Ana Sayfa Blog Sayfa 1946

Filyasyon ekibi çalışanları: Bize ‘VIP hasta var, önce onlara gidin’ diyorlar

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın “En hızlı vaka artışı Ankara‘da” açıklamasının ardından, Ankara’nın en yoğun ilçelerinden olan Çankaya, Keçiören veSincan‘daki filyasyon ekiplerinde görev yapan sağlıkçılar BirGün’den İsmail Arı’ya konuştu. Sağlık emekçileri, Ankara’da VIP hasta dönemi başladığını, bu kişilere belirlenen algoritmaya uymamasına ve semptom göstermemesine rağmen test yaptırıldığını söyledi.

Ankara’nın Çankaya ilçesindeki bir filyasyon ekibinde beş aydır görev yapan dişhekimi, şöyle konuştu: “AKP’den torpili olan ve VIP hasta denilen kişiler, önce Sağlık Bakanlığı’ndan veya ilçe sağlık müdürlüğünden birlerine ulaşıyor. Ardından, Sağlık Müdürlüğü de bizi arayıp ‘Öncelikli, VIP hasta var. Gidip sürüntü alacaksınız’ diyor. Biz bu hastalara ‘Siz kimsiniz? Sizin göreviniz nedir?’ diye soramıyoruz. Hatta birçok VIP hasta, sürüntü almak için Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği algoritmaya da uymuyor veya semptom göstermiyor. Bunu söylediğimizde ise il sağlık müdürlüğü bize ‘Sürüntü alacaksınız’ diyor. Hatta hastaya telefon numaramız veriliyor ve arayıp, ‘Ne zaman geleceksiniz, neredesiniz’ diye de bize hesap soruyorlar.”

‘Beş ayda bir kere test yapılmadı’

Her gün onlarca pozitif vaka ile temas kurmasına rağmen, kendisine hiç test yapılmadığını anlatan diş hekimi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dinlenme hakkımız yok ve izinlerimiz kaldırıldı. Bize N95 maske bile vermiyorlar. İki kat maske ve koruyucu ekipmanlarımız ile Ankara’nın sıcağında, enfeksiyon riski olduğu için kliması çalıştırılmayan araçta saatlerce dolanıyoruz ve ev ev geziyoruz. Yedi katlı binanın beşinci katına elimizde ekipmanlarla tırmanıyoruz. Akşamın 10’una kadar çalışıyoruz. Elimize sabah 10 -15 kişilik bir liste veriliyor ve yola çıktığımızda Whatsapp’tan adresler yağmaya başlıyor ve onlarca yere gitmemiz gerekiyor. Hiçbir can güvenliğimiz olmadan Ankara’nın en ücra köşelerine, tehlikeli semtlerine dahi gitmek zorundayız.”

“Özel hasta bakanlık görevlisi çıktı”

Keçiören’deki filyasyon ekibinde görevli bir diğer diş hekimi ise şunları anlattı: “Bizi sahadayken arıyorlar, ‘Bu kişiden hemen sürüntü alınacak, buna hemen ilaç verilecek’ diyorlar. Benim bu şekilde gittiğim bir kişi bir bakanlıkta görevliydi mesela. Ben bu kişilere gidene kadar iki, üç defa arayarak sıkıştırıyorlar. Enfeksiyon kapıp ölürsek de bir hakkımız yok. Ayrıca, başıma bir şey gelse, Covid-19 olsam ve ölsem aileme de bir şey verilmeyecek. Çünkü bu meslek hastalığı sayılmıyor. Son zamanlarda ilaç bitti deniyor ve bazı hastalara ilaç götüremiyoruz. Sahada çok fazla dişhekimi var ama biz yokmuşuz gibi davranıyorlar ve emeğimiz dikkate alınsın, görülsün istiyoruz” dedi.

Bir maskeyle üç gün

Sincan’daki filyasyon ekibinde görev yapan bir diğer dişhekimi de şunları dile getirdi: “Pandeminin başından beri filyasyon ekibindeyim ama talep etmemize rağmen bizlere test yapılmıyor. Geçen filyasyon ekibindeki bir arkadaşım rahatsızlandı ve test yaptırmak istedi. Yetkililer, ‘testi kendi imkânınla yaptır’ dedi. Dün de bir mesaj yayımladılar ve bir N95 maskeyi üç gün kullanmamızı istediler. N95 maskenin kullanım süresi 12 saattir. Biz her gün ayrı bir maske kullanıyorduk ama artık üç günde bir verileceği söylendi. ‘Bizden daha fazla istemeyin düzgün kullanın ve havalandırın’ dediler.”

 

Avukat Aytaç Ünsal’a tahliye

Yargıtay 16. Dairesi, adil yargılanma talebiyle 213 gündür ölüm orucunda olan avukat Aytaç Ünsal hakkında tahliye kararı verdi. Karar, Halkın Hukuk Bürosu’nun Twitter hesabından kamuoyuna şu mesajla duyuruldu:

“Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin bugün tarihli kararı ile büromuz avukatı Aytaç Ünsal tahliye edilmiştir. Bu karar ile Ebru Timtik’i tahliye etmeyenler Ebrumuzun katili olduğunu bir kez daha ilan etmiştir.”

Büro’nun Twitter hesabından saat 20.00’de paylaşılan mesajda ise “Aytaç’ı almaya Kanuni Sultan Süleyman Hastanesi’ne gidiyoruz. Tüm sevenlerini, dostlarımızı Aytaç’ı karşılamaya hastane önüne bekliyoruz” denildi. 

Ne olmuştu?

Avukatlar Ebru Timtik örgüt üyeliği suçundan 13 yıl 6 ay, Aytaç Ünsal ise 10 yıl 6 ay hapse mahkum edildi. ÇHD’li avukatların yargılandığı dosya Yargıtay aşamasındaydı.

Timtik, adil yargılanma talebiyle girdiği ölüm orucunun 238’inci gününde, geçen hafta yaşamını yitirdi. Aynı taleple 213 gündür ölüm orucunda olan Aytaç Ünsal da Kanuni Sultan Süleyman Eğitim Araştırma Hastanesi’nde tutuluyordu.

İstanbul Adli Tıp Kurumu, Timtik ve Ünsal ile ilgili raporunu 30 Temmuz 2020’de açıklamış ve her iki avukat için “Hapishanede kalmaları uygun değildir” değerlendirmesinde bulunmuştu.  

Ancak iki avukatın tahliyesi için Anayasa Mahkemesi‘ne 10 Ağustos’ta yapılan başvuru “sağlıklarının tehlikede olmadığına” hükmedilerek reddedildi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) de Aytaç Ünsal için yapılan tedbir talepli başvuruya 2 Eylül Çarşamba günü “Yakın bir tehlike olmadığı gerekçesiyle” ret kararı verdi.

Ünsal’ın tahliye talebiyle ilgili başvurusunu değerlendiren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Yardımcısı Faik Ersöz, 31 Ağustos’ta “görüş bildirilmesine yer olmadığını”, tahliye talebinin “dosya üzerinden incelenmesi gerektiğini” belirtmişti. 

Türkiye’de koronavirüs: Yeni vaka sayısı 1600’ü geçti, 49 can kaybı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye’de koronavirüs nedeniyle son 24 saatte 49 kişinin daha hayatını kaybettiğini, 1642 yeni vaka tespit edildiğini açıkladı. Böylece toplam ölü sayısı 6 bin 462’ye, vaka sayısı 273 bin 301’e yükseldi.

Bakan Koca’nın paylaşımı şöyle:

En çok hasta bulunan beş ilimizde pnömoni oranları; Ankara: %4.7, İstanbul: %4.61, Konya: %8.78, Kayseri: %6.49, Diyarbakır: %8,37. Güç tedbirde.”

Türkiye’de ilk koronavirüs vakası 11 Mart’ta tespit edildi. O günden bu yana alınan önlemler kademeli olarak hafifletildi. 1 Haziran’dan itibarense “kontrollü normalleşmeye” geçildi. Normalleşme tablosu şu şekilde:

1 Haziran: 827 vaka, 23 ölüm (31.525 test)
2 Haziran: 786 vaka, 22 ölüm (32.325 test)
3 Haziran: 867 vaka, 24 ölüm (52.305 test)
4 Haziran: 988 vaka, 21 ölüm (54.234 test)
5 Haziran: 930 vaka, 18 ölüm (57.829 test)
6 Haziran: 878 vaka, 21 ölüm (35.846 test)
7 Haziran: 914 vaka, 23 ölüm (35.335 test)
8 Haziran: 989 vaka, 19 ölüm (39.361 test)
9 Haziran: 993 vaka, 18 ölüm (37.225 test)
10 Haziran: 922 vaka, 22 ölüm (36.521 test)
11 Haziran: 987 vaka, 17 ölüm (49.190 test)
12 Haziran: 1195 vaka, 15 ölüm (41.013 test)
13 Haziran: 1459 vaka, 14 ölüm (45.092 test)
14 Haziran: 1562 vaka, 15 ölüm (45.176 test)
15 Haziran: 1592 vaka, 18 ölüm (42.032 test)
16 Haziran: 1467 vaka, 17 ölüm (46.800 test)
17 Haziran: 1429 vaka, 19 ölüm (52.901 test)
18 Haziran: 1304 vaka, 21 ölüm (48.412 test)
19 Haziran: 1214 vaka, 23 ölüm (41.316 test)
20 Haziran: 1248 vaka, 22 ölüm (41.112 test)
21 Haziran: 1192 vaka,23 ölüm (40.496 test)
22 Haziran: 1212 vaka, 24 ölüm (41.413 test)
23 Haziran: 1268 vaka, 27 ölüm (42.982 test)
24 Haziran: 1492 vaka, 24 ölüm (53.486 test)
25 Haziran: 1458 vaka, 21 ölüm (52.303 test)
26 Haziran: 1396 vaka, 19 ölüm (51.198 test)
27 Haziran: 1372 vaka, 17 ölüm (45.213 test)
28 Haziran: 1356 vaka, 15 ölüm (48.309 test)
29 Haziran: 1374 vaka, 18 ölüm (51.014 test)
30 Haziran: 1293 vaka, 16 ölüm (50.492 test)

1 Temmuz: 1192 vaka, 19 ölüm (52.313 test)
2 Temmuz: 1186 vaka, 17 ölüm (49.714 test)
3 Temmuz: 1172 vaka, 19 ölüm (52.141 test)
4 Temmuz: 1154 vaka, 20 ölüm (48.248 test)
5 Temmuz: 1148 vaka, 19 ölüm (46.414 test)
6 Temmuz: 1086 vaka, 16 ölüm (52.193 test)
7 Temmuz: 1053 vaka, 19 ölüm (50.545 test)
8 Temmuz: 1041 vaka, 22 ölüm (49.302 test)
9 Temmuz: 1024 vaka, 18 ölüm (50.103 test)
10 Temmuz: 1003 vaka, 23 ölüm (48.787 test)
11 Temmuz: 1016 vaka, 21 ölüm (48.813 test)
12 Temmuz: 1012 vaka, 19 ölüm (45.232 test)
13 Temmuz: 1008 vaka, 19 ölüm (46.492 test)
14 Temmuz: 992 vaka, 20 ölüm (43.231 test)
15 Temmuz: 947 vaka, 17 ölüm (42.320 test)
16 Temmuz: 933 vaka, 21 ölüm (42.411 test)
17 Temmuz: 926 vaka, 18 ölüm (41.215 test)
18 Temmuz: 918 vaka, 17 ölüm (40.943 test)
19 Temmuz: 924 vaka, 16 ölüm (41.310 test)
20 Temmuz: 931 vaka, 17 ölüm (43.404 test)
21 Temmuz: 928 vaka, 18 ölüm (42.846 test)
22 Temmuz: 902 vaka, 19 ölüm (43.404 test)
23 Temmuz: 913 vaka, 18 ölüm (43.343 test)
24 Temmuz: 937 vaka, 17 ölüm (42.986 test)
25 Temmuz: 921vaka, 16 ölüm (43.312 test)
26 Temmuz: 927 vaka, 17 ölüm (40.016 test)
27 Temmuz: 919 vaka, 17 ölüm (45.283 test)
28 Temmuz: 963 vaka, 15 ölüm (47.412 test)
29 Temmuz: 942 vaka, 14 ölüm (45.712 test)
30 Temmuz: 967 vaka, 15 ölüm (43.236 test)
31 Temmuz: 982 vaka, 17 ölüm (46.492 test)

1 Ağustos: 996 vaka, 19 ölüm (44.846 test)
2 Ağustos: 987 vaka, 18 ölüm (40.287 test)
3 Ağustos: 995 vaka, 19 ölüm (41.301 test)
4 Ağustos: 1083 vaka, 18 ölüm (46.249 test)
5 Ağustos: 1178 vaka, 19 ölüm (53.842 test)
6 Ağustos: 1153 vaka, 14 ölüm (54.494 test)
7 Ağustos: 1185 vaka, 15 ölüm (56.726 test)
8 Ağustos: 1172 vaka, 16 ölüm (63.842 test)
9 Ağustos: 1182 vaka, 15 ölüm (61.446 test)
10 Ağustos: 1193 vaka, 14 ölüm (62.219 test)
11 Ağustos: 1183 vaka, 15 ölüm (61.716 test)
12 Ağustos: 1212 vaka, 18 ölüm (66.892 test)
13 Ağustos: 1243 vaka, 21 ölüm (66.892 test)
14 Ağustos: 1226 vaka, 22 ölüm (70.192 test)
15 Ağustos: 1256 vaka, 21 ölüm (67.214 test)
16 Ağustos: 1192 vaka, 19 ölüm (65.956 test)
17 Ağustos: 1223 vaka, 22 ölüm (74.846 test)
18 Ağustos: 1263 vaka, 20 ölüm (82.318 test)
19 Ağustos: 1303 vaka, 23 ölüm (87.223 test)
20 Ağustos: 1412 vaka, 19 ölüm (92.301 test)
21 Ağustos: 1203 vaka, 22 ölüm (92.227 test)
22 Ağustos: 1309 vaka, 22 ölüm (93.007 test)
23 Ağustos: 1217 vaka, 19 ölüm (80.302 test)
24 Ağustos: 1443 vaka, 18 ölüm (95.943 test)
25 Ağustos: 1502 vaka, 24 ölüm (98.231 test)
26 Ağustos: 1313 vaka, 20 ölüm (100.109 test)
27 Ağustos: 1491 vaka, 26 ölüm (106.111 test)
28 Ağustos: 1517 vaka, 36 ölüm (107.814 test)
29 Ağustos: 1549 vaka, 39 ölüm (101.414test)
30 Ağustos: 1482 vaka, 42 ölüm (91.302 test)
31 Ağustos: 1587 vaka, 44 ölüm (110.102 test)

1 Eylül: 1572 vaka, 47 ölüm (109.443 test)
2 Eylül: 1596 vaka, 45 ölüm (107.927 test)
3 Eylül: 1642 vaka, 49 ölüm (110.225 test)

Meslek örgütleri ve çevre savunucuları 766 maden ihalesine iptal davası açtı

766 adet maden ihalesinin ilanı yargıya taşındı. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü‘ne karşı Ekoloji Birliği bileşenleri, Adana Tabip Odası, Ziraat Mühendisleri Odası ve vatandaşların bireysel olarak açtığı davada ihale ilanının iptali ve dava sonuçlanıncaya dek yürütmenin durdurulması istendi.

Dilekçede madencilik faaliyetlerinin yol açtığı çevre sorunlarının iklim değişikliği ve Covid-19 pandemisi sürecindeki etkilerine dikkat çekildi.

Maden İşleri Genel Müdürlüğü’ne çağrı

Davacı kurumlar ve yurttaşlar adına Doğu Akdeniz Çevre Platformları Avukatı İsmail Hakkı Atal tarafından Ankara Nöbetçi İdare Mahkemesi Başkanlığı’na sunulmak üzere Muğla Nöbetçi İdare Mahkemesi Başkanlığı‘na verilen verilen dava dilekçesinde, Maden İşleri Genel Müdürlüğü’ne yapılan şu çağrı yer aldı:

Boşu boşuna zaman ve para harcamayın. Bu maden projelerinin hepsi iptal edilmek zorunda kalınacak. Çünkü madenler koronavirüs salgınlarının en önemli sebebidir. 2012’de Çin’de bir bakır madeninden bulaşarak 3 işçinin ölmesine neden olan virüsün, Covid-19 virüsüyle yüzde 96 aynı olduğu ve mutasyona uğrayarak koronavirüs salgınına yol açmış olabileceği bilimin insanlarınca belirlenmiştir.

‘Eko kırım’

Dilekçede madenciliğin salgın ile ilişkisine de yer verildi:

İnsanların madencilik gibi faaliyetlerle tahrip ettiği orman alanlarında koronavirüs gibi zoonotic virüslerin varlığının en az 2.5 kat arttığı ve virüslerin insan yaşam alanlarına geçişinin de yüzde 70 arttığı bilimsel olarak ispatlanmıştır. Madencilik faaliyetleri aynı zamanda iklim değişikliğine de neden olmaktayken, iklim değişikliği de koronavirüs salgınlarına neden olan diğer önemli sebeptir. Önümüzdeki 20 yılda iklim değişikliği, yeni bölgelerde yeni hastalıkların ortaya çıkmasına neden olan en önemli sorun olacak.”

Kazdağları‘nda Alamos Gold şirketinin 2019 yılında 350.000 ağacı keserek iklim değişikliğine etki eden bir işlem yaptığının ifade edildiği dilekçede, bu durum “eko kırım” olarak nitelendirildi.

‘Yerin üstü altın’dan değerli’

Dilekçede, maden ihalelerinde hiçbir kamu yararının olmadığı da kaydedildi:

Madencilik ve termik santral faaliyetlerinin neden olduğu iklim krizi ve salgın hastalıklar sürecinde zorunlu hizmetler için gerekli durumlar dışında madencilik yasaklanmalı, özel teşebbüs madenciliğine ise hiçbir şekilde izin verilmemelidir. Toplumun yaşama hakkını yok eden madencilik faaliyetlerine izin verilmesi, izin veren kamu gücünün de hukukilik dayanağını yitirmesine neden olacaktır.”

Davacı kurumlar şöyle:

Çevre ve Tüketici, Koruma Derneği–Adana, Mersin Çevre Dostları Derneği, Antakya Çevre Koruma Derneği, İskenderun Çevre Koruma Derneği, Erzin Çevre ve Tarihi Varlıkları Koruma Derneği, Tarsus Çevre Koruma Kültür ve Sanat Merkezi Derneği, EGEÇEP, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Çan Çevre Derneği, Yeşil Artvin Derneği, Ordu Çevre Derneği, Ayvalık Tabiat Derneği, Adana Tabip Odası, Çanakkale Tabip Odası, Ziraat Mühendisleri Odası, Erzin Ziraat Odası, Erzin Yeşilkent Sulama Kooperatifi, Erzin Turunçgil Üreticileri Birliği.

227 STK’den kampanya: Avcılık tamamen yasaklansın

227 sivil toplum kuruluşu Tarım ve Orman Bakanlığı‘na bağlı Merkez Av Komisyonu‘nun son haftalardaardı ardına açtığı  ‘av ihalelerine’ tepki gösterdi; “Avcılık tamamen yasaklansın” diyerek kampanya başlattı.

“Başka bir canlıyı öldürmenin sporu, turizmi, hobisi, ihalesi olamaz” diyen hayvan hakları aktivistleri, Kara Avcılığı Kanunu’nun değiştirilerek Doğa Koruma Kanunu olarak yeniden düzenlenmesini ve doğa ihtisas mahkemelerinin kurulmasını talep ediyor.

’16 yılda 500 bin kişi avcılık sertifikası aldı’

Kampanyaya ilişkin yapılan açıklama şöyle: 

“Bu dünya üzerindeki yaşamı paylaştığımız öbür canlılardan bahsediyoruz, onlar uzak ve yakın komşularımız. Komşularımızı birer rakam ve kotaya indirgeyen Merkez Av Komisyonu’na da kararlarına da karşı çıkıyoruz.

Tarım Orman Bakanlığı, Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü, hangi canlının kaç birey, ne koşullarda, nerelerde öldürüleceğine karar vermek yerine, onları koruyan kararlar almalıdır. Geçtiğimiz 16 yıl içinde yaklaşık 17 bin avcılık kursu açılmış ve yaklaşık 500 bin kişi avcılık sertifikası almıştır. 

‘Nesli tehlikedeki türler bile ava açılıyor’

Doğanın korunmasından sorumlu kurumlar, silah endüstrisinin ve avcıların doğamızı yok etmesine ne yazık ki seyirci kalmakta, daha da üzücüsü bu durumu teşvik etmektedir. Oysa Türkiye, taraf olduğu Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin 6. ve 8. maddeleri uyarınca nesli tehlike altındaki türleri korumayı taahhüt etmiştir. 

Buna rağmen, bu hükümler ve taraf olunan öbür uluslararası sözleşmelerin, ülkemiz mevzuatı sayılan hükümleri görmezden gelinerek, nesli tehlike altındaki kimi türler bile ava açılmaktadır. Bu kabul edilemez!

Ayrıca, 1 Temmuz 2020’de TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu’ndan geçen kanun teklifinin 15. Maddesi’ne getirilen bir ek ile yabancı diplomat ve ‘üst düzey misafirlerin’ diledikleri takdirde ücretsiz olarak avlanabilmesi ve yaşam alanları tahrip edildiği için yerleşim yerlerine gelen ayı, domuz gibi hayvanların da avlanabilmesinin yönetmeliğe bağlanması oy çokluğu ile kabul edilmiş bulunuyor.

Doğamızı günbegün yok edecek olan bu kararların bir an önce durdurulması gerekmektedir. Kara Avcılığı Kanunu’nun ivedilikle değişmesini, Doğa Koruma Kanunu olarak yeniden düzenlenmesini ve doğa ihtisas mahkemelerinin kurulmasını talep ediyoruz.

‘Yaşam hakkı pazarlık edilemez’

“Şimdi, yaşam hakları ve alanları ellerinden alınan tüm canlıların sesi olma zamanı. Çünkü yaşam hakkı bütün canlılar için pazarlık edilemez en doğal hak. 

Hepimizin yaşamı birbirine bağlı. İnsan diliyle kendi haklarını savunamayan tüm canlıların sesi oluyoruz. Avcılık Yasaklansın!” 

Kampanyaya imza vermek için tıklayın.

Londra’daki Yokoluş İsyancıları kendilerini Parlamento binasına uhuladı

Hükümetlerden iklim krizi konusunda etkili ve hızlı adımlar bekleyen Yokoluş İsyanı (Extinction Rebellion) aktivistleri eylül isyanının üçüncü gününde kendilerini Londra‘daki parlamento girişine uhuyla yapıştırdı.

Meclisin İklim ve Ekolojik Acil Durum Yasa Önergesi’ni erteleme kararı almasına tepki gösteren iklim aktivistleri “Eğer siyasetçiler bu krizi ciddiye almayacaksa o zaman onların daha fazla zarar vermesini biz engellemeliyiz” ifadelerini kullandı.

Yaklaşık 10 kişinin gerçekleştirdiği eyleme polis kısa sürede müdahale etti. Eylemde yer alan iklim aktivistleri gözaltına alındı.

 

Galler’de BBC girişi kapatıldı

Öte yandan Galler’in başkenti Cardiff‘te yer alan göstericiler ise BBC önünde eyleme çıktı. Binanın girişlerini kapatan eylemciler müzik ve dans eşliğinde medya kuruluşunun iklim krizinin ciddiyetine yönelik haber vermemesini eleştirdi.

Eylemciler BBC’den iklim krizi hakkında yanıltıcı olmayan ve güvenilir bilgiler içeren haberler yapmasını, aktivistlerin eylemlerini görmezden gelmemesini talep ediyor.

 

Toplum Bilimleri Kurulu üyesi İlhan: Aktif vaka sayısında yüzde 100’e yakın artış var

 

‘Yeni tanı alanlarda virüs yükü çok fazla’

DHA’ya konuşan Prof. İlhan, yeni tanı alan kişilerin virüs yüklerinin çok fazla olduğuna da işaret ederek şu ifadeleri kullandı: “3 pozitiften başlıyor; 4, 5 pozitif daha da yukarı doğru yol alıyor. Bu nedenle de vakaların tedavileri daha uzun sürüyor. Ölüm sayımız yaklaşık bir  haftalık sürede 15-20’lerden 40’lara çıktı. Bunun da nedeni; ağır hasta sayımızda vakalardaki virüs yükü arttığı için artıyor. Bu nedenle ağır hastalarımız daha fazla. Şu an tüm Coronavirus hastalarından 20’de biri entübe. Yani 1500 kişi tanı alıyorsa bunların içinden 75-80 kişi makineye bağlı hale gelecek anlamına geliyor. Makineye bağlı kişiler arasında vefat ihtimali çok daha fazla.” 

‘Vaka sayısı iki binleri zorlayabilir’

Kış aylarına ilişkin uyarılarda da bulunan İlhan, “Mevsim nedeniyle daha çok kapalı alanlarda bulunacakları söz konusu olacağından vaka sayısının daha çok artmasından endişe ediyoruz. Vakalar iki binleri de zorlayabilir. Herkesin kendi öz disiplini içinde kurallara uymasını bekliyoruz”  diye konuştu.

Türkiye’deki 10 ilde Eylül ayı sıcaklık rekoru kırıldı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü 2 Eylül tarihinde Türkiye’deki 10 ilde eylül aylarının en yüksek sıcaklık değerlerinin üzerine çıkılarak sıcaklık rekorlarının kırıldığını duyurdu.

Müdürlük geçtiğimiz hafta cuma günü başlayan sıcak dalgasının bu hafta sonuna kadar devam edeceğini belirtiyor.

Sıcaklık 41,7 dereceye kadar çıktı

AA’nın aktardığına göre Amasya‘da Eylül 2003’te rekor 40,3 derece iken dün 41,7 derecelik sıcaklığa ulaşıldı. Rekor kıran diğer illerdeki durum ise şu şekilde paylaşılıyor:

Eylül ayları dikkate alındığında Çankırı‘da 2017’de rekor sıcaklık 37,9 derece iken dün 39, Eskişehir‘de 2017’de rekor 36,4 iken dün 36,7, Kastamonu‘da 2003’te rekor 36,5 iken dün 38,4, Kayseri‘de 2003’te rekor 36 iken dün 36,9 oldu.

Kırıkkale‘de 2017’de rekor 38,2 iken dün 40,4, Kırşehir‘de 2017’de rekor 37,8 iken dün 38,2, Nevşehir‘de 2017’de rekor 35,7 iken dün 36,3, Niğde‘de 2017’de rekor 35,1 iken dün 35,4, Yozgat‘ta 2017’de rekor 34,6 iken dün 35,1 derece olarak kaydedildi.

Sıcak dalgası devam ediyor

Hava sıcaklıklarının bugün ve yarın iç ve güney kesimlerde mevsim normallerinin 8 ile 12 derece üstünde olacağı tahmin ediliyor.

İç Anadolu, Batı ve Orta Karadeniz’in iç kesimleri, İç Ege, Göller Yöresi, Doğu Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu’nun batısındaki birçok ilde eylül ayı en yüksek sıcaklık rekoru değerlerinin de aşılması bekleniyor.

Sorun Cezayir değil, küresel iklim krizi!

MGM tarafından yapılan uyarı pek çok gazetede ‘Çöl sıcakları geliyor”, “Cezayir sıcakları geliyor” şeklinde yer almıştı. İstanbul Politikalar Merkezi İklim Değişikliği Koordinatörü Ümit Şahin ise Yeşil Gazete’ye yaptığı açıklamada bu tarz ifadelerin iklim krizinin etkisini görmezden geldiğini belirtiyor.

Şahin’e göre bu ifade insanlarda “Normalde bizde olmaz ama başka yerlerden geliyor” algısı yaratıyor. Halbuki sıcak dalgaları iklim krizinin en büyük göstergelerinden biri.

Sıcak dalgalarının sıklığı ve şiddeti arttı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü Araştırma Dairesi tarafından yapılan bir araştırma Türkiye’de 1971 ile 2016 yılları arasındaki sıcak dalgası sayısının ve şiddetinin sera gazı emisyonlarına bağlı olarak arttığını ortaya koyuyor.

2013 ile 2098 yılları arasında sıcak dalgası yaşanacak gün sayısına dair tahminlerde bulunulan araştırmada sera gazı emisyonlarının orta derecede azaltıldığı senaryoda yılda ortalama 42 gün, şu anki hızında ise 78 gün artış gözleneceği belirtiliyor.

Çince dahil 10 dilde maske uyarısı yapan Yakutiye Belediyesi, Kürtçeyi es geçti

Erzurum’un Yakutiye ilçesinde belediye 10 farklı dilde “Lüfen maskemizi takalım” yazılı uyarıları, ilçedeki reklam panolarına astı.

Söz konusu uyarıların Türkçenin yanı sıra Arapça, Almanca, Rusça, İngilizce, Farsça, Çince, Kazakça, Boşnakça ve Azerbaycan Türkçesi’yle de yazıldığı, ancak bu diller arasında Kürtçe’nin bulunmadığı görüldü. 

Tıp doktoru da olan Yakutiye Belediye Başkanı ve eski Erzurum İl Sağlık Müdürü Mahmut Uçar, ilanlarla ilgili “Amacımız hem ilimizde yaşayan yabancı uyruklu vatandaşlara mesaj vermek hem de halkımızda farkındalık oluşturmak” dedi. 

Diken’e ‘fuatavni’ davasında beraat

‘17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmaları’nı izleyen dönemde Türkiye’nin gündemine oturan ‘fuatavni’ tweetlerine yer verdiği için Diken haber sitesine açılan davada üç isim için beraat kararı verildi.
 
Davanın ilk duruşması bugün Çağlayan Adliyesi’ndeki İstanbul 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya Diken’in yönetim kurulu başkanı Harun Simavi, genel yayın yönetmeni Erdal Güven ve eski sorumlu yazıişleri müdürü Semin Sezerer ile avukatları katıldı.
 
Simavi, Güven ve Sezerer’in savunmasının ardından duruşma savcısı esas hakkındaki mütalaasının hazır olduğunu söyledi. Savcı, suçlamaların aksine mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin dosyada mevcut olmadığını, suçlamaya konu eylemlerin habercilik faaliyeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, sanıkların beraatına karar verilmesini talep etti.
 
Sanıkların son sözlerinin sorulmasından sonra mahkeme hükmü açıkladı. Mahkeme, yöneltilen suçlamanın kanunda suç olarak tanımlanmamış olması gerekçesiyle Harun Simavi, Erdal Güven ve Semin Sezerer’in oybirliğiyle beraatine karar verdi.

Ne olmuştu?

İstanbul başsavcılığı, Temmuz 2019’da Diken, T24 ve Birgün yöneticileri hakkında 2014-2016 yıllarında ‘fuatavni’ mahlaslı Twitter hesabından yapılan paylaşımları haberleştirdiği gerekçesiyle soruşturma başlatmıştı. Soruşturma sonucunda şüpheliler hakkında ‘örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etmek’ suçlamasıyla dava açılmıştı.’