Sırbistan hükümetinin bugün yaptığı toplantı öncesinde de Sırbistan’dakibazı aşırı sağcı gruplar, Kosova konusunda AB tarafından verilen teklifi kabul etmemesi için hükümete çağrı yaptı.

Başkent Belgrad’daki hükümet binası önünde düzenlenen protestoya katılanlar, Sırbistan yönetiminden Avrupa Birliği ile işbirliğini bitirmesini istedi. Protestocular, Sırbistan bayrakları ile “Teslime hayır”, “Kosova, Sırbistan’ın en değerli sözüdür”, “Vermiyoruz”pankartları açtı.

AB ilişiklerin normalleştirilmesini istemişti

AB’nin arabuluculuğunda Kosova ile Sırbistan arasındaki ilişkileri normalleştirmek için 8’inci kez yapılan müzakerelerden geçen hafta sonuç çıkmamıştı. AB, üyelik müzakerelerine başlayabilmeleri için her iki ülkeden ilişkileri normalleştirmesi şartını karşılamalarını isterken, görüşmeler Kosova’daki Sırp azınlığın geleceğinde düğümleniyor.

Sırbistan, tanımadığı Kosova yönetiminden Sırp azınlığa tam otonomi talep ediyor. Kosova ise böyle bir adımın ülkenin bölünmesiyle sonuçlanmasından endişe ediyor.

(Ajanslar)

Koç Üniversitesi’nde işçilerin eylemi sona erdi

Koç Üniversitesi’nde 2 Nisan’da başlayan direniş, işçilerin kararıyla sona erdi. Yönetimle yapılan müzakereler sonuçlandı.İşçiler, 7 gün süren direnişlerinin ardından, pazartesi günü işlerine dönüyor.

Üniversitedeki eyleme ilk gününden itibaren öğrenciler de yoğun bir destek verdi

Koç Üniversitesi işçileri ve üniversite yönetimi arasında uzlaşı sağlanması için anlaşıldı; ancak işçilerin taleplerini onaylayan yönetim, imza atmayarak yeni bir metin hazırladığı, taşeron firmaların da bu yeni metini imzaladığı belirtildi.

Koç Üniversitesi’nde 2 Nisan’da işten çıkarılan ISS firmasına bağlı çalışan 161 işçi, hakları için eylem kararı almış, aynı gün başlatılan eylemin idareyle çalışma hakları için uzlaşı sağlanana kadar devam edeceği belirtilmişti. Son görüşmelerin ardından uzlaşı için müzakere heyeti oluşturuldu. Koç Üniversitesi Genel Sekreteri Murat Halimoğlu, heyetle yapılan görüşmede, iletilen 22 talepten 19’unun kabul edildiğini açıklamıştı, dün sabah ise metnin kendisi ve rektörlük tarafından imzalanması bekleniyordu. Fakat o metin imzalanmayarak yeni bir metin hazırlandı.

Sunulan yeni metinde ise 8 madde yer alıyor, Koç Üniversitesi üst iş veren konumunda belirtilirken haklar ise taşeron firmalara bırakılıyor. İlk halinde Koç Üniversitesi’nin sorumluluğunda olan işçilerin geri işe alımı, kazanılmış haklarının korunması, altı ay işten çıkarılmamaları güvencesi, taşeron firma Mavi Yaka ve EurestServices’in  imzaladığı iki bölümde yer alıyor.

İşçilerin iş yükünün azaltılması çalışmalarının yapılması, üniversite etkinliklerinde personel ve öğrencilerin haklarından yararlanılması, işçilerin istirahat için yer ayarlanması, yeni giysiler, pano tahsis edilmesi ve denetimi başlıkları taşeron firmaların ve üniversitenin imzaladığı taahhütnamelerde yer aldı.

Koç Üniversitesi işçilerinden “Direnişi sonlandırdık” açıklaması

Koç Üniversitesi Çalışanlarının Facebook sayfasında, saat 2’ye yakın yapılan duyuruda, işçilerin direnişi sonlandırdıkları açıklandı. İşçilerin pazartesi günü işlerine dönmeleri kutlandı, dayanışma mesajı verildi. Uzlaşı taleplerinde yer alan iş güvencesi konusunda rektörün verdiği sözü tutması konusunda da çağrıda bulunuldu. Duyuruda şu ifadelere yer verildi:

“An itibariyle işçilerin kararıyla kapıdaki direnişi sonlandırmış durumdayız. Yaklaşık bir hafta önce abilerimizin, ablalarımızın onur kırıcı bir şekilde işten atılmasıyla başlayan direnişimiz 22 maddelik bir müzakere sürecine dönüştü ve dün akşam 19 madde okul yönetimi tarafından kabul edildi. Bugün “taşeron firma değişikliğinde iş güvencesi” başlıklı talebimiz okul yönetimi tarafından dün kabul edilmesine rağmen listeden çıkarıldı. Gerekçe olarak da “teknik imkansızlıklar” gösterildi.

“İş güvencesi” konusunda, Koç Üniversitesi Rektörü Ümran İnan herkesin önünde “şeref sözü” vererek, herhangi bir firma değişikliğinde işçilerin kampüste kalmasını sağlayacağını söyledi. Koç Üniversitesi kamuoyunun, bu sözün tutulmaması durumunda daha kalabalık ve daha güçlü bir direnişle tavrını ortaya koyacağına inanıyoruz. İşçisiyle, hocasıyla, öğrencisiyle, asistanıyla artık “biz” hep beraberiz!

Bundan tam 7 gün önce onur kırıcı bir şekilde Koç Üniversitesi’ndeki işlerine son verilen işçilerin başlattığı direniş, öğrenciler ve akademisyenlerin de desteğiyle büyüdü. Bize inananlar uzun yollar tepip bizlere omuz verdi. Gücünüzden güç, dayanışmanızdan kardeşlik aldık. Varolun.”

(Yeşil Gazete)

 

 

 

 

 

Korsan Parti Türkiye uluslararası korsan partiler birliğine katıldı

Korsan Parti Türkiye, Uluslararası Korsan Partiler Birliği’ne (Pirate Parties International (PPI)) üyelik başvurularını tamamladı.

Korsan Parti Türkiye adına PPI kongresine Yasin Aydın katılacak

Bu yıl Rusya’nın Kazan şehrinde dördüncüsü defa gerçekleşecek Uluslararası PPI kongresinde Türkiye Korsan Partisi’nin adaylığı oylama sonucu kesinleşecek. Korsan Parti adına Yasin Aydın‘ın katılacağı bu kongrede tüm dünyadaki üye ve aday korsan partilerden başkanlar, temsilciler ve milletvekilleri olacak.

Korsan Parti Türkiye’nin Uluslararası Korsan Partiler Birliğine üyeliği ile ilgili son durum PPI’ın wikipedia sayfasında güncellenmiş olarak bulunuyor.

(Yeşil Gazete)

Yerele davet var: Köy bilgeliği, sürdürülebilir yaşam deneyimleri ve fazlası

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Çarşamba Seminerleri bu hafta “Yerele Davet: Ekomüze, Kırsal Turizm, Köy Bilgeliği, Yerel Üretim ve Tüketim, Sürdürülebilir Yaşam Üzerine Deneyimler, Politikalar” başlığıyla yapılıyor.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü öğretim üyesi, öğrenci ve mezunların gönüllü katkılarıyla düzenlenen “Çarşamba Seminerleri”nde bu haftaki söyleşinin konuğu ise İlhan Koçulu.

Türkiye’nin geleneksel tarım ve peynircilik üzerine kurulan ilk eko-müze projesinin fikir sahibi ve kurucularından İlhan Koçulu, eko-Müze sürecini, yerel üretim ve yerel tüketim, kırsal alanlarda biyoçeşitlilik ve köy bilgeliğinin devamlılığı, kırsal turizm, kadın ve ekolojik döngüye uyumlu yaşam, kırsal takas ekonomileri gibi birçok konuda aktif rol alarak içinde yer aldığı projeleri, gözlem ve deneyimlerini anlatacak.

10 Nisan Çarşamba günü 11:00 – 12:30 saatleri arasında Mimar Sinan Üniversitesi Fındıklı Video Konferans Salonu’nda düzenlenecek etkinliğe katılım ücretsiz.

 

(Yeşil Gazete)