Ana Sayfa Blog Sayfa 1625

ABB açıkladı: Ankara’da geçen yıla göre barajlardaki doluluk 50 milyon metreküp daha az

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), barajların doluluk oranının geçen yılın aynı dönemine göre, 50 milyon metreküp daha az olduğunu açıkladı.

ABB, 28 Şubat 2021 itibariyle de kente su sağlayan yeni barajdaki kullanılabilir su miktarının 145 milyon metreküp olduğunu kaydetti.

Çamlıdere’de aktif doluluk oranı 95 milyon metreküp

Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürü (ASKİ) Erdoğan Öztürk, bilinçli su tüketiminin önemine dikkat çekerken, kentin en büyük barajı olan Çamlıdere’de normal koşullarda aktif doluluk oranının 1 milyar 70 milyon metreküp civarında olduğunu belirtti:

Normal koşullarda bu barajımızdaki aktif doluluk hacmimiz 1 milyar 70 milyon metreküp kadar. Ancak, şu an baktığımızda Çamlıdere’de sadece 95 milyon metreküp aktif doluluk hacmimiz var.

Baraj rezervuarına baktığımızda geçmişte Çamlıdere Barajı yaklaşık 20 metre daha üst kottayken, geldiği durumu rahatlıkla görmemiz mümkün. Suyun yaladığı yerler, boşa çıkan yerler, oluşan küçük adacıklar barajdaki suyun ne kadar azaldığını gösterir durumda.”

‘Suyun her damlası çok kıymetli’

Erdoğan Öztürk, son zamanlarda kentte meydana gelen kar yağışının barajlara 4-5 günlük su artışı sağladığına dikkat çekti ve şunları söyledi:

Ankara geneli için konuşmamız gerekirse içme suyu arıtma tesislerimize giden aktif kullanılabilir suyumuz geçen yıl 195 milyon metreküp iken, bugün yaklaşık 145 milyon metreküp kadar.

Bu tablonun yarattığı sonuçlar ile ilgili halkımızı bilinçlendirmek adına gerek sivil toplum kuruluşları gerek kent konseyi, meslek odaları ve muhtarlarımızla vatandaşlarımızı bilinçlendirmek için çalışıyoruz. Suyun her damlası çok kıymetli. Vatandaşlarımızın bu uyarılarımızı dikkate almalarını özellikle rica ediyorum. Barajlardaki suyumuz şu anki mevcut durumunu bir süre daha koruyacak gibi görünüyor.”

ABD ham petrol fiyatları kritik seviyeyi gördü

ABD ham petrol fiyatları, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ toplantısından nisan ayı boyunca üretimi sabit tutma kararının çıkmasıyla hızlı bir yükselişe geçti.

Kararın ardından fiyatlar varil başına 65 doları gördü.  Batı Teksas Petrolü, perşembe günü yüzde 4 yükselerek nisan ayından sonraki en iyi kapanışını gerçekleştirirken Asya işlemlerinde de yüzde 1 civarında yükseliş kaydetti.

Suudi Arabistan üretim kesintisine devam edecek

Suudi Arabistan ise gönüllü olarak uyguladığı 1 milyon varil üretim kesintisini devam ettireceğini söyledi. Suudi Arabistan Enerji Bakanı Abdulaziz bin Selman, toplantı sonrasındaki röportajda, temkinli hareket etmenin petrol piyasaları için çok önemli olduğunu vurgulamıştı.

Bloomberg’in aktardığına göre Selman “İnsanlara ihtiyatlı ol, ihtiyatlı ol diye baskı uygulayamazsınız, bu şekilde ihtiyatlı olunması gerektiğini gösteremezsiniz. Bu nedenle Suudi Arabistan olarak nisan için de gönüllü olarak günlük 1 milyon varillik ek kesinti uygulama kararı aldık.” diye konuştu.

ABD ham petrol fiyatları varil başına 65 dolara kadar yükseldi.
ABD ham petrol fiyatları varil başına 65 dolara kadar yükseldi.

‘Petrol talebinin toparlanması için önemli’

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak da küresel ekonomideki temel eğilimleri dikkatle izlemeye devam ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:

Temkinli bir iyimserlikle, durumun yavaş yavaş iyileşmeye başladığını söyleyebiliriz. Bugün gördüğümüz canlanma belirtilerinin küresel ekonominin ve nihayetinde petrol talebinin toparlanması için temel oluşturacağını umuyoruz. Gelecekteki büyüme için temeli şimdiden atıyoruz ve 2021 yılı bu yolda çok önemli hale gelecek.”

Fiyatlarda son durum

Nisan vadeli Batı Teksas Petrolü, Nymex piyasasında, gün içerisinde 65 doları gördükten sonra hafif gerileyerek TSİ 11.21’de 64,66 dolar civarında işlem görmeye başladı.

Mayıs vadeli Brent petrol, perşembe günü yüzde 4,2 yükseldikten sonra yüzde 1 daha yükseliş kaydederek varil başına 67,49 dolara yükseldi.

İmamoğlu: Bakanlık, Osmanlı mirası yapıyı yıkıyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kasımpaşa ilçesindeki Divanhane’nin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yıkıldığını duyurdu.

İBB, yapının kurtulması için yıkıma gerekçe olan yol güzergahını değiştirmişti. Koruma Kurulu’na itirazda bulunarak kararın iptalini istemişti. Kurul, İBB’nin yazdığı iptal yazısını reddederek projenin devamı yönünde karar vermişti.

‘Yol geçmemesine rağmen Bakanlık ısrarcı’

Bakanlık hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıklayan İmamoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden fotoğraflar eşliğinde yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

Yol geçmeyecek ama Bakanlık ısrarla Osmanlı mirası yapıyı yıkıyor, tüm ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunacağız. Ulaştırma Bakanlığı yol bahanesiyle Kasımpaşa’daki Divanhane’yi yıkmaya başlamıştı, UTK kararıyla artık yol geçmeyecek ama Ecdad Mirasını yıkmada ısrarcı.”

Otomobil satışları yüzde 34,1 arttı

Türkiye otomobil pazarında yılın ilk iki ayında elektrikli otomobillerin satışlardan aldığı pay yüzde 0,2, hibrit otomobillerin payı yüzde 8,7, otogazlı otomobil satışlarının payı da yüzde 7,9 oldu.

Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) verilerinden derlenen bilgilere göre, Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2021 Ocak-Şubat döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 37,4 büyüyerek 102 bin 232 adet olarak belirlendi.

Otomobil satışları arttı

Otomobil satışları, 2021 yılı iki aylık döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 34,1 artarak 80 bin 107 adet olurken, hafif ticari araç pazarı da yüzde 51 büyüyerek 22 bin 125 adede ulaştı.

AA’nın aktardığına göre 2021 şubat sonu itibarıyla otomobil pazarı motor tipine göre, benzinli otomobil satışları, 47 bin 386 adetle yüzde 68,1 pay aldı.

Dizel otomobil satışları 21 bin 946 adetle yüzde 27,4 paya sahip olurken, otogazlı otomobil satışlarının payı da 3 bin 658 adetle yüzde 7,9 olarak belirlendi.

Fotoğraf: AA

Dizel satışları azaldı

Benzinli otomobil satışları şubat sonunda geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 68,1 ve otogazlı otomobil satışları yüzde 7,9 artarken, dizel otomobil satışları yüzde 15,5 geriledi.

Geçen yılın şubat ayı sonu itibarıyla 28 bin 184 adet benzinli, 25 bin 960 adet dizel ve 3 bin 390 adet de otogazlı otomobil satışı gerçekleştirilmişti.

Almanya’da sadece perakende sektöründe her yıl 500 bin ton gıda çöpe atılıyor

Almanya‘da Johann Heinrich von Thünen Enstitüsü tarafından yapılan ve alanında ilk olmaz özelliği taşıyan bir araştırmaya göre, ülkede perakende sektöründe yılda 500 bin ton gıdanın çöpe atıldığını ortaya koydu.

Araştırma, 13 şirketle yakın işbirliği içinde yapılırken, süpermarket zincirleri, indirim marketleri ve hipermarketlerle birlikte kişisel bakım marketleri, fırın, kasap, haftalık pazarlar, benzin istasyonları ve internet alışveriş şirketleri gibi perakendeciler de incelendi.

Sonuçlar şaşırtıcı

Yapılan araştırmaya göre; süpermarket, indirimli marketler ve hipermarketlerde yılda 290 bin, diğer perakendecilerde de 210 bin ton gıda çöpe atıldı.

Johann Heinrich von Thünen Enstitüsü’nün proje yöneticisi Thomas Schmidt, 2015’te yapılan eski araştırmayı hatırlatarak, o araştırmada sadece süpermarket, indirim marketleri ve hipermarketlerin incelendiğini; yeni araştırmanın daha net veriler ortaya koyduğunu belirtti.

En çok ciro kaybı fırıncılık sektöründe

Gıda atıklarının ciroda en büyük kayba yol açtığı sektör, yüzde 6’lık kayba uğrayan fırınlar oldu. Fırınları, yüzde 4,3 ile manavlar izledi.

Dondurulmuş gıda, içecek ve kuru gıda sektörlerinde de atıkların yol açtığı ciro kaybı oranı 0,3 olarak belirlendi.

En büyük pay özel hanelere ait

2015 yılı verilerine göre, çöpe atılan gıda maddelerinde en büyük pay yüzde 52’lik oranla özel hanelere ait.

Fakat, özel hanelerde çöpe atıldığı varsayılan gıdaların, ne kadarının gerçekten çöpe gittiği, ne kadarının bağışlandığı, ne kadarının hayvan maması gibi başka şekillere dönüştürülüp kullanıldığına dair bir bilgi bulunmuyor.

Uzmanlar, atık gıdaların yaklaşık yüzde 30’unun bağış olarak verildiğini düşünüyor.

Almanya hükümeti, gıdada israfı azaltmak için, 2019 yılında bir eylem planı açıklamış ve yılda çöpe atılan 11-13 milyon tonluk gıda miktarını 2030’a kadar yarıya düşürmeyi planladıklarını açıklamıştı.

İzmir Seferihisar’da bal ormanı oluşturuldu

İzmir Seferihisar’ın Kavakdere Baraj Gölü çevresine 42 bin fidan ekilerek bal ormanı oluşturuldu. Yaklaşık dört kilometrelik kıyı şeridine yapılan dikimde bal üretiminin kolaylıkla gerçekleştirilebilmesini sağlayacak fidanlar tercih edildi.

Orman Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülen projede önce alan dozerlerle dikime hazır hale getirildi. Daha sonra da lavanta, kekik, adaçayı, biberiye, akasya gibi fidanlar dikildi.

Bal ormanı için önce alan dozerlerle düzleştirildi.

‘Arıcılık faaliyetlerine başlanacak’

Seferihisar yerel gazetesi Yeni Haber’in aktardığına göre bal ormanlarının uygulanmasındaki ekibin çok sıkı çalıştığını söyleyen İzmir Orman Bölge Müdürü Zafer Derince şu ifadeleri kullandı:

Bal ormanlarının kurulması ile bozuk alanların miktarı azaltıldı. Bitki örtüsünün artmasıyla da toprak, erozyon başta olmak üzere diğer çevre felaketlerine karşı korunmuş oluyor. Ayrıca bal arılarının yapacağı tozlaşma sayesinde biyolojik çeşitlilik de korunuyor. Yöre halkına, gelir kaynağı oluşturan bal ormanları, ülke ekonomisine de katkı sağlıyor. Kurulan bal ormanlarıyla orman köylüleri, tekrar arıcılık faaliyetlerine başlayacak. Bu sayede bal üretiminde önemli artışlar sağlanıyor.”

Hakim gelmedi, Hrant Dink cinayeti karar duruşması 26 Mart’a ertelendi

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in, 14 yıl önce öldürülmesine ilişkin 6’sı tutuklu 13’ü firari 76 sanığın yargılandığı dava, karara bağlanmak üzere 26 Mart’a ertelendi.
 
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, mahkeme başkanı Akın Gürlek, heyetten Ferhat Şahin’in ameliyat olduğunu, atanan diğer hakimin dosyayı bilmediği için görevi kabul etmediği, bu nedenle kararın 26 Mart Cuma gününe ertelendiğini açıkladı. Gürlek, 10 Şubat’taki duruşmada bugün kararın açıklanacağını duyurmuştu.
 
Duruşma öncesi Hrant’ın Arkadaşları adına adliye önünde  basın açıklamasını okuyan Bülent Aydın şunları söyledi: 
 

Hrant Dink, hedef haline getirilerek, sonra asılsız davalardan yargılanarak mahkum edilerek, tehdit edilerek ve peş peşe işleyen organize bir sürecin sonunda adeta tetikçilerin önüne atılarak, öldürülmesi mümkün kılınarak, önceden bütün ayrıntılarıyla bilinen hazırlık sürecinden sonra öldürüldü.

Maalesef cinayet öncesi sürece ilişkin büyük eksiklikler var. O aşamaya ilişkin hiçbir sanık bu davada yargılanmadı. Yine Hrant Dink ailesinin avukatlarının ısrarlı hukuk çabalarına rağmen, bu cinayetle ilgili çok sayıda kamu görevlisi hakkında soruşturma açılmadı. İhlal davası Anayasa Mahkemesinde görüldü ve ‘Önce mahkeme aşamasının sona ermesi gerekir.’ gibi tartışılacak bir kararla reddedildi, önümüzdeki aşamalarda bu davanın farklı dönemleriyle biz yeniden yüz yüze olacağız.”

Ne olmuştu? 

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nce yapılan yargılamada 14 Aralık 2020 tarihinde duruşma savcısı, 68 sayfalık esas hakkındaki mütalaasını dava dosyasına sunmuştu. Fethullah Gülen’in aralarında bulunduğu 13 firari sanığın dosyalarının ayrılmasını talep eden savcılık, 11 sanığın üzerine atılı suçlardan beraatini; dava sürecinde hayatını kaybeden bir sanığın hakkındaki davanın düşürülmesini ve 51 sanığın cezalandırılmasını istemişti.
 
Savcılık mütalaasında, dönemin İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer’in, ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘silahlı terör örgütüne üye olma’, ‘resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ ve ‘görevi kötüye kullanmak’ suçlarından 18 yıl 3 aydan 31 yıla kadar hapse mahkum edilmesini istedi.
 
Eski İstihbarat Daire Başkanı sanık Ramazan Akyürek’in aynı suçlardan ağırlaştırılmış müebbet ve 21 yıl 6 aydan 40 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep edilen mütalaada, sanık gazeteci Ercan Gün’ün,  5 yıldan 10 yıla kadar, dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı sanık Ali Öz’ün müebbet ve 10 yıldan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve tutuklanmasını talep edildi. 

Almanya Federal Hükümeti, LGBTİ İçerme Stratejisi’ni kabul etti

Almanya Federal Hükümeti, dış politika ve kalkınma işbirliğine lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve interseks kişilerin dahil edilmesini teşvik etmek için LGBTİ İçerme Stratejisi‘ni kabul etti.

Söz konusu strateji Federal Dışişleri Bakanlığı, Federal Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Bakanlığı ile sivil toplum işbirliğinde hazırlandı.

Ne amaçlıyor?

Amacı ise LGBTİ kişilerin insan haklarını korumak ve cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli ayrımcılıkla mücadele etmek için yerel, bölgesel, bölgeler üstü veya uluslararası düzeyde çalışan sivil toplum kuruluşlarını güçlendirmek olarak belirtildi.

LGBTİ İçerme Stratejisi, LGBTİ kişilerin insan haklarının dış politika ve kalkınma iş birliğinde tutarlı bir şekilde dikkate alınacağını belirtiyor. Ayrıca, sivil toplumun temel taleplerini, örneğin LGBTİ konularının insan hakları bağlamına yerleştirilmesi veya küçüklerin savunmasızlığına özel vurgu yapılması gibi konuları ele alıyor.

LGBTİ İçerme Stratejisi kabul edildi.
LGBTİ İçerme Stratejisi kabul edildi.

‘Kimseyi geride bırakmamak için’

KaosGL’nin aktardığına göre Dışişleri Bakanlığı, internet sitesi üzerinden çalışmayı şöyle duyurdu:

LGBTİ İçerme Stratejisi, Federal Hükümetin Irkçılığa Karşı Ulusal Eylem Planında verdiği sözü uyguluyor ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine – özellikle de 2030 Gündeminin temel vaadi olan “kimseyi geride bırakmamak” hedefine- ulaşmaya yönelik bir katkıdır. Uluslararası insan hakları diyaloğu kapsamında, Federal Hükümet, LGBTİ kişilerin insan haklarının güvence altına alınmasında öncü bir rol oynuyor.”

HDP’li Gergerlioğlu, onaylanan hapis cezasını AYM’ye taşıdı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili ve Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Ömer Faruk Gergerlioğlu, hakkında verilen hapis cezasının Yargıtay tarafından onanmasına karşı avukatı Kerem Altıparmak aracılığıyla Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu. 
 
Gergerlioğlu’nun sosyal medya hesabında paylaştığı tweetin, Kürt sorunun barışçıl bir şekilde çözümüne yönelik çağrı niteliğinde olduğu belirtilen dilekçede, “Türkiye kamuoyunu yakından ilgilendiren siyasi bir mesele hakkında görüş ve düşüncesini açıklamış ve barış talebini tekrarlamıştır. Başvurucunun eylemi siyasi konularda ifade özgürlüğünün kullanılması niteliğindedir” denildi.

AİHM ve AYM kararlarına atıf

Dilekçede, “İfade özgürlüğüne yönelik bir müdahale olup olmadığı, müdahalenin öngörülebilir bir yasal dayanağı bulunup bulunmadığı, müdahalenin meşru bir sebebe dayanıp dayanmadığı, demokratik toplumda zorunlu olup olmadığı ve müdahalenin ölçülülüğünün” konularında detaylı bilgilendirme yapıldı. Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve AYM kararlarına atıfta bulunuldu.

‘Fezleke siyasi amaçlıdır’

Dilekçenin sonuç kısmında şu ifadeler yer aldı:
 
Başvurucu bir milletvekili ve insan hakları savunucusu olarak, parlamento içinde ve dışında adam kaçırma, çıplak arama, işkence vb. ağır insan hakları ihlallerini dile getirmesi nedeniyle iktidarın hedefi haline gelmiştir. Başvurucunun hakkındaki ceza kararının bu ortamda hukukun bütün ilkelerinin yok sayılarak onanmasının siyasi bir amaç taşıdığı açıktır.
 
Özellikle son günlerde HDP’li vekillere yönelik siyasi amaçlı fezlekelerin düzenlendiği, milletvekilliklerinin düşürülerek ara seçim yapılacağı iddialarının gündemde olduğu bir ortamda bu kararın verilmesi, kararın siyasi amaçla verildiğini göstermektedir. Bu nedenle başvurucunun ifade ve siyasi faaliyette bulunma haklarına siyasi amaçla müdahale edilmek suretiyle Anayasanın 14. maddesi, 26 ve 67. maddeleriyle bağlantılı olarak ihlal edilmiştir.”

Ne olmuştu?

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu hakkında, sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle 2017 yılında Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Sosyal medya paylaşımları suçlama konusu yapılan Gergerlioğlu’nun, T24’te 20 Ağustos 2016’da yayınlanan ve PKK’nin bir açıklamasına yer verilen “Devlet adım atarsa barış 1 ayda gelir” başlıklı haberi paylaşması suçlama konusu yapıldı.
 
Gergerlioğlu hakkında 21 Şubat 2018 tarihinde 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi. “Örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla verilen 2 yıl 6 ay hapis cezası, 19 Şubat’ta Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından onandı.
 

Dünyanın en yaşlı albatros kuşu 70 yaşında 40’ıncı yavrusunu doğurdu

Pasifik Okyanusu‘ndaki Midway Adası‘nda 70 yaşındaki dünyanın en yaşlı albatros kuşu Wisdom geçtiğimiz günlerde 40’ıncı yavrusunu dünyaya getirdi.

Wisdom, Kuzey Pasifik Okyanusu’nda, Hawaii takımadalarının kuzey-batısında bulunan ve uzun yıllar albatros kuşlarına ev sahipliği yapan Midway Adası’nda yaşıyor.

40’ıncı yavrusunu dünyaya getirmesinin ardından açıklama yapan ABD Yaban Hayatı Koruma Derneği yetkilileri, doğumun sağlıklı bir şekilde gerçekleştiğini ifade etti.

Fotoğraf: DHA

‘Kuş severlere ilham veriyor’

DHA’nın aktardığına göre yetkililer, adaya yumurtlamaya gelen Wisdom’la ilgili basına yaptıkları açıklamada, “Dönüşü sadece her yerdeki kuş severlere ilham vermekle kalmıyor, aynı zamanda bu zarif deniz kuşlarının gelecekte hayatta kalmak için ihtiyaç duydukları habitatları nasıl koruyabileceğimizi daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor” dedi.

Albatros türü kuşlar ilk kez 1893 yılında İngiliz zoolog ve banker Lionel Walter Rothschild tarafından bilimsel olarak keşfedilmişti.