Ana Sayfa Blog Sayfa 2761

92 kişinin öldüğü Yunanistan yangınları sonrası hükümetten izinsiz inşa edilen binaları yıkma kararı

İklim değişikliğinin yıkıcı etkisiyle yüz yüze kalan Yunanistan yaralarını sarmaya çalışırken, Yunanistan hükümeti yangınlar sonrası bir dizi acil önlem almayı kararlaştırdı.

Yunanistan Şehircilik ve Enerji Bakanı Yorgos Stathakis, tüm ülkede ormanlık alanlar ile sahil yerlerinde usulsüz ve izinsiz inşa edilen binaları yıkma kararı aldıklarını açıkladı.

Başbakan Aleksis Çipras’tan aldığı talimat üzerine bir tespit çalışması yapan Bakan Stathakis, sel ve deprem felaketlerinde “çıkış yollarını kapatan”, usulsüz ve izinsiz inşa edildiği tespit edilen 3 bin 168 binayı, sonradan izin çıkartılmış olsa da yıkacaklarını söyledi.

Stathakis binalardan 2 bin 500’ünün ormanlık alanlarda ve dere yataklarında, 668’inin de sahil ve kumsallarda inşa edildiğini belirtti.

Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras da önceki gün yangın bölgelerini ziyareti sırasında, “Siyasi maliyeti ne olursa olsun yasa dışı inşa edilen yapıların yıkımına derhal başlanacak” demişti.

10 kişi hâlâ yoğun bakımda

Yunanistan’daki yangınlarda bazıları çocuk 200’e yakın kişi de yaralanmıştı. Yaralananlardan 10’u hâlâ yoğun bakımda.

Yangınlarda ölü sayısının fazla olmasının nedenleri arasında sayfiye yerlerindeki usulsüz yapıların, denize ve ana caddelere açılan yolları kapatmış olması ve panik halinde kaçışan insanların daracık yollarda sıkışmaları da gösteriliyor.

Bilim insanlarının bulgularına göre, iklim değişikliği  sıcak hava dalgasının oluşma ihtimalini iki katına çıkarıyor.

Fosil yakıtların kullanımı, arazi kullanımı değişiklikleri, ormansızlaştırma ve sanayi süreçleri gibi insan etkileriyle atmosfere salınan sera gazı birikimlerindeki hızlı artışın sera etkisini kuvvetlendirmesi sonucunda yerkürenin ortalama yüzey sıcaklıklarındaki artışı iklim değişikliğine yol açıyor.

Yunanistan’da olağanüstü hâl: Orman yangınlarında en az 50 ölü, 150’yi aşkın yaralı

79 ölü, 180 yaralı: Yunanistan’da itfaiyecilerden Çipras’a ihmal suçlaması

Yunanistan’daki yangın ünlü yönetmen Theodoros Angelopoulos’un kültürel mirasını da yok etti

Yunanistan’ı orman yangınlarının ardından şimdi de sel vurdu

 

(BBC Türkçe, Yeşil Gazete)

İklim değişikliği Afyonkarahisar ve Ordu’da etkisini gösterdi: Aşırı yağışlar sele yol açtı

Ordu’nun Ünye ilçesinde dün geceden itibaren başlayan sağanak yağış sele yol açtı.

Sabah işe gitmek isteyen bazı vatandaşlar yollarda mahsur kalırken, yağışların etkili olduğu Gölevi Mahallesi Altın Yunus Caddesi’nde ise sel ve su baskını meydana geldi. Bazı dereler taştı.

Aşırı yağış sonrası Tabakhane Deresi yarısına kadar dolarken, Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürlüğü Okçuluk Antrenman Sahası da selin en çok zarar gören yerlerinden biri oldu.

Afyonkarahisar

Dün gece saatlerinde şiddetini arttıran yağmur sonrası ilçenin 20 Temmuz Caddesi’nde ise durum değişmedi.

Her yağmur sonrası caddenin sular altında kaldığı bölgede Ünye Belediyesi ekipleri sabaha kadar çalışarak oluşacak sele karşı tedbirlerini arttırdı.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Samsun’un Terme ve Ordu’nun Ünye ilçelerinde ani taşkın riski uyarısında bulundu.

Afyonkarahisar’ın İhsaniye ilçesinde etkili olan sağanak ise hayatı olumsuz etkiledi.

Öğleden sonra başlayan dolu ve yağmur nedeniyle İhsaniye ilçesine bağlı Yaylabağı beldesi, Döğer beldesi, Ayazin köyü ve Eynehan Kuzviran köylerinde yollarda su birikintileri oluştu.

Afyonkarahisar-Eskişehir karayolunun 25. kilometresinde oluşan su birikintisi, ulaşımda aksamaya neden oldu. Jandarma ekipleri, yolu araç geçişlerine kapattı.

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Devlet Su İşleri ve Türk Kızılayı ekipleri, yağışın olumsuzluklara neden olduğu bölgelerde çalışma yaptı. Şiddetli yağış nedeniyle çok sayıda ekili, dikili arazinin zarar gördüğü ve çok sayıda evi su bastığı belirtildi.

Yurttaşların zararları karşılanacak

Sağanak nedeniyle Ayazini Barajı’nın taştığı bilgisini veren Kaymakam Taş, şu açıklamayı yaptı:

“Barajda herhangi bir patlama söz konusu değil. Baraj dolunca tahliye kanalları otomatik olarak açılmış. Yağışlar mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşti. Çok sayıda ölen hayvan var. Şu anda ekiplerimiz hasar tespit çalışması yapıyor. İnşallah vatandaşlarımızın zararları karşılanacak. Şu anda bölge kontrol altına alındı.”

Sel nedeniyle trafiğe kapalı olan Afyonkarahisar-Eskişehir karayolunun da çift taraflı olarak açıldığını vurgulayan Taş, İhsaniye halkına geçmiş olsun dileğinde bulundu.

Bilim insanlarının bulgularına göre, iklim değişikliği  sıcak hava dalgasının oluşma ihtimalini iki katına çıkarıyor.

Fosil yakıtların kullanımı, arazi kullanımı değişiklikleri, ormansızlaştırma ve sanayi süreçleri gibi insan etkileriyle atmosfere salınan sera gazı birikimlerindeki hızlı artışın sera etkisini kuvvetlendirmesi sonucunda yerkürenin ortalama yüzey sıcaklıklarındaki artışı iklim değişikliğine yol açıyor.

(Habertürk, Hürriyet)

İngiltere yenilenebilir kaynaklardan elektrik elde etme süresini 2017’ye göre ikiye katladı

İngiltere kömürün elektrik üretimindeki payını sıfıra indirme hedefi doğrultusunda önemli bir başarı elde etti.

Ülkede 2018 yılında kömürden elektrik üretilmeyen saat sayısı şimdiden 2017’deki rakamı ikiye, 2016’yı ise altıya katladı.

Ülkede 2017 yılında 624, 2016 yılında ise 210 saat kömürden elektrik üretilmeye ihtiyaç kalmamıştı.

MyGridGB verilerine göre ülkedeki kömürlü termik santrallerinin kömürden elektrik üretmediği saat sayısı bugün itibari ile 1.270’i aştı.

Bu rakam 13 Temmuz 2018 günü saat 08:00 itibari ile 1.000’e ulaşmıştı.

Kömürün payı düşüyor

Ülkenin elektrik tüketiminde 2012 yılında yüzde 43,2 olan kömürün payı, 2017’de yüzde 7’ye gerilemişti.

Doğal gazın 2012’de yüzde 26,1 olan payı ise 2017’de yüzde 41,5’e yükselmişti.

2012’de yüzde 4,7 olan yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı tüketimin payı hızlı yükseliş ile 2017’de ise yüzde 20,5’e ulaşmıştı.

Kömür için son tarih 2025

İngiltere’nin iklim hedefleri kapsamında ülkede devredeki son 8 kömürlü termik santralin de 2025 yılına kadar kapanması gerekiyor. Bununla birlikte piyasa koşullarının kapanmaların 2025’ten önce de tamamlanmasına neden olabileceği öngörülüyor.

 

(Yeşil Ekonomi)

Uluslararası İstanbul Vegan Festivali 8 – 9 Eylül’de

İstanbul, doğanın ruhuna kucak açmaya devam ediyor.

Türkiye Vegan Derneği (TVD), ikinci VegFest deneyimini bu yıl İstanbul’a taşıyor.

Uluslararası İstanbul Vegan Festivali’ne 8 – 9 Eylül’de İstanbul Sarıyer’deki LifePark ev sahipliği yapacak.

Herkesin katılımına açık olan etkinlik #yaşamaşansver etiketiyle düzenlenecek.

Etkinliğin detayları önümüzdeki günlerde açıklanacak.

 

(Yeşil Gazete)

21 sinema örgütünden Antalya Belediye Başkanı’na “Altın Portakal” protestosu

Sinema örgütleri, Uluslararası Antalya Film Festivali’nde, (2015’ten önceki adıyla Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali) ulusal yarışma kategorisinin geçtiğimiz sene kaldırılmasının ardından ortak bir açıklama yayımladı.

21 vakıf, dernek ve meslek birliği imzaladığı ortak açıklamada, Antalya Belediye Başkanı Menderes Türel‘in ulusal yarışma kategorisini kaldırma kararını protesto ederek hiçbir etkinliğine katılmayacaklarını duyurdu.

Yapılan ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Elli yılı aşkın bir süredir ülkemizin en önemli festivali olan Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin ulusal yarışma bölümleri Başkan Menderes Türel tarafından geçtiğimiz yıl kaldırılmıştır. Tüm sinema sektörünün festivale katılmama kararı almasıyla Antalya tarihindeki en silik festivalini yaşamıştır.

Antalya Film Festivali’ne ulusal ve yerli kimliğini yeniden kazandırmak için yaptığımız girişimler bu yıl da karşılık bulmamıştır.

Türkiye sinema sektörünü oluşturan kurum ve kuruluşlar olarak her ne gerekçeyle yapılırsa yapılsın kısa, belgesel, uzun metraj ulusal film yarışmaları kaldırılmış bir Antalya Film Festivali’ne razı olmayacağımızı ve hiçbir etkinliğine katılmayacağımızı yeniden duyuruyoruz.

Tüm sinema emekçilerini, sanatçılarını, yerli ve yabancı kamuoyunu festivale ve etkinliklerine katılmamaya davet ediyoruz.”

Ne olmuştu?

Türkiye’nin en köklü film festivali olan ve geçtiğimiz yıl 54.’sü düzenlenen Uluslararası Antalya Film Festivali’nde ulusal yarışmanın bağımsız bir bölüm olarak artık yapılmayacağı, yerli filmlerin yabancı filmlerle birlikte uluslararası çatısı altında yarışacağı ilan edilmişti. 2014 yılında Gezi eylemlerini konu alan belgesel “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek” sansürlenmiş ve ardından ulusal belgesel yarışması iptal edilmişti. Sonrasında Fransa’da düzenlenen Cannes Film Festivali örnek gösterilerek, festivalin halk tarafından benimsenmiş adı olan “Altın Portakal” festivalin başlığından çıkarılmıştı. Alınan kararda politik sebeplerin ağır bastığı iddia edilmişti.

İmzacılar:

ASİTEM Anadolu Sinema ve Televizyon Eseri Sahipleri Meslek Birliği

BİROY Sinema Oyuncuları Meslek Birliği

BSB Belgesel Sinemacılar Birliği

ÇASOD Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği (FIA üyesi)

FİLM-SAN Film Sanayii ve Tüm Sanatçıları Güçlendirme Vakfı

FİLM-YÖN Film Yönetmenleri Derneği

FİYAB Film Yapımcıları Meslek Birliği (FIAPF üyesi)

FİYAP Film Yapımcıları Derneği

GYD Görüntü Yönetmenleri Derneği

KISA FİLMCİLER DERNEĞİ

OYUNCULAR SENDİKASI Sahne, Perde, Ekran, Mikrofon Oyuncuları Sendikası (FIA üyesi)

SENARİSTBİR Senaryo ve Diyalog Yazarı Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği

SETEM Sinema ve Televizyon Eseri Sahipleri Meslek Birliği

SE-YAP Sinema Eseri Yapımcıları Meslek Birliği (FIAPF ÜYESİ)

SİNEBİR Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği

SİNEMA TV SENDİKASI Sinema, Reklam, Dizi ve TV Programı Çalışanları Sendikası

SİNE-SEN Sinema Emekçileri Sendikası

SİYAD Sinema Yazarları Derneği

SODER Sinema Oyuncuları Derneği

SYD Sanat Yönetmenleri Derneği

TÜRSAV Türk Sinema Vakfı

 

(Birgün)

Türkiye’de enerji israfının yaklaşık yüzde 40’ının sorumlusu binalardaki yetersiz yalıtım

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de artan nüfus ve tüketim, gelişen teknoloji gibi etkenler sürekli büyüyen bir enerji ihtiyacını ortaya koyuyor.

Enerji tasarrufu olgusu ise çevre sorunlarının ve çevre kirliliklerinin gerçekleşmesi sonucunda sıkça gündeme gelen bir konu olarak karşımıza çıkıyor.

Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği (VERİMDER) İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin, Türkiye’de enerji israfının yaklaşık yüzde 40’ı binalardaki yetersiz yalıtım sorunundan kaynaklandığını söylüyor.

Alkin, Antalya gibi kentlere bakıldığında iklimi farklı olduğu için soğutmanın ön planda olduğunu ancak bunun tasarruflu bir şekilde yapılmadığını, binalarda enerji tasarrufu sağlanabilirse  insanların parasının yüzde 40’ının cebinde kalacağını hatırlatıyor.

Binalarda enerji tasarrufunun yalıtımla sağlanabileceğini belirten Alkin, binalara yapılan yalıtımın masraf yerine yatırım olarak değerlendirilmesi gerektiğini şu sözlerle açıklıyor:

“Apartmanlarda bunun toplu halde yapılabilmesi için bizim devletle, Bankalar Birliği ve Finansal Kurumlar Birliği ile konuşup çözüm sunmamız gerekiyor. Bu çalışmalara başladık. İnşallah ilerleyen günlerde bunun müjdesini vereceğiz. Hazırlanan raporlara göre binalarda yeterli yalıtım olmaması nedeniyle Türkiye’de 18 milyar dolara kadar uzanan bir israf söz konusu. Evi ısıtmadan önce duvarları ısıtıyoruz, binanın içini soğutmadan evvel camları soğutuyoruz. Doğrudan binanın içini ısıtacak ya da soğutacak sistemi ortaya koymak lazım. Bu, iki yolla yapılabilir. Birincisi binaları sıfırdan yapan müteahhitleri ikna etmek, ikincisi ise bitmiş binalarda finansman kolaylığı sağlamak.”

 

(Enerji Günlüğü)

79 gündür direnen Flormar işçilerinden mesaj: Flormar ve Yves Rocher ürünlerini kullanmayın

Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan Flormar kozmetik firmasında sendikalaştıkları gerekçesiyle işten çıkarılan çoğu kadın 132 işçinin 15 Mayıs’tan bu yana fabrika önünde sürdürdükleri eylem bugün 79. gününe girdi.

İşçilerden Arzu Akyüz, emeklerinin karşılığını alamadığı için sendikaya üye olduğunu belirterek, “İşveren, bizden hep daha fazla çalışmamızı bekledi. Ama maaşa gelince asgari ücretle yetinmemiz gerektiğini söylüyordu. Biz de kendi hakkımızı savunmak için sendikalı olmaya karar verdik. İşveren bunu duyunca önce öncü olan arkadaşlarımızı işten çıkardı. Sonra bize baskı yaptı. Bunun sonucunda biz de işten çıkarıldık” dedi.

Fotoğraflar: Dokuz8

Kendilerine destek veren işçilerin de işten çıkarıldığını ve sayılarının 132’ye ulaştığını söyleyen Akyüz, “Biz mücadelemize devam ediyoruz. Haksız yere çıkarıldık. İşveren bunu kabul etmiyor. Bizimle inatlaşıyor. Ama en sonunda vazgeçecek” diye konuştu.

Fabrika sahibi ve Kocaeli Valiliği’nin tüm engellemelerine rağmen eylemlerine devam edeceklerini vurgulayan Pınar Koca ise tüketicilere seslenerek “Kozmetik ürünü olan Flormar ve Yves Rocher ürünlerini biz sendikadan içeriye girene kadar kullanmayın ve almayın” dedi. 

Oyuncu Aslıhan Gürbüz’den Flormar işçilerine destek: “Ben de işçi çocuğuyum”

20. gün: LGBTİ ve kadın örgütlerinden Flormar direnişine destek

 

(Mezopotamya Ajansı)

Küresel Limit Aşım Günü: Doğal kaynaklarımızı 21 gün önce tükettik

Doğal kaynakların ve bu kaynaklara yönelik taleplerin durumunu inceleyen Küresel Ayak İzi Ağı’nın (Global Footprint Network) verileri, dünyamızın içinde bulunduğu kritik durumu gözler önüne serdi.

Küresel Ayak İzi Ağı’na göre, Dünya Limit Aşım Günü bu yıl dünyada 1 Ağustos, Türkiye’de ise 11 Temmuz’da gerçekleşti.

Dünya Limit Aşım Günü, doğal kaynak kullanım limitinin aşıldığı gün olarak tanımlanıyor ve her yıl yeniden belirleniyor.

1 Ağustos tarihi, 2015 yılında 13 Ağustos, 2016’da 8 Ağustos, 2017’de ise 2 Ağustos olmuştu. Tarihin bu yıl sadece bir gün geriye gitmesi, kötüye gidişin biraz yavaşladığını göstermekle beraber, durumun kritik seviyelere geldiği ve kötü gidişatın devam ettiği gerçeğini değiştirmiyor.

Her ülkenin kaynak kullanım hızı farklı olduğu için Limit Aşım Günü ulusal bazda değişiklikler gösteriyor. Türkiye’nin ulusal limit aşım günü bu yıl 11 Temmuz oldu. Doğal kaynaklarının sağladığı 1 yıllık potansiyel 11 Temmuz’da tüketmiş olan Türkiye için durum daha vahim.

“İklim değişikliği doğal kaynak bütçelerini aşmamızdan kaynaklanıyor”

WWF- Türkiye Genel Müdürü Aslı Pasinli Dünya Limit Aşım Günü ile ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

“Doğal kaynakların sınırsızca tüketilmesinin bedelini dünya ödüyor ve bu bedelden her bireyin payına bir şeyler düşüyor. İklim değişikliği ile yaşanan orman yangınları, zamansız ve dengesiz yağışlar, aşırı sıcaklar, kuraklık ve seller gibi örnekler biricik gezegenimizde doğal kaynak bütçelerini aşmamızdan kaynaklanıyor.”

 

(Birgün)

Iğdır’da yaylada otlayan 15 büyükbaş hayvana dirgen ve kürekle işkence!

Hayvanlara yönelik bir işkence haberi de Iğdır’dan geldi. Iğdır’da, yaylada su içmek için dereye inen 15 hayvana kimliği henüz belirlenemeyen kişiler tarafından işkence edildi.

Edinilen bilgiye göre, Iğdır’a bağlı Tuzluca ilçesi Yeni Yayla bölgesi civarında Yavuz Gümüştekin’e ait 60’a yakın büyükbaş hayvan sürüsü su içmek için yaylada bulunan dereye indi.

Dereye su içmek için inen hayvanları, kimliği belirsiz kişi veya kişiler kürek ve dirgenlerle vurarak darp etti. Darp edilen 15 hayvandan 3’nün gebe olduğu ve yavrusunun öldüğü, yaralı hayvanların ise kesime gönderildiği öğrenildi. Aldıkları darbe sonucu bazı hayvanları ise boynuzlarının kırık ve kafasının da kan içinde kaldığı görüldü.

Olay yerine Jandarma ve veteriner ekipleri giderek tutanak tuttu. Hayvanları kürek ve dirgenlerle zarar veren kişi veya kişilerin yakalanması için çalışma başlatıldı.

‘Hayvana şiddet yıllardır var ama konuya dair istatistik yok’

‘Köpek sevince hayvansever olunmuyor, endüstriyel hayvancılıkta da sistematik şiddet var’

Avrupa Birliği, 2018 Türkiye Raporu’nda hayvan haklarını yine yok saydı

Torba yasa tasarısındaki değişiklikleri İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi üyelerine sorduk

 

(ABD Gazetesi)

Nesli tükenmekte olan kum zambaklarını koparanlara 48 bin TL ceza

Sinop’ta, kent merkezine 21 kilometre mesafedeki Sarıkum Tabiat Koruma Alanı ile Akliman Koyu, nadir görülen kum zambaklarına ev sahipliği yapıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığınca 2016 yılında yapılan çalışmalar kapsamında Doğa Koruma Birliği tarafından koruma altına alınan söz konusu bitkinin neslinin devamı için Sinop’ta da Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 10’uncu Bölge Müdürlüğünce bazı çalışmalar yürütülüyor.

DKMP 10’uncu Bölge Müdürü Hasan Başyiğit, “Kent genelinde 29 tane dünyada nadir görülen bitki türü var. Bunlardan dört tanesi de nesli tükenmekte olan bitki türleri arasında yer alıyor. Kum zambakları bu türler arasında önemli bir yere sahip” diyor.

Dünyada nesli tükenmekte olan bitkiler arasında gösterilen ve bu nedenle 2016 yılında Doğa Koruma Birliğince koruma altına alınan kum zambaklarını, ticari amaçla bulundukları yerlerden sökenlere 48 bin lira idari para cezası uygulanıyor.

 

(Evrensel)