Köşe Yazıları

Rezalete kılıf

Son birkaç haftadır futbol spor sayfalarından çıktı ve tüm gazetelerin manşetlerine taşındı.  Futboldaki ciddi şike iddiaları ortalığı kasıp kavurdu.  Futbolcular, yöneticiler, menajerler, karışmayan yok.

Fenerbahçe,  Trabzon, iBB, Eskişehirspor ve daha nice takımla ilgili olan birçok kişi ya tutuklandı ya tutuklanacak.

Ama Federasyon ne yapıyor. Hiçbir şey. İddianameyi beklediğini söyleyerek kılıf uyduruyor. Neymiş, ellerinde karar vermelerini olanaklı kılacak delil yokmuş. Elde edemezler mi?

Hiç kimse bana, mahkemeler beklenmeli demesin; TFF’nin her takım üzerinde kanaat kullanarak karar verme yetkisi var. Bunu daha önce birçok defa da kullandığını gördük.

Kırmızı kart göreni, küfür edeni, çıkan olayları kimseyi beklemeden cezalandırabilen TFF, o zaman bu konularda da mahkemeyi, iddianameyi beklesin. Kırmızı kart gören oyuncu da mahkemeye başvursun, sahası kapatılan Bursa da mahkemeye başvursun, bu arada da mahkeme iddianameyi hazırlarken her şey, hiç bir şey olmamış gibi devam etsin.

Yukarıda ajitasyon yaptığımı düşünebilirsiniz ama durum bu; ligler üzerinde kesin yetkisi olan bir kurum TFF ve ortalıkta bu kadar çok şike durumu varken, başkanlar, futbolcular tutuklu yargılanacakken, “biz bir şey görmedik henüz”  demenin saçmalığın daniskası olduğunu düşünüyorum.  Bu daniskanın arkasında bence şunlar yatıyor:

1)      Futbolu ekonomiye esir etmek… Ne demek istediğimi biraz daha açayım; artık maalesef bir endüstri haline gelen futboldan nemalanan şirketler daha az zarar görerek yırtacaklar bu süreçten. Mesela Digitürk, maçları kaçırmak istemeyen Fenerlilere bu sezon da taahhütlü kutu satacak ve Lig ortasında Fenerbahçe düşürülse bile üyeliğini iptal etmek isteyenler parayı yine ödemek zorunda kalacaklar.

2)      Mafyatik ilişkilere kurtuluş planı hazırlamak için zaman tanımak… futbolu esir alan tüm mafyatik ilişkiler kendilerine bir beklenmedik durum planı hazırlamak için zaman kazanmış olacak. 3.5 ay var iddianameye, mafya çıkarlarını korumak için bulaştığı takımlara 3.5 ay daha müdahil olabilecek, beklenmedik durum planını rahat rahat hazırlayacak.

3)      Hukuka müdahale için zaman tanıyarak kulüpleri kollamak ve şikeyi sadece adı geçen kişilere mal etmek… Futbola müdahil olan bir çok politikacının ve güç odağının var olduğunu hepimiz biliyoruz. İddianame çıkmadan TFF karar alabilseydi bu güç odakları futbola ve şike soruşturmasına müdahale etme zamanı bulamayacaklardı. Örneğin Trabzonspor şimdi ceza alsaydı, kulüpler kollanmayacaktı, ancak daha şimdiden bile “şikeyi yapan sorumludur kulüpler değil” şiarları ortalıkta dolaşmaya başladı. Köşe yazarları toplumu 3.5 ay içinde buna hazırlayacak, politikacılar ve güç odakları da olay sadece kişilere mal olsun diye müdahale edebilecek sürece.

Bunların hepsi TFF’nin rezalete kılıf bulmasını sağlayacak; kirlenmiş futbol çarkları devam edecek, şike yapanlar yaptıklarının yanlarına kalmasından dolayı pis pis sırıtmaya devam edecek.

Yapılanlar ile yüzleşilmedikçe, futbol temizlenmez.

Şike soruşturmasının, bu noktada ben biraz da turnusol kağıdı olduğunu düşünüyorum, futbolu temizlemeyen hukuk, karar vericiler ve daha nicelerinin derin devleti temizlemesini nasıl bekleyebiliriz ki, hak hukuku korumasını nasıl bekleyebiliriz ki?

Bir nevi, Ergenekon’a, Balyoz’a ve daha nice soruşturmaya kılıf bulmayı talim edecekler şike soruşturması ile.

Gel de kızma, gel de umutsuzluğa kapılma.