Ana Sayfa Blog Sayfa 4244

Gezi Parkı’na Artema mı sponsor, aç kapa, aç kapa!

15 Haziran’da polis saldırısı sonrası devletin işgali altında 20 gün geçiren Gezi Parkı bu öğlen İstanbul’un mükki erkanı tarafından açıldıktan birkaç saat sonra 18:00 itibarı ile polis tarafından tekrar kapatıldı.

Sosyal Medya’da devletin içine düştüğü bu acz için espriler de gecikmedi. İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’nun parkı yok edip Topçu Kışlası yapmak isteyen direnişçilermişcesine açılış sırasında sarfettiği, “Gezi Parkını tüm İstanbullulara açıyoruz” sözlerinin üzerinden çok geçmeden parkın bir kez daha devlet işgaline uğraması, “Gezi Parkı’na, sloganı, “Aç kapa” olan Artema mı sponsor oldu acaba” esprilerine yol açtı.

Parkın bir sonraki “görkemli açılış töreni”nin ne zaman yapılacağı sorusu ise gizemini koruyor

Taksim Meydanı’ndan çıkış var ama Taksim’e giriş yok

Olay mahallinde bulunan Ümit Şahin’den aldığımız son dakika bilgisine göre şu anda İstiklal, Sıraselviler ve Gümüşsuyu’ndan Taksim yönüne çıkışlar polis tarafından kapatılmış durumda.

Sıraselviler'den Taksim'e çıkan yol da kapatıldı (Foto: 140Journos)

Taksim’de bulunanların alandan ayrıldıktan sonra tekrar geri dönmelerinin şu anda mümkün olmadığını söyleyen Şahin, alanda inanılmaz sayıda polis bulunduğunu da sözlerine ekledi.

(Yeşil Gazete)

Her yerde Toma, Her yerde Asayiş!

Boğaziçi’ne yapılacak üçüncü köprü Yavuz Sultan Selim’i protesto etmek isteyen 70 bisikletli, önce polis ardından da Jandarma engeline takıldı. Garipçe Köyü’ne gitmek isteyen bisikletlilerin yolu Jandarma tarafından TOMA aracıyla kesildi. Bisikletliler köy girişinde açıklama yaptı.

Barbaros Bulvarı’nda dün saat 09.30’da toplanan Büyükdere Çelik Gülersoy Forumu ve Yeniköy Forumu üyesi 70 bisikletli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü nedeniyle kesilen ağaçlara dikkat çekmek için Sarıyer’in Garipçe Köyü’ne gitmek için yola çıktı.

Sarıyer’e geldiklerinde polis ekipleri tarafından önü kesilen bisikletli grup Sarıyer Deniz Otobüsü Terminali önünde ‘Köprü değil orman insanca yaşam’ ve ‘Buralar hep dutluktu’ yazan pankartlar açtı.

Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğü yaklaşık 1 saatlik bekleyişin ardından bisikletli grubun geçişine izin verdi. Garipçe Köyü girişine kadar gelen bisikletliler burada ise TOMA destekli Jandarma ekipleri tarafından durduruldu. Bisikletli grup açıklama yaptıktan sonra dağıldı.

AKP’den kendi kalesine gol, muhalefetin önergesi sanıp maddeyi reddettiler

AKP Milletvekilleri muhalefetin önergesi sanarak, yanlışlıkla Sağlık Bakanlığı’na bağlı sağlık kurumlarına ek ödemeye yönelik bir maddeyi reddettiler.

Hürriyet’in haberine göre Torba Yasadaki teklifte yer alan Gümrük Kanunu’nun 5. maddesi ve sağlık bakanlığı’na Bağlı Sağlık Kurumları ile Rehabilitasyon Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun’un 221. maddesi hükümlerine göre çalışanların ek ödemeleriyle ilgili maddesi AKP’lilerin oylarıyla reddedildi.

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut’un oylamaya sunduğu maddeye AKP’liler ellerini kaldırmadılar. Bunun üzerine Yakut, maddenin kabul edilmediğini belirtti. AKPmilletvekillerinin “‘Madde’ demediniz Sayın Başkan, ‘önerge’ dediniz” itirazları kabul görmedi. Başkan Yakut itirazlara, “Hayır, sayın milletvekilleri, yapacak bir şey yok, oyladım ben, kabul edilmedi yani yoruma da gerek yok” tepkisini gösterdi. Yakut, AKP’lilerin itirazları üzerine oturuma beş dakika ara vererek tutanakları istedi. Tutanakları okuyan Yakut, bir kez daha maddenin kabul edilmediğini açıkladı.

(Hürriyet)

 

 

Vali Mutlu’ya yardım eli, “Gezi’de kadın da çocuk da yaşlı da vardı, siz istemediniz!”

Gezi Parkı, devletin 20 günlük işgalinin ardından İstanbul Valisi Mutlu, Belediye Başkanı Topbaş, Emniyet Müdürü Çapkın ve Beyoğlu Belediye Başkanı Demircan’ın hazır bulunduğu bir törenin ardından açıldı.

İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, açılış konuşması sırasında, “Gezi Parkı’nı çocuklar, yaşlılar, kadınlar için açtık” dedi. Gezi Parkı’nın artık tüm İstanbullular açık olduğunu ifade etti.

Sayın Mutlu’nun iyi niyetinden kesinlikle şüphemiz yok, yaşı itibarı ile üzerinden nerdeyse 20 gün geçmiş bulunduğu için hafızasından silinmiş olabilir. Kendisine Gezi Parkı’nda direnişin ilk gününden beri hem kadınların hem çocukların hem de yaşlı insanların bulunduğunu parkın içinde çekilmiş videolar yardımı ile anımsatmak isteriz.

Bu bir, Gezi Parkı Çocuk Atölyesi

Bu iki, Gezi Parkı’nın önüne çocuklarını devlet şiddetinden koruyabilmek için kendi bedenlerini siper eden anneler

Bu da üç, Gezi Parkı’ndaki masalsı komün hayatını devam ettirmeye çalışan dünyanın en güzel insanlarına karşı dur durak bilmeyen polis saldırısına karşı isyan eden teyzemizin feryadı

http://www.youtube.com/watch?v=c22aApaBfh8

Vali Mutlu, belki sloganımızı da unutmuştur. Ondan da eksik kalmasın

#budahabaslangicmucadeleyedevam

Haber: Alper Tolga Akkuş / #anavarrza

(Yeşil Gazete)

Devlet parkı açtı, halk işgali protesto etti

Taksim Gezi Parkı 23 gün sonra açıldı. Çalışmaların bittiğini Gezi’de incelemelerde bulunan İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu duyurdu.Vali Mutlu, Gezi Parkı’nın açılışını yaparken dışarıda da protesto vardı. Islık çalan bir grup, ”Her yer Taksim her yer direniş” sloganları attı.

15 Haziran’dan bu yana halka kapalı ve polis işgali altında olan Gezi Parkı açıldı. Park, açılmadan önce sabah saatlerinde belediye ekipleri tarafından hazırlandı.

Vali Mutlu, Gezi Parkı’nın açılışını yaparken dışarıda da protesto vardı. Islık çalan bir grup, ”Her yer Taksim her yer direniş” sloganları attı.

İzmir’de “Karşı kıyıdan anarşistler” Kostas Sakkas için yürüdü

İzmir’de Pazar günü, Yunanistanda 3 yıldır hakkında herhangi bir delil olmadığı halde cezaevinde tutulan ve 4.6.2013 tarihinden beri süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olan anarşist Kostas Sakkas İle dayanışmak için İzmir Yunanistan konsolosluğu önünde 21 kişinin katıldığı bir eylem düzenlendi.

Kara, kara-kızıl, kara-yeşil ve isyanın her renginden bayraklar ile Alsancak İskelenin önünde buluşan anarşistler, Yunanistan konsolosluğuna yürüdüler. Konsolosluk önünde basın açıklamalarını okudular.

“Karşı Kıyıdan Anarşistler” imzası ile okunan basın açıklamasının tam metni şu şekilde:

Kostas Sakkas

Yüreğinde dünyasını taşıyan; kara umutlu, kara düşlü devrimci yoldaşımıza Ege’nin karşı kıyısından küçük bir umut, küçük bir selam için buradayız. Buradayız çünkü; iktidarlar, Dünya’nın bütününde kendilerine benzemeyenleri hapsetmek, yok etmek için aynı saldırganlık ve vicdansızlıkla hareket ediyor.

Gezi parkı olayları süresince ve sonrasında “DEVLET” kelimesinin ne olduğunu çok daha iyi anladık. Süreç sırasında tüm zorbalığıyla ve şiddetiyle saldıran devlet ve kolluk güçleri, medyası, patronları ve olmayan adaletiyle düş kuran her bir yüreği “ marjinal ” ilan edip zindanlara attığı bir cadı avının tam da ortasındayız. Birçok arkadaşımız ve yoldaşımız herhangi bir delil olmadan tutuklama istemiyle yargılanıyor.

Başta da söylediğimiz gibi Dünya’nın her noktasını zapt etmiş “ Devlet ”  Yunanistan’da 3 yıl önce “ATEŞ HÜCRELERİ” örgütüne mensup olduğunu iddia ettiği yoldaşımız KOSTAS SAKKAS’ı herhangi bir delil olmadığı halde “suçlu” ilan edip hapsetmiştir.

Yunanistan yasalarınca 18 ay içerisinde cezasının kesinleşmesi veya tutuksuz yargılanması gereken Kostas 3 yıldır ertelenen mahkemelerle hala hakim karşısına çıkamamıştır. Kostas bu durumu protesto etmek amaçlı kendi deyimiyle “BİR ACİZLİK OLARAK DEĞİL, MÜCADELEYİ DAHA YUKARIYA TAŞIMAK İÇİN.” Süresiz, dönüşümsüz açlık grevine başlamıştır ve bu açlık grevi 4 HAZİRAN’DAN beri devam etmektedir.

Kostas’ın 33 gündür sürdürdüğü grev nedeniyle cilt hastalıkları, mide, pankreas, reflekslerde yavaşlama, gözlerinde ve tüm duyu organlarında ciddi kalıcı hasarlar oluşmuş vücut ağırlığının %16’sını kaybetmiştir.

Sacco ve Vanzetti’nin vicdanıyla Alexsis’in düşüyle Carlo Guliani’nin direnciyle özgürlüğünü bedenine tercih etmiş yoldaşımız Kostas yalnız değildir. Dünya’nın dört bir yanında 6000’den fazla kişi dönüşümlü-süresiz açlık grevindedir. Çeşitli ülkelerde milyonlarca insanın katıldığı eylemler düzenlenmiştir. Bizlerde buradan hep beraber haykırıyoruz KOSTAS SAKKAS YALNIZ DEĞİLDİR ve HEMEN SERBEST BIRAKILMALIDIR.

Sakkas’ın tutsaklığı sırasında Yunanistan yeni demokrasi hareketi partisi “ANARŞİSTLERE KARŞI HERHANGİ BİR DEMOKRASİ UYGULANMAMASI GEREKTİĞİNİ VE DOĞRUDAN İNFAZ EDİLMEYİ HAK ETİKLERİNİ” beyan etmiştir. Hiçte yabancı olmadığımız bu söylem dünyanın “ YENİ DEMOKRATLARININ” ORTAK SÖYLEMİDİR.

Ve bizler diyoruz ki; Sakkas serbest bırakılana dek eylemlerimiz sürecek. Gezi parkı tutsakları özgür kalıncaya dek direneceğiz. Gezi parkı eylemleri sırasında devlet tarafından katledilen dört yoldaşımızın katilleri ve azmettiricileri cezalandırılana dek bu işin takipçisi olacağız… Kostas’ın ve gezi parkı tutsaklarının düşü bizim düşümüzdür ve bu bir suçsa bu suça ortağız.

Bu yüzden tüm gücümüzle haykırıyoruz;

NE TANRI NE DEVLET, İTAAT ETME İSYAN ET

Karşı Kıyıdan Anarşistler

(Anarşist Platform)

 

NTV Tarih’in yayınlanmayan Gezi Parkı sayısı internette

Kapağına Gezi Parkı eylemlerini taşıyan NTV Tarih’in basılmayan Temmuz sayısı internette yayınlandı.

Gürsel Göncü’nün genel yayın yönetmenliğini yaptığı NTV Tarih dergisi, son sayısında Gezi Parkı eylemlerini kapağına taşımış; yaşanan krizin ardından derginin Temmuz sayısı baskıya gitmemişti.

NTV Tarihin yeni sayısı www.yasarkenyazilantarih.com sitesinde okuyucularıyla buluştu.

 

İklim Modelleri ne kadar güvenilir? / Tuğba Öztürk

İklim değişikliği, içinde bulunduğumuz yüzyılın en büyük felaketi olma özelliğini korumakla birlikte insanlar için hala belirsiz gibi görünmekte. Bunun sebebi insanların gelecek bir zamanda “başınıza kötü şeyler gelecek, büyük felaketler olacak” gibi senaryolara inanmak istememesidir. Her ne kadar bilim insanları bilimsel gerçekliklere dayanarak birtakım senaryolar ortaya koysa da insanların inanmamak için iyi nedenleri var. O da, gelecek bir zamanda olacak bir felaket için yaşam standartlarından vazgeçmek istememeleridir. Bilim insanlarının gelecekte yaşanacak iklimi nasıl tahmin ettiklerini biraz olsun anlayabilirsek onlara inanır ve doğaya daha saygılı bir yaşam tarzı edinebilir miyiz?

Bilim insanları gelecek iklimi tahmin ederken bilgisayar modelleri kullanırlar. Tüm dünyadaki sıcaklık, yağış, nem ve rüzgar hızı gibi iklim değişkenlerini modellerken genel dolaşım modeli adını verdiğimiz bilgisayar programları kullanılır. Bu modeller bütün dünyayı yaklaşık 250 km’ ye 250 km çözünürlükte koşarlar.

Dünyanın iklimini belirlemek için neye ihtiyacımız vardır? İlk başta aklımıza gelen, dünyanın enerji kaynağı güneştir. Güneşten ne kadar ışınım geldiğini, bunun ne kadarının geri yansıdığını, ne kadarının soğurulduğunu biliyoruz. Dünyanın coğrafi yapısını, her bölgenin denizden ne kadar yüksekte olduğunu, yüzey cinslerini; yani neresi orman neresi çayır neresi çöl bunları da biliyoruz. Atmosferdeki CO2 miktarını ölçüyoruz. Dünyadaki genel dolaşımın, okyanuslarda ve atmosferde nasıl gerçekleştiğini biliyoruz. Nasıl mı? Dünya, fizik yasalarına göre hareket ediyor ve koşturduğumuz modeller bütün bu ilişkileri açıklayan fiziksel denklemlerle oluşturuluyor. Bu noktada kendimize şu soruyu sorabiliriz: Tamam geçmişi biliyoruz ama geleceği nasıl bileceğiz? Dünya gelecekte de fizik yasalarına göre hareket edecek. Peki burada belirsiz olan ya da tahmin etmekte zorlanacağımız parametre nedir? İnsanoğlunun gelecekte nasıl davranacağını kesin olarak bilemiyoruz. Bunun için çeşitli senaryolar geliştirilip buna bağlı olarak gelecekte atmosferdeki CO2 miktarının ne olacağı modelin içine konulabiliyor. Örneğin, en kötümser senaryoda insanoğlunun hiçbir şey yapmadan doğayı kirletmeye devam edeceği bir dünyada iklimin nasıl olacağı, buna karşılık en iyimser senaryoda daha çevreci teknolojilerin egemen olduğu dünyada iklimin nasıl olacağı modellenebiliyor. Bu da bize en kötü ve en iyi ihtimal ile başımıza neler gelebileceğini ortaya koyabiliyor.

Öte yandan 250 x 250 km çözünürlükte bir genel dolaşım modeli ile Türkiye gibi bir ülkenin iklimini modellerken kabaca sadece 16 noktadaki değişkenleri bilebiliyoruz. Bu da ancak 250 km’ de bir sıcaklık değerini biliyoruz demek. Türkiye’nin iklimini sadece 16 noktanın sıcaklığını tahmin ederek belirlemek çok da doğru bir tahmin olmayacaktır. O zaman neden bütün dünyayı 50 km çözünürlükte koşmuyoruz? Çünkü modelleri bu kadar yüksek çözünürlükte koşmak için 25 kat fazla bilgisayar gücüne ihtiyaç duyuyoruz. Bu da en azından şu an çok mümkün görünmüyor.

Bu sorunu çözmek için bölgesel iklim modelleri ile tüm dünyayı değil de sadece bir bölgeyi koşuyoruz. Bu bölge de 250 km çözünürlükteki genel dolaşım modeli çıktısını bölgesel iklim modeline girdi vererek koşuluyor. Bu sayede 50 km çözünürlüğe kadar, hatta yine benzer yöntemlerle 10 km’ ye kadar düşebiliyoruz. Peki modelin doğru sonuç verdiğini nasıl anlıyoruz? İlk başta modeli geçmiş bir zaman aralığı için koşup, gerçek veriler ile karşılaştırıp sağlamasını yaptıktan sonra gelecek dönem için koşuyoruz. Bu da daha güvenilir sonuçlara ulaşmamızı sağlıyor.

Dolayısıyla, genel ve bölgesel iklim modelleri bilimsel yöntemlerle ve fiziksel denklemlerle oluşturulup gerçek gözlem verileri ile sağlaması yapıldığı için belli aralıklarda güvenilir sonuçlar veriyorlar. Bu sayede gelecek iklimin nasıl değişeceğini modelleyebiliyoruz.

 

 

Tuğba Öztürk

Boğaziçi Üniversitesi
İklim Değişikliği Çalışma Grubu

 

 

Mısır’da ölü sayısı 42

Kahire’deki Cumhuriyet Muhafızları Karargahı önünde Muhammed Mursi’ye destek veren göstericilere açılan ateşte 42 kişinin öldüğü, 300’ün üzerinde kişinin yaralandığı açıklandı.

Kahire’deki Cumhuriyet Muhafızları Karargahı önünde Muhammed Mursi’ye destek veren göstericilere açılan ateşte son ölü sayısı 42 olarak bildirildi.

Mısır devlet televizyonu 42 kişinin hayatını kaybettiğini bildirirken, Müslüman Kardeşler Sözcüsü Gehad el Haddad olayda Mursi yanlısı 37 kişinin öldüğünü belirtti. Mısır Sağlık Bakanlığı ise olayda hayatını kaybedenlerin sayısını 35 olarak açıkladı. Çatışmalarda 300’den fazla kişinin de yaralandığı belirtildi.

Müslüman Kardeşler Teşkilatı (İhvan) yöneticilerinden Muhammed el-Baltaci, “Cumhuriyet Muhafızları Karargahı önünde sabah namazı kılındığı esnada güvenlik güçleri önce göz yaşartıcı bomba attı hemen sonrasında ise göstericilere ateş açıldı” dedi.

Ekvator’dan İngiltere’ye telekulak suçlaması

0

Guardian gazetesinde Robert Booth, Vikram Dodd, Nick Hopkins ve Sam Jones imzası ile 3 ve 4 Temmuz günlerinde yayınlanan haberlerin derlemesini Özde Çakmak’ın çevirisi ile paylaşıyoruz

* * *

Edward Snowden’ın geleceğine ilişikin yapılan uluslararası tartışma Ekvator’un Londra elçiliğinde dinleme cihazı bulduğunu açıklaması ve cihazı oraya koyanları deşifre etmekle tehdit etmesiyle başka bir yön aldı.


Ekvator dışişleri bakanı Ricardo Patino dinleme cihazının iki hafta önce bir başka mülteci Wikileaks kurucusu Julian Assange hakkında görüşmelerde bulunmak üzere İngiltere’de olduğu sırada bulunduğunu söyledi.

Patino dinleme cihazının Ekvator büyükelçisi Ana Alban’ın ofisinde bulunduğunu ifade ederken durumu “uluslararası etikten yoksun” olarak kınadı.

Patino’nun suçlaması, Latin Amerika liderleri ABD’li istihbarat analisti Edward Snowden’ı taşıdığı şüphesiyle uçağı Avusturya’ya inmeye zorlanan Bolivya başkanı Evo Morales’e yapılan müdaheleyi kınadığı sırada geldi. Morales, Snowden’ın bir hafta önce Hong Kong’dan ayrıldığından bu yana mahsur kaldığı Moskova’ya yaptığı ziyaretten dönüyordu.

Bolivya, uçağı aranırken Morales’i  14 saat boyunca Viyana’da alıkoyan Avusturya’yı, başkanlarını “kaçırmakla” suçladı.

Fransa, Portekiz ve İspanya’nın Morales’in uçağının hava sahalarına girme iznini reddetmeleri ise ABD’nin baskı yaptığı şüphesini doğurdu.

Ekvator, Snowden’ın ülke sınırları içinde bulunmadığı sürece mülteci olma başvurusunu değerlendirmeye almayacağını söylese de bir yılı aşkın süredir ülkenin Londra elçilik binasında kalan Assange’a verdiği destek Ekvator’u Amerika ve İngiltere’nin diplomatik baskısın hedefi haline geldi.

Bu arada, Wikileaks Snowden’ın ABD’nin en gizli denetleme programları hakkındaki ayrıntıları sızdırdığı için casusluk suçuyla yargılanmasını isteyen Amerikan emniyet güçlerini atlatmasına yardım etmeye çalışıyor.

Ekvator elçiliğinde dinleme cihazı bulunması İngiltere açısından tuhaf olsa da yasadışı değil.

Araştırma Yetkileri Kanun Düzenlemesine göre polis ve istihbarat servislerinin binalara ve arabalara dinleme cihazı koyma yetkileri var. İstihbarat Servisleri Kanunu’nu tarafından tanınan yetkilerle MI5 ve MI6 dinleme cihazı yerleştirmek için binalara da girebilir.

Bakanlıktan izin almak için cihazı yerleştirmek için bir gerekçe sunulması gerekiyor. Ulusal güvenliği sağlamak, suçu önlemek ya da ortaya çıkarmak ve İngiltere’nin ekonomik refahını gözetmek bu geniş kapsamlı ve eksik tanımlanan gerekçelerden.

Ekvator dışişleri bakanı Ricardo Patino Çarşamba günü akşam saatlerinde dinleme cihazının fotograflarını basına verdi. Cihazı Worcester gözetleme ve güvenlik firması The Surveillane Group Limited yerleştirdiğini iddia eden Patino’nun suçlamaları şirketin yöneticisi Timothy Young tarafından “tamamen yanlış” olarak değerlendirildi.

Ekvator’un cihazın neden bu şirket tarafından yerleştirildiğine inandığı bilinmiyor, elçilik Patino’nun iddialarına yönelik daha fazla açıklama yapmayı reddetti. Patino Ekvator’un sözkonusu dinleme ile ilgili olarak İngiltere hükümetinden işbirliği isteyeceğini söyledi.

İngiltere Dışişleri Bakanlığı’ndan bir temsilci işbirliği hakkında Quito’dan henüz resmi bir talep gelmediğini, fakat İngiltere’nin prensip olarak böyle bir talebi değerlendirmeye alacağını ifade etti”

Haber: Robert Booth, Vikram Dodd, Nick Hopkins ve Sam Jones – Guardian

Çeviren: Özde Çakmak

(GuardianYeşil Gazete)