Siyasi partilerin, 30 Mart’ta yapılacak yerel seçimde kullanılacak birleşik oy pusulasındaki yerleri kurayla belirlendi.
Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) yeni taşındığı binasında yapılan kura çekimi, YSK Başkanı Sadi Güven, YSK üyeleri ve siyasi partilerin temsilcilerinin huzurunda yapıldı.
Kura çekiminde kullanılan iki küreden birine siyasi partilerin adları, diğerine de oy pusulasında yer alacakları sıra numaraları konuldu. YSK Başkanı Güven ve üyeler, siyasi partilerin adlarını çektikten sonra siyasi parti temsilcileri de oy pusulasındaki yerleri için kura çekti.
Oy pusulasında birinci sırada Hür Dava Partisi, son sırada ise MHP yer alacak. AK Parti 10, CHP 24 ve BDP ise 20. sırada olacak.
Siyasi partilerin oy pusulasındaki yerleri şöyle belirlendi:
1. sıra: Hür Dava Partisi
2. sıra: Demokratik Sol Parti
3. sıra: Alternatif Parti
4. sıra: Doğru Yol Partisi
5. sıra: Türk Parti
6. sıra: Halkın Kurtuluş Partisi
7. sıra: Türkiye Komünist Partisi
8. sıra: Genç Parti
9. sıra: Büyük Birlik Partisi
10. sıra: Adalet ve Kalkınma Partisi
11. sıra: Muhafazakar Yükseliş Parti
12. sıra: Yurt Partisi
13. sıra: Demokrat Parti
14. sıra: Emek Partisi
15. sıra: Özgürlük ve Dayanışma Partisi
16. sıra: Millet Partisi
17. sıra: Saadet Partisi
18. sıra: Hak ve Özgürlükler Partisi
19. sıra: Liberal Demokrat Parti
20. sıra: Barış ve Demokrasi Partisi
21. sıra: Bağımsız Türkiye Partisi
22. sıra: İşçi Partisi
23. sıra: Halkların Demokratik Partisi
24. sıra: Cumhuriyet Halk Partisi
25. sıra: Hak ve Eşitlik Partisi
26. sıra: Milliyetçi Hareket Partisi
Geçtiğimiz hafta Azerbaycan’da LGBT bireylere yönelik homofobik tutum nedeniyle gökkuşağı bayrağı ile kendini asarak hayatına son veren Azad LGBT kurucusu İsa Şahmarlı’nın hayali Yedirenk Mersin LGBT‘nin organize ettiği “İsa için elele Bakü’ye yürüyoruz” anmasında gerçeğe dönüştü.
Aktivistler Mersin’in merkezinde Pozcu’dan Forum’a kadar elele yürüyerek İsa’nın hayalini gerçekleştirdi
Şahmarlı intihar etmeden kısa bir süre önce Azerbaycan’ın Kanal 13 AZ televizyonuna verdiği röportajında en büyük hayalinin eşcinsel çiftlerin Bakü’de serbestçe elele dolaşabildiklerini görmek olduğunu söylemişti. İsa Şahmarlı’nın ölümünden sonra İstanbul, Ankara ve Gaziantep’te olduğu gibi Mersin’de de düzenlenen anma etkinliğinde onun bu hayalini gerçekleştirmek isteyen Yedirenk Mersin LGBT aktivistleri 26 Ocak Pazar akşamı Pozcu semti Kushimato sokağında toplandılar ve Forum AVM’ye kadar elele tutuşarak yürüdüler. Bu yürüyüşe hem görünürlük problemi olmayan LGBT bireyler hem de destekçi heteroseksüeller katıldı.
Pozcu’dan Forum’a İsa için elele
Saat 17:00’de Pozcu Akbank Şubesi önünde toplanan 40 kadar aktivist gökkuşağı bayrakları ve şemsiyeleri eşliğinde, “Susmayacaklar, Susmayacaklar, Eşcinseller susmayacaklar”, “Batsın, Batsın, Ahlakınız batsın”, “Susma, Haykır, Eşcinseller vardır”, “Kurtuluş yok tek başına, Ya hep beraber Ya hiçbirimiz” sloganları attı. “İsa’yı siz öldürdünüz”, “Homofobik devlet, Yıkılacak elbet”, “Hamınız ölümde günahkarsız” dövizlerinin taşındığı eylemde basın açıklamasını Yedirenk Mersin LGBT’den Fırat Varatyan okudu.
Varatyan’ın basın açıklamasını okuduğu sırada Kushimato Sokağın’dan sürekli arabaların geçmesi üzerine aktivistler kısa süreliğine sokağı trafiğe kapattı. Basın açıklamasının ardından elele tutuşan aktivistler sloganlar eşliğinde Forum AVM’ye kadar yürüdü. Burada da sloganlar attıktan ve LGBT bireylerin haklarını güvence altına alacak Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliği maddelerinin anayasada yer alması taleplerini yineledikten sonra dağıldılar.
Yedirenk Mersin LGBT’den Fırat Varatyan tarafından okunan ve İsa Şahmarlı’nın kendi sözleri ile başlayan basın açıklamasının tam metni şu şekilde;
“Sizin nefretiniz arttıkça biz de kendimizi gözünüze sokmaktan geri kalmayacağız”
Basın açıklamasını Yedirenk Mersin LGBT’den Fırat Varatyan okudu
“Gidiyorum, hepiniz hakkınızı helal edin, bu ülke bana göre değil. Mutlu olmaya gidiyorum, anneme onu çok sevdiğimi söyleyin. Hepiniz ölümümde günahkarsınız. Dünya benim renklerimi taşıyacak kadar renkli değil, elveda”
Üniversite’sinde bölüm arkadaşları tarafından dövülen, hocaları tarafından hakarete uğrayan, ailesi tarafından cinsel yönelimi hastalık olarak görülüp reddedilen bir gencin son sözleriydi bunlar.İsa’nın “hepiniz ölümümde günahkarsınız” sözleri, bu intiharın toplumsal homofobinin bir cinayeti olduğunu göstermiştir. Yazdığından anlaşılan o ki; kendisi maktuldür. Katil ise farklı renklere tahammülü olmayan heteroseksist faşizmdir.
Boğazına kadar hakaretlere ve aşağılanmalara maruz kaldığı bir dünyadan, mutlu olabileceği bir yere kavuşabilme umuduyla gitti. İsa, eşcinselliği kendi bedenine benzer insanlardan hoşlanmaktan öte, salt iki bacak arası aktivitesi olarak gören homofobik algının ilk kurbanı değildir. Ki maalesef son kurbanı da olmayacak!
İsa’yı intihara sürükleyen süreçlerin belki de en önemli detayı bir aktarımda paylaştığı şu sözlerdi; ”annem ‘benim homoseksüel oğlum yok’ dediğinde yutkundum, o gün bugündür her yutkunduğumda boğuluyorum”
Anne Baba gibi canından koptuğunuz insanların varlığının en önemli yaşam enerjisi olduğu toplumlarda, bunların desteğinden yoksun yaşamanın ve hatta bir ucube gibi görülüp dışlanmanın trajedisi kadar büyük bir yıkım olamaz.En büyük hataları da yapsanız, eve geldiğinizde size destek olan, sizin tarafınızı tutan bir anne baba bulabilirsiniz. Fakat utanç kaynağı gördükleri bir şeyin tek “varlık” sebebi olan anne babaların eşcinsel çocukları çoğu kez böyle bir destek bulamaz.
Biz Tanrının üretim hatası çocuklarıyız.Var ya da yok dersiniz bu size kalmış.Ama biz buradayız katletseniz de, yok saysanız da, görmezlikten gelsenizde, inkar etseniz de buradayız.İlk kez toplanmış değiliz ama son kez görmeyeceğinizden emin olun.Sizin nefretiniz arttıkça biz de kendimizi gözünüze sokmaktan geri kalmayacağız.
Alanya’dan İstanbul’a sebze meyve taşıyan kooperatifçiler, bugün itibariyle dört günlük kontakt kapatma eylemine başladı.
10 kooperatif üyesi yaklaşık bin 500 nakliyeci, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden ağır tonajlı araçların sabah 07.00- 10.00 ile akşam 16.00- 20.00 saatleri arasında geçişini yasaklayan kararının değiştirilmesi için 4 günlük kontak kapatma eylemine başladı.
Sebze aracı bekletilirse sağlıklı olmaz
Alanya Taşıyıcılar Kooperatifi Başkanı Ahmet Uyar 4 gün sonunda sonuç alınmazsa eylemlerini 15 güne çıkaracaklarını ve kendilerine yurt çapında diğer kooperatiflerden de destek geleceğini söyledi.
Kuru yüklü kamyonlara birşey olmayacağını, fakat bu sınırlamanın gıda taşıyan araaları zora sokacağını söyleyen Uyar, “İstanbul’un trafiğini yok sayamayız. Fakat bin kamyondan 1 kamyon düşmez sebze-meyve taşıyan olarak.Sebze aracı -10 derece altında beklerse özellikle muzu İstanbul halkına çok ta sağlıklı yediremeyeceğimizi düşünüyorum. Sayın valimizin sadece sebze kamyonları için bu konuyu ele almasını istiyorum. Yetkililerin bunu çözmesi lazım.” dedi.
Cenevre-2 Konferansı’nda Suriye hükümeti ile muhalifler arasındaki görüşmelerin 2. gününde ilk ilerleme kaydedildi. Suriye’nin Humus kentinde kuşatma altında kalan kadın ve çocukların tahliyesi konusunda anlaşıldı.
Tunus’ta yeni anayasa kabul edildi
2011 yılındaki halk ayaklanmasıyla 24 yıllık Zeynel Abidin bin Ali yönetimine son veren Tunus’ta, 3 yıl sonra yeni anayasa onaylandı. 216 milletvekilinden 200’ü yeni anayasaya “Evet” dedi.
Mısır’da 25 Ocak devriminin 3’üncü yıl dönümünde 49 ölü
Mübarek’in 30 yıllık iktidarını sona erdiren ayaklanmanın 3. yıl dönümünde çıkan çatışmalarda güvenlik güçlerinin müdahalesi sırasında gerçek mermi ve pompalı tüfek kullandığı ve 49 kişinin öldüğü belirtiliyor.
Ukrayna’da Cumhurbaşkanı’ndan muhalefetleri ikna girişimi
Kiev’de polis ile protestocular arasındaki çatışmalar devam ederken Cumhurbaşkanı Viktor Yanukovich muhalefet liderlerine Başbakanlık da dahil olmak üzere önemli makamlar teklif etti. Ancak muhalefet liderleri bu teklifleri reddetti.
Brezilya’da Dünya Kupası protestoları
Brezilya’da 2014 Dünya Kupası için ayrılan bütçeye yönelik protesto gösterileri devam ediyor. Olaylar sırasında 100’den fazla kişi gözaltına alındı. Sao Paulo kentinde başlayan yeni protesto dalgasının, ülkenin diğer büyük kentlerinde de yankı bulması bekleniyor.
Etna Yanardağı lav püskürtmeye başladı
İtalya’nın güneyindeki Sicilya adasında bulunan Etna Yanardağı lav püskürtmeye başladı. Avrupa’nın en aktif yanardağından saçılan ateş topları ve duman bulutu bölgede uçuşların geçici olarak aksamasına yol açtı. Yakınlardaki yerleşim bölgelerinin ise henüz bir tehdit altında olmadığı belirtiliyor.
Danimarka’da Müslüman göçmen tartışması
Danimarka’da muhalefetteki aşırı sağ Danimarka Halk Partisi, Müslüman göçmenlerin ülkeye sokulmamasını istiyor.
PKK eylemlerine katılıp molotof kokteyli atan A.S. ve mahkemede “Ben MİT’e ve Emniyet’e çalışıyorum” diyen sanığı MİT doğruladı. Savcı yine de ceza istiyor.
İstanbul’da terör operasyonu düzenleyen emniyet, 2011 yılında bir A.S isimli şüpheliyi gözaltına aldı. Savcılık tarafından örgüt üyeliği, patlayıcı madde atma ve bulundurma ile mala zarar verme suçlarından mahkemeye sevk edilen şüpheli, tutuklandı.
2011 yılının Mart ayında hakkında dava açılan sanık A.S, terör örgütü üyesi olmakla suçlandı ve 2009 ile 2010 yılında terör örgütü tarafından düzenlenen eylemlere katılmak ve molotofkokteyli atmak suçlarından İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmaya başladı.
Tutuklu sanık duruşmada çarpıcı bir bilgi verdi. Terör eylemlerine devlet için katıldığını söyleyen sanık A.S, “2008 yılından bu yana MİT’e ve emniyete çalışıyorum” dedi. Bunun üzerine mahkeme duruşmayı bitirdi.
Vatan gazetesinden Damla Güler’in haberine göre mahkeme, MİT ve emniyete yazı yazarak sanığın ifadelerinin doğru olup olmadığını sordu. Emniyet yanıt vermedi. MİT ise şu yanıtı verdi: “Söz konusu şahıs, birçok eylemde haber elemanı olarak kullanılmıştır.” Ardından bazı MİT görevlileri de mahkeme heyeti ile görüşmek için adliyeye geldi ve bilgiyi sözlü tekrar etti.
Bunun üzerine heyet dosya ile ilgili bir dizi önlem aldı. Sanığın “MİT’e çalıştığının deşifre olmaması ve örgütün hedefi haline gelmemesi için” dosya bir süre mahkeme başkanının odasında muhafaza edildi. Ancak resmi yazışma olduğu için gelen yazı duruşmada okunmak zorunda kaldı. MİT’in yazısının dava dosyasına girmesinin ardından görülen duruşmada, dava savcısı mütalaasını sundu.
Savcı: Cezalandırılmalı
Sanığın örgüt üyeliği, patlayıcı madde atma ve bulundurma ile mala zarar verme suçlarından cezalandırılmasının istenildiğini belirten savcı, mütalaasında MİT’ten gelen yazıya da bir nevi yanıt verdi. Sanığın MİT personeli koruma kanunu kapsamında olmadığını belirten savcılık, eylemlerinden dolayı cezalandırılmasını talep etti. Savcılığın mütalaasını sunduğu duruşmada, A.S. “tutuklu kaldığı süre ve atılı suçun niteliği” gerekçeleriyle tahliye edildi. Tutuksuz yargılanmaya devam eden sanık ile ilgili mahkemenin vereceği karar ise merak konusu oldu.
Hakimlere suikast şüphesiyle gözaltına alındı
A.S.’nin ismi daha önce de PKK üyesi olarak bir davada geçmişti. Yaklaşık 2 yıl önce özel yetkili savcı ve hakimlerin oturduğu lojmanların önündeki ağaç ve elektrik trafolarına yazılan gizemli yazılar, Ergenekon ve Balyoz gibi davalara bakan hakim ve savcılara suikast yapılacağı endişesi yarattı. Polis lojmanın girişinde namlusuna mermi sürülmüş silahlarla 2 PKK’lı yakalandı. Operasyonu genişleten polis 4 kişiyi daha gözaltına aldı.
Gözaltına alınanlar arasında A.S. de vardı. Daha önce de Kağıthane’de 7 iş yerine molotofkokteyli atılması ve 8 aracın yakılması olayına karıştığından, hakkında terör örgütü üyeliği suçlamasından yakalama kararı olduğu ortaya çıktı. 6 şüpheli PKK üyeliği suçlamasından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüpheliler savcılıkta ise olayın terör değil “Gönüş işi” olduğunu iddia etti.
Şüphelilerden O.S., Bakırköy Cumhuriyet Savcısı’nın kızına aşık olduğunu söyledi. O.S., adam yaralama ve gayrimenkul davalarını üstlenen avukata aşık olmuş, karşılık bulamayınca genç kadını tehdit etmeye başlamıştı. O.S. sürekli telefonla aradığı kadına, “Arkamda örgüt var. Seni ve aileni temizleyeceğim” demişti.
56. Grammy Ödülleri Los Angeles’taki Stapless Center’da düzenlenen bir törenle sahiplerini buldu. Bu yıl 82 dalda verilen Grammy’ler, ödülleri kadar sahne performanslarıyla da ilgi çekti. Törenin ilk bölümünün sunuculuğunu Cindi Lauper yaparken, ikinci bölümünün sunuculuğunu ise LL Cool J yaptı. Açılış şovunda Beyonce ve Jay Z ilk sahne alan isimlerdi. Onları Katy Perry, Robin Thicke, Pink, Ringo Starr, Paul McCartney, Pharrell Williams-Daft Punk-Stevie Wonder, Metallica-Lang Lang ve Madonna izledi.
Gecenin yıldızı ‘Yılın yapımcısı’ başta olmak üzere aldığı ödüller ve farklı şapkaları ile Pharrel Williams oldu. Williams, Daft Punk ile yazdığı ve 2013 yılı müzik listelerinde haftalarca liste başı olan Get Lucky şarkısını söylemeye başladığı an salondakiler ayağa kalkıp dans etmeye başladı. Stevie Wonder’ın eşlik ettiği Pharrell Williams şarkının sonunda dakikalarca ayakta alkışlandı..
Canlı yayında evlilik
Grammy ödül töreninin bu yıl dünyanın dört bir yanındaki izleyicilere alışılmadık bir sürprizi de vardı. Madonna’nın sahne aldığı an 34 çift canlı yayında evlendi. Evlilik töreninin ardından çiftler salonu terk etti.
56. Grammy Ödülleri kazananları
Yılın kaydı: Daft Punk / Get Lucky
Yılın albümü: Daft Punk / Get Lucky
Yılın şarkısı: Royals / Lorde
Yılın yeni sanatçısı: Macklemore & Ryan Lewis
En iyi pop solo performans: Royals / Lorde
En iyi pop düet/grup performansı: Daft Punk & Pharrell Williams
En iyi pop vokal albüm: Unorthodox Jukebox / Bruno Mars
En iyi rock performans: Radioactive / Imagine Dragons
En iyi metal performans: God is dead? / Black Sabbath
En iyi rock şarkı: Paul McCartney / Cut Me Some Slack
En iyi rock albümü: Celebration / Led Zeppelin
En iyi R&B performansı: Something/ Snarky Puppy & Lalah Hathaway
En iyi R&B şarkı: Pusher Lover Girl / Justin Timberlake
En iyi R&B albüm: Girl on Fire / Alicia Keys
En iyi rap performansı: Thrift Shop/ Macklemore & Ryan Lewis
En iyi rap şarkı: Thrift Shop
En iyi rap şarkı ortak çalışma: Jay Z
En iyi rap albümü: Macklemore & Ryan Lewis
En iyi reggae albümü: Ziggy Marley in Concert
En iyi klip: David Fincher / Suit & Tie
En iyi film müziği: Thomas Newman / Skyfall
Yılın yapımcısı: Pharrell Williams
Ankara’da, kendilerini polis olarak tanıtan Seyit Şahin ve Ömer Durkan adlı iki saldırgan, 20 Ocak’ta ilkin Ç.D. ve Ş.E. adlı iki transın zorla paralarını gasp edip sopalarla aracını parçaladı. Yarım saat sonra aynı bölgede seks işçisi G.A.’ya biber gazı sıkıp demir soparlarla vurdu ve çantasını gasp etti. G.A.’nın kolu kırılırken, yardıma gelen G.I.’nın da zorla parası alındı. Bunun üzerine iki mağdur hastaneye gitmek için arkadaşları E.B.’nin arabasına bindi. Fakat iki saldırgan bu kez de sopalarla arabayı parçaladı. Mağdurlar günün sonunda şikâyet için Anafartalar Polis Merkezi Amirliği’ne gitti. Polis tarafından ifadesi alınmakla yetinilen iki saldırgan, savcılığa dahi gönderilmeden serbest bırakıldı.
İsmail Saymaz‘ın Radikal’de yer alan haberine göre, Ankara’da, 20 Ocak akşamındaki kâbus anları, saat 21.30 sularında başladı. Seks işçisi olarak çalışan Ç.D. ve Ş.E., saat 21.30 sularında Zübeyde Hanım Mahallesi Ata Sanayi Sokak üzerinde araçlarında otururken, siren çalan bir başka otomobil yanlarına yaklaştı. Araçtan inen Seyit Şahin ve Ömer Durkan iddiaya göre polis rozeti göstererek kimliklerini istedi. Daha sonra Durkan, S.Ş.’nin alnına silah dayayıp çantasını aldı, nüfus cüzdanını ve 430 TL’sini gasp etti. Sonra Ç.D.’nin kolundaki bileziği zorla aldı. Ardından iki saldırgan sopalarla aracın camlarını ve kapılarını kırdı.
Döverek kolunu kırdılar
İki saldırgan yarım saat sonra aynı caddede aracında oturan G.A. adlı seks işçisinin yanına gidıp, “Sizi s… edeceğiz, polisiz, çıkar kimliğini” dedi. G.A.’nın kimlik sorması üzerine iki saldırgan mağdurun yüzüne biber gazı sıkıp demir sopalarla vurmaya başladı. Bu sırada G.A.’nın kolu kırıldı. G.A.’nın çantasını alan saldırganlar, çığlıklar üzerine yardıma gelen G.I. adlı seks işçisinin 40 TL’sine de el koydu. Saldırganlar uzaklaştıktan sonra iki mağdur, yakında araç içinde bekleyen E.B. ve Ş.P.’den “Beni hastaneye götürün” diyerek yardım istedi. Araç hastaneye doğru seyir halindeyken saldırganlar bir kez daha sahneye çıktı. Aracın önünü kesen saldırganlar kapıları açmaya çalıştı. Kapıları açamayan saldırganlar sopalarla aracın camlarını kırdı. Kırılan camlar nedeniyle E.B. bacaklarından yaralandı. Hastaneye gidemeyen mağdurlar Anafartalar Polis Merkezi’ne sığındı.
Mağdurlar ifade verirken daha sonra da iki saldırgan gözaltına alındı. Seks işçilerinden Ç.D.’nin bıçak çektiğini ve telefonlarını almaya çalıştığını ileri süren iki saldırgan, savcılığa bile sevk edilmeden serbest bırakıldı.
Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği ve mağdurların avukatı Ahmet Toköz uygulamaya tepkili: “Adalet dağıtıcıları mağduriyetleri görmezden gelmeyi sürdürürken, saldırganları ve linç girişimcilerini destekleyen kararların altına imza atıyorlar. Altı trans kadın ve seks işçisinin yağmalandığı, kırık oluşturacak şekilde darp edildiği ve araçlarının kullanılamaz hale getirildiği saldırıların faillerinin serbest bırakılması, adaletin herkesin eşit olduğu anlayışa değil, savcıların kişisel ahlak anlayışlarına bırakıldığını gösteriyor.”
2014 Dünya Kupası’nın yapılacağı Brezilya’da organizasyona ayrılan bütçeyi protesto eden göstericilerin bir bölümü banka ve dükkânları yağmaladı. 128 kişi gözaltına alındı.
FIFA 2014 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapacak Brezilya’da vatandaşlar, organizasyon bütçesinden rahatsız. Sao Paulo’da toplanan 2 bin 500 gösterici, ‘Dünya Kupası olmayacak’ sloganları atarak, organizasyona ayrılan bütçeye tepki gösterdi. Barışcıl başlayan gösteri ilerleyen saatlerde şiddet olaylarına sahne oldu. Küreselleşme karşıtı Kara Blok üyeleri banka ve dükkânları yağmaladı.
Facebook üzerinden organize edilen gösterilerin bir diğeri Rio de Janeiro’da yapıldı. Kısmen daha küçük çaptaki bu gösteriye 130 kişi katıldı. Ülkenin diğer kentlerinde de Dünya Kupası’nı protesto gösterileri düzenlendi. Brezilya polisi gösterilerin büyük ölçüde barışcıl geçtiğini ancak tamamen siyah giyinen ve yüzlerini örten Kara Blok hareketi üyelerinin endişeye neden olduğunu belirtiyor.
FIFA ise gösteriler nedeniyle endişeye gerek olmadığı görüşünde. FIFA Sözcüsü Delia Fischer, ‘Brezilya’nın güvenlikten sorumlu yetkililerine tam güvenimiz var’ diyerek, Dünya Kupası sırasında olağanüstü bir durum beklemediklerini söyledi.
Tunus’ta Ulusal Kurucu Meclis ülkenin yeni anayasasını onayladı. Teknokrat hükümeti kurmakla görevlendirilen Mehdi Cuma ise, 28 bakandan oluşan yeni kabine listesini Cumhurbaşkanı Munsif Merzuki’ye sundu.
2011 yılındaki halk ayaklanmasıyla 24 yıllık Zeynel Abidin bin Ali yönetimine son veren Tunus’ta, 3 yıl sonra yeni anayasa onaylandı. 216 milletvekilinden 200’ü yeni anayasaya ‘Evet’ dedi. Anayasanın kabul edilmesi için meclisin 3’te 2’sinin tasarıyı onaylaması gerekiyordu. Anayasanın kabulü sonrası bazı milletvekilleri büyük Tunus bayrakları açarak mecliste kutlama yaptı.
1959’DAN SONRA BİR İLK
2 yıllık bir çalışmanın ürünü olan 146 maddelik anayasa, Tunus’un Fransa’dan bağımsızlığını kazandığı 1956 sonrası hazırlanan 1959 anayasasının yerini alacak.
Anayasayı hazırlama sürecinde en önemli tartışma dinin anayasadaki yeri üzerine olmuştu. İslamcı en Nahda partisi milletvekili Zied Laadhari, “En önemlisi şu ki, içerisinde herkesin kendisini bulabileceği bir anayasa hazırlandı” yorumunda bulundu.
‘ŞEFFAF DEVLET İLKESİ’
Cumhuriyet için Kongre Partisi’nden Mbrouka Mübarek, “Şeffaf devlet ilkesini anayasaya koyan ilk ülkeyiz” derken doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı ve ademi merkeziyet ilkesinin güçlendirildiğini söyledi. Mübarek, “Anayasanın etkileri hemen hissedilmeyecektir. Uygulamaları yavaşça hayata geçireceğiz” dedi.
DEĞİŞTİRİLEMEZ MADDELER
Yeni anayasanın değiştirilemez ilk maddesinde Tunus, “özgür, bağımsız, egemen bir devlet” olarak tanımlanırken ülkenin dininin İslam, dilinin Arapça ve rejimin cumhuriyet olduğu belirtiliyor. Değiştirilemez ilk madde, 1959 anayasasındakinin aynısı
Değiştirilemez ikinci maddede ise Tunus’un halkın iradesi, hukukun üstünlüğü ve yurttaşlığa dayanan sivil bir devlet olduğu vurgulanıyor.
KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ
Anayasada erkek ve kadın tüm yurttaşların eşit olduğu ve devletin tüm yurttaşların kolektif haklarını karşılamada ayrımcılık yapmayacağı vurgulanıyor.
YENİ KABİNE HAZIRLANDI
3 yılda bin Ali’yi deviren halkın taleplerini karşılayacak bir yönetim kurmakta zorlanan Tunus’ta son olarak en Nahda hükümeti iktidardan çekilmiş ve eski Sanayi Bakanı Mehdi Cuma teknokrat hükümeti kurmakla görevlendirilmişti.
Cuma, yalnızca 2’si kadın olan 28 bakandan oluşan yeni kabinesini bir gün gecikmeli olarak hazırlarken, kabinede uzun yıllar Afrika Kalkınma Bankası’nda görev yapan ekonomist Hakim ben Hammouda Maliye Bakanı oldu. Eski Birleşmiş Milletler görevlisi Mongi Hamdi ise Dışişleri Bakanlığı görevine getirildi.
Kabinedeki yeri özellikle sol muhalefet bloğu Halk Cephesi tarafından en çok eleştirilen İçişleri Bakanı Lütfü ben Ceddu, koltuğunu korudu. Halk Cephesi Ceddu’nun, Muhammed İbrahimi suikastı davasını iyi yönetemediğini belirtmiş ve Cuma’nın listesine tepki göstermişti. Bunun üzerine Ceddu’nun kabinede güvenlik danışmanı olması önerilmişti. Ancak beklenen olmadı. Ceddu yerini korurken Ulusal Güvenlik Bakanlığı’na Ridha Sfar getirildi.
Esenyurt MHP seçim irtibat bürosu önünde meydana gelen olayda ilk belirlemelere göre 1’i silahla olmak üzere 4 kişi yaralandı, 1 kişi hayatını kaybetti.
Edinilen bilgiye göre Esenyurt’taki MHP seçim irtibat bürosunun önünde akşam saatlerinde silah seslerinin de duyulduğu bir saldırı yaşandı. Seçim çalışmaları nedeniyle toplanan partili gruba bir başka grup saldırdı.
Nedeni ve kimler tarafından gerçekleştirildiği bilinmeyen saldırıda silah da kullanıldı. Olayda ilk belirlemelere göre vücuduna mermi isabet eden bir kişi hayatını kaybetti. Diğerlerinin yarılanmasına taş ve bıçak darbelerinin yol açtığı öğrenildi. Öte yandan olaydan sonra yaralıların götürüldüğü Esenyurt Devlet Hastanesi’ne gelen MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan bir açıklama yaptı. Adan, “İrtibat büromuzun açılışı sırasında adayımızın konuşması esnasında organize bir grup, silah bıçak ve taşlarla arkadaşlarımıza saldırmıştır, 6 yaralımız mevcut maalesef aralarında durumu çok kritik olan arkadaşımız da var.” diye konuştu.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İstanbul İl Başkanı Abdurrahman Başkan Esenyurt’taki MHP Seçim irtibat bürosu önündeki saldırıya ilişkin konuştu. Başkan, “Milliyetçi Hareket Partisi olarak itidalli davranmaya çalışıyoruz. Ama emniyetin bu kadar kalabalık bir grupla, MHP’ye yapılan bir saldırıyı bir gün içerisinde çözmesi gerekir. Şu ana kadar bile bir sürü şeyin çözülmüş olması gerekirdi. Aradan 3 saatten fazla bir zaman geçmiştir. Acil olarak bu konuda emniyetin hassasiyet göstermesi çünkü iki tane yaralımız silahla , 4 tanesi bıçak ve taşla yaralanmıştır. Bir tanesinin durumu son derece ağırdır. Sorumluluğumuz gereği bütün arkadaşlarımıza itidali tavsiye ediyoruz” diye konuştu.
“MHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ ADAN: BİR ARKADAŞIMIZ RAHMETE KAVUŞMUŞTUR…”
Esenyurt MHP seçim irtibat bürosu önünde gerçekleşen saldırıya ilişkin Esenyurt Devlet Hastanesi’ne gelen MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan bir açıklama yaptı. Adan, “Bu saldırı Türk Milletine karşı bir saldırıdır. Bu gün Türk demokrasisine karşı bir operasyon yapılmıştır. Seçim irtibat bürosunun açılışında faaliyetlerini yürüten Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Rasim Acar’ında bulunduğu bir ortamda dışardan gelen bir grup arkadaşlarımıza yönelik silahlı bir tavır koymuşlardır ve bir arkadaşımız rahmete kavuşmuştur. Milletimizin başı sağ olsun. İtidalli bir şekilde arkadaşlarımız olayları takip etmektedir. Hükümetin bu saldırıyı erken bir süreç içerisinde çok erken süreç içerisinde bu operasyonu Türk milletinin birliğine beraberliğine büyük önem veren inan MHP’ye yönelik bu saldırıyı bir an evvel açıklamak mecburiyetindedir. Milletimizin başı sağolsun” dedi.