Editörün SeçtikleriKazdağları GünlüğüManşetYerel

‘Kazdağları’nın toparlanması için en az 30 yıla ihtiyaç var’

Kanada merkezli Alamos Gold ve yerli iştiraki Doğu Biga Madencilik tarafından Kazdağları’nda yapılmak istenen altın madeni projesine karşı “Su ve Yaşam Nöbeti” başlatan çevrecilerin mücadelesi 425 günün ardından sonuç verdi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) yapılan bireysel başvuruya verilen yanıtta şirketin izin iptallerinin yapıldığı, iş makinelerinin tahliye edildiği ve bölgede rehabilitasyon için bütçe ve ödenek planlamasının başlatıldığı belirtildi.

‘Toparlanması en az 30 yıl sürer’

Ancak İstanbul Üniversitesi- Cerrahpaşa’daki Orman Fakültesi’nden Prof. Dr. Ünal Akkemik Yeşil Gazete’ye yaptığı açıklamada verilen zararın çok büyük olduğunu ve Kazdağları’nın toparlanması için en az 30 yıl gerektiğini söyledi.

Mücadele ile maden çalışmasının başlatılmamış olmasının oldukça önemli olduğuna dikkat çeken Akkemik, “Eğer maden sahası işletilmiş olsaydı iyileştirilmesi çok zor olurdu” dedi.

‘Bölgedeki türler kullanılmalı’

Rehabilitasyonun var olan bir şeyin iyileştirmesi anlamına geldiğini belirten Akkemik, “Orada var olan bir şey yok. 350 bin ağaçlık arazi dümdüz edilmiş durumda. O yüzden rehabilitasyon değil ağaçlandırma yapılabilir” ifadelerini kullandı.

Ağaçlandırma çalışması yapılırken de bölgede yaşayan türlerin kullanılması gerektiğini hatırlatan Akkemik, “Orman Bölge Müdürlüğü’nün önceliği bu olmalı” yorumunu paylaştı.

Normalde Orman Teşkilatı’nın çalışmalarında bunu ön plana aldığını söyleyen Prof. Dr. Akkemik, “Kazdağları şu anda çok göz önünde olan ve insanların ilgisinin üzerinde olduğu bir yer. Dolayısıyla ‘Bir an önce yapalım’ diyerek ellerinde olan bir sürü ağacı buraya getirirlerse sıkıntıya yol açar” dedi.

‘Planlama özenli yapılmalı’

Bu tip çalışmalarda etkilerin onlarca yıl sonra görüldüğünü belirten Akkemik, “Ağaçların ya da tohumların dikilmesiyle değil dikilen ağaçlar ilk tohumlarını verip kendi genini devam ettirme sürecini başlattığında gerçek anlamda bir ekosistem oluşmaya başlıyor” bilgisini paylaştı.

Dikim öncesi planlamanın oldukça özenli yapılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkemik, “Bir yıl yerine üç yılda dikilsin ama düzgün planlansın. Orman Bölge Müdürlüğü teknik anlamda iyi ve bunu yapabilir yeter ki siyasi değil profesyonel olarak yaklaşsınlar konuya” dedi.

‘Ekosistem bedeli hesaplanmalı’

Ağaçlandırma işlemlerinin ücretini de bölgede yıkımı gerçekleştiren Alamos Gold tarafından üstlenilmesinin gerektiğini belirten Ünal Akkemik, “Sadece fidanların ücretiyle de kalmamalı. Ormancılık Ekonomisi alanında çalışan bilim insanları tarafından ekosistem değerinin hesaplanması gerekiyor. Sonuçta orada bir ekosistem tahrip oldu ve bunun 30, 40 yıllık bir bedeli var” yorumunu paylaştı.