Ana Sayfa Blog Sayfa 4764

Kiralık katil İHD’ye başvurdu

Adana’da bir işadamını öldürmek için 500 bin liraya anlaşan kiralık katil, başından vurduğu işadamı ölmeyince parasını alamadı. Tehdit edildiğini öne süren tetikçi, İHD’ye başvurdu: “Can güvenliğim yok, yardım edin.”

Genellikle kayıp yakınları ve işkence mağdurlarının başvuru yaptığı İnsan Hakları Derneği’ne (İHD) bu kez çok ilginç bir başvuru geldi.

Parasını alamadığını ve tehdit edildiğini öne süren bir kiralık katil, İHD’nin kapısını çaldı.

Taraf gazetesinin haberine göre; Adana’da yaşayan Ö.A. isimli bir kiralık katil, R.B. isimli işadamını öldürmek için 500 bin lira karşılığında bir çeteyle anlaştığını öne sürdü.

Kiralık katilin başından vurduğu işadamı, hayatta kalmayı başardı. Görevini tamamlayamadığı gerekçesiyle Ö.A’ya parası ödenmedi.

Tehdit edildiğini belirten tetikçi, can güvenliğinin olmadığı gerekçesiyle İHD’ye başvurdu.

Çetede yer aldığını öne sürdüğü bazı emniyet mensuplarının adını da veren Ö.A., dernekten yardım istedi.

‘HEDEFTEYİM’
Ö.A., dilekçesinde “Beni ‘Koruşursan, başına çok şey gelir’ diye tehdit ettiler. Vicdanen rahatsızım. Yaptıklarımdan pişmanlık duyuyorum çünkü işadamı mağdur edildi. Ben de şu anda hedef halindeyim” dedi.

BAŞVURU İLK OLDU
Başvurunun kendilerini şaşırttığını söyleyen İHD Adana Şube Başkanı Osman Kara, “İlk defa böyle bir başvuruyla karşılaştık. Emniyetin üst kademelerine kadar uzanan bir çeteleşmeden bahsediyor. İddialar oldukça vahim, umarım olay aydınlığa kavuşur” dedi.

Saldırıdan kurtulan R.B. de tetikçinin iddialarını doğrulayarak İHD, savcılık ve İçişleri Bakanlığı’na başvurdu.

ÜÇ KİŞİYE DAVA
Soruşturma kapsamında 11 kişi hakkında yapılan suç duyurusunda takipsizlik kararı verildi. Üç kişi hakında ise dava açıldı.

Öte yandan, tetikçi Ö.A., başka bir çete davası kapsamında halen cezaevinde bulunuyor.

(NTV)

Samast’a dokunan uçuyor!

Hrant Dink’in katili Ogün Samast ile hatıra fotoğrafı çektiren polis Yakup Kurtaran, Malatya Emniyet Müdür Yardımcılığı’na kadar yükseldi.

Hrant Dink cinayetiyle ilgili Devlet Denetleme Kurulu (DDK) raporunda da eleştiren ‘bayraklı hatıra fotoğrafı’nı çektiğiren polisin ceza alması bir yana hızla terfi ettiği ortaya çıktı. O fotoğraftan sonra dönemin Asayiş Şube Müdürü Yakup Kurtaran ilk Amasya’ya ardından da trafik tescil şubesinde görevli olarak Malatya’ya tayin edildi. Kısa süre trafik tescilde çalıştıktan sonra da kariyeri hızla yükseldi. Önce 4. sınıf komiser ardından ikinci sınıf komiserliğe nihayetinde bu yıl da Malatya Emniyet Müdür Yardımcılığı’na getirildi.

Ogün Samast’ın, 20 Ocak 2007’de Samsun’da bir otobüste yakalanıp getirildiği Terörle Mücadele Şubesi’nin çay ocağında elinde Türk bayrağı ile fotoğrafı çekildi. Fotoğrafta yanında eski Samsun Asayiş Şube Müdürü Yakup Kurtaran ile bir de asker duruyordu. O fotoğraf Dink davasının da simgesi haline geldi.

Fotoğrafın ortaya çıkması üzerine Yakup Kurtaran ve bir grup polis görevlisi 5 Şubat 2007’de açığa alındı. Polis müfettişleri, yaptıkları araştırma sonunda, Kurtaran için 16 aylık kıdem durdurma cezası verilmesini önerdi. Buna karşın 1 gün maaş kesim cezası verildi. Kurtaran bu cezayı Samsun 1. İdare Mahkemesi’ne götürüp iptal ettirdi. Hakkında dava açılmasına gerek duyulmayan Kurtaran, önce Amasya’ya, kısa bir süre sonra da Malatya’ya Trafik Tescil Şube Müdürlüğü’ne atandı. Kurtaran, daha sonra da pasaport işlerinden sorumlu oldu.

Radikal Gazetesi’nden İsmail Saymaz’ın haberine göre o resmi çektirdiği dönemde dördüncü sınıf komiser olan Kurtaran, beş yılın ardından ikinci sınıfa terfi etti ve bu yıl da Malatya Emniyet Müdür Yardımcılığı’na getirildi. O gün Samast’la birlikte resim çektirmek için birbirleriyle yarışan kamu görevlileri beraat edip terfi alırken bu görüntüleri basına veren, kimliği belirsiz kişi veya kişiler hakkında, ‘fotoğraf ve kamera görüntülerinin görsel ve yazılı basında yer alması suretiyle soruşturmanın gizliliğini ihlal’ iddiasıyla halen 2007/9251 numaralı bir soruşturma dosyasının bulunduğu da ortaya çıktı. DDK raporuna göre, bu dosyanın 21 Mayıs 2015’e kadar zamanaşımı süresinin olduğu ve ‘o tarihe kadar evrakın daimi aramaya alındığı’ belirtiliyor. Öte yandan, ‘Bayrak Davası’na ilişkin yalnızca iki polise dava açılmış, onlar da beraat etmişlerdi.

Konuyla ilgili ulaşılan Kurtaran ise bir açıklama yapmadı.


DDK fotoğraf için ne dedi?

“Esasen, Hrant Dink’i hedef haline getiren ve Hrant Dink’i öldüren kişinin eline bayrak vererek resim çektiren marjinal anlayışların ortaya çıkmasına yol açan bazı paradigmalarla yüzleşilmesi; bu tür ortamlardan beslenerek varlığını devam ettiren ve bazı kamu görevlilerinin de dahil olduğu hukuk dışı oluşumlarla ilgili mücadelenin sürdürülebilmesi ve ‘demokratik devlet’ olgusunun hayata geçirilmesine yönelik son yıllarda ortaya konulan çaba ve gayretlerin güçlendirilmesi açısından, bundan böyle benzeri durumlarda kamu görevlilerinin yargılanmasında izlenmesi gereken yöntem ile ilgili hususların, bu şekilde algılanması ve uygulanması gerekli görülmektedir.”

“Ne zaman tutuklanacağım?”

Galatasaray Üniversitesi öğrencilerinin “Ne zaman tutuklanacağınızı düşünüyorsanız?” sorusuna kamera karşısında verdikleri cevaplar, “Tutuklu Öğrencilerle Dayanışma İnisyatifi” (TÖDİ) tarafından internette paylaşıldı. Video, Türkiye’de sayıları 600’e yaklaşan tutuklu öğrencilerin yaşadığı adaletsizlikleri ve üniversitelilerin bu duruma bakışına vurgu yapıyor.


Siz ne zaman tutuklanacaksınız? ile cihanaozgurluk

Puşi giydiği için 2 yılı aşkın zamandır cezaevinde tutuklu olarak yargılanan Cihan Kırmızıgül’ün 23 Mart Perşembe günü saat 10:00’da İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde görülecek mahkemesine de çağrı yapan TÖDİ, hafta boyunca çeşitli etkinlikler de düzenliyor.

22 Mart Perşembe günü 19:00’da Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde, Oğuz Atay’ın “Tehlikeli Oyunlar”ı Seyyar Sahne tarafından oynanacak. Biletler Kadıköy’de Mephisto Kitabevi’nden ve Beyoğlu’nda Kumbara Kafe’den satın alınabiliyor.

21 Mart Salı günü de saat 17:00’de Galatasaray Üniversitesi’nin Boğaz’a bakan meydanında, üniversitenin tiyatro topluluğu olan GSÜTT’ “İçeridekiler” ekibinin doğaçlama oyunu ve ardından Öğrenci Forumu gerçekleştirilecek.


Beni de Al – Cihan'a Ozgurluk ile cihanaozgurluk

(Yeşil Gazete)

Fotoğraflar: http://www.facebook.com/TOGDI

İsrail ve İran halkları sanal aşk yaşıyor

Cumartesi akşamı Ronnie Edri ve Michal Tamir isimli İsrailli bir grafik tasarımcı çift, İran-İsrail arasındaki gerginliğe karşı birşey yapmaya karar verdiler ve insanların Facebook sayfalarında kullanabilecekleri basit bir grafik tasarladılar. Grafik, viral bir şekilde yayıldı ve İsrail kamuoyunda bir internet fenomeni haline geldi:

 

Kampanya çok sayıda İsrailli barışsever tarafından benimsenirken, çok çabuk bir şekilde şaka malzemesi de oldu ve mesajını benimseyenlerin yanında satirik sağcı tepki grafikleri de oluştu. Kampanyanın mesajını benimseyenlerce yazılan notlardan öne çıkan bir tanesi şu:

“İran halkına,

Tüm babalara, annelere, çocuklara ve kardeşlere,

Aramızda savaş olması için evvela birbirimizden korkmalıyız; nefret etmeliyiz. Ben sizden korkmuyorum. Sizden nefret etmiyorum. Sizi tanımıyorum bile. Bana herhangi bir İranlının hiç zararı dokunmadı. Bir İranlıyla hiç tanışmadım bile… Sadece biri, Paris’te bir müzede. Tatlı adamdı.

Bazen burada televizyonda bir İranlı görüyorum. Savaştan bahsediyor. İran halkının tamamını temsil etmediğinden eminim. Siz de televizyonunuzda sizi bombalamaktan bahseden birini görürseniz, emin olun o da bizim hepimizi temsil etmiyor.

Ben ülkemin resmi bir temsilcisi değilim. Bir babayım ve bir öğretmenim. Şehrimin sokaklarını bilirim, komşularımla, ailemle, öğrencilerimle, arkadaşlarımla  konuşurum; ve tüm bu insanlar adına, sizi seviyoruz. Size karşı bir art niyetimiz yok. Bilakis, tanışmak, kahve içmek, spor hakkında sohbet etmek istiyoruz.

Böyle hisseden herkese, bu mesajı paylaşın ve İran halkına ulaşmasına yardımcı olun.”

Bu ilan-ı aşk karşılık bulmakta gecikmedi. İranlı savaş karşıtları da kendi hazırladıkları grafiklerle İsrailli savaş karşıtlarına cevap niteliğinde barışçıl mesajlar vermeye başladı:

 

 

(Yeşil Gazete, 972mag)

BDP yöneticisi kimyasal gazdan öldü

Kazlıçeşme’deki Newroz gösterilerinde polisin attığı gaz bombası sonucu yaralanan BDP Arnavutköy İlçe Yöneticisi Hacı Zengin hayatını kaybetti.

Kazlıçeşme’deki Newroz gösterilerinde bir ölüm haberi geldi. Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) İstanbul İl yöneticilerinin verdiği bilgiye göre, polisin attığı gaz bombası sonucu yaralanan BDP Arnavutköy İlçe Yöneticisi Hacı Zengin yaşamını yitirdi.

BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak da twitter hesabından geçtiği mesajında polisin saldırısı sonucu Zengin’in hayatını kaybettiğini duyurdu.

BDP Eş Başkan Yardımcısı Filiz Koçali, Zengin’in Kazlıçeşme’den yarı baygın halde götürüldüğü evinde öldüğünü söyledi.

Cenaze evinde olan BDP Eş Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş olayı şöyle anlattı:

“Şu an evdeyiz. Olay sırasında Zengin’in yanında olan yeğeni, kutlamalar sırasında Zengin’in darp edildiğini aktardı. Daha sonra solunum yollarından rahatsız olan Zengin, atılan gaz bombalarının etkisiyle fenalaşmış. Yeğeni, Zengin’i Arnavutköy’deki evine götürmüş. Zengin kalp krizi geçirmiş ve hastaneye kaldırılmış. Henüz otopsi yapılmadı ancak doktorundan aldığımız ilk bilgilere göre Zengin’in öüm nedeni kalp krizi ve solunum rahatsızlığı.”

(Bianet)

Almanya’da Erdoğan’a protesto, ödül iptal

Cumartesi günü Alevi Birliği’nin çağrısıyla düzenlenen ve 22 bin kişinin katıldığı, Bochum

Erdoğan Almanya'da protesto edildi
Erdoğan Almanya'da protesto edildi

kentinde düzenlenen protesto gösterisinde, Erdoğan’a tepkiler ifade buldu.

Almanya’nın Bochum kentine bir ödül merasimi için gitmesi beklenen Başbakan Recep Teyyip Erdoğan, ziyaretini Afganistan’da 12 askeri personelin ölmesi üzerine, son anda iptal etmişti. Erdoğan, demokratikleşme üzerine attığı adımlar için Avrupa Birliği alanında Steiger Ödülü’ne layık görülmüştü. Türkiye’de antidemokratik uygulamaları yüzünden artan eleştirilerle yüzleşmek zorunda kalan Erdoğan’ın ödülü ödülünü Almanya’nın eski başbakanlarından Gerhard Schröder’in elinden alması bekleniyordu. Ancak protestolar ve gelen tepkilerin ardından ödül komitesi, Erdoğan’ın son dakikadaki iptalini gerekçe göstererek ödülü eski Alman Federal Cumhurbaşkanı Horst Köhler’e vereceğini açıkladı.

Stieger ödülü yerel ve özel bir girişimle bu eski madenci kentini öne çıkarmak amacıyla yedi yıldır verilen bir ödül ve bu sene Erdoğan’ın seçilmiş olmasında,  Almanya-Türkiye 50. dostluk yılını kutlamak amacının etki sahibi olduğunu ödül komitesi de ifade ediyordu.

Protestolar adına açıklama yapan Almanya Alevi toplumunun genel sekreteri Ali Doğan “Erdoğan tarafından temsil edildiğimize inanmıyoruz. Erdoğan baştan aşağı bir anti-demokrat ve insaniyet veya açıklık adına herhangi bir ödül almamalı” dedi. Gerek muhafazakar gerekse Yeşil siyasetçiler de ödülün Erdoğan’a verilmesini protesto etti. Alman Yeşilleri adına konuşan Mehmet Kılıç, Erdoğan’ın ne Avrupa ile ilişkileri ne de dini özgürlükleri ve hogörüyü geliştirdiğini ifade etti.

Geçtiğimiz hafta Türkiye’de Sivas katliamı davası için verilen zamanaşımı kararının protestoların büyük katılımla yapılmasında etkili olduğu düşünülüyor.

(DW, Zeit Online, Yeşilgazete)

PASOK’ta yeni genel başkan heyecanı

0

Yunanistan’da mayıs ayında yapılması beklenen erken genel seçimler öncesi sosyalist PASOK Partisi genel başkanını belirliyor.

Ülke genelindeki 768 sandıkta üyeler ve taraftarlar oy kullanırken, liderlik için Ekonomi Bakanı Evangelos Venizolos tek aday olarak yarışıyor.

Venizelos oyunu kullandıktan sonra Yunan halkına şu sözlerle seslendi:

“Büyük bir azimle başlayarak halkımızla yeniden konşumaya başladık, daha önemlisi onları dinliyoruz. İki arkadaş veya iki kardeş gibi sorumlu ve gerçekçi olarak konuşuyoruz. Ancak o sayede ülkemiz, vatanımız yeniden ayakları üzerinde durabilir. Birlik ve dayanışma içinde.”

Ekonomik krizle mücadele başarısız kalan Yorgo Papandreu, geçen yıl kasım ayında genel başkanlıktan istifa etmişti.

1981 yılından bu yana 22 yıl iktidarda kalan PASOK, tarihinin en kötü dönemini yaşıyor.

Dördüncü kez genel başkanını seçen parti anketlerde yüzde 11’lerde seyrediyor.

Ancak PASOK Partisi bu oranla seçimlerde beşinci sırada yer alacak gibi görünüyor.

Venizelos’a oy verenler yine de umutlu: “Bugün yeni bir başlangıç yapıyoruz. Yeni bir yol açmak için burdayız. İnanıyoruz ki; genç nesiller bizden daha iyi bir yaşam sürecekler.”

Ekonomik krizle boğuşan Yunanistan’da parlamento seçim tarihi konusunda kesin bir karar almadı.

Ancak mayıs ayında yapılması beklenen seçimlerde Venizelos da ilk sınavını verecek.

(en)

Özelde ‘ilave ücret’e zam

Özel hastanelerin vatandaştan yüzde 70’e kadar alabildiği ilave ücret oranı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yüzde 90’a çıkarıldı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, özel hastanelerin vatandaştan yüzde 70 oranında alabildiği “ilave ücret” oranına zam yaparak yüzde 90’a yükseltti. Zam, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından da onaylandı.

Zam, özel hastaneler tarafından olumlu karşılandı. Millyet gazetesine konuşan Özel Bahar Hastanesi Başhekimi Ömer Kurt, düzenlemenin özel hastanelere kısmen de olsa nefes aldıracağını söyledi. Kurt, Sağlık Uygulaması Tebliği’nde devletin özel sağlık kuruluşlarına ödeyeceği miktarın da yüzde 20 artırılmasını beklediklerini belirtti.

SGK başkanı işaret etmişti
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Fatih Acar, 14 Mart Tıp Bayramı etkinliklerinde yaptığı konuşmada özel hastanelerin sorunlarına değinmiş, yüzde 70 olan farkın yüzde 90’a yükseltilebileceğini kaydetmişti.

İlave ücret nedir?
Özel hastanelerdeki her tür tetkik ve tedavi işlemi için ayrı ayrı fiyat belirleyen SGK, özel hastanelere, tespit edilen ücretin üzerine ilave yapma hakkını tanıyor.

Buna göre SGK’nin ücretini 100 lira olarak belirlediği bir tedaviden özel hastane 170 lira alabiliyordu. Bakanlık tarafından yapılan zammın ardından bu oran yüzde 90’a yükseldi ve özel hastanelerin 100 liralık bir tedaviden 190 lira alabilmesi sağlandı.

(sendika.org)

Ağaç katliamına yetkililer ilgisiz

Antalya Muratpaşa İlçesi Ermenek mahallesinde yüzlerce yıllık çam ağaçlarının kesilmesine, pazar günü dahil devam ediliyor.

Ağaçların sebepsiz ve gereksiz kesilmesine tepki gösteren mahalle sakinleri ”Katliam sürüyor, yetkililer uyuyor” diyerek tepki gösterdiler.

Yetkililer ilgisiz
Yüzyıllık ağaçlarınsebepsiz kesilmesine tepki gösteren mahalle halkı, yetkililerin ilgisizliğindende şikayetçi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan mahalle sakinlerinden Ayşen Öz, “Yaklaşık 15 gün önce ağaçların kesimine başladılar. Bir çok yerebaşvurmamıza rağmen hiçbir yetkili yüzyıllık ağaçların kesilmesini engellemediği gibi  katliamın nedeninide açıklayamıyor.” dedi.

Ayşen Öz, Antalya merkezinde adeta oksijen deposu olan bölgedeki ağaçların kesilmesini katliam olarak yorumladı. Öz, “Yeşil alan fakiri olan Antalya’mız daha da ağaçsız hale getirilmek isteniyor. Aşırı su kullanan sürekli bakım isteyen işletim maliyeti yüksek bazen rant kapısı olan çim ve çiçeklerden oluşan ağaçsız parklar yeşilalan değildir. Yeşil alan gölgesinde serinleyeceğimiz spor yapabileceğimiz oksijen kaynağı  uzun ömürlü ağaçların olduğu kuşlara ve canlı yaşama ev sahipliği yapan az bakım gerektiren az su kullanan kendiliğinden yaşayan alanlar olmalıdır” dedi.

Doğaya karşı fırsatçılık
Yol yapım çalışması bahanesi ile ağaçların kesilmesinin en hafif değimiyle doğaya karşı bir fırsatçılık olduğunu söyleyen Öz, “Okullarımızdaki öğrencilere bazıaylarda ağaç dikimi yaptırılıyor, bu gerçekten sevindirici bir olay. O ağaçların özellikle de çam ağaçları oluşu bu ağaca verdiğimiz sevgiyi degösteriyor. Bizler onların sayesinde temiz hava alıyoruz. Onların sayesindeyağmur damlacıklarını görüyoruz. Yine onların sayesinde gölgelerde oturuyoruz.Şimdi mahallemizdeki yüzyıllık ağaçların çoğu hiçbir gerekçe olmadan kesiliyor.”dedi.

Çok geç olmadan
“Sizler hiç ağaç diktiniz mi? Bir ağacın kaç yılda yetiştiğini biliyor musunuz? Hiç mi vicdanınız sızlamıyor bu ağaçlar kesilirken? İnsan, çocuğu gibi gördüğü bu ağaçların kıyımına nasıl müsaade ediyor?” diye sorular soran Öz, “Yolçalışmaları elbette yapılacak. Zorunlu kalındığında ağaçta kesilebilir. Ancak yol güzergahında olmayan ağaçları da kesiyorlar. Çok geç olmadan bu katliam durdurulmalı” şeklinde konuştu.

(muhalefet.org)

Ziya Halis Madımak’ı anlatıyor

Madımak katliamı sırasında bakan olan Ziya Halis, Sivas davası ile ilgili önemli açıklamalar yapacak.
Sivas’taki Madımak katliamı döneminde hükümette bakan olan Ziya Halis, geçtiğimiz günlerde ‘zaman aşımı’ kararıyla sonuçlanan Sivas davasına ilişkin önemli açıklamalarda bulunacak.

EDP Kurucu Genel Başkanı olan Ziya Halis’in Sivas davasında Çiller, Demirel, Güreş ve Erdoğan’ın rolünü anlatacağı basın toplantısı,  19 Mart Pazartesi günü saat 17.00’de EDP Ankara İl Başkanlığında yapılacak.

Adres: İzmir 2 Caddesi No: 45/15  Kızılay/ANKARA