Doğa MücadelesiEditörün SeçtikleriManşet

Samandağ kıyısında işgal: Yapılaşma artıyor

0

Hatay’ın Samandağ ilçesinde bulunan ve Türkiye’nin en uzun sahili olan 14 kilometre uzunluğundaki Samandağ sahili, yapılaşma tehlikesiyle karşı karşıya.

Uzun bir süredir kirlilikle mücadele eden Samandağ Sahili’nin yüz yüze kaldığı en büyük temel sorunlardan biri de kıyı işgali. Belediyenin park yapma, yol yapma, çevre güzelleştirme adına altında işgal ettiği kıyıda her geçen gün artan yapılaşma en başta bölgede hayata tutunmaya çalışan chelonia mydas  ve caretta caretta türü kaplumbağalar ile endemik bitki türü olan kum zambağının varlığını tehdit ediyor.

Konuyla ilgili Yeşil Gazete’ye konuşan Çevre Aktivisti Salim Diyap, bölgenin çeşitli zenginliklerinden ötürü Kıyı Kanunu kapsamına alındığını hatırlattı: “14 kilometrelik sahil, boylu boyunca chelonia mydas ve caretta caretta türü kaplumbağaların üreme merkezi. Samandağ Belediyesi son dönemlerde, hizmet adı altında sahilde park düzenlemeleri yapıyor. Parkları kıyı kenar çizgisi yani kumsal üzerinde inşa ediyor. Dışarıdan kumsalın üzerine toprak taşıyorlar, toprağın üzerine beton döküyorlar, park yapıyorlar yol yapıyorlar. Yani kıyı kenar çizgisi içerisindeki kaplumbağa üreme merkezlerinin üstüne beton döküyorlar.”

Diyap aynı zamanda belediyenin inşa ettiği parklarda yaptığı ışıklandırmalar sebebiyle yumurtadan çıkan yavru kaplumbağaların denize gitmek yerine ışığa doğru gittiğini, bu nedenle bir çoğunun araçlar tarafından ezildiğini aktardı.

Aktivist Salim Diyap sahildeki ilk park düzenlenmesinin yıllar önce yapıldığını, şimdi ise aynı bölgede bulunan ve Alevilerce saygın bir makam olan Hızır Türbesi’nin etrafında çevre düzenlemesi yapılmaya başlandığını da bildirdi.  Bu çalışmalar kapsamında çok büyük bir kumsal alanın toprakla doldurulup üzerine beton dökülüp yine parka dönüştürüleceğini öne süren Diyap, Alevi inancına göre asıl önemli olanın oraya dökülen beton değil, oradaki kum zambaklarının ve diğer canlıların hayatta kalması olduğunu ekledi.

Kanunların işletilmesiyle beraber oradaki yapılaşmanın derhal durdurulması gerektiğini kaydeden Salim Diyap, “normalde tek bir kökünü koparmanın cezası 120 bin türk lirasıyken bu yapıların inşasında binlerce kök kum zambağı koparıldı” diye konuştu.

Kıyı Kanunu’nda yer alan aşağıdaki maddelere göre; 

  • Kıyı, herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olup, buralarda hiçbir yapı yapılamaz; duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamaz.
  • Kıyılarda, kıyıyı değiştirecek boyutta kazı yapılamaz; kum, çakıl vesaire alınamaz veya çekilemez.
  • Kıyılara moloz, toprak, cüruf, çöp gibi kirletici etkisi olan atık ve artıklar dökülemez.

Mileyha’daki kirlilik bitmiyor

Samandağ Sahili’ndeki tek kıyım ise yapılaşma değil. Son yıllarda Aras Nehri’nin denize döküldüğü son nokta olan ve Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) tarafından koruma altında olan Mileyha Sulak Alanı‘nı de kapsayan sahil genelinde kirlilik söz konusu. Aynı zamanda bölgede yaşayan aktivist Salim Diyap’ın aktardığına göre zaman zaman gündem olmasıyla beraber temizlik işlemleri gerçekleştirilse de kirlilik sorunu sürekli devam ediyor.

‣[Yeşil Gazete Çukurova’da-1] Mileyha’nın kuşları
‣‘Deprem sonrası moloz ve atıklar doğru bertaraf edilmezse risk büyük’
‣Milleyha Sulak Alanı’na bırakılan enkaz ve çöpler temizlenmeye başladı
‣Deprem yetmedi: Hatay’da biriken çöpler ve enkaz artıkları Milleyha Kuş Cenneti’ne atıldı
‣Milleyha’nın korunması için ‘sulak alan statüsü’ yetmez, ‘özel alan’ ilan edilmeli

6 Şubat’ta yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerinde en büyük yıkıma uğrayan kentlerden biri olan Hatay’da çöpler ve enkaz artıkları da Milleyha Kuş Cenneti’ne atılmıştı.

Türkiye’de görülen 488 kuş türünden 281’i dünyanın sayılı kıtalararası göç yollarından biri olan Hatay’da gözlemleniyor. Milleyha Kuş Cenneti ise, Asi Nehri‘nin denize karıştığı yerden itibaren yaklaşık üç kilometre kuzeye doğru uzanan, bölge en çok kuş türü barındıran alanlarından.

 

 

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.