Ana Sayfa Blog Sayfa 1947

RTÜK’ten Netflix filmi Cuties kararı: Katalogdan çıkarılsın

RTÜK tarafından yapılan müzakereler sonucunda bahse konu yapımla Netflix’in söz konusu programı kataloğundan çıkarması gerektiğine oy birliğiyle karar verildi. Platformun yaptırım kararına rağmen filmi yayına sokması halinde geçici yayın lisansının iptal edilmesi söz konusu olabilecek. 

Karar, internette film yayınlanmadan fragmanına verilen ilk ceza olarak kayda geçti. 

Netflix’te 9 Eylül 2020 itibarıyla yayına girecek ve 11 yaşındaki bir çocuğu konu alacak filmin tanıtımında “Dişiliğini keşfederek aile geleneklerine meydan okuyan bir çocuk” tanımlaması kullanılmıştı. Söz konusu filmle ilgili  Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, RTÜK’e başvuruda bulunmuştu.

Akit TV’ye idari para cezası 

Bugünkü toplantıda ayrıca ”Devletin Zirvesi Anırkabir’de” ifadesi nedeniyle de Akit TV’ye de idari para cezası uygulanması kararı alındı. 

Öğrenciler bitkinin fotosentez sırasında çıkardığı enerjiden elektrik üretti

İstanbul Bilgi Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü ile Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü ortak çalışması, bitki gelişimini sürdürülebilir elektrik enerjisine dönüştürdü.

Proje çerçevesinde bitkilerin büyürken elektrik enerjisi üretimine de imkan sağlanıyor. Elektrik üretimi için özel alana, tesis veya üretim ünitesi kurulmasına gerek duyulmuyor.

Ev ve ofislerde de kullanılabilir

Çalışma İstanbul Bilgi Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü mezunu Ömer Yıldız ile Bilgi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü öğrencisi Ege Uras’ın ortak çabalarının ürünü.

Proje Bilgi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Öğr. Üyesi ve Yüksek Enerji Fiziği Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Prof. Dr. Serkant Ali Çetin ile Bilgi Genetik ve Biyomühendislik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hatice Gülen’in yürütücülüğünde gerçekleştirildi.

Ekip, bitkilerin büyürken enerji üretmesinden, geniş çaplı tarımsal üretim yapılan alanlarında da küçük ev veya çiftlik bahçelerinde de yararlanılabileceğini ifade ediyor. Bu prensip, endüstriyel kirliliği önlemenin yanı sıra verimsizlik gibi olumsuzluklar sebebiyle tarımsal üretimin yapılamadığı topraklarda gıda dışındaki amaçlarla (süs bitkisi, park/bahçe/çim gibi) bitki yetiştirilerek ıslah edilmesi sürecinde elektrik enerjisi üretilmesi için kullanılabilir. Bununla birlikte bir saksı boyutunda kullanıma hazır bitkiler ticari bir ürüne dönüştürüldüğü durumlarda ev veya ofislerde de kullanım potansiyeline sahip.

Yaşama zarar vermeme ilkesi

Toplam enerji ihtiyacının yüzde 80’inin kömür, petrol ve doğalgaz gibi fosil yakıtlardan karşılandığı bir dünyada proje kapsamında bitkinin yakıt hücreleri enerjiyi, kristal yapıda olan karbon paneller ile toplaması “yaşamın kendisine zarar vermeme” olarak tanımlanıyor. 

Mühendislik bilgisini temel bilimlerden gelen bilgiyle birleştirerek bir tasarım ortaya koymayı önemsediklerini söyleyen Prof. Gülen projenin iki yönüyle öne çıktığını söylüyor:

Birincisi farklı mühendislik bölümlerinden öğrencileri bir araya getirerek çok disiplinli takımlarda çalışabilme becerisini kazandırıyoruz. İkincisi ise öğrencilerin mühendislik tasarımlarında doğayla dost teknolojiler geliştirmelerini ve sürdürülebilir biyo-çözümler üretmelerini özendiriyoruz.

Bu durumla öğrenciler karmaşık mühendislik problemlerine bütünsel bakış açısı ve bütünleşik yaklaşım geliştirebiliyorlar.

‘Öğrencilerin merakı ve sorusuyla ortaya çıktı’

Bağımsız gözlem yapabilen, problem belirleyebilen ve çözüm üretebilen mühendisler yetiştirmek hedefliyoruz diyen Prof. Çetin ise projenin, öğrencilerin merakı ve soruyu ortaya koymalarıyla ortaya çıktığını anlatıyor:

İki farklı programdan öğrencilerin birlikte çalışması da projenin önemli bir unsuru. Aslında gerek Enerji Sistemleri Mühendisliği gerekse Genetik ve Biyomühendislik programları doğaları gereği disiplinlerarası alanlar. Bu proje ile bu çok disiplinliliğin daha da genişletilmiş çok güzel bir örneği oluştu. Her iki programdaki danışmanlar olarak, bizim de kendi araştırmalarımızda deneysel çalışmalar yapmamız öğrencilerimize deneysel metodoloji hakkında geniş bir bilgi aktarımını sağladı.

Türkiyeli çocuklar ‘hayat memnuniyetinde’ son sırada

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu‘na (UNICEF) bağlı Innocenti Araştırma Merkezi tarafından, 41 ülkede yapılan çocukların hayatlarından memnuniyetinin araştırıldığı çalışmada, Türkiye son sırada çıktı.
 
“Etki alanları-Zengin ülkelerde çocukların refahını ne şekillendiriyor?” başlıklı çalışma, Avrupa Birliği (AB) ile Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ülkeleri arasında yapıldı. Araştırmada, çocukların bedensel ve ruhsal sağlıkları, eğitim durumları ve toplumsal koşullara ilişkin ülkelerden alınan resmi veriler değerlendirildi.
 
DW Türkçe‘nin aktardığına göre, genel olarak çocukların bedensel ve ruhsal sağlıkları ile yetenekleri açısından yapılan değerlendirmede, çocukların en iyi durumda bulunduğu ülkelerin Hollanda, Danimarka ve Norveç olduğu saptandı. Türkiye, değerlendirmede kullanılan bazı göstergelere dair veri bulunmaması nedeniyle bu listeye dahil edilmedi.

15 yaşındaki çocukların yüzde 47’si memnuniyetsiz

15 yaşındaki çocukların hayatından memnuniyeti açısından yapılan değerlendirmede ise Türkiye son sırada yer aldı. Araştırmada, Türkiye’de bu yaştaki çocukların sadece yüzde 53’ünün hayatlarından memnun olduğu belirtildi. Türkiye’yi yüzde 62 ile Japonya ve yüzde 64 ile Birleşik Krallık izledi.
 
Hayatlarından memnun olan çocukların oranının en yüksek olduğu ülke ise yüzde 90 ile Hollanda oldu. Meksika yüzde 86 ile ikinci, Romanya da yüzde 85 ile üçüncü sırada yer aldı. Genel olarak bakıldığında, çocukların üçte ikiden azının hayatlarından memnun olduğu belirlendi.
Deutschland Symbolbild Teenager

Hollanda’da 15 yaşındaki gençlerin yüzde 90’ı hayatından memnun.

Çocuk ölüm oranları tablosunda da Türkiye alt sıralarda

5 ile 14 yaş arasındaki çocuklar arasında ölüm oranları açısından yapılan incelemede de Türkiye, listenin alt sıralarında yer aldı. Meksika yüzde 2,47 ile çocuklar arasında ölüm oranının en yüksek olduğu ülke oldu. Bu konuda sondan ikinci olan Türkiye’de ise bu oran yüzde 1,96 olarak belirlendi. Ölüm oranının düşük olduğu ülkeler ise yüzde 0,36 ile Lüksemburg, yüzde 0,50 ile Danimarka ve yüzde 0,60 ile Finlandiya.

Her üç çocuktan biri aşırı kilolu

5 ile 19 yaş arasındaki çocuk ve gençler arasındaki aşırı kilo sorunu da araştırma kapsamına alındı. Sonuçlarda, genel olarak çocuk ve gençler arasında aşırı kilo sorununun arttığı ve 41 ülkede her üç çocuktan birinde aşırı kilo veya obezite sorunu bulunduğu belirtildi. ABD‘de aşırı kilolu çocukların oranı yüzde 42 olarak belirlenirken, bu sorunun dünyada en az görüldüğü ülke yüzde 14 ile Japonya oldu. Türkiye’de ise çocukların yüzde 30’unda aşırı kilo ve obezite sorunu görülüyor.

Litvanya, çocuk intiharlarında ön sırada

15 ile 19 yaş arasındaki kız ve erkekler arasında intihar oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 18,2 ile Litvanya oldu. Bunu yüzde 14,9 ile Yeni Zelanda ve yüzde 13,9 ile Estonya izledi. Araştırmaya göre, Türkiye çocuk ve gençler arasında intihar oranının düşük olduğu ülkeler arasında yer aldı. Buna göre, çocuk ve gençler arasında intihar oranının yüzde 2,4 olduğu Türkiye ise listede sondan beşinci sırada bulunuyor.

Okuma ve hesap yapma becerisi

Araştırmaya göre, AB ve OECD ülkelerinde 15 yaşındaki çocukların yüzde yaklaşık yüzde 40’ı temel okuma ve hesap yapma becerilerine sahip değil.  Buna göre, Bulgaristan, Romanya ve Şili sıralamanın en altında yer alırken, okuma ve hesap yapma yeteneği açısından çocukların en iyi durumda bulunduğu ülkeler Estonya, İrlanda ve Finlandiya oldu.

Araştırmayı yürüten UNICEF Innocenti Direktörü Gunilla Olsson, “Esasen yeterli kaynaklara sahip, dünyanın birçok zengin ülkesi çocuklara iyi bir çocukluk imkanı sunmakta başarısız kalıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Küresel koronavirüs salgını nedeniyle okulların kapatılması ve sosyal kısıtlamalar gibi önlemler yüzünden çocuk ve gençler üzerindeki yükün arttığına işaret eden Ollsson, “COVID-19 salgını sırasında çocuklara ve ailelere verilen destek kaygı verici düzeyde yetersiz oldu” dedi. UNICEF ayrıca, salgın yüzünden birçok ülkede yaşanan ekonomik krizin çocuklar arasında yoksulluğu artırmaması konusunda uyarıda bulundu.

Covering Climate Now ağında biz de varız!

Dünya çapında 50 ülkeden 450’ye yakın medya kuruluşunun yer aldığı Covering Climate Now ağında Yeşil Gazete olarak biz de yerimizi aldık.

Covering Climate Now, zamanımızın tanımlayıcı hikayesi olan iklim krizine haberlerde daha iyi ve daha fazla yer vermek amacıyla oluşturulan küresel bir gazetecilik girişimi.

Bu dayanışma ağı, Nisan 2019’da Columbia Journalism Review ve The Nation isimli yayın organları tarafından The Guardian ortaklığıyla birlikte kuruldu.

Yola birlikte devam ediyoruz

Biz de iklim ve ekolojik krizler hakkında insanları bilgilendirmek, çözüm fırsatları hakkında yapıcı ve faydalı tartışma ortamları yaratmak için çıktığımız yola bu kez diğer medya kuruluşlarıyla birlikte dayanışma içinde devam ediyoruz.

Küresel haber ağına dahil olarak Türkiye’deki gelişmeleri dünyada, dünyadaki gelişmeleri ise burada anlatmak için sorumluluk alıyoruz. Siz de bizi takip etmeye devam ederek dünyada olanları yakından takip edebilir ve çevrenizle paylaşarak küresel bir krize karşı başlayan küresel harekete dahil olabilirsiniz.

 

Binali Yıldırım koronavirüse yakalandığını açıkladı

Eski Başbakan Binali Yıldırım, eşi Semiha Yıldırım ile yaptırdıkları koronavirüs testlerinin pozitif çıktığını duyurdu.
 
Yıldırım sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Vücut kırgınlığı nedeniyle bu sabah Semiha Hanım ile birlikte Ankara Şehir Hastanesi’ne başvurduk. Yapılan tetkikler sonucu Covid-19 testimizin sonucu pozitif çıkmıştır” dedi.
 
Durumlarının iyi olduğunu, herhangi bir olumsuzluk olmadığını kaydeden eski Başbakan, “Doktorlarımız, süreci evde geçirmemizi uygun gördüler. Vatandaşlarımızdan TMM kuralına riayet etmelerini özellikle istirham ediyoruz. Dua eder, dua bekleriz” ifadelerini kullandı. 
 

Haber, sabah saatlerinde kimi medya organlarında duyurulmuş ancak Binali Yıldırım’ın danışmanı koronavirüs iddiasını yalanlamıştı.

 

Tohuma yüzde 20 zam yapıldı

Tarım ve Orman Bakanlığı, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) 2020 tohum satış fiyatlarını açıkladı. Açıklanan fiyatlara göre, tohumlara 2019’a göre ortalama yüzde 20 zam yapıldı.

Geçen yıl tonu 2 bin 100 lira olan makarnalık buğday tohumluk fiyatı 2020’de 2 bin 500 liraya çıkarıldı. Ekmeklik buğday tohumluğunun tonu 1900 liraydı, 2 bin 300 lira oldu. Tarım Dünyası’nın aktardığına göre, arpa tohumluğunun tonu 1700 liradan 2 bin liraya yükseldi. Tritikale ve yulaf tohumluğunun tonu da 1750 liradan 2 bin 100 liraya çıkarıldı.

81 ilde yarın koronavirüs denetimi yapılacak

 
 
 

Taksiler de denetlenecek

Bu denetimlerin; konaklama tesisleri, alışveriş merkezleri, pazar yerleri, sosyete pazarları, lokanta, kafe, restoran, kahvehane, kıraathane, çay bahçesi, düğün ve nikâh yapılan yerler, berber/kuaför/güzellik merkezleri, internet kafe/salon ve elektronik oyun yerleri, şehir içi ve şehirlerarası toplu ulaşım araçları, otogarlar, ticari taksiler, taksi durakları, park/piknik alanları, lunapark/tematik parklar ve bilumum yaşam alanlarını (plajlar, cadde ve sokaklar vb.) kapsayacak şekilde planlanacak. 

Denetim ekipleri her bir iş kolu ya da mekânın uzmanlık bilgisi göz önünde bulundurularak ilgili kamu kurum ve kuruluşları (kolluk, yerel yönetimler, il/ilçe müdürlükleri vb.), köy/mahalle muhtarları ile meslek odalarının temsilcilerinden oluşacak şekilde belirlenecek.

Bilinçlendirmeye yönelik faaliyetler 

Denetimlerde vatandaşların kalabalıklar halinde bir araya gelebildikleri etkinlik (nikâh merasimi şeklindeki düğün, nikâh, cenaze, taziye vb.) ve yerlerde (plajlar, cadde ve sokaklar, park alanları vb.) temizlik, maske ve fiziki mesafe kurallarına uyulup uyulmadığına özellikle dikkat edilecek. Denetim faaliyetlerinin etkinliği ve görünürlüğü en üst seviyede tutulacak. Denetimler sırasında vatandaşlara yönelik rehberlik edici ve bilinçlendirmeye yönelik faaliyetlere ağırlık verilecek.

Kurallara uymayanlara ceza

Hemen giderilebilir nitelikte anlık uygulamalardan kaynaklı süreklilik taşımayan aykırılıklar için birinci ihlalde uyarı, ikinci ihlalde idari para cezası, işyeri, ticari taksi ve toplu ulaşım araçları için üçüncü ihlalde 1 gün, dördüncü ihlalde 3 gün şeklinde faaliyet durdurma cezası teklifleri mülki idare amirine iletilecek.

Halk sağlığı açısından ciddi anlamda risk oluşturan ve süreklilik oluşturan ya da kurallara/önlemlere aykırı davranışlarda ısrar edenler  için ise İl/İlçe Umumi Hıfzıssıhha Kurullarınca belirlenecek cezalar mülki idare amirlerince uygulanacak.

 

 

İzmir’de faytonlara alternatif olarak Bisitaksi geliyor

İzmir‘de fosil yakıt kullanımına karşı hazırlanan ve yasaklanan atlı faytonlara alternatif olması amacıyla geliştirilen üç tekerlekli bisikletlerin yer aldığı ‘Bisitaksi’ projesi, alternatif yolculuk hizmetine başlıyor.

Proje, bisiklet kullanımı konusundaki farkındalığın artırılması adına faaliyet gösteren Bisikletliler Hizmet ve Dayanışma Kooperatifi (BİSİKOOP), Birleşmiş Milletler Küresel Çevre Fonu (GEF) Küçük Destek Programı (SGP) bünyesinde yürütülen ‘Cities on Bike’ projesi kapsamında gerçekleştirildi.

Önü elektrik destekli bisiklet arkası fayton

Projeyle tasarlanan üç tekerlekli bisiklet taksiler, yakın zamanda belirli güzergahlarda yola çıkacak. Önü elektrik destekli bisiklet, arkası ise faytona benzeyen altı Bisitaksi, öncelikle Karşıyaka, Mavişehir ve Konak‘ta hizmet verecek.

Fotoğraf: Melis Karakuzu/ DHA

Bir tur ücreti 30 TL olacak olan araçlar, kaldırılan faytonlara alternatif oluşturacak. Özellikle deniz kenarında keyifli, ferah ve çevreci bir gezinti sunacak olan ‘bisitaksiler’, test sürüşlerinde şimdiden İzmirliler tarafından ilgi gördü. Özellikle gençlerin ilgisini çeken proje, çevreye de herhangi bir zarar vermiyor.

‘Amacımız fosil yakıtlara alternatif oluşturmak’

BİSİKOOP Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çelikörs, DHA’ya yaptığı açıklamada Bisitaksi’nin dünya çapında örnek olarak gösterilen üç projeden biri olduğunu söyledi. Çelikörs “Amacımız fosil yakıt tüketimini azaltmak ve bunu farklı ulaşım araçlarıyla göstermek. Aynı zamanda, ‘Bisikargo’ önerimiz de var. Şu an test sürüşlerimiz yapılıyor” dedi.

Vatandaşların da büyük ilgi gösterdiğini belirten Çelikörs “İzmirliler eğlenceli ve rahat buluyor. Araçların kliması mı, bisiklet taksinin ferahlığı mı diye sorduğumuzda bunu tercih ediyorlar. Test sürüşleri bittikten sonra ve altyapısı tamamlandıktan sonra sayı olarak da artırıp, İzmir’in çeşitli noktalarında hizmete açacağız” dedi.

 

Animals Lebanon, patlamada kaybolan hayvanları ailelerine kavuşturuyor

Lübnan‘da hayvan hakları için çalışan ve hayvanları kurtarma faaliyeti yürüten Animals Lebanon adlı sivil toplum örgütü, geçen Ağustos’ta Beyrut’ta yaşanan patlamadan bu yana 100’den fazla hayvanı ailesine kavuşturduğunu duyurdu. Geçtiğimiz günlerde bu buluşmalarla ilgili Instagram üzerinden bir video paylaşan örgüt, paylaşımına şöyle yazdı:

Geçtiğimiz hafta yaşananların ardından, hepimizin biraz morale ihtiyacı olduğunu düşündük ve patlamanın ardından gerçekleşen, yürek ısıtan bazı buluşma anlarını derledik.

https://www.instagram.com/p/CEgu0DPlsnU/?utm_source=ig_web_copy_link

‘İhtiyaç sahipleri bize ulaşsın’

Örgütün yaptığı açıklamaya göre ekipler patlamadan yalnızca iki saat sonra arama kurtarma çalışmalarına başladı. 540’ın üzerinde yardım talebi aldıklarını söyleyen ekibin arama kurtarma çalışmalarına 331’den fazla gönüllü eşlik etti.

Bu çerçevede toplam 216 hayvana veteriner hizmeti verildi, 110 kayıp hayvan ailesiyle buluşturuldu, 61 hayvan ise evlat edinilmeyi bekliyor. Örgütün sosyal medya hesabı, “kavuşma videolarının” yanında bunlara yönelik paylaşımlar da yapıyor.

Patlamadan etkilenen hayvanların ailelerine mama ve ilaç yardımı yapmayı sürdüreceklerini açıklayan örgüt, hayvanları zor durumda olan ya da onlara bakmakta zorluk çeken ailelerin, ihtiyaç halinde kendilerine e posta yoluyla ulaşmalarını söylüyor:

4 Ağustos’ta Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta, Beyrut Limanı yakınlarında yaşanan patlamada 190 kişi hayatını kaybetmiş binlerce kişi yaralanmıştı.

Kadınlardan Doğu Akdeniz için ortak çağrı: Şiddetsiz çözüm istiyoruz

Türkiye, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum ve Kuzey Kıbrıs Türk kesimlerinden kadınlar, son dönemde uluslararası bir krize dönen Doğu Akdeniz‘de yaşanan gerginliklerle ilgili ortak bir açıklama yaparak şiddetsiz çözüm çağrısında bulundu.

WINPEACE (Barış İçin Kadın Girişimi) tarafından yapılan açıklamada “Doğu Akdeniz’de son dönemdeki gelişmelerden derin bir endişe duyuyoruz. Tüm ilgili hükümetlerin gözü kara açıklamaları ve girişimleri ülkelerimizi savaşın eşiğine getirmiş bulunuyor” denildi. Açıklamanın devamı ise şu şekilde:

Son yirmi üç yıldır kadınlarımız ve gençlerimiz arasında anlayış ve yakınlaşmayı geliştirmek için çalışıyoruz. Ortak yaşam alanlarımızın herhangi bir kıyısında Akdeniz’deki hidrokarbon gazının bir zerresi için çocuğunun yaşamını fedaya hazır tek bir kadın bile var mıdır? Hiç sanmıyoruz.

‘Diyalog başlatılsın’

Bu nedenle ülkelerimiz hükümetlerine günlük düşmanca açıklamalarına son vermeleri ve Akdeniz’in altında gizli tüm zenginlikleri paylaşmak amacıyla derhal bir diyalog başlatmaları çağrısında bulunuyoruz. Ancak bu yolla Akdeniz’in onun mavi sularını kan kırmızısına boyamaktan kaçınabiliriz. Ülkelerimiz dayanışma ve güven içinde işbirliği yapmalı. Ancak o zaman toplumlarımızın da yararlanacağı, yaratıcı bir çözüme, “kazan-kazan” durumuna ulaşabiliriz.

‘Fosil yakıtları azaltın’

Ayrıca dünya çapında bir ekonomik kriz döneminde, savaş girişimlerinde kullanılacak kaynaklara, halklarımızın temel ihtiyaçlarını karşılamak için büyük gereksinim olduğunu vurgulamak isteriz. Covid-19 salgını hem kadınlarla erkekler arasında mevcut eşitsizliği, hem de toplumsal eşitsizliği daha da derinleştirmiştir. Hükümetlerin tüm çabalarını pandemiyle ve bu toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle mücadeleye yoğunlaştırmaları gerektiğine inanıyoruz.

Bu arada, tüm gezegeni tehdit eden iklim değişikliğinin ana sebebi olduğu bilim insanlarınca kanıtlanan fosil yakıtlar için bu kavgayı ironik bulduğumuzu belirtmeliyiz. Hükümetlerimizi enerjilerini bu tür yakıtların tüketimini azaltarak, yenilenebilir enerji kaynaklarını artırmaya yönlendirmeye çağırıyoruz.

WINPEACE hakkında

Kardak çatışmaları sırasında Margarita Papandreu ve Zeynep Oral önderliğinde Türkiye ve Yunanistan’da kadın ve barış konularında çalışan sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri tarafından oluşturulmuş bir iletişim ağı.

Sorunları şiddet dışı yollarla çözümleme yolunda barış eğitiminden, sanatsal dayanışmaya, kadın kooperatiflerinden, gençlik seminerlerine çeşitli etkinlikler düzenliyor.

Oluşumun ismi İngilizce ‘Barış için Kadın Girişimi’ sözcüklerinin ilk harflerinden oluşuyor ve “Barışı Kazan” anlamına geliyor.