Ana Sayfa Blog Sayfa 3041

Irma Kasırgası 13 milyon kişiyi elektriksiz bıraktı: En az 47 ölü

Irma Kasırgası’nın yarattığı yıkımın bilançosu artıyor. Cincinnati Bearcats Jerseys Kasırgada Florida’nın güneyindeki Florida Keys adalarında evlerin yüzde 90’ının yıkıldığı ya da zarar gördüğü belirtildi. lunette de soleil oakley pas cher Adalarda birçok yere elektrik verilemiyor, telekomünikasyon sorunları yaşanıyor, temiz içme suyuna ulaşılamıyor. Kasırganın ardından ada sakinleri evlerine dönmeye başladı. Scarpe Air Jordan Xxx Arama kurtarma çalışmaları sürerken, adadaki yollar devrilen ağaçlar nedeniyle ulaşıma halen kapalı durumda.

  • Mens Nike Air Max Flyknit
  • Guardian, Birleşik Devletler’de 10 kişinin, Karayipler’de ise 37 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Nick Chubb Georgia Football Jerseys Georgia ile Güney Carolina’da 20 bin kişinin elektrikten yoksun olduğu bildirildi. Florida’da bu sayının 15 milyona yükseldiği açıklandı.

  • Air Max 90 Hyperfuse
  • Yetkililer Florida’nın kuzey doğusundaki Jacksonwille gibi bazı kentlerin hala sular altında olduğunu belirtiyor. adidas zx 850 damskie Florida eyalet valisi Rick Scott, Florida Keys’de gördüğü yıkımın korkunç olduğunu ve herkesin hayatta kaldığını dileğini söyledi. ABD Başkanı Donald Trump’ın yarın Florida’yı ziyaret etmesi bekleniyor. Melania Trump, eşine ziyareti sırasında eşlik edeceğini duyurdu. Twitter hesabından açıklama yapan Melania Trump, “Kasırgadan etkilenen herkes için duyduğum endişe devam ediyor” dedi. Kasırga mağdurlarına 15 milyon dolar bağış Irma ve Harvey kasırgalarının yol açtığı zarardan etkilenenlere yardım için bir etkinlik düzenlendi. Los Angeles’taki yardım gecesine Beyonce, George Clooney, Julia Robert, Barbara Streisand ve Reese Witherspoon gibi ünlüler katıldı. Etkinlikte kasırga mağdurlarına 15 milyon dolar bağışlandı. Moody’s öngörüleri kasırgaların ABD ekonomisine olan maliyetini gözler önüne serdi.

  • Adidas Nmd Donna
  • Irma ve Harvey kasırgalarının zarar analizleri Moody’s tarafından 150 ila 200 milyar dolar arası olarak tespit edildi. nike air max Moody’s Direktörü Mark Zandi gelecek olan yeni verilerle öngörülen rakamların artabileceğini belirterek, ABD ekonomisinin 20 ile 30 milyar dolar daha ek zararla karşılaşabileceğini ifade etti.

  • Nike Air Max 2017 Dames blauw
  • Irma kasırgasının iklim değişikliğiyle ilgisi ne? İklim değişikliği nedeniyle şiddeti ve etki gücü artan aşırı hava ve iklim olaylarını tipik bir örneği olan Irma kasırgası tarihte en uzun süre Kategori 5 şiddetinde (saate 250 kilometreden hızlı) kalan ve en fazla enerji biriktiren kasırga oldu. İklim değişikliği nedeniyle okyanus yüzeyinin ısınması ve buharlaşmanın artması hem kasırgaların daha fazla enerji biriktirmesine, hem de daha ağır yağış bırakmasına neden oluyor. Küresel ısınmaya bağlı olarak deniz seviyelerinin yükselmesi de denizden karaya vuran kasırgaların meydana getirdiği fırtına dalgalarının (storm surge) daha yükelmesine ve tehrip gücünün artmasına neden oluyor.

    BM’den endişe veren rapor: Her yıl 15 milyar ağacı kaybediyoruz

    Birleşmiş Milletler’in (BM) bir çalışması, dünyadaki arazilerin üçte birinin yoğun tarım pratikleri nedeniyle aşırı derecede aşındığını ortaya koydu. Andre Ethier Authentic Jersey “The Global Land Outlook” (Küresel Arazi Görünümü) isimli çalışmada, verimsizleşen topraklar nedeniyle milyonlarca insanın açlık, yoksulluk ve çatışma riskiyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Adidas Baratas Küresel çapta yapılan çalışma, verimsizleşmeye ana neden olarak endüstriyel tarımı işaret ediyor. Derrick Henry Jersey BM, her yıl 24 milyar ton verimli toprağın ve 15 milyar ağacın kaybedildiğini söylüyor. Chaussures Asics Femme Çalışma, yoğun tarımdan kaçınılması çağrısında bulunuyor. Andrelton Simmons Jersey Önlem alınmazsa gıdaya ve verimli topraklara talep arttıkça sürmesi beklenen bu durumun, Sudan ve Çad örneklerinde olduğu gibi çatışma riskini artıracağı uyarısında bulunuldu. Air Max 2016 Goedkoop Çalışmanın tanıtımında konuşan Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi’nin yöneticisi Monique Barbut “Verimli topraklar kururken ve nüfus artarken, ülkelerin kendi içinde ve küresel çapta araziler için yarışı artıyor” dedi. Colorado State Rams Jerseys “The Global Land Outlook” isimli çalışmanın bu konuda yapılmış en kapsamlı çalışma olduğu belirtiliyor. Air Jordan 10 Uomo Çalışma; kentleşmenin, iklim değişikliğinin, erozyonun ve orman kaybının birbirleriyle ilişkilerini haritalarla ortaya koyuyor. BM, verimli arazilerin çölleşmesini engellemek için ulusal çapta önlemler alınmasını istedi.

    ODTÜ’de 9 saatte rekor yıkım: Katliam yok diyen Melih Gökçek 4 katı ağaç dikecek!

    Mozambik’in başkenti Maputo Belediye Başkanı David Simango ve beraberindeki heyeti makamında kabul eden ve ardından heyete ANKAPARK’ı gezdiren Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek gazetecilerin, ODTÜ arazisinden geçirilen yola ilişkin sorularını cevaplandırdı.

    ODTÜ’ye dikilen ilk ağaç – 3 Aralık 1961

    Başkan, ODTÜ’yle protokollerinde nakledilen ve kesilen ağaçların iki katını dikmeyi kabul ettiklerini, ancak dört katının ODTÜ’nün gösterdiği yerlere dikeceklerini kaydetti.

    Gökçek, açıklamasına şöyle devam etti: “Protestolar tamamen ideolojik. Biz ODTÜ’yle anlaştık. Yönetim, gerekli araştırmaları kendi arasında yaptı. Sayın rektör, bizim taleplerimizin bir kısmını kabul etmedi ve değiştirilmesini istedi. Örneğin ‘Bizden aldığınız arazi kadar bize arazi vereceksiniz’ dedi. Biz de aldığımız kadar araziyi ODTÜ’ye veriyoruz. Dolayısıyla ODTÜ’nün bir arazi kaybı söz konusu değil. (‘Yeşil katlediliyor’ sorusu) Öyle bir şey yok… Buradaki ağaçlar arasında kullanılabilecek olan ağaçları, sökme makineleriyle aldık ve başka yerlere naklettik. Bazı çalı grupları ve ağaçlar var ki; bunlar ömrünü doldurmuş, cılız ve yaprakları az olan ağaçlar. Bu tip ağaçları da kesmek zorunda kaldık. Toplam olarak nakledilen ağaçların toplam sayısı, takribi dört bin civarında. Ama ben sekiz bin değil, 15-16 bin tane ağaç dikeceğim ODTÜ’ye. Ayrıca ODTÜ’nün başka ihtiyaçları varsa onları da karşılayacağız.”

    ODTÜ’de yapılan ilk ağaç dikiminden – 1961

    Tünel projesi

    Gökçek, ODTÜ arazisinde doğu-batı istikametinde yapılacak tünele dair de şu değerlendirmelerde bulundu: “ODTÜ Rektörü Prof. Mustafa Verşan Kök’ün isteği üzerine tünel yol kararı alındı. Arazinin bazı yerlerinde ağaçlar var. Buraya da kat be kat fazlasını dikeceğiz. Ayrıca orman olan bir araziyi de onlara vereceğiz. Hem de ODTÜ’nün bitişiğinde olan bir arazi. Dolayısıyla bir sorun yok.”

    Fotoğraf: Mehmet Çetin

    Yol projesi için üniversite rektörlüğü, Ankara valiliği ve büyükşehir belediyesi arasında protokol imzalanmış, 9 Eylül’ü 10 Eylül’e bağlayan gece dozer ve iş makineleriyle ODTÜ arazisinde dokuz saatte büyük bir ‘ağaç kıyımı’ yapılmıştı. Yol çalışması sonrası belediye doğa tahribatıyla suçlanmıştı.

     

    (Diken)

    90 futbol sahası büyüklüğünde proje: Kaz Dağları’nın eşsiz doğası termik santrale direniyor!

    Çanakkale’de Kaz Dağları’nın yanı başındaki Yenice’de halkın mücadelesiyle üç kez rafa kalkan Yenice Çırpılar Termik Santrali projesi dördüncü kez gündemde. Yarın (13 Eylül) projenin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu için İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) Toplantısı yapılacak.

    Nilay Vardar’ın Bianet’te çıkan haberine göre, Taşzemin İnşaat Madencilğin, Yenice İlçesine bağlı Çırpılar Köyü’nde, kurmak istediği santralin toplam kurulu gücü 200 megavat olacak. Yılda 2,6 milyon kömür tüketecek ve 90 adet futbol sahası büyüklüğünde bir alan 465 bin ton külün depolanması için kullanılacak.

    65 muhtar itiraz etmişti

    Agonya Ovası’ndaki 75 köy muhtarının 65’inin itiraz dilekçesiyle, daha önce üç kez İDK toplantısı ertelendi. Muhtarlar, projenin Türkiye’nin en önemli ve en değerli orman varlıklarından olan Kazdağları’na önemli çevresel zararlar vereceğini belirtiyor. Bölgede yaklaşık 25.000 kişi yaşıyor, 60 bin dönüm arazide tarım ve hayvancılık yapılıyor. Agonya Ovası’nda dünyaya ün salan, adını Yenice’nin kırmızı biberi diye tanıtan kapya biber yetişiyor, közlenip Amerika ve Avrupa’ya ihraç ediliyor.

    “Kaz Dağları, Türkiye’nin akciğeri”

    Kızıyla birlikte köy köy dolaşarak muhtarların itirazlarını toplayan eski Kayatepe köyü muhtarı Hüseyin Soylu ise şöyle konuştu:

    “ÇED için toplantı Ocak 2016’da olacaktı fakat 65 muhtardan ıslak mühürlü imzaları toplayıp cumhurbaşkanlığına, başbakanlığa ve bakanlara teslim ettik. Son gün toplantıyı iptal ettiler. Mart 2016’da ikinci kez toplantı yapmak istediler. Biz yine mecliste milletvekillerine itirazlarımızı ilettik. CHP’li vekiller de toplantıya geldi. ÇED raporunu alamadılar. Ocak 2017’de üçüncü kez toplantıyı yapmak istediler. Bu sefer change.org üzerinden imza kampanyası yapıldı ve BİMER’den birçok itiraz başvurusu yapıldı. O toplantıyı da son gün ertelediler. Şimdi dördüncü kez yapmak istiyorlar. Yenice’nin bu sefer tüm muhtarları Kaymakamlıkta yapılan oylamada santral istemediğini söyledi. Kaz Dağları Türkiye’nin akciğeri, santral de dibine yapılmak isteniyor. Yakınında içme suyu var. Kamu kaynakları harcanarak yapılan tarımsal sulama göletleri var. Her yere ihraç edilen kapya biberi var. Dağ turizmi var. Doğayı seven herkesi buna karşı çıkmaya çağırıyoruz.”

    Şu anda Çanakkale’de üçü çalışan, ikisi inşa halinde beş kömürlü termik santral var. 11 tanesi de proje aşamasında.

     

    (Bianet)

    Birleşmiş Milletler’den “OHAL’i bitirin” ve “Arakan’daki hassasiyeti kendi ülkenize de gösterin” çağrısı

    BM İnsan Hakları Komiseri Zeyd Raad Al Huseyin, Türkiye’deki OHAL’in bu dönemin sonunda tekrar uzatılmamasını isterken, AKP hükümetine Arakan ve diğer yerlerdeki insan hakları hassasiyetini kendi ülkesinde de gösterme çağrısında bulundu.

    BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeid Ra’ad Al Hussein, Türk hükümetine Arakan’daki Müslümanların insan haklarına gösterdiği duyarlılığı kendi ülkesindekilere de göstermesi uyarısında bulundu ve olağanüstü halin bu dönemin sonunda uzatılmamasını istedi. Komiser, BM İnsan Hakları Konseyi’nin, 36’ncı oturumunun açılışında yaptığı konuşmada 40 ülkedeki duruma değindi. Bu ülkelerden biri de Türkiye’ydi ve şu çağrıda bulundu:

    “Türkiye’nin liderliğinin Rohingyalıların (Arakanlı Müslümanlar) ve diğer ülkelerdeki kişilerin insan hakları konusundaki endişelerini memnuniyetle karşılıyoruz. Hükümeti, insan haklarındaki aynı hassasiyeti Türkiye’de giderek kötüleşmeye devam eden durum içinde göstermeye teşvik ediyorum. Çok sayıda gazetecinin, hakimlerin, akademisyenlerin, kamu görevlilerinin ve insan hakları savunucularının tutukluluğu, görevden atılması, gözetim altında olması, sansür, tehdit ve şiddet nedeniyle ifade ve bilgi özgürlüğü insafsızca baskı altında.”

    ‘Sol ve Kürtler hedefte’

    Zeid, Türkiye’deki sol kanadın ve Kürt sorunlarına odaklanan grupların da hedef alındığına işaret etti. Komiser, bu gruplara karşı alınan önlemleri de “çoğu orantısız ve keyfi görünüyor” sözleriyle eleştirdi.

    BM İnsan Hakları Komiseri Zeyd Raad Al Huseyin

    Uluslararası Af Örgütü’nden 10 insan hakları savunucusunun, bir eğitim semineri sırasında “silahlı terör örgütüne yardım etmekle” suçlandığına işaret eden Komiser, “Bu da diğerlerinin de kötü prosedürlerle karşılaşabileceğini gösteriyor” dedi.

    Zeid sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Hükümeti, şeffaf, sağlıklı ve özgür bir toplumun altını oyan bu uygulamalara son vermeye çağırıyorum. Türk hükümetini gelecek ay süresi bitecek olan olağanüstü hali yenilememeye ve yeni kurulan soruşturma komisyonuna (OHAL Komisyonu), tüm şikayetleri işlevsel ve bağımsız şekilde ele alması için, idari ve adli denetimle ilgili tüm yöntemleri garanti etmeye çağırıyorum. Hükümeti ayrıca, Türkiye’nin uluslararası statüsünü zedeleyecek ve ülkenin geriye gitmesini sağlayacak, idam cezasını tekrar getirecek adımlar atmamamaya çağırıyorum. Son olarak da benim insan hakları gözlemcilerinden oluşacak bir ekiple Güney Doğu’yu ziyareti için yaptığım talebimle ilgili endişelerim de karşılanmadı. Bu konuda Türk yetkililerle temasta olma taahhüdüm geçerli; bu arada benim ofisim yakın zamanda OHAL’in insan hakları üzerindeki sonuçlarına yönelik bir rapor yayımlayacak.”

     

    (Cumhuriyet)

    Yüz binlerce Katalandan Barcelona’da dev bağımsızlık gösterisi

    İspanya’nın Barcelona kentinde Katalonya Ulusal Günü’nde bir araya gelen yüz binlerce kişi 1 Ekim’de yapılması planlanan bağımsızlık referandumuna destek belirtti.

    Katalonya’nın ulusal günü “Diada” için yüz binlerce Katalan, Barcelona’da toplandı. Katalanlar, “Özgür bir ülke olacağız” pankartları taşıdı. Katalonya’nın ulusal renkleri olan sarı kırmızı tişörtler giyen kalabalık dev bir haç işareti oluşturdu.

    İspanya Hükümeti ise referandumu yasa dışı ilan etmişti. Katalonya parlamentosu, referandumdan evet sonucu çıkması halinde bölgenin İspanya’dan ayrılmasını düzenleyen bir yasa geçirmişti.

    İspanya Veraset Savaşı’nın sonunda, 1714 yılında Barcelona’nın İspanyollar tarafından fethedilmesinin ve bölgenin bağımsızlığını kaybetmesinin yıl dönümü, Katalanlar tarafından “Diada Günü” olarak anılıyor.

    Diada Günü, 2012 yılından beri bağımsızlık talebi için gösterilerine sahne oluyor. İspanya Anayasa Mahkemesi’nin geçtiğimiz günlerde, bağımsızlık referandumunu yasaklaması nedeniyle, binlerce Katalan bu yıl da bağımsızlık için toplandı. Yaklaşık bin 800 otobüs dolusu insan, protesto için Barcelona’ya gitti.

    Katalan anket şirketlerine göre ise halkın yüzde 41,1’i bağımsız isterken, yüzde 49,9’u istemiyor. Küçük şehirlerde ve kırsal kesimlerde bağımsızlık eğiliminin arttığı, Barcelona gibi büyük şehirlerde ise çoğunluğun İspanya’ya bağlı kalmaktan yana olduğu belirtiliyor.

    Özerk bir bölge olan Katalonya’nın meclisi, 1 Ekim’de bağımsızlık referandumu yapılması kararı almıştı. İspanya hükümetinin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi, referandumu iptal etti.

    İspanya’da 2008’deki finansal krizden bu yana devam eden ekonomik sorunlar bağımsızlık çağrılarını güçlendirdi. Geçen hafta İspanya Anayasa Mahkemesi, referandumu askıya almıştı.

    İspanya Başbakanı Mariano Rajoy, Katalan meclisinin referandum kararını geçirmesinin ardından mahkemeye başvurmuştu.

     

    (BBC Türkçe, Gazete Duvar)

    Sarıkamış’ta üç gündür devam eden orman yangını kontrol altına alınamıyor

    Kars’ın Sarıkamış ilçesinde ormanlık alanda çıkan yangın 3 gündür kontrol altına alınamıyor.

    Sarıkamış İznos mevkii Komtepe bölgesindeki orman yangını rüzgarın da etkisiyle bir türlü söndürülemiyor. 7’den 70’e herkesin söndürmek için mücadele ettiği yangın, itfaiye araçlarının girmesinin mümkün olmadığı bölgede devam ediyor. Söndürülen ancak soğutma çalışmalarının yapılamadığı bölgeler yeniden alevlenerek yangının yayılmasına neden oluyor.

    Sarıkamış ormanlarında 3 gün önce başlayan ve kuru otların tutuşmasıyla hızla ilerleyen yangında şuana kadar yaklaşık 11 hektarlık alan zarar gördü. Yetkililer yangının söndürülmesi için bütün imkanlarını seferber etti. Sarıkamış halkının canla başla mücadele ettiği yanının biran evvel söndürülmesi için yoğun çaba sarf ediliyor.

     

    (Birgün)

    Davaya iki gün kala Nuriye ve Semih’in avukatlarına operasyon: 14 gözaltı kararı

    Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın avukatlığını yapan Halkın Hukuk Bürosu’na, Gülmen-Özakça Davası’na iki gün kala operasyon düzenlendi. KOBE 11 Sabahın erken saatlerinde büronun hem İstanbul hem de Ankara’daki yerlerine baskınlar yapıldı, aramalar başlatıldı. Justin Hunter Titans Jerseys İstanbul bürosundaki avukatlar baskın sırasında Periscope’tan yaşananları canlı yayınla aktardı. AIR ZOOM ELITE 9 Görüntülerde iki avukatın gözaltına alındığı görüldü. nike air max Flyknitmęskie Ankara’daki aramaya, zorunlu olarak, Ankara Barosu Avukat Hakları Merkezi’nden bir avukat eşlik etti. Maglie Orlando Magic Ankara’daki büroda aramanın sonlanması sonrası iki avukat, Halkın Hukuk Bürosu’nun alt kat karşı dairesinden Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın resimlerinin bulunduğu pankart açtı, büronun önünde Nuriye ve Semih’in davasına çağrı için kuşlama yapıldı. ROSHE RUN OHAL KHK’si ile kapatılan ÇHD’nin Ankara Şube Başkanı Murat Yılmaz, gözaltındaki avukatlarla görüştüğünü, sağlık durumlarının iyi olduğunu aktardı. nike tn femme 14 avukat hakkında gözaltı kararı Ankara’daki büroda çalışan ve daha geçtiğimiz hafta Adalet Bakanlığı’na dilekçe sunmak üzere giderken polis saldırısıyla gözaltına alınıp serbest bırakılan Av. Cheap Nike Air Max 2017 Engin Gökoğlu, açlık grevindeki Esra Özakça’nın evine giderken polisler tarafından gözaltına alındı. Mark Bavaro Toplamda 10’u İstanbul, 4’ü Ankara’dan olmak üzere 14 avukat hakkında yakalama kararı çıkarıldığı belirtildi. Şu ana kadar gözaltına alınan avukatlar: *Barkın Timtik *Ebru Timtik *Şükriye Erden *Aytaç Ünsal *Engin Gökoğlu *Ezgi Çakır *Süleyman Gökten *Didem Baydar Ünsal *Ahmet Mandacı *Yağmur Ereren Öte yandan Halkın Hukuk Bürosu’nun Twitter hesabından dün (11 Eylül) akşam saatlerinde avukatların İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı olduğu düşünülen kişilerce takip edildiğinin belirtildiği mesajlar paylaşıldı. Maglia David Robinson Büro, “Nuriye ve Semih’in davası öncesi ne planlıyorsunuz?” diye sordu.

    12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 37 yıl geçti

    37 yıl önce bugün Türk Silahlı Kuvvetleri emir komuta zinciri içinde yürütülen bir askeri darbe ile devlet iktidarına el koyuldu. NIKE AIR JORDAN 1 RETRO Türkiye Cumhuriyeti tarihinde silahlı kuvvetlerin yönetime üçüncü açık müdahalesi olan 12 Eylül 1980 askeri darbesi (son) Cuma günü saat 03.59’da TRT Radyo’dan İstiklal Marşı ve sonrasında anons yapılmadan Harbiya Marşı’nın çalınmasıyla halka duyuruldu. Türk demokrasisine darbe yapıldığının en resmi açıklaması ve gerekçesi ise dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Evren tarafından paylaşıldı. Evren, darbenin gerekçesini, “… Air Jordan 5 (V) Kendi kendini kontrol edemeyen demokrasiyi sağlam temeller üzerine oturtmak, kaybolan devlet otoritesini yeniden tesis etmek için yönetime el koymak zorunda kalmıştır.” ifadeleriyle anlatmıştı. Darbenin Evren dışındaki uygulayıcıları ise Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun’dan oluşan komuta kademesiydi. TSK’nın emir-komuta zinciri içinde gerçekleştirdiği darbenin en önemli gerekçesi “güvenlik” oldu. Zapatillas ROSHE TWO TBMM’nin 22 Mart 1980’de ilk turunu yaptığı Cumhurbaşkanlığı seçimini, 114 tur oylama yaptığı halde darbe gününe kadar sonuçlandıramamasının da etkili olduğu süreçte birçok cinayet işlendi. 6 Eylül’de Konya’da düzenlenen “Kudüs Mitingi” de darbe yönetimi tarafından “şeriatçı girişim” olarak gösterilmişti. Askeri darbenin hazırlıkları, Haziran 1980’den itibaren Genelkurmay Karargahı’nda yapılmaya başlandı. Kod adı “Bayrak Harekatı” olan darbe, ilk olarak bütün ordu komutanlarına gönderilen emirle 11 Temmuz saat 04.00’te hayata geçirilmek istendi ancak 2 Temmuz’da Süleyman Demirel’in başbakanlığındaki hükümetin güvenoyu almasıyla plan ertelendi. Emir-komuta zinciri içinde gerçekleştirilen bu darbe, 27 Mayıs 1960 Darbesi ve 12 Mart 1971 muhtırasının ardından Türkiye Cumhuriyeti tarihinde silahlı kuvvetlerin yönetime üçüncü açık müdahalesi olarak tarihteki yerini aldı. Yönetime el koyan cuntacı askerler, acısı yıllarca sürecek idamların kararını da verdi. AIR MAX 2017 MUJER Darbeden sonra ilk idamlar, 9 Ekim 1980 tarihinde gerçekleşti. İlk olarak sol görüşlü Necdet Adalı, ardından ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu idam edildi. Darbe öncesinde bir askeri inzibat erini öldürdüğü gerekçesiyle hüküm giyen 17 yaşındaki Erdal Eren, 19 Mart 1980’ta idama mahkum edildi. Gazeteci Abdi İpekçi, Emniyet Müdürü Cevat Yurdakul, DİSK ve Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Kemal Türkler, MHP Genel Başkan Yardımcısı Gün Sazak, Eski Başbakan Nihat Erim, Adalet Partisi İstanbul Milletvekili İlhan Egemen Darendelioğlu, CHP İstanbul Milletvekili Abdurrahman Köksaloğlu, MHP Gaziosmanpaşa İlçe Başkanı Ali Rıza Altınok ile eşi ve kızının öldürülmesi gibi çok sayıdaki siyasi cinayet, generallerin gerekçeleri olarak tarihe geçti. Air Jordan 6 Sayılarla 12 Eylül Askeri Darbesi’nin toplumsal ve siyasal bilançosu: * 1 milyon 683 bin kişi ‘fiş’lendi. *650 bin kişi gözaltına alındı. *Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı. *7 bin kişi idam istemiyle yargılandı. *517 kişiye idam cezası verildi. *259 kişinin idam dosyası Yargıtay tarafından onandı. *49 kişi idam edildi. *71 bin kişi 141, 142 ve 163’den yargılandı. *98 bin 404 kişi ‘örgüt üyesi’ olmak suçundan yargılandı. *388 bin kişiye pasaport verilmedi. *14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı. *30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti. *300 kişi ‘kuşkulu bir şekilde’ öldü. air max chaussures *171 kişinin ‘işkenceden öldüğü belgelerle kanıtlandı. *14 kişi cezaevindeki uygulamaları protesto etmek için yaptıkları ‘açlık grevi’ sonucu yaşamını yitirdi. *30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı. *1402 sayılı yasa nedeni ile 3 bin 854 öğretmenin ve 120 öğretim görevlisinin işine son verildi. *1402 sayılı yasa nedeniyle 9 bin 400 kişi kamu görevinden atıldı ya da sürüldü. Nike Air Max 2017 Dames blauw *47 yargıç görevden atıldı. *7 bin 233 devlet görevlisi bölgeleri dışına sürüldü. *937 film ‘sakıncalı’ bulunduğu için yasaklandı. *23 bin 667 derneğin faaliyeti durduruldu . * İstanbul’da gazeteler toplam 300 gün yayımlanmadı. *13 büyük gazete için 303 dava açıldı. New Balance 1400 hombre *31 gazeteci cezaevine konuldu. *Gazeteciler hakkında toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi. *Gazetecilere toplam 3 bin 715 yıl hapis cezası verildi. *300 gazeteci saldırıya uğradı. *3 gazeteci öldürüldü. *49 ton gazete, dergi ve kitap, sakıncalı olduğu için imha edildi.

    Çirkinlik abidesi: Sürmene Yaylası Oylum Köyü’ne 9 katlı apartman diktiler!

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen, Karadeniz’in eşsiz güzellikteki yaylalarının uygunsuz şekilde imara açıldığını söyleyerek şok eden bir fotoğraf paylaştı.

    Karadeniz’in doğasını, ormanlarını ve yaylalarını korumak için büyük mücadele veren Pekşen, sosyal medya hesabından konuya yönelik sık sık videolar yayınlayarak kamuoyunu bilgilendirmeye çalışıyor.

    Pekşen’in son paylaştığı fotoğraf ise görenlere “Yok artık” dedirtti. Milletvekili, paylaşımının altına, “Burası Trabzon Sürmene. Karadeniz yaylalarının nasıl yok edildiğinin göstergesi. İşte AKP’nin belediyecilik anlayışı” yazdı.

    Haluk Pekşen, Sürmene’deki 50 hektarlık orman alanının yakılması ve dünyadaki ön önemli iki sarıçam ormanından biri olan Sürmene’de ormana betonarme villalar yapılmasını da sıklıkla gündeme taşıyor.

    CHP’li Pekşen ayrıca fotoğrafı çeken Mimar Uğur Değirmencioğlu’na da teşekkür ederek; “Fotoğrafı çeken ve daha birçokları gibi bu çirkin yapılaşmaları kamuoyuna duyurmamızı sağlayan Mimar Uğur Değirmencioğlu hanıma teşekkürler” diye yazdı.

     

    (Çağdaşses)