Hafta SonuKöşe YazılarıManşetYazarlar

Validebağ Korusu’na ekosistem tabanlı yönetim planı

Gün geçmiyor ki ülkenin bir köşesinde ormanını, suyunu, toprağını korumak için gecesini gündüzüne katan, polis ve jandarma ile karşı karşıya gelmeyi, gözaltına alınmayı ve hatta yargılanmayı göze alan yöre halklarının eylemlerine şahit olmayalım. Aslında yalnızca yüzyıllardır kendilerini koruyup kollayan doğalarına sahip çıkmıyor bu insanlar, aynı zamanda anayasal yurttaşlık görevlerini de yerine getiriyorlar. Çünkü Anayasa’nın 56’ncı maddesinin birinci fıkrası tam olarak şöyle:

“Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.”

Burada asıl sorunun anayasal görevini yerine getiren yurttaşlar değil de anayasal görevini yerine getirmeyen devlet olduğunu söylemeye gerek olduğunu sanmıyorum. İşte, devletle yurttaşın karşı karşıya geldiği alanlardan birisi de İstanbul’un tam göbeğinde, Üsküdar’ın Kadıköy sınırında yer alan Validebağ Korusu. Gelin bu muhteşem kent korusunun öyküsüne biraz yakından bakalım.

Validebağ Korusu’nun tarihi 1800’lerin başına kadar dayanıyor. Sultan III. Selim’in annesi Mihrişah Sultan için Çamlıca eteklerinde yaptırdığı bağ evi, korunun temel taşı. Abdülmecit tahta geçince bu bağ evini Valide Sultan’a hediye ediyor. Valide Sultan’ın bağ evi çevresini değişik üzüm çeşitleri, meyve ağaçları ve diğer bitkilerle yeşillendirmesiyle alan Validebağ olarak anılmaya başlanıyor. Aradan geçen yaklaşık 200 yıl boyunca korunarak bugünlere kadar gelen ve İstanbul gibi acımasız bir beton yığınının ortasında insanı hayretlere düşürecek kadar doğal kalabilmiş çok ama çok özel bir alan Validebağ Korusu. Aynı zamanda 1. Derece Doğal Sit Alanı olarak 1999 yılında tescil edilmiş olan koru ile ilgili olarak yapılan çalışmalar[1] korunun bir metropol için eşsiz değer taşıyan niteliklerinin ipuçlarını ortaya koyuyor:

  • Koruda yaşları 15 ile 400 arasında değişen yaklaşık 4 bin adet ağaç ve ağaççık bulunmaktadır.
  • İstanbul genelinde sayıları giderek azalan sakız ağaçlarından koruda bolca bulunmakta ve üç tanesi 250-300 yaşlarında ve anıtsal nitelik taşımaktadır.
  • Üsküdar’da bulunan anıtsal ve korunmaya değer ağaçlardan dokuzu (iki erguvan, iki fıstıkçamı, dört sakız ve bir meşe) koruda yer almaktadır.
  • Koru 24 yerli kuş, 75 geçit kuşu, 12 kış göçmeni, 12 yaz göçmeni ve 2 diğer kuş türü olmak üzere toplam 130 kuş türüne yaşam alanı oluşturmaktadır.
  • Validebağ Korusu’nda 31 kelebek türü yaşamaktadır.
  • Ağaç ve ağaççıklara ek olarak koru 42 otsu bitki türüne ev sahipliği yapmaktadır.

Koruda ne yapılmak isteniyor?

Üsküdar Belediyesi 2018 yılında İBB tarafından yapılan “Validebağ Korusu Millet Bahçesi Uygulama Peyzaj Projesi”ni bazı değişikliklerle uygulamak istiyor. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Doğan Kantarcı’nın hesaplamalarına göre millet bahçesi projesinin uygulanması için toplam alanı 354 bin metrekare olan korunun en az 140 bin metrekaresi tahrip edilecek. Böyle büyük bir ekolojik yıkıma yol açacak olan projenin 1. Derece Doğal Sit Alanı olan koruda uygulanması, her nasılsa İstanbul 6 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından uygun bulunmuş. Validebağ Gönüllüleri Derneği tarafından İstanbul 6. İdare Mahkemesi’nde açılan dava projenin yürütmesinin durdurulması kararını vermiş durumda, fakat nihai karar henüz belli değil.

İBB bünyesinde faaliyet gösteren İstanbul Planlama Ajansı (İPA) ağustos ayı başında Validebağ Korusu ile ilgili bir çalıştay düzenledi ve korunun geleceğinin tartışılmasına zemin hazırladı. Davetli olarak katıldığım çalıştayda koru için ekosistem tabanlı yönetim planı yapılması gereğini dile getirdim. Önerim hem çalıştayda hem de çalıştay sonuçlarının değerlendirildiği sivil forumlarda kabul gördü.

Ekosistem tabanlı yönetim planı nedir?

Ekosistem tabanlı yönetim planı, bu tür doğal alanların ekolojik süreçlerinin ve ekosistemin devamlılığını esas alan, bu süreçler ve devamlılığa zarar vermemek koşulu ile sınırlı insan kullanımlarını tanımlayıp yöneten planlardır. Adeta doğal alanlar için anayasa niteliğindedir ve o anayasanın değiştirilemez hükmü, ekolojik süreçlerin ve ekosistem devamlılığının her koşulda ana ilke olarak gözetilmesi ve bu ilkeden hiçbir nedenle taviz verilmesinin söz konusu olmamasıdır.

Böyle bir plana kesinlikle ihtiyaç bulunuyor. Çünkü alanın yönetiminden şu ya da bu şekilde sorumlu olan kurumların (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Üsküdar Belediyesi) alanın değeri ve korunması ile ilgili kararlı bir tutumlarının olmadığı açık. Tersine, Üsküdar Belediyesinin alanı herhangi bir kentsel yeşil alan olarak değerlendirdiği yukarıda açıklanan millet bahçesi projesinden belli. 1. Derece Doğal Sit Alanı olarak tescilin bile bu tür alanları koruyamadığı da görülüyor.

Ekosistem tabanlı yönetim planı alanın korunması için bazı somut faydalar üretecek. Her şeyden önce alanın doğal ve kültürel değerleri derli toplu bir şekilde ve net olarak ortaya konulacak. Alandaki doğal yapının yani ekosistemin bileşenleri ve bunlar arasındaki ilişkiler tanımlanacak. Ayrıca toplumun alan ile ilgili beklentileri analiz edilecek ve ekosistemi koruyarak bu beklentileri karşılamanın yol ve yöntemleri ortaya konulmuş olacak. Elbette mevcut şartlarda Validebağ’ı korumayı amaç edinen sivil inisiyatiflerin irade ve kararlılığı ile yapılabilecek bu tür bir planın yasal bir bağlayıcılığı olmayacak. Buna rağmen plan, alanı savunmak için yapılacak hukuki mücadele dâhil her türlü girişime sağlam bir zemin oluşturacak.

Şimdi söz gerekli iradeyi ve kararlılığı ortaya koyması gereken sivil inisiyatifler ve gönüllü olarak emeğini ve bilgisini ortaya koyması gereken uzmanlarda. Gelişmeleri bekleyip göreceğiz.

*

[1] a-Validebağ Korusu Çevrimiçi Seminerler Dizisi Sonuç Raporu. Validebağ Savunması, Mayıs 2021.
b-Validebağ Korusu Amenajman-Silvikültür Planı 2007-2016. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü

Kategori: Hafta Sonu