COP25ManşetYeşil Gündem

BM İklim Konferansı COP 25 başladı

İspanya’nın Madrid şehrinde iki hafta boyunca sürecek müzakerelerin yer alacağı Birleşmiş Milletler İklim Konferansı (COP25), geçtiğimiz sene düzenlenen COP24’ün başkanlığını üstlenen Michał Kurtyka’nın açılış konuşması ile başladı.  “Bu gezegeni ailelerimizden miras aldık ve gelecek nesillere teslim etmeliyiz” diye konuşan Polonyalı Kurtyka,  başkanlığı Carolina Schmidt’e devretti.

COP25’te bizi neler bekliyor?

Tam ismi Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 25. Taraflar Konferansı olan zirveye, anlaşmaya taraf olan 197 ülkenin delegeleri ile uluslararası kurumlar ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri katılıyor.

Zirve aynı zamanda, Paris Anlaşması’nın uygulanmaya başlayacağı yıl olan 2020 yılı öncesinde düzenlenen son iklim zirvesi olduğu için büyük öneme sahip. Diğer taraftan ülkeler, yine 2020 yılında Paris Anlaşması’na göre 2015 yılında verdikleri hedefleri yenilemekle de yükümlüler. Bu açıdan, bügün Madrid’de başlayan zirve, bu sürecin başlayacağı ilk etkinlik olduğu için de büyük öneme sahip.

Türkiye üst düzeyde temsil ediliyor

Türkiye de, COP’a taraf olan diğer ülkeler gibi, Madrid’de üst düzeyde temsil ediliyor. İklim Müzakereleri ve Uluslararası Politikalar Şube Müdürü vekili Ayşin Turpancı‘nın başkanlığını yaptığı Türkiye delegasyonu, ‘gelişmiş ülkeler’ kategorisi olan EK1‘den çıkma taleplerini bu yıl yinelemeyeceklerini söyledi. Türkiye, Rusya’nın Eylül ayında Paris Anlaşması’nı onaylaması ile G20 üyeleri içerisinde bu anlaşmayı onaylamayan tek ülke konumunda.

IPCC Raporları sonrası ilk zirve

Bilimsel çalışmalar iklim krizinin her geçen gün derinleştiğini ve durumun artık bir acil durum olduğunu gözler önüne seriyor. Paris Anlaşması imzalanırken ülkeler, sözleşmenin bilimsel kuruluşu olan IPCC’ye üç konuda, 1.5°C ısınma için yapılması gerekenler, iklim değişikliği toprak ve arazi kullanımı arasındaki ilişki ve iklim değişikliği ile okyanuslar ile ilişkisi üzerine, rapor hazırlama yetkisi vermişti. Madrid’te yapılan zirve, bu raporların tamamlanmasından sonra düzenlenen iklim zirvesi olmasından dolayı da büyük önem taşıyor.

Hassas Ülke Liderleri Etkinliği- COP25

Raporlar, küresel emisyonların arttığını, 2030 yılına kadar 1.5°C sınırını tutturmanın hayati öneme sahip olduğunu ve bu sınırı tutturmak için hemen harekete geçmemiz gerektiğini ortaya koymuştu. Bu çalışmaların, zirve sonuç bildirgesine yansıması oldukça önemli. Daha önce Suudi Arabistan, İran, Kuveyt ve ABD 1.5°C Raporu’nun zirve metinlerine girmesine karşı çıkmıştı.

Raporlar derinleşen iklim krizine karşı uyarıyor

Bir yandan küresel sıcaklıklar artmaya, ve iklim değişikliğinin etkileri gün geçtikçe daha yoğun ve derin bir biçimde hissedilmeye devam ederken, küresel emisyonlar da artmaya devam ediyor. İklim krizini önlemek için atılan adımlar her geçen gün artsa da henüz yeterli seviyede değil. Özellikle BM Çevre Programı’nın yayımladığı son iki rapor, bu uygunsuz gerçeği gözler önüne serdi.

Üretim Açığı raporuna göre, ülkeler yeni fosil yakıt tesisleri planlamaya halen devam ediyor, bu planların ortaya koyduğu “Üretim Açığı” da giderek derinleşiyor ve küresel ısınmayı geri dönülemez noktaya doğru itiyor.

Emisyon Açığı Raporu’na göre ise küresel emisyonlarda son on yılda, yıllık ortalama yüzde 1.5 artış kaydedildi. Rapora göre küresel ısınmayı 2030 yılına kadar 1.5°C sınırında tutmak için ise yılda yüzde 7.6 oranında emisyon azaltımı yapılması gerekiyor ve buna bugünden başlamak dışında başka çaremiz yok.

İki önemli gündem

Zirve’nin müzakere gündemini bir yandan ülkelerin vereceği bu iklim planları ve giderek derinleşen iklim krizi oluştururken, diğer bir yandan ise iki önemli teknik konuda, kayıp-zarar ve karbon piyasaları konularında, ülkelerin ilerleme kaydetmesi bekleniyor.

Kayıp ve zarar tartışması gündemde olacak

Giderek derinleşen iklim krizi, daha fazla ekonomik ve sosyal hasar demek. Kriz yüzünden can ve mal kayıpları artıyor, özellikle gelişmekte olan ve gelişmemiş coğrafyalar, başedilmesi giderek güçleşen sorunlar ile yüz yüze kalıyor. İklim krizinin bu yıkıcı etkilerinin nasıl karşılanacağı halen büyük bir soru işareti. Bu konuda, küresel toplum henüz önemli bir ilerleme kaydedemedi. Kayıp ve Zarar tartışması COP25’in en önemli gündem maddeleri arasında yer oluyor. Delegeler, Varşova Uluslararası Kayıp Zarar Mekanisması’nı tartışacak ve desteğe ihtiyacı olan ülkeler ve coğrafyaların iklim krizi karşısında direncini arttırmak için mekanizmayı uygulamaya başlamanın yollarını arayacaklar.

Uzlaşılamayan karbon ticareti tekrar gündemde

2018’de Katowice’de düzenlenen zirvede Paris Anlaşması’nın kural kitabı kabul edilmiş ancak, kitaptaki önemli başlıklardan biri olan Karbon Piyasaları konusu çözüme kavuşturulamamıştı. Ülkeler, nasıl bir küresel emisyon ticareti sistemi kurulacağını ve nasıl bir uygulama olacağı konusunda henüz anlaşabilmiş değiller. Bu yüzden, Karbon Piyasaları ve Paris Anlaşması’ndaki ilgili madde – Madde 6- COP25’in önemli tartışmalarından biri olacak. Adil bir ticaret sistemi, küresel iklim eylemini hızlandıran bir unsur olabilir, diğer bir yandan da iyi kurgulanmamış bir sistem ise yarardan çok fayda getirebilir.

Neden Madrid’te yapılıyor?

Zirve aslında, Şili’nin başkenti Santiago’da yapılacaktı, ancak ülkede devam eden karışıklıklardan dolayı, Şili Devleti’nin zirveyi yapamayacağını bildirmesi üzerine, İspanya ev sahipliği yapmayı kabul etti. Zirve’nin halen başkanlığı Şili’de. Yani, COP25 Şili Devleti Başkanlığı’nda Madrid’de yapılıyor. Benzer durumlar daha önce de yaşanmıştı, örneğin iki önceki zirve, Fiji Başkanlığı’nda Bonn, Almanya’da yapılmıştı.

Kategori: COP25