Ana Sayfa Blog Sayfa 3795

Hidayet Karaca ve Ekrem Dumanlı adliyeye sevk edildi

14 Aralık operasyonunda gözaltına alınanSamanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca ve Ekrem Dumanlı’nın da aralarında bulunduğu 18 şüphelinin ifade verme işlemleri tamamlandı.

2...

Şüphelilerden eski Siirt Emniyet Müdürü Mutlu Ekizoğlu ile polis memuru Mustafa Altunbulak, Cumhuriyet savcısı tarafından serbest bırakıldı.

Hidayet Karaca’nın İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde saat 15.00 sıralarında başlayan savcılık ifadesi yaklaşık 7 saat sürerken  Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı’nın Saat 16.30’da başlayan ifade alma süreci 6,5 saat sonra  saat 23.00 sıralarında tamamlandı.

(T24, Radikal)

 

Küba – ABD: 50 yıl sonra normalleşme

ABD Başkanı Baracak Obama ve Küba Devlet Başkanı Raul Castro eş zamanlı olarak kameraların karşısına geçerek tarihi bir adım attı. Liderler, iki ülke arasında 50 yıldır kopuk olan ilişkileri yeniden ‘normalleştirme‘ kararı aldıklarını açıkladı.

11959 yılında Fidel Castro’nun iktidara gelmesinin ardından kopan ABD-Küba ilişkilerinde yeni bir döneme girildi. ABD Başkanı Obama, düzenlediği basın toplantısında Küba’yla ilişkilerin kopuk olmasının iki tarafa da bir şey kazandırmadığını vurgulayarak, “Geçirdiğimiz 50 yıllık izolasyonun hiçbir işe yaramadığını gördük. Artık yeni bir vizyona ihtiyaç var” dedi.

Küba Devlet Başkanı Raul Castro da benzer açıklamalar yaparak Obama’yla görüştüklerini ve iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesi için adımlar atılmaya başlandığını belirtti.

Havana’da büyükelçilik

Küba’ya uygulanan ambargoların hafifletileceğini belirten Obama, Havana yönetimini ekonomik reform yapmaya ve insan haklarını iyileştirmeye çağırdı. ABD Başkanı Havana’da da bir büyükelçilik açılabileceğinin sinyalini verdi.

Papa aracı olmuş

Öte yandan Raul Castro iki ülke arasındaki diyaloğun Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Francis tarafından sağlandığını ve iki lider arasındaki gizli görüşmelerin Kanada’da yapıldığını açıkladı. Küba lideri bu nedenle Vatikan’a ve Kanada’ya da destekleri için teşekkür etti.

İstihbarat ajanları takas edildi

İki ülke arasında uzun süredir devam eden gizli pazarlıklarından ardından, Küba hükümeti, 2009 yılında tutuklanan ve ‘yasaklanan teknolojileri ithal etmek‘ ve ‘Kübalı Yahudilere el altından internet servisi sağlamak‘ suçlarından 15 yıl hapis cezasına çarptırılan Alan Gross’u serbest bırakmıştı.

Ayrıca 16 yıldır ABD’de hapiste bulunan üç Kübalı istihbarat ajanıyla da beş yıldır Küba’da hapishanede tutulan bir Amerikalı istihbarat ajanı da takas edildi.

 

( Diken.com.tr )

Avrupa Adalet Divanı, Hamas’ı terör listesinden çıkardı

Avrupa Adalet Divanı, Filistinli İslami Direniş Hareketi’ni (Hamas) terör listesinden çıkardı. AB’ye, Yüksek Mahkeme kararına itiraz için 3 ay süre tanındı.

8...

Avrupa Adalet Divanı, AB kararına itiraz eden Hamas’ın başvurusunu ele aldı. Yüksek Mahkeme, AB’nin Filistinli örgütü terör listesine dâhil ederken usul hatası yaptığına hükmetti. Hamas’ın askeri kolu AB terör listesine 2001, siyasi kolu ise 2003 yılında dahil edilmiş, örgütün ve örgüt üyelerinin Avrupa bankalarındaki mal varlığı dondurulmuştu.

Yüksek Mahkeme, kararda, Hamas’ın gerçekten bir terör örgütü olup olmadığına ilişkin bir yargıya varılmadığına dikkat çekti. Karar uyarınca Hamas’a ilişkin yaptırımlar 3 ay daha yürürlükte kalmaya devam edecek. AB, 3 aylık süre zarfında Yüksek Mahkeme’nin işaret ettiği usul hatalarını giderebilecek ya da kararı temyiz edebilecek.

Filistin özerk yönetimi lideri Mahmud Abbas’ın El Fetih hareketiyle çatışmaya giren Hamas, 2007 yazında Gazze Şeridi’nde kontrolü ele geçirdi. El Fetih’le barışan Hamas, Gazze Şeridi’ni askeri açıdan kontrolü altında bulundurmaya devam ediyor.

(Deutsche Welle Türkçe)

Şehir ve nehir: Budapeşte’den İstanbul’a

Budapeşte’de kurulan Şehir ve Nehir insiyatifi,  2010’dan bu yana, Valyo İnsiyatifi adıyla şehir ve nehir ilişkisi üzerine çalışmalar yaparak  etkinlikler düzenliyor.

Yeryüzü Derneği tarafından Tasarım Merkezi Kadıköy’de   gerçekleştirilecek etkinlikte şehir ve nehir insiyatifinin gönüllülerinden Balazs Szöllössy ve Cili Lohasz 20 Aralık Cumartesi günü Türkçe bir sunum yapacaklar.

Şehir ve nehir grubunun perspektifinden İstanbul’da su ve şehir ilişkisi sorgulanacak.

Slaytlar eşliğinde Budapeşte’de yaptıklarını, şehir ile nehir ya da Boğaziçi arasında nasıl bağlar kurulabilir, açılan ara nasıl kapanabilir sorularına yanıt arayıp, deneyimlerini paylaşacaklar.

unnamed

Tarih: 20 Aralık 2014 Cumartesi
Saat: 16:00-18:00
Yer: TAK (Tasarım Merkezi Kadıköy) / Yeldeğirmeni

17 Aralık – Cengiz Aktar

Yazacağım o 17 Aralık değil, şimdilik şu notla yetineyim: İktidar imkânsızı başardı, tıpkı Gezi’de olduğu gibi beş benzemezi biraraya getirdi. Türkiye’de ilk kez bu düzeyde bir “demokratik duygudaşlık” kuruluyor! Yurtdışı tepkisini de ekleyince 14 Aralık hamlesinin beklenenin aksi yönde bir sonuç verdiği aşikâr. Ortalık kızışacaktır.

17 Aralık Türkiye’nin üyelik müzakerelerine başlama kararının alındığı AB zirve toplantısının onuncu yıldönümü. Radikal 19 Aralık 2004: “Başbakan Erdoğan Avrupa Birliği zirvesinden çıkan kararı ‘bayram’ ilan etti. (…)Yollarda Türkiye ve AB bayrakları, Kızılay Meydanı’nda AB ve Türkiye bayrağı olan büyük balonlar dikkat çekti. Belediye AB ve Türkiye bayraklarının olduğu balonlar dağıttı.”

Bu “balon” faslını atlamışım, bugün AB işinin geldiği noktayı iyi resmediyor: Büyük bir balon; görünür ama içi havagazından ibaret. Görünürlüğü işe de yarıyor. AB’li liderler, yeni komiserler geliyor, dostlar alışverişte görsün misâli beyanlar veriliyor ve bu sayede Erdoğan medyası içeriye Cumhurbaşkanımıza gösterilen teveccühü pazarlıyor. İlâveten AB, iktidarın “demokratik” icraatını anlatmak için hâlâ kullandığı bir delil. Oysa “müzakere eden aday ülke” Türkiye, müzakereye başlamak için gereken Kopenhag Siyasî Kriteri uyumunda çoktandır yetersiz, 2006’dan itibaren…
Nitekim iktidar Ekim 2005’te başlayacak müzakereleri garantiye alır almaz AB işini bir kenara koydu. Baktım eski yazılara, müzakerelerin fiilen başladığı o tarihten itibaren artan dozda “alarm” yazıları kaleme almışım. Zira iç dinamiği kifayetsiz ve “AB çıpası” tarayan bir Türkiye’nin iflâh olmayacağını düşündüm daima, bugün sonuç ortada. İçinde bulunduğumuz vahim duruma bakarak, AB reformlarını koalisyon hükümetinden devralarak sürdüren AKP’ye zamanında verilen liberal desteğin körlük, kullanışlı aptallık, hâsılı kelâm yanılgı olduğunu iddia eden çok. Oysa bu destek daima koşulluydu. Bugün olsa yine verilir. Artık muhalefette saf tutan liberaller ve demokratlar koşulu asla gözardı etmediler ve alarm zillerini çalmak için bugünü beklemediler.
AKP’nin toplumun önünü açmada, takiyye veya samimî, yaptığı icraatı bugünkü totaliter gidişatına bakarak topyekûn çöpe atanların itirazlarının beslendiği yer de o AB reformlarıdır! Zira AB çalışmaları yalnız iktidarın siyasî hesabını gerçekleştirmek için işlevsel olmadı. Aynı zamanda toplumu da kudretlendirdi. Türkiye’nin değişim arzusuyla AB esinli reformlar arasında tarihî sinerjinin icracı gücü AKP hükümetleriyse öznesi toplumdu. İttihat Terakki döneminden bu yana topluma giydirilmiş deli gömleği bu yolla yırtılıp atıldı.

AB üyeliğinin, en azından şimdilik akamete uğramasıyla kaçan fırsatlar saymakla bitmez. AB uyumu bu “sağlıksız” topraklar için ilaç gibiydi. Kalkınmakta olan bir ekonominin her kalkınan ülkede tekrarlanan hatalardan azade olması için fırsattı. İslam ile demokrasinin bağdaşamaz olduğu önkabulünün çöpe gitmesi için fırsattı. Tarihinin hiçbir aşamasında Hıristiyanlık dışı bir inançla eşit olmayı kabullenememiş Batı Avrupa için fırsattı.

Fırsatlar kaçtığı gibi Türkiye totaliter yola girdi. Yine de bugün, topluma “yeni” bir deli gömleği giydirmeye çalışan iktidarın çabası nafile. Toplum uyandı ve kudretlendi bir kere. 2002 sonrasında tuzbuz olan yapay ulus tarifinin ihyası ne kadar mümkün değilse 2002 sonrası Türkiye toplumunu zapt-u rapt altına almak da o kadar mümkün değil. Özetle, ne iktidarın Yeni Türkiyesi ile çakma Osmanlısına ne de ulusalcıların yapay Türkiyesine dönmek mümkün. Sonunda Türkiye dönüp dolaşıp AB’ye geri dönecek, zira bugünkü devasa illüzyona rağmen gidecek yeri yok. Ne var ki AB’siz geçiş dönemi (ya da faşizmden çıkış) çok sert olacak, belki ilk kez Türklerin bedel ödemesiyle yeni toplumsal kontrata vasıl olunacak.

Cengiz Aktar – Taraf

Yemen’de öğrencilere bombalı saldırı: 25 ölü

Yemen’in Rada kentinde düzenlenen bombalı saldırıda, 15’i kız öğrenci, en az 25 kişi hayatını kaybetti.

27...

Bombalı saldırıda 15 kız öğrenci yaşamını yitirdi. İlk patlamanın ardından ikinci bir aracın olay yerinde infilak ettirilmesi sonucu da 10 kişi öldü.

Yemen’deki emniyet birimleri kız öğrencileri hedef aldığını belirttikleri saldırının El-Kaide tarafından gerçekleştirildiğini ve 15’i kız öğrenci, 25 kişinin hayatını kaybettiğini, bazı kişilerin de yaralandığını ifade etti.

(Ajanslar)

 

 

Taliban Pakistan’da okula saldırdı: 132’si çocuk 148 kişi öldü

Pakistan’ın Peşaver kentinde silahlı kişiler bir okuldaki 148 kişiyi öldürdü. Sabah saatlerinde başlayan ve dokuz militanın öldürülmesiyle sona eren saldırıyı Taliban üstlendi.

Taliban’ın saldırısı ise yerel saatle sabah 10.00 sularında askeri üniforma giyen militanların okula girişiyle başladı. Saldırıda ölenlerin en az 132’sinin çocuk olduğu bildirildi.

23...

Başbakan Nawaz Şerif üç günlük yas ilan ederken, ordu bölgedeki militanlara saldırılar düzenledi. Saldırının, Taliban’ın Pakistan’da şimdiye dek düzenlediği en ölümcül saldırı olduğu belirtildi.

Orduya göre saldırı bombalı yelekler giyen yedi militan tarafından yapıldı. Saldırganların tel örgüyü keserek okula girdikleri ve öğrencilerin sınava girmekte olduğu salona saldırdıkları söyleniyor. Bunun ardından sınıf sınıf gezerek kurban aradıkları bildiriliyor.

22

Baskın sırasında okulda yaklaşık 500 öğrenci bulunduğu öğrenildi.

(BBC Türkçe)

 

 

Çarşı davasında mahkemenin ara kararı

Beşiktaş Spor Kulübü taraftar grubu Çarşı üyesi 35 kişi hakkında “Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek” suçundan açılan davanın ilk duruşmasında mahkeme ara kararını verdi.

21...

Mahkeme heyeti, duruşmada savunması alınan 27 sanığın yurt dışına çıkış yasağını kaldırırken duruşmalardan vareste tutulmasına karar verdi.

Duruşma 2 Nisan 2015 tarihi saat 10.00’a ertelenirken mahkeme ifadesi alınamayan 8 sanık hakkındaki adli kontrol talebinin devamına ve duruşmalardan vareste tutulması talebinin reddine hükmetti.

Hukukî bir terim olarak “duruşmadan vareste tutulmak” sanığın duruşmalarda hazır bulundurulmasının şayet sanığın mahkemece sorgusu yapılmışsa sanık bir kez daha duruşmalarda hazır bulunmayabileceği anlamına gelmekte

Mahkeme ayrıca sanıklardan Yusuf Demirci’nin avukatı Volkan Bahadır’ın ‘Çarşı’ adıyla terör örgütü olup olmadığı hususunda MİT, emniyet, jandarma ve uluslararası örgütlere yazı yazılarak bu konunun sorulması yönündeki talebini reddetti.

(Yeşil Gazete)

 

Japonya’da seçimde oy kullanma oranı %52 oldu, Abe yine iktidar

Japonya Başbakanı Şinzo Abe, 13 Aralık Pazar günü  Japonya genelinde gerçekleştirilen erken seçim sonucunda koalisyon ortağıyla birlikte meclisteki sandalye çoğunluğunu korumayı başardı.

japan-election-2014

Toplam nüfusun sadece  %52’si oy kullanınca,  savaş sonrası dönem itibariyle Japonya seçimlerde en düşük katılımı göstermiş oldu

Başbakan Abe, Liberal Demokrat Parti(LDP)’nin  çoğunluk oylarını toplamasıyla gücünü arttırdı.  Abe’nin başında olduğu  LDP 291 sandalye ve küçük koalisyon ortağı Komeito   35 sandalye ile Alt meclisteki çoğunluğu sağlamış oldu.  Bu şekilde LDP, Japon yönetim sistemine göre alt mecliste  toplam 326 sandalye alıp  halihazırdaki koalisyon ortaklığının devamı sağlayarak  bir üst meclis tarafından reddedilen kanun tasarılarını da yargıya taşıma olanağı bulmuş oldu.

NHK’in verdiği bilgiye göre alt mecliste bu seçimde Ana muhalefet partisi Demokratik Parti 73 sandalye, Komunist parti  21 sandalye, Yenilikçilik Partisi ise 41 sandalye aldı.

Başbakan’ın erken seçim için gerekçesi, yapmayı planladıkları ekonomik reformlara yönelik bir referandum şeklinde olmuştu. Sözkonusu bu reformlar ucuz kredi sağlanması, kamusal yatırımların ve yapısal reformların yapılması olmakla birlikte nüfus içerisindeki kadın iş gücü oranının arttırılması  ve tarım sektörünün önünün açılmasını da kapsıyor.

Gizlilik yasası “gizlice” meclisten geçti, odak noktası ise Abenomics

Bununla birlikte  seçimden kısa bir süre önce meclisten gizlice geçirilen  ulusal sırları sızdırması halinde vatandaşlarını 10 yıla kadar,  araştırmacı gazetecilerini de 5 yıla kadar  hapis cezasına çarptırma olanağı veren “Gizlilik  Yasası” var ki diğer ülkelerin uygulamalarından onu farklı kılan devletin  “gizli” kapsamına alabilmesini öngören uzun bir liste. Yasa değişikliği Abe’nin seçimleri kazanmasıyla yürürlükte kalacak ve vatandaşlar ekonomik reformlara kitlenmişken bir kaç ay sonra bunun geri dönüşü  olamayacak.

Pazar günkü seçimlerden zaferle çıkması Abe’ye,  Fukuşima çekirdek erimesi yaşanan nükleer santral kazasından sonra kapatılan nükleer santralleri 3,5 yıl sonra tekrar kullanıma açmaya çalışmak ve savaş sonrası yasakları kaldırıp ordunun öz-savunma erişimini genişletmek yönünde aldığı tartışmalı kararlardan sonra ilk defa nefes alma fırsatı verdi.

Başbakan Abe, deflasyon içerisindeki Japonya’nın, Abenomics olarak terminolojiye giren Abe ekonomik reformlarına devam edeceğini söylese de oy verenler için hissedilir bir fark henüz yok .

Seçimlerden önce NHK “Tüketim vergisine yapmamız gereken zammı erteledik yakında ücretleri de arttırmayı umuyoruz ki ekonomimizin canlandığnı herkes hissetsin” şeklindeki Abe’nin sözlerini raporlamıştı. Başbakan Abe ilk olarak vergi zammını 2017 Ocak ayına ertelediklerini duyurmuş  hemen ardından da  erken seçim ilan etmişti.

 

(The Guardian, Thetypewriter,Yeşil Gazete)

 

 

Yırca’da Termik Santral’in önü tamamen kapandı

Danıştay’ın Soma Yırca’da aldığı yürütmeyi durdurma kararından sonra şimdi de Manisa 2.İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı aldı. Kolin Şirketler Grubunun Soma Yırca’da yapılacak olan termik santral için ‘acele kamulaştırma kararını’ durduran Danıştay’dan sonra şimdi de köylülerden saklanan ‘ÇED olumlu kararının’ yürütmesi durduruldu.

17...

Hürriyet Gazetesi’nden Aysel Alp’in haberine göre Manisa’nın Soma ilçesi Yırca Köyü’ne ilişkin Manisa 2.İdare Mahkemesi oy birliğiyle ‘ÇED olumlu’ kararının yürütmesini durdurdu. 15 köylü adına Manisa 2.İdare Mahkemesi’ne dava açan ve ÇED olumlu kararı köylülerden gizlenmiş olasa da Bilgi Edinme Kanunu çerçevesinde öğrenip yürürlüğünün durdurulması için dava açtıklarını söyleyen Avukat Gökhan Candoğan, ” Manisa 2. İdaresi Mahkemesi başvurumuzu değerlendirdi ve 17 Mart 2014 tarihli Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararının yürütmesini durdurdu” şeklinde konuştu.

Avukat Candoğan, bu karardan sonra Kolin’in orada bir santral yapamayacağını belirterek ÇED Olumlu kararı olmadan artık orada termik santral projesi yapılması hukuken imkansız hale geldiğini söyledi.

Manisa 2.İdare Mahkemesi, köylülerin talebini ele aldığı 20 Kasım 2014 Tarihli Kararı şöyle:

“Olayda davacılar tarafından zeytin tarımı yapılan Manisa İli, Soma İlçesi, Yırca Köyü yakınlarındaki alanda termik santral kurulmasına yönelik işlemlere başlanılması ve bu yönde inşai faaliyete başlanılacak olmasının ağaçların zarar görmesine ve geri dönülemez zararlara yol açabileceği görülerek ve hali hazırda dikili bulunan zeytin ağaçlarının kaldırılmasının gündemde olduğu anlaşıldığından, Davalı idarenin savunması alındıktan sonra yeniden bir karar verilinceye kadar dava konusu işlemlerin YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA, 2577 sayılı anılan yasanın 20. ve 20/A maddesi uyarınca davalı idareye dava konusu işlemin dayanağı bilgi ve belgeler ile işlem dosyasının savunması ile birlikte sunulması için 15 gün seri verilmesine, 20/11/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi”

(Hürriyet)