Editörün SeçtikleriEkolojiManşet

Yeşil Gazete’nin haberleştirdiği Gaziemir’deki nükleer atıklar Meclis gündeminde

HDP’li milletvekili Murat Çepni, Yeşil Gazete yazarı ve nukleersiz.org Koordinatörü Pınar Demircan’ın gündeme getirdiği İzmir’in Gaziemir ilçesindeki radyoaktif atıklar ile ilgili Meclis’te soru önergesi verdi.

Yıllar önce ortaya çıkan radyoaktif atıkların halen kaldırılmadığını vurgulayan Çepni bu alandaki nükleer atığın toprağı, havayı, suyu kirletmeye, canlıları yok etmeye, insanlarda hastalıkların oluşmasına neden olmaya devam ettiğini belirtti.

Radyasyon miktarı 219 kat fazla

Emrez Mahallesi’nde, 1940 yılında faaliyete başlayan Aslan Avcı Döküm Sanayi Ticaret A.Ş.’ye ait olan 70 dönümlük arazide semt sakinlerinin ihbarı üzerine Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) tarafından 2007 yılında yapılan araştırma sonucunda 100 bin ton radyoaktif atık gömülü olduğu rapor edilmişti.

İnceleme sonucunda yurtdışında getirilen nükleer çubukların (Europium 152) kurşun ve gümüş geri dönüştürüldüğü sonrasında da denetimsiz olarak araziye gömüldüğü ortaya çıktı. Ağır metal atıkların da tespit edildiği bölgedeki radyasyon miktarı ise normal değerin 219 katı ölçüldü.

Yedi yıl sonra başlayan çalışma yarıda bırakıldı

Olayın ortaya çıkmasından yedi yıl sonra sahanın temizlenmesi ve rehabilitasyonu için çalışmalar başladı. Ancak denetimsizlik ve ihmal burada da devam etti. Nükleer atık bertaraf işi ÇED raporu olmadan hiçbir uzmanlığı olmayan Turanlar A.Ş isimli şirkete devredildi. Şirket ise bir yıl sonra ödenek almamasını gerekçe göstererek çalışmayı durdurdu.

Tarihin en yüksek çevre cezası

2014 yılında mahalle sakinlerinin şikayeti üzerine şirket hakkında dava açıldı. Davacı vekili Arif Ali Cangı tarafından yürütülen adli süreç 5,7 milyon TL ile şirketin Türkiye tarihinin en yüksek çevre cezasına çarptırılmasına imkan verdi.

Fabrika sahipleri cezaya itiraz etti, nükleer temizliği de derme çatma yöntemlerle yapma girişiminde bulundu. Anayasa Mahkemesi ise cezanın yerinde olduğunu belirterek para cezasını onadı. Ancak ortaya çıktığı 13 yıl öncesinden bu yana atıklar hala mahalle sakinleri için tehdit oluşturmaya devam ediyor. Hem de her zamankinden daha fazla.

250-300 bin ton radyoaktif cüruf

Pınar Demircan “Edindiğim bilgi Aslan Avcı fabrika arazisinin tamamının radyoaktif bulaşıklı olduğu ve arazi içinde bertaraf edilmesi gereken toprakla karışık radyoaktif atık miktarının diğer bir deyişle radyoaktif cüruf miktarının 250-300 bin tona tekabül ettiği yönünde” diyor.

‘Neden temizlenmiyor?’

Hala bir çözüme ulaşmayan radyoaktif atıkları meclis gündemine getiren milletvekili Murat Çepni, Enerji Bakanlığı’na ithafen kaleme aldığı soru önergesinde şu sorulara yer verdi:

1- Sahadaki radyoaktif atıkları temizleme çalışmaları Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kapatılan Türkiye Atom Enerjisi Kurumunun yetki ve sorumluluk alanındaydı. Bugüne kadar TAEK ve ilgili kurumlar Gaziemirdeki atıkların tamamının temizlenmesini sağlayamamışlardır. Bu alanın temizlenmemesi neden kaynaklanmaktadır?

2- TAEK yerine Gaziemirdeki radyoaktif tehlikeli atıkların bertaraf işi ne şekilde, hangi kurumun yetkisinde ve denetiminde yapılacaktır? Bakanlığınızın bu alandaki atıkların tamamının kesin bir şekilde temizlenmesi için bir programı var mıdır? Temizleme işi ne zaman bitirilecektir?

‘Atık miktarı ne kadar?’

3- Bugüne kadar bu alanın ne kadarı temizlenmiştir? Temizlenen alanda ne kadar radyoaktif atık vardı? Ne kadar kimyasal atık İZAYDAŞ‘a gönderilmiştir?

4- Gaziemir’de radyoaktif kirliliğin bulaşıcılık nedeniyle olabileceği miktar 250-300 bin ton civarında olduğu iddia edilmektedir. Atıklar için en son ölçüm ne zaman ne şekilde yapılmıştır? Atık miktarı kaç ton olarak belirlenmiştir? Son veriler bölge halkı ve ilgili kurumlarla paylaşılacak mıdır?

‘Kimlerle işbirliği yapılıyor?’

5- Atıkların temizlenmesi için Bakanlığınız Valilik, kaymakamlık; Belediyeler ve Meslek Odaları ile aktif işbirliği yapılmakta mıdır? İşbirliği yapılıyor ise ne şekilde yapılmaktadır?

6- Gaziemir’de halkın sağlığını korumak, çevre kirliliğini engellemek ve bu alanı daha güvenli hale getirmek için bugüne kadar hangi bilimsel önlemler alınmıştır? Bu çevredeki su ve toprakta radyasyon oranları ne zaman ölçülmüştür.

‘Akkuyu’daki atıklar nasıl bertaraf edilecek?’

7- Nükleer santraller ile ilgili en önemli sorun nükleer atıkların bertarafıdır. Bilim insanları nükleer atıkların güvenli bir şekilde bertarafnın bugün için mümkün olmadığını söylemektedir. Gaziemir’de nükleer atıklar da yıllardır temizlenememiştir. Mersin Akkuyu’da inşa edilen nükleer santralin atıkları nasıl bertaraf edilecektir? Akkuyu’da atıkların İnsan sağlığına, ekolojik sisteme, çevreye zarar vermesinin önüne nasıl geçilecektir?

8- Gaziemir’deki atıkların bir türlü defedilememesi, Akkuyu Nükleer Santralinin faaliyete başlaması durumunda oluşacak atıkların nasıl muhafaza edileceği konusunda da kaygı yaratmaktadır. Akkuyu Nükleer Santral için atık depolama alanı ve yönetimi konusunda bir çalışma yapılmış mıdır? Akkuyu NES’in atıkları nerede ve nasıl muhafaza edilecektir?

‘Türkiye’de olmayan nükleer atık nereden geldi?’

9- Gaziemirde büyük tehdit oluşturan Europium 152-154 bulaşık atıkları sadece nükleer santrallerde oluşabilen atıklardır. İzmir’de bir nükleer santral olmadığı halde nereden, ne şekilde getirilmiştir? Bakanlığınız bu konu hakkında bilgi sahibi midir? Bu bilgiler kamuoyu ile paylaşılacak mıdır?

10- Türkiye’de Gaziemirde olduğu gibi radyoaktif atık bulunan başka yerler var mıdır?