Kıbrıs Biyologlar Derneği’nden Türkseven, “Kimse nükleer santrallerin zararı yoktur diye iddia edemez”

29 Aralık Dünya Biyolojik Çeşitlilik günü dolayısıyla Lefkoşa Türk Lisesi’nde biyoloji öğretmeni ve aynı zamanda Biyologlar Derneği’nden Niyazi Türkseven Kıbrıs’ın kuzeyindeki biyolojik çeşitliliği ve bunu tehdit eden unsurları Kıbrıs Postası gazetesinden Hasan Yıkıcı’ya anlattı.

32Mersin Akkuyu’ya kurulacak olan santralin potansiyel bir risk ve tehlike olduğunu ifade eden Türkseven, “Kimse nükleer santrallerin yüzde 100 zararı yoktur olmayacak diye iddia edemez. Santralller kazalara her zaman açıktır. Kazalar da yaşandıktan sonra geriye dönüşü olmayan felaketlere neden olur” diye konuştu

Yüz ölçümü 9251 km2 olan Kıbrıs’ın dünya üzerinde küçük bir coğrafya olmasına rağmen çok zengin bir biyolojik çeşitliliğe sahip olduğunu kaydeden Türkseven, “Hatta kocaman büyük Avrupa ülkelerini kıskandıracak kadar zengindir” dedi.

Kıbrıs’ta  Annan Planı döneminden sonra çarpık yapılaşmanın artmasıyla ekoloji üzerindeki tahribatın yeni bir boyut aldığını söyleyen Türkseven, “İngiliz’den kalma yasalardan dolayı yolların geçtiği her yere gelişi güzel inşaatlar yapılmaktadır. Böylece ovalar, dağlar, tepelerdeki doğal yaşım bozulmuştur, bunların çevresindeki yaban hayat olumsuz etkilemiştir, araziler dümdüz edilmiştir, bitki örtüsü yok edilmiştir” şeklinde konuştu.

Karpaz burnunun Kıbrıstaki dört önemli ekolojik alandan biri olduğuna dikkat çeken Türkseven, “Akdeniz’de sayılı kalan ardıç ormanları buradadır. Örneğin Akdeniz fokunun en önemli üreme alanıdır. Ada martısının, yine karabatağın üreme alanıdır. Göçmen kuşların yoğun bir şekilde uğradığı ve dinlendiği bir alandır. Ortada arkeolojik sit alanları vardır. Bütünsel olarak baktığınızda o zaman neden Kıbrıs’ın ne önemli 4 ekolojik alanından biri olduğun anlarız” dedi.

(Kıbrıs Postası)