Ana Sayfa Blog Sayfa 5231

Kupa Arkas Spor’un

0

Voleybolda, Teledünya Erkekler Türkiye Kupası finalinde Fenerbahçe’yi 3-2 yenen Arkas Spor kupanın sahibi oldu.

eledünya Erkekler Türkiye Kupası finalinde Arkas Spor, Fenerbahçe’yi 3-2 yenerek kupanın sahibi oldu.

Maça daha etkili başlayan Arkas Spor, Fenerbahçe’yi 25-23 yenerek 1-0 öne geçti. Daha sonra toparlanan sarı-lacivertliler, ikinci seti aynı skorla 25-23 alarak maçta durumu eşitledi.

Skoru eşitleyene Fenerbahçe, bu moralle maçın üçüncü setinde çok etkili oynadı ve bu seti 25-20 alarak maçta öne geçti. Fakat Arkas Spor, karşılaşmanın en kritik setinde maça ağırlığını koydu ve 25-16 gibi farklı bir skorla 4. seti aldı.

Maçın 2-2’ye gelmesinin ardından maç, tie break setine uzadı. Büyük bir çekişmeye sahne olan son seti 15-13 kazanan Arkas Spor, Teledünya Erkekler Türkiye Kupası’nın sahibi oldu.

Karşılaşmanın son setinde bir pozisyon sonrası başhakem Nihat Ermihan’ın kararına itiraz eden Fenerbahçeli Leonal Marshall ile Arkas Spor’dan Ahmet Toçoğlu sarı kart gördü.

Karşılaşmayı Gençlik ve Spor Genel Müdürü Yunus Akgül ve Ankara Gençlik ve Spor İl Müdürü Ahmet Sağlam, Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Erol Ünal Karabıyık ile birlikte izlediler.

ARKAS İKİNCİ KEZ ŞAMPİYON
Arkas Spor, kulüp tarihinde 2. kez bu kupayı müzesine götürdü.

Kupa finalinde Fenerbahçe’yi 3-2 yenerek şampiyon olan İzmir ekibi, ilki 2008-2009 sezonunda olmak üzere 2. kez kupanın sahibi oldu.

Final maçının ardından düzenlenen ödül töreninde, 2. olan Fenerbahçe’ye madalyalar, kupa ve 10 bin TL’lik ödülünü Ankara Gençlik ve Spor İl Müdürü Ahmet Sağlam, Türkiye Voleybol Federasyonu (TVF) Başkanvekili Mehmet Akif Üstündağ ile TÜRKSAT Genel Müdürü Özkan Dalbay verdi.

Arkas Spor ise madalyalar, kupa ve 20 bin TL’lik ödülünü, Gençlik ve Spor Genel Müdürü Yunus Akgül, TVF Başkanı Erol Ünal Karabıyık ile TÜRKSAT Genel Müdürü Özkan Dalbay’ın elinden aldı.

Gençlik ve Spor Genel Müdürü Yunus Akgül, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türk voleybolunun geldiği noktayı görmenin mutluluk verici olduğunu belirterek, ”Türkiye Voleybol Federasyonunu ve başkan Karabıyık’ı gıptayla izliyorum. Her zaman söylüyoruz, hedefimiz olimpiyatlar. Bu maçları izlerken bile hangi oyuncu, milli takıma nasıl katkıda bulunabilir, ona bakıyoruz” dedi.

TVF Başkanı Karabıyık ise bir kupayı daha geride bıraktıklarını belirterek, ”Fenerbahçe ile Arkas Spor da tam final maçına yakışır performans gösterdiler. Tüm takımlarımızı tebrik ediyorum. Şimdi önümüzde Play-off maçları var. Play-off’ları da en iyi şekilde tamamlayacağız. Takımlarımıza Play-off maçlarında başarılar diliyorum” diye konuştu.

FENERBAHÇE: 2 – ARKAS SPOR: 3
Salon: TVF Başkent
Hakemler: Nihat Ermihan, Onur Hoşnut
Fenerbahçe: Miljkovic, Coskovic, Emre, Arslan, Marshall, Kemal (Serkan, Ersin, Burak, Cengizhan)
Arkas Spor: Emin, Hüseyin, Bravo, Burak, Agamez, Burutay (Nuri, Ceyhun, Ahmet)
Setler: 23-25, 25-23, 25-20, 16-25, 13-15
Süre: 122 dakika (27, 28, 27, 23, 17)

Grev treni Haydarpaşa’dan kalkacak

0

Geçen hafta başlayan metal grevleri, bu hafta Gebze ve İstanbul’da yeni işyerlerinin greve başlaması ile devam edecek. DİSK, grevlerle dayanışma için Salı günü Gebze’de kurulu AREVA Fabrikası’nda başlayacak greve ‘Haydi Grevci Metal İşçileriyle Dayanışmaya’ çağrısıyla Haydarpaşa’dan kalkacak “grev treni” ile gidecek.

DİSK, Gebze’de AREVA Fabrikası’nda başlayacak greve destek verecek ve grevin başlayacağı Salı gününü bir dayanışma şölenine dönüştürecek. Bu kapsamda İstanbul Haydarpaşa’dan Gebze’ye trenle hareket edilecek.

DİSK’ten konuyla ilgili yapılan açıklamada, Birleşik Metal-İş Sendikası’nın MESS’e karşı yürüttüğü TİS görüşmelerinin uzlaşmazlıkla sonuçlanması sonucu alınan grev kararlarının uygulanmaya başlandığı belirtildi ve DİSK’in 29 Mart Salı günü Gebze’de kurulu AREVA Fabrikası’nda başlayacak grevi “Haydi Grevci Metal İşçileriyle Dayanışmaya” çağrısıyla bir dayanışma şölenine dönüştürme kararı alındığı kaydedildi.

Etkinliğe DİSK, KESK, TÜRK-İŞ üyesi sendikaların kitlesel katılımı hedeflenirken, emek ve meslek örgütlerinin, sanatçıların ve öğrencilerin “Emek Dayanışması”nın metal işçilerinin grevine büyük katkı sağlayacağı belirtildi.

Grev Treni ile eyleme destek vermek isteyenlerin Haydarpaşa’da 08:00’da buluşacakları ve Grev Treni’yle Gebze’ye hareket edecekleri bildirildi.

Çarkın serbest kaldı

Susurluk davası hükümlüsü eski özel harekat polisi Ayhan Çarkın, sevk edildiği mahkemece serbest bırakıldı.

Gözaltında tutulduğu İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne getirilen Çarkın, Cumhuriyet Savcısı Hakan Karaali tarafından sorgulandı. Yaklaşık 10 saat ifadesi alındıktan sonra ”adam öldürmek” suçundan tutuklanması istemiyle İstanbul Nöbetçi 12. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevk edilen Çarkın’ın sorgusu tamamlandı. Mahkeme, Çarkın’ın serbest bırakılmasına karar verdi.

Çarkın, son dönemde basına bazı açıklamalarda bulunmuş ve bine yakın cinayet işlediğini ifade etmişti. Bununla birlikte, hukuk önünde bu cinayetleri ve emir verenleri de açıklayacağını eklemişti. (Radikal, Yeşil Gazete)

Almanya dörtledi

0

2012 Avrupa Şampiyonası Elemeleri A Grubu maçında Almanya evinde Kazakistan’ı 4-0 ile geçti.

Mücadeleye hızlı başlayan ev sahibi Almanya’da gol perdesini 3. dakikada Klose açtı. Baskılı oyununu golden sonra da sürdüren Almayna 25’te farkı ikiye çıkardı. Sağ kanattan Mesut’un kullandığı serbest vuruşta iyi yükselen Müller topu filelerle buluşturdu. Devrenin bitimine iki dakika kala sahyene yine bu ikili çıktı. Sağdan Mesut’un yaptığı ortada topu iyi kontrol eden Müller, düzgün bir vuruşla kaleciyi bir kez daha mağlup etti.

İkinci yarı ise düşük tempo ile başladı. 3-0’ın verdiği rahatlıkla rakip kaleye pek gitmeyen Almanya’nın bu temposuz oyununa tribünler bile ıslıklayarak tepki gösterdi. Maçın bitimine iki dakika kala ise gol perdesini açan Klose, maçın skorunu ilan etti. Khedira’nın pasında kaleciyle karşı karşıya kalan golcü futbolcu skoru 4-0’a getirdi.

Almanya A Grubu’ndaki beşinci maçını da kazanarak puanını 15’e yükselterek gruptaki liderliğini sürdürdü.

Yandaş medya yardıma koştu

Türkiye, Ahmet Şık’ın tutuklanmasının ardından, yazdığı bilinen kitabın taslaklarına da baskın yapılmasını yaşadı. Tarihte çok ender rastlanan basılmamış bir kitabı yasaklamak ve tüm taslakları silme girişimi kamuoyunda büyük tepkiyle karşılanmıştı. Medya, büyük oranda tek ses olarak bunun karşısında durmuştu. Toplumda da, sivil itaatsizlik eylemleri başlamış ve büyümüştü. Tam bu noktada, “yandaş medya” kaynağı belirsiz bir yerden bu sürece müdahale etti.  Kitabın tüm nüshaları toplanıp, elinde bulunduranlar terör örgütüne yardımdan suçlanacakken, elinde bu kitabın olduğunu yazıp, kitabın suç unsuru taşıdığını yazanlarla başlayan süreç, bugün manşetlerle devam etti. Bugün ve Zaman adlı iki gazetenin manşetten verdikleri ve kaynağı ortak olan haberlere göre Şık’ın kitabının editörlüğünü Ergenekon yapmış.

İşte haberler:

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Son dakika: Korkunç sızıntı!

İki hafta geçti kazadan ve hâlâ kontrol altına alınmaktan çok uzak, hepimizi korkutuyor Fukuşima’dan gelen haberler. Bu sabah itibariyle, Tokyo Elektrik Şti. (TEPCO) Fukuşima 1 Nükleer Santrali’nin 2 numaralı reaktörü türbin binasının bodrumunda suda reaktör için normal addetiği seviyenin 10 milyon katı radyoaktif madde tespit etti.

Santimetre küp’te 2.9 milyon becquerel iyot 134, 13 milyon becquerel iyot 131, olan bu seviye reaktör kazanı ile  ciddi bir sızıntı olduğunun ispatı. 2.3’er milyon becquerel sezyum 134 ve 137 ölçüldü. Bu seviyeler reaktör çekirdeğinden bir sızıntı olduğuna dair kuvvetli işaretler. Yetkililer bu uç seviyelerin hasar görmüş yakıttan kaynaklanmış olabileceğini söylüyor ve sızıntının nasıl oluştuğunu anlamaya çalışıyorlar. Tokyo Üniversitesi’nden uzmanlar reaktörün kritik bir elemanı olan basınç bastırma odacığındaki (suppression chamber) hasardan dolayı böyle bir sızıntı oluşabileceğini açıklıyor. Dün de ayni 2 numaralı reaktörün denize soğutma suyu çıkış noktasınsa çok yüksek radyoaktif izotop seviyeleri tespit edilmişti.

Sızıntının santralin dışına ne kadar sızdığı ve olası yayılması hakkında henüz bir açıklama yapılmıyor.

(Yeşil Gazete, NHK)

Bisiklet belgeseli başlıyor: Velosipet ile bir Cevelan

Ekim ayında Bursa ve İstanbul’da çekimleri yapılan Velosiper ile bir Cevelan belgeseli yayınlanmaya başlıyor. Cevelan, 1890’larda yapilmis bir bisiklet yolculugunu anlatiyor.

Belgesel, TRT-Haber kanalında yayınlanacak. Yayınlanma saati ise saat 09.15. İlk bölümü bu cumartesi yayınlanan belgeselin, tekrarı da pazar günü yine aynı saatte olacak.

Belgeselde, 120 yıl önce Ahmet Tevfik Bey ve arkadaşının bisikletle İstanbul-Bursa arasında yaşadığı maceralar anlatılıyor. Ahmet Tevfik’in o gezisinde tuttuğu notlardan yararlanılarak İstanbul’da başlayan çekimler Mudanya, Bursa ve İnegöl’de devam edip Yenişehir’de son buldu. TRT Haber tarafından hazırlanan Seyyahların İzinde adlı belgeselin 3’üncü bölümü olan Velosipetle Bir Cevelan belgeselinde İstanbul Şehir Tiyatrosu oyuncusu Ayhan Şener, Nilüfer Kent Konseyi Tiyatro Yönetmeni Orkun Yağcı, Aydan Çelik ve Bursa Bisiklet ve Doğaseverler Derneği Başkanı Ertan Ayçetin bisikletleriyle rol aldılar. Çekimlerde ayrıca Yenişehirli yaşlılarla, çocukluk günlerinde bisikletleriyle yaşadıkları maceralarla ilgili söyleşi de yapıldı.

Nükleer karşıtları yine eylemdeydi

Geçtiğimiz hafta yapılan ve binlerce insanın katıldığı nükleer karşıtı eylemin ardından, bugün de Beyoğlu’nda nükleer karşıtları yine eylemdeydi. Nükleer Karşıtı Platform (NKP) ve İMOK’un (İstanbul Meslek Odaları Koordinasyonu) çağrıcılığında yapılan basın açıklamasında,  hükümet Japonya’da yaşanan felaketten ders alarak, Akkuyu’da kurmaya çalıştığı nükleer santralden bir an evvel vazgeçmeye çağırıldı.

Yüzlerce kişinin katıldığı basın açıklamasının ardından, Galatasaray Postanesi’nden başbakana nükleer santral planlarından vazgeçmesi için, Japonya Başbakanı’na da Japon halkına iletilmek üzere başsağlığı ve dayanışma mesajları içeren birer mektup postalandı.

(Yeşil Gazete)

Fotograf: Red Haber

Yüzleşme Derneği’nden dayanışma çağrısı

Toplumsal Olayları Araştırma ve Yüzleşme Derneği; ilk sayısı Nisan ayı içinde, diğer sayıları yaz ve sonbahar dönemlerinde olmak üzere 2011 yılında 3 sayı olarak çıkaracağı “Yüzleşme” dergisi için destek çağrısında bulundu.

Dernek, Yüzleşme Dergisi’nin yanı sıra “yüzleşme” konulu kitaplar da basacak bir girişim başlatıyor.

Dernek’e göre “Yüzleşme”, Türkiye’nin içerisinden geçtiği sürecin temel karakteristik özelliklerinin başta gelenlerinden biri. Ancak ülkede “yüzleşme” konusunu birincil önceliği olarak benimsemiş herhangi bir yazılı veya görsel medya organı halihazırda bulunmamakta. “Yüzleşme” kavram ve konusunu birincil önceliği olarak benimsemiş bir yayın organı, mevcut boşluğu dolduracağı, söz konusu eksikliği gidereceği gibi, anlayış ve ilkelerini hayata geçirmedeki başarısı ölçüsünde kendi alanında ciddi, saygın bir referans kaynağı olmayı amaçlıyor. Yüzleşme Dergisi, kısa süre içerisinde bir web sitesi oluşturularak internetten de izlenebilecek.

Yüzleşme Dergisi, hayatın her alanında demokrasi ve özgürlük değerlerini savunacak, sağlıklı ve işleyen bir demokrasinin ancak geçmişle yüzleşme ile mümkün olacağı inancını paylaşan herkesin sesini, sözünü paylaşabileceği bir anlayışla yayın yapacak.

Bu kampanya bunun için. Mütevazı bir bütçe ile, Yüzleşme Dergisi’nin 2011 yılı içinde çıkacak 3 sayısının maliyetini sağlanmaya çalışılacak. Bunun için yapılacak küçük büyük katkıların karşılığı, kendi alanında bir “ilk” oluşturacak bir yayın ile dayanışmak olacak.

Dernek ve dergi ile ilgili daha geniş ve ayrıntılı bilgiye www.yuzlesme.org adresinden erişilebilir.

(Yeşil Gazete)

 

TMMOB nükleere karşı uyardı

Fukuşima’da iki haftadır yaşanmakta olan, her gün daha kötü sızıntı ve kontrol kaybı haberlerinin gelmeye devam ettiği nükleer kaza üzerine Türkiye Mimar ve Mühendis Odaları Birliği (TMMOB) bir açıklama yayınladı. Açıklamasında nükleer santrallerin kaza riskine, Japonya’daki kazanın etrafında yine oluşan nükleer gizlilik geleneğine, çözülemeyen atık sorununa dikkat çeken TMMOB, tüm dünya nükleer enerjinin geleceğini sorgularken Türkiye hükümetinin  hâlâ tehlikeli nükleer planlarında diretmekten vazgeçmesini, santral planlarını iptal etmesini istedi.

Açıklamanın tüm metni aşağıda:

 

DÜNYA JAPONYA‘DA YAŞANANLARIN PANİĞİNDE, AKP NÜKLEER SANTRAL PEŞİNDE*

 

Japonya‘da 11 Mart 2011 tarihinde meydana gelen 9,0 büyüklüğünde deprem ve sonrasında oluşan tsunami nedeniyle binlerce kişi yaşamını yitirmiştir. Halen milyonlarca insan; sağlık, beslenme, barınma, temiz su ve diğer yaşamsal gereksinimlerini karşılayamamaktadır. Yaşanan deprem ve sonrasında oluşan tsunami nedeniyle Fukuşima Nükleer Santralinde meydana gelen hasar sonucunda oluşan radyoaktif sızıntının boyutları da giderek büyümektedir. Nükleer santral savunucuları da dâhil, tüm dünya gelişmeleri panik halinde izlemektedir.

Bugün itibarı ile Fukuşima santralinden sızan radyoaktif maddelerin yarattığı sorunlar bu işin çok bilenlerince(!) dahi açıklanamamakta ya da açıklanmamaktadır. Japonya‘da yaşananlar inkâr politikasıyla gizlenmeye çalışılmaktadır.

Çernobil‘den sonra Fukuşima insanlığın üzerine bir kabus olarak çökmüşken, bu ülkenin siyasi iktidarının başında olanların, Başbakanın ve Enerji Bakanının açıklamalarında (sanki bilgi birikimleri varmış gibi) hala nükleer santrallerin nesillerinden söz edilerek, sorun yokmuş gibi gösterilmeye çalışılmaktadır. Başbakan nükleer santrallerin risklerini evlerimizde kullandığımız tüplerle kıyaslayabilmektedir. Siyasi iktidar tüm vurdumduymazlığı ile nükleer santral yapımı peşindedir. Oysa kaçıncı nesil olursa olsun, her nesil sorunlu olmuş ve insan yaşamını yok etme noktasına gelmiştir.

AKP Hükümeti, TMMOB’nin başvurusu ile yargı tarafından durdurulan Akkuyu‘da nükleer santral kurulmasına yönelik olarak bu kez de Rusya ile devletlerarası anlaşmayı yürürlüğe koymuştur ve hayata geçirmek için görüşmeleri sürdürmektedir.

Bilim insanları söylüyor, TMMOB çok söyledi:

Nükleer santral ile enerji üretilmesi dışa bağımlı, pahalı, atık sorunu halen çözülmemiş ve çok yüksek risk içeren bir yöntemdir. Kaldı ki; Akkuyu‘da kurulacak olan nükleer santral için 35 yıl önce yer lisansı alınmıştır. Bu kapsamda yapılmış veri ve değerlendirmeleri geçerli görerek yer lisansını kabul etmek mümkün değildir. Ecemiş fayı, yaklaşık 300 km uzunluğunda olup, Akkuyu‘nun 20-25 km yakınından geçerek denizde devam etmektedir. Ecemiş fayının, hareketli ve aktif bir fay olduğu bilinmektedir. Bilim insanların fay hattında tehlikeli bir enerji birikimi olduğu tespitleri bulunmaktadır. Diğer taraftan bölgenin, önemli bir deprem beklentisi olan Doğu Anadolu ve Ölüdeniz fay zonundan etkilenme olasılığı da bulunmaktadır.

Tüm bunlar ortadayken, emperyalizmin enerji planlarının bölgemizdeki baş uygulayıcılarından olan siyasi iktidarın nükleer santral tercihinin siyasi bir tercih olduğu artık herkes tarafından bilinmektedir.

Çağrımız siyasi iktidaradır: “Japonya‘da yaşananlardan ders çıkarıp, ülkemizde nükleer santral macerasına son verin, nükleer santral anlaşmasını iptal edin.”

 

Çağrımız tüm dünyayadır: “Çernobil‘den sonra Fukuşima yaşanan son ders olsun. İnsanlığın geleceği açısından, nükleer santralleri kapatın.”

 

*Mehmet Soğancı*

 

*TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı*