Ana Sayfa Blog Sayfa 1268

Ankete göre iklim krizini kişisel tehdit algılayanların sayısı artıyor

ABD merkezli düşünce kuruluşu Pew Araştırma Merkezi’nin anketi, dünyada iklim değişikliği konusunda endişelerin arttığını ve en gelişmiş ülkelerin vatandaşlarının bile bundan kişisel olarak etkileneceğine inandığını gösteriyor.

Anket, Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya’daki 17 ülkeden 20 bin kişinin katılımıyla düzenlendi.

Yaşamlarında değişiklik yapmaya istekli

Ankete katılanların yüzde 72’si hayatlarının bir noktasında iklim değişikliğinden etkileneceğini söyledi. Yüzde 80 iklim değişliğiyle mücadele için yaşama ve çalışma biçiminde en azından bazı değişiklikler gerçekleştirmeye, yüzde 34 ise birçok değişiklik yapmaya istekli olduğunu ifade etti.

AA’nın aktardığına göre rapor, anketin daha önce yapıldığı 2015 yılına göre birçok ülkede endişelerin arttığını gözler önüne serdi.

Endişe miktarı artıyor

Bu yaz seller nedeniyle 180’den fazla kişinin hayatını kaybettiği Almanya‘da iklim değişikliğinden çok endişe duyanların oranı geçen altı yıl içinde yüzde 18’den yüzde 37’ye çıkarken, İngiltere, Avustralya, Güney Kore ve İspanya’da benzer bir artış kaydedildi.

Geçen altı yıl içinde endişelerin azaldığı tek ülke ise Japonya oldu. ABD’de de ise iklim değişikliğine bakışın değişmediği belirtildi.

Gençler en çok endişelenen grup

Son yıllarda iklim değişikliği protestolarında başı çeken 18-29 yaş grubu genç yetişkinler, en çok endişelenen grup olarak öne çıktı.

Pew Araştırma Merkezi, anketin yapıldığı 17 ülkenin tamamında katılımcıların büyük bölümünün iklim değişikliğiyle mücadele için hayatlarında değişiklikler yapmaya istekli olduğunu, bu oranın ABD ve Kanada’da katılımcıların üçte ikisine ulaştığını bildirdi.

Ankette kendisini siyasi yelpazenin solunda tanımlayanların, sağında tanımlayanlara göre iklim değişikliğiyle mücadele konusunda daha istekli olduğu görülürken, bu ayrım yüzde 94’e yüzde 45 ile en belirgin biçimde ABD’de tespit edildi.

Çin ve ABD’nin mücadelesi yetersiz görülüyor

Ankette ABD’nin iklim değişikliğiyle mücadelesinin beğenilmediği de ortaya çıktı. Avustralya, Yeni Zelanda ve birçok Avrupa ülkesinde her 10 kişiden en az altısı ABD’ye iklim konusundaki mücadelesi için kötü not verdi.

Ancak dünyada sera gazı emisyonlarının üçte birinden fazlasını üreten Çin, kamuoyunda ABD’den çok daha düşük not aldı. Katılımcıların yüzde 78’i Çin’in iklim mücadelesini “kötü” olarak nitelendirdi.

Avrupa Birliği (AB) katılımcıların yüzde 63’ünden, Birleşmiş Milletler (BM) ise yüzde 56’sından “iyi” notu aldı.

Anketin ABD, Almanya, Avustralya, Belçika, Fransa, Güney Kore, Hollanda, İngiltere, İsveç, İspanya, İtalya, Japonya, Kanada, Singapur, Tayvan, Yeni Zelanda ve Yunanistan’da geçen ilkbahar aylarında yapıldığı bildirildi.

 

Fransa’da bazı meslek gruplarına aşı zorunluluğu getirildi

Fransa‘da hastane, yaşlı bakım evi çalışanları, hasta bakıcılar, acil servis, ambulans ve itfaiye personeline bugünden itibaren aşı zorunluluğu getirildi.

Buna göre, bir doz aşı olmamış sağlık çalışanlarına yaptırım uygulanabilecek. 15 Ekim tarihine kadar ise iki doz aşı yaptırmamış kişilere meslekten men cezasına varan yaptırımlar uygulanabilecek. Ülkede bu uygulamaya karşı geçen haftalarda yapılan protestolara binlerce kişi katılmıştı.

Biden da aşı olma zorunluluğu getirmişti

Anketlere göre Fransa’da vatandaşların üçte ikisi sağlık ve bakım personeline aşı olma mecburiyeti getirilmesini destekliyor.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkan Joe Biden da geçtiğimiz hafta özel sektörde, sağlıkta, federal hükümette ve hükümetle iş yapan şirketlerde çalışanlara ve 17 milyon sağlık çalışanına da aşı olma zorunluluğu getirmişti.

Brezilya’da uçak düştü: Yedi kişi hayatını kaybetti

Brezilya‘nın Sao Paulo eyaletinde küçük bir uçağın düşmesi sonucu yedi kişi öldü.

Uçağın bir iş insanı ve ailesini taşıdığı öğrenildi.

Kalktıktan kısa bir süre sonra düştü

Brezilya basınında yer alan haberlere göre, yedi kişiyi taşıyan PS-CSM-King Air B200 model çift motorlu uçak, Para eyaletine gitmek üzere Sao Paulo’nun Piracicaba kentindeki Pedro Morganti Havalimanı‘ndan kalktıktan kısa süre sonra düştü.

Kazada, uçakta bulunan 73 yaşındaki iş insanı Celso Silveira Mello Filho, eşi ve 3 çocuğu ile uçağın pilotu ve yardımcı pilotun öldüğü duyuruldu.

Kazanın ardından bölgeye çok sayıda itfaiye ve acil durum ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri, uçağın düşmesinin ardından kırsal alanda meydana gelen yangına müdahale etti.

Kuraklığa karşı yüzer güneş panelleri projesi için çalışmalar başladı

Tarım Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü ile Devlet Sular İdaresi (DSİ) göl ve barajlarda meydana gelen kurumalarla ilgili “yüzer güneş panelleri” projesi için kolları sıvadı.

Kuraklık sebebiyle Türkiye genelindeki nehirlerin neredeyse yüzde 60’ı kurumuştu.

Dört seçenekli proje hazırlandı

Milliyet‘te yer alan habere göre, Burdur Gölü’nde “Buharlaşmanın Azaltılması AR-GE Çalışması” kapsamında DSİ, Meteoroloji, Doğa Koruma ve Milli Parklar ile Su Yönetimi Genel Müdürlüğü ortak bir  ekip oluşturarak, su kaybının nedenlerini araştırdı.

Bilinçsizce sulama ve drenajın yanı sıra buharlaşmanın da ciddi su kaybına yol açtığını tespit eden yetkililer, konuyla ilgili dört seçenekli proje hazırladı.

Burdur Gölü’nde 100’er metrekare genişliğinde, 2 metre 20 santimetre derinliğinde dört havuz oluşturuldu. İlk havuz “şahit” havuzu olarak belirlenirken, ikinci havuza “monolayer” diye adlandırılan, literatürde “palm yağı” olarak geçen, setil alkol, steril alkol ve söndürülmüş kireç karışımı konuldu. Üçüncü havuza ise siyah plastiklerden yapılan “gölge topları” (shade balls) konuldu. Dördüncü havuza yüzer güneş panelleri yerleştirildi. Güneş panellerinin enerji üretimi için de düzenek oluşturuldu.

Üç yıl süren çalışmada yapılan hassas ölçümler, buharlaşmanın suyun normal halde bırakıldığı “şahit” havuzuna kıyasla, “monolayer” kimyasalının kullanıldığı havuzda yüzde 10,82, gölge toplarının kullanıldığı havuzda yüzde 67,26 ve yüzer güneş panellerinin bulunduğu havuzda ise yüzde 54,76 oranında engellediği saptandı.

Gölge toplarının ciddi su tasarrufu sağlamasına rağmen içme suyu kaynağında kullanılması halinde arıtma tesislerinin “A2” standardından “A3” düzeyine çıkarılması zorunluluğu doğurduğu, bunun da ciddi mali kaynak ve yatırım gerektirdiği hesaplandı.

Yüzer güneş panelleriyle ilgili bulgular

Yüzer güneş panellerine ilişkin incelemede ise organik madde fitalatlarının suya fazla miktarda geçtiği belirlendi. Bu nedenle panellerin içme suyu kaynaklarının yüzeyine kurulmaması gerektiği, sulama suyu veya rekreasyon amaçlı alanlarda kurulmasında ise sakınca olmadığı kaydedildi.

Bu amaçla Burdur Gölü’nün 14 kilometrekarelik yüzeyine yönelik fizibilite çalışması yapıldı ve gölün yüzey alanı güneş enerji panelleriyle kaplandığında 5,22 milyon metreküplük buharlaşmayı azalttığı sonucu ortaya çıktı. Enerji üretim düzeneği uygulama hesaplarına göre de yıllık 2.453 gigavatlık elektrik üretimi ve bundan da 2.8 milyar TL’lik gelir hesaplandı.

200 doğal göl üzerine uygulanabilir

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Tarım Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Bilal Dikmen, şunları söyledi:

Buharlaşmayı azaltmada güneş enerji paneli ile gölge topu arasında sadece yüzde 8’lik bir fark var ama harcanan kaynak, parasal olarak gölge topunun bir dönüşü yok. Güneş enerji panellerini koyduğumuz zaman parasal olarak da bir dönüş sağlayıp döngü sağlayacağız. Bunu Enerji Bakanlığımıza bilgi olarak gönderdik ve bakanlığımız üzerinde şu anda çalışıyor.”

78 barodan açıklama: Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı görevden uzaklaştırılsın

78 baro yaptıkları ortak açıklamayla eski Nusaybin Belediye Başkanı ve Özgür Kadın Hareketi (TJA) Dönem Sözcüsü Ayşe Gökkan‘ın, yargılandığı davada Diyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren ve yönetim kurulu üyelerinin polis zoruyla duruşma salonundan çıkarılmasına tepki gösterdi.

Barolar, Diyarbakır 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı’nın görevden uzaklaştırılmasını, hakkında adli ve idari soruşturma başlatılmasını talep etti.

‘Savunma makamına saldırılar arttı’

Açıklamada “Son dönemlerde yargının kurucu unsurlarından olan savunma makamına ve avukatlık mesleğine yönelik artarak devam eden tehdit ve saldırılara karşı sözümüzü söylemek ve mücadele kararlılığımızı göstermek amacıyla biz aşağıda imzası olan barolar tarafından açıklama yapma gereği zorunlu hale gelmiştir” denildi. Barolar, ortak açıklamalarında şunları söyledi:

13 Eylül 2021 tarihinde Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin duruşma salonunda; mahkeme başkanı tarafından müdafi avukatlara yönelik önyargılı tutum ve saldırgan tavır üzerine Diyarbakır Barosu Başkanı Av. Nahit Eren ve yönetim kurulu üyeleri, konuyu görüşmek için duruşma salonuna gittiklerinde, mahkeme başkanı aynı tutumunu baro başkanı ve yöneticilerine karşı sürdürmüştür.

Mahkeme başkanı tarafından Diyarbakır Baro Başkanı Av. Nahit Eren ile duruşma salonunda bulunan avukatların duruşmadan çıkartılmalarına ilişkin polislere talimat verilmesi üzerine, polis memurlarınca baro başkanına, baro yöneticilerine ve avukatlara yönelik fiziki saldırı ve hakaretlerde bulunulmuştur.

Hukuk devletinin güvencesi

Bir kez daha hatırlatmak isteriz ki; avukatlık mesleği savunma hakkının, adil yargılanma hakkının ve hak arama özgürlüğünün teminatıdır. Avukatların meslek örgütü olan barolar da insan haklarının, özgürlüklerin ve hukuk devletinin güvencesidir. Bu sebeple, savunma makamının yani avukatların özgür ve etkili olamadığı bir toplumda hiç kimsenin özgürlüğü garanti altında değildir.

Hukuk devletini, adil yargılanma hakkını, savunmayı, mesleğimizi ve meslektaşlarımızı savunmaktaki kararlılığımız bilinmelidir. Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı’nın ve olayda yer alan kolluk görevlilerinin ivedilikle görevden uzaklaştırılmaları ve haklarında gerekli adli ve idari soruşturmanın başlatılması gerektiğini kamuoyu ve ilgililerin bilgisine sunarız.”

2021 Uluslararası Hrant Dink Ödülleri bu akşam sahiplerini bulacak

2021 Uluslararası Hrant Dink Ödülleri bu yıl da öldürülen Agos gazetesi genel yayın yönetmeni Hrant Dink‘in doğum günü olan 15 Eylül Çarşamba günü saat 20.00’de çevrimiçi yapılacak törenle sahiplerini bulacak.

Törende, Pervin Chakar, Ezhel, Vahagn Hayrapetyan, Gohar Hovhannisyan, Kamarama, Nazan Öncel, Ayta Sözeri, Ertan Tekin, Arto Tunçboyacıyan, Tmbata Kharberd Özel Gereksinimli Çocuklar Evi Etnik Müzik Grubu Tsakhruk, Yerevan Saxophone Quartet ve Wood Winds Project yer alacak.

Ödül kimlere veriliyor?

Ödül her yıl, ayrımcılıktan, ırkçılıktan, şiddetten arınmış, daha özgür ve adil bir dünya için çalışan, bu idealler uğruna bireysel risk alan, ezber bozan, barışın dilini kullanan ve bunları yaparken de insanlara mücadeleye devam etme yolunda ilham ve umut veren; Türkiye ve Türkiye dışından olmak üzere iki kişi, kurum ya da organizasyona veriliyor.

Aynı zamanda, Türkiye’de ve dünyanın dört bir yanında yıl boyunca, yaptıklarıyla insan hakları, cinsiyetçilik karşı mücadele, ırkçılık karşıtı mücadele, iklim krizi gibi pek çok konuda insana, insanlığa ‘ışık’ tutan kişi ve kurumlar 2021 yılının ‘Işıklar’ı olarak tanıtılacak.

Myring şarkısı seslendirilecek

Ödül sahiplerinin konuşmalarının yanı sıra ödül töreninde izleyicileri müzik performansları da bekliyor. Ezhel gecede ilk defa yayınlanacak ‘Mayrig’ [Anne] şarkısını seslendirecek, Pervin Chakar, Ertan Tekin, Ayta Sözeri bu geceye özgün müzik performanslarını icra edecek.

Kadınların yaşadıkları adaletsizliklere ses veren Iraz Akçam, Ayça Bildik, Banu Fotocan, Songül Öden, Gülçin Kültür Şahin, Zeynep Şengöz, Nesrin Uçarlar Nazan Öncel şarkılarına hayat verecek ve Arto Tunçboyacıyan #YakınKomşuErmenistan’dan her yaştan müzisyenlerle bir müzik şölenine imza atacak.

Defne Kayalar‘ın Türkçe; Esra Dermancıoğlu‘nun İngilizce sunuculuğunu üstlenecekleri, Mahir Günşiray’ın sesiyle destek verdiği ödül töreni, bu sene de 23,5 Hrant Dink Hafıza Mekânı’ndan sunulacak.

Sosyal medyada takip edilebilecek

Bu yılki jüri üyeleri şu isimlerden oluşuyor: Emin Alper, Rakel Dink, Tanıl Bora, Mozn Hassan, Şafak Pavey, Osman Kavala, Füsun Üstel, Robert Guediguian, Moly Melching, Viviana Krsticevic.

Geceye dair tüm detaylar, vakfın ve ödülün Facebook ve Twitter hesaplarında, #HrantDinkÖdülü, #UmuduÇoğalt, #DayanışmaGüçlendirir; #HrantDinkAward, #BuildHope, #StrongerTogether; #ՀրանդՏինքՄրցանակ, #բազմապատկէյոյսը, #զօրակցութիւնըուժէ hashtag’leriyle yer alacak.

Aralarında gazeteci Tunahan Turhan’ın da bulunduğu gözaltındaki 11 kişi adliyeye getirildi

Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyelerine yönelik başlatılan soruşturma kapsamında 10 Eylül sabahı gözaltına alınan 18 kişiden 11’i savcılık ifadeleri alınmak üzere bugün Ankara Adliyesi’ne getirildi.

Gözaltına alınan 18 kişi, gözaltı süresinin dolmasına rağmen adliyeye çıkarılmamışlardı. Savcılığın gözaltı süresinin dört gün uzatılması talebi Ankara 2’inci Sulh Ceza Hakimliği tarafından reddedilmiş, 11 kişinin gözaltı süresini 24 saat, yedi kişinin ise 48 saat uzatılmasına karar verilmişti.

Tutuklama talebiyle sevk edildiler

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Genel Meclis üyesi Gökçe Otlu Talipoğlu, ESP Ankara İl Başkanı Mehmet Ali Tosun, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) Merkez Yürütme Kurulu üyesi Şükran Yaren Tuncer, SGDF Şirvan Çeliker, ETHA basın çalışanı Tunahan Turhan, “Barış İçin Akademisyenler” bildirisi imzacısı ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) öğretim görevlileri Sibel Bekiroğlu ve Mehmet Mutlu, ODTÜ öğrencisi Sinan Yalçın, Şule Duman, Betül Yıldırım ve Emine Kaya bugün savcılık ifadelerinin alınması için Adliye’ye getirildi.

Ezilenlerin Hukuku hesabı tarafından yapılan paylaşımda “Bugün adliyeye getirilen 11 kişi ifadesi alınmadan tutuklama talebiyle sorgu hakimliğine sevk edildi” ifadeleri kullanıldı.

Sosyal medyada foto muhabir Tunahan Turhan’ın serbest bırakılması için “#TunahanTurhanGazetecidir” etiketi üzerinden kampanya başlatıldı.

 

İstanbul Valisi duyurdu: Atatürk Kültür Merkezi binası 29 Ekim’de açılacak

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, Atatürk Kültür Merkezi (AKM), binasının 29 Ekim 2021 tarihinde açılacağını duyurdu.

Açılış öncesi AKM’deki son hazırlıkları Vali Ali Yerlikaya, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz ve Proje Mimarı Murat Tabanlıoğlu birlikte inceledi.

Açılışı Cumhurbaşkanı yapacak

Vali Yerlikaya, AKM’nin açılışıyla ilgili Twitter hesabı üzerinden şu paylaşımda bulundu:

“29 Ekim’de Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılacak olan Atatürk Kültür Merkezi’nin çevre düzenlemesiyle ilgili son hazırlıkları yapıyoruz.

Açılışını heyecanla beklediğimiz AKM İstanbul’umuzun kültür sanat hayatına imzasını atacak.”

 

Avrupa Parlamentosu’nda LGBTİ+’ların haklarını artırmayı hedefleyen karar tasarısı kabul edildi

Avrupa Parlamentosu (AP), cinsel kimlik ve yönelimleri nedeniyle ayrımcılığa uğrayanların haklarını artırmayı hedefleyen karar tasarısını kabul etti.

Öte yandan, LGBTİ+’lara yönelik tutumlarından dolayı AB üyesi Romanya, Polonya ve Macaristan eleştirildi.

Avrupa Parlamentosu’ndaki oylamada metin 161’e karşı 387 oy ile kabul edilirken, 123 vekil ise çekimser oy kullandı.

‘Evlilik akdi diğer AB ülkelerinde de tanınmalı’

Karar metninde LGBTİ+’lara serbest dolaşım hakkı çerçevesinde, AB sınırları dahilinde yaşama ve çalışma hakkı öngörülüyor. Bunun yanında metinde, bir AB ülkesinde geçerli olan evlilik akdinin ve hayat arkadaşlığının diğer AB ülkelerinde de tanınması ve homoseksüel eşlere heteroseksüel eşlerle aynı hakların verilmesi gerektiği belirtildi.

Metinde eşcinsel çiftlerin ve çocuklarının aile birleşiminde heteroseksüel çiftler ve çocukları ile aynı haklara sahip olması da talep edildi.

Romanya, Polonya ve Macaristan’a eleştiri

Avrupa Adalet Divanı‘nın Romanyalı bir erkek ile evli olan ABD vatandaşı erkeğin serbest dolaşım hakkı çerçevesinde Romanya’da oturma izni alabilmesi hükmü kararını uygulamaya geçirmeyen Romanya eleştirildi.

Polonya ve Macaristan ise LGBTİ+’lara yönelik ayrımcılık nedeniyle eleştirildi. Avrupa Parlamentosu, Avrupa Birliği Komisyonu’ndan bu ülkelere yönelik mevcut bütün araçlarla tedbirlerin artırılmasını istedi.

Kiralara üst sınır getirilmesi için imza kampanyası başlatıldı

Büyükşehirler başta olmak üzere Türkiye’deki konut fiyatlarındaki büyük ölçekli artışa karşı change.org üzerinden “Kiralara Üst Sınır Getirilsin” başlığıyla bir imza kampanyası başlatıldı.

Kısa sürede 50 bin imzayı aşan kampanyada, dünyanın çeşitli ülkelerinde uygulanan, Türkiye kira denetimine dair hukuki düzenlemelerin hızlıca yapılması talep ediliyor.

Ortalama kiralar asgari ücret sınırında

Kiralık konut fiyatlarının son bir yılda çok hızlı bir yükselişe girdiği belirtilen açıklamada “Pandemi koşullarında yaşamak git gide zorlaşırken, maaşlara yapılan zamlar enflasyon karşısında hızla erirken, yurttaşlar büyük istihdam ve gelir kayıpları yaşarken başta İstanbul, İzmir, Eskişehir gibi büyükşehirler olmak üzere son birkaç aydır ortalama kiralar asgari ücret sınırlarına dayandı” ifadeleri yer alıyor.

Günbegün artan kiraların temel gerekçesinin konut kiralama ve satışının tamamen ‘serbest piyasanın insafına’ bırakılması olduğu belirtilen kampanya metninde “Bunun sonucu olarak bugün inşaat maliyetlerinde artışla konut üretiminin azalması, yüz yüze eğitim ile üniversite öğrencilerinin kiralık konut arayışına girmesi gibi talep artışları astronomik kiralar olarak karşımıza çıkmaktadır” deniliyor.

‘Barınma kamusal bir haktır’

“Kiralık konutların sayısının azlığı ve pahalılığı yüzünden sağlıklı, güvenli ve yaşamaya elverişli konut talebi de ikinci plana atılmış durumda” ifadelerinin yer verildiği açıklamada deprem tehlikesindeki şehirler güvenli konutlarda yaşamanın temel hak olduğu belirtildi.

Barınmanın kamusal bir hak olduğu hatırlatılan açıklamada “Gerekli hukuksal düzenlemeler derhal yapılmalı. Kiralara acilen üst sınır getirilmelidir. Konutların depreme dayanıklılığı, güvenilirliği, sağlık olup olmadığı denetlenmelidir” ifadeleri kullanıldı.