Ana Sayfa Blog Sayfa 1077

Diyarbakır’da yapılması planlanan Devlet Bahçeli Hatıra Ormanı’na tepki: Kürt halkına saygısızlık

Sivil toplum örgütleri, çeşitli kurum ve kuruluşlar Diyarbakır Kırklar Dağı‘nda yapılması planlanan “Devlet Bahçeli Hatıra Ormanı“na ilişkin bir basın açıklaması yaptı.

Açıklamada, “Kürt halkına düşmanlık yapan Devlet Bahçeli gibi kir kişinin ismini Diyarbakır’da bir yere verilmesinin Kürt halkı için saygısızlıktır ve büyük bir hakarettir” denildi ve karardan vazgeçilmesi çağrısı yapıldı.

‘Kültür kırım politikaları aralıksız sürdürüldü’

Evrensel‘de yer alan habere göre, Tarihi Ongözlü Köprü‘de gerçekleşen basın açıklamasına kültür ve sanat kurumları, sivil toplum kuruluşları ve demokratik kitle örgütleri, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Halkların Demokratik Partisi (HDP), Dicle Sanat ve Kültür Derneği ve birçok kurum ve kuruluş da katıldı.

Basın açıklamasından önce Kürtçe şarkılar eşliğinde halay çekilirken, sık sık “Amed faşizme mezar olacak” sloganları atıldı.

Basın açıklamasını Dicle Kültür Sanat Derneği üyesi Suphi Orhan, Kürtçe okudu. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

Diyarbakır’da bulunan başta kültür ve sanat kurumları olmak üzere tüm sivil toplum kurum ve kuruluşları olarak bu açıklamayı yapmayı gerekli görerek halkımıza çağrımızdır. Bu son günlerde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli adına Diyarbakır Kırklar Dağı alanında bir hatıra ormanı oluşturulacağı haberi yayıldı.

Bu haber şok edici bir tarzda halkımızın ve kamuoyunun gündemine düştü. Kayyum ve Orman Müdürlüğü tarafından Kırklar Dağı’nda 210 dönüm arazi sözü edilen hatıra ormanı için tahsis edilmiştir. Kürt halkına yönelik Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana kültür kırım politikaları aralıksız sürdürülmüş, bu durum bugün de böylesi bir örnekle somut olarak kamuoyunun gözü önündedir.”

Fotoğraf: Evrensel

‘Bu tarihin kendisine de bir saygısızlık’

Açıklamada, Kürt halkının hiçbir şekilde bu kararları tanımayacağının altı çizildi:

Bu tarihin kendisine de bir saygısızlıktır. İktidar ve devlet kurumlarının Kürt halkının bilinci ve hafızasıyla bu kadar oynamalarının sebebi de bu halkın direniş gerçekliğini bilmemeleridir. Dolayısıyla faşizmin geldiği düzey artık tarihi yerlerin ismine bile tahammüllerinin kalmadığını göstermektedir.

Kürt halkını kültürel bilinçlerinden koparmak için birey isimlerinden tutun köy ve kentlerin, sokak ve caddelerin, vadi ve ırmakların, dağ isimlerine kadar; hatta iş yeri isimlerini değiştirmeye kadar götürmüştür. Bugün de bu topluma karşı yapılan en büyük saygısızlık, bu toplumun yeminli düşmanı olan birisinin adına bir ormanlık alan oluşturmaktır. Bununla açıkça söyledikleri; ‘Önce sizi kültürel ve tarihi açıdan, sonra da her açıdan yok edeceğiz, size ait hiçbir şeyi bırakmayacağız’ Kürt halkı hiçbir şekilde bu faşist kararları tanımayacak ve boyun eğmeyecektir. Nasıl ki tarihinde soykırım politikalarına karşı direnmiş bugün de direnerek boyun eğmeyecektir.”

Karardan vazgeçilmesi çağrısı yapılan açıklamada, “Diyarbakır’da bulunan başta kültür ve sanat kurumları olmak üzere tüm sivil toplum kurum ve kuruluşları olarak hiçbir şekilde ve koşulda bu kararı tanımıyoruz. Bu halkın kültür ve tarihine sahip çıkmak hepimizin, herkesin görevidir. Bizler her türlü soykırım ve asimilasyon politikasına karşı halkımızla birlikte mücadele edeceğiz. Tüm halkımıza çağrımız bu tür kararların uygulamasına karşı seslerini yükseltmeleridir ve yol vermemeleridir” de denildi.

Dört ilde kuvvetli fırtına etkili oldu: Çatılar uçtu, ağaçlar devrildi

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden yapılan uyarıların ardından akşam saatlerinde başlayan kuvvetli fırtına İstanbul, Tekirdağ, Çorlu ve Kırklareli‘nde etkili oldu. Zafer, Rumeli ve Muhittin mahallerinde ağaçlar devrildi. Kısa sürede olay yerine ulaşan Çorlu İtfaiye İstasyon Amirliği ekipleri, yola devrilen ağaçları ortadan kaldırdı.

Fotoğraf: DHA

Ali Osman Çelebi Bulvarı üzerinde bulunan Çorlu – Süleymanpaşa yolu kavşağında aydınlatma direği devrildi.

Çok sayıda bina çatısının da uçtuğu bildirildi. Kuvvetli fırtına nedeniyle vatandaşlar, can güvenlikleri açısından dikkatli olmaları konusunda uyarıldı.

Fotoğraf: DHA

İstanbul, Bağcılar‘da da 4 katlı bir binanın çatısı şiddetli rüzgar nedeniyle uçtu. Uçan çatının düştüğü sokaktaki araçlarda hasar oluştu.

Kırklareli‘nde eğitime bir gün ara verildi.

2021’de tarihin en yüksek okyanus sıcaklıkları kaydedildi: Art arda altıncı rekor

Dünya okyanuslarının suları her yıl biraz daha artıyor. Yeni bir araştırmaya göre, geçen yıl tarihteki en yüksek okyanus sıcaklıkları kaydedildi. Bununla, üst üste altıncı kez rekor kırıldı.

Bilim insanları, okyanusların ısınmasının temel olarak insan kaynaklı iklim krizinden kaynaklandığına dikkat çekiyor. Suların ısınması, küresel ısınmanın doğrudan ve basit bir göstergesini temsil ediyor. Atmosferin sıcaklığı da keskin bir şekilde yükselme eğiliminde olsa bile, okyanusların ısınmasıyla karşılaştırıldığında, bireysel yılların rekor kırma olasılığı daha düşük oluyor.

Geçen yıl, Pasifik‘teki suları soğutan periyodik bir iklim özelliği olan La Niña’ya rağmen dünyadaki tüm okyanusların en üst 2.000 metresinde ısınma artmıştı. 2021’de okyanuslarda kırılan sıcaklık rekoru, 1955’e kadar uzanan bir dizi modern rekoru geride bırakmış; okyanuslar için en sıcak ikinci yıl 2020, en sıcak üçüncü yıl ise 2019 olmuştu.

Daha sıcak okyanuslar, aşırı yağış, şiddetli sel ve kasırgaları güçlendiriyor

Araştırmanın yazarlarından Colorado Atmosferik Araştırmalar Ulusal Merkezi‘nden iklim uzmanı Kevin Trenberth, Guardian‘a “Okyanusların sıcaklığı küresel olarak durmaksızın artıyor ve bu da insan kaynaklı iklim değişikliğinin birincil göstergesidir” dedi. .

Daha sıcak okyanus suları, şiddetli sel riskini artıran fırtınaları, kasırgaları ve aşırı yağışları güçlendirmeye yardımcı oluyor. Isının okyanus suyu ise genişleyerek yılda yaklaşık 1 ton buzu denizlere salan uçsuz bucaksız Grönland ve Antarktika buz tabakalarını tüketiyor. Bu süreçlerin her ikisi de deniz seviyesinin yükselmesine neden oluyor

En üstteki 2.000 metrelik okyanus suyunun ortalama sıcaklığındaki artış. (Zettajoule, 10’un 21 jul gücüne eşit bir enerji birimi) Cheng ve diğerleri… “Another Record: Ocean Warming Continues through 2021 despite La Niña Conditions” 2022. Grafik: Guardian. 

İnsan faaliyetleri yüzünden atmosfere yayılan karbondioksitin yaklaşık üçte birini emen okyanusların asitleşmesi ise dünyadaki deniz yaşamının dörtte birine ev sahipliği yapan ve 500 milyondan fazla insan için yiyecek sağlayan mercan resiflerini bozuyor ve balık türlerine zarar veriyor.

Dünya, fosil yakıtların yanması, ormansızlaşma ve diğer faaliyetlerden dolayı ısınırken, özellikle son 50 yılda üretilen ısının %90’ından fazlası okyanuslar tarafından emilerek, geçici olarak karada yaşayan türlerin aşırı sıcaklıklardan korunmasına yardımcı oldu.

Geçen yıl, ısınmanın çoğunun meydana geldiği suların üst 2.000 metresi, 2020’de olduğundan 14 kat daha fazla daha fazla zettajoule (bir sekstilyon joule’ye eşit bir elektrik enerjisi birimi) sıcaklığı soğurdu. Bu, bir zettajoule’nin yaklaşık yarısı olan dünyanın tüm elektrik üretiminden 145 kat daha fazla.

Yeni araştırma, uzun vadeli okyanus ısınmasının Atlantik ve Güney okyanuslarında en güçlü görüldüğünü, ancak Kuzey Pasifik‘te de 1990’dan bu yana sıcaklık artışında “dramatik” bir yükselme olduğunu; Akdeniz’in ise geçen yıl net bir yüksek sıcaklık rekoru kırdığını belirtiyor.

Çalışmanın ortak yazarlarından John Abraham‘a göre, ısınma eğilimi o kadar belirgin ki, sadece dört yıllık kayıtlarda insan etkisinin parmak izini tespit etmek çok açık. St Thomas Üniversitesi’nde termal bilimler uzmanı olan Abraham, “Okyanus sıcaklığı, iklim değişikliğinin en iyi göstergelerinden biridir”diyor.

Diğer araştırmacı Penn State Üniversitesi‘nden iklim bilimci Michael Mann ise şunları kaydediyor: “Net sıfır emisyona ulaşana kadar, bu ısınma devam edecek ve bu yıl olduğu gibi okyanus sıcaklığı rekorları kırmaya devam edeceğiz. Okyanuslar hakkında daha iyi farkındalık ve anlayış, iklim değişikliğiyle mücadele eylemlerinin temelidir.”

Adana’da iki gündür etkili olan yağış tarım arazilerini sular altında bıraktı

Adana’da iki gündür etkili olan yağış hayatı olumsuz etkiledi. Şehirde bazı ilçelerdeki tarım arazileri su altında kaldı.

Kent merkezindeki bazı cadde ve sokaklarla birlikte Yüreğir, Seyhan, Ceyhan ve Karataş ilçelerindeki tarım arazileri su altında kaldı. Çiftçiler ve belediye ekipleri, tarlalardaki suların tahliyesi için çalışma başlatırken, zarar tespitinin sular çekildikten sonra yapılacağı kaydedildi.

Fotoğraf: DHA

Küresel Riskler 2022 Raporu: En önemli risk iklim krizi

Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF), Marsh & McLennan Şirketleri, SK Group ve Zurich Sigorta Grubu ile Oxford Martin Okulu’nun (Oxford Üniversitesi), Singapur Ulusal Üniversitesi’nin stratejik ortakları ve Wharton Risk Yönetimi ve Karar Süreçleri Merkezi’nin (Pennsylvania Üniversitesi) akademik danışmanlarıyla hazırladığı Küresel Riskler 2022 Raporu yayımlandı.

Raporda, en önemli ve uzun vadeli riskler iklim riskleri ile ilgiliyken; en önemli kısa vadeli küresel riskler arasında toplumsal bölünmeler, geçim krizleri ve zihinsel sağlık durumlarında bozulmalar yer alıyor.

Borçla ilgili konular orta vadeli tehlikeler arasında gösterilirken uzmanlar küresel toparlanmanın dengesiz ve ülkeler arasında farklılık gösterebileceğini düşünüyor.

Her altı kişiden yalnızca biri iyimser

Raporda öne çıkan araştırmalardan biri hükümetler, sivil toplum kuruluşları ve yatırımcılardan oluşan uzmanlarla yapılan küresel bir anket. Bu anketin sonuçlarına göre, her altı kişiden yalnızca biri iyimser ve hatta her 10 kişiden yalnızca biri küresel toparlanma sürecinin hızlanacağına inanıyor.

En büyük endişe: İklim krizi

Raporda dikkat çeken diğer sorunlar arasında pandemi kaynaklı ekonomik ve sosyal sorunlar, aşı eşitsizliği ve ülkelerin farklı ekonomik toparlanma oranlarının yaratacağı sosyal çalkantılar ve jeopolitik gerginlikler öne çıkıyor.

İklim değişikliği önlemlerinin başarısız olması ve olağanüstü hava koşullarının oluşması önümüzdeki 5-10 yıl için başı çeken endişeler olarak öne çıkıyor.

Yapılan çalışmalar, pandeminin önümüzdeki 10 yıl için hangi risklerin gerçekleşmesinin daha olası olduğuna dair algıyı da değiştirmesine neden olduğunu ve aynı zamanda önceleri siber ve veri güvenliği ile ilgili endişelerin yerini iklim ve toplumsal endişelere bıraktığını gösteriyor.

10 yılda beklenen 10 küresel risk

Dünyayı 10 yılda bekleyen 10 risk şöyle sıralanıyor:

İklim için eyleme geçme başarısızlığı
Aşırı hava koşulları
Biyoçeşitliliğin kaybolması
Sosyal uyumun aşınması
Yaşam için gerekli koşulları elde etmeye yönelik krizler
Bulaşıcı hastalıklar
İnsanın çevreye verdiği zarar
Doğal kaynak krizleri
Borç krizleri
Jeo-ekonomik zorluklar
Koordinasyon gerekliliği vurgusu

Bu yıl 17’incisi yayımlanan rapor, tüm liderleri üç aylık raporlama döngüsünün dışında düşünmeye, riskleri yöneten ve gelecek yıllar için gündemi şekillendiren politikalar oluşturmaya teşvik ediyor.

Küresel koordinasyon öneriliyor

Rapor yükselen riskleri siber güvenlik, uzay rekabeti, iklim geçişlerindeki istikrarsızlık ve göç baskıları başlıklarında dört alan özelinde inceliyor ve her bir riskin başarılı yönetimi için küresel koordinasyon gerekliliğini vurguluyor.

Covid-19 pandemisinin ikinci yılına ilişkin çıkarımlarla sona eren raporda ulusal düzeyde dayanıklılık hakkında da yeni bilgiler yer alıyor. Bu bölüm aynı zamanda, kuruluşlar için dayanıklılığın uygulanmasına yönelik pratik tavsiyeler sunmak için Dünya Ekonomik Forumu’nun risk uzmanları topluluklarından da (The Chief Risk Officers Community and Global Future Council on Frontier Risks) yararlanıyor.

Birleşik Krallık’ta üşümemek için hayvanlara sarılmayı tavsiye eden enerji firması özür diledi

Birleşik Krallık‘ın en büyük enerji tedarikçilerinden biri olan Ovo Energy‘nin sahibi olduğu SSE firması, müşterilerine üşümemeleri için hayvanlarına sarılmaları ya da yulaf lapası yemeleri gibi tavsiyeleri için özür diledi.

Firma, enerji tasarrufu için müşterilerine bir blog linki göndermişti. Blog, SSE firmasının internet sitesinden kaldırıldı.

‘Utandık ve içtenlikle özür diliyoruz’

BBC Türkçe‘de yer alan habere göre Ovo Energy, böyle öneriler verilmiş olmasından dolayı utandıklarını kaydetti ve müşterilere daha anlamlı bilgiler sunmak için bloğun güncelleneceğini söyledi.

Ovo Energy, BBC’ye yaptığı açıklamada blogun içeriğinin yararlı olmadığını kabul etti ve “Utandık ve içtenlikle özür diliyoruz” ifadelerini kullandı.

Tavsiyeler tepki topladı

SSE sitesindeki blogda yapılan öneriler arasından kalın giyinmek ve evi temizleyerek ya da çocuklarla hulahup yarışması yaparak ya da zıplayarak sürekli hareket halinde olmak da bulunuyordu.

SSE, ısı kaybını önlemek için hava güneşliyken perdeleri açmak, yemek pişirdikten sonra fırın kapağını açık bırakmak, evcil hayvanlara ya da sevdiklerine sarılmak gibi tavsiyelerde bulunmuştu.

Şirketin bu tavsiyeleri çok fazla tepki topladı. Tavsiyeler, parlamentoda çalışma hayatıyla ilgili bir komiteye başkanlık eden İşçi Partili Darren Jones tarafından da eleştirilmişti.

Jones, “Birçok ailenin güçlük yaşadığı böyle bir dönemde ısıtmayı açmak yerine kazak giymeyi önermek çok çirkin” demişti.

Enerji fiyatlarında büyük artış

Ülkede son aylarda enerji fiyatlarında büyük artış yaşanıyor. Bunun en büyük nedenlerinden biri de enerji firmalarının toptan doğal gaz fiyatlarındaki artışı müşterilere yansıtmaya başlamasından kaynaklı.

Birleşik Krallık’ta enerji sektörünü temsil eden Energy UK Sendikası, şubat ayında tavan fiyat belirlendikten sonra fiyatlarda beklenen artışın nisan ayında yüzde 50’ye kadar çıkabileceğini, ortalama hane halkının yıllık enerji faturasının 700 sterlin artabileceğini bildirdi.

Yeşil ipuçları: Gardırobunuzdaki mikroplastiklerle nasıl başa çıkabilirsiniz?

Giysilerimizin çoğu, mikroplastiklerin kullanıldığı polyester gibi sentetik elyaflardan yapılıyor.

Mikroplastik, yüksek gerilimlere maruz bırakılan plastik materyallerdeki deformasyon sonucu oluşan parçacıkları tanımlamak amacıyla kullanılan bir tanım. Aynı zamanda giysileri üretmek için kullanılan sentetik liflerdir.

Mikroplastikler rüzgâr veya şehirlerin atık suları yoluyla hem tatlı sularda hem de denizel ortama taşınırlar. Mikroplastiklerin onlarca yıldır yaygın kullanımı sonucunda denizlerin her katmanında yaygın hale gelmişlerdir.

Dolaplarımızdaki mikroplastiklerle daha etkili bir şekilde başa çıkmanın birkaç yolu var:

Sık giyilen ve yıkanan giysiler için doğal kumaşlar seçin

Yeni kıyafet alırken (ikinci el bile olsa) sık giyilecek ve yıkanacak giysiler için doğal kumaşları tercih edin. Bunlar organik pamuk, keten, ipek ve yün kumaşlardır.

Kot pantolonları daha az yıkayın

Kot pantolon ve dış giyim gibi eşyaların sık sık yıkanması gerekmez. Aslında, birçok uzman, hijyen üzerinde özel bir etkisi bulunmadığından yıkanmadan 10 defaya kadar giyilebileceğini kabul ediyor. Arada, bir kumaş spreyi sıkarak onları havalandırabilir ve istenmeyen kokuları giderebilirsiniz.

Çamaşır makinenizde miktofiber filtre kullanın

Çamaşır makinenizde bir mikrofiber filtre kullanmak giysilerinizden lif dökülmesini engelleyerek açığa çıkanları da yakalar ve böylece okyanuslarımıza karışmazlar.

Yüksek su sıcaklığından kaçının

Yüksek su hacmi ve sıcaklık ayarlarından kaçının. Diğer ayarlara göre yaklaşık iki kat daha fazla su kullanan hassas yıkama döngüsü, düşük su hacmi ayarlarına göre ortalama 800 binden daha fazla plastik mikrofiber açığa çıkarır.

Su sıcaklığı da büyük bir fark yaratıyor. Amerikan Temizlik Enstitüsü‘ne göre, ABD‘deki her hane haftada sadece bir kez soğuk suda yıkama yapsaydı, 2,3 milyon metrik ton CO2’e tasarrufu elde edilirdi.

Almanya’nın ilk ‘cinsiyet çeşitliliği temsilcisi’ Yeşiller’den Sven Lehmann oldu

Almanya’da Sosyal Demokratlar (SPD), Yeşiller ve neoliberal Hür Demokratlar’dan (FDP) oluşan yeni federal hükümetin “Cinsel ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Kabulünden Sorumlu” temsilcisi olarak Yeşiller’den Sven Lehmann atandı. Bu, Almanya’nın tarihinde bir ilk.

Lehmen, yeni görevinde LGBTİQ+ ulusal eylem planını denetleyecek ve cinsel ve cinsiyet çeşitliliğinin kabulü üzerinde çalışacak.

Alman Yeşilleri yıllardır cinsiyet çeşitliliği/eşitliği için bir mekanizma kurulmasını istiyordu. Yeni koalisyon görüşmelerinde de hükümetin “ayrımcılıkla mücadelede öncü” olması konusunda anlaşma sağlanmıştı.

Nefret suçlarıyla mücadele için geniş strateji

Alman siyasetçi yeni oluşturulan görevinde, “Transseksüel Yasası”nın kaldırılmasından başlayarak eşcinsel evlilikler için eşit haklar ve LGBTİQ+ bireylerinin anayasaya uygun olarak korunmasını sağlamak için çalışacak; LGBTİQ+ topluluğunu etkileyen politika projelerinde hükümet bakanlıklarıyla birlikte çalışmaktan sorumlu olacak.

Lehmann yeni görevine başlarken, “Herkes özgür, güvenli ve eşit haklara sahip olarak yaşayabilmeli” dedi.

Cinsel ve cinsiyet kimliği ne olursa olsun tüm insanların korunmasının “Temel Kanuna (Almanya anayasası) uygun olarak sağlanması gerektiğini belirten yeni temsilci, “Ayrıca, açıkça ‘queerfobi’yi içeren gruplara yönelik nefret suçlarıyla mücadele etmek için geniş bir stratejiye ihtiyacımız var” diye konuştu.

42 yaşındaki Sven Lehmann, 2017’den beri Yeşiller Federal Meclisi üyesi. 2018’den 2021’e kadar Ulle Schauws ile birlikte Yeşiller Parlamento Grubunda queer politika ve sosyal politika sözcüsü olarak görev yapan parlamenter, 2021 federal seçimlerinde ülkenin en büyük eşcinsel topluluklarından birine ev sahipliği yapan Köln‘den seçilmişti.

Örgütler memnun

Almanya Lezbiyen ve Gey Derneği (LSVD), yeni oluşturulan ofisin “koalisyon hükümeti tarafından vaat edilen queer siyasi uyanış için önemli sinyal” olduğunu söyledi.

Alman Trans Kimlik ve İnterseksüellik Derneği (dgti) de Lehmann ile “tüm trans, inter ve ikili olmayan insanlar için daha iyi bir dünya” yolunda çalışmayı dört gözle beklediğini açıkladı.

2018’de Almanya , “erkek” ve “kadın”a ek olarak “cinsiyet çeşitliliği” şeklinde üçüncü bir seçeneği sunarak ikiden fazla cinsiyetin varlığını resmen tanıyan dünya çapında birkaç ülkeden biri olmuştu. Yeni hükümetin koalisyon anlaşmasında, üç iktidar ortağı eşcinsel erkeklerin kan bağışı yapmalarıyla ilgili kısıtlamalara son verilmesinin yanı sıra trans kişilerin kendi cinsiyetlerini belirlemelerine izin veren yasal değişiklikler de dahil olmak üzere LGBTQ+ haklarına yönelik kapsamlı reform sözü vermişti.

2011’deki yasal reformdan önce Almanya’daki trans kişiler yasal cinsiyet tanımı alabilmek için kısırlaştırmaya zorlanıyordu. Yeni koalisyon bu mevzuattan zarar gören kişiler için bir tazminat fonu oluşturmayı ve cinsiyet geçişiyle ilgili tıbbi bakımın sağlık sigortası kapsamına almayı planlıyor

Marmaris- İçmeler kara yolunda heyelan: Yol trafiğe kapatıldı

Muğla‘nın Marmaris ilçesinde gün boyu etkili olan sağanak sebebiyle heyelan meydana geldi.

Kaya ve toprak parçaları, Marmaris- İçmeler kara yoluna düştü. Her iki yönden trafiğe kapatılan yolda 45 dakika sonra tek şeritten ulaşım sağlanmaya başlandı.

Yağmur aralıklarla devam edecek

DHA‘da yer alan habere göre, ilçede gün boyunca etkili olan sağanak, Marmaris-İçmeler kara yolunun 9’uncu kilometresindeki Seyir Tepesi mevkisinde, saat 10.00 sıralarında heyelana neden oldu. Yağmurun yumuşattığı toprak ve kaya zemininden kopan parçaların bir kısmı yola yığıldı. Kopan parçaların çoğunluğu da sekiz yıl önce yapılmış metal ağlara takıldı.

Trafik polisleri, Marmaris- İçmeler kara yolunu çift yönlü olarak trafiğe kapatırken, belediye ekipleri de iş makineleri ile temizlik çalışması yaptı. 45 dakika sonra ise yolda trafik tek şeritten devam etti.

Fotoğraf: DHA

Meteoroloji yetkilileri, ilçeye son 24 saatte, metrekareye 60,4 kilogram yağmur düştüğünü bildirirken, ilçe merkezinde yağmurun aralıklarla devam edeceği de kaydedildi.

Türkiye’de son 51 yılın en sıcak onuncu aralık ayı: 27 derece

Türkiye son yılların en sıcak aralık ayının yaşadı. Geçen aralık ayı, son 51 yılın en sıcak onuncu aralık ayı olarak kayıtlara geçti.

AA‘nın Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerinden yaptığı derlemeye göre, Aralık 2021’de ortalama sıcaklıklar Marmara Bölgesi‘nin kuzeyinde ve tüm kıyı kesimlerinde, Karadeniz Bölgesi’nin kıyı kesimlerinde; İzmir, Ödemiş, Isparta, Alanya, Osmaniye, Eğirdir, Acıpayam, Elmalı, Kale/Demre, Kırıkkale, Polatlı, Erciş ve Ceylanpınar çevrelerinde mevsim normallerinin üzerinde, Bitlis çevresinde ise altında gerçekleşti.

Sıcaklıklar yurdun diğer bölgelerinde ise mevsim normalleri civarında seyretti. Uzun yıllar aralık ayı ortalama sıcaklığı 4,6 derece iken, geçen ay 6 derece olarak ölçüldü.

İnebolu’da aralık sıcaklığı 27,1 derece

Kayseri‘nin Pınarbaşı ilçesi, sıfırın altında 26,4 derece ile aralıkta en düşük sıcaklığın görüldüğü yer oldu. En yüksek sıcaklık ise 27,1 derece ile Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde tespit edildi.

2021 yılı aralık ayı, uzun yıllar aralık ayı ortalamasının 1,4 derece üzerinde gerçekleşti ve son 51 yılın en sıcak 10’uncu aralık ayı olarak oldu.

Bölgelere göre sıcaklık

Marmara Bölgesi’nde ortalama sıcaklıklar, bölgenin kuzeyinde ve tüm kıyı kesimlerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşirken, bölgenin diğer kesimlerinde mevsim normalleri civarında ölçüldü.

Bölgenin aralık ayı uzun yıllar ortalama sıcaklığı 6,9 derece iken, geçen ay 9,3 derece olarak gerçekleşti. Bölgede en düşük sıcaklık sıfırın altında 7,5 derece olarak Balıkesir’de, en yüksek sıcaklık ise 24,5 derece olarak Kocaeli‘de belirlendi.

Ege Bölgesi‘nde ortalama sıcaklıklar İzmir, Ödemiş çevrelerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşti, bölgenin diğer kesimlerinde mevsim normalleri civarında seyretti. Bölgenin Aralık ayı uzun yıllar ortalama sıcaklığı 7,9 dereceyken, Aralık 2021’de 9 derece olarak tespit edildi.

Bölgede en düşük sıcaklık sıfırın altında 15,3 derece olarak Afyonkarahisar‘da, en yüksek sıcaklık ise 23,6 derece olarak Salihli’de ölçüldü.

Akdeniz Bölgesi’nde ortalama sıcaklıklar Isparta, Alanya, Osmaniye, Eğirdir, Acıpayam, Elmalı, Kale/Demre çevrelerinde mevsim normallerinin üzerinde seyretti, bölgenin diğer kesimlerinde mevsim normalleri civarında gerçekleşti. Bölgenin aralık ayı uzun yıllar ortalama sıcaklığı 8,9 derece iken, geçen ay 9,9 derece oldu.

Bölgede en düşük sıcaklık sıfırın altında 22,7 derece olarak Göksun’da, en yüksek sıcaklık ise 24,2 derece olarak Gazipaşa’da tespit edildi.

İç Anadolu Bölgesi‘nde ortalama sıcaklıklar Kırıkkale ve Polatlı çevrelerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşti, bölgenin diğer kesimlerinde mevsim normalleri civarında seyretti. Bölgenin aralık ayı uzun yıllar ortalama sıcaklığı 1,1 derece iken, 2021 Aralık ayı 2,4 derece olarak gerçekleşti.

Bölgede en düşük sıcaklık sıfırın altında 26,4 derece olarak Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde, en yüksek sıcaklık ise 18 derece olarak Niğde’de tespit edildi.

Ortalama sıcaklıklar, Karadeniz Bölgesi’nde geçen ay kıyı kesimlerinde mevsim normallerinin üzerinde ölçüldü, bölgenin diğer kesimlerinde mevsim normalleri civarında gerçekleşti. Bölgenin aralık ayı uzun yıllar ortalama sıcaklığı 4,7 derece iken, 2021 Aralık ayında 6,8 dereceye çıktı. Bölgede en düşük sıcaklık sıfırın altında 14,1 derece olarak Kastamonu’da, en yüksek sıcaklık ise 27,1 derece olarak İnebolu’da yaşandı.

Doğu Anadolu Bölgesi‘nde ortalama sıcaklıklar Bitlis çevresinde mevsim normallerinin altında, Erciş çevresinde mevsim normallerinin üzerinde seyrederken, bölgenin diğer kesimlerinde mevsim normalleri civarında gerçekleşti.

Bölgenin aralık ayı uzun yıllar ortalama sıcaklığı sıfırın altında 1,8 derece olurken geçen ayın ortalaması sıfırın altında 1,1 derece olarak kayıtlara geçti.

Bölgede en düşük sıcaklık sıfırın altında 25 derece olarak Ardahan’da, en yüksek sıcaklık ise 14,8 derece olarak Van Merkez ve Muradiye ile Çemişgezek ve Palu‘da termometrelere yansıdı.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi‘nde ise ortalama sıcaklıklar, Ceylanpınar çevresinde mevsim normallerinin üzerinde, bölgenin diğer kesimlerinde mevsim normalleri civarında seyretti.

Aralık ayı uzun yıllar ortalama sıcaklığı 6,2 derece olan bölgede geçen ay ortalama sıcaklık 7 derece olarak gerçekleşti. Bölgede en düşük sıcaklık sıfırın altında 6,3 derece olarak Batman‘da, en yüksek sıcaklık ise 21,1 derece olarak Ceylanpınar’da tespit edildi.