Irma Kasırgası’nın ardından Karayipler’de ortaya çıkan Maria Kasırgası Porto Rico’yu etkisi altına aldı. İklim değişikliğinin yol açtığı, saatteki hızı 250 km’yi geçen Maria, Porto Rico’da son 90 yıl içinde görülen en şiddetli kasırgalardan biri olarak kayıtlara geçti. Başkent San Juan’da tüm önlemlere rağmen büyük yıkıma yol açan Maria Kasırgası enerji hatlarına da zarar verdi. Fırtınadan dolayı yaklaşık üç buçuk milyon nüfusa sahip kent elektriksiz kaldı. Uzmanlar, kasırganın Porto Rico kıyılarına ulaştığında hızını kaybettiğini ancak yine de yapı malzemesi büyük oranda ahşap olan binaların şiddetli rüzgara direnemediğini belirtiyor. Maria kasırgası Porto Rico’dan geçtikten sonra dördüncü kategoriden ikinci kategoriye geriledi. Ulusal Kasırga Merkezi, kasırganın yeniden şiddetlenebileceği uyarısında bulundu.
Porto Rico Valisi Pedro Rossello, ABD Başkanı Donald Trump’a ABD topraklarını felaket bölgesi ilan etmesi çağrısında bulundu. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada Maria Kasırgası’ndan etkilenen bölgeler için tüm kaynakların yönlendirilmeye devam ettiği belirtildi.
Porto Rico’da 1928’de görülen San Felipe Segundo kasırgası 300’den fazla can kaybına yol açmıştı. Maria Kasırgası şimdiye kadar Dominica Adası’nda 7, Fransa’ya bağlı Guadeloupe’ta da en az 2 kişinin ölümüne neden oldu. Kasırganın güzergahında yer alan Dominik Cumhuriyeti’nde ise afet hazılığı tüm hızıyla sürüyor.
Harvey, Irma ve Maria kasırgalarının iklim değişikliğiyle ilgisi ne?
İklim değişikliği nedeniyle okyanus yüzeyinin ısınması ve buharlaşmanın artması hem kasırgaların daha fazla enerji biriktirmesine, hem de daha ağır yağış bırakmasına neden oluyor. Küresel ısınmaya bağlı olarak deniz seviyelerinin yükselmesi de denizden karaya vuran kasırgaların meydana getirdiği fırtına dalgalarının (storm surge) daha yükselmesine ve tehrip gücünün artmasına neden oluyor.
The Guardian’da Claire Phipps imzası ile yayınlanan haberi Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Cansu Yılmaz‘ın çevirisi ile paylaşıyoruz
**
Beşinci kategori kasırga, Karayipler boyunca ardında dümdüz olmuş manzaralar, su baskınları ve can kaybı bırakarak kasıp kavurdu.
Antigua ve Barbuda
Irma Kasırgası’nın gücünü hisseden ilk ada olan Barbuda, onun aşırı rüzgârlarıyla büyük bir yıkıma uğradı. Antigua ve Barbuda adalarının başbakanı Gaston Browne’un belirttiğine göre bu felaket, binaların yüzde 90’ını yıkıma uğrattı ve nüfusun yüzde 50’sine tekabül eden yaklaşık 1000 kişinin de evsiz kalmasına neden oldu.
Ada, şu anda ıssızlığın eşiğinde bir felaket bölgesi. 1,500 sakininin neredeyse tamamı, Jose kasırgasının adaya varmasından önce, 90 dakikalık bir tekne yolculuğu mesafesindeki kardeş ada Antigua’ya gitti.
Adanın dışişleri bakanı Charles Fernandez, “Barbuda’daki en büyük sorun, suda çok fazla ölü hayvanın olması gerçeği ve bir hastalık tehdidinin bulunması,” dedi. “Bugün tüm insanları Barbuda’ya geri getirebilirsiniz ama o zaman bir sağlık kriziyle karşı karşıya kalacaksınız.”
Bir kişinin –iki yaşındaki Carl Junior Francis– fırtınada yaşamını kaybettiği doğrulandı. Antigua ve Barbuda’daki Kızıl Haç başkanı Michael Joseph, konuya istinaden şunları ifade etti: “Bu tahribat, daha önce gördüklerimize hiç benzemiyor –tüm ülkenin, Barbuda’nın önemli ölçüde yok olmuş bir halde olmasından bahsediyoruz.”
Yollar ve iletişim sistemleri de dâhil olmak üzere kritik tesisler, kurtarma çabalarının aylar veya yıllar alacağı biçimde yerle bir oldu.
Anguilla
Karayipler felaket ve acil durum yönetimi ajansı yöneticisi Ronald Jackson, İngiliz denizaşırı topraklarında bir kişinin öldüğünü bildirdi. Jackson, pek çok evle birlikte “polis merkezleri, hastaneler, okul tesisleri, üç ya da dört acil barınak, hasta ve yaşlılar için bir evin yanında itfaiye istasyonunun da” hasar gördüğünü ya da tümüyle yıkıldığını ekledi.
İngiltere’nin dışişleri bakanı Alan Duncan’ın ifadesine göre; “İlk değerlendirme, hasarın ağır ve yer yer kritik olduğu yönünde.”
Turizm kurulu, adanın başlıca tatil yerlerinin hücuma direndiğini söyledi. Havaalanı ve iki liman kapalı durumda.
Ada, dördüncü kategorideki Jose kasırgasından Cumartesi günü daha fazla hasar gördü. Fırtına, havaalanlarının kapatılmasına ve hafta sonu acil tekne trafiğinin durdurulmasına neden oldu.
İngiliz hükümeti, yıkıma hızlı bir şekilde cevap vermekte başarısızlık olmakla suçlanıyor. Perşembe günü, ekstra 32 milyon avro yardım yapacağını ve yüzlerce denizci ve kraliyet mühendisinin yanı sıra hâlihazırda Akdeniz’de konuşlanan ve bölgeye ulaşması 10 ila 14 gün sürecek olan HMS Ocean gemisini göndereceğini duyurdu.
St Kitts ve Nevis
Başbakan Timothy Harris, St Kitts adasının Irma’nın tam darbesinden kurtulduğunu söyledi; ancak hem mülkler ve altyapıya “önemli ölçüde hasar” verdiği hem de elektrik kesintilerine yol açtığı konusunda uyardı. Havaalanı Perşembe günü yeniden açıldı. Bir kasırga uyarısı ve sel nöbeti, artık devam etmiyor ve ada sakinleri ile ziyaretçilere tehlikenin geçtiği bilgisi verildi. Jose kasırgasının adaya çok yakın geçmesi beklenmiyordu.
Saint Martin ve Saint Barts
Fransız denizaşırı toprakları olan Saint Martin ve Saint Barthélemy (Saint Barts) adalarında 11 kişi yaşamını kaybetti ve 100’den fazla kişi yaralandı.
Bunun “devasa bir felaket” olduğunu belirten yerel yetkili Daniel Gibb’e göre Saint Martin’in Fransa yönetimindeki kısmının (güney kısmı Saint Maarten, Hollanda tarafından yönetiliyor) “yüzde 95’inin yerle bir olmuş bir halde: “Tahliye etmem gereken hasta insanlar ve adadan uzaklaştırmam gereken bir nüfus var çünkü onları nerede barındırabileceğimi bilmiyorum.”
Adanın Hollanda tarafında bir kişinin öldüğü teyit edildi. Hollanda başbakanı Mark Rutte, bölgede “muazzam ölçüde maddi hasar” olduğunu ve denizciler ile iki yardım filosu gönderdiklerini belirtti.
Fransa’nın denizaşırı bakanı Annick Girardin, acil durum ekipleri ve erzaklar ile birlikte Karayipler’e gitti.
Saint Maarten, Saint Martin ve Saint Barthélemy adaları, hafta sonu Jose kasırgası adalara doğru yöneldiğinden dolayı yeni bir darbe ile karşı karşıya.
Saint Martin’in 40.000’in üzerindeki nüfusu Guadeloupe’a tahliye edildi. Fransa tarafından işletilen bölgede bulunan aşırı gergin havaalanında kadınlar, çocuklar ve en savunmasız kişiler öncelik taşıyor.
ABD hükümeti, adada yaşayan Amerikalıları Porto Riko’ya tahliye etmek için C-130’ları konuşlandırdı. Cuma günü yaklaşık 160 civarında kişi, Cumartesi günü ise yaklaşık 700 kişi daha tahliye edildi.
Adaların sıkıntıları, Saint Barts adasında yer alan havaalanının kapatılması nedeniyle arttı.
Saint Maarten adasının başbakanı William Marlin, Cumartesi günü geç saatlerde yaklaşık 1600 turistin tahliye edildiğini ve 1200 kişinin daha taşınmasına yönelik çabaların devam ettiğini söyledi. Marlin, birçok ülkeden ve insandan Saint Maarten’e yardım sunulduğunu, ancak yetkililerin bunun nasıl koordine edilebileceğini görmek için hava koşullarını beklediklerini ifade etti.
Virgin Adaları
Britanya Virgin Adaları’nda dört kişinin öldüğü ve Ulusal Acil Operasyon Merkezi yıkıldığı bildirildi. Vali Gus Jaspert, olağanüstü hal ilan etti ve gelen ölüm haberleri nedeniyle çok üzgün olduğunu söyledi. Jaspert’in dediğine göre, birçok yol kapanmış durumda ve adada iletişim sınırlı.
Yağma ve soygun olaylarının rapor edildiği konusunda uyarıda bulunan yetkililer, adalarda güvenlik problemlerine işaret etti.
Britanya Virgin Adaları’nın en büyüğü olan Tortola sakini Natalie Drury, Guardian’a şunları söyledi: “Çaresizce en kısa sürede yardıma ihtiyacımız var. Yemek, su, barınak. Sağlık ve güvenlik konusunda son derece endişeliyim –kesinlikle her yerde kanalizasyon pisliği var.” Drury, fırtınanın ardından yağma olaylarının yaygınlaştığını doğruladı.
Bazı sakinler takımadalarından tahliye edildi. Amfibi (yüzergezer) hücum gemisi USS Wasp, hastanede yatan hastaları Saint Thomas’tan Saint Croix ve Porto Riko’ya taşıdı. Norwegian Cruise Line, ABD Virgin Adaları’ndan biri olan Saint Thomas’tan 2000 turistin tahliye edilmesi için gemilerinden birini kullandı.
Karayipler felaket ajansı havaalanının hala çalışıyor olmasına rağmen kontrol kulesinin “tehlikede olduğunu” söyledi.
ABD Virgin Adaları’nda, bir hükümet sözcüsünün zararın artacağı öngörüsüyle birlikte dört kişinin öldüğü doğrulandı. Donald Trump olağanüstü hal ve durumu büyük bir felaket ilan etti. Binalarda kapsamlı hasar meydana geldiği ve bitki örtüsünün tamamen söküldüğü haberleri bildirildi.
Porto Riko
Şiddetli rüzgârlar ve yağmurlar, bir milyondan fazla insanı elektriksiz ve on binlerce insanı susuz bıraktı. Adadan görüntüler, aniden sellerin bastığını ve hastanelerin jeneratörlere bağlanmak zorunda kaldıklarını gösteriyor.
Üç kişinin –ikisi kadın ve biri erkek– öldüğü teyit edildi ve kurtarma görevlileri kayıpları arıyor. Dalgaların, 30 fite kadar (9 metre) yükseldiği bildirildi. Birkaç bin kişi acil durum barınaklarında kalıyor.
Vali Ricardo Rosselló, Porto Riko’nun doğusundaki ve fırtınanın zor koşullarına maruz kalmış olan Culebra ve Vieques’in küçük adalarında şimdiden bir felaket ilan etti. Şu ana kadar adalardan çok az bilgi geldi.
Dominik Cumhuriyeti
Dominik Cumhuriyeti’nden –Irma’nın kuzeye doğru yöneldiği yer– fotoğraflar, geniş çaplı felaketi gösteriyor: dümdüz olmuş binalar, devrilmiş ağaçlar ve elektrik hatları. Cabarete ve Sosua’nın kıyı tatil yerlerinde fırtına dalgalanmaları görüldüğü ve ülke genelinde 5000’den fazla kişinin tahliye edildiği bildirildi.
Acil durum operasyonları merkezinin direktörü Juan Manuel Mendez, Perşembe günü, oradaki insanlara “tedbiri elden bırakmamaları gerektiğini, ..en kötüsünün henüz bitmediğini” söyledi.
Haiti
Irma, Hispaniola’nın –Dominik Cumhuriyeti ve Haiti tarafından paylaşılan bir ada– kuzeyindeki yol boyunca ikisi arasında önemli bir köprü kurarak yoluna devam etti. Yoğun yağışlar, kuzey sahilini büyük bir yıkıma uğrattı ve birkaç bölgede elektrik kesildi.
Kuzeydoğu liman kenti Cap-Haïtien’de bir ağacın evlerine düşmesi sonucu iki kişinin yaralandığı bildirildi.
Yetkililer, saldırıya hazırlıklı olmadıklarını ve Irma’nın varmasından öncesinde hiçbir zorunlu tahliye talimatı yapılmadığını itiraf etti. Ancak Cap-Haïtien’den şimdiye dek gelen raporlar, Haiti’nin kategori 5’in en kötü etkilerinden kurtulduğunu gösteriyor.
Turks ve Caicos Adaları
Irma’nın Perşembe gecesi Britanya bölgesini 175 mil (280km) rüzgârlarla vurmasından sonra Cumartesi gecesi adalarda yaşamı tehdit eden rüzgâr, yağış ve bir fırtına dalgalanması bekleniyordu.
Vali John Freeman’ın belirttiğine göre Grand Turk’te elektrik gereçleri arızalandı; bu da su üretiminin kesildiği anlamına geliyor.
Turks ve Caicos adaları turizm müdürü Ramon Andrews, bölgede can kaybı olmadığı haberini verdi. Tüm ziyaretçilerin güvende ve hazırlıklı olduklarını ekledi.
Adalar, Dışişleri bakanı Boris Johnson tarafından açıklanan 42 milyon avroluk yardım fonu kapsamında yer alacak. Yardım, ayrıca Anguilla ve Britanya Virgin Adaları’nın diğer İngiltere denizaşırı topraklarına da gidecek. Johnson, “Birleşik Krallık hükümeti kasırgadan etkilenenlere yardım etmek için elinden gelen her şeyi yapıyor” dedi.
Bahamalar
Bahamalar, birkaç devrilmiş elektrik hattına, tepetaklak olmuş ağaca, enkaz ve zarar görmüş çatıya rağmen rapor edilmiş hiçbir kayıp ya da önemli altyapı hasarı olmadan Irma’nın gazabından en iyi biçimde kurtulan adalardı.
Bahamalar Başbakanı Hubert Minnis, hükümetinin ülke tarihinin en büyük fırtına tahliyesinde insanları güneydeki altı adadan başkent Nassau’ya taşıdıklarını söyledi. Havaalanları kapatıldı.
Yetkililer, bazı devlet kurumlarında iletişimin kesilmesinin yanında, afetin hafiflemesinde gecikmeler olabileceği konusunda uyarıda bulundu.
Küba
Irma Kasırgası’nın merkezi, Cumartesi gecesi Küba kıyısını sıyırıp geçti ve Florida Boğazı’na girdi.
Irma, Cuma günü yerel saate göre geç saatlerde, kuzey kıyılarında bulunan Camaguey takımadalarında 160 mil’lik (260 km/s) rüzgâr hızıyla toprak kaymasına –1924’ten beri Küba’yı vuran ilk kategori beş kasırga– neden oldu.
Küba’nın kuzey kıyıları boyunca turistler tahliye edildi ve kıyı kasabalarında yaşayan sakinlerin iç bölgelere taşınması söylendi. Yerel medyaya göre, fırtınadan önce bir milyondan fazla Küba’lı ile birlikte sahildeki tatil yerlerinden 10000 yabancı turist tahliye edildi. Afet alarm seviyesi, Irma’nın gelişinden önce maksimum seviyesine yükseltildi.
Florida
Irma, Pazar günü erken saatlerde Florida’ya ulaştı ve Florida Keys adaları ile güney ve sahil Florida şeridi için zorunlu tahliye emirleri verildi. Eyalet nüfusunun dörtte biri olan 5.6 milyon kişinin ayrılması talep edildi.
Haberlere göre, Florida’da bir milyonun üstünde ev ve iş yerinde elektrik bulunmuyor. Irma’nın merkezi, Pazar günü yerel saatle sabah 9’da adalara ulaştı. Komşusu Georgia’da da yarım milyondan fazla insanın kıyı bölgelerini boşaltması emredildi.
Fırtınadan kaçan sakinler, eyaletin dışındaki kuzeye giden otoyollarda devasa araba kuyruklarına yakalandı.
Irma Kasırgası’nın tüm eyaletten daha büyük olması nedeniyle Floridalıların kuzeye gitmeleri söylendi ve eyaleti geçmenin yaklaşık 30 saat sürmesi bekleniyor; bu da aradaki hiç bir bölgenin etkilenmeden kalmayacağı anlamına geliyor.
Açlık grevindeki eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın 14 Eylül’deki duruşmasından 2 gün önce gözaltına alınan 16 avukatı, 9 günlük gözaltı süresinin ardından bugün savcılığa sevk edildi. Avukatların Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’yı savunmaları, polisin öldürdüğü Dilek Doğan ve Berkin Elvan, uyuşturucu çetesinin öldürdüğü Hasan Ferit Gedik davalarında savunmanlık yapmaları, Sur, Cizre, Silvan, Reyhanlı, Soma ve Ermenek ile ilgili heyet oluşturmaları suçlama konusu yapıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu savcılarından Can Tuncay’ın yürüttüğü soruşturma kapsamında avukatlar Behiç Aşçı, Barkın Timtik, Ebru Timtik, Aytaç Ünsal, Naciye Demir, Ezgi Çakır, Süleyman Gökten, Didem Baydar Ünsal, Ayşegül Çağatay, Şükriye Erdem, Engin Gökoğlu, Özgür Yılmaz, Ahmet Mandacı, Yağmur Ereren, Zehra Özdemir, Aycan Çiçek bugün İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi. 16 avukat tutuklanma talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi.
Sorgu işlemini tamamlanan avukatlar Didem Baydar, Şükriye Erden, Ayşegül Çağatay, Ebru Timtik, Aytaç Ünsal, Zehra Özdemir, Yağmur Ereren, Engin Gökoğlu, Süleyman Gökten, Aycan Çiçek, Naciye Demir, Behiç Aşçı, Barkın Timtik ve Özgür Yılmaz tutuklandı; Ahmet Mandacı ve Ezgi Gökten serbest bırakıldı.
Savcılıkta avukatlara yöneltilen suçlamalardan öne çıkanlar şöyle:
Savcılık, Berk Ercan isimli bir tutuklunun tanık ifadesini avukatların dosyasına koydu. Savcılık, Ercan’ın ifadesindeki ‘kamuoyunda öne çıkan davaları örneğin Berkin Elvan, Dilek Doğan, Hasan Ferit Gedik, Sabancı Suikastı ile açlık grevinde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça isimli şahıslar hakkındaki davaları takip ettikleri’ beyanları suçlama konusu yaptı.
Kuzey Kore Dışişleri Bakanı Ri Yong Ho, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) konuşmasında Kuzey Kore’yi yok etme tehdidinde bulunan ABD Başkanı Donald Trump’ın konuşmasını “köpek havlamasına” benzetti.
Kuzey Kore Dışişleri Bakanı Ri Yong Ho
Kuzey Kore Dışişleri Bakanı Ri Yong Ho, ABD Başkanı Donald Trump’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki (BMGK) konuşmasını “köpek havlaması” olarak betimledi.
New York’taki BM Genel Merkezi’nin yakınlarındaki bir otelin önünde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ri Yong Ho, “Şöyle bir deyiş vardır: ‘Köpekler havlasa dahi gösteri devam eder’. Eğer Trump bizi köpek havlaması sesleriyle şaşırtmayı düşünüyorsa belli ki hayal kuruyor” şeklinde konuştu.
Kim Jong-un ve Donald Trump
Trump’ın Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’u “roket adam” olarak tanımlamasıyla ilgili olaraksa Ri, “Trump’ın emir kullarına acıyorum” dedi.
Donald Trump ABD Başkanı unvanıyla ilk kez hitap ettiği BMGK’daki konuşmasında, Kuzey Kore ABD ve müttefiklerini tehdit ettiği takdirde “Kuzey Kore’yi topyekün yok etmekten başka çareleri kalmayacağını” söylemişti. Trump, “Roket adam kendisi ve rejimi için bir intihar görevinde” demişti.
Son zamanlarda meydana gelen orman yangınlarına bir yenisi daha eklendi. Yangın, dün akşam 18.00 sıralarında Karabük-Zonguldak yolu üzerinde Pirinçlik mevkisinde çıktı. Nedeni henüz belirlenemeyen yangını gören vatandaşlar itfaiyeye haber verdi. İtfaiye ekipleriyle birlikte Karabük Orman İşletme Müdürlüğü’ne bağlı arazözler yangın bölgesine sevk edildi. Ekipler, arazinin dik ve engebeli olması nedeniyle yangın alanına ulaşmakta zorlandı. İş makineleri orman alanında yol açma çalışması yaparken, ekipler dağlık bölgenin diğer tarafında yangın yerine ulaşarak alevlere müdahale etti. Orman Genel Müdürlüğü’ne ait yangın söndürme helikopteri de havadan çalışmalara destek verdi. Yangın kısmen kontrol altına alındı. Büyük bir alanın zarar gördüğü yangına bugün havadan da müdahale edilecek.
Vali: Yerleşim yerlerinde risk yok
Karabük Valisi Kemal Çeber de yangın yerinde yetkililerden bilgi aldı. Vali Çeber, arazi yapısı nedeniyle karadan müdahalenin güçlükle yapıldığını belirterek şöyle konuştu:
“Sıkıntımız karadan müdahale çok mümkün değil, araçlar giremiyor. Arkadaşlar yol açmaya başladı. Dağın diğer tarafından müdahale ediliyor. Bütün kamu kurumlarının dozerlerini buraya yönlendirdik. Helikopter uçuşu müsait olduğunca uçacak. Yerleşim yerleri anlamında herhangi bir risk görülmüyor. Gelişme rüzgarın durumuna, arkadaşların karadan müdahale edebilme şansına göre değişir. Ama büyümeden arkadaşlar kontrol altına almaya gayret ediyor.”
Vali Çeber, Eflani İlçesi Karacapınar Köyü mevkisinde öğleden sonra başlayan yangında ise yaklaşık 20 dönüm meşelik alanın zarar gördüğünü söyledi. Vali Çevber, bu yangının kontrol altına alındığını, soğutma çalışmalarının sürdüğünü kaydetti.
Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da 2 yıl önce sokağa işlediği için 140 euro para cezasına çarptırılan 23 yaşındaki Geerte Piening adlı kadının açtığı dava, mahkemenin verdiği karar nedeniyle ülkenin en önemli konularından biri haline geldi.
Amsterdam’da sıklıkla karşınıza çıkabilecek pisuvarlardan biri
Amsterdam Mahkemesi yargıcı, kentin birçok köşesinde bulunan ve erkeklerin kullandığı pisuvarlara pekâla kadınların da işeyebileceğini belirterek, Geerte Piening’in ayrımcılık gerekçesiyle yaptığı başvuruyu haksız buldu.
Binlerce Hollandalı kadın, hakimin bu kararını protesto etmek için Amsterdam’da erkekler için yapılan pisuvarlara işeme eylemi yapmaya karar verdi.
22 Eylül Cuma günü yapılması planlanan eylem, katılımın yüksek olması nedeniyle son anda iptal edildi. Etkinliği düzenleyen Cathelijne Hornstra, buna gerekçe olarak, binlerce kadının katılacak olması nedeniyle güvenlik sorununun ortaya çıkmasını gösterdi.
Kadınlar toplu eylem yerine, bulundukları yerlerde pisuvara işerken fotoğraf çekip bunları sosyal medya üzerinden paylaşacak.
Eyleme katılma kararı alan kadınlardan biri olan Maike, Metro gazetesine yaptığı açıklamada, “Şimdi bunu deneme vakti. Pisuvara işemek nasıl olacak merak ediyorum” diye konuştu.
Hakimin bu kararı alırken ne düşündüğünü merak ettiğini söyleyen Maike, “Popomu arkaya doğru uzatıp, gelip geçen onca kalabalığın içinde nasıl yapacağım bilmiyorum. Pek hijyenik değil. Bir de üstelik çıplak dolaşıyoruz diye ceza alma riski var” dedi.
Aynı meydanda 60 yıl önce annesinin pantalon giyme hakkı için eylem yaptığını anlatan Hollandalı kadın, şimdi de kendisinin, “insani değerlerini koruyarak işeme hakkı” için oraya gideceğini söyledi.
Hollandalı kadınlara göre, umumi tuvalet sorunu sadece Amsterdam’a özgü değil. Hollanda’nın diğer büyük şehirlerinde de kadınlar için yeterli tuvalet yok.
Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği’nin yürüttüğü “Birlikte Yeşil Enerjiye” projesi kapsamında 23 Eylül Cumartesi günü Çanakkale Küçükkuyu’da “Enerji Kooperatifleri Çalıştayı” yapılacak.
Proje ortaklarından Küçükkuyu Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Küçükkuyu Zeytin Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek çalıştayda Türkiye’nin farklı üniversitelerinden bilim insanları, kamu görevlileri, Enerji Kooperatifleri, Sivil Toplum Örgütleri ve yerel yönetim temsilcileri konuşmacı olarak yer alacak.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Projesi – Küçük Hibeler Fonu tarafından desteklenen Birlikte Yeşil Enerjiye projesi, Kaz Dağı ve yöresinde iklim değişikliği konusunda çalışan sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirip yenilenebilir enerji kaynaklarının üretimi ve kullanımında birlikte çalışmalarını, yenilenebilir enerji üretimi için kooperatif modellerinin kurulmasını amaçlıyor. Bu kapsamda oluşan İklim İçin STK Ağı‘nın da desteklediği çalıştay, körfezde ilk olması açısından önem taşıyor.
Birlikte Yeşil Enerjiye
Proje Koordinatörü Cemil Ortaç, iklim değişikliği ile mücadele ve yenilenebilir enerji konularında farkındalık yaratmak için yürüttükleri çalışmalara Enerji Kooperatifleri Çalıştayı’nın da eklenmesiyle bölgede yeşil enerji konusunda daha somut adımlar atılacağını söyledi.
Küçükkuyu Belediye başkanı Cengiz Balkan, çalıştayın yerel yönetimlerin yeşil enerji uygulamalarına geçişlerini hızlandırmasına katkıda bulunacağını belirterek tüm yerel yöneticileri ve Küçükkuyu halkını çalıştaya davet etti.
‘Sivil toplum, kamu, yerel yönetim işbirliği önemli’
Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Süheyla Doğan “Birlikte Yeşil Enerjiye” projesi kapsamında sivil toplum örgütleri, yerel yönetimler ve belediyeler birliğinin bir araya gelmesiyle bölgede oluşan yeni işbirliğinin, Kaz Dağı’nın doğasının korunmasında, iklim değişikliği ile mücadelede ve yeşil enerjiye geçişte ivme yaratacağını belirtti.
Yenilenebilir enerji uygulamalarına örnekler
23 Eylül Cumartesi günü yapılacak çalıştayda öne çıkan, ‘Yenilenebilir Enerji Politikaları ve Enerji Kooperatifleri’, ‘Türkiye’de Enerji Kooperatiflerine Bakış’, ‘Türkiye ve Yurtdışından Kooperatifçiliğe İyi Örnekler’ başlıklı oturumlarla yenilenebilir enerji konusu çeşitli yönleriyle ele alınacak.
Birlikte Yeşil Enerjiye projesinin ortaklarından Yeşil Düşünce Derneği‘nden Sevil Turan‘ın “Türkiye’de Kurulan Enerji Kooperatifleri ve Çanakkale Örneği” başlıklı bir sunum yapacağı oturumda, Yeşil Gazete editörlerinden Mahmut Boynudelik de yer alacak.
Enerji Kooperatifleri Çalıştayı, atölye çalışmalarıya son bulacak.
Herkesin katılımına açık olan çalıştayın programına www.yesilenerji.org.tr adresinden ulaşılabilir.
Fındık üreticilerinin sorunlarına dikkat çekmek için önceki gün Ordu Belediyesi önünde başlatılan “Fındık için adalet” yürüyüşü, Giresun’da düzenlenen mitingle sona erdi.
CHP öncülüğünde fındık üreticilerinin sorunlarına dikkat çekmek için Ordu Belediyesi önünde başlatılan “Fındıkta adalet” yürüyüşü, Giresun’da Atatürk Meydanı’nda düzenlenen mitingle sona erdi. Grup fındık için toplam toplam 46 km yürümüş oldu.
Bugünkü yürüyüş, Ordu’nun Giresun’a en yakın noktası olan Balıkçı Barınağı’ndan başladı. CHP’li vekillerin de katıldığı yürüyüş önceki günlere göre oldukça kalabalıktı. “Fındıkta sömürüye son” yazılı pankartın arkasında yürüyen yüzlerce kişi yaklaşık 8km boyunca, “Emek demek fındık demek”, “Fındık işçisi yalnız değildir” sloganları ile yürüdü. Giresun’un girişinde folklor ekibinin karşıladığı yürüyüşçüler, alkışlar ve sloganlarla kente giriş yaptı.
Miting alanında toplanan binler yürüyüşçüleri alkışlarla karşıladı. Mitingde ilk olarak konuşan fındık emekçisi Tazegül Bahar, “Fındığımıza sahip çıkalım. Bizim fındıktan başka birşeyimiz yoktur” dedi. Daha sonra kürsüye çıkan Kemal Kılıçdaroğlu, fındık sorununa ilişkin 6 madde sıraladığı bir konuşma yaptı. Miting, alkışlarla sona erdi.
Tayfun Pirselimoğlu’nun son filmi Yol Kenarı’ndan beklenen fragman yayınlandı.
Ercan Kesal, Tansu Biçer, Nalan Kuruçim, Taner Birsel, Rıza Akın, Haydar Şişman ve geçtiğimiz yıl motor kazasında hayatını kaybeden İsrafil Köse’nin oynadığı filmin kurgusunu ise Altın Portakal ve Altın Koza sahibi Ali Aga yaptı. Yakında uluslararası film festivallerinde boy göstermesi beklenen filmin görüntü yönetmeni ise Yunanistan’ın usta yönetmenlerinden, 2012 yılında Pire’deki “Öteki Deniz” filmi çekimleri sırasında meydana gelen motosiklet kazasında hayatını kaybeden Theo Angelopoulos’un “Zamanın Tozu” filmiyle tanıdığımız Andreas Sinanos. Film, kadrosu, görüntü yönetimi ve atmosferi ile dikkat çekiyor.
Tayfun Pirselimoğlu kimdir?
Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ni bitirdikten sonra Viyana’da Hochschule für Angewandte Kunst’ta (Viyana Uygulamalı Güzel Sanatlar Akademisi) resim ve gravür okudu. Yurtiçinde ve yurtdışında çok sayıda sergi açtı, ortak sergilere katıldı. Senarist olarak başladığı sinemada çok sayıda senaryoya imza attı. Yine senaryolarını yazdığı Hiçbiryerde, Rıza, Pus, Saç, Ben O Değilim, Yol Kenarı filmlerini yönetti. Pirselimoğlu’nun ilk romanı olan Çöl Masalları 1996 yılında yayımlandı. Daha sonra Kayıp Şahıslar Albümü (2002), Malihulya (2003), Şehrin Kuleleri (2005), Kerr (2014) romanlarını yazdı. Pirselimoğlu Otel Odaları (2009) ve Harry Lime’ın En Yeni Hayatları ya da Üçüncü Adama Övgü (2013) adlarında iki hikâye ve Mithra ve Bıldırcınlar başlıklı bir anı kitabının da yazarıdır.
Çankaya Belediyesi, Füsun Demirel, Feryal Öney ve Şevval Sam gibi sanatçıların da katılımıyla “Kadın Emeği Festivali” düzenliyor. Türkiye’nin ilk ‘Mor Bayraklı’ yönetimi olarak anılan Çankaya Belediyesi’nin düzenlediği festivalde, kadınların el emeğine dayalı ürünleri satışa sunulacak.
Festival, 22 – 24 Eylül tarihleri arasında Ahlatlıbel Atatürk Parkı’nda gerçekleşecek. Söyleşilere ve çocuklar için etkinliklere de yer verilecek olan festivalde, 22 Eylül’de Feryal Öney, 24 Eylül’de ise Şevval Sam konseri gerçekleşecek. 23 Eylül’de “Aşk Dersleri” oyununu sergileyecek olan sanatçı Füsun Demirel, ikinci el eşya standı da açacak.