Hafta SonuKöşe YazılarıManşetYazarlar

PETaz: Plastiği eriten mucize enzim (mi)!

Başlığında mucize olan her türlü habere oldum olası şüpheyle yaklaşmışımdır. Çünkü mucizevilik kendi içerisinde problem barındıran ve gerçekliğin bükülüp gerçek üstülüğün övüldüğü bir duruma işaret eden bir şey. Bu durum da olayın etkilerinin gerçekle bağının kopmasına neden olabiliyor. Bu nedenle herhangi bir gelişmenin mucize olarak sunulmasını problemli olarak işaretleyip orada bırakıyorum. Ancak bazı durumlarda, bilimin bilgi üretimindeki birikimsellik özelliği nedeniyle, ortaya çıkan yeni bir bilgi –özellikle konuya uzak olanlar için- mucize gibi görünebilir. Bunun tarihte birçok örneği mevcut.

Konumuz bilim ya da buluş tarihi olmadığı için detaya girmeyeceğim. Ancak konumuz plastik kirliliği olunca bazı örneklerden bahsetmekte yarar var. Öncelikle plastiğin de ilk ortaya çıktığında mucizevi bir buluş olarak sunulduğunu belirtmekte yarar var. Kolay kolay kırılmayan, dayanıklı, esnek, sert, yumuşak ve daha bir sürü özelliği ile hayatımızı kolaylaştıran bir mucize olarak tanıtılmıştı. Ancak sonuçta ne oldu? Başka mucizelere ihtiyaç duyan devasa bir problemler silsilesine dönüştü. Artık neredeyse her gün plastiğin yarattığı problemleri ortadan kaldırdığını iddia eden yeni bir bilgi dolaşıma giriyor. Bu bilgilerin sansasyonel haberlerde ortaya çıkıyor olması da zaten konunun yakıcılığı ve içinde bulunduğumuz çaresizlik ile ilişkili.  

Hepimiz zaman zaman, plastik yiyen mantar, ekmekten plastik üreten dâhiler, okyanusu etkili bir şekilde temizleyen aleti geliştiren genç mühendisler ve daha bir sürü benzeri bir mucizevi bir haberle karşılaşmışızdır. Konuya biraz hakim olanların şüpheyle yaklaştığı bu haberler çoğu insanda heyecan uyandırabiliyor. Ancak işin arka planına eğilince durumun pek de iç açıcı olmadığı kolayca anlaşılabiliyor. İşte PETaz enzimi de zaman zaman böyle bir konu olarak karşımıza çıkıyor.

Plastiği parçalayıp plastiğe dönüştüren enzim!

Öncelikle PETaz enziminin ne olduğundan biraz bahsedelim. PETaz enzimi PET plastiği parçalayarak onu tekrar plastik haline dönüştürebilecek forma sokmaya yarayan enzime verilen isim. Aslında herhangi bir şeyi parçalayan enzim için parçaladığı şeyin isminin sonuna “az” takısını ekleyince enzimin adını elde etmiş olursunuz. Bu kural çok yaygın bir kuraldır denilebilir. İşte bu PETaz polyester/PET türündeki plastikleri parçalayarak onları tekrar yapı taşlarına ayırmaktadır. Bu da haliyle yeniden birleştirilip tekrar plastik olarak üretilmesinin yolunu açmaktadır. Ancak bunun için özel ve kontrollü şartların oluşturulması gerekiyor. Aksi takdirde bu işlem eksik ya da hiç gerçekleşmeyebilir.

PETaz enzimi ile ilgili ilk kayda değer haber 2016 yılında yapılmıştı. Habere göre Japonyalı bilim insanları, çöp biriktirme alanında tesadüfen bir bakteri (Ideonella sakaiensis) keşfetmiş ve bu bakterinin de ürettiği bir enzim –ki PETaz dediğimiz- yardımıyla özellikle PET şişleri parçalayabildiğini tespit etmişlerdi. Haber çöp sorunu altında ezilen dünya için bir umut ışığı yaratmış ve tüm çevrelerde heyecana neden olmuştu.

Ancak kısa süre sonra bu durumun bir çözüm değil ileride çözüm olabilecek başka yeni gelişmeler için bir kapı olduğu görüldü. Nitekim öyle de oldu. Zaman içerisinde ilgili enzim üzerine çalışan bilim insanları olukça önemli bir ilerleme kaydederek yeni bir “süper enzim” formu üretecek seviyeye geldiler. Geçtiğimiz hafta yayınlanan bir çalışmada daha önce varlığı ortaya konulan PETaz enzimi geliştirilerek altı kat daha hızlı şekilde parçalama gerçekleştirebilen bir forma dönüştürdüler. Burası oldukça önemli çünkü daha önceki keşiflerde belirtilen en önemli problem de parçalanma hızı idi. Çünkü yılda 50 milyon ton plastiğin denizlere akacağı 2030 yılına kadar gerçekten de çok hızlı olması gereken bir enzime ihtiyaç söz konusu. Kimin için? Tabii ki PET şişeli ürün satan büyük şirketler için.

Nitekim bu son ortaya konulan enzimin geliştirilmesine de en büyük katkıyı sağlayanlar yine büyük şirketler. Burada elbette bir sorun yok. Hatta oldukça faydalı olduğu da söylenebilir. Ancak sorun şu ki yıllık plastik üretim hedefini 1 milyar ton olarak belirlemiş ve ürettikleri plastiği de tüketsin diye Afrika ülkelerini hedefine oturtmuş bir endüstri söz konusu. Hal böyleyken PET şişeyi oldukça hızlı parçalayabilen bir enzimin tespiti gelecek için nasıl bir umut vaat edebilir? Üstelik toplam plastik üretimi ve tüketimi içerisinde PET dışı ambalajların yarattıkları kirlilik ve sorun daha ciddi. Çünkü toplam üretilen plastiğin %50’den fazlası PET dışındaki plastiklerden oluşuyor. Bu durum da PETaz mucizesinin kendi içinde anlamlı olsa da plastik kirliliği açısından çözümün sadece küçük bir parçası olmaktan öteye geçemeyeceğini ortaya koymaktadır.

O halde PETaz enzimi ve etrafında dönen mucizevilik tartışmaları, bir nevi bir algı işi olabilir. Çünkü ortaya konulan teknolojik gelişme, gerçeğinden çok ama çok daha büyük bir görüntüyle pazarlanıyor. Bu da algı işi olma ihtimalini güçlendiriyor. Her ne kadar böyle olsa da plastik kirliliğine çözüm olabilecek tüm gelişmeler anlamlı ve olumlu gelişmelerdir. Mucize olamasalar da puzzle’ın bir parçası olmaya adaydırlar. Ancak plastik bağımlılığının tüketim çılgınlığı yarattığı gerçeğini kabul etmeyen ve prensip olarak plastik üretim ve tüketiminin azaltılmasını merkezine almayan hiçbir gelişmenin ya da önerinin çözüm olamayacağını da belirtmekte fayda var.

Kategori: Hafta Sonu