Ana Sayfa Blog Sayfa 1321

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Taliban yöneticilerinin yaptığı ılımlı açıklamaları memnuniyetle karşılıyoruz

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kanal 7, Ülke TV, 24 TV, TVNET ve TV 360 ortak canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda buldu.

Taliban hakkında konuşan Erdoğan, “Taliban yöneticilerinin yaptığı itidalli ve ılımlı açıklamaları bizler de memnuniyetle karşılıyoruz” dedi.

Ekonomi hakkında da açıklamalarda bulunan Erdoğan, bütün sektörlerde istihdam artışı yaşandığını ve Türkiye ekonomisinin toparlanma sürecinin ardından bir atılım içerisine girdiğini ileri sürdü.

‘Her türlü iş birliğine hazırız’

Taliban’ın Türkiye’ye olan yaklaşımının daha dikkatli ve hassas olduğunu ileri süren Cumhurbaşkanı, Afganistan halkının huzuru ve Türkiye’nin çıkarlarının korunması için Taliban ile her türlü iş birliğine hazır olduklarını kaydetti:

Bazı ülkeler Afganistan’a tıpkı Suriye’de yaptıkları gibi sadece terör ve göç zaviyesinden bakıyor. Terör ve göç bize gelmezse sorun yok, diyorlar. Oysa terörü de göçü de var eden on yıllardır izlenen yanlış politikalardır. Bunlarla yüzleşmeden barış ve istikrara katkıda bulunmak mümkün değil.

Ülkelerimiz arasında 1 Mart 1921’de imzalanan ittifak anlaşmasında iki ülkenin kaderi ve saadeti birbirinindir ifadesi var. Yönetimde kim olursa olsun, iyi ve kötü gününde Afganistan’ın yanında yer almak hem ahdevefanın hem de kardeşliğimizin gereğidir.

İlgili kurumlarımız bir süredir Taliban’la irtibat halindeydiler. Biz de Taliban yöneticilerini kabul edebileceğimizi daha önce ifade etmiştik. Afgan halkının huzuru, ülkemizin çıkarlarının korunması noktasında her türlü iş birliğine hazırız. Taliban yöneticilerinin itidalli ve ılımlı açıklamaları memnuniyetle karşılıyoruz.

Özellikle Taliban’ın Türkiye’ye yaklaşımı köşeli değildir. Daha dikkatlidir ve bizimle olan ilişkilere yaklaşımı çok daha hassastır. Temenni ediyorum ki bundan sonra da aynı hassasiyet devam edecektir.”

‘Niyetimiz bakidir’

Kabil Havalimanı‘yla ilgili de açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı, amacın Amerika Birleşik Devletleri‘nin ülkeden çekilmesi sonrası havalimanının emniyetini sağlamak olduğunu kaydetti ve bu niyetin baki olduğunu ifade etti:

Biz bir NATO ülkesiyiz ve bu ülkenin istikrarı için elimizden gelen gayreti gösterdik. Hamid Karzai Havalimanı’nın güvenliğine katkı sunmanın yanı sıra ülkenin ayağa kalkınması için de çaba harcadık. Afganistan’a ciddi yatırımlar yaptık, bundan sonra yapacağımızın bazı alametleri de ortada. Afganistan’daki askerlerimiz hiçbir zaman muharip bir güç olarak görev yapmadı. Biz askerlerimiz orada asla yabancı bir güç olarak görmedik, kullanmadık.

Amerika’nın çekilmesi sonrasında amacımız havalimanının emniyetini temin ederek bu ülkenin güvenliğine katkı sağlamaktı. Bu niyetimiz bakidir. Türkiye’nin Afganistan’daki varlığı yeni yönetimin de uluslararasında işini kolaylaştıracaktır.

Libya’daki gibi ikili bir anlaşmayla bunu çözebiliriz. Bu, Taliban olabilir, daha önceki gibi mevcut yönetim olabilir. Bunlarla arkadaşlığımız var. Abdullah Abdullah bakidir, şu anda ülkesinden ayrılmış olan başkan yine bunlardan bir tanesidir. Şu anda farklı tarafta kalmış olan arkadaşlarımız da bunların içerisindedir, örneğin Burhaneddin Rabbani’nin oğlu gibi.”

Erdoğan ayrıca, “Ülkemizin sunduğu şartların önemli bir bölümü muhataplarımız tarafından kabullenilmeye de başlamıştı. Taliban’ın ülkede kontrolü sağlamasıyla önümüze yeni bir tablo çıktı. Planlarımızı ve görüşmelerimizi ona göre yapıyoruz” dedi.

‘BAE’nin çok ciddi yatırım hedefleri var’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri‘nin Türkiye için ciddi yatırım hedefleri olduğunu ve çok kısa zamanda bu yatırımların Türkiye’ye girebileceğinden bahsetti:

BAE Ulusal Güvenlik Danışmanı’yla da bir görüşmemiz oldu. BAE’nin Türkiye’ye yönelik yatırımlar noktasında ciddi bir görüşme yaptık. Bu görüşmede de hangi alanlarda ne gibi yatırımlar yapılabilir, bunları görüştük. Gerek Varlık Fonu başkanımı davet ettiğim gibi Yatırım Destek Fonu başkanımı da davet etmiştim. Öyle bir görüşme oldu ki hangi …ler üzerinden bir yatırım veya bir yol haritası belirleyelim, BAE de buna göre adımlarını atmış olsun dedik. Çok ciddi bir yatırım hedefleri, planları var. İnşallah çok kısa zamanda BAE ülkemizde ciddi yatırımlara girecek.

Devletler arasında gidiş gelişler hep olabilir. Burada da benzer bazı durumlar oldu. Şu an itibarıyla yaklaşık birkaç aydır bizim istihbarat örgütümüz başta olmak üzere Abu Dabi yönetimiyle bazı görüşmeler yaparak, bu görüşmelerle birlikte belli bir yere gelmiş bulunuyoruz. Bölgedeki bazı sıkıntıları, temenni ediyorum ki, aynı kültürün, inancın mensupları olarak gidermiş oluruz.”

Fotoğraf: AA

Düzensiz göç ile ilgili çalışmalar

Düzensiz göçle ilgili de açıklamalarda bulunan Erdoğan, sınırlardaki duvar çalışmalarının devam ettiğini söyledi:

Düzensiz göçle mücadele noktasında bu etkinliğin artırılması amacıyla yoğun bir çaba harcıyoruz. Sınır güvenliğimiz tahkim etmek için farklı önlemleri devreye aldık. İran sınırımızda 4 ilimiz var: Ağrı, Hakkari, Iğdır, Van. Bu sınırımızın tamamı duvarla örülecek. Ağrı ve Iğdır sınırındaki duvar çalışmalarını tamamladık. Hakkari’de yarısına geldik. Van’da da yoğun şekilde sürüyor çalışmalarımız. Şu an itibarıyla 157 kilometresi tamamlandı.

Sadece göç değil, teröre karşı da bunlar bizim için önemli bir bariyer. Bu duvarı oluşturan 3 metre yüksekliğindeki beton blokların üstünde 1 metre de dikenli tel bulunuyor. Tamamlanan duvar uzunluğu bundan sonra da çok hızlı şekilde artacak. Bunları ayrıca termal kameralarla da takip ediyoruz. 109 kilometrelik kısmı aydınlatma sistemiyle donatılmış durumda. 79 kilometre boyunca yerleştirdiğimiz kamera ve algılayıcı sistemlerle düzensiz göç hareketlerini sürekli izleyip anında müdahale ediyoruz.

Gözetleme kulelerimiz ileri teknolojik donanıma sahip. Kara gözetleme radarı, termal kamera, GPS alıcısı, lazer uzaklıkölçer gibi sistemleri de bünyesinde barındırıyor.”

Sosyal medyaya yönelik denetim konusuna da tekrar değinen Erdoğan, “Geleneksel medyada denetim görevini yerine getiren kurulumuz var. İnşallah Meclis’in açılmasıyla sosyal medyaya yönelik denetim konusunda gereken adımları atacağız. Sahada yürüttüğümüz mücadelenin kendini bilmez birilerinin yalanlarıyla baltalanmasına müsaade etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

‘Vatandaşlarımız eşya zararlarını karşılayacağız’

Batı Karadeniz’de yaşanan sel felaketi hakkında da konuşan Erdoğan, maddi kayıpların en kısa zamanda telafi edileceğini belirtti:

Vatandaşlarımız eşya zararlarını karşılayacağız. Evleri yıkılanlara yeni konutlar yapacağız. İşyeri ve araç zararlarının karşılanması için destek olacağız. Kaydırma köprü sistemi buraya getirilerek ırmaklar üzerinde kuruldu. İlk defa bu tür bir afette bu uygulamayı yaptık.
Biz ne zaman, hangi şartlarda bir ve beraber olacağız? Her zaman karalamak için bir şeyler mi bulmak, söylemek lazım? Yapılması gerektiği halde yapılmayan bir şey mi vardı da karalama kampanyası sürdürüyorlar? Antalya’da, Rize’de bunu gördük. Bu muhalefetin karalama dili bu ülkede ne zaman acaba yok olacak? Bunlar gerçekten çok üzücü. Onlar bunu yapsa da yapmasa da biz görevimizi yaptık, yapmaya devam ediyoruz, edeceğiz.”

‘Hatalarımız olmuş olabilir’

Orman yangınlarıyla ilgili de açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı, dünyanın diğer ülkelerinde yaşanan yangınları örnek verdi ve şunları söyledi:

Almanya’nın batısında geçen ay yaşanan sel felaketinde 186 kişi hayatını kaybetti. Temmuzda İtalya, İsviçre, Rusya, Bulgaristan, İran’da da sel baskınları meydana geldi. Son olarak Japonya’da da benzer olaylar yaşanıyor. Bütün bu seller dünyada zarara neden oldu. Yaşanılan çevreye uygun yapılaşmaya gitmemiz gerekiyor.
Geçmişteki iyi örneklerden, doğru mimariden faydalanarak yeni bir yapılaşma modeli geliştirmemiz gerekiyor.

Meteoroloji tahminlerde bulunuyor. Bu tahminler bazen isabet ediyor, bazen etmeyebiliyor. Birçok meteoroloji haberlerini zamanında alabiliyoruz diyebilirim. Buna karşı tedbirler noktasında da şu anda bakanlığımızın ve kurumlarımızın ciddi tedbirleri var.

Termik santralinde bazı ihmaller olmuş olsaydı orada çok büyük bir felaket yaşanabilirdi. Ama orada biz her türlü tedbiri aldık, her türlü çalışmayı yürüttük. Çevredeki vatandaşlarımızın bile destekleriyle santralden oradaki ağaçlardan arındırmayı temin ederek bu 2-3 santrali de yanmaktan, patlamaktan kurtararak oradaki enerji noktasında çalışmalarını durdurmadık ve devam ettirdik.

Hatalarımız olmuş olabilir, ‘Şunu yapmasaydık daha iyi olurdu’ diyebileceğimiz şeyler olabilir. Ama bazı şeyler insanoğlunun gücünün üstündedir.”

‘Bütün sektörlerde istihdam artışı yaşandı’

Cumhurbaşkanı, bütün sektörlerde istihdam artışı yaşandığını ileri sürdü ve Türkiye ekonomisinin toparlanma sürecinin ardından bir atılım içerisine girdiğini kaydetti:

Yatırım, istihdam, üretim, ihracat. Bu dört başlık bizim için çok önemli. Yatırım olursa, arkasından istihdam gelirse, arkasından üretim gelecek. Üretim olduktan sonra ihracatta uluslararası camiada siz de yerinizi alırsınız. Burada 2.5 puan rekor bir düşüşle yüzde 10,6’ya düştü. Bütün sektörlerde istihdam artışı yaşandı. Hizmet sektörünün istihdamı salgın öncesi seviyesine yaklaştı. Sanayi istihdamı yeniden 6 milyonu aşarak en yüksek seviyesine ulaştı. Salgın kaynaklı istihdam kaybının oldukça üzerinde istihdam artışı sağladık. Türkiye ekonomisi artık toparlanma sürecinin ardından bir atılım içerisine girmiştir.

Tüm dünyayı sarsan salgın döneminde ekonomimiz önemli bir sınav vermiştir. 2020’yi yüzde 1.8 büyümeyle kapattık, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 7 gibi büyük bir büyüme kaydettik. Yıl sonu büyüme beklentimiz orta vadeli programa göre yüzde 5,8’in oldukça üzerinde. İhracatta rekor üstüne rekor kırıyoruz. 210 milyar dolar duvarına yaklaştık. 2021 genelinde ihracatın bu rakamı da aşmasını bekliyoruz. Nisan 2012’den beri en yüksek seviyesine reel kesim güven endeksi çıkmış vaziyette.”

Taliban: Afganistan’da demokratik sistem olmayacak, şeriat uygulanacak

Afganistan’da yönetimi ele geçiren Taliban‘ın üst düzey liderlerinden Waheedullah Haşimi, “Ülkede hiçbir şekilde demokratik bir sistem olmayacak, bu tartışmaya açık değil” dedi.

 

Cumhurbaşkanlığı tercümanı, Mustafa Kemal Atatürk’ün adını anmaktan kaçındı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed ile ortak bir basın toplantısı düzenledi.

Bu toplantıyı eş zamanlı tercüme eden Cumhurbaşkanlığı tercümanı, Ahmed’in açıklamalarında geçen “Mustafa Kemal Atatürk” ismini söylemedi. Tercümanın bu tavrı, özellikle sosyal medyada birçok kişi tarafından eleştirildi.

Etiyopya başbakanının ifadeleri

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, açıklamalarının bir kısmında şu ifadeleri kullandı:

Büyük reformist ve karizmatik lider Mustafa Kemal Atatürk’ten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mevcut dönüşümcü liderliğine kadar Türkiye’nin ulus inşasında örnek olduğunu ve her yönden istikrarlı bir şekilde büyüdüğünü belirtmekten memnuniyet duyuyorum.”

Cumhurbaşkanlığı tercümanı ise, Mustafa Kemal Atatürk’ün adını söylemedi ve “Son derece büyük reformist olan ve karizmatik liderinden bu yana, mevcut liderliği çerçevesinde Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla, son derece önemli bir gelişmeyle, çok önemli bir ulus oluşturma ve sürekli her alanda büyümeyi gerçekleştirmiş bir ülke” şeklinde çevirdi.

Resmi Gazete’de yayımlandı: Rize’deki bazı sel bölgeleri için acele kamulaştırma kararı

Resmi Gazete‘nin bugünkü sayısında yer alan Cumhurbaşkanı kararlarına göre; Rize‘de meydana gelen sel ve heyelanlar gerekçe gösterilerek yeni konutların Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından yapılması için acele kamulaştırma kararı alındı.

Bu karara göre, Rize’nin merkez ilçeye bağlı Muradiye beldesi ile Çayeli ilçesine bağlı Büyükköy beldesi ve Yenipazar mahallesi sınırları içerisinde bulunan bazı taşınmazlar, bölgede meydana gelen sel ve heyelan sebep gösterilerek TOKİ tarafından acele kamulaştırılacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan kararda, şu ifadeler yer aldı:

Rize İli, Çayeli İlçesi, Büyükköy Beldesi sınırları içerisinde bulunan ve ekli harita ile listede sınır ve koordinatları gösterilen sahada yer alan özel mülkiyete konu taşınmazların, bölgede meydana gelen sel ve heyelan afeti nedeniyle ihtiyaç duyulan yapılaşmanın ivedilikle gerçekleştirilmesi amacıyla Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından acele kamulaştırılmasına, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27 nci maddesi gereğince karar verilmiştir.”

KESK’liler Ankara’ya yürüyor: Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerindeki teklifler yetersiz

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), memur ve memur emeklilerine yönelik toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin sürdüğü Ankara’ya iki koldan yürüyüş başlatarak Edirne ve Batman’dan Ankara’ya yürüyüşe geçti.

KESK, memurlar için yürütülen Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmelerinde hükümetin teklifini yetersiz buluyor.

Batman’daki yürüyüş

İkinci kol olan Batman’daki yürüyüş, Turgut Özal Bulvarı’nda bulunan Eğitim-Sen binası önünden başladı. KESK üyeleri, “İnsanca Bir Yaşam, Demokratik Grevli Toplu Sözleşme İçin Mücadeleyi Birlikte Büyütüyoruz” pankartıyla Atatürk Parkı’na yürüdü.

Yürüyüşte “Güvenceli İş, Güvenli Gelecek”, “Mülakat Değil Liyakat”, “KHK’lar İptal Edilsin” ve “İstanbul Sözleşmesi Uygulansın” yazılı dövizler taşınırken, “KHK’lar gidecek biz kalacağız”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Zam zulüm işkence işte AKP” sloganları da atıldı.

Yürüyüş, sloganlar atıldığı gerekçesiyle bir süre polis tarafından durduruldu. Emniyet yetkilileri yürüyüş için slogansız şekilde izni alındığı ve bu nedenle slogan atılmaması gerektiğini belirtse de yürüyüş alkış ve sloganlarla yeniden devam etti.

‘4688 sayılı yasa demokratik değil’

Atatürk Parkı’nda yapılan basın açıklamasında konuşan KESK Eş Genel Başkanı Şükran Yeşil Kablan, 4688 sayılı yasanın demokratik olmadığını ve kamu emekçilerinin iradesini yansıtmadığını vurguladı:

Gerçek bir toplu pazarlığa dayanmayan, oluşumundan kapsamının belirlenmesine kadar itiraz halinde devreye giren, hakem heyetinin yine hükümet tarafından belirlenmesine kadar emekçilere sadece özgürlüklerinin yok sayılması, hak taleplerinin önüne set çekilmesi olarak çıkan, grev hakkını yasaklayan bu sendika yasasını çöpe atmanı vakti çok gelmiştir.”

Öğleden sonra Diyarbakır’a ulaşan eylemciler, Diyarbakır Defterdarlık binası önünde de bir açıklama yaparak, yürüyüşlerine kararlılıkla devam edeceklerini kaydetti.

Edirne kolu da yürüyüşte

Edirne kolu da yürüyüşlerine sabah saatlerinde başladı. Edirne’de yapılan açıklamanın ardından yola çıkan KESK’liler, Tekirdağ‘ın Çorlu ilçesinde de bir açıklama yaptı. Yürüyüş, İstanbul üzerinden Ankara’ya sürecek.

Validebağ Korusu için üçüncü kez ‘yürütmeyi durdurma’ kararı

İstanbul Üsküdar’da bulunan Validebağ Korusu’nda Belediye’nin yapmak istediği proje planına üçüncü kez yürütmeyi durdurma kararı çıktı. “Rehabilitasyon projesi” adı altında geçen aylarda yapılan ihalenin yürütmesi İstanbul 6’ncı Bölge İdare Mahkemesi tarafından durduruldu.

İstanbul 6’ncı Bölge İdare Mahkemesi, daha önce de korunun millet bahçesi yapılmasını uygun bulan koruma kurullarına karşı 2018 yılında açılan davada ve  1/5000 Ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planı’nın (KANİP) iptali için açılan davalarda yürütmeyi durdurma kararı vermişti. Bu iki kazanımın ardından hukuk mücadelelerine de direnişlerine de devam eden Validebağ Gönüllüleri, yeni bir kazanım daha elde etti.

Kararda, hukuka aykırılığı ortaya konulan işlem nedeniyle, telafisi güç veya imkansız zararlar doğabileceğine” vurgu yapıldı; “Bu konuda yeniden bir karar verilinceye kadar Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı”nın yürütmesini durduruldu.

Gönüllüler: Mücadeleye devam

Sosyal medyadan açıklama yapan Validebağ Gönüllüleri Derneği  mücadeleye devam edileceğini vurguladı, “Demiştik hukuk kazanacak. Kazanan biz olacağız. Haklılığımız hukuken de üçüncü kez ispatlandı. İhalenin iptali için de mahkeme yürütmenin durdurulması kararı verdi” dedi.

Davanın avukatı Onur Cingil de “Burası birinci derece sit alanı ve üç tane yürütmenin durdurulması kararı var. Böyle bir durumda belediye ve koruma kurulu bu kararları talan projelerinden vazgeçip Validebağ Korusu’nu gerçekten koruyacak plan yapmalı” diye konuştu.

Neler yaşandı?

Validebağ Korusu Şubat 2020 tarihinde İBB’den alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Üsküdar Belediyesi‘ne tahsis edilmişti.

Belediye ise Validebağ Bakım ve Rehabilitasyon Projesi ile koruda bisiklet yolları, otopark, çocuk oyun alanı gibi yapıların inşa edileceğini duyurmuştu.

Üsküdar Belediyesi’nin proje yapımına 21 Haziran’da başlanacağını duyurması üzerine birinci derece doğal sit alanı olan korunun betonlaştırılmasına karşı çıkan halk nöbet başlatmıştı.

Validebağ Korusu için hazırlanan 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planları’na karşı açılan davada yürütmeyi durdurma kararı çıktı. Ancak halk proje tamamen iptal edilene kadar nöbetlerini sürdüreceklerini söylüyor.

Altunizade, Koşuyolu ve Acıbadem mahalleleri arasında bulunan Validebağ Korusu, Türkiye’nin 485 kuş türünden 130’una ve 400’ü aşkın kelebek türünden 31’ine, İstanbul’daki 2000 tür otsu bitkinin 200’üne ev sahipliği yapıyor. 1. Derece Doğal Sit Alanı olan koruda, 101 tür, bazıları anıt ağaç statüsündeki ağaç, ağaççık ve çalı bulunuyor.

Kaliforniya’daki orman yangını bir aydır söndürülemiyor: Alevler eyaletin kuzeyine doğru ilerliyor

Amerika Birleşik Devletleri‘nin (ABD) Kaliforniya eyaleti, bir ayı aşkın süredir devam eden yangınların etkisinde. Yangın, eyaletin kuzey kesimine doğru ilerlerken, yetkililer 50 bini aşkın eve elektrik verilemediğini kaydetti.

Eyaletin kuzeyinde çıkan ve Dixie adıyla anılan yangın, eyalet tarihinin en büyük 2’nci yangını olarak kayıtlara geçti.

Binlerce yapı tehdit altında

Yangın, 2 bin 434 kilometrekare alanda etkili oldu. Şimdiye kadar bin 100’den fazla yapının küle döndüğü, bunun 630’ununu da evlerin oluşturduğu açıklandı. 16 binden fazla yapı ise hala tehdit altında.

Yangın, Susanville kentinin 12 kilometre yakınına kadar ilerlerken, bölge halkına tahliye için hazır olmaları yönünde uyarılar yapıldı.

Eyaletin kuzeybatısındaki tarihi Greenville Kasabası tamamen küle döndü ve 180’den fazla yapı kullanılamaz hale geldi.

Eyalette elektrik kesintileri

Pacific Gas & Electric isimli elektrik şirketinin açıklamasına göre, yangının büyümesine karşı alınan önlemler kapsamında, Kaliforniya’nın kuzeyinde bulunan 18 yerleşim yerinde elektrikler kesildi.

Bu durumdan yaklaşık 51 bin hane etkilendi.

Gazeteci Brett Forrest, devam eden yangınla ilgili şu videoları paylaştı:

Taşköprü Yaylası çöp dağına döndü

Kırklareli, Edirne ve Tekirdağ’da dantel böceği istilası

Kırklareli, Tekirdağ ile Edirne‘yi yüksek sıcaklıklar ve yetersiz yağış nedeniyle dantel böcekleri sardı. Böceklerin popülasyonunda önemli bir artış olduğunu söyleyen Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu ormanların ilaçlanmasını gerektiğini söyledi.

Kırklareli Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölümü Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Yeliz Mercan ise dantel böceğinin anavatanının Kuzey Amerika olduğunu açıkladı. Böceğin, “Amerikan tahtakurusu” olarak da bilindiğini ifade eden Mercan, beş milimetreden daha küçük olan dantel böceklerinin yaprakların hücre içi sıvısını emerek beslendiklerini ve bitkilerin fotosentezini olumsuz etkilediklerini anlattı:

“Yaşam döngüsü 7-9 hafta sürer ve türüne göre kışı ergin ya da yumurta evresinde geçirebilir. Yumurtalarını yaprakların alt yüzeylerine bırakarak veya ağaçların gevşek kabuklarının altında ergin olarak kışlayabilir. Uzun süreli yüksek dantel böceği popülasyonları, yaprakların erken düşmesine, bitki büyüme hızında azalmaya veya meyve veriminde düşüşe neden olarak bitkilere zarar verebilir.”

Mercan, Avrupa ülkelerinde de yayılan bu böceklerin Türkiye‘de ilk kez 2003 yılında Bolu‘da görüldüğünü dile getirdi.

‘İklim değişikliğinin sonucu’

Dantel böceğinin en fazla meşe ağaçlarına zarar verdiklerini aktaran Mercan, şunları kaydetti:

“2020 yılında Istranca Dağları‘nda özellikle meşe ağaçlarını tehdit eden dantel böcekleri iyi uçucu olmamaları nedeniyle diğer bölgelere rüzgar veya antropojenik yollarla yayıldılar. Aynı yıl Edirne’de bölgesel olarak gözlenen dantel böcekleri, 2021 yazında Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli’ni istila etti.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü raporlarında 2021 yılı kış mevsimi, son 50 yılın en sıcak üçüncü mevsimi olarak kayıtlara geçti, Marmara Bölgesi’nde 2021 yılı temmuz ayı, uzun yıllar sıcaklık ortalaması 2 derece daha yüksek rapor edildi.

İklim değişikliği ve küresel ısınmanın sonucu olarak karşımıza çıkan yüksek sıcaklık ortalamaları ve yetersiz yağış nedeniyle gözlenen kuraklıklar bu böceklerin istilasını da artırmaktadır.”

Mercan, dantel böceğinin insanlar üzerinde herhangi bir sistemik sağlık etkisi olmamakla birlikte, ısırma ve temas bölgesinde tahriş veya kaşıntılar meydana getirdiğini sözlerine ekledi.

Belediye Başkanı: Kesin çözüm ilaçlama

Dantel böceklerinin şehri adeta istila ettiğini belirten Kırklareli Belediye Başkanı Kesimoğlu ise ilaçlama çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini kaydetti:

“Bu mücadelemizi sürdürürken hem profesyonel destek alıyoruz hem de en doğru bilgiden yararlanmaya çalışıyoruz. Halkımız rahat olsun, zor bir mücadele, rahatsızlıklarını biliyorum, bizim evimizde de var. Bu biraz da bizi aşan bir konu. Geçen yıllarda da ilimiz sığırcık istilasına uğramıştı. Burada da doğanın dengesini koruyarak ilaçlama çalışmalarımızı yapıyoruz. İnsan yoğunluğu olmadığı 05.00 saatlerinde ilaçlamaya başlıyoruz. İlacın dengesini ve dozunu tutturmamız lazım ki bir yeri kurtarırken diğer yeri bozmayalım. Bu böcekle mücadelenin kesin çözümünün ormanların ilaçlanmasından geçtiğine inanıyorum.”

17 Mayıs Derneği, 25 LGBTİ+ aktivistine ücretsiz bireysel psikolojik desteği verecek

17 Mayıs Derneği, Esenlik Programı kapsamında “LGBTİ+ Alanında Çalışan İnsan Hakları Savunucularının Güçlendirilmesi ve Desteklenmesi Projesi“nde bireysel destek başvuru sürecini başlattığını duyurdu.

Proje kapsamında, LGBTİ+ alanında çalışan insan hakları savunucusu 25 aktiviste ücretsiz bireysel psikolojik danışmanlık verilmesi öngörülüyor.

Başvurular, 27 Ağustos Cuma saat 18:00’e kadar yapılabiliyor.

Proje hakkında

17 Mayıs Derneği, LGBTİ+ Alanında Çalışan İnsan Hakları Savunucularının Güçlendirilmesi ve Desteklenmesi Projesi hakkında şu bilgileri verdi:

LGBTİ+ aktivistlerin ve kurumların esenlik halini arttırmaya yönelik tasarlanan programda, bireysel ve kurumsal destekler ile esenlik halinin arttırılması, aktivistlerin çalıştıkları kurumda esenlik konusunun öne çıkarılması, programın diğer faaliyetleri ile birlikte LGBTİ+ İnsan Hakları Savunucularının sistematik olarak maruz bırakıldığı ayrımcılığa ve şiddete karşı güçlendirilmesi hedeflenmektedir.

Başvuru süreci

Program kapsamında verilecek psikolojik destek ile ilgili süreç de şöyle anlatıldı:

Proje kapsamında ilk olarak 2021 yılı sonuna kadar, derneğimiz Psikolojik Destek Ağındaki bir psikolog tarafından, LGBTİ+ alanında çalışan insan hakları savunucusu 25 aktiviste ücretsiz olarak bireysel psikolojik danışmanlık (10-20 seans arası değişen) desteği sunulacaktır. Form aracılığıyla yapılacak başvurular, Esenlik Program Koordinatörü tarafından ihtiyaç ve etki analizi yapılarak değerlendirildikten sonra bir kısa liste oluşturulacaktır. Kısa listedeki kişiler ile görüşmeler yapılacak olup, süreç sonucunda başvuruculara olumlu ya da olumsuz şekilde geri bildirim yapılacaktır. Başvurusu olumlu olarak değerlendirilen kişilere verilecek desteğin ne şekilde yürütüleceğini, Esenlik Programı Koordinatörü ve aktivist beraber planlayacaktır.”

Başvuruyu buradan yapabilirsiniz.