Ekonomist Dergisi tarafından hazırlanan En Zengin 100 Araştırması‘nın sonuçları yayımlandı.
Bu yıl listede Koç Ailesi, temmuz ayında vefat eden Şevket Sabancı’nın ailesi ile Erol Sabancı ve ailesi yine ilk üçte yer aldı.
İhracat ile uğraşanlar kazandı
Ekonomist Dergisi tarafından yapılan açıklamada “Pandeminin etkilerinin devam ettiği 2021 yılında, global tarafta enflasyonist baskılar, FED’in parasal sıkılaştırmaya yönelik açıklamaları, içeride TC Merkez Bankası’nın faiz politikaları ve bunun döviz kuruna etkileri, ‘En Zengin 100’ çalışmamızı etkileyen temel başlıklar oldu” denildi.
Açıklamada “TL’de yaşanan değer kayıpları, borsa tarafında dolar bazında kayıplar, iç piyasada canlanmanın yeterince olmaması, turizm tarafında kayıpların devam etmesi, yakından izlendi. İşlerini ağırlıklı olarak yurtdışına taşıyan veya cirosunun önemli kısmını ihracattan elde eden aileler daha şanslı konumda” bilgileri paylaşıldı.
Beşli çete listede yükseldi
Hazine garantili iş yapan iş insanları da listede hızlı bir şekilde ön sıralara ilerledi. Kamu ihalelerinin ve ekolojik yıkım projelerinin öncelikli tercihi olan Çalık Holding listede 12 sıra, Kalyon İnşaat ve Cengiz İnşaat yedi sıra, Rönasans İnşaat altı sıra, Kolin İnşaat ise dört sıra yukarıya taşındı.
Dijitallik ile zenginleşenler
Bunun yanında dijital dünyanın getirdiği fırsatları iyi değerlendiren isimler de En Zengin 100 listesine girdi.
Sidar Şahin’in ardından bu yıl Trendyol’un kurucuları Demet Mutlu ve Enver Üçok ile Getir’in kurucusu Nazım Salur ve STFA’nın patronu Taşkent Ailesi listeye dahil oldu.
Serbest dalışçı Şahika Ercümen, paletsiz değişken ağırlık kategorisinde tek nefeste 100 metre derinliğe inerek dünya rekoru kırdı.
Ercümen, 100 metre derinliğe 2 dakika 53 saniyede indi.
‘Rekorla, iklim krizi gibi konulara dikkat çekmek istedik’
AA‘da yer alan habere göre, Şahika Ercümen’in Antalya Kaş Belediyesi İnceboğaz Sosyal Tesisleri açıklarındaki Cumhuriyet’in 98. yılına ithafen tek nefeste 100 metre ile kadın ve erkeklerde dünya rekoru kırma denemesini, Kaş Kaymakamı Şaban Arda Yazıcı ve Belediye Başkanı Mutlu Ulutaş da takip etti.
Dalışın ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Ercümen, çok mutlu olduğunu söyledi ve “Bu dünya rekoruyla aynı zamanda iklim krizi, küresel ısınma ve toplumsal cinsiyet eşitliği gibi konulara dikkat çekmek istedik” açıklamasında bulundu.
Birleşmiş Milletler‘e bağlı Dünya Gıda Programı (WFP), Afganistan‘ın dünyada hızla en büyük insani krize doğru sürüklendiğini açıkladı.
Nakit para akışının ve fonların kesildiği Afganistan’da gelecek ay nüfusun yüzde 60’tan fazlasının yeterli gıdaya erişimeyeceğini kaydeden WFP, acil önlem alınması çağrısı yaptı.
Eğer ülke için hızlı bir şekilde önlem alınmazsa aralarında çocukların da bulunduğu milyonlarca kişi hayatını kaybedebilir.
1 milyon çocuk açlıktan ölüm riskiyle karşı karşıya
BBC Türkçe‘de yer alan habere göre, ülkede 1 milyon çocuk açlıktan ölüm riskiyle karşı karşıya. BBC’ye konuşan bazı aileler, daha büyük yaştaki çocuklarına yiyecek alabilmek için bebeklerini sattıklarını söyledi.
Birçok kişi de, Taliban’ın aylık maaşları ödeyemediğini, kırsalda üretimin tamamen durduğu kaydetti ve evlerindeki kıymetli eşyaları satarak yiyecek satın almaya çalıştıklarını aktardı.
Dünya Gıda Programı Direktörü David Beasley de, 39 milyon nüfuslu Afganistan’da 22,8 milyon kişinin hızla açlığa doğru gittiğini belirtti. Bu sayı, iki ay önce 14 milyondu.
Dubai’de konuyla ilgili açıklama yaptığı açıklamasında “Çocuklar ölecek. İnsanlar kıtlık yaşayacak. Durum çok daha kötüye gidecek” diyen Beasley, “Fon akışının olmadığı, ekonominin çöktüğü bir ülkede milyonlarca insanın, özellikle de çocukların bu hızla ölmesinin önüne nasıl geçileceğini bilmiyorum” ifadelerini de kullandı.
‘Fonların akışının yeniden sağlanması şart’
David Beasley, dondurulmuş fonların Dünya Gıda Programı üzerinden Afganistan’a aktarılabileceğini kaydetti ve “İnsanların hayatta kalabilmesi için bu fonların akışının yeniden sağlanması şart” dedi.
Dünya Gıda Programı’nın da açlıkla karşı karşıya kaldıkları için hayatı tehlike altında olan 23 milyon insana kısmen besin sağlayabilmek için aylık yaklaşık 220 milyon dolara ihtiyacı var.
Uluslararası yardım kuruluşları da diğer ülkelere Afganistan’ın yeni yönetimiyle iletişim kurma ve milyonlarca insanın kıtlıkla karşılaşmasını engelleme çağrısı yaptı. Aksi takdirde ise 2015’te Suriye‘den Avrupa’ya yaşanan göçmen akınının bir benzeriyle karşılaşılacağı belirtildi.
‘Nüfusun yarısı günlük açlıkla mücadele ediyor’
BM Gıda ve Tarım Kurumu’nun Afganistan Temsilcisi Richard Trenchard da, ülkede her iki kişiden birinin akut gıda güvencesizliğiyle karşı karşıya olduğunu kaydetti:
Son veriler nüfusun yüzde 50’sinin, yani her iki Afgandan birinin akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Bu da, nüfusunun yarısının günlük açlıkla mücadele ettiği anlamına geliyor. Son birkaç ayda bu yılın nisan ayına göre, nüfusun yüzde 37 daha fazlasının açlık ve gıda güvensizliği sorunu yaşadığını görüyoruz. Bu veriler gerçekten, gerçekten endişe verici çünkü böyle giderse yılın sonunda veya gelecek yıla girerken tüm ülke krizle karşı karşıya kalacak ya da katastrofik bir insani krizi riski altında olacak.”
‘Hayvanlar için yemlere bile erişim çok zor’
Trenchard, ülkede hayvanları hayatta tutacak yemlere bile erişimin çok zor olduğunu ifade etti:
Toplumların en temel olarak ihtiyaç duyduğu insani malzemeleri sağlamak bile şu an çok zor. Tohumlar, tohumların yeşermesini sağlayan besinler ve hayvanları hayatta tutacak yemlere bile erişim çok zor. Ancak tüm sektörlerin yanında en önemlisi elbette gıda. Banka transferleri, nakit para akışı gibi konularda zorlandığımız için birlikte çalıştığım sivil toplum kuruluşlarıyla çalışmaya devam edemiyoruz.”
Yeşil enerjinin ne kadar yeşil olduğunu hiç sorguladınız mı? 2021 Kanada yapımı, yönetmen Julia Barnes imzalı Parlak Yeşil Yalanlar Belgeseli, yenilenebilir enerji teknolojilerine radikal bir perspektiften bakarak, bu sorgulamaya yardımcı oluyor.
Belgeselde, güneş, rüzgar, hidrolik ve biyokütle gibi enerji kaynaklarının maliyeti bölüm bölüm yer alıyor.
1 Nokta 5’in üçüncü bölümünde Gezegen editörü Zeynep Yüncüler, beş soruda gazeteci ve siyaset bilimci Sezin Öney ile yeşil teknoloji tartışmalarını konuşuyor.
Öney, belgeseli çarpıcı ve düşündürücü buluyor: “Tepeden tırnağa değişmemiz gerekiyor. Belgeselde konu edilen iklim krizine tedbir olarak birçok tabanda uygulanmaya çalışılan yenilenebilir enerjinin gerçekten bir dönüşüm getirmediği, aynı sistemi daha yeşil bir algıyla devam ettirdiğini ancak çevresel yıkımın sürdüğünü vurguluyor. Biz ama Türkiye olarak bu tartışmaların henüz çok uzağındayız.”
İsveçli genç iklim aktivisti Greta Thunberg, 5 Kasım Cuma günü Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 26’ncı Taraflar Konferansı‘na (COP26) ev sahipliği yapacak İskoçya‘nın Glasgow kentindeki iklim grevine katılacağını açıkladı.
“İklim adaleti aynı zamanda sosyal adalet ve kimseyi geride bırakmamamız gerektiği anlamına geliyor” ifadelerini kullanan Thunberg, Glasgow’da grev yapacak işçileri de eyleme katılmaya davet etti.
On Friday Nov 5 I’ll join the climate strike in Glasgow, during #COP26 Climate justice also means social justice and that we leave no one behind. So we invite everyone, especially the workers striking in Glasgow, to join us. See you there! #UprootTheSystem @fff_glasgowpic.twitter.com/PNrBQNKzo4
İklim grevi, 5 Kasım Cuma günü Birleşik Krallık saati ile saat 11.00’da Kelvingrove Parkı‘nda başlayacak. Kitle, George Meydanı‘na yürüyüş düzenleyecek.
Her yaştan kişinin katılabileceği grevde maske takmak ve pandemi önlemlerine riayet etme gerekliliği bulunuyor.
Glasgow’da işçi grev
Maaşlarında zam talep eden Glasgow Kent Konseyi personeli uzlaşma sağlanmaması durumunda COP26’nın gerçekleşeceği ilk hafta greve çıkacaklarını duyurmuştu.
Çalışanlar, Unison ve Unite sendikaları ile birlikte, personeller için 2 bin Euro maaş artışı talep ediyor.
Çöp, temizlik, okul ve yiyecek-içecek alanlarında çalışan yaklaşık bin 500 işçinin greve çıkması durumunda yaklaşık 120 dünya lideri ve 25 bin delegenin katıldığı COP26, demiryolu hizmetlerinin iptal edildiği ve temizlikçilerin ve çöp toplayıcılarının grevde olduğu bir şehirde gerçekleşecek.
Dersim genelindeki tüm eylemler ve etkinlikler valilik kararıyla bir kez daha 15 gün boyunca yasaklandı. Tunceli Valiliği, tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Açık alanlarda yapılacak toplantı ve gösteri yürüyüşü, miting, açık yer toplantısı, protesto eylemi, oturma eylemi, açlık grevi, stant açmak, imza kampanyası, konser, şenlik, el ilanı bildiri, broşür dağıtmak, afiş, poster açmak, meşale yakma ve taşıma, konferans, panel, sinevizyon gösterimi gibi tüm eylem ve etkinliklerin 25 Ekim günü saat 00.01 ile 8 Kasım günü saat 23.59’a kadar 15 gün süreyle yasaklanmıştır.”
Valilik onayından geçecek
Valilik yaptığı açıklamada, yasağın gerekçesi olarak Covid-19 salgınını gerekçe gösterdi. Yasağı, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 17’nci ve 19’uncu, 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 11/A ve 11/C maddeleri, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu hükümleri ile İl Hıfzıssıhha Meclisince alınan kararlara dayandırdı.
İnsanların toplu halde bir araya gelmelerini sağlayacak her türlü basın açıklamasının mülki amirin iznine bağlandığı aktaran Valilik, sadece valilik ve kaymakamlık makamlarına 48 saat önce yapılacak müracaat sonucu uygun görülecek gösteri ve etkinliklerin gerçekleştirilebileceğini söyledi.
Maraş‘ın Nurhak ilçesinde yapılması planlanan ikinci hidroelektrik santral (HES) projesi için “ÇED olumlu” kararı verildi.
Halkın da istemediği HES için Nurhak Belediye Başkanı İlhami Bozan, konuyla ilgili yasal işlem başlattıklarını kaydetti ve “Bu projeyi yaptırmamak için gerekli bütün mücadele yöntemlerini kullanacağız ve asla yaptırmayacağız. Halkın yaşam alanlarını koruyacağız. Bu mücadelemizde herkesin Nurhak’a destek olmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.
‘İlçemizi yok edecek’
Cumhuriyet‘ten Leyla Kılıç‘ın haberine göre, Zifana Enerji Üretim A.Ş tarafından yapılması planlanan HES projesiyle ilgili bir yıl önce başlatılan ÇED süreci, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından tamamlandı.
Göksu Deresi ve yan kollarının üzerinde kurulması planlanan Bulgurdere ve Ayranpınar HES projesi için ÇED olumlu kararı verildiği açıklandı.
Bölge halkı yeni bir HES’in tarım ve hayvancılığa zarar vereceğini ifade ederken, ilçede zaten başka bir HES’in bulunduğunu da hatırlattı. Bölge sakinleri “İkinci HES Göksu’nun ve doğanın ölüm fermanı olur. Göksu’ya ve Nurhak’a dokunulmasın” çağrısı yaptı.
ÇED olumlu kararına tepki gösteren Nurhak Belediye Başkanı İlhami Bozan, bölgede tarihsel kalıntılar olduğunu ve yeni bir HES’in ilçeyi yok edeceğini kaydetti:
Halk HES istemiyor. Mevcutta bir HES varken bir proje daha yapılmak isteniyor. Tarım alanları olduğu halde neden yokmuş gibi karar veriliyor? Aynı bölgede farklı noktada daha önce yapılmaması yönünde verilen mahkeme kararını neden şirket sahibinin istediği şekilde çıkartıyorlar? Bölgede tarihsel kalıntılar da var. Yeni bir HES ilçemizi yok edecektir.”
Break Free From Plastic, bu yıl dünyayı plastik çöple en çok kirleten şirketleri dördüncü kez belirledi. Coca-Cola ve PepsiCo, üst üste dördüncü yılda da en büyük plastik kirletici şirketler olarak açıklandı.
Glasgow‘da gerçekleşecek iklim değişikliği konferansı COP26‘nın sponsoru olan Unilever, 2021 Marka Denetimine göre dünyanın en kötü üçüncü büyük plastik kirleticisi sıralamasına yükseldi.
Nasıl tespit ediliyor?
45 ülkede 11 bin 184 gönüllünün yardımıyla, altı kıtada 440 marka denetimi etkinliği gerçekleştirildi. Marka denetimi, plastik kirliliğinden sorumlu şirketlerin belirlenmesine yardımcı olmak için plastik çöplerin üzerindeki etiketlerde yazan markaların sayılmasını ve belgelenmesini içeren bir girişim.
Toplamda 330 bin 493 adet plastik çöp, en çok plastik çöple en fazla yeri kirleten şirketleri belirlemek için analiz edilmek üzere toplandı.
İlk 10 şirket
Katılımcılar, bu yıl çeşitli şirketlere ait 7 bin 762 farklı markayı tespit etti. Yapılan analiz sonucunda, 2021’in en çok plastik kirliliği yaratan şirketlerinin sırasıyla şunlar olduğunu tespit edildi:
Coca Cola
PepsiCo
Unilever
Nestlé
Procter & Gamble
Mondelēz International
Philip Morris International
Danone
Mars Inc
Colgate-Palmolive
Coca-Cola’dan rekor kirlilik
Bu yılki Marka Denetiminde, yaklaşık 20 bin Coca-Cola etiketli ürün bulundu ve 2019’dan beri her yıl olduğu gibi bu miktar Coca-Cola’dan sonraki en büyük iki kirleticinin neden olduğu kirliliğin toplamından daha fazla kirlilik anlamına geliyordu.
Bu, Coca-Cola’nın, satılan her biri için bir şişe toplayacağına dair verdiği gönüllü taahhüdünün şirketin neden olduğu plastik kirliliğini azaltmada çok az etkisi olduğunu gösteriyor.
Daha iddialı program gerek
PepsiCo da bu yıl üst üste üçüncü defa en büyük üç plastik kirleticiden biri olmayı sürdürdü. Şirketin 2030 yılına kadar plastik şişelerinde ham plastik kullanımını yarıya indirme konusundaki gönüllü taahhütlerine rağmen, PepsiCo markalı plastik çöplerin dünya çapındaki yaygınlığı, PepsiCo’nun listenin aşağılarına inebilmesi için yeniden kullanılabilir ambalajlara geçişi sağlayacak daha iddialı bir program uygulaması gerektiğini ortaya koymaktadır.
COP26 sponsoru
Global marka denetimlerinin başladığı 2018 yılından bu yana Unilever şirketi ilk defa bu yıl yani şirketin Glasgow’daki BM iklim değişikliği konferansı COP26 için Ana Ortak olarak hizmet verdiği yılda, gezegeni plastikle en çok kirleten 3. şirket sırasına yükseldi.
Plastiğin yüzde 99’unun fosil yakıtlardan üretildiği ve fosil yakıt şirketlerinin de gelirlerini daha fazla arttırmak için üretim odaklarını aktif olarak plastiğe kaydırdıkları düşünüldüğünde, Unilever’in COP26’daki rolü özellikle aşağılayıcı bir hale gelmiştir.
Bu şirketlerin tamamı hem iklim krizine hem de plastik kirliliği krizine önemli katkılar sağlayan şirketler.
‘Yanlış çözümlere yatırıma devam ediyorlar’
Greenpeace Güneydoğu Asya Plastik Kampanyası Bölge Koordinatörü Abigail Aguilar konu hakkında şunları söyledi:
“Dört yıl üst üste dünyanın en büyük plastik kirleticileri listesinde aynı büyük markaları görmek şaşırtıcı değil. Bu şirketler plastik krizini dikkate aldıklarını iddia etseler de daha fazla plastik üretmek için petrol şirketleriyle birliktelik yaparak yanlış çözümlere yatırım yapmaya devam ediyorlar. Bu karmaşayı durdurmak ve iklim değişikliğiyle mücadele etmek için Coca-Cola, PepsiCo ve Unilever gibi çok uluslu şirketler, tek kullanımlık plastik ambalajlara olan bağımlılıklarını sonlandırmalı ve fosil yakıtlardan uzaklaşmalıdır.”
COP26 öncesinde gerçekleştirilen bu yılki Global Marka Denetimi, Coca-Cola, PepsiCo ve Unilever gibi fosil yakıt endüstrisinin plastik üretimini arttırmasına yön veren Hızlı Tüketim Ürünleri şirketlerinin (FMCG’ler) iklim krizini nasıl körüklediğine ışık tutuyor.
‘Plastik kirliliği miras alıyoruz’
BFFP Gençlik Elçisi ve İklim için Gençlik Tunus’un Genel Sekreteri Ahmed Elhadj Taieb konu hakkında şunları söyledi:
“Genç nesil, iklim ve plastik kirliliği krizlerini önlemek için somut ve gerçekçi adımlar atmayan bu kirletici şirketler tarafından daha da şiddetlendirilen iklim ve plastik kirliliği krizini miras olarak devralmaya hazırlanıyor. Plastik endüstrisinin büyüme planları, dünyayı feci düzeydeki yüksek emisyonlu yörüngeye hapsederek, 1,5 derecenin altına ulaşma şansımızı tehlikeye atacak. Artık eskiden olduğu gibi devam edemeyiz, bu yüzden bu kurumsal kirletici şirketleri bu krizden sorumlu tutmak için harekete geçiyoruz.”
‘Gerçek çözümler bulmalılar’
Break Free From Plastic Global Kurumsal Kampanyalar Koordinatörü Emma Priestland şunları söyledi:
“Dünyanın en büyük plastik kirleticisi olan şirketler, plastik kirliliğini çözmek için çok çalıştıklarını iddia ediyorlar, ancak bunun yerine zararlı tek kullanımlık plastik ambalajları pompalamaya devam ediyorlar. Plastiğe dönüştürülen veya dönüştürülecek olan önemli miktardaki fosil yakıt da dahil olmak üzere fosil yakıtlara artık güvenmeye devam edemeyiz. Hızlı tüketim ürünleri üreten şirketler, plastik ayak izlerinin boyutunu tam olarak ortaya koymalı, iddialı hedefler belirleyip uygulayarak plastik ayak izlerini önemli ölçüde azaltmalı ve ambalajlarını yeniden kullanılabilir ve plastiksiz olacak şekilde yeniden tasarlamalılar. Coca-Cola, PepsiCo ve Unilever gibi en büyük kirletici şirketler gerçek çözümler bulma konusunda öncülük etmelidir.”
İklim krizine de katkıda bulunuyor
Yapılan son araştırmalar, plastik kirliliği krizinin arkasındaki en büyük şirketlerin iklim krizine de katkıda bulunduğunu ortaya koyuyor.
Coca-Cola, PepsiCo, Nestlé, Mondelēz, Danone, Unilever, Colgate-Palmolive, Procter&Gamble ve Mars gibi hızlı tüketim ürünleri üreten markaların hepsi, Aramco, Total, Exxon ve Shell gibi plastik ham madde üreten tanınmış petrokimya şirketlerinden ambalaj satın alıyor.
76 ülkedeki 300’e yakın kuruluş, COP26 delegelerine fosil yakıtı yerin altına bırakmayı, plastik üretiminden uzaklaşmayı ve sıfır atık alternatiflerine yatırım yapılmasını talep eden bir açık mektup imzaladı.
Break Free From Plastic hakkında
Break Free From Plastic, plastik kirliliğinden arınmış bir gelecek öngören küresel bir hareket. 2016’daki lansmanından bu yana, dünyanın dört bir yanından 2 binden fazla kuruluş ve 11 bin civarında bireysel destekçi, tek kullanımlık plastiklerin önemli ölçüde azaltılmasını talep etmek ve plastik kirliliği krizine kalıcı çözümler bulmak için bu harekete katıldı.
BFFP üyesi kuruluşlar ve bireyler, ortak çevre koruma ve sosyal adalet değerlerini paylaşır ve sistemik değişimi sağlamak için bütünsel bir yaklaşımla birlikte çalışır. Bu, fosil yakıt çıkarımından plastiğin bertarafına kadar tüm plastik değer zinciri boyunca plastik kirliliğiyle mücadele etmek, iyileştirmek yerine önlemeye odaklanmak ve etkili çözümler sunmak anlamına gelir.
Vergi Paketi düzenlemesi Resmi Gazete‘de yayımlandı ve yürürlüğe girdi.
Küçük esnaf olarak ifade edilen ve 850 bin civarında olan basit usulde vergilendirilen mükelleflerin kazançları, Gelir Vergisi’nden muaf tutulacak ve yıllık beyanname vermemeleri sağlanacak.
Sosyal medya içerik ürecilerine 640 bin TL sınırı
Sosyal içerik üreticiliği ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğine yönelik de vergi düzenlemesi yapıldı.
Buna göre, sosyal medya paylaşım ve içerikleriyle kazanç elde eden kişiler 640 bin TL’ye kadar olan gelirlerinde yüzde 15 stopaj ödeyecek.
Stopaj kesintileri bankalar tarafından yapılacak, yıllık beyanname verilmesi gerekmeyecek. 640 bin TL’yi geçen gelirler ise gelir vergisi kapsamına alınacak.
Diğer düzenlemeler
Vergi Paketi düzenlemesiyle birlikte hayata geçecek yeni uygulamalar şöyle:
Yıllık geçici vergi beyannamesi verme sayısı 4’ten 3’e indirilecek. Gelir vergisi ve kurumlar vergisi beyanname tarihleri 1 ay öne çekilecek. Elektronik ortamda vergi daireleri kurulacak.
Konaklama vergisinin yürürlülük tarihi 1 Ocak 2023’e ertelenecek.
ATV ve UTV olarak isimlendirilen dört tekerli arazi araçlarından yüzde 25 oranında ÖTV alınacak.
Mevcutta motor silindir hacmi ve matrahına göre vergilendirilen karavanlardan sabit yüzde 45 ÖTV alınacak.
Varlık yönetim şirketlerine kuruldukları takvim yılı ve bu yılı izleyen 5 yıl süresince uygulanan damga vergisi, harç ve kaynak kullanımı destekleme fonu istisnası sürekli hale getirilecek.
Söz konusu şirketlere tanınan banka ve sigorta muameleleri vergisine ilişkin istisna kaldırılacak.
İstanbul Kadıköy Kurbağalıdere‘de sudan çıkıp yolun karşısına geçen su samuru görüldü. Su samuru, bir süre sonra kayalıkların arasında kayboldu.
Bir kedi de yoldan geçen su samurunu takip etti. Ancak, arkasından gelen kediye aldırış etmeden yoldan geçen su samuru, bir süre sonra tekrar suya girerek, gözden kayboldu. Su samurunu görenler, o anları telefon kameralarıyla kaydetti.
‘Artık İstanbul’un sakinlerinden biri’
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu da su samurunun görüntülerini şu açıklamayla Twitter hesabından paylaştı:
Kurbağalıdere gibi birçok yer ekolojik felaket haline gelmişti. Kısa sürede kalıcı olarak temizledik, şimdi canlı yaşamı hızla artıyor. Kurbağalıdere’deki bu sevimli su samuru da İstanbul’un sakinlerinden biri artık.”
Kurbağalıdere gibi birçok yer ekolojik felaket haline gelmişti. Kısa sürede kalıcı olarak temizledik, şimdi canlı yaşamı hızla artıyor. Kurbağalıdere’deki bu sevimli su samuru da İstanbul’un sakinlerinden biri artık. 🦦