Ana Sayfa Blog Sayfa 3999

Greif işçilerine şafak baskını

0

İki aydır grevde olan Greif işçilerine polis sabahın erken saatlerinde baskın yaptı.

İş makinalarıyla dış kapıyı kıran çevik kuvvet polisleri fabrikaya girdi. 90 işçinin gözaltına alındığı öğrenildi.

İşçilerin avukatlarından Barkın Timtik BBC Türkçe’ye yaptığı açıklamada gözaltı gerekçesinin “fabrika işgali, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali ve görevli memura mukavemet” olduğunu söyledi.

İşçiler Eyüp Devlet Hastanesi’ndeki sağlık kontrolünün ardından Vatan Caddesi’ndeki Emniyet Müdürlüğü’ne getirildi ve işçilerin ifadeleri alınmaya başlandı. Fabrikanın çatısında bir grup işçi direnişe devam ederken, çevik kuvvet polislerinin fabrika önünde bekleyişi sürüyor. Gözaltına alınan işçiler arasında yaralılar olanlar var.

İstanbul Hadımköy ve Dudullu’da faaliyet gösteren Amerikan menşeili bir çuval fabrikasında toplu iş sözleşmesinde anlaşma olmayınca, 2 ay önce 600 işçi fabrikayı işgal etmişti.

Taşeron uygulamasına son verilmesi, maaş artışları ve fazla mesai ücretlerinin yeniden düzenlemesini isteyen işçiler, gece de fabrikada nöbet tutuyordu.

(CNN Türk/BBC Türkçe/ Yeşil Gazete)

Ezeli rakipler Avrupa’da yarı finalde

0

Kadınlar Basketbol ligimizin lokomotifi sayılan ezeli rakipler Fenerbahçe ile Galatasaray Odeabank Kadınlar Eurolegue’de yarı finale kalarak büyük bir başarıya imza attılar. Ülkemizden iki takımının yer aldığı 4’lü finalde Fransa Şampiyonu Bourges Basket ve yıldızlar topluluğu olarak tabir edilen ve geçen yılın Eurolegue şampiyonu UMMC Ekaterinburg’da yer alıyor..

Bu sezon Kadınlar Eurolegue mücadelesinde büyük başarılara imza atan kadın takımlarımız, 8’li finallerinde Fenerbahçe, Galatasaray Odeabank, Kayseri Kaski yer almayı başardılar. 8’li finaller kura çekiminden sonra 3 takımımızda A grubunda yer aldıl. Fenerbahçe grubu namağlup bitirirken, Galatasaray Odeabank ise grup ikincisi olarak isimlerini yarı finale yazdırmayı başardılar.
A grubunda yer alan Fenerbahçe, son maçında Spartak Moskova’yı 58-57 yenerek grubu lider bitirdi. Galatasaray Odeabank da diğer Türk ekibi Kayseri Kaski’yi 58-56 ile geçip ikinci olarak yarı final vizesi aldı.

Yarı finalde zorlu rakipler

Eurolegue 8’li finalde A grubunu ilk iki sırada tamamlamayı başaran Fenerbahçe ile Galatasaray Odeabank’ı yarı finallerde zorlu rakipler bekliyor. İki takımımızda rakiplerini yenmeyi başarırlarsa, 13 Nisan tarihinde Eurolegue finalinde takımlarımız birbirleriyle karşılaşacaklar.
Fenerbahçe’nin yarı finalde rakibi B grubunu 1 galibiyet olarak ikinci sırada tamamlayan Fransız temsilcisi Bourges Basket oldu. Fransa liginin son dört sezonun şampiyonu olan Bourges Basket final maçları oynamaya alışık, tecrübeleri bir takım olarak dikkat çekiyor.
Sarı kırmızılı ekip, yarı finalde ev sahibi ve son şampiyon Ekaterinburg ile oynayacak. Kadrosunda WNBA patentli birçok yıldızı barındıran ekip de Diana Taurasi , Deanna Nolan , Candace Parker gibi isimler dikkat çekiyor.

Kadınlar Eurolegue yarı final maçları 11 Nisan tarihinde oynanacak. Galatasaray Odeabank- Ekaterinburg maçı saat 16:00’da, yarı finalin diğer maçı Fenerbahçe- Bourges Basket maçı ise saat 18:30 oynanacak.Karşılaşmaları Ntvspor kanalı yayınlayacak.

( Ntvspor, Yeşil Gazete )

Üsküdar’da organik pazar

İstanbul’un organik pazarlarına bir yenisi ekleniyor. Yeryüzü Derneği, Üsküdar Belediyesi işbirliğiyle beşinci organik pazarını 19 Nisan Cumartesi Antikacılar Sokağı’nda açacak.

Yeryüzü Derneği, Kadıköy, Maltepe, Zeytinburnu ve Kemerbugaz organik pazarlarına Üsküdar’da yenisini ekleyecek.
Organik pazarın açılmasına iki hafta kala , dernek pazarla ilgili fikir ve önerileri öğrenmek üzere bir çağrı yaptı. Üreticiler derneğe [email protected] adresinden ulaşabilir

İngiltere’de bakan yolsuzluğunun sonu istifa

0

Britanya’da bir bakan, 45 bin sterlinlik yolsuzluk iddiaları nedeniyle istifa etti. Kültür, Medya ve Spor Bakanı Maria Miller, devlet ödeneklerini usulsüz kullandığına dair tartışmalar üzerine görevini bıraktı.

Miller, anne-babası için satın aldığı evin parasını ödemek için vergi mükelleflerinden elde edilen kamu ödeneklerini usulsüz kullanmakla suçlanıyordu.

Parlamentoda vekillerin mali faaliyetlerini denetleyen bağımsız komisyon, Miller’ın Hazine’ye 45 bin sterlini geri ödemesini tavsiye etmişti. Ancak bu tavsiyeler hakkında son sözü söyleyen Avam Kamarası’ndaki Standartlar Komisyonu Miller’ın sadece 5 bin 800 sterlini geri ödemesine karar verince ülke siyaseti karışmış, vekiller hakkındaki bazı uygulamalarda değişiklik çağrıları yapılmıştı.

‘Hükümetin görevinden sapması’ gerekçesiyle istifa

Miller da, Muhafazakâr Partili Başbakan David Cameron’a sunduğu istifa mektubunda, son tartışmaların ‘hükümetin hayati öneme sahip görevinden sapmasına yol açtığını‘ belirtti. İstifayı kabul eden Cameron, yarın parlamentonun Paskalya tatiline girmesinden önce Avam Kamarası’nda vekillerin sorularını yanıtlayacak. Oturumda Başbakan’a, Miller hakkındaki iddiaların da sorulması bekleniyordu.

(Diken / Yeşil Gazete)

Taksim Dayanışması’nda Gezi mağdurlarına çağrı

‘Taksim Dayanışması’,  Gezi eylemleri sırasında polis tarafından hakları ihlal edilen tüm vatandaşların her türlü mağduriyetini beyan etmesi için çağrıda bulundu. Dayanışma’nın, adalete ve kamuya olan güvenin zedelenmekte olduğunu belirterek  ve ‘Asıl biz İtham ediyoruz’ demek için yaptığı çağrıda fiziksel şiddete maruz kalmış, gözaltına alınmış ya da çalıştığı yerde haklarında işlem yapılmış herkesin yaşadığı mağduriyeti iletmesi bekleniyor.

Can Atalay‘ın verdiği bilgiye göre, Gezi eylemleriyle bugüne kadar ölümle sonuçlanmayan hiçbir olayda  kolluk kuvvetleriyle ilgili dava açılmadı. Bu davalardan da Abdullah Cömert, Ahmet Atakan, Hasana Ferit Gedik ve Berkin Elvan’la ilgili henüz dava açılmış değil. Buna rağmen Gezi eylemlerine katıldıkları gerekçesiyle ülkenin pek çok yerinde demokratik hakkını kullananlar için çeşitli soruşturmalar açıldı, açılmaya da devam ediyor.

Haftasonu gerçekleşecek görüşmelerin ardından bir rapor hazırlanacak ve Haziran ayına yetişmesi beklenen rapor karşı dava açmada kullanılacak

‘8 kişi kaybettik, 14 kişi göremiyor, 1000’den fazla kafa travması’

Metnin tamamı şöyle:

Gezi Olayları ve sonrasında süre giden polis şiddeti nedeniyle 8 kişiyi kaybettik; 14 kişinin gözleri artık göremiyor; 1000’den fazla kafa travması yaşandı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de açıkça kabul ettiği üzere polis tarafından kullanılan biber vb. göz yaşartıcı kimyasal gazların insan sağlığına açıkça zararlı olması ve kullanılmaması gerekirken binlerce insan sokakta, evinde, işyerinde yoğun gaza maruz kaldı, darp edildi, yaralandı,binlerce insanın hukuksuz olarak evlerine girilmeye çalışıldı.

 

‘Yaşananlar rakamlardan fazla’

Rakamlar ancak şu ana kadar görünür hale gelebilmiş, kayıt altına alınmış olanlardan ibaret. Biliyoruz ki, yaşanılan bu olaylar neticesinde zarar gören; mağdur olanlar aslında bu rakamlarla sınırlı değil ve failler hala sorumlu tutulmaktan uzak; cezasız. Adalete ve kamuya olan güven zedelenmekte. Yaşanılan hak ihlallerini resen soruşturmuş olmaları ve sorumlularının cezalandırılmaları için kamu davaları açmaları gereken Cumhuriyet Savcılıkları’na neden görevlerini ihmal ettiklerini sorabilmek, hiç bir kural tanımaksızın şiddet uygulayan kolluk görevlilerine ve onlara talimat verenlere “Asıl Biz İtham Ediyoruz” diyebilmek için;

Gezi Olayları süresi boyunca kolluk görevlileri tarafından hakları ihlal edilen tüm yurttaşları bu yaşananları beyan etmeye çağırıyoruz.

Gezi süresince,

– Kolluk tarafından şiddete uğrayan,
– Biber gazına vb. kimyasal göz yaşartıcılara maruz kalması nedeni ile küçük ya da büyük sağlık sorunu yaşayan,
– Gezi Direnişi’ne katılmış olmaları nedeni ile okullarında/işyerlerinde haklarında işlem yapılan/ceza alan
– Yaşadığı/çalıştığı kentsel alanda yoğun biber gazı kullanımından dolaylı olarak etkilenen,
Gözaltına alınan,
– Gözaltında başta çıplak arama, tuvalete çıkarmama, kişisel verilerin rıza dışında kaydedilmesi olmak üzere kötü muameleye maruz kalan,
– Gözaltı işlemi yapılması mümkün olmayan mekânlarda hukuka aykırı biçimde tutularak özgürlükleri kısıtlanan,
– Bu sayılanların dışında herhangi başka nedenlerle mağdur olduğunu düşünenleri,

Tüm yurttaşlarımızı 12 ve 13 Nisan tarihlerinde uğradıkları bu hak ihlallerini aşağıda belirtilen merkezlere şahsen gelerek beyan etmeye çağırıyoruz.

Adana: Hukukçular Derneği

Adres: Reşat Bey Mah. Av. Mahmut Eroğlu Sok. Seyhan

Tarih: 12 Nisan Cumartesi günü saat 09:00-15:00

Ankara: Mimarlar Odası

Adres: Konur Sokak 4/3 06650 Yenişehir / Ankara

Tarih: 12 Nisan Cumartesi

Eskişehir: Makine Mühendisleri Odası
Adres: Kızılcıklı Caddesi, Altın Sokak, No.1, Kat 2, 3 ve 4.

Tarih: 12 Nisan Cumartesi günü saat 12.00-17.00 arası

Hatay: SES Sendikası (KESK)

Adres: SARAY CD. SAKARYA İŞHANI KAT:2 NO: 13

Tarih: 12 Nisan Cumartesi günü 10:00 8 18:00

İstanbul: Makine Mühendisleri Odası

Adres: Katip Mustafa Çelebi Mahallesi İpek Sokak No:9 Beyoğlu / İstanbul

Tarih: 12-13 Nisan Cumartesi ve Pazar günü 10:00 18:00 arası

İzmir: İzmir Barosu

Adres: 1456 Sokak, No: 14, Alsancak

Tarih: 12-13 Nisan Cumartesi ve Pazar günü 10:00 18:00 arası

Kartal: Kartal Hukukçular Derneği

Adres: İstasyon Cad. Baykurt İş Hanı No: 10 Kat:3 Kartal/İstanbul (Tren İstasyonu Karşısı)

Tarih: 12-13 Nisan Cumartesi ve Pazar günü 10:00 18:00 arası

Kocaeli: Kocaeli Barosu İdari Binası

Adres: Ankara Karayolu No:111 Kocaeli Plaza K:5 (Perşembe pazarı Yanı)

Tarih: 12 Nisan Cumartesi 10:00 18:00 arası

Tunceli: Tunceli Barosu

Adres: Moğultay Mah. Dr. Mehmet Kahraman Cad. Özge Apt. Kat:2 Tunceli

Tarih: 12-13 Nisan Cumartesi ve Pazar günü 10:00 18:00 arası

(Yeşil Gazete) 

 

Sivil Sesler Ankara’da buluşacak

Sivil Toplum Geliştirme Merkezi, Türkiye’nin birçok yerinden sivil toplum örgütlerinin katılımıyla “Sivil Sesler” Festivali isimli bir etkinlik düzenliyor. 15-16 Mayıs tarihlerinde Ankara’da gerçekleşecek festivale halen başvurma imkanı var.

Festival, Türkiye’deki sivil toplum örgütlerini ve ilgili kişileri bir araya getirerek, sivil alandaki yurtiçi ve yurtdışındaki deneyimlerin paylaşılmasını amaçlıyor.

2 gün boyunca 100’e yakın sivil toplum örgütünün stant açacağı, konserlerin, atölye çalışmalarının, panellerin, söyleşilerin, kısa film/belgesel gösterimlerinin olacağı festivalin teması “Özgürlüğün Değişen Sınırları” olacak.

Festivale katılmak ve/veya stant açmak için 17 Nisan günü, saat:16.00’a  kadar başvuru formunu doldurup [email protected] adresine e-posta olarak gönderebilirsiniz.

(Yeşil Gazete)

Berlin’deki mülteci kampı dağıtıldı

0

2012 yılından beri Berlin Kreuzberg’de bulunan mülteci kampı dün dağıtıldı. Şehir Senatosu ve mülteciler arasında yapılan görüşmeler sonucunda yıkım kararı çıkınca mülteciler polisi araya sokmayarak kendi çadırlarını dağıtmaya başladı. Bir kısmı daha iyi koşullara sahip olacakları için yıkım kararına gönüllü, bir kısmı ise mücadeleyi böldükleri için gelecek açısından endişeli.

Berlin’in en işlek bölgelerinden biri olan Oranienplatz’ı yaklaşık iki sene önce işgal eden sığınmacılar, Almanya mülteci politikalarına karşı çıkmış; oturma izni zorunluluğunun kaldırılması, sınır dışı edilmenin son bulması, vatandaşlarla aynı sosyal haklara sahip olmayı ve barınma hakkını talep etmişlerdi.  Çoğunlukla Afrika ülkelerinden gelmiş olan sığınmacıların kurduğu mülteci kampının boşaltılması için muhafazakar kesim ve merkez medya uzun süredir baskı yapıyordu.

Neticede geçtiğimiz haftalarda kamp sığınmacılarından bir ekip Berlin senatörüyle masaya oturdu. Die Tageszeitung gazetesi’ne konuşan kamp sözcülerinden Bashir, ‘kendilerine kalacak yer temin edeceklerini, bu nedenle anlaşmayı imzaladığını’ söylüyor. Kamp grubunun çoğunluğu yıkım kararına gönüllü katılmayı kabul etmese de, yapılan müzakereler sonucundan dün sabah saatlerinde Oranienplatz mülteci kampı yıkıldı.  Sığınmacılar ‘bundan sonra senatonun verdiği sözleri yerine getirmesini bekleyeceklerini, aksi takdirde eskiden olduğu gibi sokaklara çıkacaklarını’ belirtti.

(TAZ/Yeşil Gazete)

9 Nisan 2014

8 kadın mahpus havalandırmada tel örgüye karşı çıktı, toplamda 160 ay ceza aldı

Bianet’in haberine göre Adana Karataş Kadın Kapalı Cezaevi’nde 6 Eylül 2013’te siyasi kadın mahpusların çıktığı havalandırma kısmının üzerine cezaevi idaresi tarafından tel örgü konulmak istenmişti. Bu duruma tepki gösteren kadın mahpuslar ise gardiyanlar tarafından darp edilerek, kimine hücre cezası, kimine de iletişim cezası verilmişti. Bunun üzerine cezaevi idaresi sekiz kadın hakkında  “Görevli memura direnmek” ve “Görevli memura görevini yaptırmamak” suçlamasıyla dava açtı, mahkeme heyeti sanıklara toplamda 160 ay ceza verdi.

Kemal Kılıçdaroğlu’na yumruklu saldırı

Hakkında uyuşturucu kullanımı ve ticaretini de içeren 55 suç dosyası bulunan 1986 doğumlu Orhan Övet, milletvekili kulisinde CHP Lideri Kılıçdaroğlu’na saldırdı.

Mısır’daki idam cezalarına karşı ortak bildiri yayınlamaya AKP’den yanıt gelmedi

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi Mısır’daki idam cezalarına karşı tüm partilerin ortak bildiri yayınlamasını önerdi. Hamzaçebi’nin bu önerisine MHP’den olumlu yanıt gelirken AK Parti öneriye yanıt vermedi.

“Palalı”nın hakkındaki zorla getirme ve yakalama kararı kaldırıldı

Gezi’de elinde pala ile bir göstericiyi kovalayan ve tekmeleyen S.Ç. ifadesinde “Alt kattaki mutfaktan zırh denilen aleti alarak dışarıya çıktım. Aralarında şikayetçinin de bulunduğu kalabalığın büyük bir kısmı bayandı. Önümden geçen birkaç kişiye vurmadım. Ama şikayetçi E.Y. önümden geçerken zırhın ters kısmıyla tokat atar gibi kalçasına vurdum. Bana dönüp anneme küfredince de sırtına tekme attım. Diğer göstericiler de bana ve anneme küfrettiler” dedi. İfadesinin ardından hakkındaki zorla getirme ve yakalama kararı kaldırıldı.

Kars’ta kaybolan çocuk ölü bulundu. Otopsiye göre tecavüz edilmiş, başına taşla vurulmuş, boğulmuş

Kars’ta cep telefonu satışı yapan babasına yemek götürmek için çıktığı evlerine bir daha dönmeyen ve kent merkezine 5 kilometre uzaklıktaki boş bir tabyanın içinde cansız bedeni bulunan 9 yaşındaki M.A.’nın otopsi raporuna göre tecavüze uğradı, başına taşla vuruldu, elle boğularak öldürüldü.

9 Nisan #İsrafsızGün’de Bombalara Karşı Sofralar kuralım mı?

“O tabakta bir tane bile pirinç tanesi kalmayacak!”

Ne zaman yemek yesem dedemin bu sözü kulaklarımda çınlar. Matematiği çok sevmesinden hemen hesabını da yaptırırdı:

“Bu ülkede 70 milyon kişi yaşıyor. Sadece 10 milyonu günde bir kere pirinç pilavı yese, her biri tabağında bir tane pirinç bıraksa, ne olur? Bir pirinç tanesi 0,1 gramsa hesapla bakalım bir ayda kaç ton pirinç atılır? Evet 30 ton pirinç atılır. Senede kaç olur? 360 ton. Biz 360 ton pirinç çöpe atacak kadar zengin bir ülke değiliz. Kaç kişi doyar 360 ton pirinç ile?”

Bu tutumunun nedeni asker olmasının verdiği disiplin veya çok yokluk çekmesi değildi. Dedelerimizin ve ninelerimizin devri her şeyin saklandığı, tamir edildiği, tekrar kullanıldığı, takas edildiği kısacası hiçbir şeyin israf edilmediği, tüketilmediği mükemmel bir devir idi.

Yeni dünyada ise hızlı tüketim var. Her şey her an elimizin altında, parmaklarımızın ucunda. Birinin yemediğini diğerinin yediği, birinin eskisini küçüğünün giydiği büyük aileler de yok artık. Kapitalist sistemin hala kiloluk ambalajlarda sattığı yiyecekleri satın almak zorunda kalan ama o aldığı bir demet rokayı bile çürümeden bitiremeyen, hızlı hayatlar yaşayan insanlar var.

Elmanın en kırmızısının, en parlağının “en iyi” olduğuna inandırılan, bu inancı beslemek için sürekli “en taze” ürün getirdiğini iddia eden bu yüzden meyvede azıcık bir bere olsa, sebze azıcık yamuksa çöpe atan gerçekten çok süper marketler var.

Ha bir de çılgıncasına tüketenler var tabii, sırf midesini değil gözünü de doyurmaya çalışan, onu da doyuramayan, tabağında yüzlerce pirinç tanesi bırakanlar. Konuşmaya değmez.

İşte bu nedenlerle Amerikalı bir grup aktivist 9 Nisan’ı #ADayWithoutWaste yani #İsrafsızGün olarak kabul etmiş.

  • Türkiye’de her gün üretilen 101 milyon ekmeğin 6 milyonu çöpe atılıyor.[i]
  • Dünya’da üretilen yemeğin 3’te 1’i çöpe gidiyor.
  • Senede çöpe giden yemek miktarı 1.3 milyar ton.
  • Kişi başına çöpe attığımız yemek miktarı ise yaklaşık 115 kg.[ii]

 

Amerikalılar 9 Nisan’da herkesi yemeği en güzel şekilde harcamaya, arkadaşlarını akşam yemeğine davet etmeye çağırıyor.

Benim ise sizlere daha da güzel bir önerim var: Yarın Bombalara Karşı Sofralar kurmaya ne dersiniz?

Bombalara Karşı Sofralar, İngilizcesi ile Foods not Bombs 8 haftadır Tarlabaşı’nda kuruluyor.

Bir gurup gönüllünün gönülden başlattığı hareket savaşı ve yoksulluğu körükleyen devletlere, israfa, doğa ve hayvan sömürüsüne ve tüketim kültürüne kazan kaldırıyor!

Belki de onları 22 Aralık Kent Mitingi’nde acıkan karınlarımızı dağıttıkları sandviçler ve meyvelerle doyurmalarından tanıyorsunuz.

Bombalara Karşı Sofralar marketlerden, manavlardan, restoranlardan yenilebilir olduğu halde yenilmeyecek, satılamayacak, çöpe atılacak sebzeleri, meyveleri, tahılları ve ekmekleri toplayıp isteyenlere dağıtıyor, mis gibi vegan yemekler pişiriyor ve her Çarşamba akşamı hep beraber sofra kuruluyor.

Hem israfı engellemek için, hem boş mideleri bedavaya doyurmak için, hem de birlikte bir yemeği paylaşmak için 9 Nisan #İsrafsızGün’ü yeryüzündeki tüm arkadaşlarınızla bir akşam yemeğinde geçirmek isterseniz 8. Sofra’nın Facebook etkinlik sayfası burada.

Yiyecek toplamak isterseniz Çarşambaları 14.00’te Taksim’de buluşuluyor, pişirme 16.30’da başlıyor, sofra ise 19.00’da kuruluyor.

Bu düşüncesiz, uçsuz bucaksız israfı durdurabilecek, bir şeyleri değiştirebilecek olanlar bizleriz. Yerel alın, yerel tüketin. Esnaftan alışveriş yapın, tüketeceğiniz kadarını alın, mümkünse takas yapın. Hep beraber sofralar kurup hep beraber bu tüketim çılgınlığına kazan kaldıralım.

Karnı acıkan gelsin.

Kaynaklar:


[ii] http://www.globalcitizen.org/adww

‘Barakazi siyasetteki erkek egemen ikiyüzlülüğe örnek’

0

HDK/HDP Kadın Meclisi KA.DER kadınların başkan vekilliği ve yardımcılığı görevlerinde çalıştırılmayacağına yönelik sözlerinden dolayı Bingöl Belediye Başkanı’nı kınayan açıklamalar yaptı. HDK/HDP Kadın Meclisi, Belediyeye Başkanı’nı istifaya çağırırken, KA.DER ise seçim çalışmasında kadınların çalışmasına hiçbir şey demeyip, makama kurulunca kadınları eve hapseden zihniyete ikiyüzlü dedi.

Bingöl Belediye Başkanı Yücel Barakazi,’toplumun hazmetmeyeceğini,dinen ve örfen de uygun olmadığınu’ iddia ederek belediye başkan yardımcılığı ve belediye başkan vekilliğine kadınları getirmeyi düşünmediğini açıklamıştı. Bunun üzerine Bingöl Belediye Meclisi Üyesi seçilen Nurten Ertuğrul ‘Gece gündüz 24 saat kapı kapı dolaşıp çalışma yapacağız. Sonra bize dinen ve örfen kadınların görev alamayacağı söylenecek. Bunu kabul etmem söz konusu değil’ diyerek görevinden istifa etmişti.

İstifanın ardından AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik de açıklama yaparak  “Partimizden belediye meclis üyesi seçilen Nurten Ertuğrul’un Başkan Yardımcısı seçilmemesi üzerine istifa etmesini şık bulmuyoruz” demişti.

‘Barakazi nefret suçu işledi’

HDK/HDP Kadın Meclisi  Ertuğrul yerine Barakazi’nin istifa etmesi gerektiğini ifade etti. Açıklama şöyle:

“Bingöl’ün AKP’li Belediye Başkanı Yücel Barakgazi, cins ayrımcılığı ve kadın düşmanlığı yaparak, sadece biz kadınların tepki ve öfkesini kazanmadı; açık bir ayrımcılık yaparak nefret suçu işledi.”

“Bingöl Belediye Meclis Üyeliği’ne AKP’den birinci sıradan seçilen Nurten Ertuğrul haklıdır.”

“Ancak Nurten Ertuğrul değil, kadın düşmanı, ayrımcılık ve nefret suçu işleyen Barakgazi istifa etmelidir.

‘Barakazi’ye Bingöl’ün batısına ve güneyine bakmasını tavsiye ediyoruz’

“Kadınlardan yüzde 65 oy alarak seçilen Barakgazi’ye, başkan vekilliğini bile layık görmediği kadınların belediye başkanı olduğu, Bingöl’ün batısına ve güneyine şöyle bir bakmasını; bu sözleri nerede sarf ettiğini hatırlamasını tavsiye ediyoruz. 11 il ve 68 ilçede seçimleri kazanan BDP’li belediyelerde kadınlar ve erkekler birlikte yönetecek.

“Tüm kadınları AKP’nin cins ayrımcılığına, kadın düşmanlığına karşı birlikte mücadele etmeye, kadın düşmanı ve nefret suçu işleyen Barakgazi’yi de istifaya çağırıyoruz.”

KA.DER: İkiyüzlülüğe örnek 

KA.DER de bir açıklama yaparak  ‘seçim süresince çalışan kadınların, seçim kazanılınca eve kapatılmak istenmesinin siyasetteki erkek egemen yapının ikiyüzlülüğüne çok iyi bir örnek olduğunu’ ifade etti.

“Bingöl Belediye Başkanı, birinci sıradan meclis üyeliğini kazanan Nurten Ertuğrul’u görevlendirmedi. Örf, adet, toplumun hazmedemeyeceği gibi kendi değer ve inanışından kaynaklanan, sadece kadın haklarını değil insan haklarını da yok sayan gerekçeler öne sürdü.

“Siyasetteki erkek egemen yapının ikiyüzlülüğüne çok iyi bir örnek oluşturmaktadır. Yücel Barakazi, seçim sürecinde kadınlar erkekler için çalışırken toplum, kadınların dışarıda olmasını, iş yerlerine girip çıkmasını, saatlerce sokaklarda dolaşmasını hazmediyor. Örf, adet, din bu zihniyetteki adamların akıllarına bile gelmiyor. Yeter ki seçimi kazanıp o koltuğa yerleşsinler. Kendilerinden çok daha fazla çalışan, emek harcayan kadınlar seçildiklerinde, görevlerini yapmasın gidip evinde otursun istiyorlar.

“Belediye Başkanını kınarken Nurten Ertuğrul’u kutluyoruz. Kendisi ataerkil yapının benimsediği “kol kırılır yen içinde kalır” anlayışına bu tavrıyla karşı çıkmıştır. Karşı çıkışlar çoğaldıkça kadınlar daha fazla varlık gösterecektir.”

 (Bianet/ Yeşil Gazete)