Ana Sayfa Blog Sayfa 5081

İsrail’le yapılan askeri anlaşmalar askıya alındı

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Birleşmiş Milletler’in basına sızan Mavi Marmara raporuyla ilgili açıklama yaptı. Açıklamaya göre Türkiye İsrail’e yönelik 5 yaptırım uygulayacak. Davutoğlu’nun açıkladığı yaptırımlar arasında İsrail’le yapılan bütün askeri anlaşmaların askıya alınması da var.

Davutoğlu özetle şunları söyledi:

“İsrail bundan 15 ay önce Gazze’ye yardım gönderen 32 ülkeden katılımcının yer aldığı yardım konvoyuna bir saldırı düzenlemiştir. 8’i Türk biri ABD vatandaşı 9 sivili öldürmüş, birçok kişiyi yaralamış ve tutsak almıştır. Savaşın meşru olduğu hallerde dahi masum sivillerin öldürülmesi insanlık suçu olarak görülmüştür. İsrail ise savaş değil barış zamanında sivilleri katletmiştir.

BM İnsan Hakları konseyi de soruşturma sürecine girdi. BM Genel Sekreteri de panel oluşturdu. Biz de tam işbirliği içinde olduk raporumuzu sunduk. İsrail ise sürekli çalışmalarını geciktirdi.  Tazminat talep ettik, Gazze ablukasının kaldırılması gerektiğini vurguladık. Şartlar yerine gelmezse ilişkilerin normalleşmeyeceğini vurguladık.

Raporun hukuki olmaktan ziyade siyasi saiklere dayandığı ortadadır. Türkiye bunu kesinlikle kabul etmeyecektir. Konuyu uluslararası hukuki mercilere götürmeye kararlıyız.  Taleplerimiz bellidir, yerine getirilmedikçe İsrail’le ilişkiler normalleşmeyecektir. İsrail’in eylemlerinin sonuçlarına katlanmasının ve bedel ödemesinin zamanı gelmiştir.”

İsrail’e 5 yaptırım

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun açıkladığı 5 yaptırım ise şöyle:

  1. Türk İsrail diplomatik ilişkileri ikinci kâtip düzeyine indirilecektir. 2. kâtip düzeyinde tüm görevler başta büyükelçi olmak üzere Çarşamba günü ülkelerine geri döneceklerdir.
  2. Türkiye ile İsrail arasında askeri anlaşmaların tümü askıya alınmıştır.
  3. Doğu Akdeniz’de en uzun kıyısı bulunana sahildar devlet olarak Türkiye Doğu Akdeniz’de seyrüsefer serbestisi için gerekli gördüğü her türlü önlemi alacaktır.
  4. Türkiye İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ambargoyu tanımamaktadır. İsrail’in 31 Mayıs 2010 tarihi itibari ile Gazze’ye yönelik olarak uyguladığı ablukanın uluslararası adalet divanında incelenmesini sağlayacaktır. Bu doğrultuda BM genel kurulunu harekete geçirmek için girişimlere başlıyoruz.
  5. İsrail saldırısının Türk ve yabancı tüm mağdurlarının mahkemelerdeki hak arama girişimlerine tarafımızdan gereken her türlü destek verilecektir.

Kaynak: NTVMSNBC

Referandumda ‘hayır’ demek TRT’de huzuru bozmuş!

Referandum sürecindeki yanlı yayınları nedeniyle YSK tarafından uyarılan TRT, süreçte üyelerine “hayır” oyu vermelerine yönelik bildiriler dağıtan KESK‘e bağlı Haber-Sen yöneticilerine disiplin cezası verdi. ‘Evetçi’ TRT’ye göre sendika “hayır” çalışmasıyla kurumun huzurunu ve çalışma düzenini bozmuş

Haber-Sen Genel Sekreteri Fatih Eroğlu, Genel Mali Sekreteri Turgut Yıldız ve Genel Örgütlenme Sekreteri Veli Korhan Gündüz, referandum öncesinde Genel Müdürlük hizmet binaları içerisinde üzerinde “Eşit, özgür bir ülke için 12 Eylül Anayasası’na da AKP anayasasına da hayır!” başlıklı bildiri dağıttı. Bunun üzerine özel güvenlik görevlileri 3 kişi hakkında tutanak tuttu.

Hemen harekete geçen TRT, üç isim hakkında da Genel Müdür İbrahim Şahin’in onayıyla soruşturma başlattı. Teftiş Kurulu Başkanlığı konuyla ilgili Başmüfettiş İsmail Kılıç’ı görevlendirdi. 3 ismin savunmasını alan Kılıç, referandumdan tam 10 ay sonra tamamladığı soruşturma raporunda sendika yöneticilerine ceza verilmesini istedi.
Raporda, 3 ismin bu çalışmalarıyla kurumda “huzur, sükun ve çalışma düzenini bozdukları” ileri sürüldü. Şahin’in 4 Ağustos’ta onayladığı rapor sonucunda 3 isme de kınama cezası verildi.

‘Hep aynı müfettiş’
Haber-Sen Genel Başkanı Ufuk Beytekin, sendikalarının TRT’de 2001’den bu yana aynı yöntemle sendikal faaliyetler yürüttüğünü belirterek şöyle konuştu: “Bir sendikanın çalışanları ile yüz yüze gelecek bir şekilde çalışma yürütmesinden daha normal ne olabilir? Biz o tarihten önce de sonra da aynı yöntemle, çalışmalarımızı sürdürdük. TRT emekçilerini tek tek ziyaret edip hem kendi çalışmalarımızı anlatıyoruz hem de sorun ve önerilerini dinliyoruz. Kurumun huzurunu önceki ve sonraki çalışmalarımız bozmamış, sadece “Eşit, özgür bir ülke için, 12 Eylül Anayasası’na da, AKP anayasasına da Hayır!” dememiz mi kurumun huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmuş? Sadece biz değil, diğer sendikalar da aynı yöntemle çalışma yapıyor. Ayrıca Haber-Sen yöneticilerine yönelik soruşturmalarda hep aynı müfettişin görevlendirilmesi de ilginç. 11 başmüfettişin görev yaptığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’na hep aynı müfettişin görevlendirilmesi de bu şahsın görevini ‘gözlerimi kaparım vazifemi yaparım’ anlaşıyla yerine getirdiğini gösteriyor.”

(sendika)

Vekillere bedava “tablet”

Türk Telekom 550 milletvekiline 1630 TL’lik tabletlerden verecek.

Türk Telekom, sabit telefon ve internet hizmeti sunumu kapsamında 550 milletvekiline, Cem Yılmaz’ın reklamlarını yaptığı, Motorola XOOM tablet bilgisayar verecek. Tablet bilgisayarların, yeni yasama yılının hemen başında teslim edileceği belirtildi. TBMM Başkanlığı ile Türk Telekom, milletvekillerine dağıtılacak tablet bilgisayarlar konusunda görüş birliğine vardı. Türk Telekom kaynakları, TBMM Başkanlığı ile sabit telefon ve internet hizmeti sunumu anlaşması çerçevesinde, tablet bilgisayarların milletvekillerine dağıtılacağını söyledi.

Kaynaklar, tablet bilgisayarların hazır olduğunu, Meclis’in yeni yasama yılında bilgisayarların milletvekillerine teslim edileceğini bildirdi. 1 Ekim’de açılacak Meclis’te 550 milletvekiline birer adet Motorola XOOM tablet bilgisayar verilecek. Türk Telekom, Motorola’nın söz konusu android tabanlı tablet bilgisayarlarını abonelerine, ev telefonu faturalarına yansıtılan aylık 55 TL’den başlayan taksitlerle satmaya devam ediyor. Türk Telekom yetkilileri, bugüne değin 6-7 bin dolayında tablet bilgisayar satışı yaptıklarını belirterek, “Kampanyaya yoğun talep devam ediyor. Abonelerimizden gelen bu yoğun talebi karşılamaya çalışıyoruz” dedi. Türk Telekom, tablet bilgisayarları kredi kartına peşin olarak bin 630 TL’lik bedel üzerinden satıyor.

Google Android 3.0 (Honeycomb) platformunu kullanan ilk cihaz olan Motorola XOOM’da 1GHz çift çekirdekli işlemci, 32 GB bellek ve 1 GB RAM bulunuyor. Ön ve arka yüzde iki ayrı kamera, gerçek çoklu işlem fonksiyonu ve 10.1 inçlik geniş HD ekranına sahip.

Google, bir süre önce söz konusu cihazın üretimini de yapan Motorola’nın akıllı telefonlar ve tablet bilgisayar üretim alt şirketi “Motorola Mobility”i satın aldı. Motorola XOOM, Apple’a karşı güçlü bir alternatif olarak öne çıkıyor.

Kocakulak AKP’yi de dinlemiş

AKP Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner‘e ait olduğu iddia edilen bir ses kaydı YouTube’a düştü. Kayda göre, Metiner, Başbakan Tayyip Erdoğan’ı “çapsız” buluyor ve eleştiriyor. Ses kaydını siteye yükleyen kullanıcı Metiner’in “bayramda seçmenleri ile dertleştiğini” belirtiyor.

Son yıllarda çokça tartışılan ortam-telefon dinlemelerinin son kurbanı AKP Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner oldu. Metiner’e ait olduğu iddia edilen bir ses kaydı YouTube’a yüklendi.

Ses kaydında Başbakan Erdoğan’a çok sert eleştiriler yapılırken, Metiner’e ait olduğu iddia edilen ses “Ben Tayyip Erdoğan’la demokratik bir Türkiye inşa edilebileceği kanaatinde değilim. Çünkü icazet aldığı içerideki çevreler statükonun sahici sahipleri” diyor.

Metiner, kayıt için, “Ses bana ait ama ifadeler değil. Bu PKK’nın bir komplosu. Nasıl yaptılar, HADEP’de siyaset yaptığım dönemdeki konuşmalarımı birleştirip mi bunu ürettiler bilmiyorum ama benim Başbakanımı nasıl savunduğum, nasıl desteklediğimi herkes bilir. Suç duyurusunda bulunacağım” dedi.

Bununla birlikte Metiner’in HADEP’de siyaset yaptığı dönemde AKP yoktu ve Recep Tayyip Erdoğan da siyasette değildi.

İlhan Cihaner’den sarsıcı iddia

CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner, “Deniz Feneri soruşturması AKP’ye ulaştı ya da ulaşmak üzereydi, onun için ‘dur’ demek gerekiyordu” dedi.

Yaptığı konuşmada AKP‘yi eleştiren Cihaner, siyasi iktidarın sadece yurt içinde değil, yurt dışında da ülkeyi belirsizliğe sürüklediğini söyledi.

Gazetecilerin Deniz Feneri soruşturmasındaki savcıların görevden alınmasıyla ilgili sorusunu da yanıtlayan Cihaner, bunun ilk olmadığını, siyasi iktidarın, topluma mutlak olarak egemen olduktan sonra izin vermediği hiçbir şeyin gerçekleşmesini istemediğini dile getirdi.

‘Bağımsız yargı, yargının bağımsızlaştırılması’ konusunun, 12 Eylül referandumunda yapılan değişliklerde en çok kullanılan argüman olduğunu da hatırlatan Cihaner, şunları söyledi: “Sözde yargıya müdahale olmayacaktı, sözde yargı bağımsız olacaktı. Ama gördük ki yeni HSYK oluştuktan sonra Kars’ta, ‘İnsanlık Anıtı’ndaki hakimlerin değiştirilmesinden tutun, İstanbul’daki Ergenekon davasında vicdani kanaatlerini tahliyeden yana kullanan hakimlerin uydurma gerekçelerle sürülmesine kadar bir çok noktada yargıya müdahale ettiler. Benim yaptığım soruşturmada da benzer bir müdahale vardı ve ben defalarca iddia ediyorum, oradaki mali yolsuzluğun boyutu belki de ‘Deniz Feneri’ni katlayacak boyutta idi, onu da ört bas ettiler.”

“Deniz Feneri soruşturması ile ilgili yapılan muamele, kabul edilebilir bir şey değil” diyen Cihaner, şöyle devam etti: “İktidar işine geldiği zaman falanca savcının adı geçtiği zaman, ‘Onun kılına bile dokundurtmayız’ diyor, benzer şekilde daha evvel görevden alınmış, haklı haksız kişilerin mesleğe iadesi çok dramatik bir şekilde gerçekleştiriliyor ve bu anayasa değişikliğinin yapılmasında en önemli argümanlardan biri oluyor. Ama şu anda benzer şekilde aynı sıkıntıyı yaşayan yüzlerce yargıç, savcı olduğu halde bunu maalesef toplumun gözünden de kaçırıyor ve en son gördüğünüz noktada da ‘Deniz Feneri’ gibi, belki de Türk hukuk sisteminin uluslararası saygınlık noktasında da sınav verdiği bir soruşturmada, doğrudan doğruya müfettişler eliyle, HSYK eliyle müdahale ediliyor.

Kabul edilebilir bir şey değil, anlaşılıyor ki soruşturma AKP’ye ulaştı ya da ulaşmak üzereydi, onun için ‘dur’ demek gerekiyordu. Bunu hemen benzer iddialar olan diğer soruşturmalardaki hakim, savcılarla ilgili yapılan muamelelerle karşılaştırın. Yüzlerce şikayet olduğu halde, kötüye kullanma iddiaları olduğu halde, delil uydurma iddiaları olduğu halde, gizli kalması gereken bilgilerin servis edilmesi bir vaka olduğu halde onlara hiç dokunulmadı ama ne hikmetse Deniz Feneri soruşturmasında süratle soruşturma izni verildi ve oradaki savcıların yetkileri kaldırıldı ve HSYK yedek üyesi olan bir savcının sorumluluğuna verildi. Kabul edilebilir bir şey değil, bu artık Türkiye’de referandumdan bu yana rejim değiştirme, sistem değiştirme operasyonunun ne noktaya geldiğinin, siyasi iktidarın gözünün ne kadar karardığının son göstergesi olsa gerek.” (Ajanslar)

Marsel’den veda!

0

Türkiyeli tenisçi Marsel İlhan, ABD Açık Tenis Turnuvası’nda İspanyol Verdasco‘ya mağlup olarak turnuvadan elendi.

Türkiyeli tenisçi Marsel İlhan, ABD Açık Tenis Turnuvası’nda, İspanyol rakibi Fernando Verdasco‘ya yenilerek, turnuvaya 2. turda veda etti.

İlhan, zorlu geçen maçta, turnuvaya 19 numaralı seri başı olarak katılan Verdasco’ya, 4-6, 3-6 ve 1-6 setlerle mağlup oldu.

İlhan, 1 saat 39 dakika süren maçta ilk servislerinin yüzde 62’sini oyuna soktu ve bu oranın yüzde 63’ünden sayı çıkarttı.

Buna karşılık Verdasco, ilk servislerinin yüzde 60’ını oyuna soktu ve bu oranın yüzde 87’sinden sayı çıkarttı.

İlhan, maçı 3 ‘ace’, 3 çift hata ve 31 basit hata ile tamamladı. Verdasco da 10 ”ace”, 3 çift hata, 19 basit hata yaptı.

Verdasco, 3. turda 11 numaralı seri başı Fransız Jo-Wilfried Tsonga ile karşılaşacak.

İlhan, daha önce 2010’da Wimbledon, bu yıl Roland Garros’da 2. tura yükselebilmişti.

 

Karaburun Bilim Kongresi’nin programı belli oldu

Bu yıl altıncısı düzenlenen Karaburun Bilim Kongresi’nin programı belli oldu. Karaburun ve Mordoğan’da 8-11 Eylül tarihlerinde gerçekleşecek olan kongrenin ana teması bu yıl “Dünyanın dört bucağı: Kapitalizm ve mücadele”

Kongrede dünyanın dört bucağını değişik biçimlerde denetleyen, ekonomik müdahalelerden fiili savaşlara kadar iktidarını tahkim etmenin bir dizi yolunu hayata geçiren kapitalizm ve yine bu iktidar biçimlerine karşı dünyanın dört bir yanında baş gösteren mücadele pratikleri tartışmaların odağı haline getirilecek.

Programda ilk olarak 8 Eylül’de Karaburun’da gerçekleşecek olan “Gıda Egemenliği: Çiftçilerin Ekme-Biçme Hakkını Savunmak” başlıklı oturum gerçekleştirilecek. 13:30’da Mordoğan’da düzenleme kurulu adına Mehmet Türkay’ın yapacağı açılış konuşmasının ardından açılış oturumuna geçilecek. Oturumun başlığı “Kapitalizmin dünü, bugünü” olacak.

Dört gün boyunca sürdürülecek oturumlar, Yerel Yönetimler ve Kültür Politikaları, Hasan Ünal Nalbantoğlu’nun Sosyolojisinde Bilim, Bilim İnsanı ve Ekonomi Politik, Sosyalizmin Dünü: Reel Sosyalizm Deneyimleri, İslâmiyet ve Kapitalizm, Sosyal Medya ve Ayaklanmalar, Dünyanın Dört Bucağında Sosyalizm, Türkiye’de Emek Denetim Biçimleri Üzerine Gözlemler, Kuramsal, Tarihsel ve Güncel Boyutlarıyla Hak Mücadeleleri, Hayatı Kuşatan Kapitalizm, Afrika ve Ortadoğu’da Ayaklanmalar, Direnişin Dili: Sanat, Kapitalizm Öldürür, Direniş ve Tahayyül, Sokağın Bilgisi “Deneyimler, Kapitalizm: Sıtma ve Ölüm, Kapitalizmin Tahribatına Karşı Mücadele (Metin Lokumcu anısına), Demokratik Kitle Örgütleri ve Sendikaların Sınıf Mücadelesindeki Yeri: Türkiye Örneği, Gerçeğin Peşindeki Sinema, Türkiye’de ve Ortadoğu’da Kürt Özgürlük Mücadelesi, Neoliberal Dönemde Kapitalizmin Aşil Topuğu: Güvencesizleştirme, Çalışma Grubu Sunumları, Mücadelenin Bugünü, Yarını (Mihri Belli anısına) başlıkları ile gerçekleşecek.

Kongre yürütücüleri, “Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi, bu yıl da yalnızca akademi içinde çalışan bilimcilerin değil gerçeğin ve eleştirel bilginin peşinde olan herkesin katılımını beklediğimizi vurguluyoruz” diyerek kongreye çağırıyor.

Oturumlar, konaklama, ulaşım ve kongreyle ilgili diğer konularda detaylı bilgi için www.kongrekaraburun.org/ internet sitesini ziyaret edebilirsiniz.

(Sendika)

Kadın 4×100 takımı elendi, Yanıt finalde

0

Dünya Atletizm Şampiyonası‘nda kadınlar 4×400 metre bayrak yarışı seçmelerinde Türkiye Milli Takımı elenerek turnuva dışında kaldı.

13. Dünya Atletizm Şampiyonasında, kadınlar 4×400 metre bayrak yarışı seçmelerinde Türkiye Milli Takımı elendi.

Daegu Stadı’daki seçmelerde 3. seride piste çıkan Nagihan Karadere, Birsen Engin, Meliz Redif ve Pınar Saka’dan oluşan ay-yıldızlı ekip, 3:32.15 ile 5. sırada yer aldı. Milli takım, genel sıralamada ise 15. oldu ve şampiyona dışında kaldı.

Kadınlar 4×400 metre bayrak yarışının finali yarın TSİ 14.40’da koşulacak.

Dünya Atletizm Şampiyonası’nda kadınlar 100 metre engellide Nevin Yanıt yarı finale çıktı.

13. Dünya Atletizm Şampiyonası’nda, Nevin Yanıt, bayanlar 100 metre engellide yarı finale yükseldi.

Daegu Stadı’nda yapılan yarışta Nevin Yanıt, 1. seride koşarken, 13.07 ile sezonun en iyi derecesini yaptı ve 5. oldu.

5 ayrı seride yapılan elemelerde ilk 4 atletin yarı finale yükseldiği yarışlarda Nevin Yanıt, 5. olmasına karşın en iyi 4 derece arasına girmeyi başardı ve ismini finale yazdırdı.

Bu arada milli sporcu, elemelerde ilk 4 arasında yer alarak yarı finale doğrudan yükselen 3 atleti de geçmeyi başardı.

Bayanlar 100 metre engellide yarı final yarın TSİ 13.15’te koşulacak.

Dünya ve Ay’ın hiç görülmemiş fotoğrafı!

Güneş sistemindeki gezegenlerden Jüpiter‘i incelemek üzere uzaya gönderilen NASA uzay aracı Juno, Dünya ve uydusu Ay‘ın daha önce görülmemiş görüntülerini Dünya’ya gönderdi.

Juno’nun geçen hafta Dünya’dan 9,7 milyon kilometre uzaktayken çektiği fotoğraflarda Dünya ve Ay, biri diğerinden biraz daha parlak iki nokta olarak görülüyor.

Güney enerjisiyle çalışan Juno uzay aracı, 5 yıl sürecek Jüpiter gezisi için insansız bir roketle Florida’daki Cape Caneveral üssünden geçen ay uzaya fırlatılmıştı.

Daha önce de Jüpiter’i ziyaret etmiş uzay araçları olmasına karşın Juno, Jüpiter’in 5000 bin kilometre yakınına giderek Güneş Sistemi’nin bu en büyük gezegeninin daha önce hiçbir uzay aracının yaklaşmadığı kadar yakınına gelecek ve Jüpiter’in kökenine ilişkin daha çok bilgi edinecek.

Toplam maliyeti 1,1 milyar dolar olan Juno’nun yerine getirdiği Jüpiter misyonu, robotsu araçlar yardımıyla Güneş Sistemi hakkında araştırmalar yapan NASA’ya bağlı resmi bir kuruluş olan, ABD’nin Californiya eyaletine bağlı Pasedena kentindeki Jet Propolsion Laboratory adlı araştırma merkezi tarafından yönetiliyor. (CnnTurk)

Kaddafi mücadeleye devam edeceğini duyurdu

Libya‘da Muammer Kaddafi kendisine yakın bir televizyon kanalında yayımlanan sesli mesajında düşmanlarına karşı savaşmaya devam edeceğini söyledi.

Suriye merkezli al Rai kanalında yayımlanan mesajda, Kaddafi düşmanlarının bölünmüş halde olduğunu söylerken uzun bir savaş vaat etti.

Kaddafi “İnsanlar sömürgeciliğe karşı savaşıyor. Özgürlük uğruna büyük fedakarlıklar yapılır, vatana ihanetlerin sonu gelecek ve NATO çökecek. Libya halkı diz çökemez, teslim olamaz, biz köle değiliz” diyor.

Kaddafi aylardır halkın önüne çıkmadı, nerede saklandığı yolunda çeşitli haberler bulunuyor.

Geçmişte Libya liderinin halefi olarak görülen oğlu Seyfülislam Kaddafi de daha önce bir açıklama yapmış ve babasına bağlı olanların ölene dek savaşı sürdüreceklerini söylemişti.

Kaddafi’ye bağlı güçlere ses mesajıyla hitap eden Seyfülislam “Direniş devam ediyor. Zafer yakındır.” şeklinde konuşmuştu.

Babasının iyi durumda olduğunu da söyleyen Seyfülislam, Muammer Kaddafi’nin başkent Trablus‘ta olduğunu belirtmişti.

(Yeşil Gazete, Ajanslar)