Ana Sayfa Blog Sayfa 4431

Türkiye Hayvan Gen Bankası kuruluyor

Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Türkiye’de yaşayan bütün büyük memeli türlerin DNA ve hücre örneklerini barındıracak “Gen Bankası” kuruyor.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın “Ulusal Biyoçeşitliliğin ve Gen Kaynaklarının Korunması Hedefleri Doğrultusunda Büyük Memeli Türlerinin Araştırılması, Korunması ve Yönetimi Projesi”nde ilk sonuçlar ortaya çıkmaya başladı.

TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi ve Selçuk Üniversitesi ile yürütülen proje kapsamında, ilk etapta 15 büyük memeli türünden 364 örnek toplandı, bunlardan 338 DNA örneği elde edildi.
Örnekler, avlanan, ölü ya da yaralı bulunmuş hayvanların yanı sıra üretme istasyonu, barınak, hayvanat bahçesi gibi yerlerden, nakil ve yerleştirme amaçlı arazi çalışmalarında yakalanan hayvanlardan toplandı.

Söz konusu hayvanlardan doku ve kan örnekleri alındı. Doku örnekleri canlı kaldığında, hücre izole edilip hücreler çoğaltılarak saklandı. Bu hücrelerden ve kan örneklerinden DNA da izole edilip saklandı.

Gen bankasına giren ilk türler

Gen Bankası için örnekleri alınan ilk türler karaca, ceylan, kızıl geyik, alageyik, yaban koyunu, yaban keçisi, çengel boynuzlu dağ keçisi, çizgili sırtlan, karakulak, vaşak, kurt, bozayı, tilki, çakal, saz kedisi oldu.

Projenin tamamlanması ile biyolojik çeşitliliğin tanımlanması sağlanacak, tür ve alt tür isimlerinin revizyonu yapılacak, hayvan gen kaynaklarının korunması kapsamında tür tescili için kriterler belirlenecek.

Av kotalarının belirlenmesi kapsamında tür ve alt tür isimlendirmelerinin doğru yapılması ve popülasyon büyüklükleri ile demografik yapısının tespit edilmesi sağlanacak. Memeli dağılım haritası oluşturulurken, yasak avla mücadele de güçlendirilecek.

Proje kapsamında, kurt, ayı, vaşak ve sırtlan gibi yaban hayvanlarının uydu vericili tasmalar takılarak izlenmesi çalışmaları da yapılacak.

(CNNTürk)

Cangı, “Efemçukuru engellenmezse musluklardan zehir akacak”

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi İzmir İl Örgütü, Ege Bölgesi ve yurdun birçok başka yeri için ekolojik yıkıma neden olan altın madeni işletmeciliğinin çevreye verdiği zararlar konusunda bir toplantı düzenledi. Toplantıda söz alan Yeşiller ve Sol Gelecek eşsözcüsü Arif Ali Cangı, “Efemçukuru’nu engelleyemezsek, çeşmelerden akan suyu değil içmek, kullanamaz hale geleceğiz” dedi.

Toplantının ilk sunumunu yapan Halk Sağlığı Uzmanı ve Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Parti Meclisi Üyesi Prof. Dr. Ali Osman Karababa, Dersim yöresindeki gözeler ve Munzur görüntüleri ile başladığı konuşmasında altın madeni çıkarılmasının yöre insanına ve doğaya doğrudan ve dolaylı yönden yansıyan etkilerini aktardı ve “Altın madeni işletmeciliği ekolojik dengeyi olumsuz yönde alt üst etmektedir” dedi.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ali Osman Karababa’nın sunumunun ardından, 20 yıldır bölgede altın madeni işletmecilerine karşı mücadele yürüten İzmir-Bergama, Eşme, Sivrihisar, Havran/Küçükdere Elele Hareketi’nin dönem sözcüsü Dr. Oya Otyıldız uzun ve zorlu geçen mücadele dönemini paylaştı. Elele Hareketi’nin uzun yıllar süren mücadelesi sonucunda birçok başarılı sonuç alınmasına rağmen, hukuksuzluk nedeniyle işletmelerin çalışıyor olmasının mücadele edenlerin zaman zaman duraklamasına neden olduğuna da dikkat çeken Dr. Oya Otyıldız mücadele sürecine çok fazla kişinin ve kurumun katılmasının altın madencilerine geri adım attıracağına vurgu yaptı.

Son olarak  söz alan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Eşsözcüsü ve altın madeni işletmelerine  karşı açılan davaların avukatlığını yıllardır sürdüren Av. Arif Ali Cangı, Bergama köylülerinin Ovacık Altın Madenine karşı yaşam alanlarını koruma mücadelesinin Türkiye’de çevre  mücadelelerin ABC’si olduğuna dikkat çekerek “Son yıllarda hız kazanan HES’lerle mücadelenin de çıkış noktası Bergama mücadelesidir. Ancak HES mücadelesini takip eden pek çok kişi altın madenlerine karşı yapılan mücadeleyi göz ardı etti ve yanında olmadı. Bu da altın madeni işletmecilerine yaradı” şeklinde konuştu.

Elele Hareketi’nde şu anda bir zayıflama olsa da  hareketin uzun yıllardır çok başarılı sonuçlar aldığını da ifade eden Av. Arif Ali Cangı, 5 Haziran Ovacık ve Dikili Panel saldırılarının bu başarılı sonuçların hazımsızlığı olduğunu belirtti. Cangı, “Bu zorlu bir süreçtir. Ama toplumsallaşırsak bu zorlu süreci aşabiliriz. Aşmak zorundayız. Çünkü Efemçukuru’nu engelleyemezsek, çeşmelerden akan suyu değil içmek, kullanamaz hale geleceğiz” diyerek sözlerini noktaladı.

(Yeşil Gazete)

“Kestaneden filmler” ödüllendirildi

Beyaz perdenin en kötülerinin seçildiği Altın Kestane Ödülleri sonuçlandı.

Online yayımlanan haftalık film kültür dergisi Arka Pencere’nin düzenlediği, yerli filmler arasında en fenaların seçildiği Altın Kestane Ödülleri bu yıl dördüncü kez dağıtıldı.

EN FENA FİLM: SÜPERTÜRK (Yönetmen: Tamer Karadağlı)

*

EN FENA YÖNETMEN: Sinan ÇETİN (Çanakkale Çocukları)

*

EN FENA KADIN OYUNCU: Rebekka HAAS (Çanakkale Çocukları)

*

EN FENA ERKEK OYUNCU: Cemal HÜNAL (Kaos: Örümcek Ağı)

*

ALARM ZİLİ ÖDÜLÜ : Yavuz BİNGÖL

2008’de Üç Maymun’la kariyerinin zirvesini yakalayan Yavuz Bingöl’ün, 2012 yılında, “Kurtuluş: Son Durak”, “Çanakkale Çocukları”, “Mevsim Çiçek Açtı” gibi filmlerde vasat performansı sebebiyle Yavuz Bingöl için alarm zili çalmaya başladı.

ALTIN ÇINGIRAK ÖDÜLÜ: Zeki DEMİRKUBUZ

Zeki Demirkubuz’un son dönem yaptığı açıklamalar sebebiyle bu ödüle layık görüldüğü belirtiliyor. Yeraltı filmiyle katıldığı festivalde ödül sonuçlarını beğenmeyince Altın Koza jürisini “gerzek” ilan eden Demirkubuz, “daha da ulusal festivallere katılmam” demişti. Bahçeşehir üniversitesinde katıldığı bir derste ise “ben bu yavşak eleştirmenlerin birkaçını dövdüm, hatta bunlar “Zeki beni dövdü” diye ortalıkta dolaştılar” gibi açıklamalarda bulunmuştu.

 

JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ: facebook

Arka Pencere, 19-25 Ekim 2012 tarihli 156. sayısının kapak görseli olarak Sylvia Kristel’in “Emmanuelle” dolayısıyla verdiği dünyaca ünlü pozu kullanarak,  ölümünün ardından ünlü sanatçıyı saygıyla andı. Yaptıkları açıklamada “Büyük bir saçmalığın yaşanması, yani Facebook sansürünün işlemesi için bu kadarı yetti ve Kristel’in göğüs uçları nedeniyle Arka Pencere’nin Facebook hesabı iki haftayı aşkın süre kapatıldı. Facebook, iki yüzlü tutumu ve sansürcülüğüyle Altın Kestane tarihinde nadide bir yer edindi. 2012’nin ‘en fenaları’ arasına adını yazdırmayı oybirliğiyle başardı, Bu dalın diğer iddialı adayları da şöyleydi: Sektörün hemen hemen bütün alanlarına etki eden ve diğerlerinin önünü kesen bir tekele dönüştükleri için Cinemaximum MarsEntertainment ortaklığı… “Kibarca Öldürmek”  Killing Them Softly hakkındaki sansür talebi nedeniyle eski Kültür Bakanı Ertuğrul Günay… Emek Sinemasının yıkımı için çaba gösteren kurum ve kişilerin topu birden” denildi.

 

Geçen Yılın ödül sahipleri ise şöyleydi;

En Fena Kadın Oyuncu Performansı: Hande Subaşı (Anadolu Kartalları)

En Fena Erkek Oyuncu Performansı: Yaşar Alptekin (Bendeyar)

En Fena Film: Ay Büyürken Uyuyamam (Şerif Gören)

En Fena Yönetmen: Ömer Vargı (Anadolu Kartalları)

Alarm Zili Ödülü: İsmail Hacıoğlu (Sinyora Enrica İle İtalyan Olmak)

Altın Çıngırak Ödülü: Şirin Sever ve Engin Altan Düzyatan

Jüri Özel Ödülü: Hıncal Uluç

 

4. ALTIN KESTANE ÖDÜLLERİ BÜYÜK JÜRİSİ

“Erkan Aktuğ, Cem Altınsaray, Bilgehan Aras, Okan Arpaç, Tunca Arslan, Fırat Ataç, Senay Aydemir, Kemal Ekin Aysel, Janet Barış, Banu Bozdemir, Cumhur Canbazoğlu, Cüneyt Cebenoyan, Ebru Çeliktuğ, Tuncer Çetinkaya, Sadi Çilingir, Bahar Çuhadar, Murat Emir Eren, Murat Erşahin, Engin Ertan, Talip Ertürk, Berke Göl, Burak Göral, Çağdaş Günerbüyük, Mujde Işıl, Kaan Karsan, Ali Koca, Nil Kural, Ceylan Özgün Özçelik, Murat Özer, Olkan Özyurt, Fırat Sayıcı, Müge Turan, Erman Ata Uncu, Ali Ulvi Uyanık, Gülhan Düzgün Varank, Uğur Vardan, Burçin S. Yalçın, Deniz Yavuz”dan oluşuyor.

– arkapencere.com, Yeşil Gazete –

İhmal sonucu hayatını kaybeden akademisyen için imza kampanyası

Geçen Temmuz ayında, Feneryolu Tren İstasyonu‘nda büyük ihmaller sonucu meydana gelen bir  kazada hayatını kaybeden Ebru Gültekin Ilıcalı‘nın ailesi TCDD yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulundu. Ilıcalı’nın yakınları da ihmal cinayetlerine karşı bir imza kampanyası sürdürüyor.

Okan Üniversitesi’nde görev yapmış olan akademisyen Ebru Gültekin Ilıcalı, üç yaşındaki oğlunu trene bindirdikten sonra, bebek arabasını vagona sokmaya çalışırken, kapıları tam olarak kapanmadan hızla harekete geçen trenle peron arasındaki 40 santimlik boşluğa düşerek yaşamını yitirmişti.

Ilıcalı’nın ailesi “ağır işletme kusuru” nedeniyle suç duyurusunda bulundu. Olayla ilgili makinist ve kondüktör hakkında Kadıköy 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde “taksirle ölüme neden olmak” suçlarından başlatılan davanın ilk duruşması 24 Ocak tarihinde görüldü.

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Genel Müdürü Süleyman Karaman, Ankara CER Dairesi Başkanı Turgut Kumaş, 1. Bölge Müdürü Hasan Gedikli ve 1. Bölge CER Servis Müdürü Süleyman Yağmur hakkındaki suç duyurusunda ise vagonla peron arası boşluğun ulusal ve uluslararası sınırlardan çok yüksek olduğuna, ayrıca sıkışan araba ve kapanmayan kapılara rağmen trenin hareket ettiğine dikkat çekildi.

İmza Kampanyası Devam Ediyor

Ilıcalı’nın yakınları tarafından ihmal cinayetlerine karşı önlemlerin alınması için başlatılan imza kampanyası devam ediyor

İmza kampanyasına buradan katılıp ihmal cinayetine yol açanların yargılanması için destek verebilirsiniz.

İmza kampanyasında talep edilenler şu şekilde;

1) Konuyla ilgili soruşturma, bu olaya yol açan sistematik ihmallerin hepsini ayrıntılarıyla ortaya çıkaracak şekilde genişletilmeli ve sorumluluğu bulunan Ulaştırma Bakanlığı ve TCDD’nin tüm yetkili ve görevlileri bu soruşturmaya dahil edilerek yargılanmalıdır,

2) Eski tip vagonlar derhal kullanımdan kaldırılmalı, vagon ile peron arasındaki boşlukla ilgili olarak can güvenliğini sağlayacak teknik önlemler eksiksiz olarak alınmalıdır,

3)Olay sonrasında istasyonlarda başlatılan anons uygulamasının sürekliliği sağlanmalı ve istasyonlarda can güvenliğini sağlamakla yükümlü eğitimli personel sayısı gereken düzeye getirilmelidir.

(Bianet, Yeşil Gazete)

Cem Özdemir Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’ni ziyaret etti

Almanya Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’ni ziyaret etti.

Almanya’da geçtiğimiz Ocak Ayı’nda, genel seçimlerin bir provası olarak görülen, Aşağı Saksonya Eyalet seçimlerinde Sosyal Demokrat Parti (SDP) ile koalisyon hükümeti kurma başarısını sağlayan Almanya Yeşiller Partisi’nin eşbaşkanı Cem Özdemir Türkiye’de siyaset sahnesine yeni çıkan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’ni ziyaret etti.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi eşsözcüsü Sevil Turan’ın da hazır bulunduğu ziyarette gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cem Özdemir Türkiye-AB ilişkilerine değindi.

Özdemir, Aşağı Saksonya seçimleri sonrasında, ülkenin Kuzey bölgesinden Güney’ine doğru seyahat edildiğinde Almanya Yeşiller Partisi’nin iktidarda olduğu bölgelerden geçildiğini, aynı güzergahın doğudan batıya gitmek isteyenler içinde mümkün hale getirmek istediklerini söyledi.

Türkiye’nin Avrupa Birliği ilişkilerine de değinen Özdemir, Fransa’da Hollande’ın, ABD’de Barack Obama’nın iktidara gelmesinin ve İmralı ve Devlet yetkilileri görüşmelerin Türkiye’nin AB ile ilişkilerine pozitif anlamlar taşdığını belirtti.

Almanya’nın Türkiye AB ilişkilerindeki konumuna da değinen Özdemir, Merkel’in müzakerelere devam ediliyormuş gibi hareket etmesini, Erdoğan’ın da Türkiye’nin AB yolunda ilerleme sağlıyormuş gibi konuşmasının doğru bulmadığını söyledi.

İktidara geldiklerinde Türkiye’ye “hadi gelin kapı açık” dedikleri zaman ne cevap alacaklarını merak ettiğini söyleyen Özdemir, Türkiye’nin Şangay Beşlisi’ne katılmak istediği dair çıkan tartışmalara da , bu kararın Türkiye’ tarafından verileceği yorumunu yaptı.

Rusya’da ve Çin’de muhalefetin sert bir şekilde bastırıldığının, Şangay beşlisi’ni oluşturan ülkelerde ciddi insan hakları ihalleri yaşandığını ve bu yüzden de Şangay Beşilisi’nin İnsan Hakları açısından AB ile karşılaştırmanın uygun olamayacağını söyleyen Özdemir, Türkiye’nin de komşularına insan hakları dersi verirken kendi sınırları içerisinde yaşananlara da bakması gerektiğini söyledi.

“Yabancı yatırımcı bir ülkeye yatırım yapmadan önce , o ülkenin hukuk devleti olup olmadığına bakar. Çünkü yatırımını  hukuki teminat altına almak ister.” diyen Özdemir, Türkiye’nin ekonomik gidişatının da “hukuk devleti” olarak tanınmasına bağlı olacağının altını çizdi.

Cem Özdemir, toplantının sonunda “kardeş parti” olarak nitelediği Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’ne yeni siyaset macerasında başarılar diledi.

(Yeşil Gazete)

Akyaka biyolojik çeşitliliği koruma altına alınacak

Cittaslow Birliği Genel Sekreterliği tarafından ”Sakin Kent” ilan edilen Ula ilçesine bağlı Akyaka beldesinde üniversiteler tarafından 2006 yılından bu yana yürütülen çalışmalarda tespit edilen biyolojik çeşitlilik koruma altına alınarak UNESCO’da tanıtılacak.

Akyaka Belediye Başkanı Ahmet Çalca, yaptığı açıklamada, Akyaka beldesinin Muğla’nın diğer turizm merkezlerinden farklı olarak kendine özgü bir turizm anlayışı bulunduğunu ve beldenin ”Sakin Kent” seçilmesinden sonra tanınırlığının arttığını söyledi.

Çalca, 2010 yılında ”Sakin Kent” unvanını alan Akyaka’nın bu unvanı alırken en önemli başlıklardan bir tanesinin iyi tarım uygulamalarının yapılması, var olan doğal kaynakların sürdürülebilir olarak geleceğe taşınması yönünde politikalar oluşturulması olduğunu kaydetti.

Gökova Körfezi’nin sahip olduğu zenginliklerin gün yüzüne çıkarılması için uzun yıllardır bölgede üniversiteler ile çalışma yürüttüklerini belirten Çalca, ”İstanbul Üniversitesi’nin 2006 yılından bu yana Gökova havzasında yaklaşık 300’e yakın normal dalış, 128 tüplü dalış sonucunda 34 tür deniz canlısının bölgede yaşadıkları ilk kez belirlendi. Akdeniz Foku, Boncuk Koyu’ndaki kum köpek balığı, orfoz diye bildiğimiz balık çeşitleri, denizdeki yaşam alanının en önemli özelliği olan deniz çayırları gibi dünyada nesli tükenmekte olan hayvan ve sünger ile mercan gibi canlı türleri bunlar arasında en önemlileridir” dedi.

Karada da 12 tür canlının bulunduğu ilk kez tespit edildi

Çalca, 2010 yılında sonuçlanan Avrupa Birliği Bütünleşik Kıyı Alanları Yönetim Projesi (SMAP) kapsamında Gökova Körfezi’nin biyolojik değerleri ile korunması ve alandaki sosyo ekonomik faaliyetlerle bölgenin sürdürülebilir bir deniz-kıyı alanları bütünleşik yönetim planlamasına kavuşması için çalışma yürütüldüğünü hatırlatarak, şöyle devam etti:

”Avrupa Birliği Bütünleşik Kıyı Alanları Yönetim Projesi sonucuna göre karasal alanda bitki çeşitliliği ve hayvansal alanlar üzerinde yapılan sonuçlara göre karada da 12 tür canlının da bölgede yaşadığı ilk kez tespit edildi. Biz Gökova havzasının onda biri kadar bir alanda yaşamakta olan bir kentiz. Ama 9 köy ve 2 beldenin bulunduğu bu havza içerisinde bir havza yönetimi oluşturulsun, var olan doğal kaynaklar geleceğe sürüdürülebilir olarak taşınsın istiyoruz. Bu vesile ile hem kamuoyunda bu algının yaygınlaşması sağlanacak ve vatandaşların bu alanları kullanma bilinci gelişecek.”

”UNESCO’da biyolojik zenginliğimizi tanıtacağız”

Pek çok kararla koruma altında tutulan Akyaka ve Gökova Körfezi’nin geleceğini garantiye almak için UNESCO’ya başvurmaya hazırlandıklarını bildiren Çalca, Tabiat Varlıkları Genel Müdürlüğü ile yaptıkları görüşme üzerine bölgedeki biyolojik zenginliğin dünya mirası olması yolunda süreci başlattıklarını dile getirdi.

Beldelerinde 8 Şubat’ta yapılacak çalıştay ile var olan doğal kaynaklarının sürdürülebilir kullanımını anlatacaklarını vurgulayan Çalca, ”Türkiye’de ilk kez bir doğal miras, ‘Dünya Mirası’ olarak tescillenecek. Yaklaşık 2,5 yıllık bir zaman içerisinde bu süreç tamamlanacak. Bu alanda özel bir yaşamın varlığının tespiti, tescili için çalıştık. Bu çalışma Muğla’nın markalaşma sürecine daha fazla güç katacaktır” diye konuştu.

Artık iyi bir kent olmanın, dünyada kullanılan kriterleri göz önünde tutarak uygulamaları ortaya koymakla mümkün olduğuna değinen Çalca, var olan güzelliklerin sınırlı kullanımlar ile ekonomiye katkı sağlamasını istediklerini bildirdi.

(Ajanslar)

Sanayi çarkları yavaş dönüyor

TÜİK verilerine göre, Sanayi üretim endeksi, 2012 yılı Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,8 azaldı.

En yüksek düşüş madencilik ve taş ocakçılığı sanayinde gerçekleşti. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2012 yılı Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre; madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi yüzde 10.4, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 3.6 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi ise yüzde 2.9 azaldı. Takvim etkisinden arındırılmış endeks 2012 yılı Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1.4, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış Sanayi Üretim Endeksi ise bir önceki aya göre yüzde 1.5 azalış gösterdi.

Messi, Barcelona ile kontratını 2 yıl daha uzattı

0

Messi’nin, Barcelona ile önceki kontratı 2016’da biterken, yeni kontrat süresi 2018’in Haziran ayında, yıldız oyuncu 31 yaşına geldiğinde dolacak. Yeni kontratına ilişkin açıklamalarda bulunan Messi, ”Barcelona’da çok mutluyum, bunu daha önce de söylemiştim. Bugün benim için harika bir gün. 31 yaşıma geldiğimde nasıl bir oyuncu olacağımı bilemiyorum. Her geçen gün gelişiyorum ve burada futbol oynamaktan hoşlanıyorum” dedi.

Messi, kariyeri sona erip Arjantin’e dönene kadar Barcelona’da oynamak istediğini vurgulayarak, ”Avrupa’da oynadığım sürece kariyerimi Barcelona’da sonlandırmak istiyorum. Başka bir kıtada oynamak istemiyorum. Kariyerimi Arjantin’de sonlandırma fikrini de göz ardı etmiyorum” diye konuştu.

25 yaşındaki başarılı oyuncu, Barcelona takımına 13 yaşında gelmiş, 3 yıl sonra da A takıma yükselmişti. Barcelona tarihinin en skorer oyuncusu Messi, takımının birçok kupayı kazanmasında büyük pay sahibi olmuş, FIFA dünyanın en iyi futbolcusu ödülünü de 4 kez kazanmıştı.

Cavendish üçlemeyi tamamladı

0

Omega-Pharma QuickStep’in Britanyalı sprinteri Mark Cavendish, Katar Turu’nda üst üste üçüncü etap zaferini elde ederek genel klasman liderliğini perçinledi.

Al Zubara Forty ile Madinat Al Shamal arasında koşulan 154 kilometrelik beşinci etapta da Omega-Pharma QuickStep’ten Mark Cavendish zafere ulaştı.

Katar’da genel klasman liderliğini dördüncü etapta Brent Bookwalkter’ın elinden alan Cavendish, beşinci etaptaki zaferiyle de ABD’li Bookwalter’la arasındaki farkı 15 saniyeye çıkarttı.

Ag2r La Mondiale’den Yauheni Hutarovich, Tur’un beşinci etabını ikinci sırada bitirirken Orica-GreenEdge’in Litvanyalı bisikletçisi Aidis Kruopis podyumu tamamladı.

Katar Turu’nun son etabı, Sealine Beach Resort ile Doha arasında Cuma günü koşulacak.

(Eurosport)

Zonguldak’ta HES toplantısı iptal ettirildi

Zonguldak’ın Çaycuma İlçesi’ne bağlı Saltukova Beldesi’nde yapılması planlanan termik santralle ilgili düzenlenen bilgilendirme toplantısı, ellerindeki pankartlarla salonu dolduran yöre halkının sloganlarla tepki göstermesi üzerine yapılamadı.

Çebi Metal Sanayi Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan Saltukova Enerji Santrali için Saltukova Lisesi salonunda halkı bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Hasan Öztürk başkanlığında yapılan toplantıya İl Müdür Yardımcısı Şenol Yücel ve Saltukova Belediye Başkanı Ak Parti’li Adil Düzlü ile şirket yetkileri katıldı. Toplantıya başta TEMA olmak üzere çeşitli çevre derneklerinin temsilcileri ve halk da yoğun ilgi gösterdi. Katılım fazla olunca salon yetersiz kaldı. Çok sayıda kişi jandarmanın güvenlik önlemi aldığı okulun bahçesinde bekledi.

Çevre ve Şehircilik Müdürü Hasan Öztürk, toplantıyla ilgili bilgi verdi. Ancak ellerindeki döviz ve pankartlarla salonu dolduran halk, toplantının yapılmasını istemedi. Halk, santralle ilgili bilgi vermek isteyen Öztürk’ü, slogan atarak konuşturmadı. Kadınların bazıları, kürsüye kadar yürüyerek santrale karşı olduklarını söyledi. Halk, zaman zaman Belediye Başkanı Adil Düzlü’yü de istifaya davet etti.

Tepkiler üzerine Hasan Öztürk, toplantının yapılamadığına yönelik tutunak hazırlattı. Ancak Ziraat Mühendisleri Odası temsilcisi Ayşe Uzun, tutanağa halkın tepkisi nedeniyle toplantının yapılamadığı cümlesinin eklenmemesine tepki gösterdi. Bunun üzerine halk tutanağın yırtılmasını istedi. Söz konusu cümlenin tutanağa eklenmesinin ardından Öztürk ve beraberindekiler salondan ayrıldı. Halk da toplantıyı yaptırmamanın sevinciyle salondan ayrıldı.

(Ajanslar)