İklim KriziManşet

Exxon’un yeni ‘gelişmiş geri dönüşüm’ tesisi çevresel endişeleri artırıyor

0
Fotoğraf: Jessica Rinaldi / Reuters

Dünyanın en büyük petrol şirketlerinden ExxonMobil, Kuzey Amerika‘daki en büyük kimyasal geri dönüşüm tesislerinden birini kısa bir süre önce faaliyete geçirirken, çevre savunucuları bu teknolojinin dikkatleri plastik üretimini azaltma ihtiyacından başka yöne saptırması açısından da tehlike arz ettiğini söylüyor.

ExxonMobil’in ABD’nin Teksas eyaletindeki Baytown şehrindeki dev petrokimya rafineri kompleksine eklediği son tesis başta kulağa iyi bir şey gibi geliyor: Her yıl 36 bin metrik ton geri dönüştürülmesi zor plastiği parçalayabilen bir “gelişmiş geri dönüşüm” tesisi. Ancak uzmanlar, bu tür tesislerin aslında çok az geri dönüşüm yaptığını ve tehlikeli kirleticiler açığa çıkardığını kaydediyor ve petrol devlerinin her yıl milyonlarca ton yeni plastik ürün üretmeye devam etmesi için bir kılıf sağladığı konusunda uyarıda bulunuyor.

Geçen yılın aralık ayında büyük çaplı faaliyete başlayan tesis, Kuzey Amerika’daki en büyük kimyasal geri dönüşüm tesislerinden biri. Kimyasal geri dönüşüm yeni plastikler, sentetik yakıtlar ve diğer ürünler ortaya çıkarmak üzere plastik polimerlerin küçük moleküllere ayırılması anlamına geliyor. Geleneksel mekanik geri dönüşüm, atık sahalarında ve okyanusta biriken plastik dalgasını yavaşlatamadığı için ExxonMobil gibi şirketler, teknolojiyi “gelişmiş geri dönüşüm” olarak yeniden markalaştırıyor ve bunu plastik krizine yönelik en son yüksek teknoloji çözümü olarak lanse ediyor.

‣ Exxon’un iklim kriziyle ilgili tahminleri, mahkemede başına dert oluyor

The Guardian‘ın aktardığına göre, ExxonMobil ayrıca “dünya çapındaki diğer birçok üretim tesisinde” kimyasal geri dönüşüm tesisleri kurmayı planladığını söylüyor. Yeni tesisler inşa etmek için bütçeyi henüz taahhüt etmemiş olsa da, şirket şu anda Louisiana, Illinois, Belçika, Singapur ve diğer bölgelerdeki sahaları değerlendiriyor.

Exxon

ExxonMobil’in Teksas Baytown’daki tesisi. Fotoğraf: Mark Mulligan / AP

‣ Exxon’un ‘emisyon azaltma’ planı, şirketin toplamdaki emisyonlarını azaltmasını gerektirmiyor

‘Ürettiği plastiğin yanında solda sıfır kalıyor’

Petrol devi, 2026’nın sonuna dek her yıl yaklaşık 450 bin metrik ton plastiği işleyebilecek kapasitede kimyasal geri dönüşüm kapasitesine sahip olmayı umuyor.

Ancak bu miktar, ExxonMobil’in ürettiği plastik miktarının yanında solda sıfır kalıyor.

‣ ExxonMobil lobicisi tezgaha geldi: Şirketin iklim politikalarını engelleme çabalarını anlattı

Bir hayır kuruluşu olan Minderoo Vakfı‘nın yakın tarihli bir raporuna göre, ExxonMobil yalnızca 2021’de 6 milyon ton yeni tek kullanımlık plastik üreterek diğer tüm petrokimya şirketlerini geride bıraktı. Dahası, son araştırmalar kimyasal geri dönüşümün çevre için sera gazı emisyonları ve su kullanımı açısından mekanik geri dönüşümden ve bazı durumlarda kullanılmamış plastik üretiminden de daha kötü olduğunu gösteriyor. ExxonMobil’in Baytown fabrikasının kullandığı piroliz adı verilen süreç genellikle o kadar verimsiz ki, birçok çevre savunucusu bundan geri dönüşüm olarak bahsedilmemesi gerektiğini söylüyor.

Exxon

‘Geri dönüşümün çevresel maliyeti daha ağır’

Geleneksel mekanik geri dönüşüm, farklı plastik türlerinin yeni ürünler meydana getirilmesi için yıkanan, parçalanan ve eritilen ayrı akışlara ayrılmasını içeriyor. Kirletici maddeler eritme ve kesme işlemlerine karışabilse ve son ürünler daha zayıf bir fiziksel yapıya sahip olsa da, plastiğin kimyasal yapısı değişmeden kalıyor.

Kimyasal geri dönüşüm sürecinde, plastiği moleküler yapı taşlarına ayırmak için yüksek ısı, basınç veya enzimler gibi kimyasal katalizörler kullanılır. Bu yapı taşları daha sonra orijinal materyal ile aynı fiziksel yapıya sahip yeni plastikler gibi yeni ürünler meydana getirmek için kullanılabilir.

‣ Plastikten yakıt türetmek: Kaybedeni belli kumar oyunu
‣ Plastikten yakıt üretmek: Boşa harcanan paralar ve plastik kapanının devamlılığı

Günümüzde ticari olarak en yaygın kullanılan kimyasal geri dönüşüm teknolojisi konumunda olan pirolizin önemli çevresel etkileri bulunuyor.

Bunu kullanan tesislerin işleyişi için büyük miktarda enerji gerekiyor. Piroliz kullanılarak bir kilogram yüksek yoğunluklu polietilen plastiğin geri dönüştürülmesi için, bir kilogram yeni plastik yapmak için gerekenin yaklaşık yedi katı kadar enerji gerekiyor. Genellikle bu enerji, hava kirliliği ve iklim değişikliğine yol açan fosil yakıtların yakılmasından sağlanıyor.

Piroliz işlemleri ayrıca muazzam miktarlarda su tüketiyor ve genellikle tehlikeli atık üretiyor. Araştırmalar, piroliz ile geri dönüştürülmüş plastik üretmenin çevresel etkisinin, işlenmemiş plastik üretiminden 10 ila 100 kat daha fazla olduğunu gösteriyor.

Exxon

Fotoğraf: Kendall Merritt / Facebook

‘Dikkati plastik ürün kullanımını azaltma ihtiyacından saptırıyor’

Şirket açıklamalarına göre, ExxonMobil’in Baytown’daki geri dönüşüm tesisi, şirketin pirolize dayalı bir yaklaşım olan tescilli “Exxtend” teknolojisini kullanıyor. ExxonMobil sözcüsü Julie King, bu sürecin geri dönüştürülmesi zor plastikleri gıda ambalajı, tıbbi ekipman ve kişisel hijyen ürünleri için yeni plastikler üretmek için kullanılabilecek ham maddelere dönüştürerek “geleneksel mekanik geri dönüşümü tamamladığını” söylüyor.

King, pirolizin olumsuz çevresel etkileriyle ilgili eleştirilere yanıt vermeyi veya Baytown geri dönüşüm tesisinin ne kadar kirlilik ürettiğiyle ilgili soruları yanıtlamayı, tesisin tam adını veya yerini doğrulamayı, tesiste işlenen plastik atığın ne kadarının sentetik yakıt yerine geri dönüştürülmüş plastik yapmak için kullanılacağını söylemeyi de reddediyor.

Colorado Üniversitesi Öğretim Üyesi Phaedra Pezzullo, kimyasal geri dönüşümün “dikkatleri, tek kullanımlık plastiklerin azaltılması ve plastik atıklarla ilgili küresel bir anlaşmaya olan ihtiyaçtan saptırdığını” söyledi.

ExxonMobil’in, ABD’deki en büyük üçüncü petrol rafinerisini ve yılda 2,3 milyon metrik ton plastik üreten bir tesisi içinde barındıran Baytown kompleksi, bölgesel hava ve su kirliliğine önemli katkıda bulunuyor. Ayrıca, uzun yıllardır kanserojen bileşik benzenin de aralarında bulunduğu kimyasalları izin verilen miktarların üzerinde yaydığı biliniyor.

Son yıllarda, ExxonMobil’in Baytown kompleksi, işçilerin yaralanmasına ve yerleşim yerindeki sakinlerin olumsuz etkilenmesine yol açan birçok yangın ve patlamaya da ev sahipliği yapıyor.

More in İklim Krizi

You may also like

Comments

Comments are closed.