Ana Sayfa Blog Sayfa 4012

AKP’li grup satırla saldırdı: 2 yaralı

4Ankara Batıkent’te seçim çalışması yapan Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu Ankara Büyükşehir Belediyesi Bağımsız Başkan Adayı Melek Altıntaş adına bildiri dağıtan grup ile AKP’li oldukları belirtilen bir grup arasında kavga çıktı.

Çıkan kavgada Hasan Akman ve Utku Sabankıran başlarına ve vücutlarının çeşitli yerlerine aldıkları satır darbeleri ile yaralandı. Yaralılar ambulansla İbni Sina Hastanesi ve Yenimahalle Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Olayın ardından çok sayıda kişi olayın meydana geldiği yerde toplanarak durumu protesto etti.

Olayın olduğu yerde toplanan kalabalık daha sonra AKP seçim irtibat bürosuna doğru yürüyüşe geçti. Çevik kuvvet ekipleri gruba biber gazı ile müdahale etti. Müdahalenin ardından dağılan gruplar daha sonra Batıkent Meydanı’nda tekrar bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada seçim çalışması yapan arkadaşlarına yapılan saldırı sonucunda 2 kişinin yaralandığı kaydedildi. Saldırı protesto edildi.

(Cumhuriyet)

Önce Florya’da Şimdi Menekşe’de Ağaç Katliamı

Geçtiğimiz haftasonu Florya’da kesilen ağaçların ardından bugün de Menekşe bölgesinde sabah saatlerinde ağaç kesildi.

IMG-20140326-WA0002 (1)

Hızlı tren ve Marmaray yolu projesi bahanesiyle  Bakırköy Florya tren istasyonunda  100’ün üzerinde ağaç kesilmiş bölge halkının tepki göstermesi üzerine kesim geçen Cumartesi durdurulmuştu.İlgili kamu kuruluşları ve  Bakırköy Belediyesi‘nden alınan bilgiye göre çalışma Ulaştırma Bakanlığı tarafından yürütülmekteydi.

Bakırköy bölgesindeki çeşitli sivil toplum kuruluşları ve siyasal partilerin ortak mücadele kararı almalarının ardından bolgede ağaç nöbeti başlatılmıştı.İşi Ulaştırma Bakanlığı’ndan alan İspanyol firma ve yerli taşeronu ile direnişçiler arasında yapılan görüşmelerin ardından firma yetkilileri kesimi durdurma sözü vermişlerdi ki Çarşamba günü Menekşe bölgesinde yeniden kesim yapıldığı haberi geldi.

Bölge halkıyla birlikte olay yerine giden HDP Bakırköy seçim çalışmasını yürüten aktivistler kesilmiş ağaçlarla karşılaştılar. Florya’da ve ‘Menekşe’de çoğu 100 yıllık değerli ağaçları yıkıp yerine beton ve asfalt dökmeyi marifet sanan bir zihniyete karşı mücadele edeceklerini, bunun tüm bölge halkını ve tüm siyasal partileri ilgilendiren bir mücadele olduğunu’ savunan aktvistler tüm toplum kesimlerini dayanışmaya çağırıyor.

Aktivistler şantiye alanına giremediklerini, bu yüzden de olayın boyutu hakkında yeterli fotoğraf çekemediklerini belirtti. Menekşe’de yapılan ağaç kesiminin yol genişletme bahanesiyle yapıldığını anlatan bölge halkı konuyu görüşmek için muhatap bulamadıklarından da yakındı.

me1Hem Florya’da hem de Menekşe’de ağaç katliamını durdurmak için mücadele eden aktivistlerden Mustafa Şiar Yeşil Gazeteye yaptığı açıklamada şu görüşleri dile getirdi:

”Hafta başında bazı sivil toplum kuruluşları ile mücadele yöntemleri ile ilgili yaşadığımız tartışmalı süreci en kısa sürede aşıp, yeniden birlikte mücadele yolları arıyoruz. Ağaç katliamının ekolojik bir sorun olduğunu, siyasal yelpazenin tamamının karşı çıkıp mücadele etmesi gerektiğini her gün anlatmaya devam edeceğiz.”

Bakırköy‘de aday olan tüm siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarını direnişe davet eden Mustafa Şiar, ağaç kesmeden de yol yapmanın mümkün olduğunu, yenisini dikeceğiz yalanlarına da artık kanmadıklarını dikilen ağaçların kesilenlere yetişmesi için yüz yıl gerektiğini, kesilen ağaçlarla birlikte yok olan ekosistemin ise yerine gelmesinin mümkün olmadığı görüşünü dile getirdi. 

(Yeşil Gazete) 

Hani 30 Mart engelsiz seçim olacaktı?

Yerel seçim öncesi engelli vatandaşlar yine seçim hakkını olması gerektiği gibi kullanamayacak. Görme engellelilerin kullanması gereken kabartmalı oy pusulaları yetiştirilemedi; fiziksel engelliler ise yeterli şekilde duyurulmayan formu doldurmadıysa ya oy kullanamayacak ya da elde taşınacak.

fft2mm4533932

Bianet’ten Nilay Vardar‘ın haberine göre, 2011 genel seçimlerinde İzmir’de fiziksel engelli Süleyman Eryiğit’in açtığı dava sonrası YSK internet üzerinden “YSK Engelli Seçmen Beyan Formu” yayımladı. Eryiğit, sandık üçüncü katta olduğu için oyunu kullanamadığı gerekçesiyle açtığı davada, Yüksek Seçim Kurulu’ndan (YSK) 5 bin lira manevi tazminat kazanmıştı.

İnternetteki formda ortopedik engelli olduğunuzu belirtmeniz halinde, zemin katta yer alan bir sandıkta oy kullanmanız sağlanacaktı. Bu formu da muhtara ya da en yakındaki seçim kuruluna iletmek gerekiyordu.Fakat 14 Ocak’a kadar geçerli olan bu form sistemi yeterli şekilde duyurulmadı. Engellilerin birçoğunun hatta muhtarların dahi bu sistemden haberi yok.

‘Bu engellilere gösterilen özentisizliğin uzantısı’

Bianet‘e konuşan fiziksel engelli Simto Alev, “Zaten sayımlarda engelli olduğumuzu bildiriyoruz. Kaldı ki, yeni bir engelli merkezi açıldığında ya da bir kurs olduğunda beni cep telefonumdan arıyorlar. Demek ki engelli olduğum biliniyor. Peki neden oy kullanacağım zaman bunu bilmiyorlar? Bu tamamen engellilere karşı gösterilen özensizliğin bir uzantısı. İnternete girip ‘oy kullanma ve engelli’ yazınca hiçbir şey çıkmıyor. Getirdikleri sistemden kimsenin haberi yok. Üstelik ben bunu takip etmek zorunda değilim. Geçen seçimlerde sandığım ikinci kattaydı. Polis memurları taşımıştı. Şimdi de yine öyle olacak. Ya birileri taşıyacak, ya da ‘oy kullanma‘ diyecekler.”

Görme engellilere pusula hazırlanmadı

YSK, yaklaşık 400 bin görme engelli seçmen için kabartma harf (Braille alfabesi) ile seçim pusulası hazırlayacağını açıklamıştı. Ancak bu seçime pusulalar yapılmadı. Yani bu seçimde görme engelliler yine oy pusulası başında birinin refakatiyle oy kullanmak zorunda kalacak.

Oy kullanma hakkına destek ol

Engelsiz Hayat Merkezi, seçimde yaşanan engellemeler devam ededursun, bir kampanya başlattı. ‘Engelli ve yaşlı komşunun oy kullanma hakkını kullanmasına destek ol’ başlığını taşıyan kampanyayla Merkez, hem engelli ve yaşlılara oy sandığına kadar refakat edilmesini öneriyor; hem de engelli ve yaşlılara refakat eden yakınlarının oy kullanabilmesi için desteğe teşvik ediyor .

(Bianet/Yeşil Gazete)

Petrol sızıntısı kuşları öldürüyor

Geçtiğimiz cumartesi ABD’nin Teksas eyaletinde bulunan Houston Kanalı’nda petrol taşıyan mavna ile geminin çarpışması sonucu tahminlere göre 640 ton (170 bin galon) ham petrol Houston şehrinin güney sularına saçıldı.

wjc

 

Körfezin 20 km açığına yayıldı

3400 ton (900 bin galon) petrol taşıyan mavna içerisinde kalan petrol çekilip başka bir gemiye aktarılarak kazanın büyüklüğü azaltılmaya çalışılsa da mavnadaki petrolün yüzde 20’sinin denize saçıldığı belirtiliyor. Pazar günü Meksika körfezinin yaklaşık 20 km (12 mil) açıklarına kadar petrolün yayıldığı tespit edilirken mavnanın sahibi Kirby Inland Marine şirketi temizlik çalışmalarında sorumluluğu alacağını belirtiyor.

kus2

Kaza kuş göç yolları üzerinde oldu 

Kazanın doğal koruma alanlarına yakın bir yerde gerçekleşmesi, bölgede kışı geçirmek için 100’den fazla kuş türünden 10 binlerce kuşun bulunduğu zamana denk gelmesi endişeleri arttırıyor. Şimdiye kadar 50 kuşun petrol nedeni ile öldüğü biliniyor.

Bölgedeki kuşları koruma ve yaşatma amacında olan Houston Audubon Topluluğu’ndan Richard Gibbons kazanın kuşlar açısından etkisini şöyle değerlendiriyor; ”Kıyı kuşlarının göç mevsiminin yaklaştığı bugünlerde gerçekleşen kazanın zamanlaması daha kötü olmazdı.”

Sadece doğuda bulunan tek bir kuş yaşam alanında (Bolivar Flats Shorebird Sanctuary) bile 50 – 70 bin arasında kuş bu bölgenin sığ sularından besinini sağlıyor.

kus

Kanal kısmen açıldı

Çarpışma sonucu trafiğe kapatılan ve temizleme çalışmaları devam eden Houston Kanalı salı günü kısmen gemi trafiğine açıldı. Yetkililer gemilere geçiş izninin, değerlendirme ekibinin geçiş için yeterince temiz değerlendirmesi yaptıktan sonra verileceğini belirtirken geçitin iki tarafında da 100’den fazla geminin beklediği belirtiliyor. Minimum düzeyde tehlikeli atık geçişine izin verilirken kanal akşamları kapatılıyor.

 

(foxnews, Yeşil Gazete)

 

Twitter da Türkiye mahkemelerine başvurdu

TİB’in twitter’a erişimi engellemesiyle ilgili İdare Mahkemesi’nin yürütmeyi durdurma kararının ardından, Anayasa Mahkemesi de bugün twitter’ı gündemine aldı. Anayasa Mahkemesi, İdare Mahkemesi twitter’la ilgili karar aldığı için bir karar alınmasına gerek duymadı

turkey_twitter
‘Devrim televizyonlarda yayınlanmayacak, ‘tweet’ edilecek’

BTK toplantı yapıyor

Ankara 15. İdare Mahkemesi’nin verdiği yürütmeyi durdurma kararının ardından Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) değerlendirme toplantısı yapıyor.

Arınç: ‘Yargı kararlarına uyarız’

Hükümetten konuyla ilgili ilk yorum Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’tan geldi. Arınç, “Biz yargı kararlarına uyarız çünkü Anayasa bunu emrediyor. Yargı kararlarını beğenmiyor olabiliriz ama uyarız. Dolayısıyla bu karar gerçekse, gerekçesiyle yazılmışsa, tebliğ de yapılmışsa bundan sonra TİB’in yapacağı işler bellidir” dedi.

TİB’in 1 aylık savunma süresi var

TİB,  karar tebliğ edildikten sonra twitter’ı açmakla yükümlü. Mahkeme TİB’e 1 aylık savunma süresi verdi. TİB bu süre içinde, tümden kapatmaya ilişkin herhangi bir mahkeme kararı olmamasına rağmen neden sadece şikayetçi olunan hesapları kapatmadığını mahkemeye anlatmak zorunda. Bu savunmanın ardından kararın iptal istemi görüşülecek.

Twitter: yasağın kaldırılmasını talep ediyoruz

Bugün, kapatmayla ilgili Türkiye’de avukat görevlendiren Twitter şirketi de bir açıklama yayınladı. Açıklamada “Bağımsız Türk avukatlarımızla beraber bugün mahkemeye başvurduk. Türk mahkemelerinden Twitter’a yönelik yasağın kaldırılmasını talep ediyoruz.” denildi.

“Türk hükümetine hiçbir hesap bilgisi vermedik”

Twitter yetkilileri, “engellemenin hiçbir aşamasında Türk hükümetine hiçbir hesabın bilgilerini vermediklerini, Buna IP adresleri ve e-mailler’in de dahil olduğunu” vurguladı.

Açıklamanın sonunda “Hizmetimizin Türkiye’de engellenmesi için hiçbir yasal dayanak yoktur” denildi.

(Yeşil Gazete) 

26 Mart 2014

Twitter yasağına yürütmeyi durdurma, TİB’in erişimi sağlaması lazım

Ankara 15. İdare Mahkemesi, Twitter yasağına karşı itirazları birleştirerek erişim engelinin kaldırılması gerektiği yönündeki kararı oy çokluğu ile aldı. Hürriyet’in haberine göre Yasalar uyarınca, TİB’in Ankara 15. İdare Mahkemesi’nin verdiği yürütmeyi durdurma kararına itirazda bulunma hakkı var; ancak TİB, bir üst mahkeme olan Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz etse bile, önce Twitter’ı açmak zorunda.

Silvan’da BDP mitingi sonrası polis saldırısında gaz fişeğiyle yaralanan 10 yaşındaki Mehmet Ezer’in durumu iyiye gidiyor

Dicle Üniversitesi Genel Sekreteri Prof. Dr. Sabri Eyigün, Mehmet Ezer’in sağlık durumunu sürekli takip ettiklerini şu anda sağlık durumunun iyiye gittiğini belirterek, “Beyin kanaması riski vardı, ortadan kalktı. Bazı kırıklar olduğu belirtiliyor. Tedavisi sürüyor. Hayati tehlikesi şu anda yoktur. Yoğun bakımda tedavisi kontrol altında devam ediyor” dedi.

Sağlık Bakanı Alo 182’den hastane randevusu alamadı

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Edirne’de partisinin seçim çalışmaları kapsamında ziyaret ettiği, hasta randevu çağrı merkezinden ‘Alo 182’yi aramasına rağmen ulaşamadı.

Meclis’e soru önergesi: Kaç tane 2014 yerel seçim mührü ve zarfı çalındı?

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde kaybolan ve çalınan 2014 yerel seçim mührü, yerel seçim zarfı sayısını sordu.

CHP milletvekili Pavey Avrupa Parlamentosu’nda Gezi’nin annelerinin belgeselini gösterdi

Bianet’in haberine göre Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Şafak Pavey, Avrupa Parlamentosu’nda 20 Mart’taki konuşmasını yapmayarak süresini kendi hazırladığı “Anne” (Mom) belgeselinin gösterimine ayırdı. Pavey, belgeselde Gezi direnişi sırasında hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz’ın annesi Emel Korkmaz, Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan, Ahmet Atakan’ın annesi Emsal Atakan, Abdullah Cömert’in annesi Hatice Cömert, Ethem Sarısülük’ün annesi Sayfı Sarısülük ve mahallesindeki uyuşturucu çetelerine karşı yürürken başından vurulan Hasan Ferit Gedik’in annesi Nuray Gedik’e söz veriyor. Belgeseli buradan izleyebilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=vHmnlHWQTDo

Enerji bağımlılığı yüzde 71,6’dan yüzde 74,3’e çıktı

Dünya gazetesinin haberine göre Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Sürdürülebilir Kalkınma Göstergeleri 2012-2013 verilerini açıkladı. Toplam nihai enerji tüketimi 2011’de 86 milyon 952 bin toplam eşdeğer petrol (TEP) iken, 2012’de 89 milyon 8 bin TEP’e çıktı. Enerji bağımlılığı 2011’de yüzde 71,6 iken, 2012’de bu oran yüzde 74,3’e yükseldi.

İstanbul’da asgari yaşam maliyeti aylık 2 bin 148 lira

Dünya gazetesinin haberine göre İstanbul Üniversitesi (İÜ) İktisat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Murat Şeker yaptığı “İstanbul Tüketim Eğilimi ve Talep Potansiyeli Hane Halkı Araştırması”nda İstanbul’da aylık yaşam maliyetini asgari düzeyde 2 bin 148 lira, normal düzeyde 3 bin 570 lira ve iyi düzeyde ise 6 bin 356 lira olarak gözlemledi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Türkiye’yi işkence kötü muameleden mahkum etti

Fuat Karahan’ın 2006’da Nusaybin’de, katılmadığı bir gösteride polis şiddetine maruz kaldığı ve işkence gördüğü iddiasıyla başvurduğu AİHM Türkiye’nin İnsan Hakları Sözleşmesi ‘nin (AİHS) işkence ve kötü muamelenin önlenmesi ve etkin hukuksal başvuru yolları hakkı ile ilgili maddeleri ihlal ettiğine hükmetti.

Türkiye hala ABD’nin kara para aklama listesinde

ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı çalışan Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine İlişkin Mali Çalışma Grubu (FATF)’ın gri listesinde bulunan ülkelerden Kenya ve Tanzanya’nın gereçekleştirdiği reformlarla çıkmayı başardığını duyururken, Türkiye, listede Cezayir, Ekvator, Etiyopya, Endenozya, Myanmar, Pakistan, Yemen ve Suriye ile birlikte yeralmaya devam etti.

Karabiga’da kömüre geçit yok

Çanakkale İdare Mahkemesi, Karabiga Temiz Doğa Derneği’nin açtığı dava sonucu Cenal Elektrik Kömür Santrali projesinin ÇED raporu hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdi.

page_IMG_0412

Karabiga Temiz Doğa Derneği‘nin açıklaması şöyle:

CENAL Elektrik A.Ş. projeyi 4 parçaya bölüp ÇED almaya çalışmıştı

“9 Mayıs 2012’de Bakanlık’tan çıkan ÇED Olumlu kararının yürütmesi 19 Temmuz 2013 tarihinde durdurulmuş, ilgili ÇED Olumlu kararı özellikle santralin kurulacağı arazinin Karabiga’daki yaşam alanlarına yakınlığından, bölgedeki Priapos Antik Kenti, zeytinlikler ve doğal varlıklar üzerinde zararlı etkiler bırakacağından ötürü Çanakkale İdare Mahkemesi tarafından 31 Aralık 2013 tarihinde iptal edilmiştir.”

Mahkemeden önce yürütmeyi durdurma, sonrasında da iptal kararı çıkarken, CENAL Elektrik A.Ş. yetkilileri boş durmamış, ÇED Olumlu kararının yürütmesinin durdurulması üzerine projeyi 4 parçaya bölüp Çevre ve Şehircilik Bakanlığı önüne götürmüştü. “CENAL Enerji Santrali ve Derin Deniz Deşarjı”, “CENAL Atık Depolama Sahası”, “CENAL Deniz yapıları” ve “CENAL Yeni Dolgu Alanı” isimleriyle ayrı ayrı 4 farklı ÇED süreci yürütülmüştür. “CENAL Enerji Santrali ve Derin Deniz Deşarjı” ve “CENAL Atık Depolama Sahası” projelerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ÇED Olumlu, CENAL Yeni Dolgu Alanı projesi için ÇED Gerekli Değildir kararı verilmiştir.

Ancak, 19 Temmuz 2013 tarihindeki yürütmeyi durdurma kararının ardından 4’e bölünerek kamu denetiminden kaçırılma planı, Cenal Atık Depolama Sahası projesine ilişkin ÇED Olumlu kararı hakkında, 3 Mart 2014’te Çanakkale İdare Mahkemesi’nin verdiği yürütmeyi durdurma kararı ile sekteye uğramıştır.”

Karabiga Temiz Doğa Derneği ve Karabigalı yurttaşlar  4’e bölünen projenin farklı ayakları hakkında yargıya başvuruda bulunup ve ÇED Olumlu ile ÇED Gerekli değildir kararlarının yürütmelerinin durdurulmasını ve iptalini istemişti. Hukuki mücadele sonuç verdi ve Çanakkale İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Karar sonrası Karabiga 'selfie'si
Karar sonrası Karabiga ‘selfie’si

Mahkeme: ÇED dosyası tek olmalı

Mahkeme gerekçeli kararında; “Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin 25. maddesinde, birden fazla projeyi kapsayan entegre bir projenin planlanması halinde, entegre proje için davalı idare tarafından tek Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası veya Proje Tanıtım Dosyası hazırlanmasının istenilmesi gerektiği görülmektedir.” açıklamasını yaptı.

Yürütmeyi durdurma kararı, anılan alanda termik santral kurulmasının, yerleşim alanlarına yakınlığı nedeniyle hukuka aykırı olduğunu da ortaya koyuyor. 

Karabiga Temiz Doğa Derneği, “Doğamızın, yaşam alanlarımızın yok edilmemesi, üzerimizdeki kömür belasını defetme adına; yasal ve meşru mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğimiz” açıklamasını yaptı.

(karaatlas.org/Yeşil Gazete)

Kuş artık özgür

Ankara 15. İdare Mahkemesi, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın (TİB) Twitter’a erişimi engellemesine yürütmeyi durdurma kararı verdi.

bjpip1rcaaa7moy-F300-5D93-B995

Türkiye Barolar Birliği, Ankara Barosu, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve MHP’den Oktay Vural Twitter yasağının kalkması için idare mahkemesine başvurmuş, dava dilekçelerinde mahkeme kararının Twitter’ın tümüne değil bazı linklere erişimin engellenmesine yönelik olduğu vurgusu yapılmştı.

TİB itirazdan önce twitter’ı açmak zorunda

Yasalar uyarınca, TİB’in Ankara 15. İdare Mahkemesi’nin verdiği yürütmeyi durdurma kararına itirazda bulunma hakkı var.
TİB, itirazını Bölge İdare Mahkemesi’ne yapabilecek.

Ancak TİB, bir üst mahkeme olan Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz etse bile, önce Twitter‘ı açmak zorunda. Yani itiraz başvurusu yapsa bile TİB’in artık Twitter’a erişimi engelleme hakkı bulunmuyor.

AYM de gündeme aldı

Öte yandan, Anayasa Mahkemesi de Twitter yasağıyla ilgili başvuruları bugün görüşmek üzere gündemine aldı. Yüksek Mahkeme, kararını bugün açıklayacak. En son CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, yasağı Anayasa Mahkemesi’ne taşımıştı.

Tanrıkulu,  “Twitter yasağının, İnsan Hakları Sözleşmesi’nin güvence altına aldığı  Serbest Seçim Hakkının Ağır İhlali” olduğu gerekçesiyle AYM’ye başvurmuştu.

Ne olmuştu?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 20 Mart Bursa mitinginde “Twitter mwitter kökünü kazıyacağız” sözlerinden birkaç saat sonra TİB Twitter’a erişimi engellemişti. Kullanıcıların DNS ayarlarını değiştirerek siteye girmeleri üzerine DNS ve IP bazlı engelleme de başlamıştı. Twitter’a altı gündür gerekli teknik ayarlar yapılmadan ya da VPN kullanmadan erişilemiyordu.

(Hürriyet,Bianet,Yeşil Gazete)

Kürtaj yasakçılarına oy yok!

Kürtaj yasağına karşı çıkmak amacıyla bir araya gelen kadınlardan oluşan ‘Kürtaj Haktır Karar Kadınların’ hazrıladığı videoyla kürtaj yasakçılarına oy vermeyeceğini açıkladı.

images (9)

Platform,  Kürtaj hizmetinin erişilebilir ve ücretsiz olması, kürtaj servislerinin yeniden açılması, 10 haftalık yasal sürenin 12 haftaya çıkarılması gibi taleplerde bulunuyor. Kadınlar kürtaj engeline dikkat çekmek  ve yerel seçim öncesi mesaj vermek amacıyla 28 Mart Cuma günü, sokağa mor kıyafetlerle çıkacaklar.

Kürtaj Haktır Karar Kadınların Platformu üyelerinin talepleri şöyle:

– Kürtaj hizmeti kamu hastanelerinde kadınlar için erişilebilir olmalı.
– Kürtaj servisleri yeniden açılmalı.
– Kamu ve özel hastaneler kürtajda 10 haftalık yasal süreye uymalı ve yasal süre 12 haftaya çıkartılmalı.
– Evli kadınların gebeliklerini sonlandırmak istedikleri durumlarda eşlerinden izin istenmemeli.
– Bütün sağlık kuruluşlarında doğum kontrol hizmeti ve kürtaj hizmeti veren birimler oluşturulmalı.
– Tıbbi düşük seçeneği de dahil olmak üzere her kadın duygusal ve fiziksel zorluk yaşamadan nitelikli, sağlıklı koşullarda ücretsiz kürtaj hakkına erişebilmeli.
– Kadınları doğurmaya zorlamak için yapılan baskılara, gebelik testi ile kadınları izlemeye, mahremiyet ihlallerine son verilmeli.
Sezaryen kararı başbakanın değil kadının ve hekimin kararı olmalı.
– Tecavüz durumunda oluşan gebeliklerde kadının beyanı esas alınarak, isteği halinde gebelik sonlandırılmalı.

Eylem öncesi bu akşam (26 Mart) saat 19.30’da Platform, Yoğurtçu Kadın Forumu’ndan kadınlarla bir araya gelerek kürtaj yasağına ilişkin son gelişmeleri tartışacak.

Katılım için adres: SODİD, Osmanağa Mahallesi Kırtasiyeci Sokak No:15, Kat:2 Kadıköy

Platform’un hazırladığı videoyu aşağıda izleyebilirsiniz. Videoda “Unutmayın, her kürtaj kararı, devletin karşılamadığı doğum kontrol hizmetinin sonucudur” deniyor.

 

 

 

Yaşam koşulları açısından iki farklı İstanbul var

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi ve İstanbul Kalkınma Ajansı’nın İstanbul’un 39 ilçesinde toplam 4 bin 555 katılımcı ile görüşerek yaptığı araştırma kentin ekonomik yaşam koşullarını göz önüne seriyor.

Fotoğraf - Yıldırım Alemdar
Fotoğraf – Yıldırım Alemdar

Doç. Dr. Murat Şeker‘in yürütücülüğünü yaptığı ‘İstanbul Tüketim Eğilimi ve Talep Potansiyeli Hane Halkı Araştırması’nın sonuçlarına göre, İstanbul’da asgari düzeyde aylık yaşam maliyeti 2 bin 148 lira, normal düzeyde 3 bin 570 lira ve iyi düzeyde ise 6 bin 356 lira.

Şeker, yerel seçimler öncesinde detaylı soru ve yanıtlarla; güncel ve tarafsız şekilde İstanbulluyu anlatmayı amaçladıklarını belirtti.

Hem gelir hem de tüketim açısından iki farklı İstanbul 

Çalışmada hane halkının aylık kira ödemesinden, kullandığı ısınma türüne, eve günlük gazete alma alışkanlığından, günlük ekmek tüketimine, kredi kartı sahipliğinden, sosyal aktivitelere katılım durumuna kadar birçok ana başlıkta araştırma konusu ve sonuçlarının yer aldığını ifade eden Şeker, şunları kaydetti:

“Araştırmanın en ana sonucu İstanbul’da ilçeler arası farklılaşmaların, hem gelir düzeyi hem de tüketim kalıbı ve tercihleri açısından ortaya çıktığıdır.

Bir anlamda iki farklı İstanbul’dan bahsedebiliriz. Bir yanda haftada bir-iki defa et, tavuk ya da balık yiyemeyenler, yılda bir kere bile tatile gidemeyenler; öte yanda harcama kapasitesi oldukça yüksek olan bir kesim.”

‘İlçe içinde de farklılıklar var’

Bir yanda günde ortalama 5 ekmek tüketen Bağcılar, Avcılar, Sultanbeyli ilçeleri, öte yanda 2 ekmeğin altında günlük tüketimi olan Beşiktaş, Adalar var.

Öyle ki, ilçeler arası farklılıklara benzer şekilde, ilçe içinde bile farklılıklar var. Kadıköy, Beşiktaş, Şişli, Beyoğlu, Bakırköy ve Ataşehir ilçe içi farklılıkların en rahat gözlendiği ilçeler olarak göze çarpıyor.

%42 tatil yapamıyor, %53’ünün plazma TV’si var

Ayrıca toplumun tüketim eğiliminin geliriyle doğrudan doğruya ilişkili olmadığı da gözleniyor. Bu sonuç, tüketim toplumu haline dönüştüğümüzü onaylıyor. Örneğin; İstanbulluların yüzde 42‘si ekonomik gerekçelerden dolayı tatil yapamıyor. Yüzde 17’si de haftada bir iki kez et veya tavuk ya da balık yiyemiyor. Ama yüzde 50‘si akıllı telefona sahip, yüzde 53’ünün evinde ise plazma ya da LCD/LED televizyon var.

‘Her 4 evden 1’i sorunlu’

İstanbul’da ortalama konut kirası 845 lira olarak belirlendi.

Her 4 evden 1’inde çeşitli sorunlar var. Sorunların başında ısınma/yalıtım, evin küçük olması ve rutubet problemleri geliyor.”

(T24/Yeşil Gazete)