Ana Sayfa Blog Sayfa 4021

AP, hükümetin icraatlarını eleştiren Türkiye ilerleme raporunu kabul etti

Fransa’da gerçekleşen Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu toplantısında Ria Oomen-Ruijten tarafından kaleme alınan Türkiye 2013 ilerleme raporu 153’e karşın 475 oyla kabul edildi. Genel kurul toplantısında parlamenterler, hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı ve özgürlüklerin kısıtlanmaması gerektiğine vurgu yaptı.

indir

43 parlamenterin çekimser oy kullandığı oylamada  kızlı-erkekli evler ve alkol satışı konularının yer aldığı önerge kabul edilirken Youtube ve Facebook’un yasaklanmasını gündeme getiren 14 sayılı değişiklik ve Fethullah Gülen’e yönelik soruşturma açılması gerektiğini belirten 10 sayılı önerge reddedildi.Raporda ayrıca İznik ve Trabzon kiliselerinin ibadete açıklaması konusundaki önergenin tekrar gözden geçilmesi teklifi kabul edildi. KKTC’ye “gözlemci” statüsü verilmesi önergeleri reddedilirken, konunun Başkanlık Divanı’na taşınmasına karar verildi. Önergeyi veren Yeşiller grubu üyesi ve Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Helene Flautre de konunun Başkanlık Divanı’nda çözülme ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti.

‘Protestolara daha fazla tolerans gösterilmeli’

Parlamenterler toplantıda, Türkiye raportörü Rujiten’in raporda belirttiği gibi bağımsız yargının demokratik devletler için çok önemli olduğunu vurgularken, yolsuzluk iddialarıyla ilgili endişeli açıklamalar yaptı. Türkiye’de düzenlenen protestolara karşı daha fazla tolerans ve inanç düşüncelerinin güvence altına alınması gerektiğini de kaydeden parlamenterler, konuşmalarında ayrıca Berkin Elvan’ın ailesine de başsağlığı diledi. Raporda ayrıca Türkiye’nin önündeki reformlara net bir çerçeve sunması açısından Avrupa Birliği’nin müzakerelere devam etmesi gerektiği belirtildi.

Füle: hukuki devlet ve kuvvetler ayrılığı zorunludur

indir (1)

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stefan Füle, Türkiye’nin attığı olumlu adımların yanında derin endişe oluşturacak durumların da olduğunu, son yolsuzluk soruşturmalarına karşı hükümetin tutumunun yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığını derinden etkilediğini belirtti. Füle, Avrupa Birliği’ne üye olmak için özgürlüklerin artırılması, hukuk devleti ve kuvvetler ayrılığının zorunlulu olduğunun altını çizdi. Türkiye ile ilgili endişelerini Dışişleri Bakanı Davutoğlu ile AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu’na her fırsatta ilettiğini vurgulayan Füle, süratle çıkan yasaları eleştirdiğini ifade etti. Füle, “Bu yasalar çıkarılmadan önce birlikte çalışmamız lazım” dedi. Stefan Füle, Türkiye’de reformların önünün açılması için 23. faslın açılması gerektiğini de vurgulayarak, Kıbrıs’ta yeniden başlayan görüşmelerde Türkiye’nin önemli bir rolü olduğuna dikkat çekti.

Ruijten: Reformlar gerçekleştirilmedi

AP Türkiye Raportörü Ria Oomen-Ruijten, 17 Aralık’tan sonra yaşanan sürece ilişkin, “Türkiye’de bağımsız ve tarafsız yargıya ulaşmak için reformalar gerçekleştiriliyor düşüncesindeydik ama ortaya çıkan durum bu yönde olmadı” şeklinde konuştu. Gezi Parkı olaylarında yaşananların “çok ciddi” olduğunun altını çizen Hollandalı politikacı, Türkiye’de tarafsız bir yargıya ve kuvvetler ayrılığına ihtiyaç olduğunu, ifade hürriyetinin kesinlikle kısıtlanmaması gerektiğini söyledi. Türkiye ile iyi bir diyalog kurulmasından yana olduğunu kaydeden Ruijten, bu diyaloğun sadece çıkarılan yasalarla ilgili değil ülkenin geleceği ile ilgili de olması gerektiğini belirtti.

indir (2)

“Türkiye kriterleri yerine getirmek zorunda”

Raporun görüşmelerinde Berkin Elvan’ın öldürülmesi gündemdeydi.  Dün akşam yapılan görüşmelerde Avrupa Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Stefan Füle ve AP Türkiye raportörü Hollandalı vekil Ria Oomen-Ruijten başta olmak üzere rapor üzerinde söz alan çok sayıda milletvekili Berkin’in ailesine başsağlığı diledi. Füle, “Bugüne kadar hep Türkiye için iyi niyetli konuşmalar hazırladım ama bunları okuma fırsatım olmadı. Ama bugün size kişisel olarak görüşümü söylemek istiyorum. Bugüne kadar üyelikler ancak bütün kriterlerin yerine getirilmesiyle oldu. Bunun kısa yolu yok. Türkiye de üye olmak istiyorsa bunu yapacak. Ama biz de fasılları açmadan daha fazla talepkar olursak, bizim işimizi zorlaştırırsınız. Burada sorulması gereken soru, AB Türkiye için model olmalı mı? Bunun yanıtını vermeniz önemli. Bugün ölen genç çocuk Berkin Elvan olayını gündeme getirdiniz. Çok üzgünüm. Türk halkı daha fazla demokrasi talep ediyor. Ben Türk halkının bu çağrısını duyuyorum. Ve çalışmamda hep bu çağrı bana rehberlik edecek” diye konuştu. Füle toplantı sonrasında twitter hesabından yaptığı açıklamada:  “Avrupa Parlamentosu’ndaki bu akşamki tartışma Türkiye’nin destekçilerini kaybetmekte olduğunu gösterdi. Ankara’nın bu trendi tersine çevirmek için durumu değerlendirmesine ve gerekenleri yapmasına ihtiyaç var” diye uyardı.

23. fasıl için yol haritası belirlenmeli

Füle bu süreç devam ederken, AB’ye de Türkiye ile 23. başlığın müzakerelerinin başlaması için bir yol haritası belirlemesi çağrısında bulundu. Türkiye ile AB arasında yaklaşık üç yıl aradan sonra geçen sene 22. başlık müzakerelere açılabilmişti. Türkiye, 2014’te 23 ve 24. başlıkların da müzakerelere açılmasını talep ediyor.

(Yeşil Gazete)

Burası Berkin Elvan’ın cenazesi

AKP gençlik kollarının resmi twitter hesabında, Berkin Elvan’ın cenazesinden çekilmiş bir fotoğraf Recep Tayyip Erdoğan’ın Siirt mitinginden çekilmiş bir fotoğraf gibi yayınlandı.

Ekran Resmi 2014-03-12 16.32.47.png

Fotoğrafa photoshop marifetiyle AKP bayraklarının eklendiği görülüyor. Söz konusu fotoğraf, Berkin Elvan’ın cenazesi beklenirken Okmeydanı’nda çekildi.

Manipule edilmiş görsel, @akphaberleri isimli hesapta yayınlandıktan sonra twitter’dan pek çok tepki geldi.

Ekran Resmi 2014-03-12 16.37.56.pngEkran Resmi 2014-03-12 16.38.37.png

AKDÜŞÜNCE isimli hesab, gelen tepkilerin ardından gönderiyi silerek “Biz yazmışız gibi shoplanmış bazı tweetler hazırlanmış. Lütfen provakasyona gelmeyiniz.” açıklaması yaptı.

(@thereddawnact hesabı/ Yeşil Gazete)

Avrupa Genç Yeşilleri Federasyonu: “Berkin Elvan: Bir ölüm daha, adalet hala yok”

Avrupa Genç Yeşilleri Federasyonu (FYEG) Türkiyeli Genç Yeşiller ile birlikte yayınladıkları destek mesajında adalet ve dayanışma çağrısı yaptı.

Gezi Direnişi esnasında Avrupa’nın ve dünyanın dört bir taraftan yayınladıkları fotoğraf, video ve destek mesajlarıyla Türkiye’yi yalnız bırakmayan FYEG üyeleri Berkin Elvan’ın ölümünün ardından da desteğini esirgemedi.

Berkin

FYEG eş sözcüleri Michael Bloss ve Krassina Demireva yayınladıkları destek çağrısında “Sadece Berkin için değil Gezi Direnişi esnasında kaybettiğimiz diğer 7 arkadaşımız için de adalet istiyoruz. Türkiye’de, Ukranya’da, İspanya ve Almanya’da gerçekleşen polis şiddetine karşı sesimizi hep birlikte yükseltiyoruz. Demokrasi ve adalet istiyoruz, sokaklarımızı geri istiyoruz. Gün dayanışma günüdür. Türkiye’nin adalet arayışında yanlarındayız ve bu arayışa Avrupa’nın desteğini istiyoruz.” dedi.

Türkiyeli Genç Yeşiller  ise “Haberi aldığımızdan beri öfke ve kahır içindeyiz. Kurmaya çalıştığımız dünyada çocuklar ölmemeli. Berkin daha iyi bir gelecek için umudumuzdu. 269 gündür uyanmasını, yüzümüzü güldürmesini umudumuzu yeşertmesini bekledik; ama o gitti. Şimdi ise kırgınız, öfkeliyiz. Bir zamanlar hep birlikte atan kalplerimiz ne zaman ayrı düştü anlayamıyoruz. Kızgınız çünkü “devlet” nasıl bu kadar acımasız olur anlayamıyoruz. Kızgınız çünkü Berkin’in katillerini tanıyoruz ve onlar aramızda!” diyerek adalet çağrısını yineledi.

Açıklamanın ingilizce tam metine ulaşmak için tıklayınız.

(Yeşil Gazete)

 

 

[Özel Yayın] Berkin Elvan’ı sonsuzluğa uğurluyoruz

22.36 İstiklal Caddesi’nde pilav satan 16 yaşındaki H.A. alnının ortasından gaz fişeğiyle vuruldu. Şişli Etfal Hastanesi’ne götürülen H.A.’nın yüzünde kırıklar olduğu, kafasına dikiş atıldığı; beyin kanaması riskinin olmadığı söyleniyor.

Dersim’deki eylemde atılan gaz bombalarından etkilenerek kalp krizi geçiren polis memuru Ahmet Küçükta hayatını kaybetti. Zırhlı araç içindeyken kalp krizi geçiren Küçükta önce kalp pili değiştirilmek üzere Tunceli Devlet Hastanesi’ne götürülmüş, hastanede müdahale edilemeyince Elazığ Devlet Hastanesi’ne aktarılmıştı. Polis memurunun ölüm nedeni otopsi sonucunda kesinlik kazanazak.

21.48: İstanbul Barosu Kriz Masası’nın verdiği bilgiye göre İstanbul’da 50′ye yakın gözaltı var.

İHD’nin verdiği bilgiye göre, dernek bürosuna başvurmuş ve acil yardım yapılmış vatandaşlar dışında hastaneye gönderilen iki yaralı var. Bir vatandaş Pangaltı’nda kalp krizi geçirdi ve Şişli Etfal’e götürüldü. Bir vatandaşın darp neticesinde kaburgaları kırıldı.

20:56 Taksim, İstiklal ve Sıraselviler’ de polis saldırısı ve gözaltılar tekrar başladı.

20:39 Özlem Katısöz İzmir’den bildirmeye devam ediyor: “Lozan çıkışını kapattılar.”

2014-03-12-163

 

20.10 Özlem Katısöz İzmir’den bildiriyor : ” İzmir Alsancak’ta eylemcilere polis gaz ve tazyikli suyla saldırıyor. ”

2014-03-12-140

19.41 Eskişehir’de Berkin Elvan için toplanan vatandaşlara polis müdahaleye başladı.

İstiklal Caddesi’nde müdahale sürerken Mis Sokak’ta ve Kurtuluş’ta barikat kuruldu.

Bii0hOfIEAIt5yF

19:05 Polis Şişli’de Cevahir AVM önünde de kitleye gaz bombasıyla saldırdı. Cevahir’e sığınan halk içeride sloganlar atarak bekliyor.

 Cevahir AVM'nin önü 19:01 Kaynak: @arifbiriCevahir AVM’nin önü 19:01 Kaynak: @arifbiri

18:40 Taksim meydanın kapatan polis meydandaki insanlara saldırmaya başladı. Ancak meydanda kalabalık artıyor.

Taksim 18:45 Fotoğraf: 140Journos
Taksim 18:45 Fotoğraf: 140Journos
Taksim 18:00 civarı. Fotoğraf Muhsin Akgün
Taksim 18:00 civarı. Fotoğraf Muhsin Akgün

 

18.16 Taksim Meydanı saat 18.00 itibariyle polis tarafından abluka altına alındı. Polis İstiklal Caddesi’nin girişini kapattı, yol boyunca ara sokaklarda bekliyor. Öte Yandan Kurtuluş’ta da polis saldırısı devam ediyor.

BiihkHNIQAA3LPL
fotoğraf @pnarongun

17.41 Halaskargazi Caddesi’ndeki kalabalığa polis gaz ve tazyikli suyla saldırmaya başladı. Caddenin üzerinde dört TOMA’nın aynı anda harekete geçtiği görülüyor. Taksim Dayanışması’nın 19.00’da Taksim’e yaptığı çağrı öncesinde de meydan polis tarafından abluka altına alınmış durumda.

BiiZWRNIMAAZTWs
Fotoğraf: Özgün Uçar

Yaklaşık beş saatir Berkin’i uğurlamak için sokakta olan yüzbinlerce vatandaşı attığı sloganların sadece bir kısmı:

17:03 Barış Gencer Baykan Pangaltı’dan bildiriyor: Pangaltı’da polis barikatı. Geçişe izin vermiyor. Kalabalık bekliyor.

Pangaltı'da polis barikatı.
Pangaltı’da polis barikatı

16:26 Muhabirimiz Zeliha Yıldırım Agos’un önünden bildiriyor: “Berkin Elvan 15’inde bir fidan” ve “Yaşasın halkların kardeşliği” sloganları atıldı. Ramada Oteli yakınlarında 2 adet toma ve arkasında bekleyen polisler var.

16:20 Özgecan Kara Nişantaşı’ndan bildiriyor: Nişantaşı ve Harbiye’de bekleyen polisler

IMG-20140312-00003

15: 44 Ekipten Zeliha Yıldırım Şişli Camii’den bildiriyor: Çok büyük bir kalabalık adım adım ilerlemeye devam ediyor. Partilerin seçim bayraklarını indirenlere halktan alkışlarla destek geliyor.

15: 19 Ümit Şahin ve Özgecan Kara Şişli’den bildirmeye devam ediyor: Şişli Cevahir önündeki kalabalık “Berkin’in katili AKP’nin polisi” “Hükümet istifa” “Bu daha başlangıç mücadeleye devam” sloganları ile yürüyüşe başladı.

15:06 Tekrar yazarımız Ümit Şahin‘e bağlanıyoruz: “Cenaze konvoyu Şişli Camii önüne geldi, katil Tayyip Erdoğan sloganları atılıyor ve Mecidiyeköy tarafından insanlar gelmeye devam ediyor.”

14: 58 Yeşil Gazete yazar ve editörlerinden Ümit Şahin ile yaptığımız telefon görüşmesinden aktarıyoruz. Ümit, Şişli metro çıkışının kalabalıktan tıkandığını ve Mecidiyeköy- Şişli arası onbinler olduğunu belirtiyor.

14:50 Galatasaray lisesi öğrencileri arka bahçe Grand Cour’da toplandılar.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

14: 50 Yeşil Gazete ekibinden Barış Gencer Baykan Okmeydanı’ndan bildiriyor.

14: 38 Yeşil Gazete’den Zeliha Yıldırım Mecidiyeköy’ den bildiriyor. Eski Ali Sami Yen stadı önünden Şişli’ye yürüyen kalabalık “Berkin Elvan ölümsüzdür” sloganı atıyor. Araçlar yolu kapattılar.

14: 28 Kortejin başı Şişli’ye vardı

Fotoğraf: Özgün Uçar/ Twitter
Fotoğraf: Özgün Uçar/ Twitter

14: 13 Yeşil Gazete’den Koray Doğan Urbarlı‘nın Kızılay Meydanı’ndan gönderdiği video

 

13: 32 Murat Paker‘in twitter hesabından aldığımız fotoğraf: “Berkin’i uğurlamak için toplanan on binlerce İstanbullu, Okmeydanı’ ndan Şişli’ye yürüyor.”

fotoğraf (3)
Fotoğraf: Murat Paker/ Twitter

13: 13 Yeşil Gazete’den Koray Doğan Urbarlı Ankara‘dan bildiriyor: Bazı sendikalar ve Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık geldi.

koray2

12:39 Agos Gazetesi yazarı Yetvart Danzikyan‘ın twitter hesabından aldığımız fotoğraf: “Uğurluyoruz”

Fotoğraf: Yetvart Danzikyan: "Uğurluyoruz"
Fotoğraf: Yetvart Danzikyan: “Uğurluyoruz”

 

12:17 Yeşil Gazete’den Koray Doğan Urbarlı: Güvenpark Berkin Elvan’ı uğurluyor

fotoğraf (1)

12:15 Okmeydanı Metrobüs durağından Cemevi’ne yürüyen yüzlerce insan 15’inde bir fidan Berkin Elvan sloganı atıyor.

fotoğraf

Gezi direnişi sırasında Okmeydanı’nda evden ekmek almak üzere çıktığı sırada polis tarafından başından gaz kapsülüyle vurulan ve 269 gün komada kaldıktan sonra dün hayatını kaybeden 14 yaşındaki Berkin Elvan bugün sonsuzluğa uğurlanıyor.

Cenaze töreni 12:00’de Okmeydanı Cemevi’nde başlayacak ve cenaze 15:00’de Şişli’de toplanacak kalabalıkla birlikte Feriköy mezarlığına götürülerek toprağa verilecek.

Okmeydanı sabah saatlerinden itibaren binlerce kişi tarafından dolduruldu. Fotoğraf: Ahmet Şık
Okmeydanı sabah saatlerinden itibaren binlerce kişi tarafından dolduruldu.   Fotoğraf: Ahmet Şık

Cenazeye büyük bir kitlenin katılımı bekleniyor. Okmeydanı sabah saatlerinden itibaren binlerce kişi tarafından doldurulmuş durumda.

Ayrıca Türkiye’nin her yerinde Berkin Elvan’ı uğurlamak için törenler yapılıyor.

Gelişmeleri, cenaze törenini izleyecek olan Yeşil Gazete muhabirlerinden alacağımız bilgilerle canlı güncellemelerle aktarmaya devam edeceğiz.

 

(Yeşil Gazete)

Mahkemeden Topçu Kışlası onayı

Mahkeme, ‘Topçu Kışlası’na verilen onayın iptal edilmesi için açılan davayı reddetti.

040720130652092516853

Radikal Gazetesi’nden Elif İnce‘nin haberine göre, Beyoğlu’ndan sorumlu 2 No’lu Koruma Kurulu’nun ‘kamu yararına aykırı’ diyerek reddettiği Topçu Kışlası projesi, yeniden gündemde. Gezi Parkı Koruma ve Güzelleştirme Derneği’nin ‘Topçu Kışlası’ projesine Yüksek Kurul’da verilen onayın iptal edilmesi için açtığı dava, İstanbul 6. İdare Mahkemesi’nce reddedildi.

Topçu Kışlası Projesi, 2 No’lu Koruma Kurulu’nca ‘kamu yararına aykırı’ diyerek reddedildikten hemen sonra Başbakan Tayyip Erdoğan ’dan “Reddi reddederiz” açıklaması gelmişti. Ardından 2013 Şubat’ta Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu, 2 No’lu Koruma Kurulu’nun reddettiği projeyi, hiçbir gerekçe göstermeden onaylamıştı.

Bunun üzerine Gezi Parkı Koruma ve Güzelleştirme Derneği bakanlığa dava açarak yüksek kurul kararının iptalini ve yürütmesinin durdurulmasını istedi. İstanbul 6. İdare Mahkemesi, 31 Mayıs’ta ‘Telafisi mümkün olmayan zararlar doğacağı’ gerekçesiyle ‘yürütmeyi durdurma’ kararı verdi. Ancak aynı mahkeme, 21 Şubat 2014’te davanın reddedilmesine karar vererek “Dava konusu işlemde hukuki isabetsizlik görülmemiştir” dedi.

Mahkeme, açılan davanın “Eserin ihyasını engelleme sonucunu doğuracak” bir dava olmadığını, mahkemenin ancak “projenin eserin aslına uygun olup olmadığını” inceleyebileceğini, davacının bu yönde bir “bilgi ve belge ortaya koyamadığını” belirtti.

Kararda şöyle denildi: “Davacı taraf, Taksim Gezi Parkı’nın park olarak korunmasının kamu yararı ve ihtiyaçlarına daha uygun olduğu, bugün herhangi bir kalıntısı dahi bulunmayan bir yapının ihyasının bu amaca hizmet etmediği iddiasında bulunmuştur. Ancak bu iddialar, Topçu Kışlası’nın taşınmaz kültür varlığı olarak tesciline ilişkin işleme karşı açılan bir davada incelenebilecek türden iddialardır.”

‘Parka kanunen giremezler’

Kararı Danıştay’da temyiz edeceklerini belirten Gezi Parkı Koruma ve Güzelleştirme Derneği Avukatı Birkan Işın, “İmar planları iptal edildiği için kanunen parka giremezler. Ancak bu kararın hiçbir gerekçesi yok. Biz Topçu Kışlası’nın temel planlarının bile olmadığını, yeniden inşa için yeterli bilgi olmadığını belirtmiş, uzman görüşlerini de sunmuştuk. İki kere hukuğa aykırı bulunarak yürütmeyi durdurma verilmiş davada iptal talebinin kabul edilmesi beklenir” dedi.

Mimarlar Odası’nın avukatı Can Atalay da mahkeme kararının hukuksuz olduğunu savunarak “2 No’lu Koruma Kurulu, Topçu Kışlası’nın tescil edilmiş olmasını bir gerekçe olarak kabul etmemiş ve avan projeyi reddetmişti. Bu durumda idare mahkemesinin ‘Tescil kararına dava açın’ diyerek dosyayı reddetmesi kabul edilemez” dedi.
‘İmar planlarının iptali Danıştay’dan dönerse tehlikeli’

(Radikal)

Aklını, ahlakını, vicdanını yitirmiş muktedirler! O çocuğu öldürdünüz…- Oya Baydar

oya_baydarO küçücüktü; 16 kiloya düşmeden önce de öyleydi: Kara kaşlarının altındaki muzip çocuk yüzü, hüzünlü bakışlarıyla zayıf naif, incecik ve belli ki ele avuca sığmaz bir afacan; delikanlılığa ömrü yetmeyen bir yeniyetme… Bu satırları yazarken içim kıyılıyorsa eğer, iyi yazının düşmanı olan gözyaşlarımı tutamıyorsam, biraz da Berkin’in sarışın kopyası olan sekiz yaşındaki minicik (o da 16 kilo) torunumu hatırlattığı içindir. İnsan, acıyı kendi üzerinden deneyimledi mi yüreğinde duyar. Gözyaşları ancak o zaman gözlerden değil yürekten fışkırır.

Bazen sözcükler yalan söyler, sözcükler çıplak acı gerçeği saklar, sözcükler suçları, günahları, cinayetleri örten kalleş kalıplara dönüşür. Ölmek ve öldürmek iki ayrı sözcük, iki ayrı fiildir, unutmayalım; “Berkin öldü” demeyelim, bilmeyerek cinayetin suç ortağı olmayalım. Çünkü o çocuk ölmedi, ÖLDÜRÜLDÜ. Aklını, izanını, ahlakını, vicdanını yitirmişler ülkesinde muktedirlerin ortak cinayetidir Berkin’in yaşama vedaı.

Berkin, bu ülkede devlet dersinde öldürülen ne ilk ne de son çocuk. Tarihimiz, gelmiş geçmiş muktedirlerin devlet dersinde öldürdükleri çocukların terk edilmiş, bakımsız, yaban otlar, dikenler bürümüş şehitliğidir. İnsanlık değerlerini, ahlakını, vicdanını iktidar şeytanına, paranın ve yalanın cinlerine, kin ve intikam iblisine satmış muktedirlerin pislikleriyle kirlettikleri utanç sayfalarıyla doludur. Burası çocukların kanıyla, canıyla beslenen devletlû’ların cezasız kaldığı, taç giydiği, kahramanlaştırıldığı ülkedir. Bu ülke, anlı şanlı hakanların iktidara ortak olmasın diye kendi evlatlarına kıydıkları; insanların Ermeni, Alevî, Kürt diye, terörist, komünist, ateist diye katli vacip ilan edildikleri; küçücük çocukların devlet adına katledildikleri ülkedir.

Ece Ayhan’ın yüreğe hançer gibi saplanan şiirinden daha iyi nasıl anlatabilirim ki ben?

 Buraya bakın, burada

Bu kara mermerin altında

Bir teneffüs daha yaşasaydı

Tabiattan tahtaya kalkacak

Bir çocuk gömülüdür.

Devlet dersinde öldürülmüştür

…………………..

Maveraünnehir nereye dökülür?

En arka sırada

bir parmağın tek ve doğru karşılığı:

-Solgun bir halk çocukları

Ayaklanmasının kalbine! dir.

Muktedirlerin el birliğiyle işledikleri bu cinayetten kimse elini yıkayamaz. Berkin’in kanı devletin, hükümetin, ille de hükümetin başının ellerine bulaşmıştır. Bu bir devlet cinayetidir; tıpkı Roboski’de ölen çocukların, terörist diye evinin önünde vurulan 12 yaşındaki Uğur Kaymaz’ın, dünyaya kocaman gözleriyle, biraz da korkuyla bakan Ceylan’ın, yaşı büyütülüp asılan Eren’in, daha binlercesinin öldürülmesi gibi. Gezi’de Berkin’i ve diğer çocuklarımızı öldüren, yaralayan, sakat bırakan polislerin destan yazdıklarını utanmadan söyleyen, bugün kanlı bıçaklı olduğu emniyet mensuplarını o gün kutlayan Tayyip Erdoğan ve bütün adamları, yalakaları, şakşakçıları bellerine kadar gömülüdür bu kana. Kan tekin değildir. Kan lekesi giysilerden, ellerden, günün takvim sayfalarından silinse bile tarihten silinmez. Suç ortaklığı “paralel devlet” demagojisiyle, lobilerle, darbe paranoyalarıyla örtülemez. Paraleli, taraleli, hepiniz ortak pusularınızda öldürüyorsunuz çocuklarımızı.

Öyle olaylar vardır ki anlamları ve kapsama alanları kendilerini fersah fersah aşar. Hrant Dink cinayeti bunun yakın tarihimizdeki en önemli örneğidir. Hangi kesimden, hangi dinden, hangi düşünceden olursa olsun, bu ülkenin namuslu, iyi insanları Hrant Dink’in arkasından vicdanda buluştular. Örneğini daha önce görmediğimiz bir vicdan sorgulaması, kendileriyle bir yüzleşme, hesaplaşma yaşadılar. Bir ilkti, başlangıçtı; henüz bitmedi, hâlâ devam ediyor. Öylesine kirlenmiş, köreltilmiş ki bu toplumun siyasal vicdanı, eşik kolay kolay aşılamıyor; çünkü “bebeklerden katiller yaratanlar” Hrant’tan önce de iktidardaydılar, şimdi de iktidardalar.

Hrant Dink: bu ülkenin en yiğit, en barışçı, en vicdanlı çocuklarından biri olan sevgili arkadaşım, canı pahasına da olsa bizleri ortak yasta, ortak vicdanda buluşturmuştu. Cepheleştiğimiz, bölündüğümüz, düşmanlaştığımız, lime lime olduğumuz şu cinnet günlerinde, bütün masumiyeti, günahsızlığı ve o çocuk gülümsemesiyle Berkin de ortak bir yasta buluşturup barıştırabilir mi bu toplumu? Bir mucize olur mu? Tayyip Bey çoktandır unuttuğu insanlığını hatırlayıp, bir damlacık gözyaşı da Berkin için döker mi? Seçim meydanlarındaki küfürleşmeyi, hakaretleri, tehditleri, kof böbürlenmeleri bir dakika için bırakıp, iktidarlarına kurban ettikleri o çocuğu hatırlayıp bir özür, bir pişmanlık cümlesi kurar mı?

Ölü gözünden yaş mı bekliyorum? Belki de haklısınız. Belki de insanlıktan çıkan ve çıkarılanlar, dindar ve kindar nesiller yetiştirmekle övünenler, kinle nefretle büyütülenler Berkin için bir damla gözyaşı dökmekten acizdirler. Ama ben hâlâ, bu toplumda bir nebze insanlık, küçücük bir vicdan ışığı olduğuna inanmak istiyorum. “Sözün bittiği yer” deniyor ya hani, ben de “yazının bittiği yer”in eşiğindeyim. Söz ve yazı bitince umut tükenmiş demektir. O çocuğu devlet ve iktidar dersinde öldürenler, ülkede umudu da hızla tüketiyorlar. Ve bir şeyi unutuyorlar: Burası Türkiye, burada devran beklenmedik anda dönüverir; çocuk ve umut katillerinin cezaları da ağır olur. “Yaptığım en iyi spor, umutla yarınlara koşmak” diye yazmış Berkin. Onun koşusunu sürdürmek gerek.

Bu satırlar yazılırken ülkenin dört bir yanında, yetti artık diyen; ölümü değil hayatı, kokuşmuş muktedirleri değil umut dolu çocukları kutsayan milyonlar ayağa kalkıyor. Ve ölümlerden hiç ders alınmamışçasına, polisler zulme isyan eden kitlelere saldırıyor. Genç kanıyla beslenenlere yeni Berkin’ler mi gerekiyor? Taralellerin paralellerin emrindeki polisler Başbakanları için yeni destanlar mı yazmaya hazırlanıyorlar?

••••••••••••

Son an notu: Berkin’in cenaze töreni hepimiz için bir sınav olacak. İktidar suçunu hafifletecek bir tutum benimserse; kitlenin anlaşılabilir, haklı isyanını zorbalıkla bastırmaya, yeni cinayetlere yol açacak müdahalelere yeltenmezse ülke kazanır. Aksi durumda, benzerini yaşamadığımız bu gerginlik ve çatışkı ortamında, işlerin nereye varacağını tahmin etmek güçtür.

Berkin’in cenazesinin acımızla, kaybımızla orantılı bir vakarla; bilinçli bilinçsiz, görevli ya da gönüllü provokasyonlara kapılmadan kaldırılmasının sorumluluğu da bizlerde: yani çocukların vurulup öldürülmediği, katillerin iktidar ya da kahraman olmadıkları özgür ve barışçı bir Türkiye umudu taşıyanlarda… Hrant’ın uğurlanışı unutulmaz bir örnektir. Orada kimse ölümden siyasal rant devşirme peşinde değildi; orada acı, utanç, kardeşlik hâkimdi. Bu yüzden ardından yüzbinleri sürükledi ve bu yüzden orada bulunamayan milyonları etkiledi. Berkin’i de, çatışarak değil yasta buluşarak, daha iyi bir Türkiye özleminde ortaklaşarak uğurlamalıyız.

 

Oya Baydar – t24.com.tr

 

Yeşiller Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı belgelerini sızdırdı

AB - USAAvrupa Parlamentosu‘nda Yeşiller Partisi grubunun önde gelen Alman milletvekilleri, devam eden Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) müzakereleri ile ilgili gizli belgeleri, bunun ‘kamu yararı’ ve ‘demokrasinin korunması’ için olduğunu gerekçe göstererek Cuma günü (7 Mart) sızdırdı.

‘TTIP’in, iç pazarın sosyal ve toplumsal açıdan yönetiminde demokrasinin araçlarını ortadan kaldırma riski bulunuyor’ diyen AP üyesi Sven Giegold, belgeleri yayımlama kararlarını savundu.

Yeşiller daha önce de AB ile ABD arasında planlanan serbest ticaret anlaşmasını eleştirmişti, ancak belgelerin geçen hafta sızdırması tartışmayı hararetlendirdi.

Partinin, kurduğu özel bir sitede yayımladığı Almanca belge, AB Bakanlar Konseyi’nin ABD ile müzakerelerde izleyeceği esasları içeriyor. Belgede aynı zamanda Yeşillerin, Konsey belgesindeki belli paragraflarla ilgili detaylı yorumları da bulunuyor.

18 sayfalık belgede buna rağmen net bir dil kullanılmıyor. Giegold da, yetki belgesinin ilk bakışta sürpriz bir şekilde olumlu gibi göründüğünü kabul ediyor. Ancak Giegold, ‘bürokrasi Almancası’nı’ bilenlerin, TTIP’in ‘piyasanın iddialı ve kapsamlı bir şekilde açılması anlamına geleceğini‘ kolayca göreceğini söyledi.

‘TTIP, parlamentonun yetkilerini elinden alacak’

Yeşiller özellikle yatırımların korunmasına ilişkin detaylı paragraflarla ilgili eleştirilerini net bir şekilde dile getiriyor: ‘Yatırımcılar ve şirket örgütleri korunacak ve kendilerine özel dava açma hakları tanınacak. Halk ve çevre ise arkaya atılacak!’

Konsey belgesinde, ‘Anlaşmanın, yatırımcılar ve devletler arasındaki anlaşmaların çözülmesi için etkin bir mekanizma oluşturması gerekir[…]’ deniliyor ve bu tahkim mekanizmasının, ‘orantısız, keyfi veya ayrımcı önlemlerin yasaklanması da dahil olmak üzere adil ve tarafsız bir muamele’ sağlaması öngörülüyor.

Yeşiller özellikle belgede muğlak gördükleri cümleleri eleştirerek, gelecekte ‘neyin ‘adil ve tarafsız’ olarak değerlendirileceğini parlamentoların, kamu kurumlarının ya da mahkemelerin değil, gizli tahkim kurullarındaki yatırım avukatlarının belirleyeceğini’ söylüyor.

Giegold, ‘Şunun altını tekrar tekrar çizmek gerekiyor ki, örneğin şirketlerin çevre kanunlarına ya da çalışan haklarına saldırdığı uluslararası tahkim kurulları, Avrupa’daki parlamentoların yetkilerini ellerinden alabilecek’ dedi.

Yeni bir araştırmayı değerlendiren, Avrupalı Yeşillerin önümüzdeki Avrupa Parlamentosu seçimlerindeki önde gelen adaylarından Ska Keller, TTIP sayesinde petrol ve doğalgaz şirketlerinin, hidrolik kırma konusundaki katı düzenlemeler ve yasaklardan dolayı milyarlık tazminat davaları açabileceğini söyledi.

Keller, ‘TTIP ile şirketler, çevre ve toplumsal standartlara karşı çok kapsamlı şikayet haklarına sahip olacak’ dedi.

‘Demokrasiyi korumak’ için tabu yıkıldı

TTIP müzakereleri gizlilik içinde yürütülüyor ve Giegold da belgeyi sızdırarak bir tabuyu yıktığının farkında. Giegold, Alman Yeşil Parti’nin sitesinde yayımlanan bir röportajında bu kararını savundu.

AP üyesi, ‘TTIP, kamu çıkarlarını ciddi bir şekilde ilgilendiriyor. Transatlantik ticaret anlaşması, demokratik etki alanımızı kendi içinde hapsedebilir. Bu sebeple gizli yetkiyi yayımlama kararı aldım. Benim açımdan demokrasinin korunması, Komisyon’un rahatsız edilmeden, arka odalarda gizli görüşmeler yürütme isteğinden daha önemli’ dedi.

Yeşiller, Avrupa Komisyonu’nu, kamuyu bilerek sürece dahil etmeden müzakere yürütmekle suçluyor:

‘Sivil toplum dışarıda kalırsa büyük şirket lobilerinin imtiyazlı erişimi söz konusu olacak. Standartların bu şartlar altında karşılıklı tanınırlığının sağlanması ve uyuma sokulması, çevresel damping açısından ciddi bir vaka oluşturma riskini getiriyor. Genetiği değiştirilmiş mısır türlerine münferit olarak izin verilmesi, barajda çatlaklara yol açabilir. Antibiyotik bulaşmış etlerin ithalatının önüne geçmek bile mümkün olmayacak.’

AB ile ABD arasındaki TTIP müzakerelerinin dördüncü turu, Pazartesi günü (10 Mart) Brüksel’de başladı. Müzakerelerdeki gizliliğe tepkiler karşısında AB, Ocak ayında şirket yatırımlarının korunmasına ilişkin görüşmeleri üç ay süreyle askıya almıştı.

EurActiv Almanya

 

 

“Yasayı yapan biziz… Gerekirse suç olmaktan çıkarırız”

Screen Shot 2014-03-11 at 23.39.00İçişleri Bakanı Efkan Ala ve Bilgi Teknolojileri Kurumu Başkanı Tayfun Acarer arasında geçtiği iddia edilen telefon görüşmesinin ses kayıtları Twitter’daki @bascalan rumuzlu kullanıcı tarafından internete sızdırıldı. Konuşmada, dönemin Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala, BTK Başkanı Tayfun Acarer’i, gazeteci Mehmet Baransu’nun sitesinin mahkeme kararı olmaksızın kapatılması konusunda teskin ediyor.

Baransu’nun mahkeme kararı olmaksızın sitesinin kapatılması üzerine dava açabileceğinden çekinen Acarer’e Efkan Ala “Ya kardeşim biz yasa yapan yeriz, gerekirse hangi yasa yapılıyorsa onu yapar, sizin yaptığınızı suç olmaktan çıkarırız, bu olsa bile.” şeklinde güvence veriyor.

)

(Yeşil Gazete)

Berkin Elvan için Başbakan’ın danışmanı Varank’ın hesabına el koydular

Türkiye Berkin Elvan’ın ardından ayaktayken bir eylem de kızılhacker’lardan geldi.

DlmkHack, Başbakan Erdoğan’ın danışmanı Mustafa Varank’ın twitter hesabına el koydu ve Berkin Elvan’ın resmini kapak fotoğrafı yaparak hashtag’i ile tweet yayınına başladı.

İşte Mustafa Varank hesabından yayınlanan bazı tweetler:

varank1

varank2

Mustafa Varank kimdir?

Mustafa Varank
Mustafa Varank

Haberdar.com’da yayınlşanan biyografiisine göre İmam Hatip mezunu olan Mustafa Varank, sırasıyla ODTÜ Siyasi Bilimler Akademisi’nden mezun olup daha sonra yurt dışında eğitim almıştır.

Başbakan’ı iPad kullanmaya alıştıran isim olarak bilinen ve Erdoğan’ın adeta gölgesi olarak bilinen Mustafa Varank, talepleri not alıyor, konuşma notlarını, özel telefonunu taşıyıp, görüşmelerini organize ediyor. Başbakan Erdoğan’ın danışmanı olan Mustafa Varank, Çağatay Kılıç’ın yerine özel kalem müdür yardımcısı olarak görev yapmaktadır.

Mustafa Varank sıkı bir sosyal medya kullanıcısıdır. Mustafa Varank twitter’ı etkin bir şekilde kullanmasıyla dikkatleri üzerine çekmiştir.

(Yeşil Gazete)

[Özel Yayın] Berkin Elvan’ın ardından neler oluyor?

Yeşil Gazete olarak İstanbul ve Ankara’da 5 muhabirimizle sokaklardayız.

****

Yeşil Gazete’den Özgecan Kara Taksim’den bildiriyor (21:50):

Mis Sokak’ta yaralan bir gösterici sağlık görevlilerince taşınıyor.  Tomanın müdahalesi olduğu için yaralının durumu hakkında bilgi alınamadı. İstiklal Caddesi’nde gruplar toplanmaya çalışıyor. Sloganlar atılmaya devam ediyor.

photo

Kadıköy’ün sokaklarında yer yer barikat girişimleri görülüyor (22:00)

Fotoğraftaki yüzler özel olarak buğulanmıştır.

Kadıköy barikat denemeleri 22:01

Berkin Elvan’ın ölümünün ardından yapılan eylemlere yurtdışından destekler de gelmeye devam ediyor. Stockholm (via @erdierge):

Berkin Elvan eylemlerine bir destek de İsveç'in başkenti Stockholm'den...
Berkin Elvan eylemlerine bir destek de İsveç’in başkenti Stockholm’den…

Yeşil Gazete’den Savaş Çömlek ve yurttaş gazetecisi Vahit Kozacıoğlu bildiriyor (21:42)

Cemevi’ne giden yolda duvarlar “Katil polis” sloganlarıyla bezeli. Cemevi önünde büyük bir ateş yakılmış, insanlar ısınmak için etrafında. Ayrıca bekleyenlere çay ve börek ikram ediliyor.

Yeşil Gazete’den Özgecan Kara Taksim’den bildiriyor (21:40):

Taksim metrosunun meydan çıkışında yaklaşık 200 gösterici, 50 civarı çevik kuvvetin fiziksel müdahalesi ile uzaklaştırılmaya çalışılıyor. Grup AKM tarafına sürükleniyor. 1 toma hazırda bekliyor.

Yeşil Gazete’den Özgecan Kara Taksim’den bildiriyor (21:07):

İstiklal Caddesi’nde yoğun müdahale var. Toma su sıkmaya devam ediyor. Sokak başlarında çevik kuvvet ekipleri bekliyor. Ara sokaklardaki göstericiler  slogan atmaya devam ediyor.

Yeşil Gazete’den Gizem Hasırcıoğlu Kadıköy’den bildiriyor (20:56):

Polisin gazlı müdahalesi sonucu göstericiler büyük oranda dağıldı. Toplanmaya çalışan göstericilere halk tencere-tavalar ile destek oluyor. Mekan sahipleri camlara “Çocuklar ölmesin, şeker yiyebilsin”, “Cenaze var, bu akşam kapalıyız” yazıları asarak destek gösterisinde bulunuyor.

kadıkoy2

Yeşil Gazete’den Gözde Kazaz bildiriyor (20:58):

Rumeli Caddesi’ndeki göstericilere Valikonağı civarında TOMA da saldırdı. Grup Beşiktaş yönünde çekildikten sonra yeniden toplanıyor.

TOMA Rumeli Caddesi'ne girdi, ancak şu anda görünmüyor...
TOMA Rumeli Caddesi’ne girdi, ancak şu anda görünmüyor…

Çağdaş Hukukçular Derneği (Twitter’da, @CHDİstanbul) İstanbul Şubesi (20:50):

“Gözaltı ve yaralılar için gönüllü avukatların çalışacağı kriz merkezi için 444 52 71 dahili 2’yi arayabilirsiniz.”

Yeşil Gazete’den Gözde Kazaz bildiriyor (20:44):

Beşiktaş’tan yola çıkan grubun ön tarafına polisin gaz bombalı saldırısı başladı. Grup gaz bombalarına rağmen yürümeye devam ediyor, “Sık bakalım” ve “Biber gazı oley” sloganları atılıyor. Grubun ön kısmı Halaskargazi Caddesi’ne ulaşmış durumda.

Beşiktaş'tan yola çıkan grup Halaskargazi'ye ulaştı.
Beşiktaş’tan yola çıkan grup Halaskargazi’ye ulaştı.

Anatolia Hack (Twitter) – 19:55:

İzmir Alsancak’ta yürüyüş devam ediyor.

İzmir Alsancak
İzmir Alsancak

Yeşil Gazete’den Savaş Çömlek bildiriyor (19:45):

İstiklal Caddesi’ni dolduran, bariş bayrakları ve HDP bayraklarinin yogunlukta olduğu yaklasik iki bin kişi  tomadan sıkılan gazlı su ve polisin biber gazı atması nedeniyle ara sokaklara dağıldı. Dağılan protestocular yeniden toplanmaya çalışıyor. Protestocular “Berkin’in katili AKP’nin polisi” slogani atiyor.

Yeşil Gazete’den Gözde Kazaz bildiriyor (19:40):

Beşiktaş’taki eylemciler, Ihlamurdere Caddesi üzerinden Taksim’e doğru yürüyüşe geçti. Büyük bir kalabalık var. Çarşı grubu fişekler yaktı.

kadikoy

Yeşil Gazete’den Gizem Hasırcıoğlu Kadıköy’den bildiriyor (19:39):

Kollektifler, DEV-LİS (Devrimci Liseliler) , Halkevleri, DSİP (Devrimci Sosyalist İşçi Partisi) Boğa’dan Bahariye Caddesi’ne doğru yürüyüşe başladı. Çok büyük kalabalık Boğa çevresinde beklemeye devam ediyor. Gezi’de öldürülenlerin isimleri teker teker sayılıyor, kalabalık “yaşıyor” diye cevap veriyor.

Atılan sloganlar ise şöyle;

-Gezi’de bir fidan, ölmedin Berkin Elvan

-Hırsız var, katil var

-Faşizme karşı omuz omuza

-Berkin Elvan onurumuzdur

Kadıköy1

Yeşil Gazete’den Gözde Kazaz bildiriyor (19:00):

İstanbul Beşiktaş meydanı tamamen doldu. Kalabalık “Bu daha başlangıç, mücadeleye devam” sloganları atıyor.

 

Yeşil Gazete’den Savaş Çömlek bildiriyor (18:40):

İstiklal Caddesi üzerinde bekleyiş sürüyor. 30-40 kişilik gruplar cadde arasında ve sokak başlarında toplanmış. Aralarında kasklı ve gaz maskeli protestocular da var. İstiklal Caddesi üzerinde çok fazla polis görünmüyor ama Taksim Meydanı’nda polis birtakım önlemler almış durumda. Şu an genel bir bekleme havası hakim.

Yeşil Gazete’den Gözde Kazaz Bildiriyor (18:32):

İstanbul Beşiktaş’taki Kartal heykeli önünde kalabalık artıyor. Abbasağa Forumu’nun çağrısıyla 19.30’da başlayacak eyleme bir saat kala kalabalık sloganlar ve pankartlarla Berkin Elvan’ı anıyor.

Beşiktaş'ta kalabalık 18.30 itibariyle 2.000 kişiyi geçmiş durumda.
Beşiktaş’ta kalabalık 18.30 itibariyle 2.000 kişiyi geçmiş durumda.

Yeşil Gazete’den Koray Doğan Urbarlı bildiriyor (18:30):

Ankara Kızılay’da saat 18.00’de polis saldırısı başladı. Meydanda ve sokaklarda yaklaşık 15.000 kişi toplanmıştı. Polis gördüğü irili ufaklı her gruba gaz bombasıyla saldırdı. Şu anda Kızılay Meydanı boşaltılmış durumda. Uzaktan görebildiğim kadarıyla Kızılay – Kurtuluş – Demirtepe taraflarında protestocularla polis arasında çatışma devam ediyor. Yine uzaktan görebildiğim kadarıyla protestocular polise havai fişekle karşılık veriyor.

 Yeşil Gazete’den Gözde Kazaz bildiriyor (18:00):

Beşiktaş’ta Kartal heykeli önünde toplanma başladı. Yaklaşık 300 kişilik grup “Katil devlet hesap verecek” “Katil devlet yıkılacak elbet”, “Anaların öfkesi katilleri boğacak”, “Katil var” ve “15’inde bir fidan Berkin Elvan” ve “Beşiktaş uyuma Berkin’e sahip çık” sloganları atıyor. Geziden ölenlerin ismi sayılıyor, kalabalık “Yaşıyor” diye haykırıyor.


Yeşil Gazete muhabir ve editörlerinden Savaş Çömlek bildiriyor (15:35):

Okmeydanı’nda Cemevi önünde 2000 kadar insan toplanmış durumda. İnsanlar gelmeye devam ediyor. Ana yollar halk tarafından trafiğe kapatılmış durumda. Berkin Elvan’ın adli tıptan gelen cenazesi bekliyor. Sokak başlarına ateşler yakılmış, ev eşyaları ve pazar malzemeleriyle barikatlar kurulmuş durumda. Yakın mesafede polis gözükmüyor. Mahallenin uzak bölgelerinde, sokak girişlerinde TOMA’lar ve Akrep’ler konuşlanmış durumda.

“Berkin Elvan onurumuzdur, Berkin Elvan ölümsüzdür, Katil polis hesap verecek” sloganları atılıyor. Cemevi’nin penceresinde Bekin Elvan’ın yakınları olduğu tahmin edilen kişilerin ağladığı ve etraflarındaki kişiler tarafından sakinleştirilmeye çalışıldığı görülüyor. Ailesi çok üzgün. Protestocular “Bütün geceyi burada geçireceğiz” diyorlar.

Mahallenin anacaddeleri kızıl bayraklarla donatılmış durumda. Duvarlar Berkin Elvan’ın ölümüyle ilgili sloganlarla dolu. Okmeydanı ve Cemevi etrafında bekleyiş sürüyor.

(Yeşil Gazete)