Köşe YazılarıManşetYazarlar

Gökten plastik yağıyor

Bugünlerde ülkemiz yağışlı bir hava sisteminin etkisi altında. Fakat son yıllarda giderek daha çok rastladığımız gibi yağışlar atmosferdeki Afrika kaynaklı çöl tozlarıyla birleşerek yere çamur şeklinde düşüyor. Tarımla uğraşanların Afrika tozlarıyla bir sorunu yok, hatta bu çamur yağmurlarından memnunlar. Ancak Afrika tozlarının partikül madde hava kirliliğine neden olduğu ve insanlarda başta solunum sistemi olmak üzere çeşitli sağlık sorunlarına yol açacağı açık…

Ayrıca yağmurlarla birlikte yeryüzüne düşen sadece çöl tozları değil; mikroplastikler de gökyüzünden toprağa karışıyor. Popüler bilim dergisi Nature’de yayınlanan bir makaleye göre yapılan bir araştırma ABD’nin batı bölgelerinin üzerinde atmosferde 1100 ton plastiğin bulunduğunu ortaya koymuş. Yapılan modellemeye göre ABD’nin batı bölgelerinde bulunanlar Yellowstone Parkı’nda, Utah çöllerinde veya Oregon ormanlarında bulunsalar bile, insanlar her derin nefes aldıklarında akciğerlerine mikroplastikler ulaşıyor.  Yapılan yeni bir modellemede şu anda 1.100 ton mikroplastiğin batı ABD’nin üzerinde atmosferde adeta yüzdüğü görülüyor.  Üstelik mikroplastiklerin %84’ü bölgedeki büyük kentlerin dışından; büyük oranda da okyanustan geliyor.

Biyokümülatif etkisi sağlığı tehdit ediyor

Mikroplastikler 5 milimetreden küçük parçacıklar… İnsanlara ise besin zincirine karışarak ve solunum yolu ile olmak üzere iki temel yoldan ulaşıyor. Besin zinciri açısından en önemli yol ise deniz ürünlerinin tüketilmesi…

Mikroplastikler biyokümülatiftir ve uzun süreli olarak ağız ve solunum yolu ile alınmasının insan sağlığı üzerine tehlikeli etkileri var. Deneysel bazı çalışmalarda mikroplastiklerin damar tıkanıklıklarına neden olduğu gösterildi. Buna karşılık, nanoplastik partiküller tüm organlara nüfuz edebilir ve hücresel membranlar boyunca taşınabilir. Karaciğer yetmezliğine ve kimyasal yapısına göre çeşitli kanserlere yol açabileceklerine dair bilimsel yayınlar vardır. Mikro ve nanoplastiklerin sağlık etkileri üzerine tüm bilimsel çalışmalar her yıl artan sayıda sürüyor.

Mikroplastikler çeşitli kaynaklardan atmosfere karışabilir. Çevresel ortama bırakılan plastik poşetler ve şişeler rüzgarlar, deniz dalgaları gibi çevresel etkilerle gittikçe küçülen parçalara ayrılıyor. Ayrıca evlerde çamaşır makinaları da önemli bir kaynak… Çamaşır makinalarında sentetik kıyafetler yıkandığında, minik mikro elyaflar dökülür ve bu döküntüler bir atık su arıtma tesisine ulaşır. Bu tesiste mikrofiberlerin bir kısmını filtre sistemleri tutabilir ve bu mikrofiberler daha sonra tarım alanlarına gübre olarak da gönderilebilen işlenmiş arıtma çamuru içinde kalabilir. Böylece tarım toprağına arıtma çamuru vasıtası ile mikroplastikler ulaşır. Atık su arıtma tesisinde filtre sistemi tarafından yakalanamayan mikrofiberler ise arıtılmış su ile denizlere karışır. Bu döngü onlarca yıldır sürüyor ve plastikler parçalanıp hiçbir zaman gerçekten yok olmadıkları için okyanusta biriken mikroplastik miktarı yıldan yıla hızla artıyor.

Her yerdeler

ABD’de yapılan bu yeni araştırma günden güne büyüyen mikroplastik tehdidini bir kez daha yüzümüze vuruyor. Okyanuslar her an daha önce içinde birikmiş mikroplastiklerin etkisiyle şu anda ona ulaşandan daha fazla mikroplastiği atmosfere verebilir. Yani okyanuslarda o kadar çok mikroplastik birikti ki, karalar artık denizden net bir mikroplastik alıcısı olabilir. Denizlerdeki bu mikroplastikler sadece dalgaların etkisi ile sahillere vurup kumsallarda birikmiyor. Dalgaların ve rüzgârların etkisi ile su damlacıkları ve tuz yoluyla atmosfere de karışıyor. Araştırma ekibi bu yolla denizden kaynaklanan mikroplastiklerinin havaya çıktıktan sonra ne kadar uzağa gidebileceğini göstermek için atmosferik modelleri de kullanmış. Ayrıca  yollar, şehirler, katı atık depolama alanları ve tarım alanları gibi diğer mikroplastik emisyon kaynaklarını da araştırmışlar. Tarlalardan atmosfere ne kadar toz karıştığını ve bu tozda ne kadar mikroplastik olabileceğini hesaplayarak daha sonra bunu atmosferik modelleme yoluyla mevcut dünya verileriyle karşılaştırmışlar.

Araştırma sonuçları tarımsal tozun ABD’nin batı bölgeleri için atmosferik mikroplastiklerin yalnızca yüzde 5’ine kaynaklık ettiğine işaret ediyor. Ayrıca şaşırtıcı bir şekilde, bölgedeki kentler de havadaki mikroplastiğin sadece yüzde 0,4’ünü sağlıyor. Fakat araştırmacılar bu bölge için okyanustaki mikroplastiklerin ilginç bir kaynağına ulaşmış: Araba lastikleri… 2019’da da bu bölgede yapılan başka bir araştırmada da 7 trilyon mikroplastiğin her yıl San Francisco Körfezi‘ne ulaştığı ve bunun büyük çoğunluğunun araba lastiklerden olduğunu gösterilmişti.

Dünya üzerinde sonsuz şekilde hareket ediyorlar

Mikroplastiklerin kara, deniz ve hava arasında nasıl hareket ettiğini ve kaynaklarını daha iyi anlamak için atmosferik modelleme kritik bir öneme sahip.  Araştırmacılar bunu yapmaya yeni yeni başlıyor.  Mikroplastiklerin ortamlar arasındaki hareketini gösteren şimdiye kadar yayınlanmış sadece birkaç düzine makale var. Yağmurlarla gökyüzünden yeryüzüne ne kadar mikroplastiğin düştüğünü anlamamız için çok daha fazla araştırmaya gereksinimimiz var. Bu model ABD’nin batısındaki durumu bize özetliyor. Fakat örnek vermek gerekirse Avrupa’daki mikroplastiklerin ortamlar arasındaki hareketini ve olası kaynaklarını henüz bilmiyoruz. Ancak  yavaş yavaş, mikroplastiklerin tüm gezegende nasıl bir yol izlediğine dair daha net bir resim geliştiriliyor. Şimdilik bildiğimiz, mikroplastiklerin denizlere ve okyanuslara ulaşıp, oradan tekrar atmosfere karışarak yağışlarla yeryüzüne düştüğü gerçeği…  Sonra tekrar denizlere ulaşıp, atmosfere çıkabiliyor. Araştırmacılara göre mikroplastikler dünya üzerinde sonsuz bir şekilde hareket ediyor olabilir ve bu durumu düşünmek bile gerçekten dehşet verici…

Bu durumu önlemenin ise önümüzde tek bir yolu var; bugünden yarına plastik üretimini ve tüketimini durduramasak bile hiç olmazsa azaltabilirsek,  gökyüzünden belki mikroplastik yağmasını önemli ölçüde önleyebiliriz…