Ana Sayfa Blog Sayfa 3510

Wellcome Trust, fosil yakıt geri çekme kampanyalarına kafa tutuyor

Damian Carrington tarafından The Guardian‘da yayımlanan haberi Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Berk Öktem‘in çevirisiyle sunuyoruz.

***

Çevrecilere göre, sağlık araştırmalarına destek olan fonun yatırımları konusundaki vurdumduymazlığı “tarihin yanlış tarafında” yer almalarına sebep oluyor.

wellcometrust
Wellcome Trust’ın yatırıma devam ettiği BHP Billiton firmasının Meksika Körfezi’ndeki petrol ve gaz platformu. Görsel: AP

Wellcome Trust, fosil yakıt yatırımlarının durması için çalışan eylemcilere karşı gelerek geçen sene içinde kömür, petrol ve gaz yatırımlarını arttırdı.

Aralık ayının başında, Paris İklim Zirvesi’nde varılan küresel iklim değişikliği anlaşması sonrası gelen bu haber eylemciler arasında “büyük bir hayal kırıklığı” yarattı. Eylemciler, sağlık araştırmalarını destekleyen yardım fonunun kendisini “tarihin yanlış tarafına” konumlandırdığını söylüyor. Fon, Shell’deki 142 milyon Pound’luk hissesini satsa da başka alanlardaki yatırımlarını arttırdı, örneğin BHP Billiton ve Rio Tinto gibi maden şirketlerine büyük yatırımlar yaptı.

Fon, iklim değişikliğini “küresel sağlık konusunda en büyük zorluklardan biri” olarak görüyor ama, yine de, fosil yakıt şirketlerindeki hisselerini satmaya direniyor.

Bilim insanlarına göre, iklim değişikliğini 2C’de tutabilmemiz için fosil yakıt kaynaklarının çoğunu toprak altında bırakmak zorundayız. Ayrıca Dünya Bankası gibi kurumların da uyardığı üzere fosil yakıt hisseleri/varlıkları bulundurmak finansal riskler içeriyor. Haziran ayında 1000 sağlık profesyoneli, Lancet ve British Medical Journal editörleri de dahil, fonun yardım çalışmalarını överken tıbbın en temel değerlerinden “önce, zarar verme” ilkesini de hatırlatarak fosil yakıt yatırımlarını durdurmalarını istediler. 236,000’den fazla insanın imzaladığı, Guardian’in ses getiren kampanyası “Keep it in the ground (Toprak altında tut)” da fonun yatırımlarını durdurmasını talep ediyor.

Guardian’in yaptığı fonun yıllık raporlarında dayanan analizin ve Reuters’dan alınan finansal verilerin ortaya koydukları:

o   Fonun BG, BP, Rio Tinto ve BHP Billiton şirketlerindeki fosil yakıt varlıklarının değeri 2014’ten 2015’e kadar %5,2 ile %27 arasında artmış (kısıtlı veri erişimi sebebiyle kesin artış bilinmiyor).

o   2015’ın ortasından sonuna kadar fon, BHP Billiton’daki hisse sayısını %35, Rio Tinto’daki %25 ve BP’deki hisse sayısını da %12 arttırmış.

o   Fon, çok uluslu bir petrol ve gaz şirketi olan BG’deki hisselerini ise 2014 Eylül’ünden beri en az %300 arttırmış (Shell yakın zamanda BG’yi satın almak için teklif vermişti).

o   2014 Eylül’ünde 142 milyon Pound’luk Shell hissesine sahip olan fon, bunların hepsini Ağustos 2015’e kadar satmış.

o   Afrika’da faaliyet gösteren petrol ve gaz şirketi Ophir Energy’nın 22 milyon Pound’luk hissesine sahip olan fon ve Kazakistan’da çalışan Nostrum Petrol ve Gaz Şirketi’nin de 9 milyon Pound’luk hisseye sahip.

Guardian’ın analizi, fonun fosil yakıt şirketlerine yaptığı yatırımlardan ötürü 2015’in ilk 7 ayında yaklaşık 175 milyon pound zarar ettiğini gösteriyor ve bu şirketlerin hisseleri düşmeye devam ediyor. Kasım ayında, Corporate Knights şirketinin yaptığı analize göre, fon 2012 yılında fosil yakıt yatırımlarını durdursaydı güncel durumundan 238 milyon pound daha iyi bir durumda olabilirdi.

En çok değer kaybeden kömür yatırımları oldu. Yatırım bankası Goldman Sachs, Ocak ayında, yakıt yatırımının “emeklilik yaşına” geldiğini söyledi ve Uluslarası Enerji Ajansı (International Energy Agency) baş ekonomisti Fatih Birol yakın zamanda yaptığı açıklamada endüstrinin “büyük baskılar” altında olduğunu söyledi. Sektörün bu durumuna rağmen Wellcome Trust, ABD, AB Hindistan ve Rusya’nın toplam yıllık karbon salımına eşit miktarda kömür rezervine sahip BHP Billiton şirketine olan yatırımını arttırdı.

Danielle Paffard, İngiltere 350.org kampanyacısı, “Wellcome Trust gibi yardım amaçlı bir organizasyonun, hele Paris’teki anlaşmadan sonra, fosil yakıt yatırımlarına devam ederek kendisini tarihin yanlış tarafında konumlandırması büyük bir hayal kırıklığı.” diye belirtiyor ve ekliyor: “Umarım fon çalışanları yaptıklarının sonuçlarını ve geleceğin şekillenmesinde oynadıkları rolü düşünüyorlardır.”

Fosil şirketlere yapılan yatırımları geri çekme kampanyalarını düzenleyenlerden bir başka öncü isim Bill Mckibben’a göre: “İklim değişikliği ve insan sağlığı arasındaki ilişki hiç bu kadar açık olmamıştı. Wellcome Trust’ın yaptığı tropik hastalıklara ve doğal afetlere yatırım yapmakla neredeyse eşdeğer. İngiltere Merkez Bankası yöneticisi gibi insanlar bile iklim sorununa işaret ederken fosil yakıt yatırımlarını ikiye katlamış olmaları akıl alır gibi değil.”

Fon sözcüsü konuyla ilgili; “Wellcome Trust az sayıdaki enerji ve kaynak şirketine yatırım yaparak karbon salımı azaltma konusunda en büyük katkıyı yaptığını düşünmektedir ancak tabi ki karşı çıkanları anlıyoruz ve onların fikirlerine saygı duyuyoruz.” şeklinde açıklama yaptı.

“Şirketin uzun dönem yatırım stratejisi Eylül 2008’den beri 10 milyar pound getiri sağladı. Portföy yılın başından 30 Eylül 2015’e kadar, zor piyasa koşullarına rağmen, 1.1 milyar pound yani %6.1 getiri elde etti. Hedefimiz, önümüzdeki 5 yıl boyunca sağlık koşullarını geliştirmek için 5 milyar pound harcayabilmek.”

Sağlık alanında kampanyalarıyla bilinen Medact grubunun direktörü Dr. David McCoy “İklim değişikliğinin 21.yüzyılın en büyük sağlık tehditi olduğu artık ortada. Wellcome Trust’ın iklim değişikliğine bizzat sebep olan şirketlere büyük yatırımlar yapıyor olması son derece rahatsız edici. Görünen o ki, amacı herkesin sağlığını iyileştirmek olan ve kamu çıkarına uygun hareket etmesi beklenen bu vakıf, yaptığı yatırımların bu amaçlarla çeliştiğini kabul etmiyor.

 

Haberin İngilizce Orijinali

Haber: Damian Carrington

Yeşil Gazete için çeviri: Berk Öktem

Çeviri Editörü: Ayşe Ceren Sarı

(Yeşil Gazete, The Guardian)

NASA: 2015, yine, rekor sıcaklıklarla kaydedildi

Karen Northon tarafından NASA resmi sitesinde yayımlanan haberi Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Binnaz Çiftçi‘nin çevirisiyle sunuyoruz.

***

NASA ve NOAA’nın bağımsız analizlerine göre , 2015 , 1880’de başlayan modern kayıtlar içinde yüzey sıcaklığı en yüksek olan yıl oldu.

NASA'nin Goddard Uzay Araştırmaları Enstitüsü 'nün yeni analizine göre 2015 , modern kayıtların başladığı 1880'den beri en sıcak yıl . Rekor kıran sene , uzun vadeli ısınma  eğilimini sürdürdü. Kayıtlardaki en sıcak 16 yıldan 15'i de 2001'den sonrasına ait. Görsel: Scientific Visualization Studio/Goddard Space Flight Center
NASA’nin Goddard Uzay Araştırmaları Enstitüsü ‘nün yeni analizine göre 2015 , modern kayıtların başladığı 1880’den beri en sıcak yıl . Rekor kıran sene , uzun vadeli ısınma  eğilimini sürdürdü. Kayıtlardaki en sıcak 16 yıldan 15’i de 2001’den sonrasına ait. Görsel: Scientific Visualization Studio/Goddard Space Flight Center

2015’teki küresel ortalama sıcaklıklar 2014’teki değerleri 0.25 Fahrenheit derece (0.3 santigrad)  ile geçti . Yeni verilerin bir öncekinden bu kadar fazla olduğu sadece 1998 ‘de görülmüştü.

NASA’nın New York’taki Goddard Uzay Araştırmaları Enstitüsü (GISS)’nden araştırmacılarına göre, 2015 sıcaklıkları uzun süreli bir ısınma eğiliminde devam etti . NOAA araştırmacıları , bağımsız veri analizlerine göre 2015’in kayıtlardaki en sıcak yıl olduğunda hem fikir. Hava istasyonlarının konumları ve ölçütleri zaman içinde değişebildiği için , GISTEMP indeksinin bireysel değerlerinde bir yanılma payı mevcut. NASA analizleri , bu durumu da göz önünde bulundurarak , 2015’in %94 doğruluk oranıyla en sıcak yıl olduğunu gösteriyor.

NASA yöneticisi Charles Bolden , ” İklim değişikliği bizim kuşağımızın başlıca sorunu ve NASA’nın bu konudaki hayati çalışmaları dünyadaki herkesi etkiliyor. Bugünkü bildiri, NASA Yeryüzü Gözlem Programı’nın ne kadar önemli olduğunu sadece vurgulamıyor, aynı zamanda politikacıların hareketlenip önlem almalarını sağlayacak anahtar bir veri sunuyor. Şimdi iklim için hareket etme zamanı.” diye konuştu.

Gezegenin yüzey sıcaklıklarının 19. yy’dan beri 1.8 Fahrenheit derece (1 santigrad) civarında arttığı görülüyor ve bu değişim çoğunlukla artan karbon dioksit miktarı ve atmosfere yapılan diğer insan kaynaklı salımlardan kaynaklanıyor.

Bu görsel, 1880-2015 arasındaki sıcaklık değişikliklerini beş yıllık ortalamalarla gösterek , dünyanın uzun süreli ısınma sürecini tasvir ediyor. Turuncu renkler 1951-1980 ‘ in baz alınan ortalamalarından daha sıcak değerleri ve mavi renkler de ondan daha soğuk olanları gösteriyor.

Isınmanın çoğu son 35 yılda gerçekleşti , kayıtlardaki en sıcak 16 yıldan 15’i ise 2001’den sonrasına ait. Geçtiğimiz sene, küresel ortalama sıcaklık ilk defa olarak 1880-1889 ortalamasından 1 santigrad derece, belki de daha fazla, yüksekti.

El Niño ve La Niña gibi, tropikal Pasifik Okyanusu2nu soğutan veya ısıtan olaylar yeryüzü ortalama sıcaklıklarındaki kısa dönem değişikliklerine etki edebiliyor. El Niño, 2015’in büyük bir bölümünde ısınmada etkiliydi.

GISS yöneticisi Cavin Schmidt , ” 2015 , süregiden El Niño şartlarında bile dikkate değer. Geçen senenin sıcaklıkları El Niño ‘dan etkilendi etkilenmesine ama asıl neden şuan kayıtlarda gördüğümüz, ısınma artışına sebep olan bu gidişatın uzun vadedeki birikme etkisi.” dedi.

Hava dinamikleri bölgesel sıcaklıkları etkilediği için, geçen sene , dünyadaki her yer sıcaklıkta tarihin en yüksek ortalamalarını görmedi . Örneğin, NASA ve NOAA, ABD’deki komşu 48 eyalette yıllık ortalama sıcaklığın, kayıtlardaki en yüksek ikinci sırada olduğunu keşfetti.

NASA analizleri, 6300 hava istasyonu , gemi ve şamandıra bazlı deniz yüzey sıcaklığı gözlemleri ve Antarktik araştırma istasyonlarından aldığı sıcaklık ölçümlerini derliyor. Bu temel ölçümler , dünyadaki sıcaklık istasyonları arasındaki farklı mesafeleri ve gözardı edilirse sonuçları saptırabilecek kentsel ısıtma etkilerini hesaplayan bir algoritma kullanılarak analiz ediliyor. Yine bu ölçümler, referans olarak seçilen 1951 – 1980 ile günümüzdeki küresel ortalama sıcaklıkların farkını tahmin ediyor.

NOAA araştırmacıları ise aynı temel sıcaklık verilerinin çoğunu, farklı bir dönem bazı ve kutup bölgeleri ile küresel sıcaklıkları analiz etmede farklı bir method kullanıyor.

GISS, Maryland Greenbelt ‘teki Goddard Uzay ve Havacılık Merkezi’ne bağlı Yer Bilimleri Bölümü tarafından yönetilen bir NASA laboratuvarı. Bu laboratuvar, New York’taki Kolumbiya Üniversitesi’nin Yeryüzü Bilimleri, Mühendislik ve Uygulamalı Bilimler bölümleri ile işbirliği halinde.

NASA uydu donanmaları ile yer,hava ve uzay isyasyonlarından yaşam belirtilerini ve aynı zamanda hava ve yer bazlı gözlemleri izliyor. Kurum, uzun dönem veri kayıtlarıyla yeryüzünün birbirine bağlı doğal sistemlerini ve bigisayar analiz mekanizmalarını gözlemlemek ve çalışabilmek için, gezegenimizin nasıl çalıştığını daha iyi anlamak adına yeni yöntemler geliştiriyor. NASA bu eşsiz bilgiyi küresel cemiyetle paylaşıyor ve gezegenimizi anlamaya ve korumaya katkıda bulunmak adına Birleşik Devletler ve dünyadaki enstitülerle çalışmalar yürütüyor.

Tüm 2015 yüzey sıcaklık veri setine ve sıcaklık hesaplamada kullanılan tam methoda şuradan ulaşılabilir.

 

Haberin İngilizce Orijinali

Haber: Karen Northon

Yeşil Gazete için çeviri: Binnaz Çiftçi

Çeviri Editörü: Ayşe Ceren Sarı

(Yeşil Gazete, NASA)

 

 

 

AKP Hükümeti faaliyet raporu Ocak 2016

Her gün bir kişiye cumhurbaşkanına hakaret davası açılıyor. Haftada 2-3 kez HDP / DBP binaları basılıyor. Haftada 1-2 kez mülteciler boğuluyor. İş kazalarında ölenler haber olmuyor. Birçok yürüyüş nezerathanede bitiyor. Cezaevlerinde 500 kişilik boş yer kalmış. Yeni cezaevleri yapılıyor…

50Bu ay Efkan Bolaç’ın, Levent Gültekin’in ve İsmail Saymaz’ın panellerine müsaade edilmedi. Cumhuriyet’e, Sendika.Org’a erişim engellendi. Salih Memecan Sabah’tan, Gülay Göktürk Akşam’dan, Fehmi Koru ve Ruşen Çakır Habertürk’ten, Cem Ceminay TRT’den kovuldu. Ahmet Türk’e, Hasan Cemal’e, İrfan Değirmenci’ye, Koray Çalışkan’a, Hakan Şükür’e, Beyaz’a, Cem Yılmaz’a dava açıldı. Eski Türkiye Güzeli Merve Büyüksaraç’ın 4 yıla kadar hapsi isteniyor…

Sur’da, Silopi’de, Cizre’de sokağa çıkmak suç… Devlet yönetmeliği hazırladı, cesetler ailelerine verilmeyecek. Onbinlerce insan şehirlerden kaçıyor. AİHM “operasyonları durdurun” diyor. Erdoğan “mevzuatı boşverin” diyor. Ama yeni anayasa şart!…

Doğuda özel harekat polisi otel basıyor, karargaha çeviriyor. Batıda jandarma rüşvet alıyor, insan kaçakçılığı yapıyor. Akademisyenlerin evleri basılıyor, gözaltına alınıyorlar, üniversiteden atılıyorlar…

AB rakamlarına göre, Türkiye 2015’in insan hakları çiğneme şampiyonu… HRW, AMNESTY vb. uluslararası kuruluşlar AKP hükümeti aleyhinde ağır raporlar yazdılar. Bir kadın “çocuklar ölmesin” dediği için terör örgütüne üye olmak suçundan yargılanıyor…

Elektriğe, içkiye, sigaraya, meşrubata, GSM ücretlerine, köprü ve otoyol ücretlerine, emlak vergisine, sebzeye, her şeye zam geldi. Büyüme yavaşladı, enflasyon yükseldi, işsizlik arttı. Hepsi ocak ayı içinde oldu. Tamamına bakmak için buradan açınız. AKP’nin sabıka kaydı…

1 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 33. günü…

– Cizre’de ve Silopi’de sokağa çıkma yasağının 22. günü…

– Sur’daki çatışmalarda 1 polis öldü.

– Cizre’deki çatışmalarda 1 polis, 1 asker öldü.

– Çanakkale’de “Paralel Yapı” operasyonu, 5 kişi tutuklandı.

– Elektriğe yüzde 7 zam yapıldı.

– İçkiye, sigaraya, meşrubata, GSM ücretlerine, emlak vergisine çeşitli büyüklüklerde zam yapıldı.

– Salih Memecan Sabah’tan kovuldu.

2 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 34. günü…

– Cizre’de ve Silopi’de sokağa çıkma yasağının 23. günü…

– Bodrum’dan Diyarbakır’a barış için yürüyen 5 kişi gözaltına alındı.

– Erdoğan Demirtaş ve Yüksekdağ’ın dokunulmazlıklarının kaldırılmasını istedi.

– Diyanet İşleri Başkanı, cemevlerine statü konusu kırmızı çizgimizdir dedi.

– Kocaeli’de “Paralel Yapı” operasyonu, 4 kişi tutuklandı.

– Ankara merkezli “Paralel Yapı” operasyonunda 6 kişi tutuklandı.

– Şırnak’ta bir imam tutuklandı. Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret

– Sözcü’nün 1 Ocak bulmacasına dava açıldı. Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret

– Eğitim-Sen Sason temsilcisi tutuklandı. Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret

3 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 35. günü…

– Cizre’de ve Silopi’de sokağa çıkma yasağının 24. günü…

– Sur’da bir eve top mermisi isabet etti, 1 kişi öldü.

– Cizre’deki çatışmalarda 1 sivil öldü. Halk beyaz bayraklarla ilçeyi terk ediyor…

– DBP’li Çatak belediye başkanı gözaltına alındı.

– Taksim’deki yürüyüşe polis müdahalesi: 10 kişi gözaltına alındı.

– Didim’de mülteci botu battı, 1 çocuk öldü.

– Köprü ve otoyol ücretlerine yüzde 16 zam yapıldı.

– AYM, Şanlıurfa Cezaevi’nde 3 yıl önce yanarak ölen mahkumlara ilişkin ihmal tespit etti.

4 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 36. günü…

– Cizre’de ve Silopi’de sokağa çıkma yasağının 25. günü…

– Bingöl’de 6 bölge özel güvenlik bölgesi ilan edildi.

– Sur’da 2 asker ve 1 polis öldü.

– DBP’li Van Büyükşehir Belediye Başkanı Bekir Kaya’ya 15 yıl hapis cezası verildi.

– Danıştay, Pendik’teki kentsel dönüşüm projesini durdurma kararı aldı.

– Sabah gazetesini protesto eden 7 kişi binanın önünde gözaltına alındı.

– Dolar 3 TL’ye çok yaklaştı.

5 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 36. günü…

– Cizre’de ve Silopi’de sokağa çıkma yasağının 25. günü…

– DBP Diyarbakır İl Örgütü’ne polis baskını: 2 kişi gözaltına alındı.

– DBP Bulanık İlçe Örgütü’ne polis baskını: İlçe eşbaşkanları ve belediye başkanı dahil, 22 kişi gözaltına alındı.

– Ayvalık ve Dikili’de üç mülteci botu battı, 7’si çocuk, 33 kişi öldü.

– Kayseri’de “Paralel Yapı” operasyonu, 1 kişi tutuklandı.

– Adana Eğitim-Sen Şube Başkanı ifadeye çağrıldı. Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret

6 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 37. günü…

– Cizre’de ve Silopi’de sokağa çıkma yasağının 26. günü…

– Cizre’deki çatışmalarda 1 çocuk öldü.

– Şırnak Merkez’de 1 asker öldü.

– Sur, Cizre ve Silopi’de 10’u çocuk 50 cenaze hala defnedilemedi.

– Edirne, Van, İzmir ve Mardin’de 23 kişi gözaltına alındı.

– Patnos’ta 14 kişi gözaltına alındı, 6 kişi tutuklandı.

– Erdoğan HDP’li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması için çağrı yaptı.

– Manisa’da “Paralel Yapı” operasyonu, 1 kişi tutuklandı.

– 25 Aralık soruşturmasında 69 polisin yargılanmasına başlandı.

– YGS ve LYS ücretlerine zam yapıldı.

– Rusya’nın geri çevirdiği sebzelere yüzde 40 zam yapıldı.

– Antalya Savcılığı, cinsel tacize uğradıktan sonra intihar eden kızın ölümü için kovuşturmaya gerek görmedi.

– Erzurum Üniversitesi İsmail Saymaz’ın panelini “bölücü” olduğu gerekçesiyle iptal etti.

– Hasan Cemal’e üçüncü soruşturma açıldı. Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret

– Ekrem Dumanlı’nın 4 yıl hapsi isteniyor. Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret

7 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 38. günü…

– Cizre’de ve Silopi’de sokağa çıkma yasağının 27. günü…

– Silopi’de 1 çocuk öldü.

– Çınar’da 2 sivilin cesedi yol ortasında bulundu.

– HDP Edirne Merkez İlçe Eşbaşkanı dahil, 18 kişi gözaltına alındı.

– İzmir’de “Paralel Yapı” operasyonu, 2 kişi gözaltına alındı.

– Mahkeme, Sultangazi’deki kentsel dönüşüm projesini durdurma kararı aldı.

– Cenazelerin ailelerinin haberi / izni olmadan gömülmesi için yönetmelik çıkarıldı.

– Eski YARSAV başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu’na soruşturma başlatıldı. Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret

– Mimarlar Odası Ankara şube başkanına soruşturma açıldı. Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret

– Nevşehir’deki PTT memuruna dava açıldı: Gerekçe Cumhurbaşkanına hakaret

– Düzce’de üç kişi tutuklandı. Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret

8 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 39. günü…

– Cizre’de ve Silopi’de sokağa çıkma yasağının 28. günü…

– Sur’daki çatışmalarda 1 sivil, 2 asker öldü.

– Cizre’deki çatışmalarda 1 asker öldü.

– Cizre’de 2 sivil genç öldürüldü.

– Kars’ta bazı bölgeler özel güvenlik bölgesi ilan edildi.

– DBP ve HDP Birecik ilçe eşbaşkanları dahil, 6 kişi gözaltına alındı.

– HDP Beyoğlu İlçe Başkanlığı’na polis baskını: İlçe Eşbaşkanı dahil, 9 kişi gözaltına alındı.

– Mahkeme, Kızılcahamam’daki Cemaat dershanesinin kapatılmasına durdurma kararı verdi.

– Çanakkale’de mülteci taşıyan otobüs kaza yaptı: 4 kişi öldü…

– Levent Gültekin’in İzmit’teki ve Şanlıurfa’daki panelleri resmi makamlarca iptal edildi.

9 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 40. günü…

– Cizre’de ve Silopi’de sokağa çıkma yasağının 29. günü…

– Van’daki çatışmalarda 1 polis öldü.

– Havran’da mültecileri taşıyan otobüs devrildi, 8 kişi öldü, 42 kişi yaralandı.

– Ankara’da Diyanet’in şehvet fetvasını protesto eden 5 kadın gözaltına alındı.

– İzmir’deki yürüyüşte 29 HDP’li ve 2 CHP’li gözaltına alındı.

10 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 41. günü…

– Cizre’de ve Silopi’de sokağa çıkma yasağının 30. günü…

– Sur’daki çatışmalarda 1 asker ve 1 polis öldü.

– Van’daki çatışmalarda 1 polis öldü.

– Van’da İMC TV’nin 1 muhabiri ve 1 kameramanı gözaltına alındı.

– Dargeçit’te DİHA muhabirinin evi basıldı, gözaltına alındı.

– Dilovası’ndaki yürüyüşe polis müdahale etti, 3 kişi gözaltına alındı.

– DBP Malazgirt binasına polis baskını: 9 kişi gözaltına alındı.

– Burdur’da HDP il Eşbaşkanları dahil, 27 kişi gözaltına alındı.

– Beyaz Show’a bağlanarak “Çocuklar Ölmesin” diyen Ayşe Çelik’e terör soruşturması açıldı.

– Şırnak’ta cenazeler ailelerine verilmeden gömüldü.

11 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 42. günü…

– Cizre’de ve Silopi’de sokağa çıkma yasağının 31. günü…

– Sur’daki çatışmalarda 1 polis, 2 asker öldü.

– Van Edremit’teki protesto yürüyüşüne polis müdahale etti, 13 kişi gözaltına alındı.

– Ayvacık’ta mülteci botu battı, 1’i çocuk 3 kişi öldü.

– Lojman kiralarına yüzde 11 zam yapıldı.

– Dündar ve Gül’ü tutuklatan savcı terfi ettirildi.

– Silopi’de iki sivil ailelerinden habersiz gömüldü.

12 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 43. günü…

– Cizre’de ve Silopi’de sokağa çıkma yasağının 32. günü…

– Cizre’deki çatışmalarda 1 polis öldü.

– Yüksekova’da TOMA, yolun karşısına geçmeye çalışan bir sivili ezerek öldürdü.

– Varto’da DİHA muhabiri ve DBP ilçe eşbaşkanı dâhil, 10 kişi gözaltına alındı.

– Sultanahmet’te IŞİD’in canlı bomba eylemi, 10 kişi öldü, 15 kişi yaralandı.

– Yabancı seyahat acentaları Türkiye rezervasyonlarını iptal etmeye başladı…

– Ankara merkezli 20 ilde “Paralel Yapı” operasyonu, 30 kişi gözaltına alındı.

– Cumhurbaşkanı Erdoğan, MEB’e Cemaat okullarına el konması talimatını verdi.

– YÖK, barış bildirisi imzalayan akademisyenlere “gereğinin yapılacağını” duyurdu.

– Fehmi Koru Habertürk’ten kovuldu.

– CHP Manisa Gençlik Kolları eski başkanı 1 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret

13 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 43. günü…

– Cizre’de ve Silopi’de sokağa çıkma yasağının 32. günü…

– Cizre’deki çatışmalarda 1 polis öldü.

– Barış bildirisini imzalayan Abdullah Gül Üniversitesi’nden bir akademisyenin istifası istendi.

– Adana merkezli “Paralel Yapı” operasyonu, 28 kişi gözaltına alındı.

– Gaziantep’te “Paralel Yapı” operasyonu, 7 kişi gözaltına alındı.

– Uşak’ta “Paralel Yapı” operasyonu, 9 kişi gözaltına alındı.

– TRT FM, programda okuduğu bir tweet yüzünden Cem Ceminay’ın işine son verdi.

– Gülay Göktürk Akşam’dan kovuldu.

14 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 44. günü…

– Cizre’de ve Silopi’de sokağa çıkma yasağının 33. günü…

– PKK’nın Çınar’daki bombalı saldırısında 1 polis, 4 sivil öldü, 3’ü çocuktu… 39 yaralı var…

– DBP Çınar ilçe binası ateşe verildi.

– DBP Erciş ilçe binasına polis baskını, 7 kişi gözaltına alındı, 3 kişi tutuklandı.

– HDP Şemdinli İlçe Eşbaşkanı tutuklandı.

– Cizre’de haber alınamayan 70 yaşlarındaki çift ölü bulundu.

– Nusaybin’de patlama, 1 kişi öldü.

– Şırnak Merkez’e giriş çıkış yasaklandı.

– MİT TIR’larını durduran 5 savcı meslekten men edildi.

– Barış bildirisini imzalayan 1128 akademisyene re’sen toplu soruşturma açıldı.

– Bartın Üniversitesi’nden bir bölüm başkanı görevden alındı.

– Hakkari’de 1 akademisyen gözaltına alındı.

– Suruç Katliamı’nı protesto eyleminde düdük çalan bir kişinin 10 yıl hapsi isteniyor.

– Kayseri’de 1 işadamı “Paralel Yapı”ya üye olmaktan gözaltına alındı.

– Rusya 23 bin ton tavuğu Türkiye’ye iade etme kararı aldı.

– İstanbul’da bir genç, sosyal medya paylaşımları nedeniyle tutuklandı. Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret

15 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 45. günü…

– Cizre’de ve Silopi’de sokağa çıkma yasağının 34. günü…

– Cizre’de bir eve top mermisi isabet etti, 2’si çocuk 3 kişi öldü.

– Siirt’teki çatışmada 1 polis öldü, 1 polis yaralandı.

– Tuşba’da zırhlı araca bombalı saldırı…

– Barış bildirisini imzalayan Erzurum Üniversitesi’nden 1, Hakkari Üniversitesi’nden 1, Uludağ Ünivesitesi’nden 3, Kocaeli Üniversitesi’nden 21 akademisyen gözaltına alındı.

– Bolu Üniversitesi’nden 3 akademisyenin evi basıldı.

– Düzce Üniversitesi’nden 1 akademisyen hakkında arama kararı çıkarıldı.

– Arel Üniversitesi’nden 9 akademisyen işten atıldı.

– Gaziantep’ten 4, Mersin’den 20 akademisyen soruşturma açıldı.

– Giresun Üniversitesi’nden 1 akademisyen uzaklaştırma cezası aldı.

– İzmir’deki 21 akademisyen TCK 302. maddeden yargılanacak.

– Kayseri’deki 1 akedemisyene TCK 301. Maddeden soruşturma açıldı.

– Kocaeli’de akademisyenlerin gözaltına alınmasına tepki yürüyüşüne polis müdahalesi…

– Gaziantep’te Ayşe Çelik’e destek veren avukatlara soruşturma açıldı…

– Kılıçdaroğlu’nun, Bahçeli’nin, Demirtaş’ın dokunulmazlıklarının kaldırılması için Başbakanlık’tan TBMM’ye tezkere gönderildi.

– Polis, TBMM önündeki eylemde CHP’li Musa Çam’ı tartakladı.

– Polis, Armutlu’da Dilek Doğan için açılan çadıra saldırdı, Dilek’in ailesini ölümle tehdit etti.

– Edirne’de TIR dorsesinde boğulmak üzere olan 106 mülteci yakalandı.

– Ayvacık’ta mülteci botu battı, 3’ü çocuk 4 kişi öldü.

– Danıştay, “Yeşil Yol”un yürütmesini durdurma kararı aldı.

– Dozerler Yedikule bostanlarına girdi, barakaları yıktı.

– Türk Telekom, Cumhuriyet.com.tr’ye erişimi kısıtladı

– İşsizlik son 7 ayın en yüksek rakamına ulaştı.

16 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 46. günü…

– Cizre’de ve Silopi’de sokağa çıkma yasağının 35. günü…

– Cizre’deki çatışmalarda 2 sivil öldü.

– Sur’daki çatışmalarda 1 asker, 1 polis öldü.

– IŞİD Kilis sınırındaki karakola ateş açtı.

– Çankırı’daki fabrikada doğalgaz sızıntısı, 100 işçi zehirlendi.

– Didim’de mülteci botu battı, 1’i bebek, 7 kişi öldü.

– Van’da 2 akademisyen gözaltına alındı.

– Barış bildirisini imzalayan akademisyenlere yurtdışı yasağı getirildi.

– AA, THY, Türk Telekom, Sayıştay denetiminden çıkarıldı.

– Uşak merkezli 5 ilde “Paralel Yapı” operasyonu, 4 kişi tutuklandı.

– Adana’da “Paralel Yapı” operasyonu, 3 kişi tutuklandı.

– Ankara merkezli “Paralel Yapı” operasyonu, 30 kişi gözaltına alındı, 18 kişi tutuklandı.

17 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 47. günü…

– Cizre’de ve Silopi’de sokağa çıkma yasağının 36. günü: Bir camiye havan topu isabet etti.

– Sur’daki çatışmalarda 1 asker öldü.

– Cizre’deki çatışmalarda 1 çocuk öldü.

– Ofis’teki Sur yürüyüşüne polis müdahale etti, gözaltına alınanlar var.

– Şanlıurfa’daki yürüyüşüne polis müdahale etti, 18 kişi gözaltına alındı.

– Maltepe, Okmeydanı ve Şirinevler’deki yürüyüşlere polis müdahalesi…

– Derik’te 4 gün önce gözaltına alınan 3 kişi tutuklandı.

– İstanbul ve Kırşehir’deki ev baskınlarında 25 kişi tutuklandı.

– Mardin’deki cenaze töreninde olaylar çıktı, 28 kişi gözaltına alındı.

– İnönü Üniversitesi, Halepçe anmasına katıldığı için 92 öğrenciye uzaklaştırma cezası verdi.

– Cizre’de öldürülen ve cesedinden gözleri çıkarılan Sait Çağdavul’un babası: Ambulansa ben koydum, gözleri vardı.

– Cenazelerin gömülmesine ilişkin yönetmeliğin kapsamı genişletildi.

– AYM, piyade er Mazlum Karabulut’un intiharına ilişkin etkili soruşturma yapılmadığına karar verdi.

– Ekmeğe 25 kuruş zam yapıldı.

– İstanbul’da “Paralel Yapı” operasyonu, 7 kişi gözaltına alındı, 3 kişi tutuklandı.

18 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 48. günü: Sur’a özel ordu birlikleri (Bordo Bereliler) girdi…

– Cizre’de ve Silopi’de sokağa çıkma yasağının 37. günü: Operasyonların koordinesi askere verildi.

– AİHM; Sur, Silopi ve Cizre’deki sokağa çıkma yasağının kaldırılmasına karar verdi.

– Yüksekova, Çukurca ve Şemdinli’deki bazı bölgeler özel güvenlik bölgesi ilan edildi.

– Sur’daki çatışmalarda 1 asker öldü.

– Cizre’deki çatışmalarda 2 sivil öldü.

– Şırnak’ta polis servisine saldırı, 2 polis öldü.

– Kilis’te okula roket isabet etti, 1 kişi öldü.

– İdil’de zırhlı araca saldırı, 3 polis öldü.

– Erzincan merkezli “Paralel Yapı” operasyonu, 8 kişi gözaltına alındı.

– ODTÜ rektörlüğü mescit protestosuna katılan öğrenciler hakkında soruşturma başlattı.

– Odunpazarı Külliyesi, mahkeme kararına rağmen kaymakamlıktan belediyeye iade edilmedi.

– Savcılık Kılıçdaroğlu’na Erdoğan’a yönelik sözleri nedeniyle soruşturma açtı.

19 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 49. günü: Son günlerin en şiddetli çatışmaları yaşanıyor…

– Cizre’de ve Silopi’de sokağa çıkma yasağının 38. günü: Davutoğlu’na göre Silopi temizlendi…

– Sur’da öldürülen Mesut Seviktek ve İsa Oran’ın cenazelerine işkence yapıldığı anlaşıldı.

– Cizre’deki çatışmalarda 1 polis öldü.

– Cizre’de 4 gün ambulans bekleyen çocuk hayatını kaybetti.

– HDP Derik İlçe Eşbaşkanı dahil, 12 kişi gözaltına alındı.

– HDP Erzurum mitinginde Aydın Taşkesen’i aracıyla birlikte yakanlara iyi hal indirimi…

– Balıkesir’de “Paralel Yapı” operasyonu, 7 kişi gözaltına alındı.

– Dünya Kadınlar Buz Hokeyi Şampiyonası ‘terör’ nedeniyle Türkiye’den alındı.

– Koray Çalışkan’ın 5 yıl hapsi isteniyor. Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret

– Erdoğan’dan Gürsel Tekin hakkında suç duyurusu… Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret

– Diyarbakır’da bir genç, facebook paylaşımı nedeniyle gözaltına alındı. Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret

– Manavgat’ta bir genç tutuklandı. Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret

20 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 50. günü: Büyük bir patlama oldu, 8 asker yaralandı…

– Cizre’de ve Silopi’de sokağa çıkma yasağının 39. günü: Bir cami harabeye döndü…

– Cizre’de HDP milletvekili Faysal Sarıyıldız’la birlikte cenazeleri almak isteyenlere ateş açıldı…

– Cizre’deki olayda İMC TV kameramanı ve 10 kişi yaralı…

– Figen Yüksekdağ’ın danışmanı için gözaltı kararı çıkarıldı.

– Siirt’te DBP’li belediye meclis üyesi gözaltına alındı.

– Erdoğan çözüm sürecine ilişkin “O iş bitmiştir” dedi.

– Çanakkale’deki “Paralel Yapı” operasyonunda gözaltına alınanlardan 3’ü tutuklandı.

– Sakarya’da 3 akademisyen gözaltına alındı.

– Kırıkkale’de 1 akademisyene soruşturma başlatıldı.

– Şanlıurfa’da 1 akademisyen ifade verdi.

– İBB Suriçi’ni tamamen vatandaşa kapatma kararı aldı.

– Hasankeyf’te 600 ev için ‘boşaltın’ yazısı gönderildi; alternatif yer gösterilmedi.

– İzmir’de bulunan 945 yıllık zeytin ağacı, toprağından sökülerek Antalya’ya taşındı.

– Sağlık Bakanlığı’na 2012’de 615 bin liralık makam aracı alındığı anlaşıldı.

– Dolar 3.06 TL’ye ulaştı.

– Erdoğan’dan Kılıçdaroğlu’na 100 bin TL’lik dava…

– Erdoğan’a el hareketi çektiği söylenen kadına, sadece tanık ifadelerine bakılarak 1 yıl hapis cezası verildi. Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret

– İzmir’de bir vatandaşa facebook paylaşımı nedeniyle 7 bin TL para cezası kesildi. Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret (Mahkeme, Erdoğan’ın başbakanlığında yazılanları delil saydı)

– KP bildirisi dağıtan üç kişi ifadeye çağrıldı. Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret

21 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 51. günü: Cami hoparlörü askerin propaganda aracı oldu…

– Cizre’de ve Silopi’de sokağa çıkma yasağının 40. günü: Yeni karakollar kuruluyor…

– Cizre’de vurulan İMC TV kameramanı, polislerin kendisini tekmelediğini söyledi.

– İdil’de sokağa çıkma yasağı söylentisi üzerine göç başladı…

– Gaziantep’te bir bölge özel güvenlik bölgesi ilan edildi.

– HDP eski milletvekili Halil Aksoy tutuklandı.

– Nusaybin’de polis servisine roketatarlı saldırı: 10 yaralı

– Nusaybin’deki basın açıklamasında 2 kişi gözaltına alındı.

– İstanbul’da 28, Muş’ta ve Kocaeli’de 2 HDP/DBP’li gözaltına alındı.

– “Paralel Yapı” soruşturmasında eski istihbarat şube müdürüne 47 yıl hapis cezası

– “Paralel Yapı” üyeliği suçlamasıyla 4 hakimi meslekten ihraç edildi.

– Erzincan’da “Paralel Yapı” operasyonunda gözaltına alınanlardan 4’ü tutuklandı.

– Sakarya’da “Paralel Yapı” operasyonu kapsamında işyerlerine polis baskını yapıldı.

– Foça’da mülteci botu battı, 3’ü çocuk, 12 kişi öldü.

– Muğla’da 9, Bursa’da 3 akademisyen görevinden uzaklaştırıldı.

– Trabzon’da bir trans kadını 100 kez bıçaklayan adama tahrik indirimi yapıldı.

– CHP’nin Hürriyet ve Ahmet Hakan saldırılarına ilişkin meclis komisyonu önerisi reddedildi.

– İzmir’de Erdoğan’a el hareketi yaptığı iddia edilen kadın 11 ay hapis yatacak…

– Manisa’da bir genç, facebook paylaşımı nedeniyle tutuklandı. Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret

– Antalya’da bir genç, facebook paylaşımı nedeniyle gözaltına alındı. Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret

– Soma Davası’nda pankart açan 5 HKP’linin 4 yıl hapsi istendi. Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret

22 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 52. günü: CHP heyeti Sur’a gitti…

– Cizre’de ve Silopi’de sokağa çıkma yasağının 41. günü: 80 bin öğrenci karne alamadı…

– Cizre’deki çatışmalarda 1 polis öldü.

– HDP’li Cizre belediye eşbaşkanı gözaltına alındı.

– HDP milletvekili Alican Önlü hakkında fezleke hazırlandı.

– CHP milletvekili Eren Erdem hakkında fezleke hazırlandı.

– CHP’li Efkan Bolaç hakkında soruşturma açıldı.

– Bağlar’da bir ilkokula el yapımı bomba atıldı, 5 öğrenci hafif yaralandı.

– Nusaybin’deki HDP/DBP’nin protesto yürüyüşünde 2 kişi gözaltına alındı.

– Mahkeme, Samsun’daki 7 akademisyenin PKK’lı olduğuna hükmetti.

– Bodrum ve Didim’de iki mülteci botu battı, 11’i çocuk 41 kişi öldü.

– Adana’daki “Paralel Yapı” operasyonunda 1 kişi tutuklandı.

– Ağaoğlu Maslak projesine, mahkemenin üç kez durdurmasına rağmen yeniden inşaat izni verildi.

– İSBÜ rektörlüğüne atanan Cevdet Erdöl’ün rektörlük şartlarını taşımadığı belirlendi.

– İnönü Üniversitesi’nde okuyan 40 öğrenci gözaltına alındı.

– AKP Sinop Gençlik Kolları Başkanı’yla davalık olan gazeteciye yanlışlıkla kadına şiddet davası açıldı.

– AİHM, ‘Alevilere ayrımcılıktan’ ve ‘eğitim hakkını ihlâlden’ Türkiye’yi mâhkum etti

– İzmir’de iki kişi facebook paylaşımlarımları nedeniyle 1’er yıl hapis cezasına çarptırıldı. Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret

23 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 53. günü:

– Cizre’de ve Silopi’de sokağa çıkma yasağının 42. günü: Bir bodrumda mahsur kalan yaralılar var.

– Cizre’de AİHM’in tedavisi için özel karar çıkarttığı Cihan Karaman hastaneye yetiştirilemedi…

– Cizre’deki çatışmada 1 asker öldü; bir eve top mermisi isabet etti, 10 kişi yaralandı.

– Eleşkirt’te 1 DBP’li gözaltına alındı, 2 kişi tutuklandı.

– Diyarbakır’da 3 DBP’li gözaltına alındı.

– Kilis’te bir ev Suriye’den atılan havan topu mermisiyle vuruldu.

– Şırnak Emniyet Müdürlüğü’ne roketatarlı saldırı, ölü-yaralı yok…

– Ankara Başkent Üniversitesi’nde 1 akademisyen görevinden uzaklaştırıldı.

24 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 54. günü: Dört Ayaklı Minare’den top sesleri geliyor…

– Cizre’de ve Silopi’de sokağa çıkma yasağının 43. günü: İki cenazeyi almak isteyen HDP milletvekillerine ve ailelere polis müdahalesi…

– İstanbul’da HDP MYK üyesi Zeki Çelik dahil, 11 kişi tutuklandı.

– Antalya’da çöp kovasında patlama, 2 yaralı…

– THY’nin Houston-İstanbul uçağı bomba şüphesiyle İrlanda’ya acil iniş yaptı.

– Seferihisar’da bir komutan, mülteci göçünü organize etmek ve rüşvet almaktan tutuklandı.

– Ankara Katliamı’nı protesto eden 19 avukat ifade verdi. Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret

25 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 55. günü: 1 sivil öldü.

– Cizre ve Silopi’de sokağa çıkma yasağının 44. günü

– Cizre’de bodrum katında ambulans bekleyen yaralılardan biri öldü.

– Cizre’de yaralanan IMC TV kameramanı için hastanede gözaltı kararı çıktı.

– HDP genel merkezini kundaklayan sanığa verilen hapis cezası ertelendi.

– Urla’da, mahkemenin durdurma kararına rağmen, rüzgar santrali için 1200 ağaç kesildi.

– Mahkeme 30 yıl hapis cezasına çarptırılan uyuşturucu sanığını yanlışlıkla tahliye etti.

– Motorine 7 kuruş zam yapıldı.

– CNN TURK’e bir alt yazı nedeniyle soruşturma açıldı.

– Savcılık, Emek Sineması’nın aslına uygun restore edilmediği gerekçesiyle yetkililerin cezalandırılmasını talep etti.

– Hürriyet’in işten çıkardığı iki editör hakkında iddianame hazırlandı. Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret

– Mahkeme Urla’daki 1800 ağacın kesilmesine durdurma kararı verdi ama 1300 ağaç karar yetişene kadar kesilmişti…

26 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 56. günü…

– Cizre’de Silopi’de sokağa çıkma yasağının 45. günü…

– TTB’nin raporuna göre, Sur’daki 3 sağlık merkezi 50 gündür kapalı, 2 sağlık merkezi karakola çevrilecek.

– İHD’nin raporuna göre, Cizre ve Silopi’de gözaltına alınan 24 kişi işkence gördü.

– Karakoçan’da HDP’li belediye eşbaşkanı dahil, 11 kişi gözaltına alındı.

– Malatya’da “Paralel Yapı” operasyonu, çok sayıda işadamı gözaltına alındı, 9’u tutuklandı.

– Erdoğan kaymakamlara “Mevzuatı kenara koyun, belediye araçlarına el koyun” talimatını verdi.

– İstanbul Aydın Üniversitesi’nde 1 akademisyen görevinden uzaklaştırıldı.

– Antalya’da cami avlusunda bomba patladı…

– Mahkeme, İBB’nin Fulya’daki metro istasyonu inşaat alanına AVM ve rezidans yapılabilir kararını bozdu.

– Halk Ekmek’e 25 kuruş zam geldi.

– Ruşen Çakır Habertürk’ten kovuldu.

– İrfan Değirmenci’ye “fondaki ekranda pankart göründü” davası açıldı. Gerekçe: Cumhurbaşkanı hakaret

27 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 57. günü: 6 mahalle yasağa dahil edildi…

– Cizre’de ve Silopi’de sokağa çıkma yasağının 46. günü…

– Sur’daki çatışmalarda 3 asker 1 polis öldü…

– Cizre’de bodrum katında ambulans bekleyen yaralılardan biri öldü.

– Mahkeme uçaklarda Kürtçe anons yapılamayacağına hükmetti.

– Kırşehir’de kitabevini yakanların, Kürt tatlıcısını ve HDP il binasını da yaktığı ortaya çıktı.

– Bodrum’da mülteci botu battı, 3’ü çocuk, 7 kişi öldü.

– Diyarbakır’daki bir otel sahibi, polislerin otelini karargaha çevirmesi üzerine şikayetçi oldu.

– Malatya’da “Paralel Yapı” operasyonu, 11 kişi gözaltına alındı.

– TRT’nin “Diriliş” dizisinde Sedat Peker’in oğlunun oynadığı ortaya çıktı.

– Florya sahili “kamu alanı”ndan “ticaret alanı”na dönüştürüldü.

– Birecik’te bir kişi facebook paylaşımı nedeniyle tutuklandı. Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret

28 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 58. günü:

– Cizre’de ve Silopi’de sokağa çıkma yasağının 47. günü…

– Cizre’de bodrum katında ölenlerin sayısı 6’ya çıktı…

– Kars’ta HDP ve DBP yöneticisi 6 kişi gözaltına alındı.

– Van’da DBP’li belediye meclis üyesi gözaltına alındı.

– DİHA muhabiri Twitter paylaşımı nedeniyle gözaltına alındı.

– HDP’li Ahmet Türk’e 18 yıla kadar hapis talebiyle dava açıldı.

– Nusaybin’den Cizre’ye yürümek isteyenlere polis müdahalesi…

– Erdoğan, AKP milletvekili Orhan Miroğlu’nun Milli Birlik ve Kardeşlik Bakanlığı önerisini reddetti.

– Sisam açıklarında bir mülteci botu battı: 10’u çocuk, 24 kişi öldü.

– Demokrat Haber, Yüksekova Haber, Şemdinli Haber ve Sendika.org erişime engellendi…

– Cumhuriyet karikatüristine TCK 301’den dava açıldı.

– Diken muhabirine, Perihan Mağden söyleşisi nedeniyle dava açıldı. Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret

– Eski Türkiye Güzeli Merve Büyüksaraç’ın şiir paylaştığı için 4 yıla kadar hapsi isteniyor. Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret

29 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 59. günü:

– Cizre’de ve Silopi’de sokağa çıkma yasağının 48. günü…

– Sur’daki çatışmalarda 1 asker öldü.

– Cizre’deki çatışmalarda 1 asker öldü.

– DBP’li Karakoçan Belediye Başkanı gözaltında kalp krizi geçirdi.

– Bolu’da 1128 akademisyene destek için ikinci bildiriye imzalayan akademisyenlerin evine polis baskını…

– Muğla’da 1 akademisyen görevden uzaklaştırıldı.

– Sinop’ta “Paralel Yapı” operasyonu, 2 kişi tutuklandı.

– “Askeri casusluk” davasında tüm sanıklar beraat etti.

– Kanal D’ye “Ayşe Çelik” cezası kesildi: 900 bin TL

– Rusya Türkiye’ye doğalgaz indirimini iptal etti.

– İstanbul’da toplu taşımaya zam yapıldı.

– Van Edremit’te bir öğretmen facebook paylaşımı nedeniyle tutuklandı. Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret

– Hakan Şükür’ün 2 yıla kadar hapsi isteniyor. Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret

30 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 60. günü…

– Cizre’de ve Silopi’de sokağa çıkma yasağının 49. günü…

– Sur’daki çatışmalarda 2 asker öldü.

– İzmir Valiliği Grup Yorum konserini iptal etti, üyelerini gözaltına aldı.

– Dolmabahçe’de canlı bomba şüphesiyle bir kişi bacağından vuruldu.

– Ayvacık’ta mülteci botu battı, 39 kişi öldü.

– Malatya’da “Paralel Yapı” operasyonu, 9 kişi tutuklandı.

– Bir Rus uçağı uyarılara rağmen Türk hava sahasını işgal etti.

– Akademisyen Sibel Özbudun’a facebook paylaşımları nedeniyle dava açıldı.

– Isparta Emniyet Müdürlüğü 20 ilde facebook hesaplarını araştırdı 53 kişi için adli soruşturma başlattı. Gerekçe: Cumhurbaşkanına hakaret

– Cizre’de özel harekat polisi, İçişleri Bakanı’nın talimatına rağmen, bir eve baskın yaparak kurtarılması gereken sivilleri öldürdü… Bakan infaz anını, kurbanla konuşurken telefonda dinledi…

31 OCAK

– Sur’da sokağa çıkma yasağının 61. günü:

– Cizre’de ve Silopi’de sokağa çıkma yasağının 50. günü…

– Cizre’deki malum bodruma ulaşmaya çalışan TTB’nin doktorları engellendi.

– Cizre’de beyaz bayraklarla malum bodruma yürüyen 11 kadın gözaltına alındı.

– Bingöl’de HDP’li ve BDP’li belediye başkanları dahil, 4 kişi gözaltına alındı.

– Şanlıurfa’da bir PKK militanının cenazesinde olay çıktı, 18 kişi gözaltına alındı.

– Şemdinli’de 5 kişi gözaltına alındı.

– Didim’de mülteci botu battı, 2’si çocuk 3 kişi öldü.

– CHP Milletvekili Ali Şeker ve Efkan Bolaç’ın Lüleburgaz’daki paneli resmi makamlarca iptal edildi.

– Can Yücel’in şiirini paylaşan bir akademisyene terör soruşturması açıldı…

– Amedspor taraftarının maç kutlamasına polis müdahale etti…

– Dicle Üniversitesi’nden 24 akademisyene soruşturma açıldı.

 

 

Haber: Alper Budka

(Yeşil Gazete)

2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü – Göksal Çidem

2 Şubat 1971 yılında imzaya açılan Sulak Alanların Korunması Sözleşmesini ükemiz,  17 Mayıs 1994 tarihinde imzaladı. 1994 yılında ilk dahil edilen Mersin Göksu Deltası, son dahil edilen ise, 2013 yılında Bitlis’te ki Nemrut Kaldera’sıdır.

2 Şubat  kutlama değil,  kaybettiğimiz sulak alanlardan ders alma, kalanlar için ise, nasıl kurtarırız diye hesap yapma  günüdür. Ülkemizde son 50 yılda Marmara Denizi kadar bir sulak alanı kaybettik.

37

Ülkemizde uluslararası öneme sahip, 135 sulak alandan 14 tanesi RAMSAR kapsamındadır. 135 alandan ikisi ise Kırklaerli sınırları içerisindedir. Bunlardan birisi İğneada longozu, diğeri ise Dupnisa Mağarasıdır. Ne yazık ki, Dupnisa Mağarası mermer ocağı, İğneada ise Termik ve nükleer santral gündeme geldi.

Dupnisa Mağarası için tehdit oluşturan, 2012 yılında açılmak istenen mermer ocağına, olur ve onay verenler, yaptığımız itirazlar sonucunda yanlıştan döndüler. Yerelde yaşayanların görüş ve önerileri dikkate alındığında kurtulan varlıklarımızda oluyor.

1970’li yıllardan bu yana sulak alanlarımızın yok edilişini, yatırım, aş, iş diyerek yok ediyoruz. Sulak alanlar yok edilirken, burada yaşayan milyonlarca canlıyı da yok ettik.

Hani  doğada her canlının yaşama hakkı vardı.. ? Yaklaşık 40 yıldır, günlük çıkarlar uğruna  milyonlarca canı yok ettik. Bölgemizde ki en çarpıcı örnek ERGENE‘dir.

Yaşı yarım asrı devirenler , doğaya  çıktıklarında “ bizim zamanımızda  şurada pınar, şurada kaynak vardı, pırıl pırıl su akardı” diye söze başlarlar.  Ergene’de tutulan yayın ve sazan balıklarını anlatırlar. “Yüzmeyi orada öğrendik” derler. “Peki şimdi neden balık yok.? Neden yüzemiyorsunuz” dediğinizde.. Verilen cevap “çok kirli”, “Çok kötü kokuyor”.  Çünkü Ergeneden su değil, sıvı akıyor.

İyi de, temiz olan su ve içinde ki yaşam  neden yok oldu? Kim yok etti?  Asıl sorun da burada. Doğal varlıkların yok  olmasında ki en büyük etken yanlış planlamalar ve bu planları yapanlar ve onaylayanlardır.. Yanlış planlara dava açınca da “Bunlar her şeye karşı çıkıyor” diyorlar. Bizler sadece “yaşamı savunuyoruz” Yaşam içinde milyonlarca yıldır yaşam kaynağı olan doğal varlıklarımızı korumak ve gelecek nesillere yaşanabilir bir Dünya bırakma derdindeyiz.

Dünyanın en  önemli sulak alanlarından İğneada Longozu’nun 2012 Yılında RAMSAR  kapsamına alınacağı ilan edilmiş, ancak daha sonra  İğneada unutulmuş, yok sayılmıştır. 2012 den sonra, Termik, Nükleer, Liman ve barajlar ile gündeme gelmektedir. Dünya’da longoz ormanları Amazon, Afrika Kongo Havzası ve ülkemizde de İğneada’da bulunmaktadır.

Su, bulunduğu havzaya ve oradaki canlılara aittir. Doğal bir varlıktır,

Su, tüm dünyada ve üzerinde bulunduğumuz coğrafyada, yaşamın temel koşuludur.
Su var oldukça yaşam devam edecek,  Su olmadığında sona erecektir.

49-Göksal-Çidem
Göksal ÇİDEM
Doğal Yaşamı Koruma Vakfı
Kırklareli Temsilcisi

Truva Savaşı’nın simgesi de barış nöbetinde

“Silahlar sussun, ölümler dursun. Ateşkes hemen şimdi!” çağrısıyla Çanakkale’de vicdan hareketi başlatan “Beyaz İnsiyatif” grubunun barış aktivistleri, Çanakkale Kordon‘daki Truva Atı‘na dev bir beyaz fular bağladı. 1 Şubat Pazartesi günü siyah giyinip beyaz şal takarak üzerinde yazı olmayan beyaz bir pankartla Truva Atı temsilinin önünde toplanan yaklaşık elli kişi, her fırsatta “barışın kenti” sloganına vurgu yapan Çanakkale’den barış çağrısı yaptı.

truva-atina-baris-icin-beyaz-fular-bagladilar-2

“Beyaz giy, beyaz bağla, beyaz as, beyaza bürün. Neredeysen orada, kime değiyorsan onunla” diyerek ateşkese, barışa, kirlenmemiş bir akla, vicdana ve insanlığa vurgu yaptıklarını belirten Beyaz İnisiyatif  hareketinin aktivistleri, bu ülkede yaşayanlara bir kalpleri olduğunu hatırlatmak istediklerini,  kinin ve düşmanlığın kalpleri karattığını, yaşanan acılara, verilen kayıplara duyarsız hale gelindiğini ifade etti.

beyaz insiyatif

Grup adına basın açıklamasını okuyan Ayla Başkurt, “Memleketin bir yanında sönmeyen bir ateş var. Aylardır sokağa çıkma yasaklı şehirler, delik deşik sokaklar, kurşunlanmış duvarlar. Kan kokan evler. Bomba sesiyle uyanan, bombanın canını aldığı ufacık çocuklar var.  Gelmeyen ambulanslar, kan kaybından ölen yaralılar. Gömülemeyen ölüler. Her gün bir ölüm daha yaşandığı için tutulamayan yaslar var. İnsanlar ölüyor. Genç, yaşlı, çocuk, kadın, erkek, üniformalı, üniformasız. Her biri yakınları için en değerli. Bir kalbiniz vardı, gözyaşımız, vicdanınız, insanlığınız, hatırlayınız. Bugün burada kentimizin sembollerinden Truva Atı’na beyaz fular takarak, barışın kenti Çanakkale’nin yaşamdan yana ve ölüme karşı olduğunu gösteriyoruz. Beyaz renk saflığın ve temizliğin simgesidir. Ölümler olduğu sürece tek rengiz. Sadece beyazız ve beyaz giyip beyaz kuşanacağız. İnsanlığı ve vicdanlara sesleniyoruz. Silahlar sussun, ölümler dursun” diye konuştu.

beyaz insiyatif açıklama

 Yapılan açıklamanın ardından gazeteci Leyla Alp’in kaleme aldığı “Bir kalbiniz vardı hatırlayınız yazısı okundu. Grup, basın açıklamasının ardından sessizce dağıldı. Yunan mitolojisinde geçen Truva Savaşı’nın anlatıldığı, Brad Pitt’in başrolünde oynadığı 2004 yapımı Troy adlı filmde kullanıldıktan sonra Çanakkale’nin merkezinde, Kordon’da sergilenmeye başlayan, yıllardır Truva Savaşı’nın sembolü olarak anılan Truva Atı maketi, kuşandığı beyaz fularıyla birlikte yıllar sonra barış nöbeti görevini üstlendi.

truva şal

 


(Yeşil Gazete)

ABD ön seçimlerinde sürpriz sonuç

ABD’de başkan adaylığı yarışının ilk etabı Iowa’da Cumhuriyetçi Parti’den Teksas Senatörü Ted Cruz kazandı. Demokrat Parti’de zafer Hillary Clinton’ın oldu.

Ted Cruz
Ted Cruz

Cumhuriyetçi Parti içinde muhafazakâr kanadın önde gelen temsilcilerinden Teksas Senatörü Ted Cruz, oyların yüzde 28’ini toplayarak ilk sırada yer aldı. Cruz’u yüzde 24’le Donald Trump izledi. Trump, ilk açıklamasında, “İkinci sırada yer almaktan onur duydum” dedi. Üçüncü sıradaki Florida Senatörü Marco Rubio, yüzde 23 oy oranıyla Trump’ı çok yakından izledi. Rubio, “Seçim kampanyasında partiyi yeniden birleştireceğim” dedi.

Hillary Clinton
Hillary Clinton

Demokrat Parti’de eski vali Martin O’Malley başkan aday adaylığından vazgeçtiğini duyurdu. O’Malley’e verilen oy oranı yüzde 1’i dahi bulmadı. Böylece Demokratlar’daki aday sayısı Hillary Clinton ve Bernie Sanders olmak üzere ikiye düştü. Cumhuriyetçi Parti’de de Mike Huckabee yarıştan çekildiğini açıkladı.

Donald Trump
Donald Trump

Demokrat Parti’de başa baş geçen mücadelede Clinton, Sanders’ı az farkla geçti. Clinton’ın seçim bürosu, ön seçimleri Clinton’ın kazandığını duyurdu.

Sırada New Hampshire var

Seçimlere önümüzdeki hafta kuzeydoğudaki New Hampshire eyaletiyle devam edilecek. Anketlere göre Demokrat Parti’de Sanders bu eyalette önde gidiyor. 74 yaşındaki senatör Sanders’in memleketi, komşu Vermont eyaleti. Cumhuriyetçi Parti’de ise Trump açık arayla başı çekiyor.

 

(Deutsche Welle Türkçe)

İçinde “Saray” geçen çocuk oyununa verilen “sakıncalı” kararına karşı iptal davası

2002 yılından beri okullarda oynamasına karşın Çankaya Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Kasım 2015’de verilen karar ile ilçe içindeki okullarda oynanması sakıncalı bulunan “Kaybolan Satranç Taşlarım” isimli çocuk oyunu ile ilgili oyunun yazarı Serap Gültekin, sakıncalı kararının iptali istemi ile Ankara İdare Mahkemesi‘nde Milli Eğitim Bakanlığı’na karşı dava açtı.

42
Kaybolan Satranç Taşlarım oyununun yazarı ve yönetmeni Serap Gültekin

Kamuoyu, 2002 yılından bu yana 14 yıldır okullarda oynanmasına onay verilen çocuk oyunu “Kaybolan Satranç Taşlarım”ın sakıncalı bulunduğunu İsmail Saymaz’ın Radikal’de yayınlanan haberi ile öğrendi.

“Burası benim sarayım, Her istediğimi yaparım

27

Haberde, 2002 yılında Serap Gültekin tarafından yazılan çocuk oyunu, “Kaybolan Satranç Taşlarım”ın yazıldığı dönemden 2015 yılı Kasım ayına kadar başvurduğu her mülki amirlikten okullarda oynama izni almasına rağmen 10 Kasım 2015’de Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün oyunu sakıncalı bularak ilçe içindeki okullarda oynanmasının sakıncalı bulunduğu belirtiliyordu. Oyunun yazarı ve yönetmeni Serap Gültekin ise, 14 yılı bulan dönemde herhangi bir sorunla karşılaşmayan oyununda yer alan bir karakterin içinde, “Burası benim sarayım, Şah ve Vezir esirim. Her istediğimi yaparım” sözleri geçen çocuk şarkısı seslendirmesinin bu yasağa neden olabileceğini belirtiyordu.

Durumu daha da garip kılan gelişme ise Çankaya’da yasaklanan oyunun komşu ilçe Yenimahalle’de geçmiş 14 yıl da olduğu gibi bir kez daha oynama izni almış olması idi.

Oyunun yazarı ve yönetmeni Serap Gültekin ve Gültekin’in avukatı Ahmet Toköz ile gelinen son durumu konuştuk.

“Siyaset yapmak için çocuk oyunu yazılmaz. Çocuk Oyunlarının doğasına aykırı bir durumdur bu” diyen Gültekin, oyununu yazdığı 2002 yılında Türkiye Satranç Federasyonu’ndan ilgili oyunun satranç oyun kurallarına uygundur onayı da aldığını da belirtiyor.

“Oyununuz komünist bulundu”

29“Kaybolan Satranç Taşlarım” oyununda ayları temsil eden Kasım, Ekim ve Eylül karakterleri var. Satranç oyununda Kasım, Ekim’e yeniliyor. Bu yenilgiyi hazmedemeyerek Şah ve Vezir’i esir alıyor ve “Burası benim oyun alanım” diyor. Ardından da Ekim ve Eylül’e içinde, “Burası benim sarayım, Şah ve Vezir esirim. Her istediğimi yaparım” sözlerinin de geçtiği bir şarkı söylüyor.

Ben oyunu 2002 yılında yazdım. O dönemde Saray konusu takdir edersiniz ki bu kadar gündemde değildi. Oyunu bu sözleri nedeni ile sakıncalı bulmuş olabilirler. Çankaya İlçe Eğitim Müdürü kendisi ile konuyu görüşmeye gittiğimde, “Size açıklama yapmak zorunda değilim. Elimde olumsuz bulunduğuna dair rapor da var. İstediğiniz yere başvurun” şeklinde yanıt verdi bana.

Başka bir yetkili ise, “Oyununuz komünist bulundu” şeklinde açıklama yaptı. Bir çocuk oyununda siyaset yapılmaz. Çocuk oyununun doğasına aykırı bir durum bu”

Oyunun sadece Çankaya’da yasaklandığını diğer ilçelerde oynanmasına dair bir sorun bulunmadığına dair sorumuza ise şöyle yanıt veriyor Serap Gültekin:

“Evet haklısınız ama diğer ilçelerde de bundan sonraki süreçte sorun yaşamayacağımızın garantisi yok maalesef. Oyunla ilgili haberlerin çıkmasının ardından diğer okullardaki müdürlere de baskı yapılacağını düşünüyorum.

Diğer taraftan ben Çankaya’da ikamet ediyorum ve bu oyunu da 2002’den bu yana çoğunlukla Çankaya ilçesi içindeki okullarda oynadım. Diğer ilçelere gitme durumu olduğunda dekorların taşınması ile nakliye masrafları da işin içine giriyor ve bu maliyet yükü içinden çıkılmaz bir hal alıyor

Tiyatromuza ve satranca sahip çıkalım. Satranç bir strateji oyunudur. Hep birkaç hamle sonrasını düşünmek durumunda olursunuz satranç oynarken. Çocukların da muhakeme gücünü geliştiren bir oyundur. Satranç oynayan çocuk, “neden?” sorusunu soracak. Yasağın bir nedeni de bu olabilir diye düşünüyorum”

Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün kararına karşı açtıkları davaya da değinen Serap Gültekin, Ankara İdare Mahkemesi’nde açılan davanın 2 ay içinde sonuçlanacağını öğrendiğini belirterek, davanın kendisi lehinde sonuçlanması halinde iki aylık kaybı üzerinden tazminat davası açacağını da sözlerine ekliyor.

“Tiyatro oyunu metinleri birer edebiyat yapıtıdır”

40

Serap Gültekin’in avukatı Ahmet Toköz ise, konuyla ilgili 12 Ocak tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı’na karşı Ankara İdare Mahkemesi’nde “T.C. Çankaya Kaymakamlığı İlçe milli Eğitim Müdürlüğü’nün 18.11.2015 tarih ve 44734767/3000/11811794 sayılı kararının İPTALİ istemi” ile dava açtıklarını aktarıyor ve “Tiyatro oyunu metinleri birer edebiyat yapıtıdır. Toplumlarda edebiyat okur yazarlığının artması bireylerin ‘Ayrışma’ duygularından uzaklaşmasını sağlamanın yanında toplumda ‘Nefret Söylemleri’nin de güç kazanmasının önünü keser” şeklinde görüşlerini belirtiyor.

41

Yapılan idari işlem, komisyon üyelerinin ve idare adına karar vericinin muhakemeden uzak tek boyutlu düşünce ürettiklerini anlamamıza edebiyat okur yazarı olmadıklarının farkına varmamıza vesile olmuştur diyen avukat Toköz, “Müvekkilemin tiyatro oyununun idare tarafından ‘Sakıncalı’ olarak damgalanması daha özgürlükçü bir Anayasa umut ettiğimiz şu günlerde kaygılarımızı artırmış sakıncalı sanat eserleri dönemi mi başlıyor sorusunu sormamıza neden olmuştur” diyerek noktalıyor sözlerini.

 

Haber: Alper Tolga Akkuş

(Yeşil Gazete)

 

Ege’nin kadın balıkçıları Çanakkaleli kadınlarla buluştu

Akdeniz Koruma Derneği ve Marmaris Belediyesi’nin işbirliği ile Ege’nin Kadın Balıkçıları 6-8 Ocak tarihlerinde Biga Kadın Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifi ve Karabiga Kadın Kültür Çevre ve İşletme Kooperatifi’ni ziyaret etti.

26

Datça ve Bozburunlu kadın balıkçılar, birlikte hareket ederek pek çok başarılı işe imza atan ve Türkiye’de örnek gösterilen iki kadın kooperatifini, Biga ve Karabiga Kadın Kooperatiflerini ziyaret etti. Ziyaret boyunca Biga ve Karabigalı kadınlar, bir araya gelerek başardıkları ve karşılaştıkları zorluklar başta olmak üzere tecrübelerini kadın balıkçılar ile paylaştılar.

Kadın balıkçıların denizdeki varlığını güvence altına almak için gerekli kapasite ve araçları geliştirmeyi amaçlayan Ege’nin Kadın Balıkçıları Projesi Koordinatörü Dr. Huriye Göncüoğlu, “Kadınların tek başına değil de bir araya gelerek örgütlenme, sosyal ve ekonomik bağımsızlık unsurlarını başarıyla yürüttüğü örgütler, onların hak temelli ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlıyor. Dolayısıyla bu tür kadın grupları ile doğrudan bağlantı kurma fırsatı, Ege’nin Kadın Balıkçıları için çok değerli” diyerek bu ziyaretin önemini vurguladı.

Denizde ve karada emek veren kadınları bir araya getiren bu buluşma sırasında Biga Kadın Kooperatifi’nin işlettiği lokanta, kafeterya ve çocuk yuvası ziyaret edildi. Karabiga’da ise Karabiga Kadın Kooperatifine ait lokanta ve Kadın ve Çocuk Merkezi ziyaret edilerek, kooperatiflerin kuruluş hikayeleri ve tecrübeleri görüşüldü.

Biga ve Karabiga Kadın Kültür Çevre ve İşletme Kooperatifleri işleyişleri, ortakların kooperatifteki tüm süreçlere katılımı, ekonomik faaliyetlerinin sürdürülebilirliği, kamu ve yerel kurumlarla işbirlikleri geliştirme becerileri ve yereldeki tanınırlıkları gibi konularında örnek gösterilen bu kooperatifler, aynı zamanda Türkiye’deki en eski kadın kooperatiflerinden.

Akdeniz Koruma Derneği tarafından GEF Küçük Destek Programı (SGP) – COMDEKS fonu ve Vehbi Koç Vakfı tarafından desteği ve Bozburun, Datça ve Karaköy Su Ürünleri Kooperatiflerinin, Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı’nın işbirliği, Marmaris Belediyesi’nin ulaşım desteği sağladığı Ege’nin Kadın Balıkçıları Projesi, Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde Kadın balıkçıların ekonomik varlıklarını sürdürmelerini sağlamak amacıyla yürütülüyor.

 

(Yeşil Gazete)

Toledo’nun Tajo’sundan Diyarbekir’in Dijle’sine – Şeyhmus Diken

Bu yazı bianet.org/ dan alınmıştır

Başbakan Davutoğlu 2016 Türkiyesinde yakıp yıkılan Sur’a, Toledo modelini sundu. 1995 yılı yazında İspanya’ya yaptığım bir gezinin dönüşünde Toledo ile Diyarbekir’i karşılaştırdığı yazım geldi aklıma.

İspanyol’ların Andalusia, doğuluların ise Endülüs dediği, o bir dönemlerin en önemli medeniyetinin tutkulu şehri Toledo, bu kez kısa bir süre için de olsa binlerce kilometre uzaktan gelen doğulu konuklarına ev sahipliği edecek.

21

Toledo neredeyse İspanya’nın ortasına denk gelecek bir coğrafyada konumlanmış. Başkent Madrit’e çok yakın, 1,5 saat uzaklıkta. Bu yönüyle tam da İspanyanın orta–güneyi demek olan Castilla – La Mancha aslında Toledo. Mançalı Don Kişot dersek belki daha kolay anımsanır.

Hemen ilk tanışıklıkta benim şehrim Diyarbekir’le birçok benzerliğini yakalayabildiğim sıcak ve de dost bir şehir Toledo. Etrafı tıpkı Diyarbekir gibi surlarla çevrili bir şehir. Tarihine gönderme yapıldığında bilinenlerdendir ki; aşılması olanaksız kalesi bugün de canlılığını koruyor.

Çarpıcı görüntülerin kentin hemen her noktasından kendini hissettirdiği tablo güzelliğinde bir kent, Toledo. Romalıların Toletum, doğuluların Tuleytula dedikleri Toledo, yüz yıllar boyunca İspanya Kardinali Başpiskoposuna ev sahipliği de yapmış. Altıncı yüzyılla sekizinci yüzyıl arasındaki iki yüzyıl boyunca Batı Gotlar Toledo’yu başkent olarak kullanmış. Sekizinci yüzyılla on birinci yüzyıl arasında Endülüs Krallığının bir eyaleti olmuş, on birinci yüzyıldan on sekizinci yüzyıla kadar da Kastilya Krallığı’nın başkenti.

Tıpkı otuz medeniyete ev sahipliği, bunlardan en az yedisine de başkentlik yapan bir tarih şehri, benim şehrim Diyarbekir gibi geçmişi başkent bir şehir Toledo.

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Bir başkent daima başkenttir. Ne kadar susturulursa susturulsun o daima konuşur,” diye ifade ettiği gibilerden bir şehir. Ortaçağ döneminden kalma ve gücünü, gösterişini, Arap egemenliğinin önemli merkezliğinden sonra, Engizisyon beşiği durumuna gelişin yansımalarını da görmek mümkün Toledo’da.

Toledo’da Hristiyan ve İslam kültürlerinin ilginç karışımlarına rastlamak da çok çarpıcı… Kentin sokaklarında, mimari yapıların dış cephelerinde bu izler her an her yerde karşımıza çıkıyor. Zaten iki bin küsur yıl önce Romalıların şehri fethinden bu yana Roma izleri taşıyan Toledo; Arap, Hıristiyan ve Yahudi yapısını halen de koruyor. Camiler, Sinagoglar ve Katedraller şehri Toledo.

Toledoluların belki de en çok övünerek sahiplendikleri iki değerleri var. Biri kentin incisi olarak kabul gören, yine kendi ifadelerine göre Avrupa’daki en mükemmellerden biri olarak gösterilen Gotik Katedral’leri. Öyle ki, bir takım çevrelerce “Ruhani Krallığın somut dışa vurumu“ olarak da ifade edilir bu katedral.  Kendi adıma diyebilirim ki; tıpkı Köln’deki Büyük Katedral- Dom ile Strazburg’daki Katedral’de olduğu gibi, adeta Orta çağ Hıristiyanlığının ve ruhunun halen bu ibadet merkezlerinde ve dolayısıyla Toledo Katedralinde yaşadığını ve etki gücünü hissetmek her an olası.

İşte bu Gotik Katedralin, bu orta çağ harikası yapının altında Toledo’nun ikinci büyük onur kaynağı gururu Tajo (Tako olarak okunur ) nehriyle bağlantılı bir sarnıç bulunuyor.

İki nehir: Tajo ve Dijle

22

Toledo için Tajo nehri tıpkı kutsal metinlerde adı yer alan dört kadim nehirden biri olan Dijle (Tigris), (meraklısı için diğer üç nehir; Fırat, Kura ve Asi) gibi bir nehir. Diyarbekir’in Dicle’si gibi Toledo’yu üç taraftan sarıyor Tajo. Şehirlerinin yakınından geçen ve belki de yakınındaki şehirle anılması bir özellik olan Tajo da Toledo için akıp giden hayatın bir simgesi adeta. O denli önemli bir simge ki Toledo için, adına Tajo dedikleri çok kalın bir de kitap yazmışlar. Kente gelen her ayrıcalıklı konuğa bir Tajo kitabı mutlaka armağan ediliyor.

Belki de Tajo nehrinin bir yer altı koluyla, gotik katedralin altındaki sarnıca bağlanması, yaşamın hareketine veya bir başka ifadeyle sıkıcı yeknesaklıktan kurtuluşa çıkış olarak da kabul edilebiliyor.

Efsanesi de var kentin gizemlerini bilenlerce. Bu sarnıcın suyunda Toledo’nun anahtarı saklı. Anahtar bir hançer görünümünde ve bir yılan tarafından korunuyor. Tıpkı Dicle’nin gizini koruyan, Dicle üzerindeki on gözlü köprünün hazinesi gibi bir kent efsanesi, Toledo’nunki de.

Toledo’nun özellikle parke taşlı sokaklarını ve olanca güzelliğiyle korunmuş eski yapılarını hayranlıkla izlerken hep kendi şehrimi Diyarbekir’i düşündüm. Engebeli arazisi nedeniyle çoğu yokuş olan dar ve dolambaçlı sokakları epeyce Diyarbakır kokuyor Toledo. Kentin kuzey doğusundaki Alcantara Köprüsü de sanki biraz bizim On Gözlü Köprü’müz gibi.

Aslında şehirler eğer sizinle kucaklaşıyor, örtüşüyorsa ruhunuzun en derin yerinden yüzeye vuran dalgalar gibi kendilerini hissettirirler. Toledo işte tam da böyle bir şehir. Surlarının üzerinden panoramik kent görüntüsüne ve hemen aşağıdan ipileyerek akıp giden Tajo nehrine baktığımda Diyarbekir surlarını ve akıp giden kadim nehir Dicle’yi düşündüm. Acaba dedim Haçlı orduları, ya da çağımızın modern gezginleri de binlerce kilometre uzaklardan Diyarbekir’e geldiklerinde eğer Toledo’yu ve Tajo’yu biliyorlarsa bu benzerliği yakalayabilmişler mi?

Kentsel mekânların karakterleri sonuç da kentin kimliği üzerinde derin izler bırakıyor. Bu izler Diyarbekir için ne ise, Toledo için de odur. Zaten kültürel özellikleriyle İspanyayı en iyi temsil eden kent olarak kabul edilmesi de boşuna değil Toledo’nun. Ve bu özelliğinden dolayı “Ulusal Anıt“ ilan edilmesi de kayda değer.

Hani Nietzsche demişti ya; “İlk devrilen sütun, ilk ayağa kalkacak olandır“. Gerçek tam da filozofun dediği gibidir de… Mesele sütunu devirmemekte! Ya da devrilmemesini sağlamakta! Hadi sütunun devrilmesini engelleyemedik diyelim. Bir de sütunun altında kalmak da var. Ve bir de üstüne üstlük devrilen sütunun burada işi ne!  Böyle harabe bir görüntü yansıtmanın manası ne bu şehre. Bu yıkılmış sütun tek değil, yıkılma ihtimali olanları da söküp atalım, geçmişimizle birlikte… Yeni ve modern(!) yapılar ne güne duruyor ki. İşte bu gün geçmişin tarihi ve kültürel mirasını yaşatmaya kararlı kimlikli kentlerle, yok edici kimliksizlerin kavgası…

Toledo, bu tehlikenin farkına erken varmış gibi. Avrupa Birliği’nin en son halkalarından biri İspanya’nın küreselleşmeye verdiği en güzel yerellik yanıtı gibi İspanya’nın tam da orta yerinde dosta düşmana karşı bir anıtsal ve yaşayan şehir Toledo.

Darısı Avrupa Birliği’ne aday Türkiye gibi ülkelerin kendi kadim kentlerinin, Diyarbekir ve benzerlerinin başına…

23

Dipnot: Bu yazı 1995 yazında İspanya’ya bir gezinin dönüşünde yazıldı. 2016 Türkiyesinde Diyarbakır’ın Sur Beldesi taammüden cinayete kurban gitmişken Başbakan Toledo modelini sundu Sur’a. Yazıyı hatırladım. Kaderin tuhaf serencamına bakın ki; İspanya iç savaşının başladığı 21 Temmuz 1936 yılında; Toledo’nun isyancı güçleri tam 65 gün yoğun bir şekilde bombalandılar. Toledo’da binalar yerle bir edildi. Şehrin savunucuları hendekler kazarak mücadele ettiler. Savaşta çok insan hayatını kaybetti. Barikatların kurulduğu ve sokak savaşlarının yaşandığı Toledo’lular 27 Eylül’e kadar direndiler. Şehrin kuşatması, 27 Eylül 1936’da Franco’nun kumandasındaki Afrika ordusunun gelmesiyle son bulmuştu. İç savaşta büyük zarar gören Toledo’nun restorasyonu, 1939 yılında başlayıp 1957’ye kadar 22 yıl sürdü. Castilla-La Mancha bölgesi 10 Ağustos 1982’de özerklik statüsünü İspanya’dan resmen aldı.

24

Ve bugün tuhaf kader başbakanın dilinden dökülenlerle kadim Diyarbekir’in sur beldesi Toledo üzerinden okunuyor / okutuluyor…”Sur için ‘taş üzerine taş konsa haberim olacak’ dedim. Sur’u öyle inşa edeceğiz ki, İspanya’nın Toledo şehri gibi, mimari dokusuyla herkesin görmek istediği bir yer olacak.” Keşke bunca yıkım ve ölüm olmadan Toledo örneği gündemleşseydi…(01.Şubat.2016 Diyarbekir)

 

Bu yazı bianet.org/ dan alınmıştır

25-Şeyhmus-Diken

 

 

Şeyhmus Diken

132 aydın: Cizre’dekileri siz kurtarmazsanız biz kurtarmaya hazırız

132 aydın, sanatçı, gazeteci ve yazar, Cizre’deki yaralılar için yayınladıkları deklarasyonda, “Cizre’de insanlık ölüyor” diyerek, devletin sorumluluğunu yerine getirmediği takdirde yaralıları kurtarmak için hazır olduklarını açıkladı.

19

Cizre’de bir binanın bodrum katında 9 gündür mahsur kalan yaralılardan uzun bir süredir haber alınamazken, aralarında Kadir İnanır, Vedat Türkali, Rakel Dink, Murathan Mungan, Lale Mansur, Ayşegül Doğan, Ümit Kıvanç, Baskın Oran, Osman Kavala, Oya Baydar ve Levent Gültekin gibi aydın, gazeteci ve yazarın da bulunduğu 132 kişi, “Cizre’de insanlık ölüyor” diyerek, devletin sorumluluğunu yerine getirmediği takdirde yaralıları kurtarmak için hazır olduklarını açıkladı.

Aydınların imzalarının bulunduğu deklarasyonda, çatışmalardan bu yana Cizre’de 66 sivilin tamamının devlet güçlerinin saldırılarından kaynaklanan sebeplerle hayatlarını kaybettiklerine dair güçlü bulguların olduğu kaydedilerek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) tedbir kararlarına rağmen hastaneye kaldırılmalarına izin verilmeyen Cihan Karaman, Serhat Altun ve Hüseyin Paksoy’un yaşamlarını yitirdiği hatırlatıldı.

Cizre’deki yaralıların günlerdir hastaneye sevk edilememesinden dolayı durumu ağır olan 7 kişinin yaşamını yitirdiği vurgulanan deklarasyonda, diğer yaralılardan da herhangi bir bilgi alınamadığı gibi her an yaşamını yitirebilecekleri kaygısı taşındığı kaydedildi.

Deklarasyonda, devamla şunlar vurgulandı:

“Bu kişilerin bulunduğu sokak ve binanın sürekli top atışlarına tabi tutulduğu görgü tanıkları tarafından basına anlatılmaktadır. Başta HDP milletvekili Faysal Sarıyıldız olmak üzere HDP grubunun, İnsan hakları örgütlerinin, demokratik kamuoyunun olağanca gayretleri ile bu kişileri kurtarmak için çaba göstermelerine rağmen çabalarının sonuç vermediği, bu kişileri kurtarmak için giden heyetlerin ve gönüllülerin önünün kesildiği anlaşılmaktadır. Öyle ki canlı yayında bu kişilerin ölümlerine tanık kılınmak isteniyoruz.

“Korkunç bir trajedi ile karşı karşıyayız. Bu kişilerin ambulansla hastaneye sevk edilebilmeleri için operasyonların durdurulması konusunda AYM tedbir talebini kabul etmemiş, AİHM ise konuyu 2 Şubat gününe ertelemiştir. İnsanlığın ölümü ile birlikte hukuk ve devlet kurumları da birlikte ölmeye başlamıştır.”

‘Siz onları kurtarmazsanız biz kurtarmaya hazırız’

Yaralıların kurtarılarak hastaneye nakillerinin insani ve devletin bir zorunluluğu olduğuna vurgu yapılan deklarasyonda, şunlar söylendi:

“Biz aşağıda imzası bulunanlar, yüreğinde azıcık dahi insan sevgisi olanlara sesleniyoruz. Yaralı halde kurtarılmayı bekleyen her kim olursa olsun ona yardım eli uzatmak insan olmanın bir gereğidir. Kanun ve hukuk devletlerinde ise bu bir zorunluluktur. Silahlı çatışmanın çılgınlık halini aldığı zamanlarda ise insanlık vicdanına seslenmekten başka bir yol bulamıyoruz. Ölmek ve öldürmek aynı zamanda insanlığı öldürmektir. Toplumsal barışımızın yok olmaması ve insani değerlerimizi yitirmememiz için acilen Cizre’deki 15’i yaralı 24 kişinin ambulansla hastaneye sevki için devlet yetkililerine sesleniyoruz. Siz onları kurtarmazsanız biz kurtarmaya hazırız.”

 

(IMC.tv)