Ana Sayfa Blog Sayfa 5005

CHP, “gaz bombaları” için araştırma istedi

CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer ve arkadaşları tarafından TBMM Başkanlığı’na verilen önergede, toplumsal olaylarda gaz bombası kullanımının gündelik bir uygulama haline dönüştüğü belirtildi.

CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, “Gösteri Kontrol Ajanları” olarak bilinen gaz bombalarının insan sağlığı üzerindeki zararlarının tespit edilmesi, bu gazların kontrolsüz kullanımının önüne geçilmesi için gerekli çalışmaların başlatılması amacıyla Meclis’te araştırma açılmasını istedi.

CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer ve arkadaşları tarafından TBMM Başkanlığı’na verilen önergede, toplumsal olaylarda gaz bombası kullanımının gündelik bir uygulama haline dönüştüğü belirtilerek şöyle denildi:

“Günümüzde ‘Gösteri Kontrol Ajanları’ olarak tanımlanan ve içerisinde insan sağlığını ciddi biçimde tehdit eden kimyasalların bulunduğu gaz bombaları, birer silah haline gelmiştir. Son dönemde çok sayıda yurttaşımız, polisin hemen hemen her olayda yoğunca kullandığı ve özensiz bir şekilde kitlenin içerisine fırlattığı gaz bombaları kanisterleri nedeniyle ağır yaralanmış veya hayatlarını kaybetmişlerdir.”

Gaz bombasının içerisinde bulunan kimyasalların özellikle solunum ve dolaşım sistemine, cilde ve göze zarar verdiğine işaret edilerek, şöyle denildi:

“Gözlerde ağrı, yanma hissi, aşırı göz yaşarması, gözkapaklarının kapanması, görme problemleri, deride kızarıklık, dermatit, baş ağrısı, baş dönmesi, kusma, akut solunum yetmezliği, hipotansiyon, göğüs ağrısı gaza maruz kalan insanlarda ortaya çıkan ve bilinen etkileridir. Bir de bu tür gazlar nedeniyle daha sonra ortaya çıkan hastalıklar vardır. Gaza maruz kalan kişilerin astım, akciğer hastalığı veya kardiyovasküler hastalığı varsa bu semptomlar çok daha belirginleşmektedir. Bu maddelerin, uzun dönemde kansere ve doğum defektlerine yol açabilecek kromozomal bozukluklara neden olabileceği de araştırmalar sonucu ortaya konmuştur. Bu nedenle bu tür gazların daha kontrollü kullanılması hatta hiç kullanılmaması daha yerinde olacaktır.”

Her gösteride gaz bombalarının kullanıldığı belirtilerek, “Ne yazık ki ölüme davetiye çıkaran bu silahların kullanımına herhangi bir kısıtlama getirilmemektedir. Kolluk kuvvetlerinin toplumsal gösterilerde başvurduğu biber gazı kullanımı, hukuki olarak dünyada imzalanan çok sayıda sözleşmeye aykırı olduğu gibi bu gazların kullanımı ile Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen pek çok suç tipi de ihlal edilmektedir” denildi.

(Ajanslar)

İngiltere ve Portekiz’de bankalara Moody’s darbesi

Uluslararası derecelendirme kuruluşu Moody’s, İngiltere’de 12, Portekiz’de ise 9 banka ve finans kurumunun kredi notlarını indirdi.

Moody’s İngiliz şirketlerle ilgili kararının gerekçesini açıklarken “Eğer bu kuruluşlar riske girerse, hükümetten destek alma olasılıkları azalıyor.” dedi.

Ancak yalnızca küçük kuruluşların iflasına izin verileceği inancı ve kararın bankacılık sisteminin genel gücüne dair bir yargı içermediği de özellikle vurgulandı.

Kredi notu indirilen kuruluşlar arasında İngiltere’nin en büyük dört bankasından ikisi, 2008 krizi sırasında yüzde 80’den fazlası kamulaştırılan RBS ile yüzde 40 hissesi devlete geçen Lloyds da var.

Moody’s, RBS’in kredi notunu iki, Lloyds TSB’nin notunu ise bir derece indirdi. İspanyol bankası Santander’in İngiltere kolunun notu da bir derece indi.

İngiltere Maliye Bakanı George Osborne karara, hükümetinin iflasa karşı bankalara açık çek verme politikasından vazgeçeceği izleniminin yol açtığını söyledi.

George Osborne “İnsanlar bana ‘Gelecekte İngiltere’nin ve İngiliz vergi mükelleflerinin bankaları kurtarmasını nasıl engelleyeceksin’ diye soruyorlar. Bizim hükümetimiz bunun için adımlar atıyor. Bu yüzden de kredi kuruluşları ve diğerleri ‘O zaman bankalar kendilerini kurtarabileceklerini göstersin’ diyorlar.” diye konuştu.

İngiliz bankalarının sermaye durumlarının şu anda iyi olduğuna inandığını da dile getiren Osborne, “Euro bölgesindeki bazı bankaların halen karşı karşıya olduğu sorunları yaşamıyorlar.” dedi.

Investec Varlık Yönetimi’nden piyasa uzmanı Max King kararı “İnsanlar İngiltere bankacılık sektörü hakkında biraz paranoyaklaşmaya başladı” diye değerlendirdi.

“Oysa bu bankalardaki kamu borcu ve devalüasyon riski, Avrupa’nın kalanına kıyasla daha az. İrlanda’ya verilmiş borçlar var ama o da bu krizde elinden gelenin en iyisini yaptığı izlenimi veren bir euro bölgesi ülkesi.”

Ancak yine de Londra borsalarında sabah seansında RBS ve Lloyds hisseleri yüzde 3,5 değer kaybetti.

RBS adına yapılan açıklamada kararın bankadaki yeni reformlar dikkate alınmadan verilmiş olmasından hayal kırıklığı duyulduğu belirtildi.

Ancak “Hükümetin bankacılık sektörüne verdiği üstü kapalı desteğin çekilmesi de sektörün yeniden kendi ayakları üstünde durması yolunda önemli ve gerekli bir adımdır.” denildi.

Lloyds bankası ise piyasaların Moody’s kararını doğru değerlendireceğini ve bankanın borç faizlerinin fazla etkilenmeyeceğini söyledi.

Portekiz’deki gerekçe

Moody’s dokuz Portekiz bankasının kredi notunu düşürürken ise mali zayıflıkları gerekçe gösterdi.

Bunlar arasında Caixa Geral de Depositos, Banco Comercial Portugues, Banco Espirito Santo, Banco BPI, Banco Santander Totta ve Caixa Economica Montepio Geral de var.

Derecelendirme kuruluşu, Portekiz’de ekonomik büyüme beklentisi düşük olduğu ve kemer sıkma önlemleri alındığı için, ayrıca toplu kredi bulamamaktan kaynaklanan nakit sıkıntısı yüzünden bu bankaların iç varlık kalitesinde kötüleşme beklediğini söyledi.

Moody’s güveni yeniden tesis etmek için sermayelerin artırılmasını ve borcun azaltılmasını tavsiye etti ancak bu planların da uygulamada ciddi sorunlarla karşı karşıya kalacağına inandıklarını belirtti.

Kuruluş Temmuz ayında Portekiz’in notunu Ba2’ye indirmiş, ekonomik görünümü de ‘negatif’e çevirmişti.

Bu yıl Avrupa’dan 78 milyar euro destek alan Portekiz, resesyondan çıkmaya çabalıyor.

(BBC)

Venüs’ün de Dünya gibi ozon tabası var

Bir zamanlar Dünya‘nın ikizi olduğu düşünülen Venüs gezegeninin de ozon tabakası olduğu ortaya çıktı.

New Scientist Dergisi‘nin internet sitesinde yayımlanan araştırmada, Avrupa’nın Venüs Ekspress uzay aracının yeni bulgusu, Venüs’ün atmosferinin 100 kilometre yukarısındaki bir tabakada ozonun tayfi işaretinin var olduğunu gösterdi.

Söz konusu tabakada mevcut ozon konsantrasyonlarının, Dünya atmosferinde bulunanlardan yüzde bir oranından daha fazla olmadığı belirtildi.

Bilgisayar modelleri, Venüs’ün ozonunun, güneş ışığı karbondioksit moleküllerini parçaladığı sırada oluştuğu fikrini verirken, bu reaksiyonda serbest kalan oksijen atomları, moleküler çiftleri (o2) ve üçlüleri (ozon veya o3) oluşturmak için gezegenin daha serin gece kısmında buluşuyor.

Güneş sisteminde Güneş’e uzaklık bakımından ikinci gezegen olan Venüs, yörüngesinde 224.7 Dünya günüyle dönüyor.

(Ajanslar)

Türkiye’de 19 bin 615 kişi organ bekliyor

Türkiye’de 19 bin 615 kişinin böbrek, karaciğer, kalp ya da akciğer nakli için sıra beklediği bildirildi. Her yıl bu sayıya yaklaşık 3 bin kişi ekleniyor.

Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Arif Kapuağası, beyin ölümü ile bitkisel hayatın birbirine karıştırıldığını, bunun da organ bağışını etkilediğini söyledi.

Bitkisel hayat ile beyin ölümü kavramlarının birbirinden farklı olduğunu vurgulayan Kapuağası, bitkisel hayatta bilincin tamamen kapalı olduğunu, ancak beyin ölümü gerçekleşmediğinden hastanın soluk alma gibi bazı beyin aktivitelerinin sağlam kaldığını belirtti.

Kapuağası, bu durumdaki hastaların aylar ve hatta yıllarca destek tedavisi ile yaşayabildiğini, nadir olmakla birlikte yaşama dönebildiklerini anlattı.

Beyin ve beyin sapı fonksiyonlarının geri dönüşümsüz kaybının ise ”beyin ölümü” olarak tanımlandığını ifade eden Kapuağası, bu durumun tıbben ”ölüm” olarak kabul edildiğini söyledi.

Kapuağası, beyin ölümü teşhisinin, nöroloji, nöroşirürji, kardiyoloji ve anestezi-reanimasyon uzmanlarından oluşan 4 kişilik bir heyet tarafından yapılan muayene ve testler sonucu konulduğunu dile getirdi. Bu testler ile beyne kan akımının tamamen durduğunun tespit edildiğini anlatan Kapuağası, şöyle dedi:

”Beyin ve beyin sapına kan gitmediği için nekroza olmakta ve geri dönüşümsüz fonksiyon yapamaz hale gelmektedir. Dolayısıyla hastanın solunumu da yoktur. Beyin ölümü tanısı alan hastalar, bu nedenlerle organları korumaya yönelik solunum cihazına bağlanır ve yoğun bir tıbbi bakım uygulanır. Bu durumda 24-72 saat ancak geçici bir süre iç organların nekroza gitmesi engellenebilir.”

Yalnızca beyin ölümü gerçekleşmiş kadavradan organ nakli yapılabildiğini, beyin ölümü gerçekleşen kişilerin organlarının bir başkası için ikinci bir yaşam şansı olduğunun unutulmaması gerektiğini bildiren Kapuağası, beyin ölümü gerçekleşen hastaların yakınlarına duyarlı olmaları çağrısında bulundu.

Herkesin bir gün kendisi ya da bir yakını için organa ihtiyaç duyabileceğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini dile getiren Kapuağası, beyin ölümü tanısı konulduktan sonra artık tıbben yapacak bir şey olmadığını, ancak organ bağışı ile başka insanlara hayat verilebileceğini vurguladı.

Kapuağası, ”Organların bağışlanması, bitkisel hayatta olan hastalar için değil, beyin ölümü gerçekleşmiş hastalar için önerilen bir şeydir” dedi.

”17 bin 500 kişi böbrek bekliyor”

Kapuağası, organ bağışının yaşayabilme şansı olan hastalar için çok önemli olduğuna dikkati çekerek, şu anda çok sayıda kişinin organ bağışı için sıra beklediğini, ancak bağışların çok az olduğunu söyledi.

Şu anda Türkiye’de Sağlık Bakanlığı Organ Bağış Listesi’ne kayıtlı 19 bin 615 kişi bulunduğunu belirten Kapuağası, ”Her yıl bu sayıya yaklaşık 3 bin kişi eklenmektedir. Bu hastalardan 17 bin 640’ı böbrek, bin 561’i karaciğer, 213’ü kalp, 196’sı pankreas ve 5’i akciğer nakli olmak için sırada bekliyor” diye konuştu.

Beyin ölümü tanısı artarken, organ bağışı sayısı azalıyor

Kapuağası’nın verdiği bilgiye göre, 2002 yılında toplam 148 beyin ölümü tespit edildi ve bunlardan 111’inin ailesi organ bağışında bulundu.

2010 yılı itibarıyla bin 36 beyin ölümü tespit edildi, ancak 272 aile organ bağışında bulundu. 2002’den bu yana beyin ölüm sayısı 7 kat artarken, bağış sayısında 2,5 kat artış oldu.

2002 yılı itibarıyla yapılan organ nakil sayısı kadavradan 307, canlı vericiden ise 438 olurken; 2010 yılı itibarıyla kadavradan 748, canlı vericiden ise 2 bin 637’ye çıktı. Canlı nakiller 6 kat artarken yeterli bağış olmadığı için kadavradan nakil sayısı ancak 1,5 kat artabildi.

BBC 2 bin çalışanını işten çıkarıyor

İngiliz Yayın Kurumu BBC önümüzdeki beş yıl içinde 2 bin kişinin işine son verecek.

BBC Genel Müdürü Mark Thompson dün yaptığı açıklamasında, hükümetin rekor bütçe açığını azaltma çabasının bir sonucu olarak dokuz ay boyunca personelle yapılan danışmalardan sonra bu kararı aldıklarını belirtti.

Mark Thompson yüzde 20’lik bu bütçe kesintisinin BBC’nin her bölümünde ciddi eleman kaybına neden olacağını ve BBC tarihinin en büyük küçülmesinin gerçekleşeceğini söyledi.

BBC Genel Müdürü Mark Thompson bundan fazla kesintiye gidilmesi halinde BBC’nin yayın kalitesini ve dünyada bu alandaki şöhretini korumasının mümkün olamayacağını bildirdi. Genel Müdür, bu tasarrufun BBC’nin son büyük kesintisi olacağı umudunu dile getirdi ve aksi halde yayın bölümlerinin ve kalitenin korunmasının imkansız olacağı uyarısında bulundu.

(Voa)

Türkiye avantajını kaybetti

0

2012 Avrupa Şampiyonası Eleme Grubu maçında Almanya ile Türk Telekom Arena’da karşılaşan Türkiye, sahadan 3-1 mağlup ayrıldı ve A Grubu’ndaki avantajını, son maçlar öncesi kaybetti. Milli Takım’ın tek golünü Hakan Balta kaydetti.

Türkiye, Avrupa Futbol Şampiyonası Elemeleri’ndeki 9’uncu maçında Türk Telekom Arena’da grup lideri Almanya’yı konuk etti. Gomez, Thomas Müller ve Schweinsteiger‘in gollerine engel olamayan Milli Takım, sahadan 3-1 mağlup ayrıldı ve A Grubu’ndaki avantajını kaybetti.

 

Habertürk vahşeti manşetinde yaşattı

Habertürk Gazetesi bugünkü sürmanşetinde, sedyede bıçaklanmış halde yatan bir kadının fotoğrafını yayınladı.

Şiddete dikkat çekmek bahanesi altında, satış arttırmaya yönelik bu hamle tepki çekti. Habertürk gazetesi bugün sürmanşetten “Kadına şiddette son nokta” başlığı ile eşi tarafından sırtından vahşice bıçaklanmış halde olan bir kadının büyük boy fotoğrafına yer verdi. 2 çocuklu http://www.yesilgazete.org/wp-admin/post-new.phpbir anne olan 38 yaşındaki Şefika Etik’in bıçaklanmış haldeki fotoğrafını yayınlaması nedeniyle Habertürk gazetesine tepki yükseliyor.

Habertürk gazetesi yazarları Balçiçek İlter, Umur Talu ve Serdar Ali Çeliker de twitter hesaplarından gazetelerini eleştirdi.

Balçiçek İlter:

Bütün eleştiriler haklı. Olacak şey değil. İki çocuk annesi o fotoğraf, basmışız umarsızca. Bırakın bizi, o çocuklar ne düşünür.

Serdar Ali Çeliker:

Hakikaten çok rahatsız edici bi görüntü oluşmuş. Çocuklarım görmesin diye gazeteyi istem dışı ters çevirdiğimi farkettim.

Umur Talu:

– Biz sizi hiç yazdıklarımızla utandırdık mı?

– Yazdıklarımızla sizi utandırdık mı sorusu, Habertürk’te bu işlere karar veren arkadaşlara sorulmuştu.

– Eğer yazarken, biz sizi utandırmamaya çalışıyorsak, siz bizi, hepimizi niye utandırıyorsunuz?

– Bir kadına şiddeti bütün kadın, erkek ve çocukların üzerine doğru şiddetle çoğaltan arkadaşlar: Yazılarımızla sizi hiç utandırdık mı?

Basın Konseyi inceleme başlattı
Basın Konseyi, Habertürk hakkında re’sen işlem başlattı ve üyeler bu konuyu görüşmek üzere acil toplantıya çağırıldı.

Konsey’in konuya ilişkin açıklaması şöyle:

“07.10.2011 tarihinde Habertürk Gazetesi’nin manşetinde “Kadına Şiddette Son Nokta” başlığı altında aile içi şiddete maruz kalarak, eşi tarafından bıçaklanmış bir kadının yaralı halde ve sedye üzerindeki fotoğrafının hiçbir gizleme veya buzlama yapılmaksızın tüm çıplaklığıyla ve pervasızca yayınlanmış olması kamuoyunda çok ciddi bir infiale yol açmıştır. Basın Konseyi’ni telefon, faks ve e-posta yağmuruna tutan çok sayıda yurttaşımız kadına yönelik şiddeti düşüncesizce manşete taşıyan bu haber ve fotoğraf hakkında şikâyetlerini bildirmişlerdir.

Basın Konseyi kamuoyu gündemine yerleşen ve çok ciddi bir tepki uyandıran bu fotoğraf ve haberle ilgili olarak Basın Meslek İlkeleri yönünden derhal bir inceleme başlatmıştır. Ayrıca konunun sürüncemede kalmaması ve en kısa zamanda karara bağlanabilmesi amacıyla Basın Konseyi Genel Sekreterliği, Basın Konseyi Yüksek Kurulu’nu bu konuyu tek gündem maddesi olarak görüşmek üzere, acil toplantıya çağırmıştır. Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur.”

TGC Başkanı Orhan Erinç’ten açıklama
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç de Habertürk’ün Türkiye Gazeteciler Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ni çiğnediğini belirten bir açıklama yaptı:

“Ne yazık ki iki kere iki medyada da her zaman dört etmiyor. Olasıdır ki habercilik adına yapılan tercih hem şiddete uğramış bir kadının özel yaşamına özensiz bir yaklaşım, hem de şiddetin yansıtılması olarak gündeme gelmiştir.

Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne aykırı olduğunu düşünüyorum.

Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi, özel hayatın gizliliğinin geçersiz sayılabileceği durumları saptamıştır. “Sarsıcı durumlarda” gazetecinin doğru davranış kurallarını şöyle belirlemektedir:

“Sarsıcı durumlarda: Üzüntü, sıkıntı, tehlike, yıkım, felaket ya da şok halindeki insanlar söz konusu olduğunda gazetecinin olaya yaklaşımı ve araştırması insani olmalı ve gizliliklere uyularak duygu sömürüsünden kaçınılmalıdır.”

Vicdani retçi İnan Süver’e destek

Balıkesir Cezaevi’nde tutuklu bulunan vicdani retçi İnan Süver, cezaevi koşullarının düzeltilmesi ve siyasi mahkumlarla aynı koğuşta kalmak için başlattığı açlık grevinin 31. gününde. Bugün, İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde yapılan toplantıda çeşitli sivil toplum kuruluşları; Süver’in fiziksel ve psikolojik durumunun iyi olmadığını, bir an önce vicdani reddinin tanınması, aldığı cezaların kaldırılması ve tedavi edilmesi gerektiğini belirtti.

2009’dan beri vicdani reddi benimseyen Süver, 5 Ağustos 2010’da gözaltına alınıp çıkarıldığı askeri mahkeme tarafından tutuklandı; 26 Kasım 2011’de “askeri hizmete uygun değildir” raporu verildi. 14 aydır tutuklu bulunduğu sürede, sekiz kez cezaevi değiştirdi, defalarca açlık grevi yaptı. Kaldığı cezaevinden firar etti ertesi gün yakalandı. Hücresindeki yatağı yaktı, cezaevinin çatısından atladı, sürekli hücre cezası aldı.

İnsan Hakları ve Mazlumlarla Dayanışma Derneği’nden (Mazlum-Der) Mahir Orak, psikolog ve avukatlardan oluşan bir heyetle ziyaret ettikleri Süver’in yaşama hakkının tehdit altında olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Fiziksel ve psikolojik rahatsızlığı nedeniyle tedaviye ihtiyacı var. Cezaevi koşulları çok ağır kaldığı koğuşta sürekli sözlü tacize uğruyor. Siyasi mahkumlarla birlikte kalması gerek.”

Toplumsal Dayanışma İçin Psikologlar Derneği (TODAP) da açıklamasında, devletin askerlik ve cezalandırma süreci sonrasında ruh sağlığı bozulan Süver’in yaşadığı ruhsal travmayı görmezden geldiğini belirtti. TODAP, “Bir an önce ruhsal tedavisi yapılmalı. Yaşadığı ruhsal travma sonucu ruh sağlığının geri dönüşümü zor şekilde bozulmuş olması nedeniyle askerlikten firar nedeniyle aldığı cezaların kaldırılması ve vicdani reddinin tanınmasını talep ediyoruz.” dedi.

Açıklamaya, Barış İçin Vicdan Ret Platformu, İHD İstanbul Şubesi Vicdani Ret ve Cezaevi Komisyonu, TODAP, Mazlum-Der destek verdi. Açıklamadan sonra bir grup, Taksim Galatasaray Meydanı’nda Süver’in durumunu anlatan bildiri dağıttı.

(Bianet)

Türkiye’nin ilk 11’i belli oldu

0

Türkiye A Milli Futbol Takımı, 2012 Avrupa Şampiyonası elemeleri A Grubu’ndaki 9. maçında bugün İstanbul’da Almanya ile karşılaşacak.

Türk Telekom Arena’da saat 21.30’da başlayacak ve NTV’den canlı yayınlanacak karşılaşmayı İngiltere Futbol Federasyonu’ndan Martin Atkinson yönetecek. Atkinson’un yardımcılıklarını Darren Cann ve Michael Mullarkey yapacak. Karşılaşmanın dördüncü hakemi ise Stuart Attwell.

A MİLLİ TAKIM’IN İLK 11’İ BELLİ OLDU

A Milli Takım, Almanya karşısında Volkan, Gökhan, Servet, Egemen, Hakan, Aurelio, Sabri, Selçuk İnan, Hamit, Arda ve Burak on biriyle mücadele edecek.

Grup lideri Almanya, bütün maçlarını kazanarak finallere gitmeyi daha önce garantilerken, grup ikinciliği ve dolayısıyla play-off oynamak için Belçika ile yarışan Türkiye açısından bugünkü karşılaşma büyük önem taşıyor. Grupta oynadığı 8 karşılaşmada 14 puan toplayan ay-yıldızlı ekip, son 2 maça girilirken ikincilik için çekiştiği Belçika’nın 2 puan önünde yer alıyor. Bu nedenle Almanya maçı büyük önem taşıyor. Türkiye Almanya’ya kaybederse ikinciliği riske atacak. Kazanırsa ya da berabere kalırsa play-off umutlarını son Azerbaycan maçına taşıyacak.

A Grubu’da bugün ayrıca Belçika-Kazakistan ve Azerbaycan-Avusturya maçları oynanacak

Ekoloji ve çevre hareketleri kongreyi tartıştı

Kongre Girişimi, çevre ve ekoloji hareketlerinden aktivistler ile bir araya geldi. Yapılan toplantıda konuşma yapan Ertuğrul Kürkçü, Kongre’nin giderek gençleşeceğini söyledi.

Yeşil Ev‘deki toplantıda ilk olarak söz alan Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, sadece politik değil, sosyal, vicdani ve çevre haretlerini de tabandan birleştirmeyi amaçlayan bir merkez oluşturmaya çalıştıklarını söyledi. “Türdeş olmayan muhalif hareketleri birbirlerine bakar hale getirmek istiyoruz” diyen Kürkçüoğlu, “Ümit verici bir yerdeyiz. Gerçek muhalefeti yaratmak istiyoruz. Yeni rejim ve yeni anayasa tartışmalarına tabandan müdahil olmak istiyoruz” dedi.

Kürkçüoğlu’nun ardından söz alan Yeşiller Partisi Eşsözcüsü Ümit Şahin, Türkiye’deki mevcut ekoloji hareketleri zenginliğini kongreye taşımak için yeni kanallar bulmak gerektiğini söyledi.

Ergene İnisiyatifi‘nden Nejla Demirci, ekoloji mücadelesinin dilinin çok güçlü olduğunu belirterek, “Bunu iyi değerlerdirmeliyiz” dedi. Trakya’da yaptıkları 3 ayrı toplantıda Kürt sorununun da gündeme geldiğini anlatan Demirci, “İnsanlara anlatıldığında, önyargılarının olmadığını gördük” diye konuştu.

Toplantıya ayrıca, Mersin Nükleer Karşıtı Platform, Ekoloji Kolektifi, Küresel Eylem Grubu, Munzur Koruma Kurulu, Su Hakkı Kampanyası, BDP, Mücadele Birliği Platformu, İstanbul LGBTT, Toplumsal Özgürlük Platformu, Özgürlükçü Hukukçular Derneği, Tüm Köy Sen katıldı.