Ana Sayfa Blog Sayfa 3839

Gerçek Gıda’nın peşinde, hem Adana’da hem Mersin’de

Olmadı, yazamadım

Bugüne kadar olan her toplantıyı, her dersi, her gelişmeyi yazabilmiştim halbuki

Bu senenin başında başlamıştı her şey, o başlangıcı 15 Ocak’ta yazdığım, “Adana ve Mersin iki tam gün Buğday’ın ekolojik yaşam eğitimi ile yoğruldu”da anlatmışım

Peşine ÇEYO (Çukurova Ekolojik Yaşam Okulu) girmiş sahneye ve peşpeşe buluşmaların her birini nakletmişim; “ÇEYO mesaisine Mersin’de başladı”, “Adana ikinci eğitim için ÇEYO öğrencilerini ağırladı” , “Mersin Kompostana Ekoyaşam Merkezi’nde “OT Şenliği”” yazıları ile

Derken yaz gelmiş okul dağılmış hatta mezun olmuşuz

Bu sene başında yeni mezunlar olarak aramıza yeni yol arkadaşlarımızı da katarak artık bilgilerimizi tohumumuza, toprağımıza yani aşımıza katmaya karar vermişiz.

Gerçek Gıda toplantılarının ikincisi Mersin Arslanköy Şaymana Konaklama Tesisleri'nde yapıldı
Gerçek Gıda toplantılarının ikincisi Mersin Arslanköy Şaymana Konaklama Tesisleri’nde yapıldı

İlk toplantı da kaçamamış kalemimden, 30 Eylül’de “Adana’nın iki köyünde hem Organik hem de Topluluk Destekli Tarım buluşması” başlığı ile paylaşmışım

Ama olmadı işte yazamadım henüz 19 Ekim’de Mersin’in yayla köylerinden Arslanköy’ün Şaymana Konaklama Tesisleri’nde gerçekleştirdiğimiz buluşmayı.

Sonra çözdüm ama işi. Ben diğer yazıları hep haber formatında kaleme almıştım. Kendimi gizleyerek, haber dilinde dile getirmiştim.  Ve fakat Şaymana’da şahit olduğumuz güzellik buna imkan vermiyordu belliki. “Sen konuş artık” diyordu kalemimi tutan elim, “Sen anlat”. Ve ekliyordu, “Belki ancak bu şekilde dile getirebileceksin 19 Ekim Pazar günü Şaymana’da olan biteni”

Şaymana’da kimler yoktuki

Buluşmaların Adana ayağını organize eden Sema ve Serdar İskit

Mersin ayağı düzenleyicileri Hanife Körünoğlu ve Elif Taştan

Gerçek Gıda toplantılarının organizatörleri soldan sağa: Hanife Körünoğlu, Serdar İskit, Sema İskit ve Elif Taştan
Gerçek Gıda toplantılarının organizatörleri soldan sağa: Hanife Körünoğlu, Serdar İskit, Sema İskit ve Elif Taştan

Şaymana’yı hayata geçiren Semra ve Deniz Yıldıran

Arslanköy’lü üretici Cem Özdemir

Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanı İlker Taner Pırlak

Adana İl Tarım Müdürlüğü’nden İkbal Karabaş, Bünyamin Özkan, Ayşe Tatlı, Ayla Yıldız, Hacı Emir Kurt

Güler Grup Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Güler

Her toplantımızda bize engin toprak ve tohum bilgisi ile ışık tutan Alata’dan emekli ziraat mühendisi kompostanamız Huriye Kara

Ve diğer arkadaşlarımız, buluşmaya ilk defa katılanlar, yol boyunca yanımızda olanlar

Şaymana’nın avlusuna kurulmuş uzun masada kahvaltı düzeneği oluşturmuş, kısa kısa kendimizi tanıtmaya başlamışken vardım ayırdına bugünün farklı olduğunun

Artık bir şeyler yapmak isteyen bir avuç gönüllüden ibaret değildi topluluğumuz

İl Tarım Müdürlüğünden Belediyeye, Mersin Hal’inden Üreticiye, İşadamından Ziraat Fakültesi yeni mezununa üzerine titrediğimiz gerçek gıda alanının hemen hemen tüm aktörleri bizimle birlikteydi işte

15 Ocak’ta Buğday’ın attığı tohum sene bitmeden gövermeye başlamıştı

Huriye Hoca o kahvaltı masasında sözü aldığında imledi ilk olarak o günün değerini, toplantıya tesisin içinde devam ederken bir kez daha yineledi, “Bugün burada çok değerli bir şey paylaşıyoruz” diyerek. Günün heyecanından olsa gerek şalını unutup gittiğinde ve iki gün sonra benden almaya geldiğinde bir kez daha söylemekten alamadı, “Pazar günü çok güzeldi değil mi Alper? Sen ne düşünüyorsun” diye bana sormaktan kendini.

Düşündüğümü söyledim bende Huriye ablaya, “Ekilmiş bir toprakmışız gibi geliyor bana, sene boyu sürüldük, sulandık, güneşlendik. Şimdi ise filiz vermeye başladık”

şaymana 4...
Toplantıda IFOAM öncesi Sivil Konferans’ta da uygulanan Fishbowl yöntemi uygulandı

Şaymana’daki toplantıyı günün moderatörü ya da daha bize daha hoş gelen tabir ile söylersek kolaylaştırıcısı Serdar açtı. Sema ile daha yeni döndükleri IFOAM (Dünya Organik Kongresi) izlenmimlerini paylaştı katılımcılar ile. Bilge Çiftçi’den söz etti, IFOAM’ın İstanbul’a gelmesini sağlayan Victor Ananias’ı andı. Kongreye katılan dünyanın pek çok bölgesindeki deneyimleri paylaştı. Kongrenin ana sloganı, “Organik Köprüler Kurmak”ın bizim çalışmalarımızla ne denli örtüştüğüne işaret etti. Afyon Başmakçı’dan Veysi Amca’nın organik tarım utkusunun kendisini Japonya’lara kadar götüren hikayesini aktardı.

Dünyada gerçek tohumun neslinin tükenmesi tehlikesini dile getirdi ardından Serdar. Gerçek yani yerel tohumun patentlenmek istendiğini, yeni yeni kanunlarla şirketlerin ürettiği hibrid tohumların dayatıldığını anlattı. Ana akım medyada aksi bir görüntü yaratılmaya çalışılsada halen aile çiftçiliğinin yani küçük ölçekli çiftçiliğin dünya gıdasının %97’sini ürettiğini gıda tröstlerinin payının ise %2-3’lerde kaldığını belirtti.

Serdar İskit’ın IFOAM paylaşımının ardından Şaymana Tesisinin iç kısmına geçti tüm katılımcılar. Burada IFOAM öncesi gerçekleşen Sivil Forum’daki yöntem ile çalıştık. Önce 3 gruba ayrıldık. Her grubun yanıt bulması gereken iki soru vardı, “Neden buradayız?” ve “Bundan sonra nasıl hareket edeceğiz?”. 20 dakika içinde bu soruları tartışan her grubun sözcüsü sürenin sonunda Fishbowl yöntemi ile kendi grubundan çıkan görüşleri paylaştı. Fishbowl yöntemi, ön tarafa 3,4 sandalye konması ve her söz almak isteyenin yerinden kalkıp bu sandalyelere söz sırasına göre oturması ile hayata geçiyor. Ben ilk defa Şaymana’da şahit oldum ve toplantıya kattığı derinliğe binaen hakkını teslim etmek isterim.

İkinci oturumun ardından Şaymana’daki gerçek gıda toplantısı  her isteyenin eteğindeki taşı bu toplantı çerçevesinde dökmesinin arından sona erdi.

Ama ben hala emin değilim

Oldu mu, yazabildim mi?

#anavarrza

Meksika’da kayıp öğrencilerin bulunamaması Vali’yi istifa ettirdi

43 öğrencinin kaybolduğu Meksika’da protestolar etkili oldu. Eyalet Valisi Angel Aguirre istifasını duyurdu.

Meksika'da halk günlerdir kayıp öğrenciler için sokaklarda
Meksika’da halk günlerdir kayıp öğrenciler için sokaklarda

26 Eylül ‘de Meksika’nın güneybatısındaki Iguala’da kaybolan sol görüşlü 43 öğrencinin polis tarafından gözaltına alındıktan sonra kaybedildiği iddia ediliyor. Olaya “Guerreros Unidos” isimli uyuşturucu çetesinin de karıştığı ileri sürülüyor.

Soruşturma, Iguala eski Belediye Başkanı José Luis Abarca üzerinde yoğunlaşmış, Abarca, karısı ve Iguala emniyet müdürü hakkında gıyaplarında tutuklama kararı çıkartılmıştı.

Haftalardır kayıpların protesto edildiği Guerrero eyaletinin valisi Angel Aguirre, soruşturmanın selameti için istifa ettiğini açıkladı. Aguirre, hükümet binalarını yakan protestocuların hedef aldığı siyasetçiler arasında bulunuyordu.

İstanbul Üniversitesi’nde öğrenci kavgası, 17 gözaltı

İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nde karşıt görüşlü iki grup arasında kavga çıktı. Polis ekipleri üniversiteye girerek 17 öğrenciyi gözaltına aldı. Bazı öğrencilerin yaralı olarak fakülteden çıkarıldığı görüldü.

Bir süredir IŞİD’in Kobani saldırılarını protesto eden öğrencilerle IŞİD yanlılarının karşı karşıya geldiği İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nde bu sabah bir kez daha kavga çıktı. Fakülte yönetiminin durumu polis ekiplerine bildirmesi üzerine üniversite önünde araçlarında bekleyen çok sayıda sivil polis ve çevik kuvvet ekibi üniversite içerisine sevk edildi.

8 istanbul üni...

 

Fakülteye giren polis, iki gruptan toplam 17 öğrenciyi gözaltına aldı. Gözaltına alınan öğrencilerin bir kısmının hafif bir şekilde yaralandığı görüldü. Gözaltına alınan öğrenciler, “Yaşasın Müslüman öğrenciler”, “Bizler Müslüman öğrencileriz, Müslüman öğrencilere edilen hakaret cevapsız kalmayacak” ve “Bizler Müslüman öğrencileriz, bunlar İslam’a ve Müslümanlığa hakaret ettiği için gerekli karşılığı veriyoruz” diye bağırdı.

Gözaltına alınanlar fakültenin yanında bulunan Beyazıt Polis Merkezi Amirliğine götürüldü. Kavga sonrası yaralanan öğrencileri tedavi etmek için 112 sağlık ekiplerine haber verildi. Okul önüne ve polis merkezine gelen 2 ambulans ile hafif bir şekilde yaralanan öğrenciler tedavi edildi. Polis ekiplerinin okul önündeki bekleyişi devam ediyor.

Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri cinsel tacize karşı yürüdü

Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, okul kampüsü etrafında gerçekleşen cinsel tacizleri durdurmak ve duyarlılık yaratmak için 23 Ekim Perşembe akşamı bir yürüyüş gerçekleştirdi.

7 boğaziçi cinsel tacize karşı protesto...

Mahmet Akın’ın Kaos GL’deki haberine göre Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, “Geceleri de sokakları da istiyoruz” diyerek cinsel tacizi protesto etti. Kampüs etrafında yaşanan, özellikle kadınlara yönelen cinsel taciz olaylarına dikkat çekmek için yapılan eyleme katılım yüksekti. Öğrenciler okulun yer aldığı Hisarüstü Mahallesi’ni dolaşarak Güney Kampüs’ten Kuzey Kampüs’e yürüdü. Tacize karşı sloganlar attı.

Kampüs ve etrafında yaşanan cinsel taciz olaylarını önlemek için okul yönetimi ve öğrenciler tarafından Cinsel Tacizi Önleme Komisyonu (CİTÖK) kuruldu. Bu komisyon farkındalık yaratmak, eğitim, politika ve eylem planı oluşturmak, cinsel tacize maruz kalan kişilere destek sağlamak amacıyla kuruldu.

Boğaziçi Üniversitesi’nde kendini tehdit altında hissedenlerin 0212 911 60 60 numaralı telefonu aramaları gerekiyor. Tüm başvuruları gizli tutan yetkililer, saldırıya uğrayan kişiye güvenlik ve sağlık desteği sağlıyor.

Telefon hattı haricinde ilgililere danışmak için [email protected] mail adresine mail atmak ya da okulun internet sitesindeki CİTÖK sayfasını kullanmak mümkün.

(Kaos GL)

AB liderleri Brüksel’de iklim değişikliğini görüşüyor

Brüksel’de toplanan AB liderleri, karbondioksit salınımının azaltılması konusunda uzlaşı sağlamaya çalışıyor. Ancak görüşmelerin çetin geçtiği kaydediliyor.

François Hollande ve Angela Merkel
François Hollande ve Angela Merkel

Brüksel‘de bir araya gelen AB liderleri, 2030 iklim hedefleri konusunda, hararetli tartışmalar yaptı. Birlik, 2015 yılında Paris’teki uluslararası iklim görüşmeleri için bir hedef belirlemek zorunda. Almanya Başbakanı Angela Merkel iki günlük zirveye katılmak için geldiği Brüksel’de yaptığı açıklamada, “Değerlendirmeler kolay olmayacak ve bir sonuç alınıp alınamayacağını henüz söyleyemem“ dedi.

Pek çok AB ülkesi, iklim değişikliğinin etkilerini aza indirgemek için karbondioksit salınımının azaltılması gerektiği görüşünde. AB müzakerelerinde, hane, enerji santralleri, araçlar, uçaklar, çiftlik ve diğer kaynaklardaki salınımların 2030 yılına kadar yüzde 40 azaltılması amaçlanıyor.

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, “Risk yüksek. Brüksel’de iklim konusunda bir anlaşma olmazsa, nasıl gidip Çinlileri ya da Amerikalıları veyahut da daha yoksul ülkeleri nasıl ikna edeceksiniz” şeklinde konuştu.

(Deutsche Welle Türkçe)

Kocaeli E Tipi Cezaevi’nde isyan

İzmit’te kent içinde bulunan Kocaeli E Tipi Cezaevi’nde tutuklu ve hükümlüler koğuşlardaki eşyaları ateşe vererek isyan başlattı. İzmit kent merkezinde bulunan E Tipi Cezaevi’nde hükümlü ve tutukluların saat 21.00 sıralarında koğuşlardaki eşyaların ateşe vermeleriyle başlayan eylem, saat 23.45’te sona erdi.

5 kocaeli cezaevi isyan

İzmit’in Kuruçeşme mevkinde bulunan D-100 Karayolu kenarındaki E Tipi Cezaevi’nde tutuklu ve hükümlüler saat 21.00 sıralarında isyan girişimi başlattı. Koğuşlardaki eşyaları ateşe veren tutuklu ve hükümlülerden bazıları da çatılara çıkarak buradaki kiremitleri ve yatakları çevreye fırlatmaya başladı.

Cezaevindeki eşyaları ve yatakları ateşe veren tutuklu ve hükümlülerin kötü koşullar nedeniyle isyan başlattığı iddia edildi. Cezaevinde kapasitenin üstünde tutuklu ve hükümlü kalması, koşulların kötü olması, yapılan şikayetlerin karşılıksız bırakılması nedeniyle isyan başlattıkları öne sürüldü.

Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Küçük, tutuklu ve hükümlülerin ikna edildiğini ve eylemin sonlandırıldığını söyledi. Mustafa Küçük, gazetecilere yaptığı açıklamada tutuklu ve hükümlülerin bazı talepleri olduğunu belirterek, “Öncelikle bu bir isyan değildir. Bazı talepleri oldu. O talepleri aldık. Aileler endişelenmesin, tüm mahkumlar koğuşlarına girdi. Herhangi bir yaralı yok, sadece koğuşlara tahribat verdiler” dedi.

Validebağ’da gözaltına alınan avukat Can Atalay ve 4 kişi serbest

Üsküdar Belediyesi’nin, Validebağ Korusu’nun yanındaki alana ağaç keserek dini tesis inşa etme ısrarına karşı düzenlenen protestolarda darp edilerek gözaltına alınan Mimarlar Odası avukatı Can Atalay, İstanbul Kent Savunması’ndan Çiğdem Çidamlı, Yurt Gazetesi muhabiri Hakan Akpınar, HTKP üyesi Deniz Gülsen ve Halkevleri üyesi Alper Ateş serbest bırakıldı.

4 can atalay...

Atalay ve beraberindeki dört kişi inşaat makinelerinin önüne geçerek yıkımı durdurmak istemiş ve polis tarafından darp edilerek gözaltına alınmıştı. Önce sağlık kontrolü için Numune Hastanesi’ne oradan da Doğancılar Karakolu’na götürülen beş kişi gece yarısına doğru serbest bırakıldı.

Serbest bırakılmasının ardından bir açıklama yapan Can Atalay, hastaneye götürüldükten sonra bir kez daha darp edildiğini ve ikinci kez hastaneye götürüldüğünü açıkladı.

Validebağ Korusu’nda Yaşananlar

Validebağ Korusu’nun bulunduğu Üsküdar İlçesi, Altunizade Mahallesi, Validebağ Korusu güneyi, 165 pafta, 1313 ada, 178 parsel sayılı taşınmazın güneyindeki tescil dışı yeşil alan, plan tadilatı yapılarak “Dini Tesis Alanı” olarak yapılaşmaya açılması ve bölge halkının yeşil alanlarını korumak istemesi sonucu bu durum meydana geldi.

2012 yılında başlatılan bu değişikliğe itiraz için mahalle sakinleri imza topladı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne karara itiraz dilekçesi verdi. Ardından biri Çamlıca Konakları, biri Ata Konakları, üçü de bireysel olmak üzere beş ayrı dava açıldı.

Davalar henüz sonuçlanmadan, Üsküdar Belediyesi tarafından alana yapım konteynırı getirildi ve işaretleme çalışması yapıldı. 15 Ekim sabahı inşaat için kepçe getirilerek alanda çalışma başlatılmak istendi.

Yürütmeyi Durdurma Kararına Rağmen Yıkım Teşebbüsü

Mahalle sakinleri inşaat ruhsatını görmek istedi, ancak inşaat için gelen ekip ruhsatı ibraz edemedi. Yeşil alanların kaybedilmemesi başlayan direniş süresince mahalleli alanda nöbet tuttu.

21 Ekim sabahı polis eşliğinde alana giren iş makineleri, çevre sakinlerinin işlemin hukuksuz olduğu, davaların sonucunun beklenmesi gerektiğine dair uyarılarına rağmen kazı yapmaya başladı. Mahalle sakinleri İstanbul 7. İdare Mahkemesi’ne başvurarak yürütmeyi durdurma kararı aldı. Ancak yıkım ekipleri bu kararı da dinlemedi ve yine polis eşliğinde bölgeye gitti.

 

Özgür Suriye Ordusu’ndan Kobani’ye destek kuvveti

Özgür Suriye Ordusu’nun (OSO), Kobani’ye 1300 kişilik kuvvet gönderme kararı aldığı belirtiliyor. NTV’nin haberine göre, Halep’te yapılan toplantının ardından bu karar alındı.

3 öso...

Toplantı sonrası yayımlanan sonuç bildirisinde, “Özgür Suriye Ordusu, Halep bölgesiki taburlardan topladığı bin 300 kişilik birliği Kobani’ye göndermeye hazır” ifadesi yer aldı.

Gruba komuta edecek olan Albay Abdülcabbar Ageydi, 36 saat içinde Halep’e hareket için hazır olacaklarını bildirdi. Ageydi’nin açıklamasına göre, bin 300 kişilik kuvvet Kobani’ye Halep çevresinden kendi silahlarıyla gidecek. ÖSO, Kobani’de IŞİD’e karşı savaşan PYD ile bir sorun yaşamayacaklarını, onlara destek amacıyla kente gideceklerini ifade etti.

Halep kuşatma altında olduğu için geçişin Türkiye üzerinden yapılabileceği ifade ediliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Letonya’da yaptığı açıklamada Kobani’de IŞİD’e karşı mücadele edecek gruplardan önceliklerinin Özgür Suriye Ordusu olduğunu, Peşmerge güçlerinin ise ikinci sırada olduğunu söylemişti.

Yeşiller/Sol: Yırca Köylülerine Yapılan Saldırı Hepimize Yapılmıştır!

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi bugün bir açıklama yayınlayarak Soma Yırca köyünde zeytinliklerini savunurken saldırıya uğrayan ve kelepçelenen köylülerin ve Greenpeace eylemcilerinin yanında olduğunu açıkladı. YSGP’nin basın açıklaması şöyle:

Yırca Köylülerine Yapılan Saldırı Hepimize Yapılmıştır!

Soma’da yapılması planlanan 3. termik santral için zeytinlikleri ellerinden alınmak istenen Yırca köylülerinin direnişi özel güvenlik güçleri tarafından şiddet kullanılarak kırılmak isteniyor. Termik santralin sahibi Kolin’in özel güvenlik elemanları yasaları hiçe sayarak zeytin ağaçlarının kesilmesini engellemek isteyen köylülerin üzerine saldırmış, yetkilerini aşarak şiddeti kelepçelemeye kadar vardırmıştır.

Zaten var olan termik santrallerin külleri içinde yaşamaya mahkûm edilmiş Yırcalılar yaşam alanlarını kaybedip bir de kömür ocağında ya da termik santralde çalışmaya mahkûm olmamak için direniyorlar. Kömür madenlerinde karanlığa gömülen 301 Somalının kaderine ortak olmak istemiyorlar.

Yırcalılara özel güvenlikçiler şiddet uygularken Devlet Kaymakamıyla, Valisiyle, jandarmasıyla seyirci kalmış, yaşam alanlarını savunmaya çalışanlardan değil, saldırganlardan yana taraf olmuştur.

Şirket bu gücü kimden alıyor?

Kimden yana olduğunu açıkça belli etmek istercesine Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız kalkınma uğruna üç beş zeytin ağacı önemsizdir diye buyurmuş. Enerji Bakanı Yıldız’ın Gezi’den hiç ders çıkarmamış olduğu bellidir. Mesele üç beş ağaç diyerek geçiştirilemez.

Soma’da yapılanlar hukuka aykırıdır. Yırcalıların acele kamulaştırma hakkında başlattıkları yasal süreç henüz sonuçlanmamıştır. Zaten yürürlükte olan ve AKP’nin bir an önce kurtulmaya çalıştığı zeytincilik yasası zeytinliklerin yok edilmesine engeldir.

AKP Hükümeti doğayı ve insanları yıkıma götüren acele kamulaştırma sistemi uygulamasını doğal varlıkların işletilmesi için şirketlere her türlü kolaylığı sağlamak için silah olarak kullanıyor. Şirketlerin karlarını artırabilmeleri için doğayı ve doğayla uyum içinde yaşayan insanları hiçe sayıyor.

Soma Yırca köylülerine yapılan saldırıyı hepimize yapılmış bir saldırı olarak görüyoruz. Çünkü doğanın en büyük düşmanı termik santrallere karşı çıkarak zeytin ağaçlarını savunan Yırcalılar aslında hepimizin geleceğini savunuyorlar.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi olarak biz doğayla uyumlu bir yaşamı savunuyoruz. Bu nedenle Yırca köylüleriyle dayanışmaya devam edeceğiz ve şirket 3. termik santral hevesinden vazgeçmeden bu işin peşini bırakmayacağız.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Eş Sözcüleri

Sevil Turan – Naci Sönmez

Meksika: Öğrencilere saldırı emrini Belediye Başkanı verdi iddiası

Protesto gösterilerine katılan 43 öğrencinin Eylül ayı sonunda ortadan kaybolduğu Meksika’nın Iguala kentinde Vali için tutuklama emri çıkarıldı. 26 Eylül’de en son polis araçlarına bindirilirken görülen 43 öğrencinin nerede olduğu hâlâ bilinmiyor.

Meksika Başsavcısı Jesus Murillo Karam, Belediye Başkanı Jose Luis Abarca, karısı Maria de los Angeles Pineda ve Emniyet Müdürü Felipe Flores’in “26 Eylül’de yaşanan olayları organize etme şüphesiyle” tutuklanmasını istedi.

12 meksika...

Abranca’nın, karısının düzenlediği bir etkinliğin protestocular tarafından hedef alınması üzerine polise operasyon emri verdiği iddia ediliyor. Yaşananlarla ilgili açıklama bekleyen Iguala halkı ise Belediye Başkanı’nı protesto için sokaklara çıktı ve belediye binasını ateşe verdi. Meksika’nın diğer şehirlerinde de geniş katılımlı protesto gösterileri düzenleniyor.

Belediye Başkanı Abarca ve karısının nerede olduğunun bilinmediği de gelen haberler arasında. Başsavcı, Emniyet Müdürü Pineda’nın uyuşturucu çetesi Guerreros Unidos (Savaşçılar Birliği) ile bağlantılı olabileceğini de iddia etti.

Öğrenciler nasıl kayboldu?

Guerrero şehrindeki öğretmen okulunda eğitim gören 43 öğrenci 26 Eylül’de komşu şehir Iguala’daki protestolara katılmak üzere otobüslere binip yola çıkmıştı.

Protesto gösterilerinin ardından otobüslere binip şehirlerine geri dönmek için yola çıkan öğrencilerin aracına polis tarafından ateş açıldığı belirtiliyor. Haber ajanslarına bilgi veren görgü tanıkları öğrencilerin son olarak polis araçlarına bindirilirken görüldüğünü söylüyor.

Başta Iguala kentinin çevresinde bulunan toplu mezarlarda kayıp öğrencilerin olduğundan şüphelenilmişti. Ancak yapılan DNA testleri sonucu mezarların öğrencilere ait olmadığı belirtildi. Meksika hükümeti öğrencilere ne olduğuna dair bilgi verebilecek kişilere 1,5 milyon peso, yani yaklaşık 110 bin dolar ödül verileceğini açıkladı.

1200 üzerinde polis öğrencileri aramaya devam ediyor.

(BBC Türkçe)