Ana Sayfa Blog Sayfa 1297

Atmosferdeki karbondioksit yoğunluğu 2020’de 800 bin yılın en yüksek seviyesine ulaştı

Dünya genelinde ekonomide durgunluk yaratan, uçuşları durduran ve araç trafiğinin azalmasına neden olan koronavirüs pandemisinden bir yıl sonra bilim insanları karbon emisyonlarında meydana gelen düşüşün iklim değişikliği üzerinde kalıcı bir etkisi olmadığını söylüyor.

Aksine, ABD merkezli Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi’nin (NOAA) “2020’de İklimin Durumlu” isimli yeni raporu gezegenin sağlığına ilişkin birçok veride düşüş yaşandığını ortaya koyuyor.

Seragazı yoğunluğu rekor kırdı

Amerikan Meteoroloji Derneği Bülteni‘nde yayınlanan NOAA’nın raporu pandemi sırasında emisyonlardaki yüzde 6 ile 7 arasındaki düşüşe rağmen atmosferdeki sera gazı yoğunluğunun en yüksek seviyeye ulaştığını doğruladı. Bilim insanlarının onayladığı 2020’nin diğer ‘en’leri ise şu şekilde:

  • İklimi değiştiren güçlü bir seragazı olan metan konsantrasyonundaki en yüksek yıllık artış gerçekleşti.
  • Ortalama küresel yüzey sıcaklıkları kaydedilen en sıcaklar arasındaydı.
  • Deniz seviyeleri rekor seviyeye ulaştı.
  • Okyanuslar rekor düzeyde karbondioksit emdi.
  • 2020, El Niño’nun olmadığı en sıcak yıl oldu.
Fotoğraf: Shutterstock

800 bin yılın en yüksek seviyesi

Bulgular, Birleşmiş Milletler Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli‘nden (IPCC) yapılan sert bir analizden kısa bir süre sonra açıklandı.

NOAA raporuna göre, Dünya yüzeyindeki yıllık küresel ortalama karbondioksit konsantrasyonu milyonda 412,5 parçacık. Kabaca 2019’daki seviyenin 2,5 ppm daha üzerinde. Bu miktar son 800 bin yılın en yüksek seviyesi olarak kaydediliyor.

Yangınlar arttı

Geçen yıl dünya genelinde ortalamadan daha yüksek sıcaklıklar yaygındı. Raporda, 2020’nin Avrupa’da kaydedilen en sıcak yıl olduğu ve 2014’ten bu yana en sıcak beş yıldan birinin yaşandığı belirtildi.

Kuzey Kutbu’nda kara üzerindeki ortalama yüzey hava sıcaklığı, son 121 yılda kaydedilen en yüksek sıcaklıktı. Kuzey Kutbu ayrıca 2020’de en yüksek orman yangını yılını yaşadı.

Rapora göre, orman yangınlarının çoğunun merkezi Sibirya’da, rekor yüksek bahar sıcaklıkları hızlı kar erimesine tetikledi ve kıtada mayıs ayında dördüncü, haziran ayında en küçük  kar örtüsüne neden oldu.

Raporun Türkiye ile ilgili bölümünde ülkedeki sıcaklıkların ortalamanın 1,4 derece üzerinde kaydedildiği belirtildi. Bu da 2020’nin Türkiye için en sıcak üçüncü yıl olduğu anlamına geliyor.

Bir devrin sonu: Cezayir de bıraktı, kurşunlu benzin kullanımı tamamen sona erdi

28 Şubat Davası sanıklarından Çetin Doğan hastaneye kaldırıldı

28 Şubat Davası sanıklarından dönemin Genelkurmay Harekat Başkanı emekli Orgeneral Çetin Doğan‘ın sağlık sorunları nedeniyle hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Doğan, müebbet hapis cezasına çarptırılmış ve geçtiğimiz günlerde de cezası onanarak cezaevine girmişti.

‘Sağlık sorunları göz ardı edilmemeli’

Çetin Doğan’ın avukatı Hüseyin Ersöz ise Twitter hesabından yaptığı açıklamada, 81 yaşındaki müvekkilinin sağlık sorunlarının göz ardı edilmemesi gerektiğine işaret etti:

Bugün Müvekkilim Çetin Doğan’ı ziyaret için İzmir’deyim. Hepinizin, yaşatılan haksızlık ve hukuk tanımazlık karşısındaki itirazlarınızı ve samimi duygularınızı ileteceğim kendisine. Bu zulmün biran evvel son bulması ve özgür günlerde buluşmak dileğiyle…

Çetin Doğan, bugün de sağlık sorunları nedeniyle Yeşilyurt Katip Çelebi Devlet Hastanesi’ne sevk edilmiş. Hastanede olması sebebiyle henüz görüşemedik fakat bu sürecin “etkilerden uzak” ilerlemesini önemsiyoruz. 81 yaşındaki Müvekkilimizin sağlık sorunları gözardı edilmemeli.”

Ne olmuştu?

28 Şubat davasında müebbet hapis cezası alan eski 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan, eski Jandarma Genel Komutanı Fevzi Türkeri, eski Genelkurmay Genel Sekreteri Tümgeneral Erol Özkasnak, emekli Korgeneral Yıldırım Türker ve emekli Koramiral Aydan Erol, Yargıtay’ın kararı onamasıyla tutuklanıp hapse gönderilmişti.

Öte yandan, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yapılan infaz durdurma başvurusu, “vücut bütünlüğü ya da ruhsal bütünlüğü önemli ve hayati ölçüde etkileyecek sağlık sorununun bulunmadığı” gerekçesiyle reddedilmişti.

Almanya seçimlerinde son düzlüğe girildi: Üç lider TV münazarasında bir araya geldi

Almanya‘da 26 Eylül’de yapılacak genel seçimlere bir aydan az bir süre kala üç siyasi partinin başbakan adayı televizyon programında karşı karşıya geldi. Hıristiyan Birlik partilerinin (CDU/CSU) adayı Armin Laschet, Sosyal Demokrat Parti‘nin (SPD) adayı Olaf Scholz ve Yeşiller‘in adayı Annalena Baerbock, RTL televizyonunda 110 dakikalık programda gazeteci Pınar Atalay ile Peter Kloeppel’in sorularını yanıtladı.

Laschet: AfD’nin meclisten gitmesini istiyorum

DW Türkçe‘nin haberine göre, programda tartışmalı dış politika konusunda hem Yeşiller’in adayı Baerbock hem de SPD’nin adayı Scholz, Sol Parti‘nin NATO konusunda takındığı tavrı eleştirdi ancak her iki aday da Sol Parti ile partilerinin olası bir koalisyona gitmeyeceğini dile getirmedi. Hıristiyan Birlik partilerinin adayı Laschet ise “Neden Sol Parti ile koalisyona gitmeyeceğiz’ demek bu kadar zor. Ben Sol Parti ile koalisyon yapmayacağımızı söyleyebilirim ve Almanya için Alternatif‘in de (AfD) meclisten gitmesini istiyorum” dedi.

Armin Laschet
Armin Laschet.

Afganistan konusunda Laschet hem Alman hükümetine hem de Batı’ya eleştiride bulunarak gelişmeleri “fiyasko” olarak nitelendirdi; bakanlıklarla başbakanlıkta bir Güvenlik Konseyi kurulmasını önerdi. 

Yeşiller’in başbakan adayı Baerbock da Afganistan konusunda Alman hükümetini eleştirirken, SPD’nin adayı Scholz, Alman ordusunun daha önceki Hıristiyan Birlik-Hür Demokrat Parti koalisyonunda çok az mali destek aldığını, kendi hükümetleri döneminde ise bu miktarın arttığını dile getirdi.

Olaf Scholz
Olaf Scholz.

İklim krizi tartışması

İklim değişikliği konusu da programda gündeme gelen konular arasındaydı. Baerbock “Sadece yıkıcı seller yok. Harekete geçilmeli ve yenilenebilir enerjiye yatırım yapılmalı, bütün çatılarda solar paneller zorunlu olmalı, kömür santrallerinden vazgeçme hedefi öne çekilmeli ve yakıt motorlarına 2030 itibarıyla son verilmeli” derken, Laschet Yeşiller’in adayını “sanayi düşmanı bir tavır sergilemekle” suçladı. Birlik adayı, Yeşiller’in sadece güneş panellerinin çatılarda zorunlu olması gibi yaptırımlar önerdiğini dile getirdi.

Annalena Baerbock
Annalena Baerbock.

Koronavirüs salgını konusunda her üç aday da yeni bir kapanmaya karşı olduklarını, ancak maske zorunluluğunun devam etmesi gerektiğini dile getirdi.  Almanya’da aşılama oranlarının nispeten yüksek olduğunu belirten Scholz ek olarak eskisi gibi bir normalleşmenin de henüz olmayacağını ifade etti.  

Üç aday birbirlerine kişisel saldırıda bulunmazken, adaylar “Neden diğer rakipleriniz başbakan olamaz?” sorusunu yanıtlamak istemedi.

Anket: Tartışmanın galibi Scholz

Kamuoyu araştırma şirketi Forsa’nın RTL ve ntv kanalları için 2 bin 500 izleyici ile yaptığı ankete göre üçlü üçlü tartışmanın galibi SPD’nin başbakan adayı Olaf  Scholz. Yüzde 36’lık kesim Scholz’u başarılı bulduğunu söylerken, yüzde 30 Baerbock’u, Yüzde 25’i ise Laschet’i başarılı bulduğunu ifade etti. İzleyicilere göre en sempatik aday da yüzde 38’lik oranla SPD’nin adayı Scholz. Onu yüzde 37 ile Baerbock, yüzde 22 ile Laschet takip etti.

Kamuoyu araştırma şirketi INSA‘nın Bild gazetesi için yaptığı ankete göre Sosyal Demokrat Parti oy oranını artırmaya devam ediyor. Buna göre SPD bir önceki haftaya göre oy oranını yüzde 2 yüzde 24’e yükseltti. Hıristiyan Birlik partilerinin oy oranı yüzde 21 olarak açıklandı. Bu oran INSA’nın şimdiye dek yaptığı araştırmalarda Hıristiyan Birlik partilerinin aldığı en düşük oy oranı.

Yeşiller’in oy oranı yüzde 17, Hür Demokrat Parti‘nin (FDP) yüzde 13, sağ popülist AfD’nin oş oranı yüzde 11, Sol Parti’nin oy oranı ise yüzde 6 olarak açıklandı.

Büyük bir petrol sızıntısı Kıbrıs’a doğru ilerliyor

Suriye’nin petrol rafinerilerinin birinin içindeki bir elektrik santralinde meydana gelen arızadan kaynaklanan büyük bir petrol sızıntısının Kıbrıs‘ın Karpaz kıyısına doğru ilerlediği açıklandı.

Tartous İşçileri Sendikası Elektrik İşçileri Sendikası başkanı Davud Derviş, sızıntı için rafinerideki yakıt tanklarından birinde meydana gelen çatlakları suçladı. Sızıntı yapan tankın yaklaşık 15 bin ton petrol içerdiği tahmin ediliyor.

Bin kilometrekarelik alana yayıldı

Kitas Weather’in haberine göre, geçen hafta Suriye’nin Baniyas kentinde bir elektrik santralinin yakıt deposunda büyük miktarda petrol sızıntısı yaşandı.

Sızıntıyla ilgili ilk önce 25,5 kilometrekarelik bir alanı kapladığı bilgisi verildi. Beş gün sonra ise bin kilometrekarelik alana yayıldığı kaydedildi. Önümüzdeki günlerde bölgede etkili olacak deniz akıntılarına göre, petrol sızıntısının ilk olarak adanın doğu kıyılarına yayılacağı tahmin ediliyor.

Petrol sızıntısının kuzeybatı kısmı, Rizokarpasso‘dan yaklaşık 20 kilometre uzakta ve Mağusa‘nın yaklaşık 80 kilometre doğusunda yer alıyor.

 

Sosyal medya paylaşımı yüzünden ceza alan imam için AİHM’den hak ihlali kararı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye’de Facebook paylaşımı nedeniyle “terör örgütü propagandası” suçundan hüküm giyen imam Resul Üçdağ hakkında hak ihlali kararı verdi.

AİHM iki konuda da Üçdağ’ı haklı buldu. Zamanaşımının çok katı bir şekilde yorumlandığını belirten AİHM, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

AİHM ayrıca yerel mahkemelerin, bu iki paylaşımla nasıl bir şiddet çağrısı yaptığını açıklayamadığına, yerel yetkililerin ifade özgürlüğü ile ulusal güvenlik arasındaki dengeyi koruyamadığına hükmetti.

Karar sonucu Türkiye Üçdağ’a 5000 euro manevi tazminat ve 1736 euro dava masrafı ödeyecek.

Kütahya’da 5.0 büyüklüğünde deprem

AFAD‘ın açıklamasına göre, saat 14.04’te merkez üssü Kütahya‘nın Altıntaş ilçesi Aydınlar mevkii olan 5.0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Deprem, birçok çevre kentten de hissedildi.

‘Olumsuz bir ihbar yok’

AFAD tarafından yapılan açıklamada, olumsuz herhangi bir ihbarın alınmadığı bilgisi paylaşıldı.

Kütahya Belediye Başkanı Alim Işık, depremle ilgili “5-6 saniye sürdü, olumsuz bir durum yok” açıklamasını yaparken, Altıntaş Belediye Başkanı Arif Teke de “Şu an ekiplerimizle beraber sahadayız. Herhangi bir olumsuz duruma rastlanmadı” dedi.

​Öte yandan, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ise depremin merkez üssünü Altıntaş ilçesi Aydınlar köyü, büyüklüğünü ise 4.9 olarak açıkladı.

Belek’teki Orange County Hotel, caretta yavrularına ‘tuzak’tan vazgeçmiyor!

Antalya Belek‘te Boğazkent sahilinde yapılan ahşap yürüme bandının altından çıkamayan 62 yavru carettanın öldüğü Port Nature Luxury Hotel yürüme bantlarını kaldırıp, kumsaldaki diğer 78 yuvayı kafeslerle korumaya aldı. 71 yavru carettanın son anda kurtarıldığı Orange County Hotel ise yürüme bantları ve şezlongları neredeyse denize sıfır şekilde faaliyetini sürdürüyor.

Tepki toplayan olayla ilgili iki otel hakkında Serik Cumhuriyet Başsavcılığı, Antalya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ile Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Antalya Şube Müdürlüğü’nün başlattığı adli ve idari üç ayrı soruşturma ise devam ediyor.

DKMP görevlilerince Deniz Kaplumbağalarını Koruma Genelgesi imza karşılığı teslim edilen iki otele de genelgeye aykırı kumsal üzerindeki işgaller nedeniyle çeşitli cezalar kesilmesi gündemde. Ayrıca Av ve Yaban Hayvanları Tazminat Bedelleri‘ne göre ölen her bir caretta için 16 bin TL tazminata hükmü gereği 62 caretta yavrusunun öldüğü otele 992 bin TL ceza kesilmesi bekleniyor.

Fotoğraflar: DHA

Özel Çevre Koruma bölgesi

Antalya’da Boğazkent kumsalının dahil olduğu, nesli tehlike altındaki caretta caretta türü deniz kaplumbağalarının Akdeniz’deki en büyük yuvalama kumsalı olan 30 kilometrelik Belek Deniz Kaplumbağaları Yuvalama Kumsalı‘nda bu yıl 3 binin üzerinde yuva oluştu. Özel Çevre Koruma (ÖÇK) bölgesi olması nedeniyle de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘na bağlı olan kumsalda Ekolojik Araştırmalar Derneği (EKAD), 23 yıldır bölgede deniz kaplumbağalarının yuvaları, yavruların yumurtadan çıkışı, kayıt alıntına alınması ve korunması faaliyetleriyle ilgili görev yapıyor.

EKAD görevlilerince, geçen hafta Port Nature Luxury Hotel ve Orange County Hotel’in sahil kesiminde iki caretta yuvası üzerine yürüme bandı yapıldığı tespit edilmişti. Port Nature Luxury Hotel’deki yürüme bandı altında 62 yavru ölü bulunurken, Orange County Hotel’deki yürüme bandının altındaki yuvada yumurtadan çıkan 71 yavru ise son anda canlı kurtarıldı.

Kamuoyunda tepki toplayan olay sonrasında Port Nature Luxury Hotel, yavru deniz kaplumbağalarının ölümüne neden olan yürüme bandını kaldırdı ve şezlonglarını da 40 metreden daha geriye çekti. EKAD görevlileriyle iş birliği içinde otel önündeki kumsalda bulunan yavruların henüz çıkış yapmadığı 78 yuva ise kafeslerle koruma altına alınarak, üzerlerine de Türkçe, İngilizce, Rusça ve Almanca, ‘Değerli misafirlerimiz, lütfen dikkat. Caretta caretta kaplumbağalarının yumurtlama bölgesidir’ yazılı afişler asıldı.

Yürüme bandı altında EKAD görevlilerin yuva kontrolü sırasında canlı kurtarılan 71 yavrunun bulunduğu Orange County Hotel ise faaliyetini neredeyse denize sıfır devam ettiriyor. Şezlongları, gölgelikleri ve yürüme bantları, denizle mesafesi 10 metrenin bile altında olan otelin kumsalında da halen üç yuva bulunuyor.

EKAD Başkanı Hacettepe Üniversitesi’nden öğretim görevlisi Dr. Ali Fuat Canbolat, her iki otel önünde de açıklama yaptı. Ölümlerin yaşandığı otel önünde kaydedilmiş yuvaların tamamının bulunduğunu ve kafeslendiğini belirten Doktor Canbolat, yürüme bandının da kaldırıldığını söyleyerek, “Açıkçası bu tesisin şanssızlığı diyelim. Çünkü geniş bir kumsal, uygun bir alan var, maalesef böyle bir olay yaşandı. Olay sonrasında zaten tesis yetkilileriyle de görüştük, onlar da bizden yardım talebinde bulundu. Biz de geldik kaydedilmiş ama kafeslenmemiş yuvaların tamamını tekrar bulduk ve kafesledik. Şu anda herhangi bir sıkıntı yok” dedi.

Bu otel önünde 78 yuva olduğunu belirten Canbolat şunları söyledi:

“Az bir sayı değil, tesis önüne baktığınızda da kaplumbağalar için uygun bir alan var, biraz talihsizlik dememin nedeni o. Çünkü daha ileri batıya doğru gittiğinizde kumsal çok daha daralıyor ve hayvanların yuva yapacağı alanlar çok daha sınırlı. Burada yaşandı talihsizlik ama bazen bazı negatif şeyler pozitif etki yaratabiliyor. Bir duyarlılık oluştuğunu fark ediyorum, bugün bu bölgedeki tesislerle bir toplantımız olacak, önümüzdeki yıllarda daha iyi şartları nasıl hazırlayabiliriz bunları konuşacağız. Umarım seneye her şey daha güzel olacak. ”

Orange County Hotel önünde de açıklamada bulunan Canbolat, sorunun sadece yürüme bantları olmadığına dikkat çekerek, “Mevzu bunun üzerine kuruldu gibi oldu ama arka tarafta kaplumbağaların yuvalayabileceği yer yok. Şemsiye, şezlonglar, gölgelikler hepsi denize neredeyse sıfır noktasına kadar gelmiş durumda. Sadece yürüme bandına neden takıyoruz ki, bu hayvanlar nereye yumurta bırakacak” diye konuştu.

UNICEF: Afganistan şu an çocuk olmak için dünyadaki en kötü yerlerden biri

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Afganistan Temsilcisi Herve De Lys, Afganistan’ın başkenti Kabil’den video konferans ile katıldığı basın toplantısında, Taliban‘ın yönetimi ele geçirdiği ülkede yaşanan krizde en fazla bedeli çocukların ödediğini söyledi.

Çocukların silahlı gruplarca kullanıldığı yönünde haberler aldıklarını ifade eden De Lys, sadece bu yıl 550 çocuğun çatışmalarda öldüğü, 1400’den fazla çocuğun ise yaralandığını belirtti.

Aşılar yaptırılamıyor

AA’nın aktardığına göre De Lys, çocuklara onları ömür boyu felç bırakacak çocuk felci ya da hayat kurtaran diğer aşıların yaptırılmadığını söyledi.

Çoğu çocuğun yetersiz beslenmeye maruz kaldığını anlatan De Lys, “Afganistan şu an çocuk olmak için dünyadaki en kötü yerlerden biri.” dedi.

Kız çocukları okula gidebilecek mi?

De Lys, AA muhabirinin UNICEF’in dün ABD’nin Kabil’de DEAŞ-Horasan örgütünü hedef alan hava saldırılarında 7 çocuğun öldüğü yönündeki haberleri doğrulayıp doğrulayamayacağına ilişkin sorusuna ise “7 çocuğun öldüğünü anlıyoruz” yanıtını verdi.

Kız çocuklarının eğitiminin kesintiye uğrayıp uğramadığına ilişkin ise De Lys, Taliban ile görüştüklerini ve şu ana kadar kız çocuklarının okula gitmesinin engelleneceğine dair bir emare görmediklerini söyledi.

Berlin’de dört üniversite kantinlerde et servisini kısıtlama kararı aldı

Almanya‘nın başkenti Berlin‘de öğrencilerin iklim krizine karşı adım atma yönündeki baskısı üzerine dört üniversite kantinlerinde et servisini kısıtlama kararı aldı.

The Guardian’da yer alan habere göre, Berlin’in dört farklı üniversitesinden 34 kafe ve kantin, ekim ayından itibaren menülerinin yüzde 68’ini vegan, yüzde 28’ini vejeteryan, yüzde 2’sini balık temelli sunacak. Haftanın dört günü yalnızca bir etli yemek opsiyonu sunulacak.

Öğrencilerin talebi ile oldu

Berlin’in yüksek eğitim kurumlarına ekonomik, sosyal, sağlık ve kültür desteği sağlayan organizasyon Studierendenwerk’ten Daniela Kummle “Öğrencilerin bize sık sık çevreye duyarlı kantinler için başvurması üzerine bu programı belirledik” dedi.

Almanya genelinde öğrencilerin artan talebi nedeniyle üniversite kantinlerinin yüzde 30-50 arası vejetaryen opsiyon sunuyor.

Fotoğraf: Shutterstock

‘Daha az hayvansal besine doğru eğilim var’

2019’da yapılan bir anket, Berlin’de üniversite öğrencilerinin yüzde 12.5’inin kendilerin vegan olarak belirlediğini göstermişti.

Kummle, “Vejetaryen ve vegan kantinlerin büyük başarısı, öğrencilerin tüketici davranışlarının değiştiğini açıkça ortaya koydu. Daha az hayvansal ürüne doğru açık bir eğilim var” ifadelerini kullandı.

İklim taahhütleri artıyor

İklim koruması, Berlin üniversitelerinde giderek daha acil bir konu haline geliyor. Şehrin Humboldt Üniversitesi 2030 yılına kadar iklim nötr olmayı planlıyor, Berlin Teknik Üniversitesi 2045 yılına kadar aynı hedefe ulaşmayı umuyor.

2019’da her iki üniversitedeki 300’den fazla personel, 1.000 km’nin altındaki yolculuklar için işle ilgili kısa mesafeli uçuşlardan vazgeçmeyi taahhüt eden bir mektup imzaladı.