Ana Sayfa Blog Sayfa 5284

Dünyanın en yeni ülkesinde ilk ‘siyasi’ cinayet

0

Bağımsızlığını yeni kazanan Güney Sudan’da bir bakan, şoförü tarafından vurularak öldürüldü.

Ordu sözcüsü Kırsal Kalkınma ve İşbirliği Bakanı Jimmy Lemi Milla, bakanlık binasında öldürüldüğünü açıkladı.

Şoförün, bakanlık kapısındaki bir korumayı da öldürdükten sonra kendisini de vurduğu bildirildi.

Geçen ayki oylamada Güney Sudan halkının yüzde 99’u bağımsızlık yolunda oy kullanmış, Sudan Devlet Başkanı Ömer el Beşir, sonucu kabul ettiğini bildirmişti.

Güney Sudan’ın, 9 Temmuz’da dünyanın en yeni ülkesi ilan edilmesi kararlaştırılmıştı.

Saldırının sebebi henüz bilinmiyor, ancak BBC’nin, başkent ilan edilen Cuba’daki muhabiri Peter Martell’e göre, iktidardaki Sudan Halkın Özgürlüğü Hareketi SPLM’den yetkililer, olayın kişisel bir meseleden kaynaklandığı görüşünde.

Ordu sözcüsü bakanla şoförünün, akraba olduklarını sandıklarını bildirdi.

Başkentte halkın olaydan şok yaşadığı, ayrıca bu durumun referandum sonuçlarının açıklanmasıyla oluşan heyecanı bastırdığı belirtiliyor.

Geçmişte Kuzey Sudan’ı destekleyen Milla, 2005 yılında 20 yıldır süren iç savaşı sona erdiren anlaşmanın ardından iktidar partisi SPLM’ye katılmıştı.

Referandum barışçıl bir ortamda düzenlenmiş olsa da, petrol zengini bölgenin bazı kesimlerinde gerginlikler yaşandığı biliniyor.

Güney Sudan’ın Kuzey Nil eyaletinde haftasonunda çıkan çatışmalarda da 50 kişi hayatını kaybetti. (BBC)

Demir Leydi Meryl Streep

Amerikalı oyuncu Meryl Streep’in eski İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher’ı canlandırdığı ‘The Iron Lady’ (Demir Leydi) filminin çekimlerine başlandı.

Thatcher’ın sınıf ve cinsiyet duvarlarını aşarak başbakan oluşunu anlatan filmin senaryosunu Sex Traffic dizisinin yazarı Abi Morgan yazdı. Filmin yönetmeni Mamma Mia’nın da direktörü olan Phyllida Lloyd.

Filmde Margaret Thatcher’ın 2003’te ölen eşi Denis Thatcher’ı Jim Broadbent canlandırıyor. Oyuncu kadrosunda Richard E Grant ve Anthony Head de bulunuyor.

Meryl Streep, Margaret Thatcher gibi güçlü bir kişiliği canlandırmanın çok zor bir görev olduğunu belirterek, ” Rolüme büyük bir dikkat, gayret ve aşkla yaklaşmaya çalışıyorum. Umarım dayanma gücüm onunkine yetişir” dedi.

Thatcher’lı yıllar

1979-1990’u kapsayan Thatcher dönemi, İngiltere’de büyük bir sosyal ve ekonomik değişimin yaşandığı yıllar oldu.

James Callaghan liderliğindeki İşçi Partisi hükümetini seçimlerde yenilgiye uğratarak iktidara gelen sağcı politikacı kapsamlı bir reform programı yürüttü. Enflasyonla mücadele etti, sendikalarla savaşa girdi.

86 yaşındaki Thatcher’ın politikaları ülkede toplumsal kutuplaşma yarattı.

Margaret Thatcher döneminde hizmet sektörü gelişti, ev sahibi olanların sayısı arttı. Ancak bu dönemde üretim düştü, işsizlik tırmandı. (BBC)

Devlet korumadı, erkek vurdu

İstanbul’da otomobilden inen genç kadını, aynı araçtan inen bir erkek tabancayla vurdu. Kurşun yağmuruna hedef olan Arzu Yıldırım’ın iki gün önce savcılığa başvurarak birlikte yaşadığı erkek hakkında suç duyurusunda bulunduğu ortaya çıktı.

Ümraniye Atatürk Mahallesi Mandıra Caddesi Mevlana Parkı yanında sabah saatlerinde duran otomobil önce hiç kimsenin dikkatini çekmedi.

33 yaşındaki Arzu Yıldırım’ın 34 GM 9518 plakalı otomobilden inmesi üzerine birden her şey değişti.

Otomobilden indikten sonra hızla yürümeye başlayan Arzu Yıldırım’ı aynı araçtan inen bir erkek takip etmeye başladı.

Genç kadın peşine takılan erkeği görünce kaçmaya başladı ancak fazla uzaklaşamadan kurşunların hedefi oldu. Arzu Yıldırım vücuduna isabet eden 8 kurşunla yere yığılırken, saldırgan indiği araca binerek hızla kaçtı.

Ağır yaralı olarak ambulansla Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Arzu Yıldırım tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olay yerinde yapılan incelemede 14 boş kovan bulundu.

Polis ekipleri, saldırganın kaçtığı otomobili birkaç sokak ileride terkedilmiş halde buldu.

SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMUŞTU!
Arzu Yıldırım’ın iki gün önce Ümraniye Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak birlikte yaşadığı ancak bir süre önce ayrıldığı Mustafa Metin Ç. hakkında suç duruyurusunda bulunduğu ortaya çıktı.

Yıldırım’ın dilekçesinde, “Mustafa Metin Ç. ‘den konuşarak ayrıldığım halde tarafıma yapılan tehdit ve taciz edici telefonlarla kendimin, çocuklarımın ve ailemin can güvenliğinden endişe duyuyorum. Benim, ailemin ve çocuklarımın başına herhangi birşey gelmesinden Mustafa Metin Ç. ve ailesi sorumludur” yazdığı öğrenildi.

Yıldırım, ayrıca Mustafa Metin Ç.’nin kendisini dövdüğünü ileri sürerek Aralık’ta savcılığa şikayette bulunduğu belirlendi. Yıldırım’ın Ocak ayında savcılığa giderek şikayetinden vazgeçtiği ancak 7 Şubat 2011 tarihinde Mustafa Metin Ç. tarafından tehdit edildiğini belirterek tekrar savcılığa şikayet başvurusunda bulunduğu da anlaşıldı.

Polis, her yerde Ümraniye Sanayi Sitesi Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı olan Mustafa Metin Ç’yi arıyor.

Yıldırım’ın eşinden boşandıktan sonra yanında çalışmaya başladığı 3 çocuklu ve evli 54 yaşındaki Mustafa Metin Ç. ile aşk yaşadığı ve bir çocuklarının olduğu öğrenildi.

Arzu Yıldırım yaklaşık 3 ay önce Mustafa Metin Ç. ile ayrıldı ancak Metin Ç. genç kadının peşini bırakmadı. Genç kadını başka bir erkekle gören Mustafa Metin Ç.’nin kıskançlık krizine girerek cinayeti işlediği öne sürülüyor. (Ntv)

Yunanlılar kazan kaldırdı

0

Son zamlara isyan eden Yunanlılar, toplu taşıma araçlarına biletsiz biniyor, otoyol geçiş ücretlerini ödemiyor.

Yunanistan’da ekonomik krizi aşmak isteyen Papandreu Hükümeti yeni kemer sıkma önlemlerine başvurdu. Memur ve emekli maaşlarına kısıtlama getirilirken, toplu taşıma ücretleri ile otoyollardaki geçitlere zam yapıldı. Ancak gelen bu yeni zamlar tepkiyle karşılandı.

Sol eğilimli muhalefet partilerinin başını çektiği kampanyalar çerçevesinde, araçlar otoyol gişelerinde geçiş parası ödemiyor. Toplu taşıma araçlarını kullanan vatandaşlar da bilet parası ödemiyor.

Henüz tamamlanmayan otoyollar için ödenen geçiş ücretlerine zam yapılması protestocular tarafından “soygunculuk” olarak tanımlanıyor. Bunun dışında Avrupa Birliği standartlarına aykırı olarak ücretli otoyollara paralel olan ücretsiz yan yolların kapatılması ve sürücülerin ücretli yolları kullanmaya zorlanmalarına da tepki topluyor.

Toplu taşıma araçları çalışanları da günün belirli saatlerinde bir süreliğine iş bırakıyor. Eylemlere avukatların yanısıra sağlık sektörü çalışanları da destek veriyor.

Sağlık Dernekleri Federasyonları greve giderken, sektör çalışanları da önümüzdeki günlerde Yunan Parlamentosu’nun da bulunduğu Sintagma Meydanı’nda bir protesto gösterisi yapmayı planlıyor. (Ntv)

Afganistan’da her gün 2 çocuk ölüyor

0

Savaş Afganistan’da da en çok çocukları hedef alıyor. Her gün ortalama 2 çocuk hayatını kaybediyor.

10 yıldır devam eden Afganistan savaşının bilançosu her geçen daha korkunç boyutlara ulaşıyor. Geçen yıl günde en az 2 çocuk ABD uçaklarının bombardımanında hayatını kaybetti.

Afganistan’da görev yapan insan hakları izleme örgütü ARM son raporuyla bu iç karartıcı tabloyu bir kez daha gözler öünne serdi. Raporda, savaş nedeniyle 2010’da ölen 2 bin 421 sivilden 739’unun 18 yaşından küçük olduğu bilgileri yer aldı. Ancak çocuk ölümlerinin üçte ikisinden militanlar, yüzde 17’sinden de ABD ve NATO birlikleri sorumlu olduğu ileri sürüldü.

Çocuk ölümlerinin büyük bir bölümünün Taliban’ın kalesi durumundaki Kandahar ve Helmand vilayetlerinde meydana geldiğine dikkat çekilirken, doğudaki Kunar ve kuzeydeki Kunduz’un da çocuklar açısından en tehlikeli kentler arasında yer aldığı belirtildi. Ayrıca şiddet olaylarının daha önce güvenli olan bölgelere de sıçradığı kaydedildi.

Birleşmiş Milletler’in geçen yıla ilişkin bir raporunda, Afganistan’daki sivil kaybın 2010 yılının ilk 10 ayında 2009’a nazaran yüzde 20 oranında arttığı ve bunların dörtte üçünden militanların sorumlu olduğu belirtilmişti. (Ntv)

12 Eylül darbecilerinin yargılanmasına ‘hayır’

AKP 12 Eylül darbecilerinin yargılanmasına ‘hayır’ dedi. Meclis’te BDP Milletvekili Hasip Kaplan’ın darbe yapanların yargılanmasına ilişkin kanun teklifinin gündeme alınması oylaması MHP ve AKPli vekillerin oylarıyla reddedildi.

BDP Milletvekili Hasip Kaplan, AK Parti’nin referandum oylamasında 12 Eylül darbecilerine yargı yolunu açan 35 madde ile ilgili yürüttüğü kampanyayı hatırlattı ve “Kağıttan kaplanlar var mı yok mu bu oylama ile ortaya çıkacak” dedi.

BDP’li Sırrı Sakık da Süheyl Batum’un açıklamalarını anımsattı ve “CHP’de hala ordunun darbe yapmasından medet umanlar var” yorumunu yaptı.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce ise CHP’nin darbelerden çok çekmiş bir parti olduğunu söyledi, “CHP’nin darbeci olarak anılması haksızlık, vicdansızlık, tarih bilmezliktir” dedi.

Tartışmaların ardından teklifin gündeme alınıp alınmaması oylamasına geçildi. BDP ve CHP’nin oylarına rağmen teklifin gündeme alınması reddedildi.

BDP milletvekilleri AKP’nin teklifin gündeme alınmasına ‘hayır’ oyu vermesini alkışlayarak protesto etti. (Cnnturk)

Türkiye nereye?

Aşağıda gördüğünüz hareketli tabloya Türkiye’ye dair bazı önemli verileri (1990-2006) sığdırdım. Tablonun dikey ekseni Kilogram Eşdeğer Petrol (KEP) cinsinden kişi başına yıllık enerji tüketimimiz. Tablonun yatay ekseni ise kişi başına düşen ekilebilir tarım alanı. Yuvarlağın rengi kadınların işgücüne katılma oranı, yuvarlağın ebadı ise nüfusumuzu gösteriyor.

(Artık gerekli açıklamaları yaptığıma göre oynat tuşuna basabilirsiniz. Herhangi bir anda dört değişktenin durumlarını görmek için imleci yuvarlağın üzerine getirmeniz yeterli.)

Bu tablodaki değerlerin Türkiye’nin nereden nereye gitmekte olduğuna dair kabaca bir fikir vermesini umuyorum. Özetleyecek olursak: Kadınların işgücüne katılım oranı bu süre içinde %34.2’den %24.9’a gerilemiş. Nüfusumuz 55 milyondan 69 milyona çıkmış. Kişi başına düşen tarım arazisi miktarı 0.44 hektardan 0.33 hektara düşmüş. Kişi başına enerji tüketimimiz ise 944 KEP’den 1264 KEP’ye çıkmış.

Nüfusumuz %25 artarken kişi başına düşen tarım arazisi %25 azalmış. Bu gayet doğal gözükebilir. Fakat bu tabloda veremediğim başka bir veri de 1990 senesinde 33 milyon olan şehir nüfusumuzun 2007 yılında 49 milyonu, (günümüzdeyse 56 milyonu) geçmiş olduğudur. Bu artışlar ile yaşanan kentsel büyümenin yokettiği tarım alanları ya bu istatistiğe hiç eklenmemiş ya da kentlerin yakınlarındaki tarım alanlarını ben gözümde büyütüyorum…

Çılgın gibi ürüyor oluşumuzun tartışılacak bir yanı olmayabilir. Ama kadınların iş gücüne katılımındaki %9.3’lük akıl almaz düşüşü bir türlü anlamlandıramıyorum. Kadın nüfusu bu süreçte kabaca 28 milyondan 35 milyona çıkmış. İş gücüne dahil kadın sayısı ise 9.5 milyondan 8.7 milyona düşmüş!

Bir diğer dikkate değer nokta ise enerji tüketimimizdeki artış. Kişi başına tüketimimiz yaklaşık %34 artmış. Bu tablonun bize söylemediği ise toplam tüketimimiz. Toplam enerji tüketimimiz nüfus artışımızla birlikte %65 civarında artmış.

Bu verilerden benim çıkardığım sonuç devasa şehirlerde yaşayan ve daha da kentlileşen, harıl harıl enerji tüketen, kadınlara karşı adaletsiz, yakın gelecekte gıda sorunları yaşayacak bir ülke olduğumuzdur.

Yaklaşan seçimlerde somut konuların tartışılmasını sağlamak özgür internet medyasının görevidir. İş başına!

Tüm veriler (bir türlü güvenemediğim) Tüik‘ten alınmıştır.
Grafik google documents ile hazırlanmıştır.

D&R’dan Bir+Bir dergisine satış engeli

D&R bütün şubelerine bir yazı göndererek Bir+Bir’in satışa sunulmasını yasakladı. Sebep ise, derginin Arzuhal bölümünde yayınlanan “İstikbal Marşı” yani “vatandaşın hassasiyeti”.

D&R şubelerine şu e-mail’i gönderdi:

Sn.ilgili;

Bir+bir dergisi ilk sayfasında yer alan ve İstiklal Marşı ile dalga geçer şekilde, uygunsuz şiiri sebebiyle müşterilerimizden haklı tepkiler görmektedir.

Yayın bütün mağazalarımızda satışa kapatılmıştır.

Yayın dergi raf ve teşhirinden kaldırılacak, iade sirküsünde iade edilecektir.

Yayının yeni sayısı alınmayacaktır,sevk yapılmamasını rica ederim.

Teşekkürler,

İyi Çalışmalar”

Dergide yer alan İstikbal Marşı’nı okumak için tıklayabilirsiniz.

(Medyatava)

Mahkeme Pınar Selek’in beraat kararında direndi

Mısır Çarşısı’nda meydana gelen patlamayla ilgili aldığı beraat kararı Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından bozulan ve bu karar Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onaylanan Sosyolog Pınar Selek’in de aralarında bulunduğu 5 sanığın yeniden yargılanmasına bugün başlandı. Savcı, Yargıtay’ın kararına uyularak yeniden yargılama talep etti. Mahkeme ise beraat kararında direnme kararı vererek davayı 22 Haziran tarihine erteledi.

NTV’de canlı yayına bağlanan Pınar Selek, karardan mutlu olduğunu dile getirdi.

Selek şunları söyledi:

Çok umutluyum diyordum, umut veriyordum ancak o kadar kötü olaylar da oldu ki içimden bir ama da vardı.

Şimdi kötü şeyleri düşünmek istemiyorum ve mutlu olmak istiyorum.

Hiç beklemediğimiz zamanlar da öyle kötü şeyler geldi ki başımıza, beklemediğimiz anda korkunç saldırılarla karşılaştık, bunlara karşı durmayı öğrendik ama şimdi bunları düşünmeyeceğim. Hukuk mücadelesi uzun bir yoldur, yılmamak lazım diyorduk. Babamın çok etkisi de var, avukatlarımın da.

Babam ve kız kardeşimle daha konuşamadım. Galiba 1-2 saat sonra konuşacağız.

Kaldırdığı yönetmeliği unuttu

0

Çalışma Bakanı Dinçer’in Ankara’daki patlamaların ardından “İşletme belgesi bile yok” diye suçladığı işyerlerinin belge alma zorunluluğunun Bakanlığı tarafından kaldırıldığı ortaya çıktı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer’in, 20 kişinin yaşamını yitirdiği Ankara’daki patlamaların ardından “İşletme belgesi bile yok” diye eleştirdiği işletmelerin, kendi bakanlığından belge alma zorunluluğunun, 2009 Aralık ayında kaldırıldığı ortaya çıktı.

Başkentin en büyük ve en eski sanayi bölgelerinde meydana gelen patlamalar, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeniden gündeme getirdi.

Çalışma Bakanlığı’nın, 2004’ten beri yürürlükte olan ve 10 kişi ve daha fazla işçi çalıştıran işletmelerin açılabilmesi için zorunlu olan ‘işletme belgesi’ şartını, 50 kişi ve üzeri işçi çalıştıran işyerleri olarak değiştirdiği ortaya çıktı.

Habertürk’ün haberine göre, bakanlık Aralık 2009’da yayınladığı yeni yönetmelikle, 50 kişinin üzerinde işçi çalıştıran işletmeler için ‘işletme belgesi’ vermeye başladı.

îş müfettişlerinin denetimleri sonucunda, işyerinin iş sağlığı ve güvenliği açısından uygun bulunması halinde işletme belgesi veriliyor ve o işyeri faaliyete geçebiliyor.

SON MEVZUAT SORUNLU
TMMOB Makine Mühendisleri Odası Başkanı Ali Ekber Çakar, işletme belgesi alınması hakkındaki yeni yönetmelikle 50’den fazla Ö-312 21BS037 işçi çalıştıran işyerlerinin İşletme Belgesi alması zorunluluğu getirildiğini belirterek, “Çalışma Bakanlığı’nın “işyerlerine yönelik denetimi ve yol göstericiliği yok edilmiştir” dedi.

Çakar, müfettişlerin işyerlerini iş sağlığı ve güvenliği açısından kontrol etmediğini belirterek, “Bir işyeri kurduğunuzda sağlık ve güvenlikle ilgili birtakım koşullar isteniyor, bunun için birtakım masraflar, yatırımlar yapmanız lazım.

İşverenler bu masraftan kaçınıyor. Bu belgenin verilmemesi de işverenleri masraftan kurtardı” diye konuştu.

DENETİMLER YETERSİZ
İşyeri denetimleri ve iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin sanayi işletmelerinin ancak yüzde 1.6’smda geçerli olduğunu belirten Çakar şöyle dedi: “700-800 civarındaki iş müfettişlerinin sayısı çok yetersizdir. Çalışma yaşamıyla ilgili mevzuat yalnızca başlıca “sanayi ve ticaret” işlerini kapsamakta, tarım sektörünün tamamı, hizmet sektörünün bir bölümü ile KOBİ’lerin çok büyük bir bölümü kapsam dışında bırakılmaktadır. Özetle, 10 milyon kişiyi bulan kayıt dışı istihdamı teşvik eder tarzda bir ‘iş sağlığı ve güvenliği’ politikası söz konusudur.” (Ntv)