Ana Sayfa Blog Sayfa 3727

Kerry, İran konusunda bilgi vermek için Riyad’da

Suudi Arabistan’a giden ABD Dışişleri Bakanı Kerry, nükleer görüşmelerin devam ettiği İran ile geniş bir siyasi ve güvenliğe dayalı işbirliği düşünmediklerini söyledi.

17 suudi arabistan, john kerry

Suudi mevkidaşı Suud Faysal ile basın toplantısı düzenleyen John Kerry, “İran ile büyük bir pazarlık peşinde değiliz, olası bir nükleer anlaşma Körfez ülkelerinin güvenlik endişelerine yanıt verecektir” ifadelerini kullandı.

Suud Faysal da, Kerry’nin kendisine, Washington’un nükleer anlaşma arayışındayken, İran’ın bölgedeki tavrını gözardı etmeyeceği konusunda garanti verdiğini belirtti. İran’ın “Arap ülkelerinin işlerine” müdahaleden vazgeçmesi gerektiğini söyleyen Faysal, “İran’ın Yemen, Suriye, Irak’a müdahalesi konusunda endişeliyiz” dedi.

Ülkesinin “İran’ın nükleer silaha sahip olmasını engellenmesi ve denetim altına alınması konusundaki 5+1 ülkelerinin çalışmalarını desteklediğini” dile getiren El-Faysal, “İran, komşularıyla arasındaki düşmanlık yayılmadan önce halkından akl-ı selim sahiplerine kulak vermeli ve Arap ülkelerinin işlerine müdahaleden vazgeçmeli” diye konuştu.

İran ile P5+1 ülkeleri arasındaki nükleer görüşmelerin son günü 31 Mart. Bu tarihe kadar taraflar arasında bir siyasal anlaşma çerçevesi oluşturulması hedefleniyor.

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun ABD Kongresi’nde Obama yönetimine nükleer müzakerelerle ilgili ağır eleştirilerine rağmen Washington müzakerelere devam kararı aldı. Dışişleri Bakanı Kerry de 15 Mart’ta müzakerelere katılacağını söyledi.

(Al Jazeera)

Ve ‘yandaş zekâ’ zirve yaptı: KABAAA – TAŞŞŞ… – Hakan Aksay

Çocuklar, bugünkü dersimiz kompozisyon. Size bir kelime vereceğim.

Önce onu en uygun yerinden ikiye bölüp bir cümlede kullanacaksınız.

Sonra en iyi cümleyi seçeceğiz ve herkes o cümleyi başlık yaparak bir yazı yazacak!..

Kelimeyi veriyorum: Kabaaa – taşşş

Haydi çocuklar!.. Önerisi olan var mı?..

Evet, aferin. Yazımızın başlığı, “Diliniz KABA vicdanınız TAŞolsun.

En iyi yazıyı özel olarak okul müdürümüze de götüreceğim. Göreyim sizi!..”

*    *   *

16 diliniz kaba vicdanınız taş

Ve koca koca çocuklar, aynı başlıkla kompozisyonlarını, yani yazılarını yazdılar.

Yazıları aynı gün, okul duvarına, pardon, yandaş gazetelere basıldı.

Hiçbiri “ben bağımsızım, bana yazı konusunu, hele hele başlığınıdayatamazsınız” falan demedi.

Hepsi kuzu kuzu oturdu yazdı.

Eee, kolay değil. Sınıfta kalma tehlikesi var.

Üstelik konu “okul müdürü” ile çok yakından ilgili.

Çünkü vaktiyle “müdürün müritlerinden birinin kızı” bir “Kabataşhikâyesi” uydurdu. Hikâyede Allah için her şey var: Rahatsız etme, laf atma, saldırı, şiddet, çiş yapma, cinsel taciz vs. Kahramanı kendisi. Bir de bebeği var. Yardımcı oyuncular en az 70-80 kişi. Hem de tümü yarı çıplak, elleri eldivenli, kafalarında bandana…

Velhasıl senaryonun, yani hikâyenin konusu epeyce karmaşık.

E müdür de o günlerde sıkıntılı ve kızgın tabii. Almış bu hikâyeyi. Bütün sınıflarda anlatmış da anlatmış…

Hatta “bu hikâyenin bir de filmi var” demiş.

*    *   *

Gel zaman git zaman…

Birçok insan buna inanmaz olmuş. “Bu hikâye bile değil, saçma sapan bir masal” demişler.

Kesin fikri olmayanlar, illaki “o film”i izlemek istemiş.

Ne var ki film bir türlü ortaya çııık-maaa-mııııışşş!!!

Müdür hâlâ kızgın.

Bu saatten sonra film falan da yapılmaz haliyle.

Ama “eli kalem tutan çocuklar”a sıkı kompoz…, yani yazılar sipariş etmek mümkün.

“Sonra aynı anda hep bir ağızdan yazıları okuttururuz.

En azından sıkı bir gürültü çıkar.

Çatlak sesleri bastırır.

Bu da müdürün hoşuna gider.”

Diye düşünmüşler.

Ve hatta bu buluşları kendilerinin çok hoşuna gitmiş, çok sevinip birbirlerini kutlamışlar.

*    *   *

Dün bu “yazı konusunu, hatta yazı başlığını kendi başına belirleyemeyen” sadık ve çalışkan öğrencilerin yazıları aynı anda yayımlandı.

Malum gazetelerde: Star, Yeni Şafak, Sabah, Türkiye, Yeni Akit…

Çocukların sayısını haberlerde 12 olarak veren de vardı, 13, 14, hatta 15 olarak veren de.

Ama bu karmaşa, çocukların veya habercilerin suçu değil, “organizatör hatası”.

Mesela, geçen yıl, yine mart ayında, “organizatörler” daha derli toplu bir adım at(tır)mışlardı. Yandaşlar, “Medyanın devlerinden ortak bildiri” diye “bomba gibi” bir başlık altında kendi kendilerine reklam vererek – İğrenç ihaneti lanetliyoruz” başlığı altında Dışişleri’ndeki dinleme olayına sinirlenmiş gibi yapan – bir toplu açıklama yayımlamışlardı.

Orada hepsinin adı vardı. Gazeteler, televizyonlar, internet siteleri, hatta bunların “önemlerine göre” sıraları: “Pravda-1”, “Pravda-2”,“Pravda-3”

Biz de olayı haberleştirirken hiçbirini unutmamıştık.

*    *   *

Bu seferki “çıkış” yine organize, tamam, yine “yukarıdan” planlanıp düzenlenmiş. Ama…

Nasıl diyeyim, biraz garip sanki bu sefer…

Yani eğer direktif, “hep birlikte aynı başlıkla ve aynı konuyla yazılar yazılacak” ise…

Sayı niye bu kadar az?

40-50 kişinin, hatta o gazetelerdeki bütün köşe yazarlarının aynı anda aynı yazıyı yazması “daha etkili” olmaz mıydı?

Ve yandaş televizyonların, radyoların falan da olaya aktif katılması?

Hatta yazıları yazanların aynı anda bir meydanda, mesela, Kabataş İskelesi’nin önünde toplanarak yazdıklarını yüksek sesle okumaları?

Bizzat Müdür’ün “en iyi hikâye yazarınıseçmesi ve boynuna bir madalya takması?

Hikâyenin yazarı olan o çilekeş annenin de, Müdür’ün eşinin yanında durarak yazıları dinlerken sessizce gözyaşı dökmesi?..

Bu yazı t24.com.tr/ den alınmıştır

15 Hakan Aksay

 

Hakan Aksay

@AksayHakan

Türkiye’de işsizlik artıyor, TÜİK oranı yüzde 9,9

2013 yılında 2 milyon 747 bin olan işsiz sayısı 2014 yılında artarak 2 milyon 853 bin kişiye ulaştı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2014 yılında işsizlik oranını yüzde 9,9 olarak açıkladı. Toplam işsiz sayısının 2 milyon 853 bin olduğu belirlendi.

14 işsizlik oranı

Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde 2014 yılında İşsizlik oranı yüzde 9.9 ile çift hanenin eşiğinde gerçekleşti.
Gelişmiş ülkelerde temel işsizlik verisi olarak kabul edilen tarım dışı işsizlik oranı ise yüzde 12.0 olarak açıklandı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, işsizlik oranı erkeklerde yüzde 9.0 kadınlarda ise yüzde 11.9 oldu.

TÜİK verilerine göre, 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı yüzde 17.9, 15-64 yaş grubunda bu oran yüzde 10.1 olarak gerçekleşti.

Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2014 yılında 2 milyon 853 bin kişi oldu.

İşgücü 2014 yılında 28 milyon 786 bin kişi olarak belirlendi ve işgücüne katılma oranı ise yüzde 50.5 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71.3 kadınlarda ise yüzde 30.3 oldu.

TÜİK’in hesaplamalarında, çalışabilir nüfus kapsamında olmalarına karşın 28.2 milyon kişi iş gücü dışında tutuldu.

Kayıp Malezya Havayolları uçağından bir yıldır hiçbir iz yok

Geçen yıl 239 yolcusu ile kaybolan yolcu uçağının hâlâ hiçbir yerde izine rastlanmaması üzerine arama çalışmalarına son verileceğinin açıklandı.

13 kayıp malezya havayolları uçağı

Avustralya Başbakan Yardımcısı Warren Truss, MH370 sefer sayılı Malezya Havayollarına ait kayıp uçağın arama çalışmalarının yakında durdurulacağını duyurdu.

Truss, Avustralya, Çin ve Malezya arasında konuya ilişkin görüşmelerin sürdüğünü belirtti ve “Kayıp yakınlarının çoğu bir sonuca ulaşana kadar arama çalışmalarının devam etmesini istiyor. Biz de bunun için elimizden geleni yapıyoruz ancak bu durum böyle devam edemez, bir uzlaşma bulmamız gerekiyor” dedi.

Şimdiye kadarki arama çalışmalarına 120 milyon Avustralya doları, yani 83 milyon euronun harcandığı belirtilirken Boeing 777 serisi uçağın enkazına ulaşmak için, 4 özel gemi tarafından fırtınaların alt üst ettiği Güney Hint Okyanusu’nda 60 bin kilometrekarelik alan tarandı. Ancak şimdiye dek hiçbir sinyale veya enkaza ulaşılamadı.

Arama çalışmalarına son verileceği haberi yakınlarından haber bekleyen aileleri hareket geçirdi. Malezya Havayollarında hosteslik yapan karısı da kaybolan 239 kişiden biri olan Calvin Shim “Bizim bir açıklamaya ihtiyacımız var, yoksa tüm bu acıyla nasıl başa çıkacağız” diye konuşuyor. Shim “Tabii ki olanlara bir cevap arıyorum, hatta uçağın enkazının kendisini. Bir açıklamaya, bir yanıta ihtiyacım var. Yoksa bir insanın yası bitmez” şeklinde konuşuyor.

Uçağın kaybolmasının yıldönümü yaklaşırken arama çalışmalarına son verileceğinin açıklanmasına gelen tepkiler üzerine Warren Truss’un sözcüsü, bir düzeltme yaptı ve arama çalışmalarına mayıs ayı sonuna kadar devam edileceğini duyurdu.

 

 

 

 

Hollanda’da elektronik, e-esrar dönemi kapıda

Hollandalı bir şirket, gerçeğine yakın tat ve ve kokuya sahip “elektronik esrar” üretti. “E-njoint” adı verilen elektronik esrarın, kasları gevşettiği ve kullanıcılara rahatlama hissi verdiği belirtiliyor.

12hollanda, e esrar

Toksik madde ve nikotin içermeyen elektronik esrarın “yüzde yüz doğal” olduğu ve yasal olarak satılacağı belirtiliyor. Hollanda’nın Delft kentinde bulunan E-njoint adlı şirket, son yıllarda yoğun biçimde kullanılmaya başlanan “e-sigara”dan ilham aldı. Şirket, tütün zararlarını ve bağımlılığını azlatmak amacıyla geliştirilen e-sigarayı, esrar için de uygulamaya karar verdi.

Geçen yıl üretilen “e-esrar”, yoğun meyve tadı nedeniyle beğenilmemişti. Bunun üzerine E-njoint, Avrupa ve Amerika’daki laboratuarlarla ortak bir çalışma yaptı. Şirketten verilen bilgiye göre, laboratuvar çalışmaları sonunda kullanıcılara, “kafayı bulma” duygusu veren bir aroma geliştirildi. Üstelik bu aroma, gerçek esrar tadı ve kokusuna da sahip. Şirket yetkilileri, “e-esrar”ı kullananların kaslarında rahatlama olduğu ve neşe hissi yaşadıklarını belirtiyor. Yetkililere göre, elektronik esrar, gıda ve içecek endüstrisinde kullanılan maddelerden üretildi.

E-njoint şirketi, elektronik esrarın tamamen doğal olduğunu, nikotin, katran veya toksik madde içermediğini vurguluyor. Bu nedenle tütün ürünlerine uygulanan yaş sınırılamasının, elektronik esrar için geçerli olmayacağını savunuyor. Tadı ve kokusuyla kulananlara, esrar içmiş duygusu veren, “e-esrar”ın yakında raflarda yerini alması bekleniyor.

(BBC Türkçe)

Afgan erkekler kadın hakları için mavi burka giyerek sokağa çıktı

Afganistan’ın başkenti Kabil’de bir grup erkek geçtiğimiz perşembe günü kadın haklarını desteklemek için çarşaf giyip yürüdü.

Male Afghan women's rights activist pose for media as they wear burqas to show their solidarity to Afghan women ahead of International Women's Day in Kabul

Kendilerini tepeden tırnağa  çarşafa saran grup yürüyüşün 8 Mart’ta kutlanacak Kadınlar Günü kapsamında düzenlendiğini belirtti.  Kara çarşaf Afganistan ve birçok Ortadoğu ülkesinde erkeklerin kadınlar üzerinde yaptığı baskıyı temsil ediyor.

Siyah yerine Açık Mavi

Ancak yürüyüşe katılan protestocu erkeklerin çarşaf için seçtikleri renk siyah değil açık mavi idi.

11afgan erkekler kadınlar için yürüdü

Çamurlu lastik ayakkabıları,  uzun botları, açık mavi çarşafları grubun, kurşuni  gökyüzüne sahip bir günde Kabil sokaklarında yürüyüşü dikkat çekici bir kare oluşturdu. Kendilerine Afgan Barış Gönüllüleri diyen grup 8 Mart’ta çok daha büyük bir yürüyüşle Kabil sokaklarına geri geleceklerini açıkladı.

1990’lı yıllarda Afganistan’da  iktidarı ele geçiren radikal görüşlü Taliban hareketi kadınları kamuya açık yerlerde çarşafa bürünmeye zorlamıştı.  2001’de ABD liderliğindeki koalisyon güçleri ülkedeki Taliban rejimine son verdi.

Ancak Afganistan’da yöneticiler,  Ortadoğu ülkelerinde son zamanlarda ortaya çıkan  radikal hareketin ülkede kadınlar lehine elde edilmiş kazanımları riske ettiğini düşünüyor.

(Salom, Reuters)

Yırca’da zeytin ağacı bırakmayan Kolin’in termik inadı sürüyor

Termik santral kurmak için bir gecede 6.666 zeytin ağacını kestiği Soma’nın Yırca Mahallesi’nden tepkiler üzerine umudu kesen Kolin Grubu, ilçede yeni yer aramaya başladı.

8soma yırcada ağaç katleden kolin şirketi

 

Kolin Şirketler Grubu bünyesinde yer alan Hidro-Gen A.Ş. tarafından Soma’nın Yırca köyünde kurulması planlanan yerli linyit yakıtlı 510 MW kurulu güce sahip Soma Kolin Termik Santrali’ne karşı köylülerin zeytin ağaçlarını ve yaşam alanlarını cansiperane koruması ve mahkeme kararı ile bu santralin imkansız hale gelmesinin ardından zeytin ağaçlarını katleden şirket kendisine yeni yer arıyor.

Yırca’dan umudu kesen Kolin Şirketi, Soma’da başka bir yer bakmaya başladı. Kolin Şirketi adına yapılan açıklamada, Yırca’da yaşanan gelişmelerin ardından alternatif lokasyonların belirlenebilmesi için Soma yerel makamlarından davet alındığı belirtildi.

Kolin Şirketi’nin Yırca’nın yerine termik santral kurmak için önerilen yerlerin Çerkez Sultaniye, Türkpiyale, Bozarmut ve Kayraltı Mahalleri olduğu ileri sürüldü. Soma Belediye Başkanı Hasan Ergene ise, kendisine bu konuda Kolin Şirketi’nden herhangi bir yer talebi gelmediğini, resmi bir başvurunun olmadığını söyledi.

(Demokrat Haber)

 

 

Banksy, Gazze çizimleri ile yıkımı hatırlatıyor

Gizemli sokak sanatçısı ve aktivist Banksy geçtiğimiz hafta internet sitesinden son eserlerinin fotoğraflarını ve bir video paylaştı. Eserleri dünya genelinde ilgi çeken İngiliz sanatçının bu sefer hatırlatmak ve göstermek istedikleri şeyler vardı; savaş, yıkım, verilmiş sözler.. Banksy Gazze’de idi; geçen yaz, İsrail’in 50 günlük saldırısı sonrasında büyük çoğunluğu sivil 2 bin Filistinlinin hayatını kaybettiği Gazze’de.

Aradan geçen aylarda dünya Gazze’yi unuttu aynı zamanda verdiği sözleri de. Geçtiğimiz Ekim ayında dünya liderleri Kahire’de Gazze’nin yeniden inşaası için bir araya geldi ve 5.4 milyar dolar toplanacağı açıklandı. Ancak Al Jazeera’nin Şubat tarihli haberine göre bu rakamın sadece 300 milyon doları toplanabildi.

Dünyanın Gazze’yi hatırlaması gerekiyor. Banksy oradaydı, hatırlatmak için..

gz_nc_02
Fotoğraf: banksy.co.uk

 

gz_03aatwt-2
Sitede fotoğrafın altındaki altyazı; “Gazze genelde ‘dünyanın en büyük açık hava hapishanesi’ olarak anılıyor. Çünkü giriş ve çıkışlara izin verilmiyor. Ancak yine de hapishanelerin aksine içme suyu ve elektrik düzenli olarak yok. ” Fotoğraf: banksy.co.uk

 

gz_nc_04-2
Sitede fotoğrafın altındaki altyazı; “Bir adam yaklaştı yanıma ve bu resmin ne anlama geldiğini sordu. Gazze’deki yıkımı göstermek istediğimi ancak fotoğrafı internet üzerinden paylaşacağım için kedili bir resim daha çok ilgi çekebileceğini söyledim.” Fotoğraf: banksy.co.uk

 

iwwoh
“Eğer güçlü ile güçsüz arasındaki çatışmaya seyirci kalırsak güçlüden yana tavır sergilemiş oluruz tarafsız kalmış değil”. Fotoğraf: banksy.co.uk

Turistik tanıtım videosu gibi tasarlanmış “Bu yıl yeni yerler keşfedeceğiniz bir yıl olsun” başlıklı videosu ise altyazı ve görüntüleri ile Gazze’deki yıkımdan bir kesit sunuyor;

Altyazı;

“Bu yıl yeni yerler keşfedeceğiniz bir yıl olsun. Gazze’ye hoş geldiniz. Turistlerden uzak (erişim yasadışı tüneller ağı üzerinden gerçekleştirilir). Yaşayanları orayı o kadar sever ki asla terk etmez (çünkü onlara çıkış izni verilmez).  Seçkin bir alanda bulunur (üç tarafı duvarlar ile ve silahlı tekneler bulunduğu bir deniz kıyısı ile çevrilidir). Dost komşuları tarafından izlenir (2014 yılındaki saldırıda 18 bin ev yıkıldı). Kalkınma fırsatları her yerde (bombalamadan beri hiç bir yapı malzemesinin Gazze’ye girişine izin verilmedi). Geniş kapsamlı yenileme imkanı var.”

Video, bir duvara kırmızı ile yazılmış şu sözler ile biter: “Eğer güçlü ile güçsüz arasındaki çatışmaya seyirci kalırsak güçlüden yana tavır sergilemiş oluruz tarafsız kalmış değil.

Bu Banksy’nin Filistine ilk gidişi değil. 2005 yılında da Batı Şeria’ya gitmişti ve İsrail’den Batı Şeria’yı ayıran duvarların üzerine çizimlerini yapmıştı.

(Yeşil Gazete)

Kumkapı’da Afrikalı göçmenlere ırkçı saldırı

Yoğun olarak Afrikalı göçmenlerin yaşadığı Kumkapı’da ırkçı saldırılar gün geçtikçe artmaya devam ediyor.

Agos Gazetesi’nden Vartan Estukyan’ın haberine göre Kumkapı’da göçmenlerle iletişim halinde olan ve sorunlarına yardımcı olmaya çalışan Göçmenlerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ASEM) üyesi Lerzan Caner, şimdiye dek dokuz kişinin aynı şikâyetle kendilerine başvurduğunu belirtti: “Son iki haftada dokuz kişi, kendisine siyah bir köpeğin saldırması şikâyetiyle derneğimize geldi. Hepsini kuduz aşısı yaptırmak için hastaneye götürdük. Bunlar bize gelenlerin sayısı, kim bilir daha kaç kişi var saldırıya maruz kalan. Durumu polise ilettiğimizde ise ‘Olay yeri ekiplerimiz takip edecek’ dediler ancak baştan savma bir tavır halindelerdi. Şimdiye dek bir sonuç alamadık.”

8kumkapı afrikalı göçmenlere ırkçı saldırı

Özellikle Yenikapı Marmaray istasyonu önündeki taksi durağı yakınlarında meydana gelen olayın ilk mağdurlarından Josephat Okoye, başından geçenleri şöyle özetliyor: “Geçen Cumartesi Marmaray’ın yakınlarında bulunan Afrika restoranında yemek yedikten sonra eve gitmek için çıktım. Çıkışta saldırdılar. Bir çocuk arkamda sarıldı ve vurmaya başladı, sonra köpeği saldılar üstüme. Epey kalabalık bir gruptu, 12-13 kişi vardı, hepsi birden saldırdılar. Karşı gelemedim çünkü genelde yanlarında bıçak taşıyorlar. Yere düştüm, biri başıma taşla vururken, o sırada köpek de kulağımı ısırmaya çalıştı. Daha önce onları hiç görmedim. Dövdükten sonra bütün paramı çalıp gittiler.”

Fildişi Sahilli Mohammed Bamba ise, 3 Mart Salı günü yine aynı yerde, saat 21.00 sıralarında saldırıya uğramış. Bamba, yaşadıklarını şu sözlerle anlatıyor: “Kadın bir arkadaşımla yürüyorduk, bir grup genç oturuyordu, geldiğimizi gören iki kişi ayağa kalkıp bize doğru geldi ve saldırmaya başladı. Biri önden, diğeri arkadan saldırdılar. Türkçe bir şeyler söylüyorlardı ama ben anlamıyordum. Arkadaşıma saldırmak istediler, onu arkama alarak korumaya çalıştım. Bu sefer üç kişi, ellerinde elektrik şarjıyla geldiler. Kavga etmeye başladık. Sonra aralarından biri köpeği almaya gitti. Hem köpekten, hem elektrik şarjından hem de onlardan ikimizi birden koruyamam diye kızı ittim, hepsini kendime yönelttim. O sırada arkadaşım bağırmaya ve dikkat çekmeye çalıştı. İnsanlar ellerini bellerine koymuş, tüm yaşadıklarımızı izliyorlardı, kimse bir şey yapmadı. Beş dakika kavga ettikten sonra kendimizi yola atarak kaçtık, onlar da diğer yöne doğru uzaklaştılar.”

(Agos)

Ekonomi nereye gidiyor, Dolar 2.60 TL’yi geçti

Dolardaki rekor yükselişlerin etkisiyle Borsa İstanbul da güne düşüşle başladı. Kayıpları devam eden BIST 100 endeksi 80 bin sınırına dayandı.

7dolar 2.60a dayandıEkonomi yönetiminin geleceğine ilişkin kaygılar ve ABD’de faiz artırımının yakınlaştığı beklentileriyle bir süredir tırmanışta olan dolar sabah saatlerinde 2.5770 lira ile yeni rekor düzeyine çıktı. Liradaki büyük kayıpların etkisiyle hisse senedinden kaçışlar da hız kazandı ve Borsa İstanbul Endeksi de açılışta yüzde 1.29 düştü.

Merkez Bankası üzerindeki faiz baskısının yanında, küresel piyasalarda da değer kazanan dolar lira karşısında tarihi rekor düzeylere yükseliyor. Dolar, 2.57 lira düzeyinde başladığı günün ilk yarısında üst üste rekorlar kırarak 2.60 liraya ulaştı.

Dolardaki tırmanışa paralel olarak euro da 2.8750 liraya yükselince, yarı yarıya dolar ve eurodan oluşan döviz sepetinin değeri de 2.73 düzeyini de aştı.

Brezilya Merkez Bankası ekonominin resesyona gireceği endişelerine rağmen enflasyon ile mücadele etmek için politika faizini 50 baz puan artırdı ve altı yılın en yüksek düzeyi olan yüzde 12.75’e çıkardı. Ancak yatırımcılar Türkiye Merkez Bankası’nın gerekmesi halinde faiz artışını politik baskılardan dolayı gündeme alamayacağından endişe ediyorlar. Aralarında Hindistan ve Çin’in bulunduğu birçok gelişmekte olan ülke faiz indirirken, Brezilya faiz artıran az sayıda ülke arasında yer alıyor. Üst düzey bir bankacı dün akşam kurdaki artışı dizginlemek için TCMB’nin bu defa faiz artırımını gündeme almasının zorluğuna işaret ederek, “Bu kadar politik baskı varken TCMB ne faiz yoluyla ne de döviz satışı yoluyla bir şey yapamaz. O nedenle beklemekten başka yapacak bir şey yok. Politikacılar karışmasaydı ve üst bantta indirim yapılmasaydı, bu kadar kötü performans göstermezdik” dedi.