Ana Sayfa Blog Sayfa 1620

Avrupa Adalet Mahkemesi: Birleşik Krallık NO2 sınır değerlerini ihlal ediyor

Avrupa Birliği’nin (AB) en üst düzey mahkemesi Birleşik Krallık’ın aralarında Londra, Glasgow ve Manchester’ın da bulunduğu 16 bölgede 2010 ile 2017 yılları arasında AB nitrojen dioksit sınırlarını ‘sistematik ve ısrarlı bir şekilde’ ihlal ettiğini açıkladı.

Birleşik Krallık geçtiğimiz yılın sonunda AB’den ayrıldı. Dolayısıyla Avrupa Adalet Mahkemesi’nin (ECJ) de kapsamı dışında kaldı. Ancak henüz AB üyesi iken başlatılan herhangi bir davda mahkemenin kararlarını uygulayacağını belirtmişti.

Bu karar, Brexit’in gerçekleşmesinden sonra Birleşik Krallık aleyhinde verilen ilk karar oldu.

‘Saatlik sınırlar da ihlal edildi’

Mahkeme, Londra’nın NO2 için saatlik sınırları da ihlal ettiğini ve İngiltere’nin kirlilik sınırlarının ihlallerini olabildiğince kısa tutmak için önlemler almadığını söyledi.

Buna ek olarak mahkeme, Londra’nın nitrojen dioksit için saatlik sınırları da ihlal ettiğini ve Birleşik Krallık’ın kirlilik sınırlarını olabildiğince kısa tutmak için önlem almadığına hükmetti.

Kararda ülkeye nitrojen dioksit kirliliğini AB sınırlarının altına düşürme talimatı verildi. Aksi taktirde mali cezalar için yasal işlem başlatılacak.

Fotoğraf: Shutterstock

Temel sebebi ulaşım

Birleşik Krallık Çevre Bakanlığı’ndan bir sözcü Reuters’a verdiği demeçte ECJ kararını değerlendirdiklerini söyledi. Sözcü açıklamasında “Ulusal düzeyde hava kilriliği 2010’dan beri önemli ölçüde azaldı. Şimdi AB dışındayız ama 5,30 milyar dolarlık hava kalitesi planımızı sunmaya devam ediyoruz” dedi.

Nitrojen dioksit emisyonlarının temel kaynağı ulaşım. Yani kentsel alanlar bu kirlilikten daha fazla etkileniyor. Hava kirliliğine maruz kalmak diyabet, akciğer hastalığı ve kansere yol açabiliyor.

Kirliliği azaltmak ve iklim hedeflerini karşılamak amacıyla Birleşik Krallık, 2030’dan itibaren yeni benzinli ve dizel otomobil ve kamyonet satışını yasaklamayı taahhüt etti.

Fethiye’de bahçe duvarlarına jiletli tel yasaklandı, darısı diğer belediyelere…

Muğla Fethiye Belediye Meclisi’nin Mart ayı olağan toplantısında hayvanseverleri ve aktivistleri sevindirecek örnek bir karar alındı. Özer Olgun Fethiye Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Belediye Meclisi aylık olağan toplantısında, halk arasında “jiletli tel” olarak bilinen tel üzerine kesici saç parçalarının eklenmesiyle elde edilen tel çitlerin kullanımı yasaklandı.

Belediye Meclisi kararında “özellikle bahçe ve bahçe duvarlarında kullanılan bu tür çit uygulamalarının kedi, kuş gibi hayvanların yaralanmalarına yol açtığı, ayrıca estetik bir görünümden de uzak olduğu için bahçe ve bahçe duvarlarında kullanımına bundan böyle izin verilmeyeceği” belirtildi.

İlçe sakini Semih Kılınç, belediyenin kararı nedeniyle mutlu olduklarını belirterek, “Söz konusu jiletli tel kedi, köpek, kuş, sincap gibi küçük hayvanlar ve hatta çocuklarımız için de inanılmaz zararlı oluyordu. Belediye Meclisi’nin attığı bu adım, Türkiye’ye örnek olacak bir karar. Bu kararı destekliyoruz” dedi.

Oybirliğiyle kabul edildi

Fethiye Belediyesi Başkan Yardımcısı Sabri Oğuz Bolelli yaptığı açıklamada şunları söyledi: 

“Fethiye Belediyesi olarak hayvan hakları konusunda ciddi duyarlılık gösteren bir yönetim anlayışındayız. Gerek pandemi döneminde hayvanların yaşamlarını iyileştirmek, gerek bakım merkezini daha uygun koşullara getirmek için hayvansever vatandaşlarımızla birlikte yoğun çabayla çalışmalarımızı devam ettiriyoruz.

Fethiye’deki hayvansever vatandaşlarımızdan bir talep geldi. Yöremizde jiletli tel olarak tabir edilen, bahçeleri korumak için kullanılan tellerin özellikle doğadaki hayvanlara, kuşlara, kedilere, köpeklere ve o bölgedeki çocuklara zarar verdiğine dair şikayette bulunuldu. Biz de bunu Meclis gündemimize taşıdık. Bu tarz jiletli tellerin bahçe çevirmelerinde ve çit üstlerinde kullanılması, Belediye Meclis üyelerimizin tümünün onayıyla yasaklandı.  Hayvanlarla ilgili yapılabilecek ne varsa, Fethiye Belediyesi olarak her türlü desteğe hazırız” 

Fethiye Belediyesi Başkan Yardımcısı Sabri Oğuz Bolelli.

Yapılanlar sökülecek

Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca da göreve geldiklerinden bu yana, özellikle pandemi koşullarından olumsuz etkilenmemeleri için sokak hayvanları konusuna özel bir önem verdiklerini söyledi. Fethiye’de yaşayan Türk ve İngiliz hayvanseverler ile koordineli bir şekilde son 1 yılda 145 ton kedi ve köpek maması dağıttıklarını, Belediye’nin hayvan bakımevinde ciddi bir iyileştirme gerçekleştirdiklerini anlatan  Karaca 7/24 hizmet veren bir hayvan ambulansını hizmete soktuklarını da hatırlattı. 

Jiletli tel uygulamasının hem kent estetiği açısından kötü örnek olduğuna hem de hayvanların sakatlanmalarına, yaralanmalarına ve ölümlerine neden olduğunu hatırlatan Karaca” Vicdani, insani, kanuni ve dini bakımdan bunun savunulacak bir tarafı yok. Fethiye’de bundan böyle bu uygulamaya izin vermeyeceğiz. Bugüne kadar yapılan jiletli telleri söktüreceğiz” diye konuştu. 

2002 yılından bu yana yağmur ormanlarının yüzde 34’ü yok oldu

Kâr amacı gütmeyen Norveç Yağmur Ormanları Vakfı tarafından yapılan bir analize göre dünya genelindeki ormansızlaşma nedeniyle tropikal yağmur ormanlarının yüzde 34’ü yok oldu.

Araştırmaya göre yüzde 30’a yakın kısmı ise zarar gördü ve yangınlara karşı daha savunmasız hale geldi. Raporda bu yıkımın yarısından fazlasının 2002 yılında bu yana Güney Amerika’daki Amazonlar’da yaşandığı belirtildi.

Çalışmanın yazarlarından yağmur ormanları araştırmacısı Anders Krogh, yağmur ormanlarının yok edilmesinin iklim değişikliğine hız kazandırdığını ve bunun da kalan yağmur ormanlarının yaşamını daha da tehlikeye soktuğunu ifade etti.

‘Korkunç bir döngü’

Krogh bu durumu “Korkunç bir döngü” olarak tanımladı. 2002 ve 2019 yılları arasında kaybedilen yağmur ormanı arazisinin Fransa’nın yüzölçümünden daha büyük bir alana denk geldiği belirtiliyor.

Dünya Kaynakları Enstitüsü’nün başka bir raporuna göre ise 2019 yılındaki kayıp hızı son 20 yılın kayıp hızıyla eş değerde. Yani her altı saniyede bir futbol sahası büyüklüğünde arazi yok oluyor.

Fotoğraf: Shutterstock

Bolsonaro’dan beri daha da kötüleşti

Tarım ve hayvancılıkta yaşanan patlama çiftçileri ve arazi vurguncularını soya fasulyesi ve sığır yetiştirmek için arazileri yakmaya yönlendirdiği için Brezilya Amazon’u son yıllarda yoğun baskı altında.

Bu eğilim, Devlet Başkanı Jair Bolsonaro‘nun göreve geldiği ve çevre uygulamalarını zayıflatmaya başladığı 2019’dan beri daha da kötüleşti.

Çalışmada yer almaya Amazon Çevre Araştırma Enstitüsü‘nden coğrafyacı Ane Alencar, “Yeni rapor Brezilya’nın ormana bakması gerekliliğini pekiştiriyor. Brezilya, dünyadaki en büyük tropikal orman yığınına sahip ve aynı zamanda en çok kaybın yaşandığı yer” ifadelerini kullandı.

İkinci sırada Güneydoğu Asya adaları yer alıyor

2002 yılından bu yana orman tahribatının en fazla olduğu diğer bölge ise çoğunluğu Endonezya’ya ait olan Güneydoğu Asya adalarında yaşanıyor. Buradaki ormanların birçoğu palmiye ağaçları ekimi için temizleniyor.

Üçüncü sırada ise Afrika yer alıyor. Özellikle Kongo Nehri havzasında geleneksel ve ticari çiftçilik ve tomrukçuluk için ağaçlar büyük ölçeklerde kesiliyor.

 

RSF kadın gazeteciler raporu: Kadınlar hem mesleğin getirdiği tehlikelerle hem cinsiyetçilikle mücadele ediyor

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF), 112 ülkede gazetecilikte cinsiyetçiliğin boyutlarını araştırdı.

Raporda, kadın gazetecilerin mesleklerini yaptıkları sırada çeşitli şekillerde cinsiyetçi davranışlara maruz bırakıldığı belirtildi.

Kadın gazetecilere yönelik tacizin genellikle internet ortamında, gazetecilik faaliyetinde bulunduğu yerlerde veya çalıştığı kurumun içinde yaşandığı belirtildi.

RSF tarafından hazırlanan raporda, kadın gazetecilerin hem gazetecilik mesleğinin getirdiği tehlikelerle hem de cinsiyetçi şiddetle mücadele etmek zorunda oldukları kaydedildi.

Kadın gazeteciler çoğunlukla internet üzerinden tehdit ediliyor

RSF tarafın rapor için yapılan anketin sonuçlarına göre, kadın gazetecilerin yüzde 73’ü çoğunlukla internet üzerinden tehdit ediliyor.

Buna örnek ise, Hindistan‘da araştırmacı gazeteci olarak görev yapan Rana Ayyub‘un her gün tecavüz ve ölüm tehditleri alması gösterildi. İnternette, Ayyub’a ait olduğu iddia edilen sahte bir pornografik video da paylaşılmıştı.

Brezilyalı kadın gazeteciler fiziksel temastan şikayetçi

Brezilyalı kadın gazeteciler, futbol fanlarının kendilerine sarılması, öpmesi gibi istemedikleri fiziksel temaslara maruz bırakılıp taciz edildiklerini söyledi.

RSF’nin sözcülerin Katja Gloger ise, Hindistan ve Pakistan‘da kadın gazetecilerin sosyal medyada kendilerini ifade ettiklerinde bir nefret dalgasıyla karşılacaklarını hesaba katmak zorunda kaldıklarını, bunun yanında hayatlarının dahi tehlikeye girdiğinin altını çizdi.

Kadın hakları, siyaset, sporda uzmanlaşmak tacizi artırıyor

Rapor, kadın hakları, siyaset ve sporda uzmanlaşmış kadın gazetecilerin daha fazla tacizle karşılaştıklarını ortaya koydu.

Suudi Arabistanlı kadın gazeteci Nouf Abdülaziz el Yeravi, ülkesinde erkeklerin kadınların üzerindeki vesayetini açık bir şekilde eleştirdiği için tutuklanmış; elektroşokla işkenceye uğramış ve cinsel istismara maruz bırakılmıştı.

MeToo hareketi daha fazla olayı gün yüzüne çıkardı

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü tarafından hazırlanan raporda, #MeToo hareketinin de daha fazla olayı ortaya çıkardığının altı çizildi.

Danimarkalı televizyon moderatörü Sofie Linde, bir gala gecesinde Kamu Yayıncılık Konseyi‘nden üst düzey bir yetkilinin kendisine oral seks yapması karşılığında hızlı bir terfi alacağı teklifini ifşa etmişti.

Ülkede, Linde’ye destek için başlatılan imza kampanyasına medya dünyasında çalışan bin 600’den fazla kadın destek vermişti.

ABD’den yeni koronavirüs kılavuzu: Aşılanmış kişiler maskesiz bir araya gelebilecek

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC), tamamen aşılanmış kişilerin hangi kurallara tabi olması gerektiğine dair bir kılavuz yayımladı. Buna göre, iki doz aşı olmuş kişiler diğer aşılanmış kişilerle ve bazı aşılanmamış kişilerle görüşebilir. Merkez, vatandaşların aşılarının son dozunu da aldıktan iki hafta sonra virüsten korunmaya başlandıklarını açıkladı.

ABD’de şimdiye kadar 30 milyondan fazla kişi tamamen aşılandı.

Sağlık yetkililerinin Beyaz Saray Koronavirüs Görev Gücü brifinginde açıkladığı yeni güvenlik kurallarına göre, tamamen aşılanmış Amerikalılar şunları yapabilir:

  • Tamamen aşılanmış diğer insanlarla iç mekanlarda maskesiz veya sosyal mesafesiz görüşme
  • Hastalık riski düşük olan tek bir haneden aşılanmamış insanlarla kapalı mekanda buluşma
  • Belirtiler görülmediği sürece Covid-19’a maruz kaldığında test veya karantinadan kaçınma

Nüfusun yüzde 90’ı aşılanmış değil

Kıdemli danışman Andy Slavitt gazetecilere verdiği demeçte, “Covid-19’un ötesinde dünyanın nasıl bir yer olacağını anlatmaya başladık. Daha fazla insan aşılandıkça… yapılabilecek aktivitelerin listesi büyümeye devam edecek” dedi.

Aşı olanların, topluluk içerisinde maske takmak ve sosyal mesafeye uygun davranmak ile kalabalıklardan ve seyahatlerden kaçınmak gibi diğer temel güvenlik önlemlerini almaları gerekiyor. Kılavuz ayrıca aşılanmamış ve yüksek risk grubunda olan kişilerle temasta maske takma ve sosyal mesafe kuralına uygun davranma çağrısında bulunuyor.

 “Nüfusun % 90’ından fazlası halen aşılanmış olmadığını söyleyen CDC Direktörü Dr. Rochelle Walensky de  “Sorumluluğumuz, günde 60.000 yeni vaka görüldüğü düşünüldüğünde, savunmasız olanları koruduğumuzdan emin olmaktır” dedi.  Halk

uzmanı Dr. Leana Wen ise, Associated Press‘e yeni kılavuzu “fazla ihtiyatlı” şeklinde değerlendirdi. CDC’nin “açılımı aşı ile ilişkilendirerek büyük bir fırsatı kaçırdığını” söyleyen Dr. Wen, “Böylesine sınırlı bir kılavuzla ortaya çıkarak, devleti ve ulusal politikayı etkileme penceresini kaçırıyorlar” dedi.

29 milyondan fazla vaka, 525 bin ölüm

ABD pandemi süresince toplamda 29 milyondan fazla vaka ve 525 bin ölüm bildirdi.

Ülkede günlük aşılama sayısında ise son zamanlarda artış görüldü.  CDC verilerine göre, şu ana kadar yapılan 90 milyonun üzerinde aşı ile yaklaşık 31 milyondan fazla Amerikalı aşılandı.

Üçüncü aşı olan Johnson & Johnson‘ın tek doz aşısının kullanım onayı alması da sayıların artmasına yardımcı oldu.

Varlık Fonu’nun yeni Genel Müdürü Salim Arda Ermut

Türkiye’nin en büyük 20 kamu kuruluşunu bünyesinde barındıran Varlık Fonu‘nun üst yönetiminde değişikliğe gidildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Zafer Sönmez görevinden alınarak, yerine Salim Arda Ermut atandı.

Yönetim Kurulu Üyeliği ve Genel Müdürlük görevine atanan Ermut, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanlığını yürütüyordu. Eylül 2018’de Varlık Fonu Yönetim Kurulu Üyeliği’ne atanan Ermut, bu görevinden 2020 Kasım ayında ayrılmıştı. Haziran 2019’da Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Üyesi olarak atanan Ermut, THY İcra Kurulu’ndaki üç üyeden biri. 

Varlık Fonu

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki Varlık Fonu yönetiminde şu isimler yer alıyor: Erişah Arıcan, Hüseyin Aydın, Rifat Hisarcıklıoğlu, Fuat Tosyalı, Burak Dağlıoğlu ve Zafer Sönmez.

250  milyar dolarlık bilançosuyla, en büyük holdinglerin 4-5 katı büyüklüğündeki fonun başındaki isim olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı  denetleyen de yine Cumhurbaşkanı’na bağlı Devlet Denetleme Kurulu. Fonun borcu kamu borcu olmamasına karşın borçlarının teminatı kamu şirketleri. .

2016 yılında kurulan Varlık Fonu’nun sekiz  sektörden 20 şirket, iki lisans ve taşınmazlardan oluşan varlık portföyü de şöyle: 

Ziraat Bankası, HalkBank, Vakıfbank, Borsa İstanbul, Türkiye Sigorta, Türkiye Hayat Emeklilik, Platform AŞ, Botaş, Türkiye Petrolleri, TVF Enerji, TVF Rafineri ve Petrokimya, Türk Hava Yolları, PTT, İzmir Alsancak Limanı, Türkiye Denizcilik İşletmeleri, Eti Maden, TVF Maden, Nakit Karşılığı Şans Oyunları Lisansı, At Yarışı Düzenleme ve Bahis Kabul Etme Lisansı, Türksat, Türk Telekom (yüze 5 hisse). Turkcell’in kontrolü de Varlık Fonu’nda.

 

İşten çıkarma yasağı iki ay uzatıldı

Koronavirüs salgını nedeniyle işten çıkarma yasağı, 17 Mart’tan itibaren iki ay daha uzatıldı. Karar, Resmi Gazete‘nin bugünkü sayısında yayımlandı.

İş Kanunu‘na 16 Nisan 2020 tarihinde eklenen geçici madde ile iş veya hizmet sözleşmelerinin, ‘ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller’, iş veya hizmet sözleşmelerinde sürenin sona ermesi, iş yerinin faaliyetinin sona ermesi, işin sona ermesi halleri dışında, 3 ay süreyle işveren tarafından feshedilmesi yasaklanmıştı. Ayrıca geçici maddede işverene, çalışanlarını üç aylığına ücretsiz izne ayırmasına ilişkin düzenlemeye de yer verilmişti.

Cumhurbaşkanı Kararı ile söz konusu düzenlemelerin süresi, 17 Mart’tan itibaren iki ay daha uzatıldı.

Ücretsiz izine dair düzenleme yok

Ancak, yasağa rağmen özellikle hizmet sektöründe çalışan onbinlerce işçi, ücretsiz izin verilerek işinden olmuş durumda. Kanunda bu duruma yönelik bir düzenleme yapılmadı. Bu kişilere İşsizlik Sigortası Fonu’ndan İŞKUR tarafından yapılan nakdi ücret desteği ise günlük  47,70 TL .  

Sendikaların kısa çalışma ve işsizlik ödeneği uygulamasının da uzatılması talebine ise henüz bir yanıt yok. 

[8 Mart] Gülnur Aksop: İstanbul Sözleşmesi’nin tek bir maddesinden bile vazgeçmeyeceğiz 

Yeşil Gazete olarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü haftasında her gün bir kadınla 8 Mart’ı ve kadın gündemini konuştuğumuz serimizin ikinci bölümünün konuğu Deniz Yıldızı Kadın Dayanışma Derneği ve Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) gönüllüsü Gülnur Aksop‘tu.

Aksop ile Türkiye’deki kadınların gündemini ve kadınları nelerin beklediğini konuştuk.

Kadınların hem sıkıntılı hem de umutlarını koruduklarına dikkat çeken Aksop, “Çünkü müthiş bir dayanışma içindeler. Dayanışma yaşatır diyoruz. O dayanışmayla da mücadeleyi sürdürüyoruz” dedi.

 

İstanbul Sözleşmesi‘nin önemine vurgu yapan Gülnur Aksop, “İstanbul Sözleşmesi’nin tek bir maddesinden bile vazgeçmeyeceğiz ” ifadelerini kullandı.

Gazeteci Levent Gültekin Halk Tv’nin önünde saldırıya uğradı

Gazeteci Levent Gültekin, meslektaşı Murat Sabuncu ile birlikte program yaptığı Halk Tv‘nin Bakırköy’deki binasının önünde kalabalık bir grubun saldırısına uğradı.

“İki Yorum” programına katılmak üzere gittiği kanalın hemen önünde, darp edilen Gültekin, saldırının ardından katıldığı Halk Tv’deki programda TV binasının önünde ara sokaklardan çıkan çok sayıda kişinin kendisine saldırdığını belirterek, “Sokaklarda eşkıyalık yapıyorlar, neymiş ülkeyi daha çok seviyorlarmış” dedi.

Güvenlik kamerası görüntülerini de TV yayınında paylaşan Gültekin, geçen hafta Necmettin Erbakan anmasına katılan liderleri eleştirdiği için sosyal medyadan da kendisine tepkiler geldiğini ve tehdit edildiğini açıkladı:

“Sosyal medyadan çok tehdit aldım. Üç kişi beş kişi değil. Bir partinin genel başkanı yardımcıları düzeyinde.  Bir iktidar ortağı partisinin genel başkanı yardımcıları kendilerine yöneltilen eleştirilerden dolayı sosyal medya üzerinden tehdit ediyorlar. Tehdidi de boş verelim küfür ediyorlar. Bana hakaret ediyorlar. ”

Kanala giderken takip edildiğini ve aynı anda sokak aralarından çıkan 20-25 kişilik bir grubun saldırısına uğradığını anlatan Gültekin,“Bir kişiye 25 kişi saldırmak ancak eşkıyalıktır. Bu kendilerine yakışacak en hafif bir tabir varsa eşkıyalık olarak tanımlarım ben onu”dedi .

Devlet izliyor

Gültekin ne gazetecilerin ne de siyasetçilerin can güvenliği olmadığını belirterek, “Burası mafya düzeni değil ki, bir hukuk düzeninin olması gerektiği, devletin olduğu bir ülke. “Devlet bu tür eşkıyalara bir disiplin vermek için vardır ama ne yazık ki izliyor devlet. Muhtemelen bunlar vazgeçmeyecekler, devam edecekler böyle.” 

AKP ve Cumhur İttifakı’ndaki ortağı MHP‘nin milliyetçilik diyerek Türkiye’yi böldüğünü söyleyen Levent Gültekin, “Bana saldıranlara kızmıyorum. Asıl problem önüne gelene vatan haini demeyi, önüne geleni dışlamayı, önüne geleni aşağılamayı siyaset zanneden koca koca yaşlardaki ilkokul düzeyi siyasetçilerdir. Siyaset zehir akıtıyor ülkeye. İnancımız, değerlerimiz, kimliğimiz üzerinden zehir akıtıyor” diye konuştu. 

Gültekin, daha sonra ardından Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne giderek kendisine saldıran kişiler hakkında şikayette bulundu. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından konuya ilişkin soruşturma başlatılırken, polis şüphelileri yakalamak için olay yeri çevresindeki güvenlik kamerası görüntülerini incelemeye aldı. 

[8 Mart] Binlerce kadın Sıraselviler’de buluştu: Hayatlarımıza sahip çıkıyoruz

Dün, İstanbul‘da binlerce kadın 19. Feminist Gece Yürüyüşü için Taksim Sıraselviler Caddesi‘nde buluştu.

Bir araya gelen kadınlar, “Yaşasın Kadın Dayanışması”, “Jin Jiyan Azadi”, “Asla Yalnız Yürümeyeceksin” sloganlarıyla attı.

Kadınlar, ellerinde “Ben yaşadıkça sen çıldır”, “İstanbul Sözleşmesi yaşatır”, “Yaşasın feminist mücadelemiz” gibi çok sayıda döviz taşıdı.

Eylemde, “Sokakta, gecede, işte, meydanda, ailede, şantiyede, adliye, grevde, sendikadan, sosyal medyada, sette, kampüste, evde feminist isyan her yerde” pankartı açıldı.

 

Polis, Feminist Gece Yürüyüşü sebebiyle dün öğle saatlerinden itibaren İstanbul Valiliği tarafından verilen karar doğrultusunda Taksim’e çıkan bütün sokakları bariyerlerle kapatmıştı. Metro Taksim istasyonu da, Valilik kararıyla saat 14.00’ten itibaren kapatıldı.

Kadınlar, Sıraselviler’de okunan basın açıklamasının ardından yolların kapatılması nedeniyle saat 19.00’dan itibaren de Karaköy’e yürüdü.

 

Cihangir’e yürümek isteyen bir grup kadın ise polis tarafından engellendi.

‘Hayatlarımıza sahip çıkıyoruz’

Kortejin farklı noktalarında aynı anda okunan basın açıklamasının bir bölümü şöyle:

Geçtiğimiz yıl coşkumuzla, isyanımızla, dayanışmamızla yan yana durduğumuz yürüyüşümüzden birkaç gün sonra pandemi hayatlarımızı birdenbire değiştirdi. Fiziki mesafelerimiz artarken eşitsizlikler olağanca hızıyla derinleşmeye, hepimizi bambaşka yerlerden vurmaya başladı.

Bizler ise umutsuzluğa kapıldıkça bu kalabalığı hatırladık. Dayanışmamızın gücü umudumuz oldu, feminist mücadelemiz ise direncimiz. Bizler patriyarkanın evde, işte, sokakta, her alanda her fırsatta, kimi zaman açıkça kimi zaman sinsice üstümüzde egemenlik kurma gayretini biliyoruz, tanıyoruz. Feminizm bize hayır deme, kendi hayatımıza, bedenimize ve emeğimize sahip çıkma gücü veriyor, aldığımız bu güçle her alanda isyan ediyor, mücadele yürütüyoruz. Hayatlarımıza sahip çıkıyoruz.”