Ana Sayfa Blog Sayfa 4939

Toroslar’da ‘Çin Seddi’ gibi otoyol projesi!

AKP Hükümeti’nin 2023 yılı projeleri arasında yer alan Afyon-Antalya-Alanya Otoyolu şimdiye kadar görülmemiş bir doğa katliamının habercisi. Projeye göre çok sayıda korunan alanı ve bölgeye adını veren tarihi köprüyü barındıran Köprüçay Havzası 6 kilometre uzunluğunda viyadük ve tünellerle geçileceği belirtilirken, Konaklı civarından Toros Dağları’nı delecek olan otoyol, 12 kilometrelik bir tünelle Alanya dışına çıkacak.

Antalya’da yayınlanan Son Nokta Dergisi’nin haberine göre, AKP Hükümeti’nin 2023 yılı projeleri arasında yer alan Afyon-Antalya-Alanya Otoyolu şimdiye kadar görülmemiş bir doğa katliamının habercisi. Ankara-İzmir Otoyolu projesinin Afyon-Antalya-Alanya ayağı olarak planlanan otoyol ön projesi bitirildi. Antalya Büyükşehir sınırlarına iki noktadan teğet geçen proje, imar paftalarına işlenmek üzere Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne gönderildi. Ekşili’den Antalya sınırlarına giren otoyol Alanya çıkışına kadar 156 kilometre uzunluğunda. Antalya ve Alanya’nın kuş uçumu 10 kilometre kuzeyinden geçen ve muhtemelen Mersin’e bağlanması planlanan otoyol, Toros dağlarını rekor sayılacak uzunlukta tünellerle, vadileri de bazı bölgelerde 9 kilometreyi bulan viyadüklerle geçecek.

Tarihi Köprüye 200 Metre Mesafede Devasa Viyadük

Antalya Büyükşehir Belediyesi sınırlarına sadece Burdur yolunun tahminen 25. ve Isparta yolunun tahminen 30. kilometrelerinde bağlantı yapan bu uçuk proje, Kurşunlu Şelalesi’nin üstünden başlayarak Aksu’yu 500 metre viyadükle aşacak. Aspendos antik kentinin kuzeyindeki Köprüçay’ı ise 6 kilometre uzunluğundaki tünel ve viyadüklerle aşması planlanan Afyon-Antalya-Alanya Otoyolu için Köprüçay’daki tarihi köprünün 200 metre yanında devasa bir viyadük yapılacak.

Dünyanın En Uzun Tüneli

Otoyol, Serik ile Taşağıl arasını ise 9 kilometre uzunluğunda bir tünel ve viyadük zinciriyle bağlayacak. Böylece Serik ve Manavgat’ın kuzeyinden geçecek olan otoyol macerası asıl Konaklı’dan sonra dünya literatürüne girecek gibi gözüküyor. Konaklı’nın ilerisinden başlayan ve kuzeyden devam ederek Alanya’nın doğusunda il sınırlarını terk eden otoyolun bu parçasında 12 kilometrelik bir tünel bulunuyor. Bu muhtemelen dünyanın en uzun tüneli olacak.

Antalya’nın Kuzeyine Çin Seddi!

Karayolları Genel Müdürlüğü’nün güzergahını onayladığı bu ön proje, Antalya’nın henüz fazla el değmemiş kuzeyinde, Toros dağlarında tahmin edilmesi imkansız bir doğa katliamına yol açacak. Üstelik kent merkezlerine uğramadan geçecek bu otoyola, gerek Antalya merkezden, gerekse de Alanya’dan ulaşım oldukça ters. Alanya’dan otoyola ulaşmak için ya 60 kilometre doğuya ya da 60 kilometre batıya gitmek gerekecek. Antalya-Alanya Devlet Karayolu varken, 2023 yılına yetiştirileceği iddia eden bu otoyolu kullanmak son derece mantıksız. Otoyol, ayrıca Antalya bölgesinin 10 kilometre kadar kuzeyinde 100 metre genişliğinde bir baraj oluşturacak. Sık sık sel felaketleri yaşayan Antalya ve ilçeleri için devasa boyutlarda bir tehdit. Yapımı ve işletilmesi sırasında doğaya verdiği zarar da cabası.

Sit Alanlarına Viyadük Kazığı

Otoyol projesini değerlendiren uzmanlar, bunun spekülatif bir yatırım olduğunu iddia ediyor. Duble yol inşaatları yüzünden birçok şirketin elinde büyük ölçekli atıl makine parkı oluştuğunu ileri süren uzmanlar, Antalya’da doğa katliamına yol açacak bu türden projelerin söz konusu şirketlere iş alanı yaratmak için geliştirildiğini belirtiyor. Projenin asıl Alanya çevresi için ciddi bir katliam anlamına geldiğini ileri süren uzmanlar, tarihi ve doğal SİT alanlarının içinden hunharca geçecek böyle bir otoyolun kabul edilemez olduğunu vurguluyor. Çevrecileri göreve çağıran uzmanlar, Toros dağlarının dengesini bozacak bu proje için harekete geçilmesini gerektiğine dikkat çekiyor.

Antalya’da tartışma yaratan otoyol için daha önce açıklama yapan AKP Antalya Milletvekili ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu, Afyonkarahisar, Antalya bağlantılı otoban yolu ile hızlı treni de Alanya’ya getireceklerini dile getirmişti. Alanya’nın ulaşımının daha hızlı hale getireceklerini söyleyen Çavuşoğlu, otoyolun yapımı tamamlandıktan sonra yap-işlet-devret modeliyle ihaleye çıkarılacağını belirtmişti.

2016’da tamamlanacak

AKP Antalya Milletvekili Sadık Badak ise toplam 400 kilometrelik uzunluğa sahip olan Afyonkarahisar, Antalya, Alanya Otoyol Projesi’nin Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından geçtiğimiz ay içinde ihaleye çıkarıldığını belirterek, yolun 2016’ya kadar tamamlanmasının hedeflendiğini dile getirmişti. Badak, Orta Anadolu’nun trafiğini rahatlatacağını belirttiği otoyol projesinin Mersin Sahil Yolu projesiyle devam etmesini beklediklerini ifade etmişti.

Transfobik Nefretle Mücadele, milletvekillerini bir araya getiriyor

 

Anna Grodzka, Sebahat Tuncel, Aylin Nazlıaka, Hakan Taş, Aykan Erdemir ve Michael Cashman

Pembe Hayat Derneği’nin 18 – 19 Kasım 2011 tarihlerinde Ankara’da düzenleyeceği Transfobik Nefretle Mücadele Konferansı, Türkiye ve yurtdışından milletvekillerini bir araya getiriyor. Kaos GL’nin haberine göre, etkinliğe katılacak milletvekilleri arasında CHP’den Aylin Nazlıaka ve Aykan Erdemir, BDP’den Sebahat Tuncel, Avrupa Parlamentosu’ndan Michael Cashman, Polonya’nın ilk trans milletvekili Anna Grodzka ve Berlin Eyalet Meclisi’nden eşcinsel milletvekili Hakan Taş yer alıyor.

Konferans, Türkiye’de trans bireyleri hedef alan saldırılar, kötü muamele, cinayetler ve toplumsal dışlanmaya karşı çeşitli toplumsal kesimleri bir araya getirerek farkındalık yaratmak ve bir nefret suçları mevzuatının oluşturulmasını tartışmak amacıyla gerçekleştiriliyor.

18 Kasım 2011 Cuma günü saat 12.30’da açılışı yapılacak olan Konferans’ta CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, Meclis çatısı altında trans bireyleri de kapsayacak şekilde bir nefret suçları mevzuatının oluşturulmasının öneminden ve trans toplumuyla nasıl ortak bir çalışma zemininin oluşturulabileceğinden bahsedecek.

19 Kasım 2011 Cumartesi günü saat 15.15’te başlayacak olan “Politikacılar Transfobik Nefrete Karşı Ne Yapıyor?” başlıklı panelde, CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka ile BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, partilerinin trans bireyleri hedef alan polis şiddeti ve cinayetler ile ilgili bugüne dek yaptıkları çalışmaları konferans katılımcıları ve medya ile paylaşacaklar.

Avrupa Parlamentosu milletvekili Cashman, trans cinayetlerine karşı Ankara’da

Avrupa Parlamentosu’nun etkili isimlerinden Michael Cashman, Türkiye’de trans bireyleri yoğun şekilde hedef alan cinayetlere karşı Ankara’ya geliyor. 1999’dan beri Avrupa Parlamentosu üyesi olan Cashman, Avrupa’da cinsel azınlıkların hakları konusunda mücadele eden ünlü isimlerden. Cashman, Transfobik Nefretle Mücadele Konferansı’na katılımı öncesi şu mesajı yayınladı:

“Türkiye’de transgender bireylerin, devletin kendisi de dahil olmak üzere yaygın önyargı ve şiddete maruz kalması karşısında şok içerisindeyim. Buse Kılıçkaya, Selay Tunç ve Naz Güdümen’e geçtiğimiz günlerde “polise direnme” iddiasıyla verilen hapis cezaları son derece adaletsizdir ve yeniden gözden geçirilmelidir. Bu durum, transgender bireylerin hala devlet tarafından uygulanan şiddetin mağdurları olduğunu göstermektedir. Umuyorum ki bu Konferans, Türkiyeli yetkililerin uyanması için bir vesile olacaktır.”

 

Anna Grodzka

Polonyalı trans milletvekili de Konferans’ta konuşmacı

Geçtiğimiz günlerde Polonya’nın ilk trans milletvekili olarak meclise giren Anna Grodzka da Transfobik Nefretle Mücadele Konferansı’nda konuşma yapacak. Şu an dünyanın görevde olan tek transeksüel milletvekili olan Grodzka, aynı zamanda Polonya’daki tek trans sivil toplum kuruluşu olan Trans-Fuzja’nın da başkanlığını yapıyor. Grodzka’nın mesajı şu şekilde:
“Ben, transgender bireylerin hiçbir yasal düzenleme tarafından tanınmadığı bir ülkeden geliyorum. Dünyanın çoğu ülkesinde ne cinsiyet kimliği ne de cinsiyet ifadesi hukuken tanınmakta ve bu durum da önyargılar ve nefrete karşı böylesi etkinliklerin gerçekleştirilmesinin ne derece önemli olduğunu göstermektedir. Ankara’ya gelmekten son derece mutluyum ve Pembe Hayat’a teşekkür ediyorum.”

Hakan Taş

Berlin Eyalet Meclisi’nin Türkiye kökenli eşcinsel milletvekili: “Translara yönelen şiddet insanlık suçudur!”

Yine geçtiğimiz günlerde Berlin Eyalet Meclisi’ne Sol Parti’den milletvekili olarak seçilen Türkiye kökenli eşcinsel milletvekili Hakan Taş da Pembe Hayat’a destek için Ankara’ya geliyor. Hakan Taş’ın etkinlik öncesi gönderdiği destek mesajı şu şekilde:

“Tüm bilimsel ve teknolojik gelişmelerden yararlandığımız “modern” 21. yüzyılda, malesef ki transfobi ve homofobiyi üreten, aşılayan ve tetikleyen toplumsal bilinci aşabilmiş değiliz. Kişilerin nefes alma isteğine şiddet ve cinayetle yanıt vermek, transfobinin ötesinde, insanlığa karşı işlenen ciddi bir suçtur. Avrupa Birliği yolunda, öncelikle ’insan haklarına saygı’ ilkesine takılan Türkiye’nin bu alanda ciddi düzenlemeler yapması gereklidir. İnsan haklarına saygı ilkesi göz ardı edilmemeli, bu hedefte oluşturulan her türlü proje ve oluşumlar maddi ve manevi olarak desteklenmelidir. Bu doğrultuda özellikle trans hakları konusunda Türkiye’de önemli konuma sahip Pembe Hayat tarafından düzenlenen Transfobik Nefretle Mücadele Konferansı’nın önemli bir ses getireceğine yürekten inanıyor ve bu tür projelerin artarak devam etmesini temenni ediyorum.”

(Kaos GL)

 

Ruslar’ın SSCB özlemi büyüyor

0

Rusya’da yapılan kamuoyu araştırması, Rusya vatandaşların yarısına yakınının eski SSCB ülkelerinin birleşmesi fikrini desteklediğini ortaya koydu.

Rus Ria Noıvosti ajansının haberine göre, Rusya Kamuoyu Araştırmaları Merkezi’nin Ekim ayında Rusya ve bazı eski SSCB ülkelerinde yaptığı ankete 1600’ü Rusya’dan olmak üzere 6177 kişi katıldı.

Anket sonuçlarına göre, eski Sovyet ülkeleri arasında birliğin yeniden sağlanması fikrini en fazla destekleyen kişilerin yüzde 67 ile Kırgızistan, yüzde 62 ile Belarus’tan olduğu, bu fikri en az destekleyen kişilerin yüzde 24 ile Azerbaycan, yüzde 26 ile Litvanya’dan olduğu belirtildi.

Haberde, Rusya’nın 46 bölgesinde yapılan anketi cevaplayan Rusların, Kazakistan’ı Rusya’nın en sağlam ortağı olarak gördükleri ve yüzde 48 oranında birleşme fikrini destekledikleri kaydedildi.

(Ajanslar)

Olimpiyatları füzeler koruyacak

0

Önümüzdeki yaz ayında Londra Olimpiyatları’nda güvenliği sağlamak için İngiltere şimdiden kolları sıvadı. İngiltere Savunma Bakanı Philip Hammond, güvenlik önlemleri çerçevesinde füzelerin de hazır bekletileceğini söyledi.

İngiltere’de başkenti Londra’da yapılacak 2012 Londra Yaz Olimpiyatları’nda yetkililerin alacağı güvenlik önlemleri son dönemde ülke gündeminden düşmüyor.

İngiltere Savunma Bakanı Philip Hammond, olimpiyatlarda alınacak güvenlik önlemleri çerçevesinde karadan havaya güdümlü füzelerin de hazırda bekletileceğini söyledi.

Olimpiyatlarda alınacak güvenlik önlemleri arasında füzelerin de yer alması büyük şaşkınlık yaratırken, eski Savunma Bakanı Liam Fox, Hammond’dan yaptığı bu açıklamayı teyit etmesini istedi.

(Ajanslar)

Gezici Festival 17. turunda

Ankara Sinema Derneği tarafından düzenlenecek Gezici Festival, 17. yaşını kutlamaya hazırlanıyor.
2-18 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek festival, her yıl olduğu gibi Ankara’dan başlayacak, 2-8 Aralık’taki gösterimlerin ardından 9-12 Aralık tarihleri arasında Sinop’a ve 14-18 Aralık’ta da İzmir’e konuk olacak.

Gezici Festival, bir kez daha dünyanın önemli festivallerinde gösterilmiş ve ilgi çekmiş filmlerden oluşan bir Dünya Sineması seçkisini izleyicilerine sunmaya hazırlanıyor. Ayrıca geçen yıl Tunus’tan başlayarak birçok Arap ülkesine yayılan isyan ve direnişi konu alan filmler festival programında yer alacak. Zeki Demirkubuz, Amerikan sinemasından derlediği ve ‘Kıskandığım Filmler’ diye söz ettiği filmlerden oluşan bir programı Gezici Festival sırasında izleyicilere sunacak.

Festivalde ayrıca bu yıl Cannes Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü Nuri Bilge Ceylan ile paylaşan Dardenne Kardeşler’in filmlerinden oluşan bir Toplu Gösterim, festivale başvuran 600 kısa film arasından seçilen Kısa İyidir bölümü, Fin kısa filmlerinden oluşan Kısaca Finlandiya, Aki Kaurismaki’nin tüm kısa filmlerinin yer aldığı bir seçki ve Çocuk Filmleri bölümleri yer alacak. Ülkemizde bu yıl çekilen uzun metrajlı filmlerden derlenen Türkiye Sineması 2011 bölümünde yer alan filmlerin yönetmen ve oyuncuları festivalde yapılacak galalarda izleyicilerle bir araya gelecekler.

Gezici Kitaplık, artık geleneksel hale gelen yayınlarına bu yıl bir yenisini daha ekliyor. Festival, bu yıl yayımlayacağı yeni bir kitapla son 20–30 yılda kültürden sanata, siyasetten felsefeye tüm alanlarda ihmal edilmiş, yok sayılmış bir kavramı masaya yatırıyor: Sınıf. Editörlüğünü Tül Akbal Süalp, Aslı Güneş ve Nedim Süalp’in üstlendiği; Ankara Sinema Derneği ve Bağlam Yayınları işbirliğiyle yayımlanacak kitap, Aralık ayından itibaren satışa sunulacak.

Gezici Festival’in gösterimleri Ankara’da, Kızılay Büyülü Fener Sineması ve Alman Kültür Merkezi’nde; Sinop’ta, kentin tek sineması olan Deniz Sineması’nda ve İzmir’de, iki yıl kapalı kaldıktan sonra yeniden açılacak olan Konak Sineması’nda gerçekleştirilecek.

Gezici Festival’in afişini ilk yılından beri hazırlayan Behiç Ak, bu yıl on yedinci afişi çizerek ulaşılması güç bir rekora imza attı, afişin grafik tasarımını da her zaman olduğu gibi Yeşim Demir yaptı.

Tayland’da seller başkentin yerini değiştirtiyor

Tayland‘da yaşanan sel felaketlerinin ülkenin başkentini tehdit etmesi üzerine milletvekilleri ülkenin başkentini değiştirmeyi tasarlıyor.

Sel felaketiyle sarsılan Tayland’da iktidar partisine mensup milletvekillerinin, haftalardan bu yana kısmen sular altında kalan, çökmekte olan ve gittikçe daha sık su altında kalma riskiyle karşı karşıya bulunan başkenti, Bangkok‘tan başka bir kente taşımayı tasarlıyor.

Milletvekili Sataporn Maneerat, Puea Thai partisinden yirmi milletvekilinin “ikinci bir başkent oluşturmak veya başkentin değiştirilmesinin olabilirliğini incelemek için bir komisyon kurulması” yönünde bir teklif sunduklarını belirterek, “başka bir kentin düşünülmesi” çağrısında bulundu.

Maneerat, “Bangkok’un her yıl battığını, başkentin çevre ve doğal afetlere bağlı sorunlarla gittikçe daha fazla karşı karşıya kalacağını” söyledi.

Başkent nüfusunun tüketimi ve endüstri için yeraltı sularının yoğun bir şekilde çekilmesinin 12 milyonluk megapolün çökmesine neden olduğu belirtildi.

Bu konudaki oturumun henüz meclis gündemine alınmadığı kaydedildi.Tayland’ı haftalardır etkisi altına alan seller 562 kişinin ölümüne neden oldu.

(Ajanslar)

Kevin Seddiki, atölyesi ve konseriyle Gitar Cafe’de

Kevin Seddiki, 19 Kasım Cumartesi akşamı saat 21:00’de, önümüzdeki yıl Label Wildner Records’dan çıkacak olan yeni albümüne ait bestelerini, düzenlemelerini ve doğaçlamalarını dinleyicilerle paylaşmak üzere Gitar Cafe’de olacak.

1981 yılında Fransa’da doğan Kevin Seddiki, son yıllarda yıldızı yükselen gitaristler arasında gösteriliyor ve dünyanın birçok başarılı müzisyeniyle sahne alıyor. 2009 yılında prestijli Avrupa Gitar Ödülü’nü kazanan Kevin, 2010’dan beri de dünyaca ünlü gitarist Al Di Meola’nın kurduğu World Sinfonia grubuyla dünyanın pek çok yerinde konserler veriyor.

En çok gitaristliğiyle tanınsa da, kendisine ait birçok bestesi bulunan Kevin, Zarb veya Tombak adı verilen İran davulunu da icra ediyor.

Pablo Marquez’le klasik gitar çalışmış olması, onu doğaçlama ve farklı müzik tarzlarına ilgi duymaktan alıkoymamış. Bu merakı zamanla, Kevin’in yolunun farklı bölgelerden ve tarzlardan birçok başarılı müzisyenle kesişmesini sağlamış. Bunlardan sadece bazıları; Al Di Meola, Dino Saluzzi, Regis Gizavo, Gonzalo Rubalcaba; Lucilla Galleazi; Bijan Chemirani, Ensemble Ibn Arabi, Olivier Ker Ourio, Urna chahar Tugchi.

Bu konserin bir gün öncesinde, 18 Kasım günü saat 17:00- 20:00 arasında Kevin Seddiki yine Gitar Kafe’de bir gitar atölyesi düzenleyecek.  Hem konserine hem atölyesine gelenlere, atölye ücretinde %25 indirim yapılacak.

GitarCafe, on yılı aşkın bir süredir, Kadıköy’de, yüzyıllık Taranto Apartmanı’nın birinci katında, farklı müzik türlerine gönül vermiş büyük müzisyenleri küçük sahnesinde ağırlıyor. Büyük şehirlerde sanatın nabzının attığı, ‘yeraltı kültürü’nü yaşatan, alternatif mekanlara güzel bir örnek olan GitarCafe, farklı ve samimi bir müzik yolculuğuna çıkmak isteyen herkes için doğru adres. Büyük salonlarda konser veren usta sanatçılardan, ilk konserini veren genç müzisyenlere kadar herkesin, bir kere çaldıktan sonra mutlaka geri dönmek istediği bu sıcak sahne, hem dinleyici hem müzisyen için konserleri çok özel bir deneyime dönüştürüyor. Bu samimi ortama uygun olarak, sahne arkasındaki ekip de, tek amaçları sadece İstanbul’da farklı müzik tarzlarının kaliteli örneklerini, dinleyiciye ulaşılabilir kılmak olan bir grup gönüllü müzisyen ve sanatseverin bir araya gelmesiyle kurulmuş.

Atölyeye katılım ücreti 80 TL, konsere katılım ücreti de 20 TL’dir. Konser ücretine ilk içecek dahildir.

Rezervasyon için: 0530 877 65 11

Gitarcafe: Caferağa Mah. Sakızgülü Sk. Taranto Apt. No:7/1 Kadıköy, İstanbul

Telefon: 216 348 60 55

 

(Yeşil Gazete)

 

 

 

Zorla kısırlaştırılan çingene kadını onur mücadelesini kazandı

0

Slovakya’da bir devlet hastanesinde zorla kısırlaştırılan 20 yaşındaki Çingene kadını, verdiği onur mücadelesini kazandı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Slovakya’yı Çingene kadınına 43000 £ değerinde tazminat ödemeye mahkum etti. Daha önce bazı başka Avrupa ülkelerinde de karşılaşılan zorla kısırlaştırma uygulamaları tüm dünya Çingeneleri tarafından lanetleniyor.

1980 doğumlu olan V. C. isimli Çingene kadını Sağlık Bakanlığı’nın kontrolünde olan Doğu Slovakya’daki bir devlet hastanesinde kısırlaştırıldı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi zorla kısırlaştırma uygulamasına tabi tutulan Çingene kadınının davasında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin temel maddelerinin ihlal edildiği gerekçesiyle Slovak devletini 43000 £ tazminat ödemeye mahkum etti. Sözkonusu olay Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin zorla kısırlaştırma uygulamaları ile ilgili ilk kararı olması nedeniyle örnek niteliği taşıyor.

Dünya Çingenelerinin ve insanlığın nefretini kazanan zorla kısırlaştırma uygulamaları 21. yy’da dahi etkisini koruyan ırkçı düşüncelerin yaygınlığını ortaya koyuyor. Nazi döneminden beri nüfus politikaları, zorla kısırlaştırma ve kitlesel kıyım yoluyla Çingeneleri soykırıma tabi tutmayı amaçlayan ırkçılar günümüzde de hiç umulmadık yerlerde ortaya çıkabiliyorlar.

(humanrightseurope.org)

Türkiye imkansızın peşinde

0

Türkiye, Avrupa Şampiyonası’na gitmek için zorlu viraja giriyor. Milliler ilk maçta 3-0 yenildiği Hırvatistan‘la deplasmanda saat 21:05’te karşı karşıya gelecek.

Türk Telekom Arena’da play-off ilk maçında Hırvatistan’a 3-0 yenilen Türkiye, Avrupa Şampiyonası’na kalabilmek için rövanşta mucize arıyor.

Maksimir Stadyumu’nda oynanacak ve saat 21.05’te başlayacak karşılaşmayı Portekiz Futbol Federasyonu’ndan Pedro Proenca Oliveira Alves Garcia yönetecek. Alves’in yardımcılıklarını Bertino Cunha Miranda ve Ricardo Jorge Ferreira Santos yapacak. Karşılaşmanın dördüncü hakemi ise Manuel Jorge Neves Moreira De Sousa.

Yeşiller Partisi Meclis’e soru önergesi verdi

Yeşiller PartisiTarım Çalışma Grubu aracılığıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi‘ne GDO konusunda bir soru önergesi verdi.

İstanbul milletvekili Sabahat Tuncel aracılığı ile 19.10.2011 tarihinde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’ e yazılı olarak verilen ve yazılı yanıt istenen soru önergesinin içeriği şu şekilde:

“Biyogüvenlik Kurulu, GDO’lu 10 mısır çeşidinin daha yem amaçlı kullanılmak üzere ithal edilmesiyle ilgili olarak hazırlanan bilimsel risk ve sosyo-ekonomik değerlendirme raporlarını http://www.tbbdm.gov.tr/ internet adresi üzerinden halkın görüşüne açtı.  Ancak internet sitesinin çalışılmadığı görülmüştür. Ayrıca Biyogüvenlik Kurulu sosyo-ekonomik değerlendirme komitesinde etkin karar alınması gerekmesine rağmen, raporlardan anlaşıldığı üzere hep bir üyenin itiraz, sekiz üyenin kabul oyu verdiği; bu oranın hiçbir üründe değişmediği, her ürün için hazırlanan iki rapor olduğu ve hiçbir raporun karar kısmının birbirinden farklı olmadığı, bu birbirinin aynısı hazırlanmış raporların, virgülüne kadar aynı olduğu hatta aynı imla hatalarına sahip oldukları ve , Komitenin on bir kişi yerine hep dokuz kişiyle toplandığı anlaşılmaktadır.

Bilimsel komitenin, “oran konulmaksızın GDO içeren tüm ürünlerin etiketlenmesi, bu ürünlerle beslenen hayvanların ürünlerinin etiketinde GD yemle beslendiği ibaresinin bulunması” beyanına rağmen raflardaki ürünlerde GDO’lu olduklarına dair hiçbir beyan ya da etiket olmadığı görülmüştür. Diğer yandan Raporlarda “GDO DNA`ların memelilerin sindirim sisteminde sindirilemediği ve hücrelere kadar taşınabildiği, market sütlerinde GDO yemlere ait DNA`ya rastlandığı, hamile olmayan ve hamile olan kadınlar ile karnındaki bebeklerinde haşereye direnç sağlayan toksine rastlanıldığı, bu toksini içeren mısır ile beslenen sıçanlarda karaciğer ve böbrek rahatsızlıklarının görüldüğü ve farelerde kısırlığa yol açtığı, herbisite direnç geni aktarılan bitkilere kullanılan tarım ilacının kullanımı sonrasında bitkilerde ilaç kalıntısı bıraktığından insan sağlığı açısından durumun yeniden değerlendirilmesi gerektiği, bu geni taşıyan soya ve mısırla beslenen hayvanların et ve ürünlerinde kalıntı yaptığı, insan hücre hatlarında yapılan bir çalışmada glifosinat herbisitinin hücrelerde toksik etki yaptığının görüldüğü” beyanı olmasına rağmen GDO’ lu gıdalar hali hazırda nasıl ithal edildiği ve hangi gıda güvenliği çerçevesinde ele alındığı anlaşılmamaktadır.

  1. 1. Söz konusu web sitesi neden çalışmamaktadır?
  2. 2. Bakanlığınız Biyogüvenlik Kurulu sosyo-ekonomik değerlendirme komitesinin yukarıda bahsedildiği şekilde çalıştığını bilmekte midir? Kurulun çalışma sisteminin etkinleştirilmesi için hangi önlemler planlanmaktadır?
  3. 3. Yem ve gıda amaçlı ithal edilen GDO’lu tohumların, piyasaya sunulmasından sonra tohum olarak kullanılmasını engellenmesi ile ilgili planlar, yaptırımlar ve denetimlerinden hangi kurumların ne şekilde sorumlu olacağı konusundaki ayrıntılar nelerdir?
  4. 4. Raporlarda GDO’lu gıdaların canlılara olan olumsuz etkileri ortaya konulurken GDO’lu gıdalar hali hazırda nasıl ithal edilebilmektedir? Hükümetiniz için halkın sağlığının korunması önemli değil midir?
  5. 5. Bilimsel komitenin beyanına rağmen niçin hala raflarda satılan tek bir üründe bile GDO’ya dair oran bilgisi ve etiket yoktur?
  6. 6. Raporlarda yer alan “GD ürünlerin kaza ile ve/veya sabotajla büyük ölçekte çevreye yayılması durumlarında alınacak hızlı ve kapsamlı önlemlerin Ulusal Afet Planlarıyla ilişkilendirilerek değerlendirilmesi ve planlanması” önerisi konusu ile ilgili etki ve risk analizleri, en kötü durum senaryoları ve bunlara dayanılarak oluşturulan önlem planları,  planlanan tatbikatlar ve yaptırımlar ile ilgili ayrıntılar nelerdir?”

Soru önergesinin aslının taranmışını aşağıdaki TBMM web site adresinden görebilir ve takip edebilirsiniz.

http://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/yazili_sozlu_soru_sd.onerge_bilgileri?kanunlar_sira_no=96363

adresinde görebilirsiniz.

(Yeşiller Partisi)