Ana Sayfa Blog Sayfa 3845

[Kırsal Yaşamdan Öyküler 5] Çobanlık ne güzel hey, ne güzel hey hey!

Merhaba.

Geçenlerde 18. Dünya Organik Kongresi gerçekleşti. Yeşil Gazete’de bununla ilgili fazlaca bilgi var, merak eden araştırabilir, hatta araştırsın zira duyduğuma göre kongre çok güzel geçmiş. Duyduğuma göre diyorum çünkü gidemedim. Birilerinin Ormanevi’nde kalıp çobanlığı devralması gerekiyordu. İşte bu sebeple ki, bu yazım çobanlıkla ve geçen sefer söz verdiğim gibi kalabalık fonlamayla ilgili olacak. Önce çobanlıkla başlayalım.

Sadece üç dört gün çobanlık yaptım ve neler neler gözlemledim. Bizim Volkan ve Durukan (koyunlar onların işi) allah bilir neler biliyordur diye düşündüm, haydi onları da geçtim yıllardır çobanlık yapanların gözlem ve bilgi birikimini bir düşünün. Hayvanlara dair, toprağa dair, iklime dair, çayıra çimene dair…

Mesela, bizim köpeklerle koyunlar arasında bildiğin bağ oluşmuş, üç dört aylık kısacık  sürede hem de. Artık arkadaşlık bağı mı, köpeklerden kaynaklı ‘korumacı-babacan’ bir bağ mı, koyunların yaşça büyük kadınlar olduğunu düşünürsek ‘anaç’ bir bağ mı, orasını bilemem. Lakin gözümün önünde, köpekler koyunları koruyor kolluyor, toparlayıp oradan oraya götürüyor, koyunlardan özellikle biri gelip gelip köpeklerle oynaşıyor, nereye gitse takip ediyor, illa gelip kafasını dayıyor sırtına bir yere. Bir ara Zek’in, koyunun tekinin kulağını öptüğüne yemin edebilirim kafamda hayal etmediysem. O sahneyi yakalayamadım ama bununla idare ediverin.

Bayrak ve canayakın koyunumuz
Bayrak ve canayakın koyunumuz

Bir diğer enteresan gözlem, koyunlar klasik müziği seviyor. Tamam, kulağa klişe gibi geldiğinin farkındayım ama gözünüzün önünde koyunların taaa uzaklardan kemana doğru koşarak geldiklerini düşününce oldukça heyecan verici bir durum. En azından kırsal yaşam için oldukça heyecan verici bir durum. Meramız Ella’ya son çıkışımda evdeki tüm hatunları topladım, bizim Gökçe kemanını da aldı yanına. Varır varmaz çıkardı kemanı, başladı çalmaya, bizim koyunlar uzakta otluyor. İki dakika içinde boyunlarındaki çanı çala çala kemana doğru gelmeye başladılar. Gözlerimize inanamadık. Yemin ediyorum.

Gökçe koyunlara keman çalıyor
Gökçe koyunlara keman çalıyor

Çobanlık deyince, ‘ağacın dibine yaslanmış uzaklara bakan ben’ fotoğrafı koymazsam olmaz. İnsanın arada uzaklara bakması gerekiyor bana göre. Bakış açının da, zamanın da şöyle bir genişlemesi gerekiyor.

KYÖ 3...

Gelelim kalabalık fonlama mevzusuna. Kalabalık fonlama (crowdfunding) çoktandır uygulamak istediğimiz bir yöntemdi. Diyelim ki bir işe girmek istiyorsunuz ama bu iş için gereken sermayeniz yok. Bu sermayeyi banka kredisiyle elde etmek yerine, bir çağrı yapıp insanlardan topluyorsunuz. Karşılığında bu insanlara ya -iş yapmaya başladıktan sonra- verdikleri kadar parayı geri veriyorsunuz ya da bu paranın karşılığı olan işi teklif ediyorsunuz. Kalabalık fonlama yaratan belirli web sayfaları var, lakin biz bunu kendi çevremizde kendi yöntemimizle yaptık.

Bir süre önce kolektifte yeni bir sisteme geçtiğimizi yazmıştım. Bu sistemde herkesin kendi iş kolu var, bu iş kolundan kazandığı paranın bir kısmını kolektife veriyor. Bir de ekmek yapımı, köpek eğitimi, alet yapımı/tamiri benzeri ortak işler var hepimizin paylaştığı. Bu ortak işler dışında benim iş kolum bakla kolye ve illüstrasyon işi. Bunun için ihtiyacım olan ekipmanı da kalabalık fonlamayla sağladık. İnsanlara, yaptıkları yatırımlar karşılığında resimler, illüstrasyonlar, logolar yaptım. Üç dört hafta gibi bir sürede ihtiyacım olan miktarı toplamış olduk ve gördük ki, alternatif ekonomi modelleri mümkün!

Durukan bizim köpeklere ‘haydi koyuna!’ deyince köpekler koyunların yanına koşuyor (illüstrasyon Mine Çelik)
Durukan bizim köpeklere ‘haydi koyuna!’ deyince köpekler koyunların yanına koşuyor (illüstrasyon Mine Çelik)

 

Bu seferlik benden bu kadar efendim. Esen kalınız.

Gonca Mine Çelik

 

Ormanevi Kolektifi’nden Gonca Mine Çelik

 

Soma Yırca’da köylüler #ZeytinimiKesme diyor

Kolin Şirketler Grubu kömürlü termik santral yapmak amacıyla hukuksuz olarak Soma Yırca Köyü’ndeki zeytin ağaçlarını yeniden kesmeye başladı.

 

Bugün Soma Yırcalılar kesilen 475 zeytin ağacını temsilen, 5 adet kesilmiş ağacı da yanına alarak Manisa Valisi’ne görevini hatırlatmak için Manisa Valiliği’nin önüne gitti. Ağaçlar valiliğin önüne yığıldı ve köylüler CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel ile beraber basın açıklaması yaptılar.

4 yırca...

Vali’den zeytinlerin kesilmesini önlemesini, suç işleyen Kolin şirketinin faaliyetini acilen durdurmasını istediler. İhtiyaçlarının bir tane daha termik santral değil, zeytinliklerini, yaşamlarını korumak olduğunu belirttiler. Daha sonra 30 kadar Yırcalı, Milletvekili Özgür Özel ile birlikte vali ile görüşmeye çıktı. Greenpeace avukatı Deniz Bayram da görüşmeye katıldı. Manisa Valisi yerinde olmadığı için Vali Yardımcısı ile görüştüler. Acele kamulaştırmayı dayanak göstererek ağaç kesiminin yasal olduğunu iddia eden valilik makamına görevlerini hatırlattılar ve süregelen hukuksuzluğun altını çizdiler.

17 Eylül tarihinde Kolin Şirketler Grubu zeytin bahçelerine girerek 13 ağacı hukuksuz olarak, bahçelerle dozerle girerek kesmişti. Dün ve ondan önceki günde toplamda 475 zeytin ağacı, aralarında asırlık ağaçlar da olmak üzere, şirket tarafından susturucu takılmış motorlu testere ile kesildi. “Ağacı keserim, cezasını öderim” mantığıyla hareket eden şirket çalışanları, testere sesine gelen köylüler kesim alanına gelince yüzlerini saklayarak araçlarına binip kaçtılar.

3 yırca

Yapılması planlanan Kömürlü Termik Santral için Yırcalıların toplamda 400 dönüm olan bahçesine acele kamulaştırma kararı çıkarılmış ve şirket tarafından arazinin çevresi dikenli telle çevrilmişti. Ancak bu karar yasa gereğince ancak savaş ve OHAL halinde çıkarılabileceğinden karşı dava açıldı. Acele kamulaştırma davası henüz sonuçlanmadı. Ayrıca arazinin tarım arazisi olduğu yani tarım dışı faaliyetler için kullanılamayacağı, yapılması planlanan projenin imar planı ve dolayısıyla imar izni olmadığı ve şirketin ÇED raporu başvurusunda bile bulunmadığı ortaya çıktı

Nöbet evinin etrafındaki arazi Kolin’e verildi

Bugün gerçekleşen eskiden köyün ortak arazisi olan ve yeni yasayla artık belediyenin olan bahçelerdeki zeytinlerin toplanması için olan ihalelerde, Yırca köyü ihalesine Kolin Şirketler Grubu da katıldı ve nöbet evinin etrafında, çitlerin hemen içerisindeki alan için olan ihaleyi kazandı. 

Dayanışma Büyüyor: 20:00’de #ZeytinimiKesme Kampanyası

2 yırca

Yırca köyünde zeytinlikler için verilen mücadele dayanışmayla büyüyor ve mücadele alanları birleşiyor. Bugün saat 18:00’de DİSK, Yırcalılarla dayanışmak için nöbet evine ve Yırca Köyü’ne geldi.

David Harvey de #ZeytinimiKesme dedi

Bu akşam 20:00’da twitter’da #ZeytinimiKesme kampanyası başlıyor. Şu anda İzmir’de bulunan ve dünyanın önde gelen sosyal kuramcılarından antropoloji profesörü David Harvey de #ZeytinimiKesme dedi!

1 davidharvey

Nöbet Evi’nde Cuma Günü Şenlikli Direniş

Cumartesi günü işçi örgütleri, sendikalar ve Praksis’in de katılımıyla Soma Yırca Köyü nöbet evinde direnişte şenlik var!

 

(Yeşil Gazete)

İztuzu Plajı ihalesinde yürütmeyi durdurma kararı kaldırıldı

Muğla 1’inci İdari Mahkemesi, Ortaca İlçesi Dalyan Mahallesi’nde bulunan dünyaca ünlü İztuzu Plajı’nın ihalesine yönelik önceden verdiği durdurma kararını itiraz üzerine kaldırdı. CHP Muğla Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir, Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce’nin yanıtlaması talebiyle meclise soru önergesi sundu.

iztuzuplaji2

Ortaca Kaymakamlığı’nın İztuzu Plajı’nın Ortaca Belediyesi’nden alınarak ihaleyi kazanan firmaya teslim edilmesine ilişkin kararına karşı açtığı davada mahkeme geçen 23 Haziran’da ihaleyi durdurma kararı almıştı.

Kararda, “Dava konusu işlemin tahliyeye ilişkin olması ve uygulanması halinde telafisi güç zarar doğurabilecek nitelikte bulunması” nedeniyle yürütmenin durdurulmasına karar verilmişti.

Aynı mahkeme itirazlar üzerine aldığı ikinci bir kararla durdurma kararını geçen 29 Eylül’de kaldırdı.

Ortaca Belediyesi’nin 2’nci İdare Mahkemesi’nde açtığı ikinci davada; İztuzu Plajı’nın Valilik tarafından Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne devredilmesine ilişkin kararın iptali ve yürütmenin durdurulmasını talebi henüz sonuçlanmadı, mahkeme şu ana kadar henüz bir karar vermedi.

Millletvekili Demir’den soru önergesi

CHP Muğla Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir, konuyu meclise taşıdı. CHP’li Milletvekili Demir’in Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce’nin yanıtlaması talebiyle verdiği soru önergesi söyle:

“Muğla Ortaca’da dünyaca ünlü İztuzu Plajı’nın Ortaca Kaymakamlığı’nca yabancı bir kuruluşun da ortak olduğu özel bir şirkete kiralanması aleyhine açılan davada daha önce yürütmeyi durdurma kararı verilmişti. Verilen yürütmeyi durdurma kararı 29 Eylül Pazartesi günü alınan ikinci bir kararla kaldırıldı. Büyükşehir Yasası’yla ihale bile edilmeden peşkeş çekilen İztuzu Plajı için verilen yürütmeyi durdurma kararının kaldırılması İztuzu plajının geleceğini tehlikeye atmaktadır, endişeleri artırmaktadır. İztuzu Plajı’nın korunması için daha geniş daha etkin önlemler alınacak mıdır?”

(Başka Haber/ Yeşil Gazete)

Polis Şahbaz’dan Sarısülük ailesine dava!

Gezi eylemlerinde Ankara’da Ethem Sarısülük’ü başından vurarak öldüren polis Ahmet Şahbaz’ın şikayeti üzerine Sarısülük ailesi hakkında“kasten yaralama” ve “hakaret”ten 10 yıl 5 aya kadar hapis istemiyle dava açıldı.

fft64_mf1688788

Gezi Parkı direnişi sırasında Ankara’daki eylemlerde hedef gözeterek Ethem Sarısülük’ün yaşamını yitirmesine neden olan ve 7 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan polis Ahmet Şahbaz’ın şikayeti üzerine Sarısülük ailesi hakkında dava açıldı.

Birgün gazetesinden Elçin Yıldıral’ın haberine göre, ailenin avukatları, tanıkların yaralanması ve hareket nedeniyle sivil polisler hakkında şikayetçi olurken, sanık polis Şahbaz da avukatları aracılığıyla ailenin kendisine hakaret ve darp ettiğini iddia ederek, aileden şikayetçi oldu.

Sanık polis Şahbaz’ın şikayeti üzerine, anne Sayfi Sarısülük ve kardeşleri İkrar, Mustafa ve Cem Sarısülük hakkında soruşturma başlattı. Soruşturmanın tamamlanması üzerine Sarısülük ailesi hakkında “kasten yaralama” ve “hakaret”ten 10 yıl 5 ay hapis istemiyle dava açıldı.

İddianamede Ethem’in annesi SayfıiSarısülük, ağabeyleri Cem ve Mustafa Sarısülük haklarında toplam 3 yıl 4 aydan 7 yıl 9 aya kadar, kardeşi İkrar Sarısülük hakkında 3 yıl 8 aydan 10 yıl 5 aya kadar ayrı ayrı hapis cezasıyla cezalandırmaları isteniyor.

Ne olmuştu?

Sarısülük Davası’nın 23 Eylül 2013’deki ilk duruşmasında, 100 kadar sivil polisin mahkeme salonunda yer alması nedeniyle tartışma yaşanmış, Sarısülük’ün avukatları, bu duruma itiraz ederek, sivil polislerin duruşma salonundan çıkartılmasını istemişti. Bunun üzerine salondaki sivil polisler, “çıkmayacağız, kesin sesinizi” diyerek, Sarısülük ailesinin ve avukatlarının üzerlerine pet şişeler atılmıştı.

Bu sırada peruk ve takma bıyık ile sakal takan sanık polis Ahmet Şahnaz da arka kapıdan salona alınmış, olayların dışarıya taşması üzerine ailenin avukatları ve Sarısülük ailesi salondan çıkarken, aile ile sanık polis Şahbaz yan yana gelmişti.

Bu esnada sanık polis Şahbaz ile aile arasında arbede yaşandı ve Şahbaz’ın takma peruğu ve sakalı yere düştü. Adliye polisleri, sanığı arka kapıdan dışarı çıkartırken, duruşma ertelenmişti.

Şahbaz’ın cezası

Mahkeme, önce sanık Ahmet Şahbaz’a kasten adam öldürmeden müebbet hapis cezası vermiş, ancak daha sonra olası kastla adam öldürme olarak değerlendirilerek ceza 21 yıla indirilmişti. Sanığın kamu görevlisi olması nedeniyle ceza 28 yıla çıkarılmıştı.

Daha sonra mahkeme tarafından haksız tahrik indirimi yapılara ve ceza 9 yıl 4 aya çevrildi.Mahkeme, son olarak sanığa iyi hal indirimi uyguladı ve Şahbaz’ın cezası 7 yıl 9 ay 10 gün olarak belirlendi.

Ahmet Şahbaz Ceza İnfaz Yasası ve denetimli serbestlik hükümlerine göre cezaevinde sadece 4 yıl kalacak.

(Birgün)

TEMA: Gün aile çiftçilerine destek günü

Bugün Dünya Gıda Günü. Her sene Birleşmiş Milletler tarafından kutlanan bu özel günün 2014 teması  “Uluslararası Aile Çiftçiliği Yılı” olarak belirlendi. 16 Ekim Dünya Gıda Günü’nde, aile çiftçiliği kapsamında gıda güvencesi, tarımın yeniden ivme kazanması, sağlıklı bireyler yetişmesi, açlık ve yoksulluğun azaltılması ve yerel ekonominin canlanması ön plana çıkıyor.

Into The Fields

TEMA, Uluslararası Aile Çiftçiliği Yılı için yayımladığı mesajda aile çiftliğinin ve gelenesek tarımın  tarımsal üretimin devamlılığı sağladığına vurgu yaptı ve aile çiftçisi olan küçük tarım işletmelerinin sorunların yönelik olarak kamu, özel sektör ve STK’lar birlikte işbirliği geliştirilmesi gerektiğini belirtti:

“Aile çiftçilerinin özelikle üretimden tüketime kadar olan süreçlerinde elde edilen deneyimlerinin birbirleri ile paylaşmaları kolaylaştırılıp, birbirlerinden faydalanmaları sağlanmalıdır. Aile çiftçilerinin, çiftçi örgütlerine, karar alıcılara, finans kuruluşlarına, medya ve halka ulaşmaları etkin bir biçimde sağlanmalıdır. Aile çiftçiliği teşvik edilmeli, desteklenmeli ve gelişmeleri sağlanmalıdır. Yine, özellikle tarımsal üretimde karşılaşacakları sorunlara teknik destek sağlanmalı ve üretim süreçlerinde yaşadıkları yetiştiricilik sorunları ivedilikle halledilmeli ve gerekli eğitimler verilmelidir. Bu eğitimlerde, sürdürülebilir ekolojik tarımsal üretim yöntemleri ile sağlıklı bitkisel üretim metotları öncelikle aktarılmalıdır.”

TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, “kırsalda ve şehirlerdeki fakirlik, yoksulluk ve açlık dünyayı tehditederken  bu tehditle baş edebilmek ve gıda güvenliğini sağlayabilmek için özellikle küçük tarım işletmeleri olan aile işletmelerine yeniden gözlerin çevrildiğini” ifade etti.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın Çiftçi Kayıt Sistemi 2012 verilerine göre Türkiye’de geçimini çiftçilikle kazanan 2.214.390 çiftçi var.

Altınordu Spor Kulübü artık Football is More (FIM) üyesi

Dünyanın çeşitli bölgelerinde yardıma muhtaç insanlar, savaş bölgesindeki çocuklar gibi gruplar için Chelsea, Real Madrid, Bayern Münih gibi kulüplerle organizasyonlar düzenleyen FIM, Altınordu spor kulübüne üyelik teklif etti.

21 Football is more

Altınordu spor kulübü Football is More’a (FIM) davet edildi. Avrupa’nın tanınmış kulüplerinin üye olduğu FIM, dünyanın çeşitli bölgelerinde engelliler, yardıma muhtaç insanlar ve savaş mağduru çocuklar için organizasyonlar düzenliyor.

FIM heyetine Altınordu forması da hediye edildi
FIM heyetine Altınordu forması da hediye edildi

Kurrum son olarak Filistinli çocukları İsrailli çocuklarla bir araya getirip futbol oynatmasıyla gündeme gelmişti. Kulüpten yapılan açıklamaya göre, FIM’in CEO’su Hanspeter Rothmund ile FIM Danışmanı Prof. Dr. Jürgen  Buschman İzmir’e gelerek üyelik teklifini resmen iletti.

Avrupa’nın birçok kulübüyle birlikte ortak organizasyonların içinde yer alacak Altınordu ile bir ağacın köklerine birlikte su vereceğiz diyen Buschman, “Futbolun sahada oynanandan fazlası olduğunu, sosyal hayatta futbolun önemini anlatacağız ve bunu destekleyen kulüplerle birlikte büyüyeceğiz” şeklinde konuştu

Üye kulüpler futbolla ilgili eğitim, sosyal ve sportif faaliyet, kültürel alışveriş gibi her türlü gereksinimini birbirleriyle temas kurarak sağlıyorlar.

Üyeleri arasında Liverpool, Manchester City, Arsenal, Chelsea, Real Madrid, Benfica, Bayern Münih gibi takımların bulunduğu FIM’de Türkiye Süper Ligi’nden veya alt liglerden herhangi bir takım bulunmuyor.

FIM’e Birleşmiş Milletler Kalkınma ve Barış için Spor Genel Sekreterliği de destek veriyor.

Dünya Organik Kongresi sona erdi

Gerçek gıda, sürdürülebilir tarım ve sağlıklı beslenmenin önde gelen isimlerinin biraraya geldiği IFOAM 18. Dünya Organik Kongresi sona erdi. 79 ülkeden 1000’e yakın kişinin katıldığı kongre, organik dünyanın birbirinden önemli isimlerini İstanbul’da buluşturdu.

Bz_r1UaIcAA5xLa

“Organik etik ve ulaşılabilir de olmalı”

Kapanış seramonisinde kongrenin ev sahibi Buğday Derneği YK Başkanı Güneşin Aydemir ve IFOAM Genel Müdürü Marcus Arbenz kongreyi destekleyen sponsorlara,medyaya, gönüllülere, ekolojik yaşam ağına teşekkür etti. Marcus Arbenz, kongrede organik hareketin köprüler kurması konusunda yapılan tartışmaları özetledi.

Kongrede çiftçilerin sadece üretken olması değil aynı zamanda girişimci ve yaratıcı olmaları için de çeşitli yöntemlerin konuşulduğunu belirten Arbenz, üretici ve tüketici arasındaki bağın güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı ve “Organik sadece kimyasallardan arınmış değil aynı zamanda yerel, etik, adil ve ulaşılabilir olmalı.” dedi.

Dorji: hedef %100 organik Butan

3 gündür İstanbul Kongre Merkezi’nde devam eden kongrede bugün yapılan oturumda davetli ana konuşmacılardan Butan Tarım ve Orman bakanı Lyonpo Yeshey Dorji, Butan’ın küçük ve mutlu bir ülke olduğunu söyleyerek söze başladı. Yeshey Dorji’nin 2020’de dünyadaki ilk ve tek % 100 organik ülke olacaklarını söylemesi salonda büyük alkış aldı.

Butan, ülkelerinin gelişmişliğini, diğer tüm ülkelerde olduğu gibi milli gelir ya da milli hasıla endeksleriyle değil, Milli Mutluluk Endeksi’yle ölçüyor. Butan’lılara göre endeksle ölçülen “mutluluk”, dışsal şartlara bağlı geçici bir ruh hali değil. Gayri Safi Milli Mutluluk, sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasına, iyi bir yönetime, çevrenin ve kültürel değerlerin korunmasına dayandırılmış bir kavram.

Kimyasalların toprağı kirletmesine izin vermeyecek sıkı politikalar izlediklerini söyleyen Dorji, hayvancılıkta da geleneksel yöntemlere bağlı olduklarını ifade etti.3 yıl içinde tüm üretimin organiğe geçebileceğini öngördüklerini belirten Yeshey Dorji “Organik geleceğimizdir” diyerek sözlerini bitirdi.

(Yeşil Gazete)

BBC, “IŞİD Kobani’deki bazı mevzilerinden geri çekiliyor”

Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) Kobani’deki bazı mevzilerinden geri çekildiği belirtildi. BBC’ye konuşan Kobani’deki Kürt yetkili İdris Nassan son günlerde IŞİD’in şehrin yüzde 20’den fazlasının kontrolünü kaybettiğini söyledi.

Nassan, Kobani’nin doğusunda ve güneydoğusunda YPG güçlerinin IŞİD’in çekildiği bölgelere girip yeni mevziler kurmaya başladığını ifade etti. ABD savunma yetkilileri ise ABD önderliğindeki hava saldırıları yoğunlaşırken Kobani etrafında yüzlerce militanın öldürüldüğünü söylüyorlar.

19 kobani...

Türkiye – Suriye sınırında bulunan BBC muhabiri Kasra Naji, Kürtler arasında bir iyimserliğin olduğunu ve birkaç gün içerisinde IŞİD’i Kobani’den tamamen atabileceklerini düşündüklerini aktarıyor. Naji, Koalisyon güçlerinin son günlerde Kobani’nin tek bir bölgesini hedef almasının “IŞİD’in elinde tuttuğu son bölge” yorumlarını ortaya çıkardığını da ifade ediyor.

Pentagon’un sözcüsü, “Kobani’nin düşme riski hâlâ var”

Ancak ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’un sözcüsü John Kirby, IŞİD’e karşı elde edilen tüm kazanımlara karşın Kobani’nin düşme riskinin hâlâ mevcut olduğunu da ifade etti.Kirby, “IŞİD Kobani’yi istediğini net biçimde gösteriyor ve bölgeye yeni militanlar sevk etmeye çalışıyor” dedi.

ABD önderliğindeki koalisyon güçlerinin koordinatörü emekli general John Allen ise, “Kobani’de IŞİD’e karşı direnen güçlerin zaman kazanması için ilave hava desteği gerekiyordu, biz de bunu sağlıyoruz” dedi.

Dün bir telekonferans gerçekleştiren Avrupalı liderler ve ABD Başkanı Barack Obama, Irak ve Suriye’de IŞİD’in ilerleyişini durdurmak için daha fazlasını yapma konusunda mutabakata vardı. İngiltere Başbakanı David Cameron’un makamı tarafından yapılan açıklamada, ABD, İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya liderlerinin Irak ve Suriye’de “kapsayıcı bir politik yaklaşım” ve yerel güçlerin eğitime desteği hızlandırmaya karar verdikleri belirtildi.

(BBC Türkçe)

Milano’da Avrupa-Asya zirvesi

0

Asya ve Avrupalı liderleri bir araya getirecek ASEM Zirvesi İtalya’nın ev sahipliğinde bugün Milano’da başlıyor.

18 asemİki gün sürecek toplantıya 50’den fazla ülkenin devlet ve hükümet başkanı katılıyor.

Zirvede Ukrayna krizi çerçevesinde görüşmelerin yapılması bekleniyor. Son olarak ağustos ayı sonunda bir araya gelen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko’nun ASEM Zirvesi’nde görüşmesi bekleniyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel’in de Putin ile biraraya geleceği öğrenildi.

Zirve gündeminde ekonomik konular ağırlıklı yer tutuyor. Ortak ticaretin geliştirilmesi, iklim değişikliğiyle mücadele ve uluslararası güvenliğe yönelik tehditler, ASEM gündeminin diğer başlıkları arasında sıralanıyor.

İslamcı aşırılık ve IŞİD terör örgütüyle mücadelenin zirvede görüşülmesi bekleniyor. Ebola salgınına karşı alınabilecek ortak önlemler, toplantının bir başka konusu.

(DW Türkçe)

Şişli Belediyesi’nden tüm LGBTİ bireylere ücretsiz sağlık hizmeti

Şişli Belediyesi, LGBTİ’lere yönelik ücretsiz sağlık hizmeti vermeye başladı. Saat 20.00’a kadar açık olacak poliklinikte, cinsel yolla bulaşan hastalıklar için tahlil, rumuz ile kayıt ve anonim test imkanı da sağlanacak.

17 sisli_belediyesinden_lgbtilele_ucretsiz_saglik_hizmeti...

Şişli Belediye Başkanı Danışmanı Boysan Yakar, başta trans bireyler olmak üzere LGBTİ’lerin tedavi hakkına erişimde yaşadığı sıkıntılar nedeniyle belediyenin bu çalışmaya başlama kararı aldığını belirtti.

İstanbul’da LGBTİ nüfusun en yoğun yaşadığı ilçelerden biri olan Şişli Belediye Başkanı İnönü, SPoD LGBTİ Derneği’nin yerel yönetimlerin LGBTİ haklarının hayata geçirilmesindeki sorumluluklarını hatırlatmak üzere hazırladığı LGBTİ Dostu Belediyecilik Protokolü’nü ilk imzalayan CHP’li belediye başkan adayı olmuştu.

Şişli Belediye Başkanı Danışmanı Boysan Yakar
Şişli Belediye Başkanı Danışmanı Boysan Yakar

Başkanı Danışmanı Boysan Yakar, “Özellikle transların tedavi hakkından nasıl men edildiğini son 20 yılın medya arşivlerinde bulabiliyoruz. Ben de 11 yıldır LGBTİ hareketinin içinde bir insan olarak bu duruma bilfiil şahit oluyorum. Bunun yanı sıra cinsel yönelimi nedeniyle doktorların hastaları reddettiğini, tedavi etmek istemediğine dair bilgiler alıyoruz” diye konuştu.

Belediyenin LGBTİ’lerin sağlık konusunda özel ihtiyaçlarına yönelik hizmet verdiğini söyleyen Yakar,   bir taraftan sağlık personelinin toplumsal cinsiyet ve LGBTİ konularında eğitim alacağını da anlattı.

LGBTİ’lere yönelik sağlık hizmetlerinin daha geniş kapsamlı verilmesi amacıyla poliklinikte HIV, Hepatit ve benzeri cinsel yolla bulaşan hastalıklar için 3 ayda 1 ücretsiz tahlil, rumuz ile kayıt ve anonim test imkanı da sağlanacak.

Şişli Belediyesi’nin bu uygulamasından, sadece Şişli’de yaşayanlar değil, tüm LGBTİ bireyler faydalanabilecek.

(Bianet)