Köşe Yazıları

8 Mart Yazısı: Hayatımdaki Beni Ben Yapan Adamlara Teşekkürlerimle

Hiç sevmem özel günleri, hep bir sahtelik var gibi gelir, anneler günü de dahil buna.

Samimiyetsiz çoğu zaman, hem tüketime araçtır, hem de kısmen ruhsuzdur, açıkcası daha da radikal olarak 8 martları üniversiteyi yeni bitirmiş, Adanada genç bir mühendisken tertip komitesi olarak düzenlediğimiz ve üstüne cop yediğimiz günlerin üzerinden yirmi yıl geçmiş, anılar geliyor on yol önce aksaraya ilk geldiğimiz da yaptığımız ilk 8 mart. Baktım her on yıla bir 8 mart düşüyor özelce yeri olan,  bu yıl ki de öyle, zira aylarca bir hastalıkla mücadele ettikten, yaşamımı yeniden sorgulama sürecinde, ki son yıllarda 8 martı kutlamıyordum zira, bugünü kutlamak kendimin ezik olduğunu kabul etmek gibi geliyordu, erkekler lütfetmişti sanki, ben hem şunu söylüyordum , dünya erkekler günü kutlasın kadınlar günü eksik kalsın ama bu yıl, beni ben yapan adamlara teşekkür etmek istiyorum, kimilerine asla söyleyemediğimin ama diğerlerine geç kalmak istemediğimden istedim ki, bu 8 mart onlara gitsin, yarın bu kadar cesur olamayabilirim. Yarın onlar yada ben olamayabiliriz, oysa sevgi sözcükleri yarını beklememeli

İşte sıralıyorum :

Yaşamımın en gerçek aşkına :

Benim yaşam ilkelerimin temelini atan, devrimci ruhumu işime işleyen, onurlu dimdik ve asla eğilmemeyi öğreten, kavgam, sesim-sessizliğim, sevgim aşkım, üzerinden 11 yl geçse de, hala siyah beyaz filmleri onunla izlediğim, hala yaptığım tüm Türk kahvelerini ona sunduğum yaşamımın en gerçek aşkı Ağbime, canım ağbim bıraktığın yer de değilsem de sevdam ve kavgamız  hep aynı yerde.

Yaşamımın beyaz meleğine :

Ekmek atana taş atan diyen, komşusu aç iken, tok uyuyamayan, ayna da her daim kendimi görmemi sağlayan , acizleyenmeyen, gülüşünü asla eksik etmeyen,tanıdığım en insan sıcağı adama Babama, sen de herşartta insan kalmayı öğrendim

Yaşamımın en bedelli  sevgisine :

Aşk bu kadar ağırsa,  geri de senden kalan, bir mühendislik diploması, bir de hala giyemediğim sarı gömleğimiz var. Melekler sana sahip çıksın , Ben seninle ortak çıktığımız mesleki süreçte, yarıda bırakıp, melek olsan da, ben senin düşlerini devam ettiriyorum. Bu mesleği seçmeme vesile olan , yolum olan Bora’ya

Bana harika 2 cadı veren adama

Ağustos ve Destinaya annelik yapma şansı veren, her şartta iyi bir baba olmuş, evlilikler bitse de, hala en iyi arkadaşım, can dostum olan, hala aynı saygıda, aynı insanlıkta olan, Recai’ye

Kafka mektuplarıma

Yaklaşık on beş yıldır, aynı şarkı da sabah kahvaltında demlendiğimiz, güne kimi zaman şiirleriyle başladığım, yaşamımın tüm renklerinde olan, her daim bana tahammül eden, her daim dostum olan, dostluğundan asla şüphe etmediğim beni hep varlığı ile onurlandırılmış Hopa kadar güzel, Karadeniz kadar cesur, Feridesi’ne yüzyıllardır aşık olacak kadar erdemli, yolum yordamım Bülent’e , Sen olmasan son on beş yıl şekillenmezdi.

Kızlarımın en iyi arkadaşına

Biz hiçbirşey olmayı beceremesek de, kızlarıma harika bir ağbi olan , onlara dayısızlığı, babasızlığı , dedesizliği anımsatmayacak kadar özenen, seven, insan sıcağında kalmış, sahtesiz, onurlu tanıdığım en zor adama Erbay’a , En çok şeyi ondan öğrendim.

Son bir yılıma ışık tutmuş adama

Hiçbir beklentisi olmadan, hiçbir biçimde kim olduğuma aldırmadan, hiçbir sahteliğe girmeden, her daim mütevazi, her daim emekçi, her daim ferrarisini satacak bilge kadar özverili, bana yeniden kendime güvenmeyi, kendimi sevmeyi, tüketilmişliğimden, zorlanmalarımdan, acılarımdan, kendisiyle barışık, gülümseyebilen yeniden bir kadın çıkaran sevgisiyle , umudum, geleceğim, düşlerim olan adama Mehmet’e

Yaşamımın en küçük aşkına

Kızlarımın küçük kardeşi, bana teyzem deyip hergün arayan, asla olamayacağını bildiğim oğlumla özdeşleştirdiğim Ali Temmuz’a

Evet hepsini çok seviyorum, iyi ki yaşamımda idiler, bugün buralardaysam bunu yaşamıma giren adamlara borçluyum.

Bu 8 martta kimseyi biliçlendirme modunda değilim, biliyorum ki Yuvarlakçaydaki kadın da, cuamrtesi anneleri de, ulukışla maden köyündeki kadınlar da benden lütüf beklemiyor tam tersi benim hala onlardan öğrendiğim çok şey var, bilinç beyinde, metropollerde değil, hepsinin önünde eğiliyorum ama ben bu 8 martı bir cumartesi annesi olan Tolga’nın annesine adıyorum. Adanacaksa. En güzel 8 mart armağanımdı.